Sarsılmaz K2 45
#1
Sarsılmaz K2 45:
Yüksek kapasitesiyle ilgi çeken bu tabanca hakkında eski forumda bir çok mesaj yazılmış. 
Bir çoğu ve bütün resimler silinmiş.Silinmemiş olanları bu başlıkta toplayacağım:

İscapula demiş ki:  (14.2.2009)

Arkadaşlar Sarsılmazın kataloğundan yeni çıkacak olan 45’liğin resmini paylaşmak istedim.

"Yeni" ibaresi bulunmakla birlikte ne zaman piyasaya sürüleceği belli değil.

Sarsılmazın koleksiyonundaki 45 lik eksikliğini giderir zannediyorum. ustalar yorumlar tabi ki ancak resimden başka done yok maalesef.

Resme bakacak olursak Sarsılmaz kendi üretim kalıbına sadık kalmış, bence hoş görünen bir silah. Ama nedir ne değildir bilemiyoruz.

Şarjör kapasitesi dikkat çekici. Resmi ekliyorum..
[Resim: d6ubsl7.jpg]
Sorter demiş ki:

Görünüm olarak çok güzel,bence bu tabanca bana sarsılmazın kedi olalı fare tutacağı ilk tabanca gibi geliyor,çünkü dünya pazarında cz sistemi kullanan yüksek kapasiteli bir 45lik bildiğim kadarıyla henüz yok,üstüne üstlük görünüm estetiği açısındanda cz 97 den çok daha iyi,Tanfoglionun 45 likleri  45 acp jericho/tanfoglio modeli tabancalardaki genişletilmiş browning kilit sistemi bana estetik açıdan hiç hoş gelmiyor, dolayısıyla namlu geometrisini cz 40 türevi yaparak 45 acplik bir platformda hem estetik görünüm hem de sağlıklı besleme/boşaltma yapılacak boşluğa sahip olmuşlar,tabi bunun için bile namlu geometrisi, hareket açısı ve kovan fırlatıcı hizalamasının 9para modellere göre çok daha dikkatli hesaplanması gerekmekte.

Öte yandan Armalite tabancaları ile alakalı 2008 tarihli yabancı bir forumda k2 45 lik modelden bahsediliyordu, tabancanın Armalite versiyonunun çıkıp çıkmayacağı hakkında net bir bilgi edinemesem de sarsılmazın bu modeli kendi ismiyle Abd pazarına sokma çabası içerisinde oldukları da okuduklarım arasında,hal böyle olup bu modelde ağırlıklı olarak yurtdışı pazarı için üretildiğinden kalite ve dayanımla alakalı olumlu haberler görmemiz yada görmeleri..
mümkün.
Genel olarak görünümüne bakıldığında kabze yapısı büyük ellilere göre,tetik yapısı ve erişim mesafesiyse gene küçük ellilere problem çıkartacak gibi görünüyor,öte yandan standart haline gelen aksesuar rayı yapmışken bundanda olsun mantığıyla konulmuş,zaten dolu ağırlığından ötürü taşınmaya olanaksız olan bir tabanca olduğundan poligon ve fantazi kullanımı sırasında aksesuar rayınında olması yerindede olmuş diyebiliriz, geri kalanı bildiğimiz standart albenili sarsılmaz tasarımı,yanlız tabancadaki tırnak bence çok ince,tabanca her ne kadar cz sistemi kullansada kilit geometri yapısı hk türevi olduğundan, kovan ebatlarıda göz önüne alındığında sağlıklı boşaltma için vatoz modelindeki gibi daha kalın bir tırnak kullanılıp tırnak yapısıyla kapak namlu kilit geometrisi birbirine daha iyi adapte edilse, sanıyorum çok daha güven verici olur,zira CZ 97b de 45 acp de bu kilit yapısıyla bu şekilde ince tırnak kullandığından beslemeyle alakalı problemler yaşanmaktaydı, umarım aynısı bu modelde yaşanmaz.

Lupus demiş ki:

Yüksek kapasiteli bir .45 ACP de, tetik erişiminin sorunlu olacağına ben de katılıyorum.
Anck buradan görüldüğü kadarı ile, kabza konturu kavranılması en konforlu ve doğal yüksek kapasiteli .45 liklerden birisi olacak izlenimi veriyor. Yıllardır prototip halinde olan Kılınç 45 'in o ne idüğü belirsiz garip kabza konturu yerine buna dönmeleri çok çok iyi olmuş. Kabza kapaklarının da kağıt gibi ince yapılması tutuş konforunu arttıracak diğer bir faktör gibi görünüyor.

Bu ayarda bir silah ABD'de genelde poligonda, savunma amaçlı olarak da genelde evde tercih edileceğinden, aparat oluğu ABD'de pazarlama açsından çok yerinde olmuş, çünkü bu amaçla kullanılacak silahlarda bunu istiyorlar. Ben kişisel olarak bu tür silahları daha klasik olarak seviyorum.

Tırnak konusunda da Sn.Sorter'e katılıyorum. Halihazırda HK USP tarzı bir sürgü çalışması da yapmış durumdalar, namlu kilit geometrileri, kovan tahliye penceresi ölçüleri ve kovan tahliye açıları arasında, HK USP gibi etli bir tırnak adaptasyonunu engelleyecek derecede afaki bir fark yoksa, bu silahda da etli ve kovan tablasını daha geniş bir alanda kavrayan bir tırnak kullanmalarının daha verimli olacağını düşünüyorum.

Beavertail uzantısının etrafı güzel traşlandıysa ve ele batmıyorsa, atışta konforu olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Ancak etkilibir şekilde el arkını destekleyecek azami miktar hesaplanarak, bu uzantı biraz daha kısa tutulabilrdi, çünkü silah SIG ve HK modellerinin siluetinde ve bence ABD'deki SIG Sauer USA'nın icat ettiği bu beavertail modası, bu silahların genel karakterine pek de uyugn değil, orada da bu konu çok eleştiri alıyor.

Bu ayarda bir silaha LPA nın o dandik muharebe tipi ayarlı gezi yerine, en az Professional modellerinde kullandıkları gibi bir gez ve buna uyumlu bir arpacık takmaları gerekirdi. Arpacığı ise CZ 75 B lerdekigibi önden yatak açarak geçirmişler, bu bazı durumlarda avantaj, bazı durumlarda ise dezavantaj olabilmektedir. Ayarlı gezli bir silahta, arpacığı yatay düzlemde daha kararlı tutacağı için güzel olur, ancak sabit gezli modellerde, yandan açılmış dovetail yataklarda ayrıca arpacıktan da yatay düzlemde ayar yapabilme avantajını kaybeder, bu da gezdeki kaymanın, dışarıdan bile fark edilebilir olacağı yer değişiklikleri ile ayar yapmayı mecbur kılar.

Dikkatimi çeken diğer bir ayrıntı da, nişangahın hemen altındaki, SIG Sauer veya CZ 75 B benzeri iğne sabitleme pimlerini andıran parça. Eğer klasik arkadan plaka ile iğne tespit sistemini terk edip de, bu modelde CZ 75 B benzeri pimle sabitleme sistemine geri döndülerse, iğne temizliği ve bakımı kat kat zorlaşacak, hatta çoğu kullanıcı tarafından yapılamayacaktır.

Silah eğer mekanik olarak yeterli çalışma güvenilirliği ve malzeme olarak yeterli dayanımı sağlıyorsa, artık ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan .45 ACP kalibrede güzel ve keyifli bir alternatif olur.

İscapula demiş ki:

Ustalar her zamanki gibi gayet güzel yorumlamış.
Sn.Lupus'un değindiği Beavertail uzantısıda tasarım olarak yine Sarsılmazın vazgeçilmezi olan
Tanfogliodan esinlenilmiş duruyor.

Fiyat konusunda bence de kaptırmasyon olur.
Ama belki yeni ürün lansmanı olmasından ve diğer yerli 45 liklerin istenen satış miktarlarını yakalamamış olmasından ötürü özendirici olmak için beklenenin altında bir fiyat da olabilir...

