Geçmişten Bir Köşe Yazısı
#1
Bireysel silahlanma, hatta "silah" kavramı 1998'den günümüze evrimini göstermesi açısından bir utanç vesikası olarak eklemeyi doğru buldum.

Tüm olaylar TC.Başbakanının evrak çantasında bir Glock tabancanın başka bir gazeteci tarafından fark edilmesiyle başlar.

Bu başbakan Mesut Yılmaz'dır (Rahmetlik) malum kendisine o dönemlerde fiziki bir saldırıda da bulunulmuş ve burnu kırılmıştı.

Ama "yakın mesafeden öldürücülüğü kesin", "saldırı silahı" olan Glock tabancayı bir başbakan çantasında nasıl bulundurabilirdi?

Vaktiniz varsa okuyun derim.


Alıntı:Glock, glock

Şunu bilmelisiniz ki Türkiye Cumhuriyeti geçtiğimiz hafta sonu her yönüyle tarihi bir fırsatı kaçırdı. Olay gerçekleşmiş olsaydı, şu anda hepimiz çok daha mutlu ve huzurlu bir ülkede yaşıyor olacaktık, bunu da unutmayın.

Kaçırılan bu fırsatla ilgili bilgiler geçen pazar günü Ertuğrul Özkök'ün yazısında yer aldı.

Genel yayın yönetmenimiz, uçakta yanında oturmakta olduğu Başbakan Mesut Yılmaz'ın Susurluk raporunun da yer aldığı çantasında bir adet tabanca bulunduğunu yazdı.

Glock markaymış bu tabanca.

Yani saldırı silahı.

Yani dünyada profesyonel katillerin en rağbet ettikleri silah bizim Başbakan'ın çantasında.

Düşünsenize olabilecekleri.

Ertuğrul Özkök çantada tabancanın altında durmakta olan Susurluk raporunu çalmak isteseydi... Başbakan da biraz tereddütten sonra çekip tabancayı onu tak diye vursaydı.

Glock marka silahın o kadar yakından ateşlenmesi durumunda kimsenin hayatta kalma şansı kesinlikle olamayacağına göre...

Anında bu ikiliden bir tanesi temiz toplum uğruna kendisini feda edip gönüllü olarak cinayetten hapsi boylayacaktı. Diğeri de artık bundan böyle ‘‘Ölmeden Önce Son Yüzyılın En Seksi Erkekleri Listesinde Onbirinci Sırada, Antonio Banderas'ın da Önünde Yer Alan Adam’’ olarak hatıralarda yer alacaktı.

Ve biz bir taşla iki kuş vurmuş vatandaşlar olarak suratımızda abuk bir gülümsemeyle daha mutlu bir şekilde yaşamımızı sürdürecektik.

Ama maalesef bütün bunlar olmadı.

Ertuğrul özkök tehlike durumunda nasıl davranılacağını yıllardır Hürriyet Gazetesi yöneticiliği yaparak bir Delta komandosundan çok daha iyi öğrendiği için başına bir şey gelmedi.

Glock'u karşısında görünce Susurluk raporuna tabii ki el atmadı.

Ve şu anda ikisi hâlâ serbest olarak ortada dolaşıyorlar.

***

Ve şu soru belki akla gelebilir.

BİR BAŞBAKAN NEDEN ÇANTASINDA GLOCK MARKA TABANCA İLE DOLAŞIYOR ALLAH AŞKINA.

Kafayı mı yedi, yoksa devlette işler bizim tahmin ettiğimizden daha mı kötü?

Bir açıklarsa seviniriz.

***

Aslında onun tabanca taşımaya başlaması biz yazarlar açısından son derece sevindirici.

Yazarlar siyasi figürlere ad takmayı çok severler.

Ben de bundan sonra Mesut Yılmaz'a , Mesut ‘Glock’ Yılmaz diyebilirim.

Veya daha popüler bir isim olsun diye Mesut ‘Joe Dalton’ Yılmaz diye de çağırabilirim onu.

Zaten biliyorsunuz Joe Dalton da çok sinirliydi ve bu açıdan yeni ismi Mesut'a çok yaraşıyor.

***

Ertuğrul Özkök'ün açıklamalarına göre bu silahı Mesut Yılmaz'a Güneş Taner hediye etmiş. Bilemiyorum bu açıklamaya şaşıran bir Türk vatandaşı var mı?

Güneş Taner'de öylesine büyük bir silah koleksiyonu var ki, üç yıl önce sadece çalışma odasındaki silahları Bosna'daki Müslümanlara hibe etseydi oradaki iç savaşın gelişimi radikal bir biçimde değişebilir ve bugün tüm ülke ‘Bosna İslam Cumhuriyeti’ olarak bile anılabilirdi.

Olaydaki bu rolü nedeniyle Güneş Taner'e de artık bir isim takabiliriz.

Ona Güneş ‘The Glock’ Taner diyebiliriz mesela. Nedendir bilemiyorum ama Glock takma adı ona Mesut Yılmaz'dan daha fazla uydu.

Belki fiziksel yapısı nedeniyledir.

Biliyorsunuz Mesut Yılmaz ile Güneş Taner sokakta yan yana yürüdüklerinde eskiden çok meşhur olan ve ‘Birbuçuk İnsan’ olarak bilinen sevimli iki İtalyan hafiyeye çok benziyorlar.

Galiba onlara Edi ve Düdü de deniliyordu şimdi tam hatırlamıyorum.

***

Gerçi Güneş Taner'e bir isim daha takabiliriz ama bu noktada bazı teknik sorunlar ortaya çıkabilir. Madem Mesut Yılmaz'a silah taşımaya başladığı için ‘Joe Dalton’ adını uygun gördük.

Aynı aile ağacından hareket ettiğimiz takdirde Güneş Taner bundan böyle olsa olsa Güneş ‘Avarel’ Taner olarak bilinebilir.

Ancak dediğim gibi burada bir teknik sorun var. Bilindiği gibi Avarel Dalton biraz aptaldır.

Güneş Taner'in aptal olmadığı ise kesindir.

Gerçi onu tanımayanlar Türk ekonomisinin durumuna bakınca böylesine yanlış sonuçlara varabilirler ama o da onların sorunu.

Bu yüzden Güneş'in takma adı sadece Glock olarak kalacak.

***

Sevgili okurlarım.

Bu yazı vesilesiyle size elveda demek istiyorum. Güneş Taner'i tanıyanlar benim neden elveda dediğimi açıklama gerekmeden hemen anlayacaklardır. Şöyle söyleyeyim; Güneş Taner boy açısından Avarel'e benzese de sinir düzeyi net olarak Joe'ya çekmiştir.

Bu yazıdan sonra beni ilk göreceği yerde alnımdan mıhlayacağı da kesindir.

Olur mu ya yapmaz diyenlere hatırlatırım ki Güneş Taner bundan yıllarca önce bir karlı Ankara gününde Ertuğrul Özkök'ü öldürmekten son anda vazgeçen kişidir.

Ertuğrul Bey'in suratı o olaydan sonra tam tamına iki yıl beyaz kaldı ve bundan da kimsenin haberi yok.

Haydi hoşçakalın. Hakkınızı helal edin.

Serdar Turgut
20 / 01 / 1998 Hürriyet

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/glock-glock-39003284
75BΩ - G43X - 686/3 -  USP - BHP/MK3S - BHP/SC - G42 - 84F - 1911
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpSaral'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi