Yorumları: 123
Konuları: 31
Teşekkür Alındı: 103 mesajda 363
Teşekkür Verildi: 336
Kayıt Tarihi: 01-03-2024
Ruhsatsız silah taşımak 'ÖNCÜL SUÇ' olarak değerlendirildi ve tutuklama kararı çıktı.
Sanırım bir ilk bu. Hukukçu forumdaşlarımızın bizleri aydınlatması dileğiyle,, haberi paylaşıyorum:
Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) son yayımladığı kararnameyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atanan Akın Gürlek, Başsavcıvekilleri ve emniyet yetkilileriyle toplantı yaptı. Toplantıda, ruhsatsız silahlarla ilgili düzenlemeyi içeren 6136 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun" kapsamında ruhsatsız silah taşırken yakalanan kişilerin diğer suçlardan ayrı olarak, ifadesinin alınmasının ardından tutuklamaya sevk edilmesi yönünde alınan karar, savcılara iletildi.
Bu kapsamda, 26 Ekim'de Bayrampaşa'da üzerinde ruhsatsız silah ele geçirilen şüpheli gözaltına alınarak savcılığa sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alınan şüpheli C.A., tutuklanması talebiyle nöbetçi hakimliğe gönderildi.
Savcılığın şüpheli C.A. hakkında sulh ceza hakimliğine tutuklama talepli gönderdiği sevk yazısında, 26 Ekim'de Bayrampaşa'da şüphelinin üzerinden ruhsatsız silah ele geçirildiği, zanlının üzerine atılı "ruhsatsız silah bulundurma" suçunun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası gerektirdiği belirtildi.
Yazıda, Türkiye'de silahla işlenen suçların hızla artması ve olayın vahim nitelikte olması nedeniyle "ruhsatsız silah bulundurma" suçunun pek çok suç açısından öncül suç teşkil ettiğine vurgu yapıldı. Şüphelinin üzerine atılı suçun tutuklama nedeni olduğu vurgulanan yazıda, mevcut delil durumu ve suça ilişkin istenen cezanın üst sınırı dikkate alınarak tutuklanması talep edildi.
İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'ndeki ifadesinde şüpheli C.A, korktuğu için silah taşıdığını ileri sürerek, serbest bırakılmasını istedi. Şüphelinin avukatı ise hakimlikteki savunmasında, müvekkilinin annesinin yanına gittiğini, oturduğu semtin güvenli olmaması nedeniyle silah taşıdığını öne sürerek zanlı C.A'nın serbest bırakılmasını talep etti.
Hakimlik, şüphelinin üzerine atılı "ruhsatsız silah bulundurma" suçunun cezasının alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkati çekerek, şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasının yetersiz kalacağını bildirdi. Hakimlik bu gerekçeyle, şüpheli C.A'nın tutuklanmasına hükmetti.
İnsanlar ikiye ayrılır: ONURLULAR ve onursuzlar
Yorumları: 25
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 19 mesajda 38
Teşekkür Verildi: 106
Kayıt Tarihi: 27-02-2024
Bu konu bir kaç noktadan değerlendirilmeli. Öncelikle Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki tutuklamayı düzenleyen 100. Madde kapsamında değerlendirecek olursak 4. Fıkrasında tutuklama yasağı düzenlenir. Bu yasağa göre üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlardan dolayı tutuklama yapılamaz. Bahse konu suçta ise üst sınır 3 yıl olduğundan tutuklama yasağı yoktur. Ancak sadece tutuklama yasağı olmaması da tutuklama yönünden yeterli değildir. Aynı zamanda 2. Fıkraya göre şüphelinin kaçma, delilleri yok etme gizleme veya tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapması yönünde kuvvetli şüphenin bulunması veya işlenen suçun yine 100. Maddenin 3. Fıkrasında sayılan katalog suçlardan olması gerekir. 6136 sayılı yasanın 12. Maddesi katalog suçlardandır ama ruhsatsız silah taşımayı düzenleyen 13. Maddesi katalog suçlardan DEĞİLDİR. Burada tutuklamanın tek gerekçesi artık CMK'nın 100. Maddesinin 2. Fıkrası olabilir ki habere göre de kaçma ihtimalinin yüksek oluşu gerekçe gösterilerek tutuklanmış.
CMK 100. Madde kapsamındaki bu değerlendirmeden sonra ikinci değerlendirme yine bununla bağlantılı olarak şüpheli özelinde yapılmalı. Örneğin ruhsatsız silahla yakalanan kişi başka suçtan yakalaması olan biri olabilir, başka suçtan aranırken üzerinde silah çıkmış olabilir, adli sicilinde benzer veya farklı suçlardan kayıtları olabilir, ruhsatsız silahı başka bir suçta kullanmış olabilir (bu durumda ayrıca yine işlediği diğer suça ek olarak 6136'dan ayrıca ceza alacaktır.), veya bunların hiç biri olmayıp ruhsatsız silah taşırken yakalandığında kaçabileceğine dair şüphe oluşturacak hal ve tavırlar sergilemiş olabilir. Bu durumlarda bu hususlar gerekçelendirildiği takdirde ruhsatsız silah taşırken yakalanan birinin tutuklanmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.
Öncül suç konusuna gelecek olursak. Ceza sistemimizde zarar ve tehlike suçu olarak bir ayrım mevcut örneğin alkollü araç kullanmak tehlike suçudur. Bu eylem neticesinde sürücü kaza yapar da birisi yaralanırsa artık öngörülen tehlike vuku bulmuş ve zarar suçu oluşmuştur. Bu durumda artık kişi alkollü araç kullanmaktan ceza almaz sadece yaralamadan dolayı alacağı ceza artırılır. Ancak ruhsatsız silah taşıma suçu böyle değildir. Kişi ruhsatsız silahla birini yaralasa, hem silahla yaralamadan hem de ruhsatsız silah taşımaktan ayrı ayrı cezalandırılır. Yani bu eylem başka bir suçun öncülü değil bizzat kendisi suçtur.
Özetle CMK 100/2. Maddesine göre gerekçelendirilebildiği ölçüde ruhsatsız silah taşıyan kişinin tutuklanabilmesi mümkündür. Kanunen bir engel yoktur.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ali Avcı'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ali Avcı'e teşekkür ederiz.
• 1905sss (30-10-2024), Akkula (07-11-2024), AliGalip (30-10-2024)
Yorumları: 59
Konuları: 4
Teşekkür Alındı: 45 mesajda 158
Teşekkür Verildi: 316
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
''Toplantıda, ruhsatsız silahlarla ilgili düzenlemeyi içeren 6136 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun" kapsamında ruhsatsız silah taşırken yakalanan kişilerin diğer suçlardan ayrı olarak, ifadesinin alınmasının ardından tutuklamaya sevk edilmesi yönünde alınan karar, savcılara iletildi.''
Haberdeki en vahim yer burası. Her soruşturma kendine özgüdür, bu şekilde topyekun bir tutuklamaya sevk kararı hukuken isabetli değildir.
Aşağıdaki 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz:2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz.
• Ali Avcı (30-10-2024), melihaga (02-11-2024)
Yorumları: 25
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 19 mesajda 38
Teşekkür Verildi: 106
Kayıt Tarihi: 27-02-2024
(30-10-2024, 10:30)nutkey yazdı: ''Toplantıda, ruhsatsız silahlarla ilgili düzenlemeyi içeren 6136 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun" kapsamında ruhsatsız silah taşırken yakalanan kişilerin diğer suçlardan ayrı olarak, ifadesinin alınmasının ardından tutuklamaya sevk edilmesi yönünde alınan karar, savcılara iletildi.''
Haberdeki en vahim yer burası. Her soruşturma kendine özgüdür, bu şekilde topyekun bir tutuklamaya sevk kararı hukuken isabetli değildir.
Hukuken bir üst mesajda yazdığım gibi değerlendirilmesi gerekir. Topyekun bir sevk doğru olmaz. Ancak sevk ile tutukluluk kararı vermek aynı şey değil. Burada savcılık toplumda artan silahla yaralama vakalarından dolayı kendince hukuk çerçevesinde bir önlem almaya çalışmış ancak kararı verecek olan merci Sulh Ceza Hakimlikleridir. Tutuklayıp tutuklamamak onların yapacağı değerlendirmeye bağlı.
Bir de şöyle bir durum var. Tutuklamaya sevk yakalanmadan itibaren 24 saat içinde gerçekleşiyor. Çoğu zaman silahın incelemesi 1 ayı bulabiliyor. İnceleme sonucunda silah 6136 sy kapsamında çıkmazsa ve o sıra şüpheli tutuklu kalmış olursa hak kaybı olabilir. Böyle de bir tehlikesi var bu işin.
Aşağıdaki 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ali Avcı'e teşekkür ederiz:4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ali Avcı'e teşekkür ederiz.
• 1905sss (30-10-2024), AliGalip (30-10-2024), melihaga (02-11-2024), nutkey (30-10-2024)
Yorumları: 784
Konuları: 231
Teşekkür Alındı: 730 mesajda 3,905
Teşekkür Verildi: 1,311
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
30-10-2024, 12:18
(Son Düzenleme: 31-10-2024, 17:15, Düzenleyen: ceycey.)
Anayasa'nın 9.maddesi aynen aşağıdadır:
"Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır."
Yine 138.madde aynen aşağıdadır:
" Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
Haberde bahsi geçen ve tutuklamaya sevke dair "alınan karar" ,açıkça Anayasa'nın yargı bağımsızlığı
hükümlerine aykırı olup "tavsiye-telkin yasağına" girmektedir.Eğer savcılar bu telkin ve tavsiyeye uyup,
kendi iradelerine aykırı olarak tutuklama talep ederlerse,yargı bağımsızlığı ilkesini çiğnemiş olurlar.
Cumhuriyet savcıları,dosyadaki delil durumuna göre hür iradeleriyle ya takipsizlik kararı verirler ya da
iddianame düzenlerler.Yine,hür iradeleriyle tutuklama talep ederler.
Yanlış bir karar ve uygulama.İlle bu suçu işleyenlerin tutuklanması isteniyorsa,katalog suçlara ek hüküm
konulması gerekirdi.
Bana 12 Mart ve 12 Eylül rejimleri zamanında yapılan hukuk dışı uygıulamaları hatırlattı. Yazık!!
|