Benelli M4
#1
Benelli M4:

Sn.Lupus’un 23.12.2015 tarihli yazısı:
(Tüfek kutusundan yeni çıkartılmış.İlk izlenimler.)

[Resim: chtptyp.jpg]

[Resim: 5142zpr.jpg]

[Resim: mge9l5w.jpg]

Kesinlikle bir av tüfeği değil! Her hali ile '' Ben harp silahıyım! '' diye bağırıyor. Ve bunun nedeni kesinlikle ilk bakışta dışarıdan görülen üzerindeki '' Tacticool '' aksesuarlar değil, tasarımındaki ince farklılar. ARGO gaz tahrik sisteminden, pimlerin sabitlenme şekline kadar herşeyi ile tam bir zor zaman silahı...Umarım saha tecrübelerimiz de ilk izlenimlerimizle aynı minvalde olur.

ARGO Gaz Tahrik Sistemi;
[Resim: 7929vqp.jpg]

[Resim: 754ssag.jpg]

Sistem kısa darbeli tahrik prensibi ile çalışıyor. İki ayrı silindirik gaz odacığı mevcut. Bunların içerisinde birer adet gaz pistonu var. Pistonlar vidalı valv ve contalarla silindirlere sabitleniyor. ARGO sisteminin diğer gaz tahrikli sistemlerden en büyük farkı, gaz odacıklarının ve bunlara açılan gaz kaçırma deliklerinin namlu fişek yatağına çok yakın olması, barutun en verimli yandığı alandaki, gazının en temiz halini kullanmasıdır. Bir diğer farkı iki ayrı gaz odacığı olması, birisi devre dışı kalsa dahi diğerinin işlevini görmeye devam edebilmesidir. Üreticinin iddialarından birisi de, bu sistemin anlık değişimlerde dahi çok farklı dolulara rahatlıkla adapte olabildiği ve çalıştığı yönünde, ancak bunu teyid eder saha raporları mevcut olduğu gibi, aksini bildiren saha raporları da mevcut, deneyip hep birlikte göreceğiz.

Bu tüfeğin ruhuna ve konseptine tek yakıştıramadığım ayrıntı da burada. Gaz valvleri ve contaları, gaz silindirlerine vidalanarak sabitleniyor. Ancak kurma kolunun ucu girecek şekilde açılmış deliklere kurma kolunun ucunu sokarak valvleri rahatlıkla söküp takabiliyorsunuz. Hatta vida yatağında tur atarken, kurma kolunun geçtiği delikler namluya denk gelip de zorlamasın diye, sadece tek eksene iki delik açmak yerine, iki ayrı eksene, iki ayrı delik açarak işlemi son derece kolaylaştırmışlar. Bu kadar ince ve pratik tasarlanmış olan sistemde, içerideki valvler o kadar sert bir yay gerimi ile tasarlanıp bir pimle sabitlenmiş ki, sahada sökmek imkansız, yay ve valvi kesinlikle kaçırır kaybedersiniz. Bu istisna haricinde tüfeğin her şeyini en ince detayına kadar, hiç bir ekstra alet edevat kullanmadan sahada rahatlıkla sökebilirsiniz.

Tüfekte tüm hayati pimler, ayrı birer sekmanla sabitlenmiş. Tetik grubu sabitleme pimi, horoz pimi alışılageldik kıvırma tel sekmanlarla değil, ısıl işlem görmüş pres çelik sekmanlarla sabitlenmiş. İğne sabitleme pimi bile elastik polimer bir sekmanla ayrıca sabitlenmiş.

[Resim: p1154oy.jpg]

[Resim: pdha5sj.jpg]

[Resim: h37xelo.jpg]

İşçilik ve malzemenin son derece iyi olduğu tüfekte iki ayrı yerde işçilik kusuru görebildim;

1. Mekanizma başının kilit takozları ve çevresinde;
[Resim: 8te354j.jpg]

2. Kilit takozlarının yerleştiği namlu kepi yataklarında;
[Resim: bbbzwqb.jpg]

Şimdilik bu iki yer haricinde başka hiçbir kozmetik kusur göremedim.

Ayrıca yüzey perdahı ve alüminyum elokseli Beretta, Browning, hatta bazı yerli üreticilerin kullandığı yeni nesil kaplamalar kadar dayanıklı görünmüyor.

Bakalım, şimdilik ilk izlenimler bunlar. Hep belirttiğimiz gibi, malzeme kendisini sahada ve uzun soluklu kullanımda belli ediyor. Umarım beklentilerimizi karşılayacak bir performans ve dayanım gösterir.

Saygılar.
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Eski forumda bir dönem en çok konuşulan silahtı.Hatırlarsanız Sn.Harun'un aracılığıyla forum için toplu 
olarak ithal edilmişti.Bu konuda 5-6 konu başlığı açılmıştı.Ne yazık ki konu içerikleri silinmiş, sadece 
yukarıdaki mesajı bulabildim.Arkadaşların ellerinde saklanmış yazılar varsa foruma yüklemelerini rica 
ediyorum.Yine, bu tüfeğin sahibi olan arkadaşların bir kaç satır da olsa yorumlarını bekliyorum.

Ekşi Sözlükte "blind man" isimli biir şahsın yazısı var.Onu paylaşıyorum: (31.12.2018)

"Benelli'nin ürettiği ve dünyada birçok ordu ve polis gücü tarafından tercih edilen yarı otomatik yivsiz tüfektir. Standart olarak 47 cm namlu uzunluğuna sahiptir ve şarjörde 7, namluda 1 olmak üzere 8 fişek kapasitelidir. 9 fişek kapasiteli olduğuna dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Zira 9 fişek yüklenmesi üretici firma tarafından uygun görülmemektedir. Tavsiye edilmeyen bir uygulama fakat 7 adet şarjöre, 1 adet namluya ve bir adet de kurma koluyla boltu fişeği yerleştirebilecek kadar geriye çektikten sonra kaşık ile namlu arasındaki boşluğa yerleştirerek art arda yeni fişek yüklemesi yapmadan 9 atış yapmak mümkündür. Bu silahın kısalabilen dipçikli modeline 3 yıldır sahip olduktan sonra, bu silahı almayı düşünen veya sadece silah hakkında bilgi sahibi olmak isteyen arkadaşlarla bazı detayları paylaşmamın faydalı olacağını düşündüm.
Kullanımına dair basit bir açıklama yapmak gerekirse: tüfeği ilk elinize aldığınızda nişangahı kullanarak nişan almakta başarısız olmanız olası. Zira nişangahı kullanarak nişan alabilmeniz için kısalabilen dipçiğin son noktaya kadar uzatılmış pozisyonda durması gerekiyor. Bunu dipçiğin sol tarafındaki yuvarlak düğmeye basılı tutarken dipçiği saat yönünde 45 derece açıyla çevirdikten sonra kendinize doğru çekerek ve son noktada saat yönünün tersine 45 derece açıyla çevirerek yapabilirsiniz. Atış yapabilmek içinse şarjörü doldurmadan önce kurma kolunu çekip, silahın kasasının sağ tarafında bulunan siyah renkli yuvarlak düğmeye basarak boltu serbest bırakmanız gerekir. Çünkü silah kurulu değilken şarjör girişindeki kaşık alt pozisyonda kilitli bir biçimde kalmaktadır ve şarjörü doldurmanıza engel olmaktadır. Şarjörü doldurduktan sonra ise fişeği namluya sürmeden önce tetik grubunun kasayla birleştiği noktada, siyah bolt salma düğmesinin biraz daha gerisindeki kırmızı pimi yukarı itmeniz gerekmektedir: bu pimin yukarı itilmemesi halinde şarjörde fişek bulunsa ve kurma kolunu çekip bıraksanız da namluya fişek sürülmeyecektir. Bunun yanı sıra atış yapabilmeniz için, tetiğin hemen gerisinde bulunan tetik emniyetinin açık konumda olması gerekmektedir.Sağ taraftan bakıldığında köşeleri yuvarlanmış bir üçgen şeklinde duran bu emniyet tuşunu sola doğru itmeniz halinde, sol taraftan bakıldığında gözükecek şekilde çevresi kırmızı şeritle kaplı yuvarlak bir indikatör gözükecektir. Bu tetiğin atışa hazır konumda olduğu anlamına gelmektedir. Bu durumda artık atış yapmanız için gereken tek şey tetiği çekmek.
Benelli m4 ile binlerce atış yaptım ve şu ana kadar bir sorun yaşamadım. Zayıf çekiç vuruşu, besleme hatası ve benzeri hiçbir sorunla karşılaşmadım. Güvenilirlik açısından tam puan verdiğimi söyleyebilirim. Fakat isabetli, güvenilir ve kullanışlı bu silahın eleştiriyi hak eden bazı yönleri de var: silah, karton bir kutuda geliyor. Av, skeet ve trap amaçlı yivsiz tüfekleri ayrı türler oldukları için bir kenara bırakırsak, yivsiz tüfek sektörünün en iyi silahlarından olan bir silahın daha kullanışlı bir kutuda gelmesini beklemek yanlış olmazdı. Bunun yanı sıra benim aldığım m4, 3 numaralık choke tube ile geldi. Bu konuya hakim olmayan arkadaşlar için en kısa şekilde özetlemek gerekirse, choke tube'lar silahın namlusunun ucuna takılan ve kullanılacak fişek tipine göre optimum performansın alınmasına yarayan ufak metal aparatlardır. Benim bu silahla yaptığım neredeyse tüm atışlarımda slug tipi fişek kullanmam nedeniyle 5 numaralı choke tube'a ihtiyaç duymaktayım ve bunun için ayrı bir para ödemek de bu fiyata sahip bir silah satın aldıktan sonra yine beklenmedik bir durumdu. Dolu haliyle 4.5 kilogram civarındaki ağırlığıyla birçok avcı için zaten "aşırı ağır" olarak değerlendirilen bir tüfek olmasına karşın, ben avla ilgilenmeyen bir insan olarak tüfekle kilometrelerce yürümem gerekmemesi nedeniyle bunu bir eksi olarak değerlendirmemekte ve ağırlığını normal bulmaktayım. İsabetlilik konusunda detay vermek gerekirse, yeterince çalışılırsa, herhangi bir optik kullanmadan 50-100 metre aralığında isabetli atışlar yapmak mümkün.
Genel bir değerlendirme olarak ise 20 yıla yakın süredir hizmette olan, Afganistan ve Irak savaşları gibi birçok savaşta gerçek muharebedeki zorlu koşulları başarıyla geçmiş olan bir tüfek olarak, eğer avla ilgilenmeyen fakat ateşli silahları ve atıcılık sporunu seven biriyseniz, aradığınızı bulabileceğiniz bir tüfek olduğu söylenebilir. Yerli üretim muadillerinin birkaç katı olan fiyatını değerlendirirken ise ileride satmayı düşündüğünüzde, değerini yerli bir tüfekten daha iyi koruyacağını göz önünde bulundurmak belki sizi bütçenizi bir m4 için arttırmaya ikna edebilir.
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
BU da BURADA BULUNSUN:

Yivsiz tüfek kategorisinde tüm zamanların en iyisi deyince çoğu kişinin aklına ilk gelen Benelli M4 Savaş Tüfeğidir. Gerçektek iyi çalışan, güvenilir, her türlü takdire şayan bir tüfek. Çoğu kişinin sahip olmayı arzu edip, yüksek fiyatı nedeniyle pek yanaşamadığı... Ancak üstad Saim Alper Erdem, kendine özgü üslubu ile bu tüfeği eleştiriyor.  Hele patent süresi bitip yerli üreticilerimiz tarafından ucuz klonları piyasaya çıkması ile...

[Resim: Benelli-M4.png]

Şimdi sözü S. Alper Erdem üstada bırakalım:

Millet olarak genellikle teknolojiye pek ısınamadığımızdan, yabancıların yaptıklarını aynen kabul ile, motamot sorgusuz sualsiz kullanımımızdan, kopyalamamızdan yakınır, hayıflanırız...

Şimdi bakın...

"Amerika Birleşik Devletleri kocaman bir ülke... Teknoloji, medeniyet, her bir şey onlarda... Bu adamlar kül yutmaz... Bunları, hele teknolojik olarak dolandırmak mümkün değildir"... Öyle mi...

Öyleyse şu aşağıdaki işin izahı nedir muhterem arkadaşlar...

Amerikan Ordonatı, sanki kendi silah kuruluşları yetersizmiş gibi, gidip meşhur bir İtalyan firmasından silahlı kuvvetleri için pek beğenip takdir ettikleri yivsizlerinden bir hizmet modeli üretmesini istiyor...

İtalyanlar mevcut modellerinin onlara uygun olmadığını Amerikalılara bildiriyor...

Amerikalılar ısrar ediyorlar... İtalyanlar da bayraktarlığını yaptıkları çalışma düzeninin zıttı bir sistemde tüfek yapıp onlara veriyorlar...

Amerikalılar bunu alay-ı vala ile kabul edip kadrolarına alıyorlar...

Diyecek olabilir ki; "E, bu bir söylenti... Var mı kanıtı"...

Yok... Ama verilen tüfeğe ne demeli... Filvaki,  Bu silah defolu değil... Tüm otorite taifesi şapka çıkarıyor... En iyi sistem naraları arşa çıkıyor... Testleri başarıyla geçiyor... Hürriyet götürülen ülkelerdeki anlayışsız vahşiler üzerinde yapılan denemelerde tam not alıyor...

O halde ordonatın başarılı seçimini alkışlamaktan öte ne yapılabilir ki... Siviller de alıyor bu tüfeği. Onlar da kendi testlerini yapıyor. Onların ki de on numara beş yıldız...

Daha ne istenebilir...

Mi acaba...

Şöyle uzaktan bakmakla bile anlaşılabiliyor ki bu M4 tüfeğinin, o meşhur İtalyan firmasının ataletli modelinden farklı tarafı, sadece silah gövdesinden ön kısmında... Arka cenah bire bir "Hık demiş burnundan düşmüş"... Kundak militarize edilmiş ama o da yaklaşım
olarak aynı.  Pardon bir tek fark var; Tetik grubunu kasa üzerinde tutan tek yönden geçmeli ve gövde içi segmanlı tesbit pimi...

Diğer görünen gövde elemanları, tetik grubu en, boy, özellik ve saire hep aynı...

Gövde içinde değişen bir tek birim var... Bizim mekanizma dediğimiz "Kapak taşıyıcı"...  Farklılık dıştan belli değil... İçinde... Kinetik yay tabir edilen elastik birim mevcut değil ve onun yeri ya hiç açılmamış veya bir takozla doldurulmuş... Mekanizma takımının boyu, hacmi aynen kinetik düzendeki gibi...

"E, olsun ne var bunda" diyen olabilir...

Şu var; Çoğu kinetik tüfek sahibinin genelde silahının gövdesinde beğenmediği nedir... El cevap; Sanki gerekenden biraz uzun olması...
[Resim: ekran-resmi-2023-02-20-15.56.07.png?w=788]
Neden...
"E, mekanizma içinde iki santime yakın kinetik yay var da ondan"...

İyi de... Bu M4 tüfeği kinetik değil ki... Kinetik yayı da yok... 

Adamlar kendilerini hiç yormadan, yeni makina programları ve saire için hiç pahalı çalışmalar, planlamalar yapmadan almışlar meşhur kinetik tüfeklerinin gövde ve iç azalarını, aynen bu gazlı modele monte etmişler... 

Coniler farkında olmadan, gereksiz yere yaklaşık iki santim uzunluğunda gövde içinde  bir o kadar  uzunlukta mekanizma grubunun hacim ve ağırlığını taşıyorlar... Silahın darbelere mukavemeti azaldığı gibi hantallaşıyor da... O otorite ordonat kurmayları
bunun farkına varıp da "Yahu arkadaş, bu uzunluğu niye bize yediriyorsun... Biraz mesai verip şunu daha compakt hale getiremez miydin" dememiş... Onu bırakın sivil eksperler, bayıla bayıla kullanıp mallarının erişilmezliğini yere göğe sığdıramayanlar da fark etmemiş...

Dahası...

İtalyanlar tüfek gövdesini hiç değiştirmeden ordu isteklerine monte etmişler ya... Onun içinde av ve atış için düşünülmüş, kuşa, puana fişek atan kişilerin otomatik dolumdan anlamayacağı varsayımından hareketle İtalyan Hükümeti'nin kanuni düzenlemelerle zorunlu kıldığı " Hazneden atım yatağına fişek beslemenin - tetik düşürme dışında- elle veya mekanik bir aracı sevk devresiyle mümkün kılınması" prensibiyle tasarlanmış tetik gruplarını, olduğu gibi, can derdindeki hizmet görevlisinin gerektiğinde heyecanla, korkuyla, unutkanlıkla aklına bile getiremeyeceğini es geçerek bu M4 tüfeğine iliştirivermişler... 

Gene bir ordonat kulu da "Bu nedir kardeşim... Bizim askerimiz iki eli kandayken senin fişek sevk mandalını mı düşünecek...  Hazneyi dolduracak, mekanizmayı çekip sürecek... Onların alışık oldukları tüfekler hep böyle" dememiş...

Anlaşılan o ki; İtalyanlar M4 tüfeğini yaparken mevcut imalat düzeninde sırf Amerikalılar için değişikliği,  bunun masrafa değer olduğunu hiç düşünmemişler... Haydi, şimdi otur, gövde için, mekanizma ve tetik grubu için çalış yeniden CNC programları, kalıp yap... Kim
uğraşacak... Kimin işi... Kısa namlular için gerçekten işe yarar bir gaz sisteminin istek sahiplerinin ihtiyacına yeterli olduğu ön görüşüyle sadece gövdeden  ön kısımda gerekeni yapıp emaneti paketleyerek servis etmişler... Amerikalılar da- görüldüğü kadarıyla- afiyetle yemiş...

Kafası çalışmayan sadece biz mi imişiz muhterem arkadaşlar...

DİPNOT:
Söylenenlere göre Amerikan Ordonatı, şanı alemi tutan bu markanın ataletli sistem tüfeğinin kendilerine uygun bir versiyonu için başlangıçta kuruluştan  ricada bulunmuş... Onlar bir süre çalışıp sonunda, mevcut tüfeklerinin ordu hizmetleri için uygun olmadığını onlara bildirmişlerse de, adamlar "Markanıza meftunuz... Bizim için bir şeyler yapın" mealinden isteklerini devam
ettirince, "Kirli" olarak tanınan gazlı sistemi uygun şekilde "Temize" havale edip M4 adını verdikleri bu tüfeği geliştirerek istek sahiplerine sunmuşlar.

Kirli gazlı sistemin temize dönüşümü için İtalyanlar, yaklaşık yirmi küsür yıl kadar önce Amerikan "Mossberg" kuruluşunun  kendi tüfekleri için geliştirip  4102242 numaralı  tescille patent aldıkları, ancak kullanmadıkları  bir gaz yapılanmasını ele almışlar.

[Resim: ekran-resmi-2023-02-20-15.51.44.png?w=321]
Mossberg o zamanlar geliştirdiği sisteminde, temiz, fazla artık bırakmayan  gaz için, fişek yatağına yakın bir yapılanma düşünmüş. Şarjör borusunun o yakın yerleri imkan vermeyecek şekilde işgali nedeniyle de gaz silindirlerini daha üste yakın ve sağlı sollu iki tane
olarak düşünmüş... İki adet oluşunun sebebi, "Biri arızalanırsa diğeri iş görsün" düşüncesi değil, iki silindirin toplam alanının ancak namlu iç alanına eşit bir itici güc sağlama kaygusundanmış... Yoksa  anlaşıldığı gibi, mekanizmanın kütle ve sürtünme özellikleri zora
düşecek... Geliştirmişler ancak  o zamanın şartlarında büyük bir avantaj sağlamadığından kullanamamışlar...

Benelli; Amerikalı'ların hatırlı talebini alınca muhtemelen kullanım tekeli sona eren bu patenti keşfetmiş, kendine göre evirip çevirip, gaz pistonlarını iyice atım yatağına yaklaştırıp yeni bir isimle "Automatic Rifle Gas Operatiion/ARGO" adıyla hemen patente ve ticari
markaya bağlayıp istek sahiplerine sunmuş...

Uzun lafın kısası, bizim üreticilerimiz, patent korumasının bitiminden iki yıl kadar sonra, bizde fiyatı nedeniyle fazla alıcısı olmayan ama özellikle Amerika'da dehşet talep gören bu tüfeği yapmağa başlamış ve ihraç etmişler... Silahın oradaki ederi, orijinalinin üçte
biri civarında...

Halen bir kaç firma bu klonu üretmekte... Birinin ifadesine göre yurt içi satışı da yokmuş... Dolaylı olarak anlaşılabildiği kadarıyla, silahlar bayağı kaliteli ki iade almamış... Yoksa "İhraç fazası" olarak bu kuruluş ürünlerini iç pazarda bulmak mümkün olurdu... Filvaki yakın
gelecekte, eğer talep uygun olursa yapımcı sayısının muhtemelen çok artacağı söylenebilir.

Ülkemizde gerek üretici, gerekse bilinen tanıtıcı kişilerin videolarına bakarsanız, silahlar orijinalini aratmayacak gibi mesai vermekteler. Ruslar da genellikle aynı düşüncede olduklarını görselleriyle ifade ediyorlar. Farkedilebildiği kadarıyla, tetik grubu ve gaz piston valflarının yapılanmasında küçük farklar mevcut fakat, görünüm ve saire aynı gibi...

Bizde domuz avı ve taktikal meraklıları için iyi bir seçim olabilir...

Alkışlar üreticilerimize...
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Bir kaç cümleye çok güldüm Sn Alper Bey'in yorumlarındaki:

"Siviller de alıyor bu tüfeği. Onlar da kendi testlerini yapıyor. Onların ki de on numara beş yıldız..."
" "Yahu arkadaş, bu uzunluğu niye bize yediriyorsun... Biraz mesai verip şunu daha compakt hale getiremez miydin" dememiş... Onu bırakın sivil eksperler, bayıla bayıla kullanıp mallarının erişilmezliğini yere göğe sığdıramayanlar da fark etmemiş..."

Alper Beyin tespitleri yerinde ancak bakış açısını kendi perspektifim ile karşılaştırdığımda tamamen doğru bulduğumu söyleyemem. Bütçe imkan ve zaman meselesi durumu var ne yazık ki. Yoksa Sn Gunman ile 870, m4, browning bps üzerindeki revizyonlar ile yenileştirilen tasarımlarını üretmek ile ilgili ne hayallerimiz vardı. Hatta bir ara oturup bütçe çalışması da yaptım bu iş için ciddi ciddi. Ancak bizim mevcut hayat şartlarımızda kafamızdakileri icraate dökmemiz ekonomik olarak imkansızdı. O yıllarda aynı bakış açısında bir üretici bulamayacağımızı da görebiliyorduk.

Benim değiştirmek istemeyeceğim tek tüfek m2 olurdu muhtemelen. Hani bir kaç kozmetik veya kullanışlılığı arttırmak amaçlı yüzeysel revizyonlar haricen söylüyorum.

Söylenenler çoğunlukla doğru. İlk okuduğumda da şahsen tanıyıp karşılıklı konuşmadığım biri olduğu için bu yazılanlara cevap vermemeyi seçmiştim. Tekrar Sn Sabri Bey buraya da aktarınca yazılanları, kendi deneyimlerimi paylaşmayı seçtim. Ne M4 ne de hayranları bu yergiyi haketmiyor zira.

M4 ü sevme nedenlerim:

Öncelikle fabrikasyon dolumlarla (her türden yerli fişekler de dahil olarak) çok sağlıklı çalışıyor.
Ben tutukluk yaptıramadım, yaptırabilen var mı bilmiyorum (Fabrika çıkış hali ve mutedil kullanım şartları ile).
Bir silahta ilk aranacak özellik sağlıklı çalışmasıdır. İkinci önemli özellik çok sağlıklı çalışmasıdır. 3. sırada önem arzeden özelliği ise her koşulda çok sağlıklı çalışmasıdır. Sonra diğer kıstaslara geçilip irdelenebilir.

Diğer ideal özelliği, kullanıcıları yüksek adette atış yapabiliyor ve atış keyfine doyabiliyor (memlekete getirildiği zamanlar, memleketin har vurup harman savurulacak parası halen vardı, bu günkü kadar fakirleşmemiştik, ortalamanın biraz üzerinde ekonomik durumu olan herkes bolca fişeğe de erişebiliyordu); bir hafta sonu etkinliği için kişi başı 3-4 koli fişek alır buluşup atım yapabilirdik. Yeterli test ve eğitim yapmaya imkan veren, kullanıcısını yormayan bir tüfektir.

Estetik görünüşü de gerçekten güzel (uzun kasası gözü pek tırmalamıyor) ..

Üstelik dolandırılmıyoruz. Abd - avrupa atış fiyatı ortada, memleketteki satış fiyatı da.. Abd de 100 usd ye yanında üzümlü pompalı tüfek eşantiyonu ile satılan yerli silahımız bize 5-6 yüz dolara itelenirken.. İthal tabancalara mkek de 3-5 katı bedelle sahip olurken.. M4 ü abd satış fiyatına yakın fiyatlarla alabiliyordu kullanıcıları.

Yukardaki şartlara bakıldığında, gerçekten bir silah sever daha başka ne isteyebilirdi ki.. Tabi ki en ideal seçenek M4. Karşısına koyulabilecek ikinci bir alternatif yok. Yukarıdaki şartları bize sunabilecek ikinci bir tüfek marka modelini bugün bile söyleyebilir misiniz? Evet halen yok..
Halen karşısına çıkarılabilecek tek bir alternatif yokken veya M4 killer denilebilecek bir yivsiz tüfek yapılamamışken sevenlerini bu şekilde yermeye gerek yok.

Tabi ki silahın kusurları var, tamamen kusursuz en ideal tabanca olmadığı gibi en ideal tüfek de yok.

M4 benim bu sefer kazıklanmadım dediğim tek silah alışverişim olmuştur. 3 defa aldım (İhtiyaç hasıl olunca 2 kez sattım, durumu düzeltir düzeltmez gidip tekrar aldım / son aldığım 10-20 atım yapılmış halde yıllardır dolapta beklemektedir) üstelik.

Benim gözümden bakıldığında kusurlarına gelelim;
Mekanik sıhhat sadece fabrikasyon dolumlarla sağlanabiliyor.
Ghost sight nişangaha mecbur bırakılıyor olmak (en sevmediğim nişangah türü).
Çelik kasa değil.
Tüfekten anlayan herhangi biri tüfeğe bakınca gereksiz kasa uzunluğunu fark edebiliyor. Hatta anlamayan bile baktığında kasa göze uzun geliyor.
Gaz pistonlarının yeri.
Dipçik opsiyonlarının uygunsuzukları (bir remington 870 dipçik uyumu olsun isterdim şahsen):
Seyyar dipçikte nazaran konforsuz atış / dipçik mesafesinin yurdum insanına uyumu için oyuk aralıkları daha sık olmalı idi. Amerikonya ordinatına göre yapılınca bize uymuyor doğal olarak.
Sabit dipçik tabanca kabze opsiyonunda dipçik yanak pad yükseltme opsiyonu olmalı idi, yine dipçik pedlerinin farklı kalınlıkları olmalı idi.
Sabit dipçik te mevcut nişangah uyumsuz çoğu insan için. Sabit dipçiğe uygun nişangahı olması gerekirdi.
Ve bir kaç küçük ama benim açımdan önemli revizyon gereksinimi..

Peki tüm bu yukarıda sayılan olumsuzlara karşın karşısına çıkarabilecek bir ikinci ürün var mı üretimde ve satışa sunulmuş olan? Benim rastladığım kadarı ile yok.

M4 ile oturup bir atış etkinliğinde 2 bin fişek harcayabiliriz.
Taktik tüfek olarak tanımlanabilecek Fabarm sat8 bunu yapar mı (her 600-750 atımda bir oturup en az 1 saat tüfek temizlersek) yapar, namlu ucundaki muzzle break ı çıkartmamak koşulu ile bile aynı atış konforu sağlanması zor, hafif fişeklerde (trap/skeet) sürekli tutukluk da cabası, kullanım şekli alışıla gelinmiş tüfeklerden farklı başka silaha her geçildiğinde ambole olunabilir, Keskin atış yapmaya kalkıldığında nişangahı m4 ün ghost sight ını bile aratır.
Av tüfeğinin makyajlanılıp ittirilmeye hazır hale getirilmiş versiyonları olarak tanımlanabilecek m2 tactical veya beretta 1301? Muhtemelen 10 atıcıya ihtiyacımız olur o atıma ulaşmak için. Atıcılar da en az iki hafta ellerine tüfek almazlar.
Mossberg, remington vb? Temizlemeden 600-750 atımı tamamlarlarsa bayram edelim..
Geriye yerli opsiyonlar mı kaldı sadece? Hangisi ile kaç atış organizasyonuna katılabiliriz veya katılmak isteriz (tüfek veya omuz buna imkan verir)?

M4 klonları mı? Birinde bir satıcı ısrarla tamamen aynı tüfekler olduğunu iddia edince dayanamayıp tamam deneyelim dedim. Ne namlu oturdu, ne de kritik bir kaç parça yerine tam oturdu. Bire bir klon değil (bari yaptın namlu ve pistonlar vb tam oturacak şekilde yap da yedek parça olarak bile alınsın ürettiğin tüfekler, veya en azından namlun tam uysun), ne kadar sağlıklıdır? Bilmiyorum deneyecek ekonomik durumum yok şu aralar. Silahtan anlamayan (tetik çekmekten hedef vurmaktan bahsetmiyorum) kişilerin reklam kokan (kendilerinin veya markanın) denemeleri de hiç bir zaman umurumda olmadı. Kopyalama kalitesi de öngörüde bulunmaya yetse de (Kopyalanan tüfeklerin plastik kısımların yüksek üretim kalitesinden bahsetmiyorum) net yorumda bulunmak cahillik olur.

Eski forumdaşlarımız hatırlayacaktır. Kişisel tecrübelerime dayanarak en çok güvendiğim ve en çok övdüğüm yivsiz tüfek benelli süpernova olmuştur ve bunu her fırsatta söylerim. İnanılmaz sıhhatli çalışan, z şeklinde eğimleri almış fişekleri, her türden ezik büzük el dolusunu bile çalıştıran, inanılmaz atış konforu (comfortech dipçiği ile) sunan, inanılmaz isabetli bir tüfekti. Benim açımdan tek ciddi olumsuz yanı pompalı tüfek olması idi. Başlıca kusurları çelik tüfek olmayışı, el kundağının kilitlenmesi konusunda verdiği yanıltıcı his, kaba tasarımı.. Ama hala gözümdeki en güvenilir yivsiz tüfek. Yani daha iyisi ile karşılaşana değin.. Hiç bir silah kusursuz değil.

Şahsen kendi m2 tactical model tüfeğimi bir üretici aldı bir av bayisi aracılığı ile benden 5-8 yıl kadar önce. Kopyalayıp üreteceğiz diye. Umarım sağlıklı bir kopya olmuştur. Ama denk gelmedi m2 kopyası bir üretim, hoş ben de av bayilerine gitmiyorum çok uzun süredir yani denk gelmemesi normal.

Saygılarımla
[+] 13 kullanıcılar diyor Bu gönderi için turkmenoglu'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
Bu tüfek benim yivsizlere bakışımı değiştiren tüfektir. Bize hep yivsizler, nişan almayı bilmeyen Amerikalıların silahı diye empoze edildi. Adamlar kötü nişancı, anca saçma atarak hedefi vuruyorlar diye anlatıldı duruldu.

Ama işin aslı öyle değilmiş. Aldım tüfeği, gittim o zamanlar açık olan Yakacık Poligonuna. 45-50 metreden tek kurşun ile grupman yapınca, dedim ne oluyoruz. Tüfekle nereye bakıyorsam orayı vuruyorum. Hiç ayar da yapmadım, kutudan çıktığı gibi kullandım. Domuz avı yapan kuzenime anlattım, adam inanmadı, yizsizle grupman mı olurmuş diyip durdu 2 sene. Kardeşimin düğününe geldiğinde atışa gidip, kendisi de kullanınca bu sefer tüfeğime sulandı.

Tüfekle yerli bir firmanın üretim hatası fişekleri dışında bir problem yaşamadım. Belki hatırlarsınız, firma kovanları olması gerekenden uzun üretmişti. Haliyle, mekanizma tamamen geriye gelse bile, tüfek boş fişeği dışarı atamıyordu. Bu sorunu da yine forumda birileri çözmüştü, birisi boş kovanı metre ile ölçüp imalat hatasını bulmuştu.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Septia'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Herkese selamlar. Benelli m4 ü kurşun atışlarında kullanırken illaki 5 numara şok almamıza gerek var mı? Üzerindeki 3 numara şoku kullanmak mahsurlu mudur ?
Bul
Cevapla
#7
5 Numara şok ile tek kurşun (slug) atılmalı. Diğer türlü tüfeğe hatta kendinize bile zarar verebileceğiniz sorunlar oluşur.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Septia'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#8
(05-11-2024, 22:15)EczAtes yazdı: Herkese selamlar. Benelli m4 ü kurşun atışlarında kullanırken illaki 5 numara şok almamıza gerek var mı? Üzerindeki 3 numara şoku kullanmak mahsurlu mudur ?

Sn.EczAtes,

Foster, Brenneke gibi kanatçıkları (setleri) olan tek kurşunlar 3 numara şok ile atılabilir. Yapılan çalışmalar en isabetli atışların 3 numaralı şok ile olduğunu gösteriyor. 

Ancak setsiz kurşunları ve gülle (misket)  atmamanızı tavsiye ederim.

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Benelli m4 için Stoeger marka 5 numara şok kullanılabileceği ikisinin aynı ürün olduğu bilgisi verildi. Bu konudaki görüşünüz nedir ?
Bul
Cevapla
#10
Sn. EczAtes,

Bildiğiniz gibi Benelli - Beretta - Stoeger - Franchi  ayni çatı altında çalışan firmalar. Stoeger firmasının sitesinde "Benelli Ortak Kullanılan şoklar serisi" olarak, üzeri Benelli damgalı şoklar satılıyor. Benelli av tüfeği kullanan Avcı arkadaşlarıma telefonla sordum, olumsuz bir geri bildirim almadım.

BENELLİ ORTAK KULLANILAN ŞOKLAR

+90 (541) 321 0029 Stoeger WhatsApp hattından daha önce alışveriş yapmış memnun kalmıştım. Aklınıza takılan konuları kendilerine sorabilirsiniz

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi