Herkesin Bilmesi Gereken Yedi Toplu Tabanca Sorunu
#1
Değerli Forumdaşlarım,

Honest Outlaw YouTube sitesinde yer alan bir video ilgimi çekti. Sizin için transkriptini çıkarıp Türkçeleştirdim:



Herkesin Bilmesi Gereken Yedi Toplu Tabanca Sorunu

Merhaba arkadaşlar, ben Chris.

Bugün belki biraz tartışmalı, belki de değil — sizin deneyim ve beceri seviyenize bağlı olarak — bir konudan bahsedeceğiz. Bugün, çoğu kişinin bilmediğini düşündüğüm yedi yaygın revolver (toplu tabanca) probleminden söz edeceğiz.

Şunu baştan belirtmek isterim ki, revolver’ların kötü olduğunu ya da diğer platformlara kıyasla büyük dezavantajları olduğunu söylemiyorum. Sadece, tıpkı yarı otomatik tabancaların kendilerine özgü sorunları olduğu gibi, revolver’ların da kendilerine özgü ve karşılaşabileceğiniz bazı sorunları var. Bu sorunlar, hem tabancayı kullanırken hem de hızlı ve uzun süreli atış yaparken ortaya çıkabiliyor.

Burada bahsedeceklerim, tamamen mekanik ya da çok teknik, “uzman gözüyle” değerlendirmeler değil. Ben çok fazla revolver kullanan biriyim; bir kullanıcı, bir atıcı olarak tecrübelerimi paylaşacağım. Bunlar, silahı sahada, poligonda hızlı şekilde kullanırken yaşadığım deneyimler.

Şimdi, bir numaralı sorunla başlayalım. Bunu özellikle konuşmak istiyorum çünkü yorumlarda bununla ilgili bir tartışma yaşadım: Silindirin (merminin döndüğü tamburun) diğer platformlara göre daha çabuk kirlenip yapışması…

Daha Fazla Bakım Gerektirir

Yarı otomatik bir tabancada silindir (tambur) bulunmaz. Ama revolver’da, silindir dediğimiz parça tam olarak şurası — bakın, altı fişeği buraya yerleştiriyorsunuz ve sonra bang oluyor.

Şimdi elimdeki Colt Python’a bakarsanız, silindirin döndüğünü göreceksiniz… en azından öncesine kıyasla biraz daha yavaş dönüyor. Ayrıca mermileri içine yerleştirmek, silindiri kapatmak ve açmak, atıştan önceye kıyasla artık biraz daha zor. Bunun sebebi, 100 mermi attıktan sonra içine kir ve artıkların dolması. Bu tür kirlilik, revolver’ın mekanizmasındaki pek çok parçayı adeta “yapıştırabilir.”

Oysa örneğin bir Glock veya Smith & Wesson M&P gibi yarı otomatikler, temizlenmeden önce oldukça fazla kir ve pisliği tolere edebilir. Özellikle Python gibi, dizilerde (The Walking Dead vb.) çok güvenilir gösterilen bir modelin, gerçekte sanıldığı kadar bakımsız çalışmadığını bilmek lazım. Yani, bu silah düzenli bakım istiyor ve ortalama bir Glock’a kıyasla çok daha sık temizlenmesi gerekiyor. Mesela benim Glock’larımda 2-3 bin mermi attıktan sonra bile, silah hâlâ sorunsuz çalışıyor ve kirlenmeden kaynaklı herhangi bir sorun göstermiyor. Python’da ise, sadece bu video çekimi sırasında bile doldurma, kapatma ve çalıştırma hissedilir şekilde zorlaştı.

Bu, kullanıcı açısından “kötü bir silah” anlamına gelmiyor. Sadece şu anlama geliyor: Revolver’ınızla birkaç yüz mermi attıktan sonra, biraz zaman ayırıp temizlemeniz gerekecek.

Sorunun büyük kısmı, fişeklerin boşaltılması (tahliye) sırasında ortaya çıkıyor. Ancak çoğu zaman, kir biriktiğinde mermileri silindire tam olarak yerleştirmekte de zorlanabilirsiniz. Bu durumda silindiri kapatmaya çalıştığınızda, mermilerin arkası gövdeye veya tahliye düğmesine takılabiliyor ve sorun yaratabiliyor.

Bunların bir kısmı, silahı doldurma tekniğinizi değiştirerek çözülebilir. Yine de bu sorunlarla karşılaşacaksınız ve birkaç yüz mermi sonrası temizlik yapmanız gerekecek.