Wildeagle demiş ki:

işin gerçeği görüntü olarak gayet hoş bir model tabi dayanım ve malzeme kalitesini üstadın da dediği gibi piyasaya çıkınca göreceğiz
peki dostlar sizce bu silah ne kadar fiyatla piyasaya sunulur?
ilk tahmin benden olsun 2500 lira...(üstü olur altı olmaz)

ceycey demiş ki:

Aynı görüşteyim Sn.Wildeagle. Estetik bir tabanca.Diğer özelliklerini piyasaya çıktıktan sonra öğreneceğiz. Fiyatı tahmin ettiğiniz gibi.2.500 TL. 14 Mermi kapasitesi ve gövdesinin çelik olması düşünüldüğünde makul bir rakam gibi.

Cengiz demiş ki:

21.45 gram X 14 adet .45 acp= 300 gram
300 gram fişek + 1140 gram tabanca = 1440 gram
Beni aşar.

Göktuğ demiş ki:

Ben hep şunu diyorum.Horoz ve horoz yay sistemini değiştirmediği sürece
patlatmama sorunu yaşayacaktır. Bir de kabzeye iki vida gereksiz

Lastmohikan demiş ki:

Taşımak için dizayn edilmediği aşikar, en azından ortalama fiziksel yapıdaki insanları çok zorlayacağı kesin.
Yüksek kapasiteli olması hem de komple celik olması güzel ama sonuç olarak 1.440 g. tabanca.
Saygılar...

Ombra demiş ki:

Sarsılmaz bence sözünü tuttu. Birkaç sene evvel internette duymuştum sarsılmaz 14 mermi kapasiteli .45 acp tabanca yapacak diye. Yorumlar pek iyi değildi, hatta bazı yorumlar da Glock bile 13 mermili yaparken sarsılmaz nasıl yapar diyenler vardı.

Lupus demiş ki:

Bir silahın performasını ve üretim kalitesini, gerek menfi, gerek müsbet yönde değerlendirmek için son derece yanlış bir yaklaşım. Para Ordnance yıllardır yüksek mermi kapasiteli 1911'ler ürete geliyor, ancak bu Para Ordnance' ı dünyanın en iyi .45 ACP tabanca üreticisi yapmıyor. Ya da HK USP' nin 12 veya SIG Sauer P 220'nin sadece 7-8 mermi kapasiteli olması, bu silahları Glock'dan daha kötü bir silah yapmıyor.
Sarsılmaz'ın sözünü tutma hadisesi ise bence tam bir yılan hikayesi. Yıllardır internet sitelerinde .45 ACP silah modellerini sergileyip dururlar, ama MKEK vitrininde silah falan gören yok. Ben şahsen hala ARGE'si devam eden bir silahı yıllardır sanki hazır ve satışta imiş gibi sitesinde reklam eden bir firmanın etik anlayışında ciddi sorunlar olduğunu düşünürüm. 2009 Kataloglarına da girmiş olan silahı umarım 2009 yılı içerisinde satışa sunabilirler.

Aspesto demiş ki:

Komple çelik k2 45 ağırlık açısından değerlendirilirse normal sınırlar içindedir.
Tisaş 1911 modeli ile boş şarjörlü ağırlığı aynı.
Zig m1911 7 kapasite, tam dolu ağırlığı 1300 gr gibi.
K2 45 14 kapasite, tam dolu ağırlığı 1450 gr gibi.
ama istenirse k2 yede 7 mermi basılır olur 1300 gr.

K2 nin çift hareketli olma farkı var ama gerekliliği kişiden kişiye değişir tabii.

Zig m1911 1775tl, alaşım gövde 9+1 1000 gr tisaş c45 2365tl.

K2 45 in fiyatı da bu aralık içinde olmalı bence.

Lupus demiş ki:

Bunların da fiyatları zaten normal değil ki!
Fiyatları zaten anormal derecede yüksek olan modeller kıstas olamaz.
Yerliler, özellikle de Sarsılmaz yüksek fiyat = kalite imajı sevdasında.
ABD'de CZ 'den 100 USD daha ucuza satılan Tanfoglio modellerini, hatta dünyada esamesi bile okunmayan çakma CZ 'leri burada neredeyse SIG Sauer fiyatından satmaya kalkması da bunun bir göstergesi. Kendi silahlarının anormal saçma fiyatlarını normalize etmeye çalışmaktan başka hiç bir amacı olmayan, saçma sapan fiyat politikaları ile insanları salak yerine koymaktan başka bir şey yaptıkları yok. Özellikleri ne olursa olsun, herhangi bir yerli silaha 1500 TL' nin üzerinde istenen her fiyat soygunculuktan başka bir şey değildir.

Northwolf demiş ki:

Yerli sanayide, yeni firmaların bir iki sene içinde zirve yapan eskilere yaptıkları bu fiyat densizlik ve hataları ödeteceğini düşünüyorum.
Keza madem çakma peşinde koşan bir milletiz, rüzgar Glock'tan ve Walther'dan yana esiyor. CZ ise eski yaftasını yemiş bir platform. Tabi, Glock ve Walther'ın Türk topraklarındaki evliliğinede 1500 den fazla TL verir hale gelirsek...
20 Yaşındaki Colt-SW avına devam...

Egecaddesi demiş ki:  (14.5.2009)

K2 45 muhtemel satış fiyatı Siyah: 2.650 TL - Beyaz:2.800 TL civarında olması beklenmektedir.
Kaynak : Sarsılmaz Tab.Satış müd.

Harun demiş ki:

Yani 1800$ verip Sarsılmaz alacağız öyle mi? Yok canım... Nasıl bir rüyada bunlar?

Ceycey demiş ki: (30.6.2009) Resimler temsili

Arkadaşlar,bugün MKE’ye gittim.Tabancalarda fazla bir değişiklik yok.Sarsılmaz’ın standına da uğradım.Nihayet K-2 45 çıkmış.Hemen inceleyip,resimlerini çektim.İşte K-2 45:

[Resim: 3uqg96b.jpg]

[Resim: lmdswzf.jpg]

Öncelikle şunu belirteyim, bence bayağı estetik bir tabanca yapmışlar. Beyaz renkte çelik gövde ve kızak ,siyah renkte kontrol manivelaları, siyah ince sert plastik bir kabza kapağı ve siyah şarjörle müthiş bir uyum sağlamış. Aksesuarların takılacağı ray da cabası.

[Resim: 14p1r9o.jpg]

Tabanca 45 kalibrelik 14 mermi alacak şekilde üretilmesine rağmen, inanılmaz şekilde ince bir kabzaya sahip. Benim ellerimin küçük olmasına rağmen, rahatlıkla kabzayı kavradım.
Bu da siyah renkli K-2.Ancak beyaz kadar estetik durmuyor.

Ayarlı gezi, kunduz kuyruğu ve delikli horozu ile gayet spor bir görünüşü var.

Namlu klasik CZ namlusu. Yalnız “45 AUTO” yazısı fazla büyük yazılmış.

[Resim: 66ezlfb.jpg]

Kullanılan çelik fena durmuyor. İşçilik olarak ta göze batan bir kusur göremedim. Ancak, ben bir tabancaya üstadın baktığı gibi bakamam.
Çekme kertikleri yeterince uzun ve yüksek yapılmış.


Ortaç demiş ki:  (29.12.2013)

Sarsılmaz K2 45 ile ilgili yurtiçi ve dışı forum ve youtube' tan edindiğim bazı fikirlerim vardı, ancak fuarlar haricinde yakinen tanımadığım için bilgi sahibi değildim.
Geçtiğimiz hafta kendileri ile Sarsılmaz Düzce tesislerinde tanışmak imkanı buldum.
Yakından inceledim, kullanılan malzeme ve teknolojiyi gördüm, hatta atış bile yaptım.
Çift sıra şarjörlü bir 45 lik benim küçük ellerime beklemediğim kadar iyi oturdu.
İlk 5 atış siyahın sol üst dışında gurupman yaptı, silahı sağ alta tutunca 5 mermi de siyaha girdi. Bir gez ayarı ile hallolur.
Tetiği rahat, silahın ağırlığı geri tepmenin çok az olmasını sağlıyor.
Sayın ilksurfer' in kırık kabza kapağına kadar birçok konuyu gündeme getirdim ve teknik ve samimi cevaplar aldım.
İlk sorum da fabrikalarında metalurji mühendisi çalıştırıp çalıştırmadıları idi.
Biri üst düzey yönetimde olmak üzere iki mühendisleri olduğunu duyunca mutlu oldum.
Keşke fiyat politikaları için de pozitif konuşabilseydim.
Saygılar.
Osman

Lupus demiş ki:  (16.3.2016)

Konu tazelenmişken bu hafta sonu atış yapma fırsatı bulduğumuz bir K2 45 şarjörlerinde gözlediğimiz bir sorunu paylaşmak ve K2 45 sahiplerini bu konuda uyarmak isteriz. Söz konusu tabancanın şarjörlerine on dört fişek yüklediğimizde, gerek şarjörü şarjör yuvasına yerleştirirken, gerekse de şarjörü yerine kilitlerken anormal bir dirençle karşılaştık. Şarjörü yerine tam oturtup kilitlemenin, şarjörü kapasitesine kadar yüklenen her tabancada zor olduğunu düşünerek, yanımızda bulunan .45 ACP kalibre Glock 30' un şarjörlerini de tam kapasitesine kadar yükleyip, şarjörün kilitlenmesi için gereken kuvvetin yaklaşık olarak aynı olduğunu gözleyince, bu durumu fazla önemsemedik. Ancak tam kapasitesine kadar doldurulmuş şarjörlerin şarjör yuvasına yerleşirken karşılaştıkları dirençler arasında çok bariz bir fark olduğunu görünce bu sorunun üzerine düştük.
Şarjör yuvasına girişte şarjöre direnç gösterebilecek kabza kapakları ve vidalarından, şarjör kilidine kadar her şeyi tek tek kontrol ettik. Hiçbirisinde herhangi bir sorun gözlemedik. Bunun üzerine şarjörlere sadece on üç ( 13 ) fişek yükleyerek denedik... On üç fişek yüklenmiş şarjörler şarjör yuvasına rahatça yerleşti, yerine rahatça oturdu ve kilitlendi. Tabanca ile gelen her iki şarjörü de on üç ve on dört fişek yüklü halleri ile defalarca denedik ve aynı şeyi gözledik.
Sonuç; Bu tabanca ile gelen şarjörler on dört fişek yüklendiğinde genleşiyor ve yuvaya sıkışıyordu, on üç fişek yüklendiğinde ise sorun ortadan kalkıyordu. Her ne kadar tabanca şarjöre on dört fişek yüklü iken de fişekleri sorunsuz bir şekilde beslese de, en azından bu tabanca ile gelen şarjörlerin sağlıklı fişek kapasitesinin on üç olduğunu anlayıp, silah sahibine şarjörlerine en fazla on üç fişek yükleyerek taşımasını tavsiye ettik.
Bu vesile ile tüm K2 45 sahiplerine şarjörlerini on dört fişek yükleyerek, bu şekilde kontrol etmelerini tavsiye ederiz.

Rocnel demiş ki:

Merhaba arkadaşlar;
Sarsılmaz K2 45 beyaz krom modelini uzun zamandır kullanıyorum. Şarjöre 14. mermi zorla yerleşiyor ve silahın uygun çalışmasına olmsuz etki ediyor, geçmiş yorumlarda da bunu arkadaşlar belirtmişler. Ayrıca namlu mermi yatağının olduğu üst kısım kapak takımına sürtüyor bu da namlunun görünen kısmında çeşitli izler yaratmış, kabze kapakları biraz daha iyi olabilir, bunların haricinde bir problem göremedim, gayet kaliteli şekilde işlenmiş, üzerindeki kaplamayı kaldırdığım için yüzey işçiliğinin de gayet iyi olduğunu söyleyebilirim.

Silah beyaz krom kaplıydı ben de bölgesel polisaj yaparak görünümünü kendi zevkime göre değiştirdim. Henüz bitmiş değil ama tamamlanmamış halini paylaşıyorum, bittiğinde yeni foto ekleyeceğim.

Triggernazi demiş ki:

K2 45 ile direkt alakalı olmayabilir ama , Glock' ta dahil olmak üzere , tabancaya takılı olarak uzun süre atış yapılmadan taşınacak bütün şarjörlere bir mermi eksik doldurmayı yıllar yılı bir şekilde huy edindim .

Hemen hemen pek çok markada , tam kapasite yükleme yaptığınızda bir K2 45 yada Glock 22 kadar olmasa da azımsanmayacak seviyede gerginlik ve direnç oluştuğunu gözlemleyebilirsiniz.
Kullanılan şarjörün yayı, ısıl işlemi yada markası ne kadar kaliteli olursa olsun ve ne kadar sağlıklı besleme yaparsa yapsın , şarjörleri uzun süreli olarak limitine kadar sıkıştırarak kullanmamakta hem kullanım ömrü , hem de çalışma sıhhati bakımından fayda var.
Bunun en basit örneği çoğunuzun bildiği gibi uzun süre dolu bekletilmiş şarjör ile kısa süre dolu duran şarjörün besleme tansiyonunun elle boşaltım yaparken dahi fark edilmesidir.
Tam kapasite tabancaya takılı olarak bekleyen şarjörlerde ise tansiyon kaybı daha da çabuk oluşmakta.
Bir diğer neden ise tam dolu olarak takıp çıkarttığınız şarjörün her manipülasyonda en üstteki fişeği eksik kapasite doldurulan şarjöre göre kapak takımına yaslanma sırasında daha fazla deformasyona uğratması,
Malum Mke fişeklerinin kalitesi de zaten ortada..
Özet ile 15 dolara magpul alıyorsanız sorun yok, ama adet başına 150-200 dolar ödenince ben biraz daha dikkatli kullanıyorum.
Yeri gelmişken belirtiyim dedim.
Saygılar.

Ortaç demiş ki:

Hatalı kısım tıraşlandıktan sonraki takdimimdir.
Aynı incelemeyi tekrar yapıp düzgün hali ile sunmak istiyordum, ama gez ayarı ile ilgili kendinden gelişen eğitsel kısmı kaybetmeye kıyamadım, onun için sadece gözlük operasyonu kestim.
Saygılar.
Osman





BigSword demiş ki:

"GÖVDE MALZEME & Kaplama" : ALAŞIMLI Dövme Çelik - Siyah
"KAPAK MALZEME & Kaplama" : ALAŞIMLI Dövme Çelik - Siyah
"NAMLU MALZEME & Kaplama" : ALAŞIMLI Dövme Çelik - Beyaz Krom

http://www.sarsilmaz.com.tr/tr-tr/k2-45-.../Page.aspx

"ALAŞIMLI Dövme Çelik" Nedir ?

Ortaç demiş ki:

Metalurjik açıdan saf metallerin içine fiziksel ve kimyasal özelliklerini arttırabilmek adına farklı metaller katılır. Bu durumda metal alaşım adını alır.
Örneğin paslanmaz çelik te bir krom, nikel katkılı karbon çeliği alaşımıdır.
Söz konusu tabancanın alaşımlı dövme çeliği de buna benzer bir alaşımdır.
Ayrıntılı metalurjik bilgiyi uzman forumdaşlarımızdan rica ederim.
Saygılar
Osman

Lazoli demiş ki:

Arkadaşlar lütfen bilginiz olmayan bir konuda yazı yazmayın. Bilmemek ayıp değildir. Bilmiyorum deyin olsun bitsin. Alaşımlı dövme çelik ne yaa.. Metalürjiye yeni bir tanım daha kattınız.
Vurarak metale şekil verdirilen bu sayede de metalin mesamatının yani moleküler yapısının sıkılaştırıldığı dolayısı ile kopma ve gerilme direncinin artırıldığı sisteme dövme denir. Bunu yapan makineye de hadde denir. Her metalin en yüksek saflık oranı %99,9 dur. o geride kalan oranda da hemen hemen her element vardır. Sn. Ortaçın dediği gibi metallerin sağlamlık yapısını artırmak için içlerine çeşitli elementler gerekli oranda katılır. Çelik için ayrı paslanmaz çelik için yarı.
Bir benim dövmem bir Mike Tyson’ın dövmesi var..
Şaka bir yana dövme tavı, dövme şekli, dövmeden sonrası yapı analizi, çatlak kontrolü...
bunların hepsinin tam yapılması lazım.
yani sözün özü düzgün imalat yapıldı ise tabii ki dayanım oranı yüksek olur.
Saygılarımla

Lupus demiş ki:

Daha önce bir kaç kez örnek olarak verilmişti, yeri geldiği için doğru bilgilenmek açısından tekrarlamakta fayda var.

FNH, Browning HP lerin gövde / çerçevelerini, 90' lı yıllardan önce dövme çelik dolu malzemeden talaş kaldırarak üretiyordu. 90' lı yılların başında daha yüksek basınçlı .40 S&W kalibrede ilk modeller üretildiğinde, özellikle gövdeler 5000 atıma dahi gelmeden gözlenen kırımlar nedeni ile, mevcut gövde ve sürgü üretim tekniğinin bu kalibrenin basıncı ile baş edemeyeceği anlaşıldı. Bunun üzerine gövdeler '' investment cast '' olarak bilinen döküm tekniği ile üretilmeye başlandı. Bu şekilde farklı ısıl işlemlere tabi tutulabilen, farklı alaşımlarla ideal gövde dayanımı sağlandı, sürgüler de buna uyumlu bir şekilde ısıl işleme tabi tutulmaya başlandı ve .40 S&W için gerekli dayanım sağlanmış oldu. CZ senelerdir gövdelerini aynı teknikle üretir. Ruger hassas döküm tekniklerine o kadar güvenir ki, sürgülerini bile bu teknikle üretir. Ve bu silahların dayanım özellikleri herkesin malumudur.

Hasılı, önemli olan üreticinin hangi malzemeyi, ne şekilde işlediği ve bu konudaki reklam amaçlı beyanları değil, sahada o malzemenin nasıl bir performans ve dayanım sergilediğidir. Çok iddialı tespit ve beyanlar yapmaktan hoşlanmam, ama isteyen kişi ile döküm gövdeli bir CZ 97' nin, hatta alüminyum alaşım gövdeli bir Ruger P 90' nın, dövme çelikten mamul gövdeli bir K2 45' i pert edeceğine dair iddiaya girerim...Ha, biz mevcut şartlarda pert edebilir miyiz? Zor.
İyi günler.

Lazoli demiş ki:
Üstadım hiçbir döküm dövme dökümün yerini tutamaz. Anlayabileceğiniz en basit şekilde şöyle izah etmeye çalışayım. Deniz kumunu bir çuvala doldurup ateş ettiğinizde mi durduruculuğu fazla olur yoksa o kumu preste sıkıştırabileceğiniz en yüksek orandaki hali ile mi.. İşte metallerin moleküler yapısı da kum taneleri gibidir. Sıkıştıkça gücü artar.
Umarım teşbihte hatam olmamıştır.
Saygılarımla

İhtiyar demiş ki:

İnsanın silahını eline aldığında, birkaç bin atımdan sonra kırım yaşayabileceğini veya en fazla 50 bin atımlara ulaşabileceğini bilmesi ve bunu bilerek silahına güvenmesi, özellikle de sevmesi zor. Sadece silaha verilen para ile bile 100bin- 200bin atıma dayanabilecek bir silah parasını zaten vermiş ve bunu hak etmiş oluyoruz. Yok alacağımız silah 400 tl olur o zaman ayrı.. Bir sürü uğraş, vergilerini öde, poligona törenle git. Zaten atım yapmıyoruz diye bu gerçekle de yaşa. Benim hevesim mevesim kalmıyor açıkçası.

Belki atacağım kardeşim, bana 100Bin atıma dayanan silah yapın. Zaten parasını fazla fazla veriyoruz. Bizim neyimiz eksik..(Genel olarak yerli silahlarımız için söylüyorum)

Lupus demiş ki:
Ben de şöyle izah edeyim; Ben horozum, işime bakarım...

Şaka bir yana, teoride sonuna kadar haklısınız, ancak pratikte gerçekten döküm BHP gövdeleri dayanımları ile tersini ispatlamış durumda...İşin içine ısıl işlem girdiğinde, bambaşka sonuçlarla karşılaşıyorsunuz. Aynı şey CZ' ler için de geçerli. Tanfoglio hala dövme çelikten talaş kaldırılarak üretilmiş gövdelerle üretim yapar, ama tabancalarının gövdeleri CZ' ninkiler kadar dayanmaz. Bu konuda bana başka bir şey sormayın, çünkü ben de IPSC camiasının yalancısıyım...

Saygılar. Selamlar.

Kanuni demiş ki:

Sarsılmaz'ın yaptığı "alaşımlı dövme çelik" ibaresi sadece siyah K2 45 modeline has değil, Sarsılmaz'ın "çelik" olarak bilinen, ürün gamında bulunan tüm siyah tabancalar için geçerli bir durum.

Paslanmaz çelik modellerinde ise ibare "paslanmaz dövme çelik" şeklinde...

Hem malzeme kalitesi, hem de üretim tekniği hususunda detaylı bilgiye sahip olmadığım için siyah ve/veya paslanmaz çelik modellerinin dayanımının diğer markalarla kıyaslanması ile ilgili bir yorumum elbette olamaz. Keşke, yasalar ve imkanlar el verse de sahada testini yapabilsek... K2 45 paslanmaz çeliği aldığımdan beri, sadece gittiğim poligonun 45'lik mühimmat envanterinin izin verdiği kadar atış yapabildim, 45'lik mühimmatları da uzun süredir yok. Hep, bir sonraki fişek alımımızda sırf senin için alacağız diyorlar.  Yıllık mermi haklarımın hepsini aldım ve stokluyorum (toplamda 600 adet oldu), harcamaya kıyamıyorum. Kullanayım desem 2-3 defada stoğumun tümünü bitireceğim de, sonra ne yapacağım? Sonuç olarak K2 45'im küffarın deyimiyle kasa kraliçesi olmaya mahkum maalesef.

2 adet satın alma belgem yakında çıkacak... Keşke mühimmat ile ilgili problem olmasa da, kampanyalı siyah modelinden alıp en azından 10,000 atıma kadar 1-2 yıl içerisinde test edip paylaşabilsem... Ama nerede...

Dayanımla ilgili Amerikonyalı silahseverlerin geribildirimlerini beklemek / kabullenmekten başka çaremiz yok.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
(16-09-2024, 23:58)ceycey yazdı: Lazoli demiş ki:

Arkadaşlar lütfen bilginiz olmayan bir konuda yazı yazmayın. Bilmemek ayıp değildir. Bilmiyorum deyin olsun bitsin. Alaşımlı dövme çelik ne yaa.. Metalürjiye yeni bir tanım daha kattınız.
Vurarak metale şekil verdirilen bu sayede de metalin mesamatının yani moleküler yapısının sıkılaştırıldığı dolayısı ile kopma ve gerilme direncinin artırıldığı sisteme dövme denir. Bunu yapan makineye de hadde denir. Her metalin en yüksek saflık oranı %99,9 dur. o geride kalan oranda da hemen hemen her element vardır. Sn. Ortaçın dediği gibi metallerin sağlamlık yapısını artırmak için içlerine çeşitli elementler gerekli oranda katılır. Çelik için ayrı paslanmaz çelik için yarı.
Bir benim dövmem bir Mike Tyson’ın dövmesi var..
Şaka bir yana dövme tavı, dövme şekli, dövmeden sonrası yapı analizi, çatlak kontrolü...
bunların hepsinin tam yapılması lazım.
yani sözün özü düzgün imalat yapıldı ise tabii ki dayanım oranı yüksek olur.
Saygılarımla

Lazoli demiş ki:
Üstadım hiçbir döküm dövme dökümün yerini tutamaz. Anlayabileceğiniz en basit şekilde şöyle izah etmeye çalışayım. Deniz kumunu bir çuvala doldurup ateş ettiğinizde mi durduruculuğu fazla olur yoksa o kumu preste sıkıştırabileceğiniz en yüksek orandaki hali ile mi.. İşte metallerin moleküler yapısı da kum taneleri gibidir. Sıkıştıkça gücü artar.
Umarım teşbihte hatam olmamıştır.
Saygılarımla

Vay be Lazoli diye bir fenomen vardı eski forumda  Big Grin

Burada da üstada metalurji dersi vermeye kalkışmış.
75BΩ - G43X - 686/3 -  USP - BHP/MK3S - BHP/SC - G42 - 84F - 1911
Bul
Cevapla
#3
Bu lazoli ilginç adamdı. Sanırım ruhu hala buralardadır.  Big Grin Trabzon'un doğu ilçelerinden bir yerlerdendi diye hatırlıyorum. Mesleği de bildiğim kadarıyla alüminyum dökümcülüktü. Yalnız yazdıklarına bakılırsa metalürji konusunda boş değil. Adını andık çıkar gelir bir yerlerden, eğlence var diye.  Rolleyes
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Pinus'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi