Neden Bireysel Silahlanma?
#1
Eski forumda Sn.Carbine tarafından başlatılan 22.7.2012 tarihli konu:
(41 Sayfanın 4 sayfasını kurtarabildim)

NEDEN BİREYSEL SİLAHLANMA

1. Silah sahibi olma özgürlüğüm kutsaldır.
2. Ailemi her türlü tehditten korumakla yükümlüyüm.
3. Ülkeme kaçak silah sokmak ruhsatlı silah edinmekten daha kolay. Kötü adamların silah sahibi olması engellenemiyor.
4. Ülkemde bir şehirden bir şehre giderken hala teröristlerce yol kesiliyor.
5. Silahlı anti sosyal devlet görevlisinden beni kim koruyacak?
6. Bir kadını psikopat kocasından kim koruyor?
7. Koruma verilen insanlar hala öldürülebiliyor.
8. Evime girmiş, malıma, canıma, aileme kast etmiş insanlar polis gelmesini bekleyecekler mi?
9. Silahlı bir halk demokrasinin teminatıdır.
10. Silahlı bir halk ülke savunmasının çok önemli bir unsurudur.
11. Bireysel silahlanma yerli silah sanayiini geliştirir. Silah sanayii bir çok ülkeye çok önemli gelir ve istihdam imkanı kazandırmıştır. Ekonomik seviye yükselirse suç azalır.
12. Gelişmiş yerli silah sanayii ve kaliteli iş gücü savaşta paha biçilmez bir değerdir.

Başka bir başlıkta biraz da arkadaşları yorarak toparladığım bir kaç gerekçeyi yazdım. Bir çok konuda değinilmiş ama bu şekilde bir arada olması da faydalı olabilir diye düşünüyorum. Arkadaşların değerli katkı ve eleştirileri ile iyi bir konu olacağını umuyorum.
Saygılarımla.

Red Kit demiş ki:

4- Bu bir asayiş sorunudur, elinizdeki tabanca ya da pompalı tüfek yol üzerinde mevzilenmiş, eğitimli ve piyade tüfeği ile desteklenmiş bir gruba karşı şansınızı artırsa da oradan sağ olarak ayrılmanızı sağlayacak kadar yeterli olması çok olası bir ihtimal değildir.

6- Aile için şiddet asla silah ile çözülmemelidir. Silahlı olsun ya da olmasın günün birinde beni öldürebileceğini düşündüğüm bir insanla birlikte olmam/evlenmem. Dayağın çözümü silahlı savunma değildir, olmamalıdır.

Benim kendi argümanım şudur; iyilik var oldukça kötülük de varolacaktır, kötünün var olması ise silahlanmam için yeterli bir sebeptir. 2 metre boyunda 140 kg.lık bir adamın beni öldürmesi için tabancaya ihtiyacı yoktur, nitekim 1.45 boyunda 40 kg.lık bir kadının da... Biri yumrukla, diğeri de 5-6 cm'lik bir çakıyla bu işi yapabilir.

Dediğim gibi; iyilik var oldukça, kötülük de var olacaktır ve bu, insanlığın varoluş temellerinden biridir. Kötünün var olabilecek olması gerçeği ise, benim kendimi korumak maksatlı önlem almam için yeterli bir sebeptir.
Saygılar.

Carbine demiş ki:

Sn. Red Kit söylediklerinize itirazım yok.
Günümüzde 5-10 terörist yüzlerce aracı durduruyor ve propaganda yapıyor. Her araç silahlı olsa bence yemez.
Aile içi şiddetten kastım dayak değil kadın cinayetleri.
Katkınız için teşekkür ederim.

waffenliebe demiş ki:

Sn Red Kit kalınla belirttiğim ilk yer haricinde altına imza atacağım bir mesaj olmuş. Kalın ile belirtilen yerde ise kendim de hamdolsun ayak bastığı yerden ses getiren biri olduğum için 2 metrelik bir benzerimden çekinmesem de, 1.40'lık bir bayanın çakıya ihtiyaç duyacağını düşünmenize üzüldüm. Zira kendileri bunu çok daha acı verici şekilde yapıyorlar, hatta adına dırdır mı ne deniyordu Ben çalı ile beni parça parça kesmesini tercih ederim şahsen.

Genel düşüncemizin ortak olduğunu görüyorum; etrafımda kötü ve potansiyel silahlı insanlar varsa benim elimden silahımı almak isteyenlerin o kötü insanlardan olduğunu düşünürüm öncelikle. Kendimi ve ailemi koruma hakkı bireysel silahlanma için yeterli görülmüyorsa da o noktadan sonra açıklayacak bir şey kalmamıştır bence.
Saygılarımla, Volkan

İhtiyar demiş ki:

Yukarıdaki güzel, anlamlı yazılar için teşekkürler. Benim de aklıma gelen taşıma ruhsatındaki adaletsizlik. Belirli meslek gruplarındaki kişiler sadece belirli mesleklerini icra ederken değil sürekli olarak silahlarını taşıyorlar. Daha doğrusu, kanunsuz veya kötü insanlara karşı güvende olmaları için bu hak veriliyor. Ama bu seferde günlük hayatta, taşıma ruhsatı olmayan normal bir birey, taşıma ruhsatı olana karşı tehlikede kalıyor-kalabiliyor. Bu bir adaletsizlik bence, herkes bu hakkı elde edebilmeli.

Mimaslan demiş ki:

Forum üyelerimizin verdiği güzel cevap ve örneklerin yanında başıma gelen bir hadiseyi anlatmak istiyorum. Verilen örneklerde hep dakikalar sonra gelecek güvenlikler güçleri gibi bir anlatım var

Geçtiğimiz hafta Ataşehir'de misafirliğe gittiğim akrabamın evinin bulunduğu sokakta resmen silahlı çatışma çıktı.Taraflardan birinin erken davranıp çatışmadan kaçması üzerine kovalamaca oldu ve gerisini göremedim.DAKİKALARCA 155 CEVAP VERMEDİ.'' ŞU ANDA TÜM OPERATÖRLERİMİZ DOLUDUR LÜTFEN BEKLEYİN '' VE ARDINDAN BEKLEME MÜZİĞİ.
.Üslubumu maruz görün ama CAN ULAN BU CAN BORU DEĞİL. Belki benim telefonumdan kaynaklanıyordur dedim, 3 ayrı telefondan arama ve sonuç aynı.O gece hep balkonda oturmamıza rağmen hiç polis görmedik.Ya elinde silah olan kişi benim kapımı tekmeliyor olsaydı ,ya eşim çocuğum ailem.Düşünmesi bile ne kadar acı ve gerici.

Hayır,gelse napıcak 20-21 yaşında çocuğu polis yaparsan nolucak. Dışarıda masum vatandaşa af edersiniz her türlü artistliği yap, yolda en basit bir olayda bile vatandaşa Lan diye hitap et, vatandaşı sokakta 10 polis yatır döv, Ama bırakın silahı elinde bıçak olsa suçlunun yanına yaklaşmak için 10 tane ekip otosu bekle. (Görevini aşkla yapan, canını görev uğruna cansiperane savuran polis kardeşlerimiz ve abilerimizi tenzih ederim)

İşte en azından bu bahsettiğim konular için; tüm anasayal hak ,özgürlük düşünceleri bir yana TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NDE ailemizin, kendimizin sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için BİREYSEL SİLAHLANMAYA EVET!!!!!!!!

WTF demiş ki:

Neden silahlanma?
- Önce kendimi ve yakınlarımı, sonra emeğimle ve yasal yollarla kazandığım ve vergisini ödediğim mallarımı korumak için silah sahibiyim. Ayrıca Atalarım gibi iş başa düştüğünde vatanım için de elimdeki imkanları kullanmaktan geri durmam.

155 servisi ve Polisin olay yerine intikaliyle ilgili benim başıma gelen çok taze bir olayı da burada anlatmak isterim:
Geçtiğimiz hafta sokağımızda yaşanan tartışmayı balkondan izliyorum, 6-7 kişi bilmediğim bir konu hakkında tartışıyorlar; ara sıra sesleri yükseliyor ama herhangi bir itiş kakış yok, derken gruba 5-6 kişi eklendi o tartışanların eşleri sokağa çıktı ve sesler hepten yükselmeye başladı. Aralarından birisi de etraftaki arabaların kaportalarına rasgele vurmaya başlayınca olayın büyüyeceğini düşünerek(yeni taşındığım bu mahalleye polisin intikal süresini de merak ederek) 155 servisini aradım, operatorler meşgul olduğu için sistem tarafından 2dk kadar bekletildim. Bu arada olayı takip etmeye çalışıyorum, itiş kakış artmış tehditler havada uçuşuyor, bir sonraki aşama kavga... Derken telefonda karşıdan canlı bir ses duydum ve olayı açıklayarak bir devriye göndermelerinin iyi olabileceğini düşündüğümü anlattım ve iyi nöbetler diyerek konuşmayı bitirdim.

Bundan sonrası bence önemli, eğer en yakın karakoldan bir görevlendirme olsaydı ve polisler yürüyerek olay yerine gelselerdi, 3-4 dk içinde olay yerine varabilirlerdi ama araçla geldiler ve bu 20 dk sürdü. Şahsen ilk sayfadaki 7. mesajda bulunan 'hayatımızı kendimiz koruruz, dakikalar sonra gelecek olan güvenlik gücü değil' ifadesi bulunan resmi başlı başına bir silahlanma sebebi olarak görüyorum ve inanıyorum ki birçok kişi bu sözün doğruluğunu tartışmaz bile.

Bu arada yukarda anlattığım olayı değerlendirmek adına aşağıdaki bilgiler de faydalı olabilir.
Olay yeri: Büyük bir ilin merkez semti, polisin çağrıldığı sokakta İlçe Kaymakamının da konutu bulunuyor.
Saat: Normal insanların uyuduğu, sokakların boş ve trafiğin olmadığı bir saat.

Kubi demiş ki:

Bu silahlanma konusunda biz hep kendimizde silah olacağını karşımızdakinin silahsız armut gibi duracağını varsayıyoruz. Bu varsayımın aksi durumlarında ne gibi sonuçlar doğuracağını hiç düşünmüyoruz maalesef. Yok yok kendimizi hiç savunmayalım yazılan yazılardan çıkardığım sonuç çoğunlukla bu. İnşallah silahı sadece zevk için kullanmak nasip olsun hepimize.
Saygılarımla

Schumacher demiş ki:

Şahsi görüşüm olarak görevini tam yapan memur arkadaşlara diyecek hiç bir lafım yok ama; İstanbul gibi büyük şehirlerde görev yapanların %70'i bir işe yaramaz desem yeridir. Ama tam tersi de terör bölgelerindeki memurlarda kelle koltukta.

Hakan30 demiş ki:

Silah sizi korumaz.
Amerika’daki olay şahıs otomatik tüfekle sinemaya giriyor rasgele ateş ediyor.
Böyle bir durumda zaten ölmüş olursunuz. Etki tepki prensibi siz olayı anlayıp tahlil edene kadar ölürsünüz.
Ama o şahıs elini koluna sallayarak o tüfekleri gidip dükkandan alamasaydı kimse ölmezdi.
Bu sıcaklarda kaç kişi silah taşıyor merak ediyorum yada kaç kişi sinemaya silahla gider.

Türkiye’de en ağır ceza gerektiren suçlardan birisi silahlı gasptır ve oranı düşüktür.
Ayrıca cinayetlerin çoğu da bıçakla işlenir sessiz ve sinsice.

En önemlisi kavga etmemektir. Adam üzerinize yürüdü siz silahı çektiniz erkeksen ateş et dedi çaktı tokadı ne yapacaksınız. Adamı vursanız kaybedecek çok şeyiniz var ama vurmazsanız tek kaybedeceğiniz şey gururunuz.

Berkeley demiş ki:

Aramızda böyle biri olduğunu sanmıyorum, ruhsatlı silah sahibi bir kişi gerçekten can güvenliğinin tehlikeye girdiği durum dışında silahı olduğunu düşünmez bile.

Glock demiş ki:

hakan30 Yazdı:  Silah sizi korumaz.
Amerika’daki olay şahıs otomatik tüfekle sinemaya giriyor rasgele ateş ediyor.
Böyle bir durumda zaten ölmüş olursunuz. Etki tepki prensibi siz olayı anlayıp tahlil edene kadar ölürsünüz.

Bu tespit neye göre ve nasıl yapılıyor? ilk hedef olmayan ve tahmini 5 veya 10 sn sonra saldırı ile karşılaşan biri,savunma pozisyonu alıp hatta ve hatta siper alıp atış gerçekleştiremez mi?

Tepki süreleri ve sıcak temas durumları çok değişkendir.

Konuyu tamamıyla en ince ayrıntısına kadar incelemeden, her kurbanla tahmini temas süresini bilmeden böyle bir yorum yapmak yanlış ve hatalı olur.

Nutkey demiş ki:

1. Adam üzerimize yürüdü; BİZ SİLAH ÇEKMEYECEĞİZ...
2. Sözle tahrik etti; BİZ SİLAH ÇEKMEYECEĞİZ...
3. Çaktı tokadı; BİZ SİLAH ÇEKMEYECEĞİZ...
4. Ne zaman ölümcül bir silahla bize saldırı olursa işte o zaman silahımızı çekeceğiz ve kullanacağız bu kadar basit...

Hemen hemen bütün silahlanma karşıtlarının ve bazı silah severlerin de karıştırdığı husus şudur; bireysel silahımız bir cezalandırma aracı değildir, bir savunma aracıdır. Yasanın bize bunu vermesinin amacı, bizim gururumuzu kıracak davranışları veya bize karşı işlenen suçu cezalandırmak değildir. Silahımızı da meşru amacı doğrultusunda bize veya başkasına karşı ölümcül saldırıyı önlemek veya defetmek için kısaca hayatımızı korumak için taşımak istiyoruz hepsi bu.
Saygılarımla...

Schumacher demiş ki:

Sn. Hakan30

Bir gün Mithat Bereket'in yaptığı Pusula adlı programı seyrediyordum, O günde Yasser Arafat ile röportaj yapıyor. Söz çok uzatmayayım, Yasser Arafat'ın çok güzel bir silahı varmış ve sürekli yanında taşırmış. Mithat Bereket de görebilir miyim silahınızı diyor, Arafat direk olmaz diyor. Neden? Silahımı yerinden çıkarttığımda seni vurmam gerekir de ondan diyor. Netice de belki Arafat şaka ile karışık söylemiştir buna ama neticede işin aslı da budur. Biz silah severiz silah taşımamız veya bulundurmamız Can, Namus ve Mal güvenliğimizi koruma amaçlıdır. Yani trafikte milletle tartışıp önünü kesip silah çekersen Eşkiya olursun. Forumda da Eşkiya tabirine uyan arkadaşımız yoktur çok şükür. Saygılar.

Mirgun demiş ki:

Kafamızı, tokat, hakaret sık sık yaşanması mümkün durumlarda silah çekmek yerine, gerçekten yakınlarımıza, ve bize yönelecek ölümcül bir durumda nasıl hareket edeceğimize çalıştırsak daha iyi..Hakaret edeni vs vurmak kolay da, hakikaten biraz da becerikli bir piskopatı nasıl alt ederiz onu düşünelim..Zora bakalım..

Hakan30 demiş ki:

Başkasını hayatını korumak için dediniz .Yolda giderken baktınız bir adam bir kızı kovalıyor elinde silahlı kız bağırıyor imdat yardım edin diye sizde kovalayanı silahla durduruyorsunuz bakıyorsunuz adam polis, kaçan kız terörist (Geçen hafta yaralı olarak yakalandı)

Sizi tenzih ederim hatta forumda da soru olarak sorulmuştu. Bazıları silahı beline takınca kullanmak için bahane aramakta. Çünkü hiç hukuki olarak başı belaya girmemiş.

Keşke herkes sizin gibi bilinçli olsa. Kaliteli açık poligonlar açılsa. Her türlü silahı tanıma ve atış şansımız olsa.
İstanbul trafiğinde makas atmayı marifet sayan ehliyeti nalburdan almış şahsiyetleri görünce insan düşünüyor her isteyen insan silah taşısa durum nasıl olur.(Bana göre eğitimi okul dershane v.b veremez aile ve yakın çevresinden eğitim alınabilir.)

Ayrıca benim 5 adet yivli ve yivsiz silahım var.

Berkeley demiş ki:

Kanunlara uymayan herkes silah taşıyabiliyor zaten, insanlarında hayatını tehlikeye sokacak davranışlarda bulunabiliyor, anlayamadığınız nokta burada.

Xhmyt demiş ki:

Her şey tamam da şu 3.maddeyi uygulayabilecek adam bulma durumu zor. Bence :
1- Adam geliyor . Bekle.
2- Sözle tahrik ediyor. Sen etme ama dişini göster ki iş büyümesin. Ama olmadı,
3- Elini kaldırdı. Kır.
4- Bıçak, silah çekti. İndir.

Waffenliebe demiş ki:

Neredeyse tamamına katılıyorum Sn Xhmyt. Sadece 4. maddedeki bıçak kısmı pek benlik değil. Bıçağa karşılık silah çekilmesi için çok sıkışıklıkta kalmış olmak lazım kanımca. Nitekim bıçaklı biri ile karşı karşıya kaldığınızda siz silahınızı çektiğinizde o da can havliyle bıçağı kesinlikle sallayacaktır. Ben silah yerine etrafımda vurabilecek bir sopa benzeri alet aramayı tercih ederdim. Nitekim silah çekersem ve adam ona rağmen üstüme gelmeye devam ederse kuvvetle muhtemel katil olurum. Bu durumda bildiğim kadarı ile nefsi müdafaa geçerli olmuyor. Yanlış biliyor olabilirim ama bir avukat arkadaşım bu şekilde anlatmıştı. Uzun zamandır olası bıçaklı serserilere karşı yanımda bıçak taşırım, ki Alsancak taraflarında akşam ve gece saatlerinde o tiplerin bando mızıka yürüyüşü oluyor resmen. Allah hiç kimseyi o şekilde sınamasın inşallah. Zor ve o an verilebilecek kararlar. Yaşamadan ne desek boş.

Saygılarımla, Volkan

Orhancengizk demiş ki:

Üstad bıçağı görünce; saldırganın silahı net olarak göreceği şekilde silaha elini atar ama silahı yerinden çekmezsin, saldırgan kuvvetle muhtemel şekilde duraksayacaktır, hamleye devam ederse, çekersin ama tetiğe dokunmazsın, saldırgan hala kararlı şekilde hamle yapmaya yeltenecek gibi ise bu durumdan sonra olayı kestirmek pek mümkün değil ama muhtemelen bu hareketleri yapan alkollü yada daha kötüsü haplanmıştır yada uçucu madde vs. kullanmıştır, bu durumda sopa filan da pek işe yaramayabilir. Ben olsam sopa aramaktansa, silah ile kafaya kafaya çalışırdım, bu durumda ateşli silah ile vurma değil, darp ile karşılık vermiş olursunuz. gene de olmadı o andan itibaren tetiği çekmek içinde bulunduğunuz duruma göre elzem hale gelebilir.

Allah hiçbir zaman bela ile karşı karşıya kalmayı nasip etmesin...

Glock demiş ki:

Bırakın kol mesafesini 5 metreye kadar delici,kesici alet her silah taşıyıcısı için tehlikeli bir yakınlıktır.

Elinde size zarar verebilecek bir nesne olan şahıs ivmelenmeye başladığında,kılıftan kütleye hadisesi için çok geç kalmış olabilirsiniz.

Hele ki bu kişi işini biliyorsa.

Göğüs göğüse muharebede birinci kural hasmını olabildiğince kendinden uzak tutarak abondone et ve uzaklaştır.

Elinde delici, kesici nesne bulunan şahısla aynı kategoride nesneyle bile mücadele etmek büyük hatadır, profesyonel olsanız bile.

Saldırgan şahsa silah gösterme, doğrultma olayları daha fazla tetikleyebilir.

Kaçabileceğiniz yer kalmayıncaya dek kaçın, ölümcül güç kullanmak yapılacak en son hadise olmalıdır.

Unutmayın atacağınız veya attığınız her mühimmattan sorumlusunuz.(Kimsenin bu durumda kalmaması dileğiyle)

Hep söylüyoruz fiziksel yeterliliğinizi üst seviye taşıyın ve spor yapın.

Close Range combat tamamiyle zor bir hadisedir.Eğitimleri uzun sürer ve çok aşamalıdır.

Olabildiğince uzlaşmacı olun veya gerekirse kaçın, kaçacak yeriniz kalmayıncaya dek.

Emniyetli ve bol eğitimli günler.

Carbine demiş ki:

Tahmin ediyorum ki forumdaki çoğu insan silahsız savunmaya da zaman ve efor harcamıştır.
Ömrümde bana gelip tokat atacak adama karşı bir kaygım olmadı. Gerekirse (ki çoğu amatör için çok kolay olmaz) dayağımı yerim paşalar gibi. Silah bana avantaj sağlamak için var başımı belaya sokmak için değil.
Bu forumdaki hemen hemen herkesin de silahı var ama çoğumuzun eşlerinin ve yetişkin çocuklarının silahı yok. Onların benden çok daha fazla ihtiyacı var oysa ki.
İşte bu nedenle bireysel silahlanmaya EVET.

Mercankaya demiş ki:

Sokakta yaşanacak adi bir kavgada hemen silaha sarılacaksak, hiç taşımayalım. Geçtiğimiz günlerde, trafikte dört kişi ile aramda bir sorun yaşandı. Belimde silahlarım olmasına ve haklı olmama rağmen, silah kullanma zorunluluğu duymadım. Biraz onlar, çokça ben, bir seklide sorunumuzu çözdük.
Allah esirgesin, hakkimi kurtarma derdine ve bir candan asla kıymetli olmayacak bir sebepten, dört kişinin katili olabilirdim.
Ama yine de bireysel silahlanma, gerekli, önemli ve hayatidir. Zira yanımdaki silahım sayesinde hayatimi kurtardığım da çok olmuştur.
Selamlar, Saygılar.

Lupus demiş ki:

Kul değil, fikri hür, vicdanı hür bir vatandaş olabilmek için bireysel silahlanmayı destekliyorum...

Özkanx7 demiş ki:

Bilinçli ve iyi yürekli vatandaşların elinde silahın aynı zamanda güvenlik ve bir spor olabileceğini göstermek için bireysel silahlanmaya evet.
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Üşenmedim tüm yazılanları okudum. Hepsi de birbirinden kıymetli düşünceler. Bireysel silahlanma için elbette bir çok neden ortaya koyabiliriz. Ancak çok uzunca bir süredir özellikle de basın yoluyla sırf haber yapıp Reyting kasacağım diye eğrisini doğrusunu göz ardı edip yasal olmayan , kaçak silah ile ilgili tüm haberleri hep “ Bireysel silahlanma “ etiketi altında yaptıkları için toplumun bilinç altına yanlış bir algı olarak yerleşti. Amiyane tabirle at izi it izine karıştı. Bu nedenle bizler gibi bu işin anayasal ve yasal bir hak olduğunu bilen insanlar “ bireysel silahlanma “ ile kaçak silahın aynı şey olmadığını anlatmak için dil dökmek zorunda kaldık ve kalıyoruz. Bu noktada artık çeşitli manipülasyonlarla toplum algısında yanlış bir olgu haline gelen “ bireysel silahlanma “ kavramı yerine farklı bir isimlendirme bularak algıyı değiştirmeye çalışmak ilk atılacak adım olmalı sanki. 
Henüz karalanmamış bir sayfayı doğru temeller ile doldurmak daha amaca hizmet edebilir. Öteki türlü yazılıp çizilen sayfa üzerinde tekrar tekrar kalem oynatmak en kıymetli bilgilerin dahi okunurluğunu gizliyor. Bu bağlamda bireysel silahlanma yerine ; Anayasal ve eğitimli silahlanma , Yasal silahlanma , Eğitimli ve bilinçli yasal silahlanma ya da bunlardan daha güzel tabirler bulunabilir. Bu gibi ifadeler algıyı değiştirecektir. Enerjimizi kaçak silah ile bireysel silahlanma arasındaki farkı anlatmaya değil neden bunun bir hak olduğu ve gerektiği üzerine daha kolay ifade edebilir hale geleceğiz diye düşünüyorum bu sayede. 
Güvenlik dışında tıpkı okçuluk gibi ateşli silahlarla atıcılık alanını da daha fazla ön plana almak olumsuz algılara büyük oranda son verecektir diye düşünmekteyim.
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ERABEK'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Arkadaşlar emek vererek çok doyurucu açıklamalar yapmışlar, ama ben çok basitçe söyleyeyim, yangın tüpü gibi gerektiği zaman hayat kurtaracak bir ihtiyaç olduğu için, gerekmediği zamanlarda da ihtiyaç anında varlığını bilmemin vermiş olduğu güven ve huzur. Can, mal ve namus güvenliği için ve yeri geldiğinde vatan savunması için gereklidir.
Tabiri caizse hacettir, lazım olur. ?
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için melihaga'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Benim bireysel silahlanmaya meyletme sebebim, it kopuk bana sataşırsa, maganda trafikte önümü keserse, ya da evime giren hırsızla karşı karşıya gelirsem gibi sebepler değil.
Herkesin dilinde olan fakat hiçkimsenin fiilen bir şey yapmadığı "ülke nereye gidiyor" sorusunun endişe verici cevabı sebebiyle tüfek sahibi olmaya karar verdim. 
Yakın tarihte, çevremizde silahsız sivil halkın katledildiği birçok üzücü olay yaşadık. Eğer o halklar ABD halkı gibi silahlı olsaydı, kimsenin katliam yapmayı gözü kesemezdi. 

Örnek, saddam rejimi devrildikten sonra ıraktaki Türkmenlerin diğer malum etnik grup tarafından öldürülüp mallarının yağmalanması. 
Bunlar birkaç kişinin işlediği münferit suçlar değildi. Kitlesel bir katliam ve örgütlü bir yağmaydı. 

Bir diğer örnek Bosna. 
Sağ kalanların anlattıklarına göre, bireysel silahı olanlar, silahsızlara göre çok daha avantajlı olmuşlar. 
Bir tek av tüfeğinin komple bir köyü kurtardığını anlatan bile var. 
"Ara sıra boşa atış yapardık, sesi duyan sırp güçleri civar köylere girdikleri halde bizim köye yaklaşamadılar" gibi bir cümle hatırlıyorum. 
Silahsız insanların ise feci sonu aşağıdaki videoda. 

[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ziyaretçi'e teşekkür ederiz.
Cevapla
#5
Aşağıdaki yazı uzun zaman önce Pusat.blog'da yazdığım bir yazıydı. Foruma eklemek için bu başlığın uygun olacağını düşünerek buraya da aldım:

Geçenlerde bir dostumla sohbet ediyordum. Silah almak istiyor. Tabi sohbet konusu ne alalım hangisi iyidir gibi klasikleşmiş sonu olmayan başlıklarda gezinirken Birden düşüncesi ciddileşti. Çünkü eşinden bu fikre muhalefet geleceğini biliyor ve biraz da bu muhalefetin şiddetinden korkuyor. Eşini tanırım korkmakta haklı.

Dedim ki “Silahı boş verin, önce yangın tüpü alın.” Tabi, tabi doğru okudunuz bildiğimiz 5 kiloluk yangın tüplerinden en az iki tane almasını önerdim. Ama almadan bir süre önce yangınlar, güvenlik, yangına hızlı müdahalenin önemi vs. konulardan evde sohbete girerek de durumu biraz hazırlayın ki “Nereden çıktı bu tüpler” denmesin diye de önermeyi ihmal etmedim.

Yangın riski makul görülüp tüpler evde kabullenildikten sonrası biraz daha kolay. Artık zaten önceden yasal prosedürünü tamamladığınız ve almaya hazır olduğunuz silahı alıp eve getirebilirsiniz. O malum fırça geleceği zaman da savunmamız “Güvenlik gerekçesiyle evde silah bulundurmama muhalefet ediyor olabilirsin ama bak itfaiye teşkilatı da var ama biz evde yangın tüpü bulunduruyoruz. Ona hiçbir şey demeyi düşünmüyorsun.” şeklinde olur.

Dostum henüz bu fikri uygulamaya koymadığı için sonuçlarını size aktaramıyorum. Ama ben kendi adıma neden silah sahibi olduğumu sorgulama gereği duyan, hatta bazen de eleştiren çok kişiye yukarıdaki argümanla cevap verdim. Ben bu şekilde açıkladıktan sonra henüz fikrinde ısrar eden olmadı. Belki bir yerlerde sizin de işinize yarayabilir.

Sonu olmayan “Sence en iyisi hangisi? İstediğin bir tane silahı alabilsen hangisini hangi silahı seçerdin?” gibi başlıklarda konu dolaşmaya başlayınca; Çoğu zaman bu soruyu soranın da kendine göre aklında bir şeyler vardır zaten. Sonra da yine uzun bir muhabbet başlar. Futbol muhabbeti gibi bunun da keyifli tarafı belki bir sonuca varamayıp çoğunlukla uzayıp gitmesindedir.

Durum böyle olunca, en azından benim için uygun silahı seçme kriterlerim ne olurdu diye düşündüm. Sonuçta aşağıdaki gibi bir liste ortaya çıktı.

Birinci öncelik ve en olmazsa olmaz kriter her istediğimde çalışması olurdu. Bu yazıyı okuyan hemen herkesin aynı düşüncede olduğunu tahmin ediyorum. Bu olmayacaksa diğer hiç bir özellik ve güzelliğin önemi yok. Tabi hemen aynı madde kapsamında ekleyeyim istemediğimde de çalışmaması. Yoksa emniyetli horoz düşüreyim derken kendi kendine ateşlenen bir silah; Veya yarı otomatikten kendi isteğiyle tam otomatik olmaya karar veren bir silah, olmasa sanki daha iyi olur.

Şimdi böylesine dosta korku düşmana güven veren bir silahım olmasını istemeyeceğime göre bence olmazsa olmaz ilk kriter her istediğimde ve sadece istediğimde çalışan bir silah olması olurdu

Bundan emin olduktan sonra ikinci kriterim muhtemelen amaca uygun bir silah olması olur. Taşımak isteyeceğim silahta arayacağım özelliklerle poligonda keyifle atış yapmak için edinmek isteyeceğim silahtaki özellikler muhtemelen farklı olacaktır. Onun için tek silah seçeceksem birincil amacımı belirler ve ilk kriterime uyanlar arasında amacıma da en uygun olanlara odaklanırdım.

Bu ikisi tamamsa güvenilir ve amaca uygun birkaç silah arasında seçim şansım varsa, sıradaki seçim kriteri de elime uygun bir silah seçmek olurdu. Silah konusu bu noktada biraz ayakkabı seçmeye benziyor. Her şeyini çok beğenseniz de kalıbı size uymadı mı rahat etmeyebiliyorsunuz.

Mesela kuş avı için kişiye özel dipçikli çifte yaptırıp isabet oranını artıran avcıların videolarını internet ortamında izleyebilirsiniz. Bununla birlikte seçim olanaklarımızın bizi kısıtladığı durumlarda amaca uygun bir silahımız olmasının daha öncelikli bir kriter olduğunu düşünüyorum. Sonuçta askerde amacımıza uygun tek tip bir piyade tüfeğimiz oluyor ve biz artık bu tüfeğe uyabildiğimiz kadar uymaya çalışıyoruz.

Özetlersek olmazsa olmazım benim için güvenilir bir silah olmalı. Sonrasında amaca uygun olması önemli. Bu ikisini sağladıktan sonra elime de uygun bir silahsa çok iyi olur. Yok değilse silahı zorla amaca uydurmaya çalışmaktansa benim silaha uymak için kendimi olabildiğince geliştirmem daha kolay. Ne de olsa anlaşılmayacak insanla, atmayacak silah yoktur yeter ki söze söz uydur geze göz uydur.
[+] 10 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Colt1911'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Değerli Forumdaşlarım,

Eski forumda yayınladığım, 2019 Yılında Amasya'daki bir toplantıda yaptığım "Bireysel silahlanma nedir? Ne değildir?" başlıklı konuşmamın viddeosuna ulaştım. Yeniden sizlerle paylaşıyorum:



Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 14 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#7
Sn.Sabri 18 dakikalık sürede mükemmel özetlemişsiniz.Bu grafik ve anketlerle desteklenmiş konuyu makale olarak yazarsanız,elimizde mükemmel bir kaynak olur.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#8
Dün bir yazı okudum burada da paylaşayim çok hoşuma gitti.

"Silah ve ceza kanunlarımız; saldırıya uğrayan vatandaşın kendisini korumasına imkan verecek düzenlemeler yerine, saldırganı cezalandırmak üzerine tesis edilmiştir.

Kurban ölür ve bizim hukuk sistemimiz, faili hapse atarak adaleti tesis ettiğine ve kamu vicdanını rahatlattığına inanır.

Kamu güvenliği anlayışımıza göre; bir vatandaşın kendini koruma ihtimali, o vatandaşın ölmesinden daha tehlikelidir.

O yüzden kendimizi koruyabilmek yerine, mevzuata uygun ölerek kamu güvenliğine katkıda bulunuruz."


Bireysel silahlanmanin kolaylaşması için cimer ve akimden yazmak sürekli talep etmek dile getirmek zorundayiz.
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Nozdormu'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
(20-11-2024, 13:47)Nozdormu yazdı: Dün bir yazı okudum burada da paylaşayim çok hoşuma gitti.

"Silah ve ceza kanunlarımız; saldırıya uğrayan vatandaşın kendisini korumasına imkan verecek düzenlemeler yerine, saldırganı cezalandırmak üzerine tesis edilmiştir.

Kurban ölür ve bizim hukuk sistemimiz, faili hapse atarak adaleti tesis ettiğine ve kamu vicdanını rahatlattığına inanır.

Kamu güvenliği anlayışımıza göre; bir vatandaşın kendini koruma ihtimali, o vatandaşın ölmesinden daha tehlikelidir.

O yüzden kendimizi koruyabilmek yerine, mevzuata uygun ölerek kamu güvenliğine katkıda bulunuruz."


Bireysel silahlanmanin kolaylaşması için cimer ve akimden yazmak sürekli talep etmek dile getirmek zorundayiz.

 Sn. Nozdormu 

Benim Twitter paylaşımımı görmüşsünüz, müsaadeniz olursa tamamını paylaşayım.

Önlemler konusunda gerçekten çok acayip bir toplumuz.

İşyerimize hırsız girdikten sonra alarm taktırır, kaza yaptıktan sonra kasko yaptırır, hastalandıktan sonra sağlığımıza dikkat etmeye başlarız. 

Depreme hazırlıkta bile depremde yıkılmayacak binalar yapmak yerine, binalar yıkıldıktan sonra geriye kalan insanların içine girebileceği çadırları stoklarız. 

Bu kötü alışkanlıklarımız silah ve ceza kanunlarımızda da kendini gösterir. 

Silah ve ceza kanunlarımız; saldırıya uğrayan vatandaşın kendisini korumasına imkan verecek düzenlemeler yerine, saldırganı cezalandırmak üzerine tesis edilmiştir. 

Kurban ölür ve bizim hukuk sistemimiz, faili hapse atarak adaleti tesis ettiğine ve kamu vicdanını rahatlattığına inanır.

Kamu güvenliği anlayışımıza göre; bir vatandaşın kendini koruma ihtimali, o vatandaşın ölmesinden daha tehlikelidir.

O yüzden kendimizi koruyabilmek yerine, mevzuata uygun ölerek kamu güvenliğine katkıda bulunuruz.
[+] 14 kullanıcılar diyor Bu gönderi için dgnucak'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#10
Çok doğru bir yazı. Kanunlarımız "önleyici" değil "cezalandırıcı" bir anlayışa dayanıyor. Önleyici hükümler çok az.
Milletvekilleri de bu işin farkında değil.Oysa bir komisyon oluşturup, suçun nasıl önlenebileceği konusunda biraz
kafa patlatsalar bir şeyler olacak. Hiç bir şey düşünemiyorlarsa,medeni ülkelerin kanunlarını inceleseler muhakkak
ülkemizin yapısına uygun bir şeyler bulurlar.
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi