09-10-2024, 20:01
Değerli Forumdaşlarım,
Sn. ceyecey’in yeni satın aldığı Derya XT-400 serisi özelinde cut-off (Şarjör kesme) mandalının gerekli olup olmadığı ilgili konu başlığında tartışılıyor. Yanlış örneklerimiz nedeniyle herkes kuş saçmasına takıldı. Farz edin ki şarjördeki şevrotinden, tek kurşuna döneceksiniz. Ülkemizdeki yivsiz av tüfeklerinin hemen hemen hepsinde İtalyan tipi dolaylı, dolayısı ile gecikmeli bir dolum sistemi var. Fişek türü değiştirmek nadiren gerekli olsa da bu işlem nasıl yapılacak?
Öncelikle şu doğrudan dolum, dolaylı dolum ne demek onu bir açıklamak gerekir. Yarı otomatik tüfekler piyasaya çıkmadan önce, kırma tüfeklerde, tüfeği açıp fişek boşaltma, yükleme, değiştirme yapılıyordu. John Moses Browning’in icadı hareketli namlulu, ataletle çalışan Browning Auto-5 da, tüp şarjöre yüklediğiniz fişekler, sürgü kurularak, bıraktığınızda fişek doğrudan atım yatağına taşınıyordu. Aşağıdaki videoda bunu izleyebilirsiniz:
Araya farklı fişek sürmek istediğinizde, Auto-5 da tüp şarjöre konulan son fişek, sürgüyü çekip bırakarak atım yatağına taşınabiliyor. Bu doğrudan dolum tekniği. Atım yatağındaki fişeği ateşlemeden, şarjöre son sürdüğünüz fişek hoop atım yatağında.
Videonun devamında Browning Maxus türünde, şarjör borusuna sürülen ilk fişek otomatik olarak doğrudan atım yatağına taşınıyor. Sonrasında fişek türü değiştirmek isterseniz şarjör tüpüne sürülen son fişek, sadece sürgüyü çekip-bırakarak atım yatağına taşınıyor.
Aşağıda benim iki farklı tüfekle çektiğim videoda, İtalyan türü dolaylı dolum sistemini izleyebilirsiniz (fişekler boş, atım yatağı boş, namlu güvenli bir istikamettedir).
Videoda sürgü açıkken atım yatağına bir fişek konuyor, sonra şarjör tüpüne farklı bir fişek yerleştiriliyor. Sürgü çekilinde atım yatağındaki kullanılmamış fişek atılıyor ancak sürgüyü ne kadar çekip bıraksanız şarjördeki fişek atım yatağına çıkamıyor. Bunun için önce şarjör salma mandalına basıp, şarjördeki fişeği kaşık üzerine alacaksınız, sonra sürgüyü maniple ederek bu fişeği atım yatağına taşıyacaksınız. Dolaylı, dolayısı ile gecikmeli İtalyan dolum sistemi. Ya da namludaki fişeği ateşleyeceksiniz, şarjördeki son yüklediğiniz fişek otomatik atım yatağına taşınacak (gereksiz bir fişek attınız, bu arada). Ya da bir elinizle sürgüyü açık tutarken, diğer fişeği atım yatağına elle yerleştireceksiniz.
Üstat Saim Alper Erdem, LinkedIn sitesinde şöyle anlatmış:
Otomatik dolumlu yivsiz tüfek üretimimiz, büyük oranda “ltalyan dolum sistemine” adapte olmuştur. İmalatcılarımızın büyük çoğunluğu bunun neden yapıldığı bilincinde değildir.
İşin aslı, bu tür tüfeklerin İtalya’da yapılmağa başlandığı geçen asrın ortalarında İtalyan Hükümeti’nin çıkardığı bir hukuki düzenlemeyle ilgilidir. O zamana kadar av tüfeği olarak çifte benzeri silahlardan başkasını bilmeyen, atım yatağını elle doldurunca tüfeği atışa hazır hale, kırılarak fişeği alınca silahı boş ve güvenli hale gelen kullanıcıların başlarına bir kaza gelmemesi, mekanizma hareketiyle hazneden fişek alarak kendinden dolan tüfeğin sahibinin başına iş açmaması için resmî görevliler, ateşleme dışında, otomatik beslemenin mümkün olmaması için, atım yatağına ilk dolumun elle yapılmasını gerektiren tetikleme yapılandırmalarını zorunlu kılmışlardır.
Bu şekilde atım yatağına ilk dolumun elle yapıldığı tüfekler büyük miktarlarda ihraç edildiğinde, özellikle Amerika gibi yüksek talep mahallerinde, kullanıcıların alışık olmadıkları bu otomatik dolumu şikayetleri üzerine, Beratta, Benelli gibi kuruluşlar, ilk atım yatağı dolumu için, hazneden kaşık tabir edilen kaldıraç üzerine elle komuta edilen bir mandal veya pimle fişek sevkeden düzenekler yapmak zorunda kalmışlar, bununla dahi çoğu yabancı ülke kullanıcısının alışık olduğu, sadece mekanizma hareketiyle atım yatağına ilk dolumu doğrudan hazneden yapabilen sistemin kolaylık ve hızına erişememişlerdir.
İtalyan sistemi, yapılanmasının bir yan etkisi olarak, atım yatağına ilk dolumu hazneden dolaysız olarak yapamadığından, üreticiler bu zafiyeti sanki “atım yatağındaki doluyu her elle boşaltmada haznedekilerinden ayrı özellikte başka biriyle değiştirme” imkanı verebilen “Otomatik şarjörden besleme kesici devre” şeklinde lanse etmişlerdir.
Aslında, geriye çekilmiş mekanizmayı bir elle orada tutup diğer elle fişek arayıp atım yatağı veya kaşık üzerine sürerek söylenen işlemi yapmak mümkünse de, bunun her boşaltma uygulanmasına cari olamayacağı, iki elin meşguliyetiyle atıcıya vakit kaybettireceği, korku, heyecan ortamında fazladan risk nedeni olacağı aşikardır.
Yivsiz tüfek yapımcılarımız, yurdumuzda böyle bir hukuki düzenleme olmamasına rağmen neredeyse tamamen adı geçen İtalyan sistemine uyarlanmış durumdadırlar.
Mamafih, söylenen sistemi özellikle zayıf geri getirme yayı kullanma zorunluğu olan “Kinetik” sistemde değiştirmek kolay değildir. Zira, geçen asrın ortalarında Amerika’da patente edilen, süresi dolmuş ve anonim olmuş mevcut tek genel yapılanma, mekanizma ile sürekli sürtünme halinde olan bir düzenek olup bunun zayıf irca yaylı dolum mekanizmalarına tatbiki zordur.
Ancak anlaşılan o ki, doğrudan dolum sistemleri hala patent koruması altında. Patent koruması bitinceye kadar, bizim üretici dolaylı dolum sistemine devam etmek zorunda.
Bu arada Derya’nın XT-400 serisinde “şarjör kesme mandalı” kullanmasını çok de eleştirmemek lazım. İstemezseniz kullanmazsınız. Ayrıca fazla mal göz çıkartmaz
Saygılar
Sn. ceyecey’in yeni satın aldığı Derya XT-400 serisi özelinde cut-off (Şarjör kesme) mandalının gerekli olup olmadığı ilgili konu başlığında tartışılıyor. Yanlış örneklerimiz nedeniyle herkes kuş saçmasına takıldı. Farz edin ki şarjördeki şevrotinden, tek kurşuna döneceksiniz. Ülkemizdeki yivsiz av tüfeklerinin hemen hemen hepsinde İtalyan tipi dolaylı, dolayısı ile gecikmeli bir dolum sistemi var. Fişek türü değiştirmek nadiren gerekli olsa da bu işlem nasıl yapılacak?
Öncelikle şu doğrudan dolum, dolaylı dolum ne demek onu bir açıklamak gerekir. Yarı otomatik tüfekler piyasaya çıkmadan önce, kırma tüfeklerde, tüfeği açıp fişek boşaltma, yükleme, değiştirme yapılıyordu. John Moses Browning’in icadı hareketli namlulu, ataletle çalışan Browning Auto-5 da, tüp şarjöre yüklediğiniz fişekler, sürgü kurularak, bıraktığınızda fişek doğrudan atım yatağına taşınıyordu. Aşağıdaki videoda bunu izleyebilirsiniz:
Araya farklı fişek sürmek istediğinizde, Auto-5 da tüp şarjöre konulan son fişek, sürgüyü çekip bırakarak atım yatağına taşınabiliyor. Bu doğrudan dolum tekniği. Atım yatağındaki fişeği ateşlemeden, şarjöre son sürdüğünüz fişek hoop atım yatağında.
Videonun devamında Browning Maxus türünde, şarjör borusuna sürülen ilk fişek otomatik olarak doğrudan atım yatağına taşınıyor. Sonrasında fişek türü değiştirmek isterseniz şarjör tüpüne sürülen son fişek, sadece sürgüyü çekip-bırakarak atım yatağına taşınıyor.
Aşağıda benim iki farklı tüfekle çektiğim videoda, İtalyan türü dolaylı dolum sistemini izleyebilirsiniz (fişekler boş, atım yatağı boş, namlu güvenli bir istikamettedir).
Videoda sürgü açıkken atım yatağına bir fişek konuyor, sonra şarjör tüpüne farklı bir fişek yerleştiriliyor. Sürgü çekilinde atım yatağındaki kullanılmamış fişek atılıyor ancak sürgüyü ne kadar çekip bıraksanız şarjördeki fişek atım yatağına çıkamıyor. Bunun için önce şarjör salma mandalına basıp, şarjördeki fişeği kaşık üzerine alacaksınız, sonra sürgüyü maniple ederek bu fişeği atım yatağına taşıyacaksınız. Dolaylı, dolayısı ile gecikmeli İtalyan dolum sistemi. Ya da namludaki fişeği ateşleyeceksiniz, şarjördeki son yüklediğiniz fişek otomatik atım yatağına taşınacak (gereksiz bir fişek attınız, bu arada). Ya da bir elinizle sürgüyü açık tutarken, diğer fişeği atım yatağına elle yerleştireceksiniz.
Üstat Saim Alper Erdem, LinkedIn sitesinde şöyle anlatmış:
Otomatik dolumlu yivsiz tüfek üretimimiz, büyük oranda “ltalyan dolum sistemine” adapte olmuştur. İmalatcılarımızın büyük çoğunluğu bunun neden yapıldığı bilincinde değildir.
İşin aslı, bu tür tüfeklerin İtalya’da yapılmağa başlandığı geçen asrın ortalarında İtalyan Hükümeti’nin çıkardığı bir hukuki düzenlemeyle ilgilidir. O zamana kadar av tüfeği olarak çifte benzeri silahlardan başkasını bilmeyen, atım yatağını elle doldurunca tüfeği atışa hazır hale, kırılarak fişeği alınca silahı boş ve güvenli hale gelen kullanıcıların başlarına bir kaza gelmemesi, mekanizma hareketiyle hazneden fişek alarak kendinden dolan tüfeğin sahibinin başına iş açmaması için resmî görevliler, ateşleme dışında, otomatik beslemenin mümkün olmaması için, atım yatağına ilk dolumun elle yapılmasını gerektiren tetikleme yapılandırmalarını zorunlu kılmışlardır.
Bu şekilde atım yatağına ilk dolumun elle yapıldığı tüfekler büyük miktarlarda ihraç edildiğinde, özellikle Amerika gibi yüksek talep mahallerinde, kullanıcıların alışık olmadıkları bu otomatik dolumu şikayetleri üzerine, Beratta, Benelli gibi kuruluşlar, ilk atım yatağı dolumu için, hazneden kaşık tabir edilen kaldıraç üzerine elle komuta edilen bir mandal veya pimle fişek sevkeden düzenekler yapmak zorunda kalmışlar, bununla dahi çoğu yabancı ülke kullanıcısının alışık olduğu, sadece mekanizma hareketiyle atım yatağına ilk dolumu doğrudan hazneden yapabilen sistemin kolaylık ve hızına erişememişlerdir.
İtalyan sistemi, yapılanmasının bir yan etkisi olarak, atım yatağına ilk dolumu hazneden dolaysız olarak yapamadığından, üreticiler bu zafiyeti sanki “atım yatağındaki doluyu her elle boşaltmada haznedekilerinden ayrı özellikte başka biriyle değiştirme” imkanı verebilen “Otomatik şarjörden besleme kesici devre” şeklinde lanse etmişlerdir.
Aslında, geriye çekilmiş mekanizmayı bir elle orada tutup diğer elle fişek arayıp atım yatağı veya kaşık üzerine sürerek söylenen işlemi yapmak mümkünse de, bunun her boşaltma uygulanmasına cari olamayacağı, iki elin meşguliyetiyle atıcıya vakit kaybettireceği, korku, heyecan ortamında fazladan risk nedeni olacağı aşikardır.
Yivsiz tüfek yapımcılarımız, yurdumuzda böyle bir hukuki düzenleme olmamasına rağmen neredeyse tamamen adı geçen İtalyan sistemine uyarlanmış durumdadırlar.
Mamafih, söylenen sistemi özellikle zayıf geri getirme yayı kullanma zorunluğu olan “Kinetik” sistemde değiştirmek kolay değildir. Zira, geçen asrın ortalarında Amerika’da patente edilen, süresi dolmuş ve anonim olmuş mevcut tek genel yapılanma, mekanizma ile sürekli sürtünme halinde olan bir düzenek olup bunun zayıf irca yaylı dolum mekanizmalarına tatbiki zordur.
Ancak anlaşılan o ki, doğrudan dolum sistemleri hala patent koruması altında. Patent koruması bitinceye kadar, bizim üretici dolaylı dolum sistemine devam etmek zorunda.
Bu arada Derya’nın XT-400 serisinde “şarjör kesme mandalı” kullanmasını çok de eleştirmemek lazım. İstemezseniz kullanmazsınız. Ayrıca fazla mal göz çıkartmaz
Saygılar
Fortis Fortuna Adiuvat


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)
![[Resim: Ekran-Resmi-2024-10-10-15-43-43.png]](https://i.ibb.co/Pxqw1PP/Ekran-Resmi-2024-10-10-15-43-43.png)