Browning HP Tarihi 2.Bölüm - Savaş Sonrası
#1
Bir önceki bölümümüz savaş ve işgal ile bitmişti.


Geri dönen herkes her şeye yeniden başlayacaktır. Artık FN için "Post-War" yani "Savaş-Sonrası" dönem başlamaktadır.

BHP'nin o dönem tasarımındaki sürgünün içinde iğne yuvasının önünde, mermiye temas eden kısmında ayrı bir parça vardı. Bu parça fabrika düzeyinde vidalanarak kaynatılıyordu. "Slide Stud" denilen bu kısımda kırımlar olduğu için 1947'de tasarım değiştirilmiştir ve parça kaldırılmıştır, iğne yuvası, günümüzdeki gibi blok halinde işlenerek açılmaya başlanmıştır.

Yine bu sırada sürgünün, metalürjik açıdan zayıf olduğu anlaşılmış ve tüm kapakta (slide) farklı bir ısıl işlem uygulanmaya başlanmıştır.

Neredeyse imkansız gibi ancak 1947'den önce üretilmiş bir BHP bulursanız bu bilgi aklınızda olsun Smile

Yine bu yıllarda John Inglis firması (Kanada) horoz ve horoz ayağının oturma noktasında bazı ölçü ve konum değişikliklerine gitti. Daha rahat bir çekişle daha fazla horoz vuruş gücü oluşmasına imkan veren bu tasarımı FN'de benimsedi.

İşte bu değişiklikler savaş sonundan 1947'ye kadar yapılan düzeltmelerdir. Bu sırada FN'in kapısına 20'den fazla ülke gelmiş, BHP'yi envanterine katmak istemekteydi. Sivil talepler bu sayılara dahil değildi.


1950-1980

1950 yılında yapılan ilk değişiklik bir kaç bin atım (o tarihlere göre iyi sayılar) ardından kırımlar yaşanan namlu alt kilit kamasında ve yuvasında "yeniden" revizyon yapıldı.

Kamanın konum ve açılarında değişiklikler yapıldı, bunlara uygun namlu yuvasında da değişiklikler yapıldı.

Görsel olarak namlu alt kilit kamasının de-monte halini gösterir bir fotoğraf.

Bu parça fabrika düzeyinde kaynatılır. Özellikle eski nesil BHP'lerin en zayıf kısmı burasıdır ve bu bölümlere işlem yapılmaktadır. 2.el bir bhp alırken en çok dikkat edilecek bölümlerin başında bu kısım gelir kesinlikle oynanmamış olmalıdır.
[Resim: BHP-Barrel-Cam.jpg]

Ardından şarjör emniyetinde değişiklikler yapıldı. Önceden şarjör temas noktası daha yukarıda iken parça günümüz haline daha yakın hale getirildi ve temas yüzeyi küçültüldü.

Yine bu dönemde kabzaya köstek halkası konulmaya başlandı.

1958 yılında "sear" horoz çenesinde ve "sear lever" tetik/horoz tulumbasında her iki parçanın temas noktalarında geometrik değişiklikler yapıldı. Böylece çekiş hassasiyeti ve netliği artırılmış oldu.

1959 yılında kapakta sağ tarafında bulunan meşhur "parmak izi" artık açılmamaya başlandı. Burada bir bilgi girdisi daha yapmak istiyorum. Bazı yabancı kaynaklar parmak izinin sadece sökme mandalının kolay çıkarılmasına yardımcı olması için değil, özellikle tabancayı sürgü önünden tutarak kurmaya yardımcı olması için açıldığını söylemektedirler. Yani bir çeşit erken dönem sürgü ön kertiği şeklinde. Bu kesin bir bilgi olmayıp tartışmaya açıktır. 

1962 senesi değişiklikleri

Kore savaşının ardından FN kendi içinde bir çalışma grubu oluşturdu. Üretim maliyetlerini düşürmek, verimliliği ve kârlılığı artırmak için araştırmalara başlayan bu grup bir rapor hazırladı.

Bu raporda BHP için mevcut gizli tırnak ve ona bağlı bileşenlerin fazla vakit, iş gücü ve paraya mal olduğu, bunun görünür tırnak (günümüzdeki haliyle) tasarımıyla değiştirilmesi halinde hem daha işlevsel hem daha kısa süreli üretim hem de daha az maliyetli olacağı önerilmişti.

Yönetim bu öneriyi kabul etti ve 1962 yılında sürgü üzerinde en büyük değişiklik yapıldı. Gizli tırnaktan, günümüz görünür tırnağa geçiş yapıldı. Burada bir parantez açalım. Gizli tırnak 1911'lerde gayet etkili oldular ancak BHP'lerde biraz sorun çıkardıkları bir gerçek.

Yine aynı raporda namlu üretim süreci eleştiriliyordu. O tarihe dek büyük çelik bloklara önceden yiv-set açılıyor, daha sonra bu bloklardan ihtiyaca göre kesim yapılıp bu kesilen parçalar işlenerek namlu ve atım yatağı, blok olarak tek parçalı halde üretiliyordu.

Kesim ve işleme bittikten sonra çeliğin moleküllerine atım yatağında farklı, namlu kısmında farklı yönlere göre özel bir ısıl işlem yürütülüyordu. Bu çok uzun ve zor bir süreçti ayrıca çok maliyetliydi.

Öneri basitti. Namlular ayrıca kesilip üretilecek (aslında eski sistemde ancak tek ölçüde ve tek seferde kesilecek basit bir süreç) atım yatakları ise başka bloklardan ayrıca kesilip işlenecekti.  Sonra bu iki parça birleştirilecekti. Böylece çok daha az talaş kaldırma işlemi gerçekleşecekti.

Bu öneride hemen benimsendi ve bu tarihten itibaren BHP namluları iki ayrı parçanın fabrika düzeyinde birleştirilmesi şeklinde üretilmeye başlandı.

Önerilerden bir başkası ise o tarihe dek alüminyumdan üretilen şarjör gerdeli (follower)in plastikle değiştirilmesiydi. Plastik artık yeterince mukavemetli üretilebiliyordu, silahın o noktasında görev yapabilirdi. Bu öneride o yıl uygulandı.

Ancak plastik malzeme sadece gerdelde kalmadı. Kabza kapaklarının da plastikle değiştirilmesi yine bu yıl yapıldı. Ahşap kapaklar artık tabancanın "lüx" olarak adlandırılan modellerinde bir seçenek olarak verilmeye başlandı. Zira plastik daha dayanıklı ancak en önemlisi daha ucuzdu.

Yine aynı yıl meşhur sürgü sol taraftaki "2,5" satır yazı "1,5" satıra indi.

Tabancanın üretimindeki son önemli değişiklik, 1800'lerden bu yana uygulanan klasik "rust bluing" (paslandırma tabanlı) sistemli menevişin "salt bluing" (kimyasal bileşiğinde sodyum gibi tuz tabanlı elementlerin olduğu) sistemli meneviş uygulanmasına geçilmesiydi. Salt-bluing görünüm olarak önceki kadar ışıltılı olmasa bile onu aratmayacak nitelikteydi ve daha hızlı uygulanabiliyordu ama en önemlisi daha ucuzdu.

Görüldüğü gibi 1962 yılında tabanca artık iyice değişmiş ve gelişmişti. Tüm bunların ardında maliyetleri düşürmek vardı.

FN'in kayıtlarında, tabanca ülklere artık "Model 1962" adıyla tanıtılmaya başlanmıştı (bu model adı resmi olarak benimsenmedi).

1962 yılında sürgü üzerindeki markalama ve yazıların proje dosyasında güncellenmiş şemaları.
[Resim: MG-7660.jpg]


1964 yılında "T" seri numarası öneki geldi.

Aslında seri no yine aynı bloklarla üretilirken önüne sadece T harfi konuldu. Seri 100 binlerden başladığı için başlangıçta T1 idi. Daha sonra numara 200 binlere gelince T2 oldu. Aslında T1 diye bir olgu yok. T100000 yani T 100 bin diye bir olgu var. T3 yani 300 binlerin FN tarafından üretildiği biliniyor, sadece FN bunları Amerika'ya ihraç etmediği için ABD sitesindeki tablolarda yok. Unutmayalım o tabloya göre 1954'ten önce BHP'de yok Smile Ancak şurası da bir gerçek T3'ler özellikle ülkemizdekiler büyük oranda fason üretim Sn.Lupus bunlar hakkında güzel bilgiler vermişti. Ayrı konularda bunları incelemeyi düşünüyorum.

T harfi aslında FN'in ürettiği silahları ayırmaya yarayan bir envanter/kayıt kontrolü için konulmuş bir ibare idi.

Bu değişikliklerle birlikte FN proje adını "Type-65" olarak güncelledi. Proje dosyaları bu şekilde değiştirildi ve tabanca kağıt üzerinde bu kod isimle anılır oldu.

Type-65 FN arşiv fotoğrafına göre soldan şu şekilde görünüyordu
[Resim: 2.jpg]


1969 yılında T serisinin yerini C serisi aldı. Yeni C serisi, seri numarasının takip ettiği "C" harfinden önceki üretim yılının son iki hanesini içerir. 
Örneğin: 69C1550: 
69 = 1969 Üretim Yılı
C   = BHP
1550 = SERİ NO

Yine 1969 yılına kadar üretilen yani T serisi BHP'ler, pek çok FN eksperi tarafından "finish" denilen kaplamanın yani menevişin göz alıcı olduğu son modeller olarak ifade ediyorlar. Her ne kadar "Salt-Bluing" işlemi "Rust-Bluing"e göre daha az albenili olsa da bu yıllarda üretim, pahlama, perdahlama, montaj işlemleri hala elle yapılmaktaydı. 1969 yılından itibaren perdahlama ve meneviş büyük oranda otomatize edilmiştir. FN kayıtları bu tarihten itibaren üretilen tabancalara "electrolyte bluing" yani "elektrolit meneviş" olarak belirtiyor. Yani 1969 yılına geldiğimizde meneviş işlemi 3.kez değişmiş oluyor ve her değişiklikte daha az albenili ancak maliyeti daha uygun bir sisteme geçmiş oluyoruz Smile

1971 yılından itibaren seri numaraları üretimin bittiği 2016'ya dek (meneviş ve mat siyah modellerde bazı istisnalar olmakla birlikte genel olarak) çerçeve (frame) seri numarası kabza ön kısmına vurulmaya başlanmıştır. Bu tarihten önce çerçevenin sağ yanında atım yatağının hemen altına vuruluyordu (silver chrome, practical gibi güncel modellerde de oraya vurulmakta idi)
"Browning Arms Company" yani Amerika'ya gönderilen tabancalarda seri numarası çerçeveye hiç konulmamaya başlandı.

Yine 1971 yılında, proof-marklar, seri numaraları, yazılar daha modern tekniklerle işlenmeye başlandı. Bu yüzden bu tarihten önceki modellerde ibareler daha derin karakterli iken, artık daha sığ karakterler yapılmaya başlandı.

1972 yılına geldiğimizde meşhur yuvarlak horoz (round/commander-hammer) yerini düz horoza (spur-hammer) bıraktı. Horoz ayağının geçme noktasında, horoz sırtının geometrisinde yine değişiklikler yapıldı. Burada yine bir parantez açalım, C serisi öncesi tabancaların horozları sırf yuvarlak horoz takabilmek için yeni nesil BHP'lere takılıyor. Bu hatalı bir modifikasyondur.

Bu yıl yine ilk defa BHP'lere ayarlı gez seçeneği geldi (bildiğimiz klasik tangent-sight -dereceli- olan dışında vida ile sağ-sol ayarı yapılan gezlerden söz ediyorum)

1973 yılında tabancalara vurulan "Fabrique Nationale d'Armes de Guerre" (Ulusal Savaş Silahları Fabrikası) ibaresi yerini "Fabrique Nationale Herstal" ibaresine bıraktı. Bu tarihten itibaren üretilen silahlara artık sadece bu yazı işlenmeye başlandı.

1973 yılında namlu üzerinde marka ve yazıların konulacağı yerlerin son halini gösterir proje şeması. BHP .30 luger örneği.
[Resim: MG-7655.jpg]

Yine 1973 yılında kapağın ön kısmındaki namlu burcunda değişiklik yapıldı. Daha dışa doğru çıkıntılı ve etrafında nispi bir taçlama yapıldı.

Yine bu yıl ilk kez bay Saive'in bir projesi olarak "lightweight" yani alüminyum alaşım çerçeveli BHP'ler birazda test amaçlı üretildi. Bilindiği kadarıyla Belçika polisine bu tabancalar dağıtıldı ancak Amerika'da koleksiyonerlerin elinde hala az sayıda da olsa bulunabiliyor. Koleksiyon değeri yüksek tabancalardır.

Günümüzde ABD'de bulunan, Belçika motorsikletli polisleri için üretilmiş olan alüminyum alaşım çerçeveli (Gövdesi tıpkı Beretta 92'ler gibi) BHP'lerden birisi.
[Resim: 20201006-170545.webp]


1973'te BHP'nin 7.65 x 21 Parabellum / .30 Luger çapında mühimmat kullanan modeli özellikle İtalya gibi 9x19 mühimmatın yasak olduğu ülkeler için az sayıda da olsa üretilmeye başlanmıştır. Bu tabancalarında koleksiyon değer yüksektir. Ayrıntılı bilgi için: Browning HP 7.65 x 21 (.30 luger)

Bu değişikliklerle birlikte FN proje adını "Type-73" olarak güncelledi. Proje dosyaları bu şekilde değiştirildi ve tabanca kağıt üzerinde bu kod isimle anılır oldu.

Type-73 ise FN arşivlerinde şu şekilde görünüyordu
[Resim: 3.jpg]

1975 yılının sonlarına doğru C kodlu seri numaraları bitirildi ve yerine bugün hala kullanılan harf sistemi ve sayı ön eki geldi (245). Bu değişikliğin ana sebeplerinden birisi artık bilgisayar sistemlerinin (evet 1975) kayıt ve projeler için kullanılmaya başlanmasıdır. 245RT01001
245 = Modelin kodu (9mm BHP örneğin .40 S&W BHP için bu ön ek 2W5'tir)
RT = Üretim yılının son iki hanesi, R=7, T=6 yani 76/1976
01001 = Seri numarası

1980 yılında FN uzun süredir planlanan sivil üretim hattını Portekiz / Viana'ya taşıdı. Bu işlem yine maliyetleri azaltmak için yapılmıştı. Aslında önce hafif silah sanayisi o dönem için çok kötü olmayan İspanya'da karar kılınmış ancak ülkedeki politik ortamın tutarsızlığı her ne kadar Franco ölmüş olsa da buraya yapılacak yatırımın, Portekiz'e gitmesine neden olmuştu.

Portekiz Viana FN tesislerinin girişi https://browningviana.pt/
[Resim: mage-1-2048x1365.webp]

Serimiz savaş sonrası "Modern Dönem" bölümüyle birlikte devam edecektir.
75BΩ - G43X - 686/3USP - BHP/MK3S - BHP/SC - G42 - 84F - 1911
[+] 11 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpSaral'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi