Mke ' de fahiş fiyat
#1
Bireysel 
Silahlanamıyoruz..
Bu nasıl fiyat ?

https://ibb.co/8g3VRZFf
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Radihoca'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Fahiş fiyat 2-3 katı olur. Bu başka bir şey. 22 ülke gezdim Avrupa da yaşadım memleketteki pahalılığı görmedim. Zevkleriniz varsa burada minimum 10.000$ kazanmanız lazım. Üzülüyorum
Bul
Cevapla
#3
Üstüne bir de 5000 usd civarı ruhsat haracı ekleyin. En çok da bu zoruma gidiyor.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Oceanborn'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Sayın Onur beyin dediği gibi fahiş fiyat 2- 3 katı olur, tam 6 katı fiyat
nasıl olabilir?
1530 usd / 9123 usd
Benim asıl merak ettiğim
Mke bunu kaç dolara alıyor ?
Bul
Cevapla
#5
Geçen hafta İstanbul da biri 2 bavul dolusu kaçak silah yakalattı. 1000 TL ye mal ettiği silahı 10-15.000 gibi fiyatlara satıyorlar.
Bul
Cevapla
#6
(10-01-2026, 23:02)Radihoca yazdı: Sayın Onur beyin dediği gibi fahiş fiyat 2- 3 katı olur, tam 6 katı fiyat
nasıl olabilir?
1530 usd / 9123 usd
Benim asıl merak ettiğim
Mke bunu kaç dolara alıyor ?

Tabii ki net bir bilgi olmadan sadece 'tahmin' yapabilim. Lakin bu güne kadar kendimce takip edebildiğim sofistike hesap ve maliyet hesabına vermiş oldukları önemi de eklersek. Benim tahminim bu silah M.K.E ye en fazla 912,3 usd ye maliyeti olması gerekiyor.
Bul
Cevapla
#7
Bildiğim kadarıyla (yanlışım olabilir)  Tabancada %20 ÖTV,  Alış fiyatı+ÖTV toplamından da %18 KDV alınıyor. Bu da satış fiyatının alış fiyatının %42 üstüne taşıyor. Ancak mesele bununla sınırlı değil.

Türkiye’de:
  • Sivil tabanca ithalatı kotaya ve izne bağlıdır, Az sayıda ithalatçı vardır, Model sayısı sınırlıdır
Rekabet olmayınca:
  • Distribütör kâr marjı yükselir, “Nadirlik primi” oluşur Bu, fiyatı ekonomik olmaktan çıkarıp idari hâle getirir.

Döviz + gümrük + lojistik + risk maliyeti

Silah ithalatı:
  • Özel izinler, Uzun bekleme süreleri, Depolama ve güvenlik yükümlülükleri, Kur dalgalanması riski. İthalatçı bunların hepsini fiyata yansıtır.

Psikolojik ve sosyolojik faktör

Türkiye’de tabanca: “Tüketim malı” değil Statü + erişim ayrıcalığı olarak görülür. Satıcı da bilir ki: “Bu silahı alabilen zaten parayı ikinci planda düşünür.”   Bu da fiyatın yukarı taşınmasını normalleştirir.

Piyasanın arz / talep yönü değişmedikçe hiçbir ithalatçı bu kar marjından geri adım atmaz. Bu da maalesef yasadışı silahlanmayı teşvik ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve güvenlik yetkililerine göre de Suçlarda ruhsatsız silah kullanımı ~%97, ruhsatlı silahlarla yapılan suçlar ise çok düşük bir oranda gerçekleşiyor.

Ülkemizde bunlarla mücadele edecek NRA gibi bir kuruluş hiç olmadı, bu gidişle de olamayacak.

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#8
(10-01-2026, 23:02)Radihoca yazdı: Sayın Onur beyin dediği gibi fahiş fiyat 2- 3 katı olur, tam 6 katı fiyat
nasıl olabilir?
1530 usd / 9123 usd
Benim asıl merak ettiğim
Mke bunu kaç dolara alıyor ?

Mesele, devletin ithal ürünlere 5-6 kat vergi koyarak para kazanması değil. Devlet her türlü ithal üründen zarar eder. ithalatını engellemek/azaltmak için vergiyi yükseltir. Yurt dışına çıkan tek bir cent bile, merkez bankasının yani bizim cebimizden çıkar. 

İthal edilen hiçbir ürün Türk Lirası karşılığında gelmiyor. Dolayısıyla kaça alınıp satıldığının da bir önemi yok. bir cebinden alıp öteki cebine koyması gibi.

Örneğin 100$ karşılığında ithal edilen bir ürünü (yurt içine) 10000$ a sattın. ülke 9900 dolar kar etmez, 100$ zarar eder.. Çünkü devlet sınırı içerisindeki her bireyin cebindeki/kasasındaki yada bankadaki Dövizi yada TL'si hepsi devletindir, hepsi bizimdir. Ne kadar dışarı verirsen o kadar zarar edersin.

Biz dövize, (ithal ürünlere) fakir bir ülkeyiz..
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için mustafanar'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
Sn . mustafaanar,

Yazdıklarınız “ülkeden çıkan her dolar zarardır” şeklindeki klasik merkantilist bakış açısını yansıtıyor. Ancak modern makroekonomide tablo bu kadar basit değildir. Örneğin dünyanın en çok ithalat Yapan Ülkesi Almanya, en çok dış ticaret açığı veren ülkesi A.B.D. G10 içerisinde en güçlü ekonomilerden.

“Ülkeden çıkan her cent zarar” Bu ifade teknik olarak doğru değildir.
Bir ülkenin dış ekonomik dengesi şu kalemlerden oluşur: Cari denge (ihracat – ithalat + hizmet gelirleri), Sermaye hareketleri, Finans hesabı
Bir ülkeden dolar çıkıyorsa: Ya mal alıyordur, Ya yatırım yapıyordur, Ya borç ödüyordur.
Ama aynı anda: Yabancı yatırımcı da o ülkeye dolar getiriyor olabilir, İhracatçı döviz kazanıyor olabilir Yani sistem çift taraflıdır.

“Devletin içindeki tüm para devletindir” görüşü ifadesi de ekonomik olarak doğru değildir.
  • Merkez Bankası rezervi ≠ vatandaşın bankadaki dövizi
  • Devlet bütçesi ≠ özel sektör varlığı
Bir vatandaş 100$ kazanıp bankada tutuyorsa, bu devletin kasası değildir. Devlet ancak vergi veya borçlanma yoluyla o kaynağa erişebilir.
Modern ekonomide: Özel mülkiyet vardır, Devlet ile birey ekonomisi aynı şey değildir.

100$’lık ürünü 10.000$’a satma örneği
Bu örnekte kar/zarar analizi şöyle yapılır: Ülke 100$ döviz ödeyerek mal aldı. Eğer bu mal 10.000$ karşılığı TL’ye satıldıysa:
Bu TL gelir devletin vergi geliri olabilir. İç piyasada katma değer yaratmış olabilir. Vergi + ticari kâr içerde kalır.
Önemli olan: Bu 10.000$’lık satış sonucunda oluşan TL gelirinin tekrar dövize dönüşüp dönüşmediğidir.
Eğer içerde dönüyorsa → ekonomik aktivite yaratır (eğer bizde olduğu gibi arza karşı talep düşerse, bu da olmaz) . Eğer tekrar döviz talebi oluşturuyorsa → kur baskısı oluşabilir.

Bu girdide  aşırı vergi: Fiyatları artırır (enflasyon), Kaçakçılığı teşvik edebilir, Rekabeti azaltır, Kaliteyi düşürebilir

Bizde olan Döviz karşılığı aldığı silahı, TL ile fahiş fiyat ve vergilerle satmaktır. Çıktı döviz, girdi TL.  Fiyatların bu kadar arttırılması açıkça vatandaşın yasal yoldan silaha erişimini kısıtlamaktır, ekonomik bir izahı da bence yoktur. 

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 10 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi