Yorumları: 86
Konuları: 14
Teşekkür Alındı: 56 mesajda 175
Teşekkür Verildi: 346
Kayıt Tarihi: 08-03-2024
Sayın Türkmenoğlu eski forumda da paylaşımlarınızı keyifle ve dikkatle okurdum tekrardan burada olmanıza çok sevindim üç yıl önce bir yarı otomatik tüfek almak için gittiğim hisar önünde aramızda çok küçük bir fark olmasına rağmen Fabarm sat 8 telescobic modelde anlasamayip eve bir kinetik Stoeger m3000 ile döndüm hala bunun pismanigini buruklugunu yaşıyorum gövde namnu uyumu sorunu yüzünden üst vurma meselesini gidermek için arpacigin altına yapılacak bir platform a harcadigim para ve zamanı üzerine ekledigim truglo 1.5mm arpacık fiyatinida dahil edersek pişmanlığım pik yaptı asıl suprizi ise mekanizmayı temizlemek için soktugumde yaşadım köstek pimi zımbalı proses olduğundan söküldüğünde yatağında salınan birdaha kullanılamayacak bir pimle tanıştım tornacida bir pim yaptırmak yerine fabrikaya yollayıp tekrar pim çakıldı enteresan olansa kullanma kılavuzunda mekanizmanın detaylıca nasıl sokulecegini tarif eden Stoeger pimin birdaha sağlıklı kullanılamayacağıni belirtmemiş olmasiydi
Yorumları: 36
Konuları: 1
Teşekkür Alındı: 27 mesajda 70
Teşekkür Verildi: 120
Kayıt Tarihi: 21-08-2024
Ben ilk tüfeğimi almaya karar verdiğimde bu forumdaki ve yerli/yabancı diğer forumlardaki birçok paylaşımı/tartışmayı okudum. En sonunda biri yarı otomatik diğeri pompalı iki tüfek almaya karar verdim. Bütçem ithal tüfeklere el vermediği için de yerli markalara bakmaya başladım. Sonuç olarak Stoeger M3000 Taktik Standart yarı otomatik ve Hatsan Escort Aimguard pompalı tüfekleri envanterime aldım. Her iki tüfekle 28gr-36gr arasında 4 no.lu saçmadan tek kurşuna kadar çeşitli fişeklerle yüzlerce atış yapıldı. Hatta plastik saçmalı fişek, ses fişeği ve kısa fişek de attık. Normal fişeklerde her iki tüfek de sorunsuz çalışırken kinetik sistemli Stoeger M3000 hafif olan son üç tip fişekte kurma yapmadı. Bu da zaten beklenen bir şeydi. Kısacası ben seçimlerimden memnunum.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için axoy68'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için axoy68'e teşekkür ederiz.
• ceycey (04-09-2024)
Yorumları: 554
Konuları: 140
Teşekkür Alındı: 531 mesajda 3,376
Teşekkür Verildi: 1,080
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Herkesin tercihlerine, seçimlerine saygılıyım. Ama bir konuda olgulara dayalı bir düşüncem var. Eğer bir silahın aksaklık veya tutukluk yapma ihtimali varsa ondan savunma amaçlı yivsiz tüfek olmaz. Nedenlerini Değerli üstat Saim Alper Erdem'in yazıları ile anlatmıştım:
Neden pompalı tüfek savunma amaçlı yivsiz tüfek olarak kullanılmaz:
POMPALI
Neden kinetik (inertial) mekanizmalı bir yivsiz yarı-otomatik tüfek savunma amaçlı kullanılmaz:
KİNETİK TÜFEĞİN SINIRLARI
Saygılarımla
Fortis Fortuna Adiuvat
Aşağıdaki 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz:4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
• ceycey (04-09-2024), Ömer Faruk (28-12-2024), TA1ILO (04-09-2024), TamEr (26-12-2025)
Yorumları: 36
Konuları: 1
Teşekkür Alındı: 27 mesajda 70
Teşekkür Verildi: 120
Kayıt Tarihi: 21-08-2024
05-09-2024, 09:25
(Son Düzenleme: 05-09-2024, 09:35, Düzenleyen: axoy68.)
Sn. Sabri, görüşlerinize saygım var. Silahlarımı bahsettiğiniz mülahazaları dikkate alarak edindim. Ancak aksaklık/tutukluk yapma ihtimali söz konusu olduğunda kırma (tek/çifte/süperpoze/üçlü) tüfeklerden başka yivsiz seçeneği kalmıyor. Diğer tüm tüfek tiplerinin aksaklık/tutukluk yapma ihtimali var. Sıkıntı şuradan kaynaklanıyor; Sn. Erdem'im yazılarında da belirttiği gibi bu tüfekler bize Amerikan hediyesi ve Amerikan forumlarına bakarsanız bu tüfekler (iri saçma/şevrotin atmak kaydıyla) ev savunması için tabancadan daha uygun. Ülkemizdeki hukuki mevzuat ABD'den farklı olduğu için ben şahsen şehrin göbeğindeki dairemde ev savunması için tüfek düşünmüyorum. Kırsalda olsam düşünülebilirdi. Bu durumda savunma amaçlı yivsiz tüfek kullanımı açık alanla sınırlanmış (olası bir doğal felaket sonrası yağmacılara/soygunculara karşı, olası bir iç savaşta rejim düşmanlarına karşı, olası bir düşman saldırısında meskun mahallerde düşmana karşı) oluyor. Açık alanda da bahsettiğiniz sorunları bugüne kadar hiç yaşamadım, bundan sonra da yaşar mıyım bilmiyorum.
Yorumları: 554
Konuları: 140
Teşekkür Alındı: 531 mesajda 3,376
Teşekkür Verildi: 1,080
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Sn. axoy68,
Ev savunması kavramı da Amerikadan ithal bir kavram. Bizde kuyumcuya silahlı soyguncu girmesi sıktır da, eve A.B.D. deki gibi silahlı soyguncu girmesi milyonda bir ihtimal. Bu konuda da daha önce ev güvenliğinin sağlanması için alınacak önlemler yazıldı, çizildi. Silahlı çatışma en son seçenek. Bizdeki yasalar da A.B.D. deki kadar saldırıya uğrayanı korumuyor. Meşru müdafaa koşulları ağır. Kimsenin böyle bir olayla karşılaşmasını temenni etmiyorum.
Kimsenin de mecbur kaldığında silahının sorun yaşatmamasını diliyorum.
Saygılar
Fortis Fortuna Adiuvat
Yorumları: 101
Konuları: 6
Teşekkür Alındı: 92 mesajda 447
Teşekkür Verildi: 112
Kayıt Tarihi: 23-02-2024
06-09-2024, 15:39
(Son Düzenleme: 06-09-2024, 15:40, Düzenleyen: turkmenoglu.)
Değerli forumdaşlar,
Kişisel olarak temel görüşümü paylaşacağım müsadeniz ile. Öncelikli olarak yerli ithal diye ayırmak doğru değil. Avcıların elinde ne problemli berettalar benelliler gördüm. Bizim gibi 3. dünya ülkelerine problemli silahları göndermekten imtina etmiyordu üreticiler. Zira silah kültürü düşüktü, kullanıcı profilinin yüzde 99 u aldığı silahı kontrol etmekten bi haberdi. Çok sıhhatli çalışan yerli ürünlere de denk geldim. Zaten olası bir kötü gün senaryosunda yivsiz tüfekle vatan kurtarılmayacak. Harcayacağınız fişek 1-3 .. hadi abartıp 20 adet diyelim.. hadi fantezi yapıp 50 atım yapacağız diyelim. Son silah aldırdığım akrabama da yine yerli bir silah aldık.
Yine de kişisel görüşüme göre 2-3 bin dolarlık telefon almak yerine o parayı mevcut coğrafyada ve şartlarda silaha yatırmak daha mantıklı geliyor. Şahsen kendim evimde savunma amaçlı kullanıma ayırdığım fabarm sat 8 ve m4 ü tutuyorum. Bugün alacak olsam bu tüfekler için bu kadar bütçe ayırmaktan imtina ederdim muhtemelen. Çok değil 14-15 sene önce maaşımdan arttırdığım bedel ile ikinci el de olsa hiç kullanılmamış cz ve bhp tabanca alabiliyordum. Veya bir iki ay harcamalarımı sıkarak sıfır bir glock veya bhp veya cz almak, m4 almak olası idi.
Günümüz hayat şartlarında bütçe daha da önemli hale geldi. Envanterdeki mevcut silahın çalışma sıhhatini bilip ona göre temkinli davranmak öncelikli olmalı. Silah-fişek uyumu konusu da var. Kronik bir üretim sıkıntısı olmayan yerli tüfeklerde yeterli deneme ile hangi tür mühimmatlarda silahın daha az problem çıkardığı da kolaylıkla anlaşılabiliyor.
Saygılarımla
Yorumları: 86
Konuları: 14
Teşekkür Alındı: 56 mesajda 175
Teşekkür Verildi: 346
Kayıt Tarihi: 08-03-2024
09-01-2025, 19:26
(Son Düzenleme: 09-01-2025, 22:05, Düzenleyen: ceycey.)
turkmenoglu
Değerli forumdaşlar,
Kişisel olarak temel görüşümü paylaşacağım müsadeniz ile. Öncelikli olarak yerli ithal diye ayırmak doğru değil. Avcıların elinde ne problemli berettalar benelliler gördüm. Bizim gibi 3. dünya ülkelerine problemli silahları göndermekten imtina etmiyordu üreticiler. Zira silah kültürü düşüktü, kullanıcı profilinin yüzde 99 u aldığı silahı kontrol etmekten bi haberdi. Çok sıhhatli çalışan yerli ürünlere de denk geldim. Zaten olası bir kötü gün senaryosunda yivsiz tüfekle vatan kurtarılmayacak. Harcayacağınız fişek 1-3 .. hadi abartıp 20 adet diyelim.. hadi fantezi yapıp 50 atım yapacağız diyelim. Son silah aldırdığım akrabama da yine yerli bir silah aldık.
Yine de kişisel görüşüme göre 2-3 bin dolarlık telefon almak yerine o parayı mevcut coğrafyada ve şartlarda silaha yatırmak daha mantıklı geliyor. Şahsen kendim evimde savunma amaçlı kullanıma ayırdığım fabarm sat 8 ve m4 ü tutuyorum. Bugün alacak olsam bu tüfekler için bu kadar bütçe ayırmaktan imtina ederdim muhtemelen. Çok değil 14-15 sene önce maaşımdan arttırdığım bedel ile ikinci el de olsa hiç kullanılmamış cz ve bhp tabanca alabiliyordum. Veya bir iki ay harcamalarımı sıkarak sıfır bir glock veya bhp veya cz almak, m4 almak olası idi.
Günümüz hayat şartlarında bütçe daha da önemli hale geldi. Envanterdeki mevcut silahın çalışma sıhhatini bilip ona göre temkinli davranmak öncelikli olmalı. Silah-fişek uyumu konusu da var. Kronik bir üretim sıkıntısı olmayan yerli tüfeklerde yeterli deneme ile hangi tür mühimmatlarda silahın daha az problem çıkardığı da kolaylıkla anlaşılabiliyor.
Saygılarımla
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayın Türkmenoğlu, siz bu yivsiz konusunda eski forumda da çokça yazar çizerdiniz. Bir beratta 1301, bir M4, bir fabarm veya MOSSBERG kalitesinde olmasa da problem yaşamadan kullanacağımız, tavsiye edeceğiniz bir yerli marka-model varmı dır?
Yorumları: 101
Konuları: 6
Teşekkür Alındı: 92 mesajda 447
Teşekkür Verildi: 112
Kayıt Tarihi: 23-02-2024
Sn Köstenceli35;
Keşke bir önerim olabilse, ama inanın yorumda bulunmak beni büyük eziyet altında bırakıyor.
Şöyle anlatayım müsadenizle;
1. Forumda iyi denilen her şey uçuyor, kötü denilen her şeyin piyasası durağan hale geliyor.
Bir bildirimde bulunmak firmalara zarar veriyor veya bazı firmaların işine yarıyor. Bu durum ise bence haksızlık. Neden derseniz, banttan çıkan her ürününün iyi olduğu bir marka model görmedim yerlilerde. Yani firmaların vebali altına giriyoruz.
2. Çoğu silah sever veya ailesini korumak amacı ile silah edinmek isteyen kişi sosyal platformlardan bilgi ediniyor. Bu şekilde bilgiye ulaşmak hem çok hızlı hem fazlaca görüşe kolaylıkla ulaşılabiliyor. Muhtemelen %99 u da evine bir/birer tüfek/tabanca alacak maddi durumda veya istekte. Verilen hatalı bir bilgi ile gariban insanın parasını çar çur etmesine vesile olup vebal alıyoruz. Daha büyük vebal ise insanların zamanı gelip ihtiyaç duyarsa bu çalışmayan silahlar ile kendisini ve ailesini sokacağı tehlikeli durumların sorumluluğunu alıyor olmak.
Bilir kişiymiş, silahlar hakkında gerçekten kültür veya derinlemesine teknik bilgisi varmış gibi; 3 kuruş menfaat elde edeceğim veya izlenip egosunu tatmin edeceğim diye ortaya çıkan insanların saçma sapan videoları nasıl bu kadar kolayca yükleyebildiğine oldum olası şaşırmışımdır.
Yapmamaları da, ortada hiç bir video olmaması da doğru değil. Olanların hatalı veya (marka/tüfek/içerik üreticisi reklamı) reklam kokması da doğru değil. Nereden tutsanız elinizde kalıyor, tam memleket havası
3. Zamanında anımsarsanız yerli firmaların düzgün çalışan tüfekleri olma ihtimalini bir yana bırakın, nişangah hataları %80 in üstünde idi. Burada defalarca yaza söyleye mekanik nişangah sorunlarını 5-10 yılda büyük oranda iyileştirdiler. Bu konuda sanıyorum bana ve Sn Gunman'a tüfek severler ne kadar teşekkür etse azdır  Ortada mekanik nişangahı düzgün olan tüfek ihtiyacından bile haberi olmayan kullanıcı/üretici doluydu.
Hem sektöre hem kullanıcı kitlesine faydamız olsun diye yerli silah firmalarından bazıları ile görüştük yine de, o zamanki iyi niyetimiz ile inceleme yapmak için. Çoğu yanaşmadı, kimileri silah hediye etme sevdasına girdi, kimi reklamı yapılacağını sandı başta sonradan neyin ne olduğunu farkedince yan çizdi. Sadece Ata firması sıcak baktı, tam anlaşacağız.. O zamanki forum sahibinin sarsılmaz ile reklam pazarlıkları veya forumun sarsılmaza satışı konusu gündeme geldi. Ata firması geri çekildi. Ki bizim hatamız da var, forum sahibine elimizden geldiğince ekonomik olarak destek olmalıydık. Kendim de benelli m3 ümü kaynak yapıp bir yerli tüfek testi yaptım.
Bu test başlı başına bir macera idi.
İlk tüfek 200 atımı tamamlarken arpacığı uçtu, kaşığı problem yaptı, mekanizması ezildi (gerçekten ezildi  ). Aynı markanın başka bir model tüfeğini aldık aynı mekanizmaya sahip. 2000 atımı sıfır tutukluk ile geçti (ortalama 500-750 atımda bir temizlendi tüfek). Güvenip aynı marka modeli alan 4 arkadaşımız oldu, üçünün aldığı tüfekte bir sorun mutlaka çıktı
Şurası doğru evet. Bir zamanlar, elime herhangi bir tüfek aldığımda daha ateş etmeden nerede ne gibi sorunlar çıkabileceğini, olumlu olumsuz yanlarını neredeyse tamamen öngörebilecek kadar tüfeklerle haşır neşirdim. Bunula birlikte uzun süredir silah marka ve modellerinden uzağım. Önce bütçe sonra mesai ayırmak lazım ne nedir diye bakabilmek için.
İkincisi mekanik teknik bilgi ve pratik kullanıma yönelik bilgi muhtemelen beni memlekette ilk 3 te 5 te tutsa da, tek başıma değil de ancak Sn Gunman, Sn Sabri gibi bir grupla bu tür incelemeleri yapmak gerçek anlamda kullanıcılar için çok faydalı olur.
Aslında bir ara Sn Gunman ile bu konuyu konuşmuştuk da. Sn Sabri ... de muhtemelen uygun bulacaktır, belki zaman içinde bu tür paylaşımlar yapmaya başlarız.
Zira sadece teknik bilgi, sadece pratik bilgisi, sadece silah kültürü değil. Bir çok parametrede en iyiyi yakalayabilmiş bir grup ile bu incelemeleri yapmak lazım. Tu kaka/harika, olmuş/olmamış, iyi/kötü demek kolay; yapılan incelemenin hem üreticiye hem kullanıcıya hem silah sanayiye faydasının olması lazım yani her anlamda işe yarıyor olmalı.
Önemli olan konu bu tür inceleme yapan kişilerin ekonomik olarak reklam veya ilave gelire ihtiyaç duymayacak maddiyatta veya ahlakta olması zorunluluğu. Yoksa sadece tanıtım videosu yapılır en ideal koşullarda. Onu da beceremezsek kendimiz çalıp kendimiz söyler hale geliriz.
Kullanıcı kitlesi içinden ağam paşam diyenler de, kıskanıp hakaret edenler yerenler de, Allah razı olsun diyenler de bitmez her halükarda. Amaç Allah razı olsun diyenlerin gerçekten halis duygularının karşılığını verebiliyor olmak olmalı. Bunu yaparken de gelir elde edilmese de maddi külfet de yüklenilmiyor olmalı; hepimizin rızık götürmesi gereken ailesi evladı var.
Benim düşüncelerim bu minvalde. Dışarıdan bakıldığında ne kadar doğrudur eğridir bilemiyorum.
Saygılarımla
Yorumları: 554
Konuları: 140
Teşekkür Alındı: 531 mesajda 3,376
Teşekkür Verildi: 1,080
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
11-01-2025, 17:40
(Son Düzenleme: 11-01-2025, 18:10, Düzenleyen: Sabri.)
Sayın turkmenoglu'na katılıyorum. Yerli silah sanayimiz her ne kadar gelişmiş olsa da, A.B.D gibi silah tüketiminin en yoğun olduğu bir ülkeye en çok yivsiz silah ihraç eden ülke olsak da, yerli üretim bir yivsiz için referans olmak gerçekten zor.
Kendi arkadaşlarım arasında, yerli malı yurdun malı deyip, ya da ekonomik nedenlerle (ki yabancı-yerli silahlar arasındaki fiyat makası çok açıldı) yerli silah alanlarda sorunsuz çalışanlar olduğu gibi, daha iki üç atışta fabrikaya geri gönderilenler olduğunu hem gözledim, hem de bu forumda okuduk. Yani bizde sıkıntısız yivsiz tüfek almak, maalesef piyangodan ikramiye kazanmak gibi.
Sn. turkmenoglu'nun belirttiği gibi firma adına tanıtım yapmayan, bağımsız kullanıcı, inceleme masraflarını kendi karşılamak durumunda. Nasıl tarafsız Bilimsel çalışmalarda "Bu araştırmada herhangi bir çıkar ilişkisi ve firma desteği yoktur" yazılıyor, onun gibi. İncelemeyi yapanın da önyargısız yaklaşıp, silahın iyi yönlerini, kötü yönlerini de ortaya koyması gerekir. Biz yapamasak da A.B.D de bir çok kullanıcı bizim tüfekleri işkence testlerine tabi tutup değerlendirebiliyor. YouTube'da videolarına ulaşabilirsiniz. Sn. turkmenoglu, eski forumda yazmıştı. Bir yivsiz tüfeğin mekanik güvenilirlik testini geçmesi için en az 3000 (üç bin) fişeğin sorunsuz atılması gerekiyor.
Daha geçenlerde yazmıştım, bizim yerli tabancalardan biriyle 1000 atımı sorunsuz geçen bir yabancı kullanıcı "Bu silaha hayatımı teslim ederim" başlığıyla youtube da video paylaştıktan bir ay sonra bu silahın hayatı tehdit edecek sorun ve sıkıntılarını gösteren bir video daha yayınladı. (Firma repütasyonu açısından burada marka ve isim belirtmiyorum. ) Demek ki önyargı ile yaklaşmamak gerekiyor.
Sn. Lupus'un kulakları çınlasın "Bir silahın yapması gereken en iyi şey sorunsuz çalışması, bir kullanıcının yapması gereken en iyi şey silahını sorunsuz çalıştırmasıdır" demişti.
7 tane yivsiz tüfeğim var. İkisi yabancı (Biri 10.000 diğeri 5.000 atımı geçti) hala sorunsuz çalışırken, 5 yerli tüfeğimden 3 ü çöp, kalan 2 sinden biri düzgün çalışıyor. Deneyimlerim maalesef böyle. Bu şartlarda birilerine öneride bulunmak insanı biraz ürkütüyor. Daha geçenlerde bir tüfeği bayide söküp, inceleyip, işçiliğini beğendiğim için iki arkadaşıma alınabilir dedim. Biri gayet memnun, diğeri ise daha bir fişek patlatamadan fabrikaya yollandı.
İşte böyle...
Saygılar
Fortis Fortuna Adiuvat
Yorumları: 101
Konuları: 6
Teşekkür Alındı: 92 mesajda 447
Teşekkür Verildi: 112
Kayıt Tarihi: 23-02-2024
Sn Sabri;
Yazdıklarınızın tamamına katılıyorum, sadece müsadeniz ile bir alıntıyı vurgulamak istiyorum.
Sn Lupus'a ait olan söz ile ilgili ("Bir silahın yapması gereken en iyi şey sorunsuz çalışması, bir kullanıcının yapması gereken en iyi şey silahını sorunsuz çalıştırmasıdır")
Sözün aslı forumda bir kaç kere benzer ifadeler ile geçti hepsi şu minvalde idi:
"Bir silahın yapması gereken ilk şey sorunsuz çalışması, ikincisi sorunsuz çalışması, son olarak ise sorunsuz çalışıyor olmasıdır."
"Bir silahtan temelde beklenmesi gereken ilk ve tek şey silahın tamamen sorunsuz çalışıyor olmasıdır."
"Bir silahtan beklenmesi gereken ilk şey sorunsuz çalışmasıdır"
"Kullanıcının bir silahtan beklemesi gereken en önemli şey, silahını sorunsuzca çalıştırabiliyor olmasıdır."
Bugün herhangi bir markanın herhangi bir modelini belirleyip farklı illerdeki av dükkanlarından hatta fabrikadan da toplamda 10 forum üyesi için birer tüfek temin etsek..
Tasarım, mekanik dizayn, kullanım şeklindeki aksayan noktaları görmezden gelip her birini incelesek;
2-4 tanesinde mekanik nişangah hatası ile karşılaşacağız.
1-3 tanesi daha ilk günden fabrikaya gidecek.
Kalanların içinde 1-3 tanesi 5 bin gibi rodaj atımı denilebilecek bir atım adetine asla ulaşamayacak.
İyi çalışanların içinde mutlaka birisinde bir kozmetik kusur olacak, biz kadı kızında da kusur olur diyerek seve seve sineye çekeceğiz.
Çünkü;
Üretici açısından bakınca
1. Bizim üreticimizin ilk hedefi iyi ürün üretmek değil, ailesini geçindirebilmek.
2. İkinci hedefi firmayı maddi olarak ayakta tutabiliyor olmak.
3. Eğer ilk ikisini yapabildi ise üçüncü hedefi mümkün olan en ideal en lüks arabayı almak.
4. Her birini yapabildi ise sıradaki hedef hayat koşullarını ideal halde tutabilmek olacaktır.
Kullanıcı açısından bakınca
1. Bizim kullanıcı kitlemiz sadece var veya yoktan anlar..
İlk ve öncelikli hedef bir silah sahibi olmak, kendi kendiyle konuşurken silahım var mı? evet var diyebilmektir.
Kimileri de lazım olursa devlet zaten dağıtır niye kaynak ayırayım der. 2-2,5 bin dolara iphone alır olayların kaydını iyi yapabilmek için. Avcı ise arada ava gider, değilse o silah ev bekler yıllanır şarap gibi.
2. Bizim milletimiz kullanıcı kitlemiz pratik zekalıdır işin kolayına kaçar, ihtimalleri değerlendirmez, varsaymayı tercih eder..
Olmayı değil de öyleymiş gibi varsaymayı, -mış gibi yapmayı çok sever. Çünkü kolaycıdır.
Silah olsun da içerde, varsın yarım kutu bir kutu fişek olsun yeterli; çalışmaya da gerek yoktur zira askeri dizi izlerken aldığı gazla kendini 3 sene silahşör sayar.
O yüzden ne kadar uzun şarjörlü olursa o kadar iyi olur dediği şarjörlü bir tüfek alır mesela. M16 sahibi-y-MİŞ gibi, Ak47 sahibi-y-MİŞ gibi hissetmesi onun için yeterlidir. Kalibre bile düşünmez mesela o tip silah alırken..
5 fişeği 10 sn de bitireceğini düşünmez, bir kutu fişekle her ihtimalin hakkından gelebileceğini varsayar.
3. Kullanıcı kitlesi iyimserdir.
P.p.dan göbişten de rahatsız olmaz, çatışma sırasında keleşle pkm ile doçka her şekle girip tetik ezebilecek adamlarla mücadele etme ihtimalinden korkmaz. Çünkü yaparım deyince olacağını sanır.
Yanına mermi düşse kafasını kaldıramaz, silahı tutamaz, fırsat bulsa evine sürünerek kaçıp ailesi ile kurbanlık koyun gibi bekler ama gerek yok bunları düşünmeye.. Halledilir bir şekilde..
Silahla 2 km koşamayacağını bilir ama pusar beklerim o zaman da der kendine.. Yani mutlaka iyimser bir hülya bulur olası durumu ile ilgili.
Ülkenin profesyonel sayısından bi haberdir ama yüz binlerce terörist, memlekete bir anda zararı dokunabilecek milyonlarca ne idüğü belirsizden korkmaz, hallederler der. Her özel devlet personelinin akşam uykuya dalmadan 5-10 bin adet zararlı veya potansiyel zararlıyı paket ettiğinden emin olacak kadar iyimser öngörülere sahiptir.
Neyse akşam akşam uzatmayayım. Konu gereksiz şekilde başka tarafa kaymış olacak.
Saygılarımla
|