Yorumları: 553
Konuları: 140
Teşekkür Alındı: 530 mesajda 3,363
Teşekkür Verildi: 1,074
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Silah sesi her ne kadar hoşumuza gitse de yüzleştiğimiz sorunlara sağlığımız açısından önlemler alıyormuyuz? Doğanın içinde, av esnasında, ortam seslerini daha iyi duyabilmek için kulaklarımızı korumasız bırakmak pek çok avcının yaptığı bir şey. Ancak göz ardı edilemeyecek kadar ciddi bir sorun var.
En çok karşılaştığımız sorulardan biri de AKUSTİK TRAVMA.
Akustik travma iç kulakta sıklıkla yüksek desibelli bir gürültüye maruz kalma nedeniyle oluşan bir hasardır. Bu hasar bir kez çok yüksek sese veya daha uzun bir süre boyunca daha düşük desibelli sese maruz kalmayla ilişkili olabilir
Aşağıdaki tiplerde durumları yaşayanların akustik travma riski daha yüksektir:
- yüksek sesli endüstriyel ekipmanın uzun süreler çalıştığı bir işte çalışanlar
- yüksek desibelli seslerin uzun süre devam ettiği yerlerde yaşayanlar veya çalışanlar
- sıklıkla müzik konserlerine veya yüksek desibelli müzik etkinliklerine giden kişiler
- silah atış poligonları kullananlar
- kulaklık gibi uygun ekipman olmadan silah patlaması veya başka çok yüksek sesler yaşayanlar
Spesifik riskler açısından sürekli olarak 85 desibel sese maruz kalanlar akustik travma için en yüksek risk altındadır.
Akustik travmanın ana belirtisi işitme kaybıdır. Uzmanlar birçok durumda hastaların önce yüksek frekanslı sesler duymakta zorluk çekmeye başladıklarını belirtirler. Daha düşük frekanslı seslerde zorluk daha sonra oluşur.
Akustik travma başlangıcını işaretleyen en önemli belirtilerden biri tinnitustur. Tinnitus kulakta bir çınlama veya vızıldama sesine neden olan bir yaralanma tipidir. Hafif ila orta tinnitusu olanlar sıklıkla bu durumu sessiz bir ortamda fark ederler.
Akustik travma tedavisi biraz sıkıntılı konudur, ağır durumlarda işitme kaybı ve /veya kulak çınlaması kalıcı olabilir. (Kaynak Health-line)
Bu keyifli işi zararsız sürdürebilmek için atışlarımız esnasında kulaklarımızı değişik türde kulaklıklarla korumamız gerekir. Kapalı poligonlarda yankılanmaya bağlı ses artışı olduğunu da göz ardı etmemek ve atışlarımız esnasında mutlaka kulaklık kullanmak ileride geri dönüşü olmayacak zararlardan kendimizi korumamızı sağlar.
Pekiyi, kulaklık almaya karar verdiğimizde, seçmede bize yardımcı olacak bilgiler nelerdir onları gözden geçirelim:
Kulaklıkların ses azaltma oranları (NRR=Noise Reduction Rating)
Kulaklığın ses azaltma oranı seçimimizde dikkate almamız gereken en önemli noktalardan birisidir. Gün boyu 140 desibel (Db) patlama sesine maruz kalmak, sonuçta uzun sürede kulakta kaçınılmaz olarak hasar meydana getirecektir. Piyasada mevcut birçok kulaklık bu sesi ortalama 33 Db civarına indirebilmektedir. İyi kabul edilen kulaklıklar bu sesi 22-33 Db arasına indirmektedir. Kulak tıkaçları sesi 27 Db civarına indirmektedir. Pasif kulaklıklar ve kulak tıkaçları dışarıdan gelen tüm sesleri engellediğinden elektronik kulaklıklar bir tercih olabilir
Konfor
Kullandığınız kulaklık sizi rahatsız etmemelidir. Bazı kulaklıklarda kullanılan plastik malzemeler ciltte allerji de meydana getirebilmektedir. Uzun süreli baskı yapan nispeten sert malzemeden yapılmış kulaklıklar, uzun kullanımda ağrıya varan rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Seçeceğiniz kulaklık rahatsızlık vermemelidir
Ek fonksiyon ve yetenekler
Bazı kulaklıklar sadece gürültü azaltma özelliği taşırken (Kulak tıkacı, pasif kulaklıklar), elektronik kulaklılar farklı özellikler taşıyabilmektedir. Konuşma sesini algılayıp, patlama sesini sönümleyen, Müzik dinlemek için ses cihazı ile bağlantı yapabilen, Telsiz kulaklığı görevi yapıp mikrofon da eklenebilen özelliklere sahip değişik kulaklık türleri mevcuttur. Ancak elektronik kulaklıkların özellikleri ile paralel fiyatlarının da arttığını göz önünde tutmak gerekir.
Fiyat
Kulaklık alırken bizi en çok etkileyen faktörlerden birisi fiyattır. Çok ucuza alacağımız kulak tıkacı da etkili bir koruma sağlayabilecektir. Ancak ihtiyaçlarımız ve beklentilerimiz doğrultusunda değişik fiyat seçenekleri karşımıza çıkar. Pasif kulaklıklar nispeten ucuz iken, elektronik kulaklıklar yeteneklerine göre artan fiyatlardadır. Seçimde koruma, konfor ve kullanılabilirlik ölçülerine göre bütçemize uygun bir kulaklık mutlaka vardır.
Atış esnasında kulaklarımızı nasıl koruruz?
Özellikle genç yaştakilerin ve çocukların kulakları sese bağlı zedelenmeye daha açıktır. Nasıl bisiklete veya motorsiklete binerken koruyucu başlık takıyorsak, atış esnasında da kulaklık takmak önemli bir tedbirdir. Kulaklarımızı korumak için çeşitli yöntemler ve araçlar olmasına rağmen, değişik silahların, değişik patlama sesi bazı kulaklarca yeterince sönümlenmeyebilir. Piyasada mevcut yüzlerce seçeneğimiz olduğunu bildiğimize göre, koşullara göre en uygun kulaklığı edinmemiz şarttır.
Bir Silah ne kadar gürültülü olabilir?
Ateşli silahlar kalibrelerine bağlı olarak 140 Db bazen daha yüksek ses üretirler. Uygun bir kulaklık bu sesi rahatsız etmeyecek düzeye indirir. Ortalama bir silah 140 Db ses ürettiğnde 50 atışta kulaklarımızdan 7000 Db civarında bir ses geçmiş olur. Bir kulakta bir ay içinde 28.000 Db ses geçmesi kulakta kalıcı hasara yol açmaktadır. Kulakta ortaya çıkan hasar kalıcı olmakta ve düzelmemektedir. Bu açıdan kulak korunmasını önemsemek ve mutlaka koruyucu kullanmak gerekir
Kulak korunmasında Pasif mi? Elektronik mi?
Elektronik kulaklıkların daha yüksek koruyucu özelliği ve ek avantajları olmasına rağmen pil ile çalışmaları, uzun süre arazide kalmayı gerektiren durumlarda sorun olabilmektedir. Pilin bulunamayacağı ortamlarda pasif kulaklıklar bir avantaj olabilir. Gerekli durumlarda kulak tıkacı ile birlikte kulaklık kullanılması ek bir koruma sağlamaktadır.
Elektronik kulaklıkların (bazılarının) bir özelliği de ortam seslerini arttırarak size iletirken, silah patlaması esnasında patlama sesini asgari düzeye indirebilmesidir.
Unutmayın ki uzun süreli yüksek sese maruz kalma sonucunda ortaya çıkan Akustik travma ya ömür boyu rahatsız edici ve tedavisi olmayan kulak çınlamasına, ya da sağırlığa neden olacaktır.
Fortis Fortuna Adiuvat
Aşağıdaki 12 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz:12 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
• Achilles (19-03-2024), AliGalip (27-05-2024), ALPER F92 (01-03-2024), blacksea (17-10-2024), ceycey (28-02-2024), jfmrk (18-03-2024), marlinspike (04-03-2024), Osman Ortaç (28-02-2024), Shepherd (29-02-2024), Vefasiz (02-03-2024), Vortex (28-05-2024), yaaslanturk (18-10-2024)
Yorumları: 40
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 37 mesajda 207
Teşekkür Verildi: 35
Kayıt Tarihi: 22-02-2024
Bu konu çok önemli olduğundan kendimden örnek vererek bazı noktaları vurgulamak istiyorum. Malumunuz silah alabilir raporu içerisinde bir duyma testi var. Bu teste göre 5 m mesafeden fısıltıyı duyabilmemiz gerekmektedir. Her girdiğim odyometri testi sonrası doktorlarla biraz sohbet etme zorunluluğu yaşıyorum. Ve bu yazıyı yazarken sol kulağım tatlı tatlı vızıldıyor, zamanla beyin alışır duymaz demişlerdi ama benim beyin inatçı çıktı, duymaya devam ediyor.
Yıllar içinde kulaklıksız silah kullanma nedeniyle, genellikle yoğun atışlı aktiviteler sonrasında 3 kez ciddi duyma problemi yaşadım. Çınlamalardan dolayı ortam seslerini duymakta oldukça zorlanıyordum. İlk ikisinde bir şekilde sorun çözüldü gibi oldu. 2013 Yılı Haziran ayı başında yaklaşık bir haftalık bir atış organizasyonunda bulundum. Son gün artık suyunu çıkardık. Bu arada akıllandığımdan artık kulak tıkacı kullanıyordum. Neyse, uykusuz bir gecenin sonunda seslerden dayanamaz hale gelince bir üniversite hastanesindeki doktor arkadaşın yanında soluğu aldım. Öğle arası iki KBB uzmanı hoca benimle bir saate yakın uğraştılar. Kulaktan, kafatası kemiklerinden sesler verdiler, okudukları uzun bir listedeki kelimeleri tekrarlattılar. Sonuç olarak, tedavinin mümkün olmadığını söylediler, geçmiş olsun diye dalga geçip gittiler. Anlattıklarına göre, duymayı sağlayan kıl şeklindeki hücreler sesten ağır hasar görmüş. Benimki gibi tekrarlı hasarlarda yapılacak çok bir şey bulunmuyormuş. Tıkaç kullandığım halde neden bu oldu diye sorduğumda, sadece kulak yolundan duyulmadığını, kafatası kemiklerinden de duyulduğunu, özellikle kulak arkasındaki kemik çıkıntının iyi bir dış kulaklık ile mutlaka kapatılması gerektiğini söylediler. Benim için poligonlarda iç ve dış kulaklığın birlikte kullanımının şart olduğunu ise özellikle belirttiler. Çeşitli tedavi süreçleri ve azami dikkat ile şu anda sağlık raporu almayı hala başarabiliyorum. Bu iş şakaya gelmez, hele dost meclislerinde bağıra bağıra konuşup, içinde bazı harflerin geçtiği kelimeleri yanlış anladığınızda acaba bunlara değer miydi diye uzun uzun düşünmek zorunda kalabilirsiniz.
Aşağıdaki 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Pinus'e teşekkür ederiz:4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Pinus'e teşekkür ederiz.
• Actionman (15-02-2026), AliGalip (27-05-2024), Boreas (31-07-2024), yaaslanturk (18-10-2024)
Yorumları: 24
Konuları: 9
Teşekkür Alındı: 21 mesajda 115
Teşekkür Verildi: 17
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Bu konu maalesef silahseverler tarafından çok dikkate alınmayan bir konu. Hem verdiği bilgiler için Sn Sabri'ye, hem de değerli tecübelerini ve tavsiyelerini paylaştığı için Sn Pinus'a teşekkür ediyorum.
Bir kaç yıl önce sık kullandığımız kalibreler ile bir test videosu hazırlamıştık. Müsaadenizle paylaşıyorum:
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için lenduha'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için lenduha'e teşekkür ederiz.
• AliGalip (27-05-2024), jfmrk (18-03-2024), Vefasiz (02-03-2024)
Yorumları: 5
Konuları: 1
Teşekkür Alındı: 5 mesajda 12
Teşekkür Verildi: 100
Kayıt Tarihi: 17-03-2024
18-03-2024, 02:45
(Son Düzenleme: 18-03-2024, 02:56, Düzenleyen: ercan 45.)
Değerli arkadaşlar, eski forumda bu konu da hatırladığım kadarıyla silah sesinin frekansının 50 - 750 hz aralıgında oldugu, internette yaptığım araştırmalar da insanlarla iletişim kurduğumuz frekans 500 hz den başlamakta. bazı kaynaklar 3000 hz e kadar insanlarla iletişim kurduğumuz frekans olarak bağsedilmekte.
Yüksek sese bağlı işitme kayıpları 4000- 4500 hz aralıgında başlar. Önlem alınmazsa sağırlığa kadar gider.
Bir de kemik iletimi diye bir şey söz konusudur, kulak kepcesinin etrafından da titreşimler iç kulağın içindeki sıvıyı harekete gecirir bu duruma kemik iletimi denir.
Kemikk iletimini engelleye bilmek için dış kulak koruyucuları kullanılanılmalıdır , Eski forum da sayın LUPUS " sadece tıkaç kullanarak korunulursa akşam başınızı yastığa koyduğunuz da kulan çınlamalarına( tiniytus) maruz kalabilirsiniz" demişti.
Kulağın iç yapısını merak eden arkadaşlar olursa;
DK 16:55 te tüylü hücreleri görmektesiniz.
Saygılar
Aşağıdaki 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ercan 45'e teşekkür ederiz:2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ercan 45'e teşekkür ederiz.
• AliGalip (27-05-2024), jfmrk (18-03-2024)
Yorumları: 123
Konuları: 31
Teşekkür Alındı: 103 mesajda 363
Teşekkür Verildi: 336
Kayıt Tarihi: 01-03-2024
18-03-2024, 03:17
(Son Düzenleme: 18-03-2024, 03:17, Düzenleyen: AliGalip.)
(28-02-2024, 11:29)Pinus yazdı: Tıkaç kullandığım halde neden bu oldu diye sorduğumda, sadece kulak yolundan duyulmadığını, kafatası kemiklerinden de duyulduğunu, özellikle kulak arkasındaki kemik çıkıntının iyi bir dış kulaklık ile mutlaka kapatılması gerektiğini söylediler. Benim için poligonlarda iç ve dış kulaklığın birlikte kullanımının şart olduğunu ise özellikle belirttiler.
Öncelikle geçmiş olsun, acı tecrübeniz atıcılar için bir ders niteliğinde. Sadece kulak içi tıkacın yeterli olmadığını bir kez daha görmüş olduk.
Yorumları: 173
Konuları: 14
Teşekkür Alındı: 151 mesajda 465
Teşekkür Verildi: 420
Kayıt Tarihi: 03-04-2024
18-04-2024, 06:35
(Son Düzenleme: 18-04-2024, 06:40, Düzenleyen: sentinel.)
Birçok kişiye zarar vermiş bir şehir efsanesi de ‘kulağın sese alışması’dır. Elbette bir sivil, eğitimsizlikten böyle bir fikre kapılabilir veya buna uyabilir; ancak eğitimlerde bu şekilde bir yönlendirme yapılması vahim bir durum. Özellikle devlet kurum ve teşkilatlarının bazı eğitimlerinde yönetmelikte koruyucu ekipmanın kullanılması zorunlu olduğu halde, hem tecrübesizlikten hem de eğitim sürecinin işe başlama durumunu doğrudan etkilemesinden dolayı, böyle bir talimata karşı çıkmakta çekinceler olabiliyor. En azından forum vesilesiyle ‘kulağın sese alışması’ gibi bir durumunun olmadığı, bunun aslında geçici sağırlık durumu olduğu gerçeğinin altını çizebiliriz. Özellikle silahla görev yapan kişilerin ileride karşılaşabileceği olaylarda bu işitme kaybı, hem kendi akıbetini hem de üstlenilen görevin başarısını riske atacağı açıktır.
Ani gelişen olaylar dışında, hiçbir surette kulaklıksız atış yapılmamalıdır!
Yanlışım varsa düzelt, eksiğim varsa tamamla
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz.
• ceycey (18-04-2024), ercan 45 (19-04-2024), Mehmet06 (03-08-2024)
Yorumları: 23
Konuları: 2
Teşekkür Alındı: 16 mesajda 46
Teşekkür Verildi: 63
Kayıt Tarihi: 20-05-2024
Başıma gelen olay olduğu için yeni silah sahibi arkadaşları uyarmak adına yazıyorum. Yaklaşık 10 sene önce kursta hocalar tarafından komandom kulağınız alışsın denilerek kulaklık takmaya izin verilmezdi. Sonra bizde öyle cahilliğimizden devam ettik. Sürekli makinalı tüfek atışları ve en sonunda çözüm sürecinde EYP yememizle zirve yaptı kulak çınlaması. Bir kaç tane profesör ve uzman doktorun dediği ise sol kulakta sinirler ölmüş, %20 civarı kayıp ve tiz sesleri duyamama. Çınlama bir saniye bile susmuyor. Patlamadan sonra direk elektronik atış kulaklığı aldım hala kullanıyorum her faaliyette. İlerlemesin en azından motivasyonuyla. Canını seven mutlaka kulaklık kullansın. Paranız neye yetiyorsa onu alın ama kulağınızı koruyun. Birşey olmaz diyenlere inanmayın. Herkesin sağlığı farklı. Hiçbirşey olmayan insanlarda gördüm benim gibilerde çok var. Riske atmayın. Ölene kadar sol kulağım çınlayacak ve tedavisi yok.
Yorumları: 553
Konuları: 140
Teşekkür Alındı: 530 mesajda 3,363
Teşekkür Verildi: 1,074
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Dr.Paul Bonelli'nin "Ateşli Silahlardan Kaynaklanan Gürültüye Bağlı ve Patlama Aşırı Basıncına Bağlı İşitme Kaybının Önlenmesi ve Tedavisi" başlıklı yazısını yararlı bulduğum için, Türkçeleştirerek forumumuza aktarmanın yararlı olacağını düşündüm.
DESİBEL VE İŞİTME KAYBI
Desibel nedir? Ses, dalgalar halinde yayılan ve frekans ve genlik ile ölçülen bir enerjidir. Frekans, Hertz (Hz) cinsinden raporlanır ve bir saniyedeki ses titreşimlerinin sayısını ölçer. Sesin Genliği ise desibel (dB) ölçeğinde raporlanır ve sesin basıncını veya kuvvetini ölçer. Bir sesin genliği ne kadar fazlaysa, o kadar yüksek olur.
Logaritmik desibel ölçeği, doğrusal bir ölçekte olduğundan farklı ölçer. Örneğin, desibel ölçeğinde her 10 dB artış, ses basınç seviyesi (SPL) olarak 10 kat artışa eşittir. Neredeyse sessizlik 0 dB olarak ifade edilir, ancak 10 dB olarak ölçülen bir ses aslında 10 kat daha yüksek olur. Bir ses 20 dB ise, bu neredeyse sessizlikten 100 kat daha yüksektir. 30 dB, 1000 kat ve 40 dB ise 10.000 kat daha yüksektir.
ABD’nin Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü, anlık yüksek gürültülere maruziyetin 140 dB ses basınç seviyesi (SPL) aşmamasını önermektedir. Çoğu insan, 140 dB SPL’de tek bir olaya maruz kalmanın bir kişinin günlük izin verilen gürültü maruziyetinin %100’ünü oluşturduğunu fark edemez.
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsünün izin verilen darbe gürültüsü maruziyeti sınırı da 140 dB SPL’dir. İşitme hasarı için SPL tek faktör değildir. Darbenin süresi ve darbe sayısı gibi diğer faktörler de oluşacak işitme kaybı üzerinde etkilidir. Kapalı bir atış poligonunda, yankılanan ses (yankı) da önemli bir faktör haline gelir. Namlu ucundaki cihazın türü de SPL ve BOP (Patlama Aşırı Basıncı) seviyelerinde artışa katkıda bulunan ve dolayısıyla NIHL (Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı) riskini artıran önemli bir faktördür.
En son teknolojiye sahip işitme koruma kulaklıklarının işitmenizi korumak için yeterli olduğunu düşünüyorsanız, ne yazık ki yanılıyorsunuz. Odyoloji, iş sağlığı ve güvenliği ve askeri topluluklar, darbe gürültüsü ve işitme kaybı riski konusunda bir fikir birliğine varamamışlardır, ancak uzmanlar arasında ateşli silah kullanımı sırasında güvenli işitme maruziyeti seviyeleri konusunda genel bir uzlaşı vardır. ABD Askeri Standardı 1474D, günlük atış sayısına dair kabul edilemeyecek kadar yüksek tahminler sunmaktadır (bir hesaplama, bir Colt AR-15 tüfeği için bir işitme koruma cihazı altında 3.000 atışa izin verildiğini göstermiştir). Diğer hesaplamalar, maksimum önerilen atış sayısının 100 ile 1.000 arasında olduğunu öne sürmektedir. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü (NIOSH) günlük maksimum atış sayısını belirlemek için şu formülü önermiştir: N = 10^((140 - PI dB)/10), burada N izin verilen atış sayısını ve PI dB ise işitme koruma cihazı altındaki sesin ( kulaklık ve/veya kulak tıkacı) zirve darbe seviyesini ifade eder.
NIOSH formülünü uygulamak, tek bir işitme koruması (kulaklık) ile günlük izin verilen atış sayısının 1-10 olduğunu gösterir. Bu önerilen formül muhafazakâr bir tahmindir ve darbenin süresi veya frekans içeriği için herhangi bir telafi yapmaz. NIOSH formülünü çift koruma ( kulaklık ve kulak tıkaçları) ile uygulamak, günlük izin verilen atış sayısını 100-1.000’e çıkarır.
Bir 5.56 AR-15 tüfeği için David Clark Model 27 kulaklık kullanıldığında gürültü azaltma miktarı 31 dB’dir; zirve seviye 165 dB’den 134 dB SPL’ye düşürülmüştür. Sadece kulaklık kullanıldığında, NIOSH tarafından önerilen atış sayısı 24 saatlik bir süre içinde 5’ten az olacaktır. Evet, doğru okudunuz. Kulaklık kullanıldığında önerilen maksimum atış sayısı 24 saatlik bir süre içinde 5’ten azdır. NIOSH formülünü çift koruma ( kulaklık ve kulak tıkaçları) için uygulamak, günlük izin verilen atış sayısını 100-1.000’e çıkarır. Takılan kulak tıkaçları yaklaşık 30 dB zirve darbe azaltma değerleri gösterir. Uygun şekilde takılmış bir kulaklık ve derin yerleştirilmiş köpük kulak tıkacı kombinasyonu, çoğu durumda yeterli olan 50 dB’ye kadar zirve azaltma sağlayabilir.
Yine, bir 5.56 Kısa namlulu tüfek kapalı alanda bir gün içinde namlu freni ile birden fazla ateşlerseniz, bu muhtemelen yeterli işitme koruması sağlamaz.
Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı riskini azaltabilecek bir başka cihaz ise yaygın olarak susturucu olarak bilinen, ancak yanlış bir şekilde adlandırılan ateşli silah susturucusudur. Bir ateşli silahı ateşlemek, namludan mermiyi dışarı fırlatan gazların ani salınımıyla (şampanya şişesinin mantarının patlamasına benzer) yüksek seviyeli bir akustik darbe üretir. Namlunun ucuna takılan bir susturucu, namluya büyük bir hacme sahip bir hazne bağlayarak gaz basıncından kaynaklanan gürültüyü azaltabilir.
Ayrıca, hazne içindeki bir dizi bölme veya akış teknolojisi tasarımları, darbe gürültü seviyesini daha da azaltmak için susturucu görevi görür. Susturucular, merminin namludan çıktıktan sonra ses duvarını aşmasının neden olduğu gürültüyü azaltamaz. Bununla birlikte, bu durumun oluşmasını önlemek için süpersonik olmayan mühimmat kullanılabilir ve bu da genel ses-basınç seviyesini düşürür. Süpersonik olmayan mühimmatın susturucu ile birlikte kullanılması, her iki yaklaşımın tek başına kullanılmasından daha fazla ses azaltımı sağlayabilir.
İŞİTME KAYBI RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER
Tüfek, Tabanca Kalibresi veya Av Tüfeği Ölçüsü Seçimi
Çoğu tüfek, tabanca ve av tüfeği tehlikeli derecede yüksek seviyelerde darbe gürültüsü üretir. Magnum kalibreler, gürültü seviyelerini önemli ölçüde artırır. Hedef atışı için daha küçük kalibreli ateşli silahların kullanılması, Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı riskini azaltabilir. Atıcılar, kalibre seçimlerini diğer faktörlerle dengelemelidir, ancak yeterli etkin menzile sahip daha küçük bir kalibre akıllıca bir karar olabilir. Uygun işitme koruma cihazlarının tutarlı kullanımı vurgulanmalıdır. Büyük çaplı ateşli silahlarla atış yaparken çift işitme koruması veya daha fazlasının kullanılması özellikle önemlidir.
Namlu Frenleri
Namlu frenleri ve portlar geri tepme kuvvetini azaltabilir, ancak genellikle artan gürültü tehlikeleri pahasına. Namlu/port üzerindeki açıklık, gazların kulağa daha yakın bir yerden dışarı çıkmasına izin verir ve ayrıca daha fazla ses enerjisi atıcıya doğru yayılır. Sonuç olarak, namlu frenleri, atıcının kulaklarında ölçülen zirve ses basıncı seviyelerini sıklıkla artırır. Bu durum, kısa namlular kullanıldığında daha da kötüleşir.
Atış Ortamı
Neredeyse her tür ateşli silah, özellikle hızlı ateş edebiliyorsa veya yankı yapan bir ortamda, kullanılıyorsa işitme açısından tehlikelidir. Kapalı bir odada veya ses işleminden yoksun kapalı bir atış poligonunda ateş etmek, açık hava alanlarına göre riski artırır. Yankı yapan bir ortamda ateş etmek, daha uzun darbe sürelerine neden olacak ve daha yüksek ses basıncı seviyelerine katkıda bulunarak işitme kaybı riskini artırabilir.
(Not: Hani ev savunması, tabanca atalım, yok olmadı av tüfeği vs.. diyoruz ya! Acil şartlarda kulak koruması olamayacağından, kapalı mekanda silah atmanın kulağımızı ne hale getireceğinin de hiç hesabını yapmamışızdır...)
Ateş Edilen Mermi Sayısı
Atılan mermi sayısı arttıkça, Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı) riski de artar. Atılan her mermi potansiyel olarak işitme kaybına katkıda bulunur. Örneğin, kolluk kuvvetleri veya askeri personel, spor atıcıları ve yarışmacılar, av tüfeğini bir sezon boyunca sadece birkaç kez ateşleyen büyük av avcılarından daha fazla işitme kaybı riski altında olabilir. Bu, birçok tur atış fırsatı sunabilir ve bu oturumlarda birden fazla işitme koruma seviyesi zorunludur.
Gruplar Halinde Atış Yapmak
Eğitim gibi grup halinde yapılan atışlarda tek bir alanda birden fazla atış yapılabilir ve neredeyse tamamen hızlı ateşli ateşli silahlar kullanılır. Bu durumda atıcılar, sadece kendi silahlarından gelen yüksek seviyedeki darbe gürültüsüne değil, aynı zamanda yakınlardaki diğer atıcıların silahlarından gelen darbelere de maruz kalırlar. Atıcılar arasındaki mesafenin artırılması ve hem atıcıların hem de seyircilerin işitme koruma cihazları taktıklarından emin olunması, maruziyet seviyelerini azaltmak açısından önemlidir.
Tabanca Kullanımı ve Kısa Namlu Tüfek (SBR) Kullanımı
Her kalibrede tabanca veya Kısa namlulu tüfek, kısa namlunun namlu ucunun uzun bir namluya göre kulaklara daha yakın olması nedeniyle tehlikeli seviyelerde darbe gürültüsü üretir. Büyük kalibreli tabancalar (örneğin, .357, .44 kalibre magnum ve .50 kalibre) veya namlu frenleri kullanan çoğu tüfek kalibresi, özellikle kısa namlulular, atıcıyı 170 dB zirve ses-basınç seviyesinden daha yüksek darbe seviyelerine maruz bırakabilir. Gürültüye Bağlı İşitme Kaybını önlemek için büyük kalibreli tabancalar, tüfekler ve Kısa namlulu tüfekler ile ateş ederken çift işitme koruma cihazı kullanmak önemlidir. Ayrıca, bir yüzeyin (masa veya sehpa gibi) üzerinde ateş etmenin ya da açık zeminde ayakta durmanın aksine zemine yakın bir yerde ateş etmenin, kulağa ulaşan zirve ses-basınç seviyesini artıracağını da unutmamak gerekir.
Şimdiye kadar verilen bilgilerin çıkarımları şunlardır:
- "İşitme açısından güvenli" kabul edilen standart 140 desibeldir, bu da 24 saatlik bir süre içinde 140 dB ses basıncı seviyesine bir kereden fazla maruz kalınmaması gerektiği anlamına gelir.
- Sadece bir seviyeli işitme koruma cihazı kullanmak (kulaklık ya da kulak tıkacı) güvenli sınırlar içinde kalmak için önerilen atış sayısını günde 5 ile 10 arasında sınırlar.
- Çift seviyeli işitme koruma cihazı kullanmak bu sınırı günde 100 ile 1200 mermiye çıkarır.
- Gürültüye bağlı işitme kaybı risk faktörünü artıran durumlar; kapalı alanda ateş etmek, tabanca kullanmak, kısa namlulu tüfek kullanmak, grup halinde atış yapmak, kapalı alanlarda ateş etmek ve namlu freni kullanmaktır.
- Gürültünün etkisi kümülatiftir. Daha düşük seviyelerde birden çok maruziyet, daha yüksek seviyelerde tek bir maruziyetten daha fazla hasara neden olabilir.
(DEVAM EDECEK)
Fortis Fortuna Adiuvat
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
• blacksea (17-10-2024), sentinel (17-10-2024), Xlll (17-10-2024)
Yorumları: 10
Konuları: 2
Teşekkür Alındı: 4 mesajda 9
Teşekkür Verildi: 7
Kayıt Tarihi: 23-05-2024
Bahsedilen durumun yanımda tecrübe edilmesiyle birebir şahit oldum. 500 SW kalibresiyle atış yaparken , arkadaşıma yalvaracak şekilde kulaklık takmasını söyledim. Dinlemedi tabiki. Sonuç olarak , kulak içi kristalleri oynama yaptı, bir gece hastanede kaldı, 3 gün boyunca da denge kaybı yaşadı ve 18 19 bin tl ilk tıbbi masrafa maloldu. Ben zaten çantamda tıpa ile gezdiğim için hayatıma devam ettim.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Gurkan'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Gurkan'e teşekkür ederiz.
• Sabri (17-10-2024)
Yorumları: 553
Konuları: 140
Teşekkür Alındı: 530 mesajda 3,363
Teşekkür Verildi: 1,074
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Dr.Paul Bonelli'nin "Ateşli Silahlardan Kaynaklanan Gürültüye Bağlı ve Patlama Aşırı Basıncına Bağlı İşitme Kaybının Önlenmesi ve Tedavisi" başlıklı yazısından devam:
Silah patlamasına, atıcı veya seyirci olarak maruz kalmak, bireyleri yüksek yoğunluklu ateşli silah gürültüsüne korumasız maruz kalmaktan kaynaklanan gürültüye bağlı işitme kaybı (NIHL) ve kulak çınlaması (tinnitus) riski altında bırakabilir. Neredeyse tüm ateşli silahlar 140 dB'nin üzerinde darbe seviyeleri üretir.
Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gençlerde 120 dB’nin üzerinde bir ses basıncı seviyesine (SPL) maruz kalınmamasını önermektedir. Unutmayın ki birçok yaygın hava tüfeği bu gençlik sınırını rutin olarak aşmaktadır.
İşitme kaybı, ateşli silah gürültüsüne tekrarlanan korumasız veya yetersiz koruma ile maruz kalınması sonucunda zamanla kademeli olarak meydana gelebilir. Ayrıca, tek bir korumasız atıştan kaynaklanan akustik travma nedeniyle işitme kaybı aniden ortaya çıkabilir. İşitme hasarı riski, gürültü şiddeti (ne kadar yüksek) ve maruz kalma süresi (kulakların ne kadar süreyle maruz kaldığı) ile ilgilidir.
İşitme kaybı genellikle düşük frekans aralığında normal veya normale yakın işitme duyusu ile karakterize edilirken, yüksek frekans aralığında ciddi işitme bozukluğu, konuşmayı net bir şekilde duyma zorluğuna neden olur. Bugün, ateşli silahlardan gelen korumasız gürültü maruziyetinin, doğrudan mekanik hasardan ya da zamanla tekrarlanan ateşleme maruziyetlerinden veya sınırlı sayıda (tek bir atış dahil) yüksek yoğunluklu maruziyetlerden kaynaklanan "akustik travma" olarak adlandırılan dolaylı fizyolojik ve biyokimyasal iç kulak etkilerinden dolayı kalıcı Gürültüye Bağlı İşitme Kaybına (NIHL) yol açabileceği genel olarak kabul edilmektedir. Ateşli silah gürültüsüne maruz kalmanın bir diğer sonucu da kulak çınlamasıdır (tinnitus) ve aşırı maruziyetin erken uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir.
Günlük maksimum önerilen SPL'yi (Ses Basıncı Seviyesi) aşmanın ne kadar kolay olduğunu anlamak için yukarıdaki tabloya bakmamız yeterli. Grafikteki mavi çizginin üzerindeki herhangi bir maruziyet, işitme kaybına yol açabilir. Örneğin, X, Y eksenine baktığımda, temel sınırın bir kez 140 desibele maruz kalmanın günlük sınır olduğunu görebiliriz. X ekseninde "PSL"ye (İşitme Koruması Altında Tepe Ses Seviyesi) baktığımızda, 130 dB’ye maruz kalmanın yaklaşık 10 atıştan sonra günlük sınırı aşmamıza izin vereceğini görebiliriz.
Kulak tıkaçları ve kulaklıklar gibi HPD'lerin (İşitme Koruma Cihazları) etkinliğini anlamak için NNR'nin (Gürültü Azaltma Derecesi) ne anlama geldiğini ve HPD'lerle nasıl ilişkili olduğunu bilmek gerekir. NNR, Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından geliştirilmiştir. EPA düzenlemelerine göre, NNR, işitme koruyucu ambalajında belirtilmelidir.
Gürültü Azaltma Derecesi, belirli bir işitme koruyucunun yeterliliğini değerlendirmek için bireysel bir gürültü ortamıyla ilişkilidir. HPD'ler için tipik aralık, 15 ila 35 desibel ses sönümlemesidir. NNR ne kadar yüksekse, o kadar fazla gürültü azaltımı sağlar. 3M Classic Kulak Tıkaçları, 29 NNR derecesine sahip olan köpük kulak tıkaçlarıdır, yani laboratuvar koşulları altında 29 dB gürültü azaltımı sağlarlar.
Ancak bu kadar basit değil. Endüstriyel İş Sağlığı ve Güvenliği standartları, işitme koruma cihazından elde edilen gürültü azaltımını hesaplamak için NNR derecelendirme sayısının 7 dB azaltılmasını gerektirir. 7 dB'lik bir azaltma yapılır çünkü NNR, ideal laboratuvar koşulları altında atanır. Bu nedenle, cihazın gerçek dünyadaki gürültü azaltımı gerçeği yansıtmayabilir. Böylece 29 NNR derecesine sahip kulak tıkaçlarınız, gerçek dünyada aslında yalnızca 22 NNR'dir. Açık havada standart mühimmatla A2 flaş gizleyiciye sahip 16 inç namlulu bir AR-15 5.56 ile ateş ediyorsak, yaklaşık 167 dB'lik bir tepe SPL görebiliriz. Bu değerden 22 NNR çıkarırsak, bir atışla hâlâ maksimum günlük SPL maruziyet sınırını aşıyoruz.
Çift işitme koruması tam olarak kulağa geldiği gibidir: çift işitme koruması. Bu işitme koruması yöntemi, aynı anda iki tür işitme korumasının uygulanmasıyla sağlanır. Örneğin, bir atıcı, ateş ederken hem kulak tıkacı hem de işitme koruma başlığı cihazı takmaya karar verirse, bu, çift işitme koruması (genellikle “çift koruma” olarak da adlandırılır) olacaktır.
Bir kulak tıkacı ve kulaklık kombinasyonunun sönümlemesini yeterli doğrulukta tahmin edebilecek ampirik veya teorik olarak türetilmiş denklemler mevcut değildir. Farklı kulaklıklar aynı kulak tıkacı ile kullanıldığında sönümleme çok az değişir, ancak belirli bir kulaklık için, belirli frekanslardaki sönümleme için kulak tıkacı seçimi kritik öneme sahiptir. Ayrıca, çift koruma kombinasyonları, yaklaşık 40 ila 50 dB'lik, frekansa bağlı olarak, kemik iletimi, doku ve sıvı yolları tarafından dayatılan sınırlamalara eşit bir sönümleme sağlar. Genel bir kural olarak, OSHA'nın (İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi) en koruyucu iki cihazdan birinin Gürültü Azaltma Derecesine (NRR) 5 dB ekleyerek çift koruma hesaplama prosedürü makul bir yaklaşımdır. Yani, MOLDEX kulak tıkaçlarını, 33 NNR olarak derecelendirilmiş kulaklıklarla birlikte eklersek ve kulaklıkların NNR derecesi 26 olursa, iki NNR derecelendirmesinden daha yüksek olanı alır ve 5 ekleriz. Bu bize yaklaşık 38 NNR’lik bir toplam verir. Bu, bizi işitme koruma güvenlik bölgesine rahatça yerleştirir.
Bir çalışmaya göre, nüfusun yaklaşık %84'ü için gerçekçi olarak elde edilebilecek en yüksek sönümleme, NNR benzeri bir sayı açısından yaklaşık 25 dB'dir (Hachey ve Roberts, 1983). NNR değerlerindeki kesinlik eksikliği, Howard Leight / Sperian Hearing Protection, LLC'de İşitme Koruma Direktörü olan Brad Witt'in bir makalesinde özetlenebilir:
“Çift koruma yönteminden elde edilen sönümleme, basitçe kulak tıkacı ve kulaklığın birleşik derecelendirmesi değildir. Kombine korumanın sınırını aşan bir tavan etkisi vardır.”...”Aslında, kulak tıkacı doğru bir şekilde takıldıkça, hangi kulaklığın kullanıldığı çok az fark yaratır.” Ve son olarak... “Çift korumadan maksimum fayda sağlamak için anahtar, özellikle kulak tıkacının doğru şekilde oturtulmasıdır. Kötü takılmış bir kulak tıkacı, kulaklıkla birlikte takıldığında, ortaya çıkan çift koruma yalnızca kulaklık kadar olur.”
(DEVAM EDECEK)
Fortis Fortuna Adiuvat
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
• catana (20-10-2024)
|