SAR9
#1
Lupus  üstadın  eski forumda 5.3.2017’de açtığı konu: (Sar9 o tarihte daha yeni çıkıyor.)

SAR 9:

Milli Tabanca projesi kapsamında üzerinde çalışılan, gerçek manada ilk kez en son yapılan EGM Zati Tabanca alım ihalesi ön yeterlilik testlerinde görücüye çıkan Sarsılmaz modeli SAR9 artık piyasada.

Dışarıdan bakıldığında H&K P30 kabzası, Steyr M9 şarjör kilidi ve kilide uzanan desen, Walther sökme manivelası pabucu giydirilmiş Glock sürgü kilidi fark ediliyor. Tabanca mekanik olarak SIG Sauer P320 benzeri pres çelik kaset gövdeye yerleştirilmiş, Glock tetik ve ateşleme sistemine haiz.

Sarsılmaz bu tabanca ile seneler sonra ilk kez EGM ihalelerinde ön yeterlilik testlerini geçerek pazarlık masasında yerini almış, ancak pazarlıkta ihale GİRSAN' a kalmıştı. Seri üretim ürünlerin nasıl olduğunu, bekleyip hep birlikte göreceğiz.
Saygılar.

İscapula demiş ki:

Sevgili Dostlar,

Daha yeni IWA 2017 den geldim ama halen rüya gibi bir ortamdan çıktığım için kendime gelemedim
Sayın Lupus'un paylaşımına ek olarak fuarda hızla çektiğim fotoğrafları merak edenler için paylaşayım.

[Resim: e7wzioe.jpg]

[Resim: qlqflzz.jpg]

[Resim: gnplc9l.jpg]

Engin055 demiş ki:

25.000 Namlu atım ömrü bence çok yetersiz. uzun seneler kullanıldığı taktirde insanın içinde endişe olur acaba atım ömrünü geçersem ne olur ? diye. Aslında bunu bende merak ediyorum. 25.000 atım adedine ulaşıldığında ne olur silah kullanılmaz hale mi gelir ? yoksa sadece namlu değişimi mi gerektirir ? Samsun yurt savunma firması ürünlerine ömür boyu garanti verirken Sarsılmaz  yapamıyor mu aynısını?
Saygılar.

Pistov demiş ki:

Sn. Engin055,
Bence gereksiz olan namlu atım ömrüyle ilgili yeni bir tartışmayı başlatmak üzeresiniz sanırım.
25.000 atım için gerekli maaliyeti göze alan birisi için 2000 tl tabanca ücreti çok önemli olmaz herhalde.
Namlu ömrü 5000 olup bu 5000 bin atışı sorunsuz, tutukluk yapmadan yapabilecek bir tabancayı her zaman 25.000 namlu ömrü olup ne yapacağı belli olmayan bir tabancadan önce tercih ederim.

İlbay demiş ki:

Merhaba;

25000 atımı tamamlamak, şu an geçerli olan senede 200 adet lik istihkakla tam 125 yıl alır !
Hadi bütçe ayarlayıp senede 500 adet te poligon mermisi kullansak bu durumda => 
25000 / (200 + 500) = 35.7 yıl sürer.

Bu durumda  silahların namlu ömrünü ancak ihalelerde ve poligon envanterine dahil olduğunda test edebiliriz.
Amerika'ya ihraç edilirse başka tabii. 2-3 aya tüm testleri bizim için yapmış olurlar.

Diğer yönden Sn. Lupus'un belirttiği gibi , silah EGM ihalesinde ön yeterlilik testini geçmiş.

Internette SAR9 için hemen hemen hiçbir bilgi yok.
Bekleyip göreceğiz. Saygılar

Sar katalog bilgisi
[Resim: feq5hw1.png]
Saygılar.


SKN demiş ki:

MKEK sitesinde Sar9 için aşağıdaki fiyat var.

MAT SİYAH
Üretim Yeri : Sarsılmaz (Düzce)
Üretici İnternet Adresi : http://www.sarsilmaz.com.tr
Fiyat : 1975,00

Bu fiyat kolluk güçleri için mi? Çünkü yukarıdaki katalogta 3.150 TL gözüküyor kafam çok karışıyor Mkek sitesinde.

AsmTR demiş ki:

Tasarım olarak oldukça hoşuma gitti ön yeterlilik testini geçmesi de oldukça sevindirici. Sar 9'un kopyaladığı kendini kanıtlamış 
Glock tetik ve ateşleme sistemi olması gerektiği gibi çalışırsa, yerli silah severler için devrim niteliğinde olacağını düşünüyorum.

fbalun demiş ki:

Selamlar,

Bu tabanca ile ilgili Sayın Osman Ortaç'ın tanıtım videosunu izledim. Videoda detayı verilmeyen ama aklıma takılan bir iki konuyu
kendisine sordum. Sağolsun cevapladı. Bu cevaplardan sonraki düşüncem, tabancada sunulan özelliklerin bir kısmı şu tabancada
var bizde de olsun düşüncesiyle çok da üzerine düşünülmeden koyulmuş.

Mesela, tetik grubunun tamamen sökülebiliyor olması. Bu özellik, Sig Sauer P320'den alınmış. Ancak mantık tam anlaşılmamış sanırım. P320'de gövde üzerinde herhangi bir seri numarası bulunmaz. Seri numarası tetik grubu üzerindedir. Ve bu sayede tabanca sahibi farklı renkte polimer gövdeler edinerek aynı tabancayı farklı giydirmelerle kullanabilir. Sarsılmaz ise polimer gövde üzerine seri numarası koymamış ama polimer gövde ile beraber dökülen bütünleşik metal parça üzerine seri numarası vurmuş. Şimdi ne anladım tetik grubunun tamamen sökülmesinden? Sadece Sayın Osman Ortaç'ın dediği gibi tetik grubunun temizlenmesi kolaylaşır o kadar. Bu da ne kadar önemlidir bence tartışma konusu.

İkinci olarak, Glock tetik sistemini kopyalamaya çalışmış, Safe-Action tetik bir tabanca, tetik emniyeti de var, iğne blok emniyeti de var. 
E o zaman iki model şeklinde üretilen bu tabancanın bir modeli olan manuel emniyetli modelin lüzumu nedir? Safe-Action sistemine mi güvenilmiyor yoksa tamamen başka bir sebep mi? Sayın Osman Ortaç bu konuda, bazı şartnamelere uygun olması için böyle yapıldığı şeklinde bir bilgi paylaştı ama benim aklıma çok yatmadı açıkçası. Şartnamelere göre manuel emniyet olacaksa, TP9 serileri nasıl piyasada? Ya da başka markayı geçtim, kendisi bile aynı modelin bir de manuel emniyeti olmayan modelini üretmiş. Anlayamadım açıkçası. Belki de bilmediğim başka şeyler vardır. Ama bilgim dahilindeki değerlendirmem bu şekilde.

Son olarak da, Glock tetik prensibini yerli silah sanayinde ilk defa deniyor olan Sarsılmaz firmasını bu girişiminden dolayı takdir etmekle beraber yine de bu sistemin sağlıklı çalışması konusunda geri dönüşleri beklemek ve değerlendirmek çok önemli. Güvenlik konularındaki geri dönüşlerin çok önemli olmasının yanı sıra, acaba Safe-Action tetik yapacağım diye tetik ağırlığından ne kadar feragat ettiler çok merak ediyorum. Bu tetik sistemini uygulayacağım diye eğer bize tek hareketli görünen çift hareketli bir tetik sundularsa o zaman bu iş olmamış demektir. Tecrübe edip değerlendirmek lazım.

Tüm bu ayrıntılardan sonra, yukarıda da söylediğim gibi Sarsılmaz firmasını Safe-Action tetik uygulama konusundaki girişiminden dolayı takdir ediyorum. Yerli silah üreticileri arasında bunu deneyen ilk firma oldular. Öte yandan kabza yapısı olarak oldukça ergonomik duruyor. Yine de elimizde tutup tecrübe etmeden görünüşe çok da aldanmamak lazım. Nişangah sisteminde 3 nokta nişangah yapısından vazgeçilebilirdi diye düşünüyorum. Zaten bütün özellikleri diğer tabancalardan esinlenerek yapmışsın, nişangahları da TP9 SF Elite'de olduğu gibi Warren Tactical'dan ya da Glock'larda olduğu gibi 'Drop in the Bucket' tarzında bir nişangah yapabilirdi. En olmadı Alman üretim Sig Sauer'lerde olduğu gibi gezde tek çizgi arpacık tek yuvarlak tarzındaki nişangah düşünebilirdi. Şahsi fikrim, iki göz açık atış yapılırken 3 nokta nişangah sistemi dezavantaj yaratıyor. Hızlı aksiyonlarda noktalar birbirine karışabiliyor.

Umarım yerli silah sanayimize gerçekten sağlıklı çalışan polimer iğne ateşlemeli bir tabanca kazandırabilmişlerdir diyerek düşüncelerimi sonlandırıyorum.

Çok uzun bir değerlendirme oldu. Bir kusurum olduysa affola. Saygılar.

Targek demiş ki:

Merhabalar;

Forum'u uzun süredir takip ediyorum. Özellikle belli kişilerin yorumlarını merakla beklediğimi de itiraf ederim. Foruma ilk yorum olarak düşüncelerimi belirtmek isterim.
Aslında Sig Sauer P320'de tetik grubunun tamamen sökülmesi polimer gövdeyi boşa  çıkarmak değildir. Aynı tetik grubunu farklı kalibrelerde kullanılabilir olmasıdır. Bu durumda firmaların maliyetlerini , parça adetlerini , işçiliğini , stok çeşitliliğini hatırı sayılır derecede azaltmaktadır. Sig sauer bu şekilde ciddi maliyet azaltması sağlamıştır. Diğer yandan tetik sistemini gruplamak sadece Sig Sauer firmasına özgü değildir. Sarsılmaz firması eğer farklı kalibre üretime geçişi düşünüyorsa oldukça iyi seçim olduğunu düşünüyorum. Tetik sisteminin temizlenmesi bence işin basit açıklamasıdır.
Tetik emniyetinin amacını tam olarak hala neden çok gerekli görülür bunu bende anlamadım. Açıklamasını yapabilecek arkadaşlarımız varsa memnun olurum.
Özgün Yerli Tabanca Projesi şartnamesinde hem iğne blok emniyeti hem de manuel emniyet bulunması istenilmektedir.
Bence Türk firmalarının bu zamana kadar bu sistemi denenmemesinin asil sebeplerinin başında tetik mafsalının üretimi için yapılacak saç kalıp firmasının bulunamamasıdır. Sarsılmaz bildiğim kadarıyla kalıplarını kendi yapıyor. Eğer yapıyorsa bence o kalıbı başarılı bir şekilde yaptıkları için tebrik etmek gerekir. Tetik ağırlığı her şekilde istenilen seviyeye getirilir merak etmeyin.
HK Kabza yapısı genelde dünyada beğenilmektedir. Fakat asit indirme formunun da benzetilmesi bence çok hoş olmamış.
4 Türk firması SSM için ÖYTP geliştirilmesinde ciddi çalışmalar yapmıştır. Çok yakından biliyorum. Emin olun her firma en 200.000 mermi geliştirme aşamasında atış yaptı. Öyleki bu tabancalar şartnamede sadece 50000 mermi dayanıklılık testine tabi tutulacaklardı. Bence güzel bir tabanca 4 Firmadan da çıkmış özellikle yerli kullanıcılar içi rahat bir şekilde zevklerine göre tercih edebilirler. Saygılar.

Merhabalar;

Benim asıl kafama takılanlar ise şunlardır. Bilgisi olan arkadaşların ilgilenmelerini rica ederim.

1- Tabancalarda sürgünün paslanmaz çelikten imal edilmesi her firmanın bilgilendirme bölümlerinde yer almıştır. Bunu belli başlı nedenleri çok açıktır. Fakat Namlunun paslanmaz çelikten imal edilmesi yeni yeni meydana gelmektedir. Geleneksel CrMo çeliğinden neden vazgeçilmeye başlandı.

2- Osman bey videosunda namlunun ucunda taç yapılmasının dağılımı düzenlendiğini belirtmektedir. Aslında dağılımı ciddi oranda sürgünün namlu ile beraber geri gelme mesafesi belirler. Bu bahsedilen konuya atıf yapılabilecek başka kaynak veya firmalar mevcut mudur?

3- Namlu kilit sisteminde aşağıya doğru kızaklı bir sistem kullanılmış. Neden manivelalı bir sistem değil de kızaklı bir sistem kullanılmış olabilir. (Daha iyi bir kilitleme sistemi cevabı için her iki sistemde de kilitlenebilir.)

4- Glock tırnak sistemini neden kullanmamıştır. Şu an hemen hemen bütün firmalar bu sistemi uygulamaktadır. Sar9 ' da ise geleneksel mafsallı tırnak kullanılmış. Boş kovan atışlarının düzeni mi?

5- Browning kilitleme sisteminde namlunun o şekilde iz yapması benim görüşümde namlu çok rahat kilitlenme veya açılma yapmadığındandır. Çünkü çizilmeler namlu eksenine dik olarak çizilmişler. Saygılarımla. İyi günler dilerim...

Merhabalar;

ÖYTP kapsamında geliştirilen bir tabanca olarak elbette ki şartnamede istenilen gereklilikleri sağlamıştır. Fakat burada beni tabancaya karşı soğutan dış görünüşü en azından polimer gövdede ki asit indirmesini başka formada yapabilirlerdi. Diğer konulara gelince sn. fbalun'un bahsetmiş olduğu tetik sistemin komple çıkmasını anlamadıklarını düşünmesi bence yanlıştır. Sig Sauer firması tetik sistemini her kalibrede kullanmaktadır. Bu durumda firmanın maliyetini, stok çeşitliliğini vs. önemli ölçüde azaltmaktadır. Asıl nedeni seri numarasını gövdeden tetik grubuna aktarmak değildir.
Bence yerli firmaları da yerden yere vurmanın bir anlamı yok. Rivayetlere göre ünlü silah firmalarının da ihalelerde dağılım vermediği konuşulmuştur. Yerli firmalar da en basit konu olan tetik ağırlığını düşünmeyecek kadar boş bilgisi olan kişiler yok. Nitekim bu tabanca ÖYTP projesi için geliştirilmiş ve şartnamede tetik ağırlığının maksimum 2.5 kg olması gerektiği belirtilmiştir. Bence yerli firmaları çok da hafife almayın. Bu zamana kadar Glock sistemi neden uygulanmadığına gelecek olursam Glock tabancasındaki mafsalı Türkiye de hala yapabilecek kalıpçı çok fazla yok. Olanlarda yüksek fiyatlara yapacaklardır. Bu da yerli firmaların yurtdışı'na ortalama 200-250 dolara tabanca sattıklarını düşünürsek riske girmenin gerek olmadığı anlaşılacaktır.

Dolayısı ile düşüncem;
1- Sig Sauer polimer gövdede seri numarasını kaldırdı, çünkü gövde kapakları modüler değil her bir boyut için farklı gövde kullanmanız gerekiyor. Buda ekstradan fazla gövde satabilmektir.
2- 9x19 mm , 45 cal , 40 cal vs gibi kalibrelerde tetik sistemi grubunu aynı tutarak maliyetini ciddi oranda azaltmaktadır. Ortak parça sayısı arttıkça maliyet düşecektir.

DOLAYISI İLE REKABET ARTTIKÇA MALİYETLER AŞAĞI ÇEKİLMEK ZORUNDA... Saygılarımla...

Bence yerli firmalara da çok fazla yüklenmeyin. Mantığı anlaşılmamış demişsiniz ama bence sizde çok fazla anlamamışsınız. Kaldı ki Sig Sauer firmasında asıl mantık maliyeti düşürmektir ve ekstra para kazanmaktır. Yerli firmalar dünya çevresine baktığımızda çok da kötü değiller. En büyük etken marka olgusu gerisi hemen hemen aynıdır.

Lupus demiş ki:

TİSAŞ projeye teklif vermedi.

Sırası ile önce GİRSAN, sonra Yurt Savunma, son olarak da Sarsılmaz' ın önerdiği modeller elendi.

Proje tekrar teklif alma aşamasında.

Artık konu ile ilgili herkesin malumu olduğu üzere paylaşmakta bir beis yok. GİRSAN modeli çıkış hızı, Yurt Savunma modeli dağılım nedeni ile elendi. Konuya mevzu Sarsılmaz modelinin elenme nedeni ise, söz konusu modeli ilk gördüğümüzde dile getirdiğimiz şey, tetik çekildiğinde ikili üçlü darbeli atış hadisesi meydana gelmesi.

Sarsılmaz SAR9' u ilk kez EGM zati tabanca ön yeterlilik testlerinde görme şansımız olmuştu. P320, SteyrM9 gibi polimer gövdeye ayrı bir şase / kaset ile yerleştirilmiş Glock tetik ve ateşleme sistemini ilk gördüğümüzde, iğne kurma elemanı/parçası, mekanik irtibatı alışılmışın aksine dikey eksende değil, yatay eksende kesilen tetik kolu ile yekpare Glock tetik ve ateşleme sistemini direk gövdeye yerleştirmek yerine ikinci bir kararsız şaseye yerleştirmenin çok riskli bir çözüm olduğunu, böyle bir çözümün silahın her an kurmadan iğne kaçırmasına veya kontrolsüz darbeli/tam otomatik atış yapmasına neden olabileceğini dile getirmiş, özellikle bakım ameliyeleri esnasında bir hile hurda yapmamızı engellemek üzere başımıza üşüşen kişilere, kopyalanan şase sisteminin SIG Sauer P320 ve Steyr M9 tetik kolu ve iğne kurma parçaları ile neden sağlıklı çalıştığını, Glock tetik kolu / iğne kurma parçası / tetik yayı / tetik irtibat kesme parçası ile bu çözümün neden çok riskli olduğunu elimizden geldiğince izah etmeye çalışmıştık.

'' Hayırlısı olsun... '' diyerek takibe ve beklemeye devam.

Targek demiş ki:

Sn. Lupus

Sarsılmazın modelinin P320 , Steyr ve Glock karışımından mı ortaya çıkmış olabileceğini belirtiyorsunuz? Hal böyle ise Özgün kelimesinden bahsetmemiz mümkün değildir.

Osman beyin hazırlamış olduğu videoda dikkatimi çeken namlunun üstünden oluşan darbe aşınmaları bence namlunun hareketi esnasında sağlıklı çalışmadığı düşüncesini meydana getirdi. Sizin bu duruma yorumunuz nedir?

Lupus demiş ki:

targek demiş ki:Sarsılmazın modelinin P320 , Steyr ve Glock karışımından mı ortaya çıkmış olabileceğini belirtiyorsunuz?

Olabileceğini değil, olduğunu belirtiyorum... 

Steyr M9 benzeri şarjör kilidi, buna uyumlu benzer parmak erişim / yerleşim traşı...
H&K P30 kabzası...

SIG Sauer P320 benzeri kabza / çerçeveden ayrılabilir preslenmiş çelik şase / kaset gövde... 
Glock namlu kilit bloğu / sürgü kilidi...
Glock irca yayı takımı...
Glock tetik aksamı...

Gelin görün ki, Angelina Jolie' nin dudakları, Jennifer Lopez' in kalçaları, Taylor Swift' in bacakları bir araya gelince ortaya dünyanın en güzel kadını çıkmıyor. Netice itibarı ile her parça, ait olduğu bütünün içerisinde güzel ve sağlıklı.

Targek demiş ki:

Sn. Lupus
Peki örnek olarak hangi firmanın klon olmadığını ve özgün olarak tasarım yapılan bir tabanca modeli belirtebilir misiniz? Tırnak sistemini hemen her firma uygulamaya başladı. İrca yayı takımı teleskopik olarak her firma uyguluyor. Namlu kilitleme de 2 çeşit ya kızaklı ya da döner sistemde kullanılıyor. Bu model gerçekten özgün diyeceğimiz bir tabanca ben bilmiyorum. (Glock, SW, Steyr ve Sig Sauer firmalarını dahil etmiyorum.)

Lupus demiş ki:

Tam olarak ne sormaya, anlatmaya veya vurgulamaya çalıştığınızı açıkça yazarsanız, bizler de ona göre bir şeyler karalamaya çalışırız...

Targek demiş ki:

Sn. Lupus
Aslında şunu vurgulamaya çalışıyorum. Bence danışıklı dövüş yapanın anlamı yok. Burada Firmalardan takip eden kişilerde oldukça mevcut. Bende silah firmalarından birinde çalışan mühendisim. O klon bu Klon diye bahsedilmesinin asıl sebebi sizler değil firmalardır. Çünkü firmaların pazar şartlarından dolayı Ar-Ge yapacak zamanı ve harcama limitleri yok. Bunun asıl nedeni yurt dışında ve yurt içinde tabancaların bahsedilen firmalarla ile rekabet etme şansları yok. Hal böyle olunca Amerika'yı tekrardan keşfetmenin anlamı yok felsefesi ile oradan bunu al burudan şunu ekle gibi geliştirmelerle oluşuyor. Benim düşüncem ise Klon yapılacaksa eğer geliştirme çalışması olarak yapılması en mantıklı yoldur. Bu forumda bu işin ticareti yapan kişi sayısı çok az olduğundan fikir beyan etmeleri eksik olan yerlerin şöyle olsa daha iyi olurdu yada bunu yapmışlar ama gereksiz olmuş denilmesi daha doğru olacağını düşünüyorum. (Size özgü değil genel olarak ilgili herkese söylüyorum).

Evet Sarsılmazın yapmış olduğu tasarım bence komik (kimse kızmasın) Özgün yapılıyor diye kimsenin emeğini, zamanını almaya hakları yok. Ayrıca benim kızdığım gereksiz yere övgülerin sarf edildiğidir. Namlusu olan her silah mermiyi namludan çıkartır. Mühim olan sistematik çalışma prensibini kazandırabilmek.

Lupus demiş ki:

Sn.targek,
Bu proje ilk başladığında hasbelkader kıyısından köşesinden bulaşmıştık. Proje ekibi dışında kalana sürekli olarak dile getirdiğimiz şeylerden birisi '' özgün '' , '' milli '' kelimelerini yerine '' faydalı model '' kelimesinin kullanılması idi. Israrcı olduğumuz bir diğer konu işe kesinlikle yurt dışından '' know-how '' transferi sağlayacak ortak projelerle işe başlanması gerektiği idi. Ama ısrarla dile getirdiğimiz en önemli konu, tabancanın tüm parçaları ve bunların hammaddelerinin tamamen yerli kaynaklardan tedarik edilerek üretilmesiydi. Çok ayrıntıya girmeye gerek yok... Şarjöründen, iç parçalarına, ıslah çeliğinden yaylarına kadar neredeyse her şeyini ithal ederek ürettiğiniz, menşe ülkelerden herhangi birisini alamadığınızda apışıp kalacağınız bir tabancanın tasarımı özgün olsa ne olur, olmasa ne olur... Sonuçta ürettiğiniz tabanca yerli bir tabanca bile değil. Saygılar.

Targek demiş ki:

Sn. Lupus
Size sonuna kadar katılıyorum. O zaman konu bütün tasarımlar çöp sil baştan başlamak gerekirse Ülkemizde ilk önce Radyal Dövme Makinası ve bunun yanı sıra dövme çekici ve mandrelinin üretilmesi gerekir. İşte bunun için siz değerli kişilerinde destekleri ile ÖYTP değil de Namlu üretimi proses geliştirme projesi çıkması gerekiyormuş.

Lupus demiş ki:

targek demiş ki:Osman beyin hazırlamış olduğu video'da dikkatimi çeken namlunun üstünden oluşan darbe aşınmaları bence namlunun hareketi esnasında sağlıklı çalışmadığı düşüncesini meydana getirdi. Sizin bu duruma yorumunuz nedir?

Merhabalar.
Bu sorunuzun özündeki hamur çok su götüreceği için müsait bir zamanda cevap yazmak istedim.
Sorunuzun cevabının gövdedeki sürgü kilidi ve namlu kilit bloğu ile, sürgünün iç yüzeyinde namlu kilit bloğunun çalıştığı yüzeyin tasarım şeklinde yattığını düşünüyorum... Çoğu kimse Glock sürgüsünün üst iç yüzeyinin dümdüz ve üst dış yüzeye paralel bir yüzey olduğunu sanır, değildir. Glock 17 ve Glock 19 modellerinde nasıl namlu kilit blokları birbirlerinden farklı ise, namlu kilit bloğunun sürgünün içerisinde temas ettiği yüzeylerde de farklılıklar vardır. Örneğin Glock 19 sürgüsünün üst iç yüzeyi dikkatlice incelenir, öndeki ve arkadaki derinlik kumpasla ölçülürse, bu yüzeyin aslında açılı bir rampa şeklinde olduğu görülecektir. Eğer vakti zamanında AKDAL Ghost modelinde yapılan hata aynen tekrarlandıysa, namlu boyu, namlu kilidinin düşme mesafesi, sürgü yüksekliği, gövde namlu kilidi derinliği toleransları yanlış hesaplanıp, sürgü iç üst yüzeyi buna uygun bir geometride üretilmediyse veya gövdedeki namlu kilit bloğu hatalı ise veya pimlerle kararsızlığı azaltılmaya çalışan şase/kaset yeteri kadar stabil değilse, bu anormal sürtünme meydan gelebilir. Tabii bunların hepsi faraziye, silahı alıp incelemek lazım. Saygılar.

Targek demiş ki:

Sn. Lupus
O soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Silahı elinize alıp incelemenize gerek yoktur. Kesinlikle hem alaylı yönden hem akademik yönden bakıldığında cevap budur. NAMLU , SÜRGÜ ikilisinde namlu düşünme noktası ve yüzeyinin yanlış hesaplanması sonucudur. Hep silah üreten firmalara kızacağımıza bence değerlendirme yapanlarda en az firmalar kadar hatalıdır. Yanlış anlaşılmasın sadece firmaya karşı değil kendi çalıştığım firma dahil her firmaya doğrusu yada yanlışı söylemek gerekir. Hatta daha çok eksiklikler söylensin ki belki zamanla daha iyiye yol alınır.Ama ülkemizde maalesef laf ile peynir gemisi yürütmeye çalışıyoruz.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Sar 9 Gen 3 merak ettiğim tabancalardan. Tetik ağırlığı düşürülmüş, son hali oldukça rafine olmuş gibi görünüyor. Hem emniyet mandalı hem de yarı kurulu iğnesi ile güvenle atım yatağı dolu olarak taşınabilir diye düşünüyorum. Kullananlar tecrübelerini paylaşırsa memnun olurum.
Bul
Cevapla
#3
Alıntı:Konuya mevzu Sarsılmaz modelinin elenme nedeni ise, söz konusu modeli ilk gördüğümüzde dile getirdiğimiz şey, tetik çekildiğinde ikili üçlü darbeli atış hadisesi meydana gelmesi.
Alıntı:Sarsılmaz SAR9' u ilk kez EGM zati tabanca ön yeterlilik testlerinde görme şansımız olmuştu. P320, SteyrM9 gibi polimer gövdeye ayrı bir şase / kaset ile yerleştirilmiş Glock tetik ve ateşleme sistemini ilk gördüğümüzde, iğne kurma elemanı/parçası, mekanik irtibatı alışılmışın aksine dikey eksende değil, yatay eksende kesilen tetik kolu ile yekpare Glock tetik ve ateşleme sistemini direk gövdeye yerleştirmek yerine ikinci bir kararsız şaseye yerleştirmenin çok riskli bir çözüm olduğunu, böyle bir çözümün silahın her an kurmadan iğne kaçırmasına veya kontrolsüz darbeli/tam otomatik atış yapmasına neden olabileceğini dile getirmiş, 
Efendim yeni jenarasyonlarinda tasarim değişikliğine gidildi mi veya yeni çözümler bulundu mu? Bildiğim kadarıyla tabancanın Socom versiyonu Amerikan sınır polisinin envanterine girdiğine göre bir çözüm bir değişiklik olmuştur.
Tehlikeli silahlar yoktur. Sadece tehlikeli insanlar vardır.
Şehit Amfibi Uzman Çavuş Muhammet Fatih Durhan
Şehit Polis Memuru Şeyda Yılmaz
Kurban İkbal Uzuner Kurban Ayşenur Halil
Bul
Cevapla
#4
Eski forumda 2017’de açılan bu konudan başka bir konu açılmamış.
O tarihte tabancanın mutlaka eksiklikleri vardır.Ancak,forumda Sarsılmaz’a
karşı olan ön yargı nedeniyle konu açılamadığını düşünüyorum.
Aradan 7 yıl geçmiş.Şu anda yerli polimer tabanca denilince Canik,Sarsılmaz
ve Stoeger akla geliyor. Firmanın o zamanki bir çok eksik ve kusurları düzelttiğini
görüyorum.
Ön yargıları bir yana bırakarak, Sar9’u foruma yakışır şekilde objektif olarak
değerlendirmek lazım.Sar9’u olan arkadaşların deneyim ve görüşlerini
paylaşmalarını bekliyorum.
Bul
Cevapla
#5
Yarı kurulu iğne sisteminden kaynaklandığını düşündüğüm pürüzlü tetiğine bir türlü alışamadığımdan yollarımızı ayırdık. Güvenlik açısından iyi gibi görünse de tetiği çekerken tam olarak nerede patlayacağını kestiremediğim için isabeti olumsuz etkiliyordu. Arka plastik kapak olayını çözdüler ki zaten bence çok büyük bir sorun değildi milyonda birden bile düşük ihtimal nasıl olduysa gerçekleşti bir kaza oldu. Bunun dışında emniyet sistemi bana ilk aldığımdan beri tel maşa bir sistem gibi geldi. Tetiği iğneye ileten mekanizmaya dayanan bir plastik parçasıyla tetiğin basılmasını önleyen bir sistemi vardı. Sanki biraz sert bassam tetik düşecek ya da o plastik araya sıkışacak gibi duruyordu. Bir de gizli taşımak isteyenler için tam boyu pek uygun değil. Bir süre sonra yoruyor. Nadir de olsa mermi diktiği oldu, sterlingde özellikle. Bu yazdıklarım dışında pek olumsuz bir özelliğini sayamayacağım. Özellikle tutuş için ergonomisi çok iyi bir silah.

Tabi bunlar bir yıllık sınırlı tecrübelerimden ve tek bir silah üzerinden yaptığım yorumlardır.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ali Avcı'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Yaklaşık 6 yıldır bu tabancayı kullanıyorum.Sarsılmaz taksim mağazasında tetik değişimi yaptırdım,tabancamdan genel olarak memnunum herhangi bir sorun yaşamadım ortalama 1000 atış yapmışımdır.Bir kez çok eski bir mühimmat atarken patlamadı başka herhangi bir sorun yaşamadım.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için pashazade'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#7
Sar9 Mete modellerinde gördüğüm bir durum var aynı marka modele sahip olan atıcılar hem kendi silahlarını kontrol etmeli hemde çevresinde bu modelden olan kişiler varsa onlara da aktarmalı. İğne kurulu iken emniyet mandalını açtığımızda mandal görevini yerine getirerek zorlamayla bile tetiği düşürmüyor ancak silahı emniyete alıp sürgüyü kurduğumuz takdirde biraz basınçla tetik düşüyor. Bir yakınımın silahında farkettiğim bu durumu tesadüfen aynı modele sahip başka bir yakınımdan da duydum. Aynı modele sahip olan forumdaşlarımızın kendi silahlarını kontrol etmesinde fayda var. Veya tam tersi olarak önce silahı kurup emniyete alarak sonra da emniyete aldıktan sonra silahı kurup denerler ise en azından ortada kronik bir sorun varsa bile önlem almak için faydalı olacaktır. Saygılar
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Engin055'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 3 Ziyaretçi