Şimdi başka bir soruna geçelim. Yine Python’dan örnek göstereceğiz ama bu kez onun “büyük kardeşi” Anaconda’yı da kullanacağız. Bu sorun ise daha çok eğitim kaynaklı bir problem olacak — ki bu listeye aldığım sorunların çoğu aslında eğitimle ilgili.

Zamanlama Sorunları

Revolver’lar, kuşkusuz iyi silahlardır ve uzun zamandır kullanımdadır. Ancak çoğu zaman yanlış kullanılır — özellikle de, benim gibi yarı otomatik tabanca atıcıları tarafından.

Mesela benim yarı otomatiklerde sık yaptığım bir şey var: (Önce kontrol edelim, 44’lük mermi havaya gitmesin) Tetiği çekip silahı çalıştırmayı, sonra tetiği tamamen bırakıp klik sesini duyana kadar resetlemeyi ve parmağımı tetikten hiç kaldırmadan tekrar çekmeyi severim. Yani tetik parmağım tetiğin üzerinde kalır, reset süresini kısaltır ve böylece çok hızlı şekilde tetik çekip bırakabilirim.

Bu yöntem yarı otomatiklerde gayet güzel çalışır. Ama eski usul revolver atıcılarına (mesela Bill Wilson gibi) bakarsanız, yarı otomatik kullanırken tetik parmağını her seferinde tamamen tetikten çekip yeniden bastıklarını görürsünüz. Bunun sebebi, revolver alışkanlığıdır. Çünkü tetiği yarıya kadar bırakıp tekrar çektiğinizde, bir süre sonra tetiği çektiğinizde hiçbir şey olmaması gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz. Özellikle düşük kaliteli revolver’larda bu, zamanlama problemlerine yol açar ve silahın çalışma düzenini bozabilir.

Bu yüzden ben, revolver ile hızlı atış yaparken tetik çekildikten sonra parmağınızı tetiğin üzerinden tamamen kaldırıp tekrar basmanızı tavsiye ederim.

Çift Hareketli (DA) Tetikte Bağlantı Sorunları

Bir diğer problem, çift hareketli tetik (double action) mekanizmasındaki bağlantı (linkage) kısmıdır. Birçok revolver hem çift hem tek hareketli (DA/SA) tetik sistemine sahiptir, ama bazıları yalnızca çift hareketlidir.

Şimdi elimdekinin horozu var, ama horozu olmayan — yani geriye çekip tek hareketli atış yapamayacağınız — sadece çift hareketli bir modeli hayal edin. Böyle olunca tüm mekanik işlemler tetiğe biner: Silindiri döndürmek, horozu kurmak ve ateşlemek… Bu da tetiğin çok daha uzun ve ağır olmasına yol açar.

En büyük sorunlardan biri, tetiği çekerken mekanizma içinde “ön duvar” gibi bir noktaya (linkage) takılmanızdır. Bu, atış sırasında istemsiz olarak duraklamalara ve nişan hatalarına neden olur. Dolayısıyla bu sistemde tetik kontrolünüz üzerinde ciddi şekilde çalışmanız gerekir.
Bu, revolver’ın mekanik bir kusuru değil; tamamen kullanıcı olarak sizin uyum sağlamanız gereken bir durumdur.

Şimdi hava biraz karardı, güneş gözlüklerini çıkardık — evet, gözlerim var ? — ve kabzayı çok yukarıdan kavramanın neden elinizi yakabileceğinden bahsedeceğiz.

Kabzayı Çok Yukarıdan Kavramak

Bu, hem size zarar verebilir hem de silahın çalışmasını bozabilir. Çözümü ise aslında tutuş biçiminizi değiştirmektir. Burada gördüğünüz tutuş, klasik bir yarı otomatik tabanca tutuşudur. Özellikle Chiappa Rhino gibi modellerde kesinlikle bunu yapmayın. Rhino’da silindir, mekanizma ve namlu altta konumlanır; baş parmağınızı buraya koyarsanız, atış sırasında çıkan gaz ve parçacıkları hissedeceğiniz gibi ciddi şekilde yaralanabilirsiniz.

Aslında bunu, pek çok revolver’da — özellikle de .44 Magnum gibi güçlü modellerde — yaşayabilirsiniz.

Bunu çözmek için baş parmağınızı aşağı indirip diğer parmağınızın etrafına dolayın. Böylece neredeyse aynı kontrolü elde edersiniz, ama baş parmağınız mekanizmaya, silindire ya da herhangi bir çıkıntıya temas etmez; kullanıcı kaynaklı arızaların veya yaralanmaların önüne geçmiş olursunuz. Kısacası, bu tutuşu tamamen bırakıp baş parmağı aşağıya almanızı tavsiye ederim.

Üretim Farklılıkları

Bu konu aslında oldukça ilginçtir. Yarı otomatik tabancalara baktığınızda, neredeyse tümünde şarjör kabzanın içinde yer alır ve şarjör mandalı her seferinde neredeyse aynı yerde olur (Avrupa tipi mandal değilse). Yani neredeyse her tabancada şarjörü aynı şekilde çıkarıp takabilirsiniz.
Revolver’larda durum böyle değildir. Kimi zaman bu klasik Colt gibi altı mermilik silindire sahip olursunuz, kimi zaman bu Smith & Wesson gibi sekiz mermilik, kimi zaman da Ruger GP100 gibi yedi mermilik.

Asıl ilginç fark ise “kısmi doldurma” (short load) tekniğinde ortaya çıkar. Yani diyelim ki sekiz merminizin hepsini ateşlediniz ama hızlı doldurmak istiyorsunuz ve sadece iki mermi koymaya karar verdiniz. İki mermiyi yerleştirdiniz diyelim — burada şunu fark edeceksiniz: Smith & Wesson ile Colt sadece açılıp kapanma biçiminde değil, silindir dönüş yönünde de farklıdır.

Smith & Wesson’da mermiyi koyduğunuz konum bir sonraki atışınız olabilirken, aynı konumu Colt’ta kullanırsanız, silindir ters yönde döndüğü için o mermiyi kullanabilmek için dört-beş atış yapmanız gerekebilir.

Bu, kullanıcı kaynaklı bir sorun olsa da akılda tutulması gerekir. Çünkü yarı otomatiklerde böyle bir durumla karşılaşmazsınız; yanlış bir şarjör yuvasına şarjör takma ihtimaliniz yoktur, çünkü tek bir yuva vardır.

Unutmayın ki revolver’larda tekrar doldurma işlemi zaten çok daha zordur ve bu da ayrıca bir problem olarak karşımıza çıkar.

Tekrar Doldurma Daha Zordur


Bunun sebebi, beş-altı-yedi ya da sekiz küçük şeyi, küçük deliklere yerleştiriyor olmanız; oysa yarı otomatiklerde tek bir büyük parçayı (şarjörü) tek bir büyük boşluğa yerleştirirsiniz. Bunun çözümü ise — şaşırtıcı değil — yeni bir teknik öğrenmektir.

Çoğu insan, silahı şöyle tutar: Silindir sağa sola sallanır, bu sırada atış tutuşunu koruyarak mermileri baş parmakla tek tek yerleştirir. Bu, yarı otomatiklerde genellikle iyi bir yöntemdir çünkü doldururken atış tutuşunu kaybetmemek istenir. Ancak revolver’da, en azından benim “revolver tanrısı” olarak gördüğüm Jerry Miculek’ten öğrendiğim kadarıyla, elinizi farklı şekilde sarıp hem silindiri hem de silahı kontrol altına almak çok daha etkilidir. Böylece mermileri hareket etmeyen bir silindire baş parmakla yerleştirebilir veya bir speed loader (hızlı doldurucu) kullanabilirsiniz.

Bu tekniğin avantajı sadece sabit dururken değil, hareket hâlindeyken de ortaya çıkar. Yarışma ortamında veya gerçek bir durumda, özellikle tekrar doldurma sırasında, ya siper arkasında olmalı ya da hareket ediyor olmalısınız. Böyle durumlarda silah üzerinde tam kontrol sağlamak çok önemlidir. Bu tutuş, tabancayı güvenli şekilde elde tutmanıza, kontrolü kaybetmemenize ve cephane yüklerken elinizin konumunu bozmamanıza yardımcı olur. Özellikle hareket hâlindeyken, hızlı ve etkili tekrar dolum yapmak için oldukça işlevseldir.

Modern Aksesuarlarla Daha Az Uyumludur

Şu revolver’a bakın — gerçekten çok güzel bir silah. Yanlış anlamayın, Colt Anaconda ev savunması için tam bir canavar olurdu. Emin olun, böyle bir şeyle karşılaşmak istemezsiniz. Ancak bu silahın bir hedefi kolayca teşhis etme imkânı yok; çünkü altına takılı bir silah feneri bulunmuyor. Bu yüzden, silahı kullanırken aynı anda bir ışık kaynağını da (el feneri, FBI stili vb.) kullanmak zorunda kalıyorsunuz.

Ayrıca optik nişangâh seçenekleri de sınırlı. 10–20–30 yıl önce optikler pek önemsenmiyordu, ama artık ne kadar büyük bir güç çarpanı olduklarının farkındayız. Stresli bir durumda, gez ve arpacığı mükemmel hizalamak kolay değil; burada point shooting (hissederek atış), yakın mesafe CQB teknikleri devreye girer. Ancak bir red dot (refleks nişangâh) ile bu işlem çok daha kolay, çünkü nişangâh görüşünüzün arka odak düzleminde durur.

Hem red dot hem de silah feneri, çok büyük avantaj sağlar. Silahın üzerinde fener varken ateş etmek, tek elle fener tutarak ateş etmekten çok daha kolaydır — hele ki .44 Magnum gibi güçlü bir mühimmat söz konusuysa.

Tabii ki, bu tür aksesuar yuvalarına sahip modern revolver’lar da var: Korth bazı modeller üretiyor (fiyatları oldukça yüksek), Smith & Wesson da birkaç model yapıyor. Bunlardan temin etmek isterim. Ama standart revolver’lar genelde alt kısımda düz bir namlu köprüsüne ve klasik metal nişangâhlara sahiptir. Bu da bana göre, gece veya stresli durumlarda etkin çalışabilme yeteneğini epey azaltıyor. Elbette böyle de kullanılabilir; revolver’lar çok uzun zamandır iş görüyor ve görmeye devam edecek. Ama dürüst olmak gerekirse, üstünde bir red dot ve ışık olsa çok daha iyi olurdu.

Listede yer vermediğimiz, ama bariz başka problemler de var — mesela kapasite eksikliği. Ama altıya kadar sayabiliyorsanız bu zaten belli oluyor, o yüzden eklemedik. Eğer başka sorularınız ya da eklemek istediğiniz maddeler varsa yorum kısmına yazabilirsiniz.
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 16 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Sayın hocam paylaşım için çok teşekkürler.

Revovler seven birisi olarak, revolver bir keyif. Yarı otomatik tabanca ile kıyaslanacaksa + ve - olarak yapılması daha doğru olur kanımca.

Revolvere kıyasla yarı otomatiklerede 7 problem bulabilirim ve buradakilerden çok daha ciddi sorunlar olur bunlar.

Aksesuar rayının bir eksiklik olarak görülmesi henüz 40 yaşımda benimde bu hobide fosilleşmeye başladığımın kanıtı galiba. Klasik 1911'lere de fener vs.takamıyorsunuz bugüne dek takılmıyordu da Smile

Bakım olarak CZ-75'in gerektirdiği bakımla H&K USP'nin gerektirdiği bakım arasında dağlar var. H&K hiç bakım yapmanıza bile gerek yok (abartmıyorum) ikisi de yarı otomatik hangisini baz alacağız?

Genel olarak konunun sorunlu olduğunu düşünüyorum. Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama yabancıların bir "matkap" metaforu var. Şöyle; günün sonunda bir matkaba mı ihtiyacımız var, yoksa duvarda bir deliğe mi? Konuya buradan yaklaştığımızda yukarıdaki değerlendirmenin boşa çıktığını düşünüyorum.

Sizin görüşünüzü merak ediyorum, saygılarımla.
75BΩ - G43X - 686/3 -  USP - BHP/MK3S - BHP/SC - G42 - 84F - 1911
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpSaral'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Sn.Alp Saral'a katılıyorum.Çok yanlı ve tek taraflı bir yazı olmuş.Sabri hocam elinize sağlık.
Uzun yıllardır revolver kullanırım,daha hiç çok  kirlendiğine ve zor temizlendiğine şahit olmadım.En fazla
10-15 dakikada temizliğini yapar ve kaldırırım.Ama,bir yarı otomatik tabancaya çok daha fazla zaman ayırmak
lazım.Kolay temizlenme, aslında revolverlerin yarı otomatiklere karşı bir avantajıdır.
Revolver tetiğinde bir ön duvar yoktur.Özellikle tek hareketli tetik son derece yumuşak,net ve kısadır.İki harekette
ise sert ve uzundur.Ama ön duvara şimdiye kadar rastlamadım.
Bir revolverde red dot vs.aksesuara hiç ihtiyaç duymadım.Emniyet mandalı gibi red dot da revolverin ruhuna aykırıdır.
Colt Python'lar dışında zamanlama sorunu olan bir revolver görmedim.O tabanca da yıllarca poligonda kullanılmıştı.
Dediğim gibi,objektif olmayan ve yanlışlıklarla dolu bir yazı.
Bul
Cevapla
#4
Sayın alpSaral, Sayın ceycey,

Namık Kemal: "barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar" diyor.  Zaten forumun amacıda bu değil mi? Farklı görüşlerin burada düzeyli bir biçimde tartışılması arzu edilen bir şey...

Evet, dediğiniz gibi video yapımcısı biraz abartmış. Bu açıdan eleştirilerinize katılıyorum. Ama bu revolverin düşük mühimmat kapasitesi, hızlı dolumun zorluğu, gizli taşımada tamburun kabarıklığı nedeniyle yarı-otomatikler kadar gizlenememesi, çift hareketli tetikte nişan hattından sapabilme gerçeğini değiştirmiyor. Ama yakın mesafede yağ gibi kayan tek hareketli net bir tetikle daha yüksek isabet, pek tutukluk yapmama, üzerinde kafa karıştırıcı hiç bir fazlalık olmaması, .357 ve .44 gibi güçlü kalibreleri ile yarıotomatiklerden, özellikle savunma amaçlı kullanımında üstün tarafları var.

Ani bir savunma durumunda masada 9 mm bir yarıotomatik, bir de .357 revolver olsa, elim revolvere gider...

Satış trendlerine bakarsak, bazı üstünlüklerine rağmen revolver günümüzde daha az satılıyor. Güvenlik güçleri ve bireysel kullanıcılar başka avantajları nedeniyle yüksek kapasiteli yarı-otomatikleri tercih ediyor. Yine de iyi bir revolver el altında bulunacak etkili bir silah. Aşağıya bir karşılaştırma tablosu bırakıyorum:

[Resim: Ekran-Resmi-2025-08-12-14-59-18.png]

Bu tabloya göre okuyucular bir değerlendirme yapabilir.

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
Ruhsat meselesi ve akıl dışı prosedürler olmasa her survivor ve acil durum çantasına 1 tane eklenmesi gereken bir silah ama güncel standart ekipmanlar arasında yerini kaybetmesi, eğitim ve disiplinlere uygun olmaması da ayrı bir konu...
Yanlışım varsa düzelt, eksiğim varsa tamamla  Shy
Bul
Cevapla
#6
bu da ChatGPT nin yorumu;

Revolverin Daha Mantıklı Olduğu Durumlar

Ev savunması (nadiren kullanılacaksa): Silah uzun süre kasada/çekmecede yüklü bekleyecekse, yayların zayıflama riski daha az olduğu için revolver daha güvenilir. Al, tetiğe bas, çalışır.

Acil stres altında kullanım: Şarjör takma, fişek sürme gibi ek adımlar yok; doğrudan ateş edebilirsin.

Acemi kullanıcılar için: Mekanizması daha basit, tutukluk çözme ihtimali düşük.

Zorlu ortamlar: Çöl, orman, aşırı toz/kir vs. gibi koşullarda revolver genellikle daha güvenilir çalışır.

Farklı mühimmat kullanımı: Zayıf/düşük barutlu veya özel mühimmatlarda yarı otomatik takılabilir ama revolver ateşler.

 Yarı Otomatik Tabancanın Daha Mantıklı Olduğu Durumlar

Kişisel taşıma (CCW/taşıma ruhsatı ile): Daha ince gövdeli olduğu için gizlemesi kolay.

Yüksek kapasite ihtiyacı: 15–17 fişek kapasiteli şarjörlü tabancalar, 5–6 fişeklik revolverden bariz avantajlı.

Hızlı tekrar doldurma: Şarjör değiştirmek, revolver tamburunu yeniden doldurmaktan çok daha hızlıdır.

Daha hızlı atış temposu: Geri tepmesi nispeten daha az, bu yüzden seri atışlarda kontrol kolaydır.

Modülerlik: Susturucu, lazer, fener, optik gibi aksesuar seçenekleri daha fazla.

⚖️ Kısaca:

“Silahım çekmecede dursun, gerekirse çalışsın” diyorsan → Revolver.

“Her gün yanımda taşıyacağım, yüksek kapasite önemli” diyorsan → Yarı otomatik.
UTS-15
XTR-12
SAR 9
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Initiale'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi