Dünyada silahseverlerin sıklıkla birbirine sorduğu bu sorunun, Türkiye’de cevabı bir parça farklı… Bunu baştan belirteyim.
Eğer soruya global ölçekte cevap verecek olsa idik; 9x19mm Parabellum, 9mm Luger, 9x19mm, 9 mm mühimmatın birbirinden hiçbir farkı olmadığını baştan söyleyebilirdik.
Tarihçesine kısaca göz atılacak olursak, resmi adı “9x19mm Parabellum” olan bu mühimmat 1901 yılında Avusturyalı silah ustası Georg Luger tarafından tasarlandı. Mühimmatın geliştirilmesi sırasında Georg Luger, Alman silah üreticisi Deutsche Waffen-und Munitionsfabriken'de (DWM) çalışıyordu. Fabrika kapısının üzerinde ise şirketin Latince yazılmış sloganı vardı: Si Vis Pacem, Para Bellum (Barış istiyorsan, savaş için hazırlan). 9x19 mm'lik bu mühimmat, DWM tarafından onaylandıktan sonra şirket sloganının “savaşa hazırlan” kısmına atıfta bulunarak 9 mm Parabellum adını aldı. Haliyle Avrupa’da silah ve mühimmata dair ortak kuralları ve tanınmasını belirleyen kurum olan Commission Internationale Permanente (CIP), bu mühimmatı kayıtlarına “9 mm Parabellum” olarak geçirdi.
Bu arada Georg Luger yeni standart 9 mm'lik mermisini ateşlemek için P08 Luger tabancasını da geliştirdi. Bizde “Barabelli” olarak bilinen P08 Luger, 1904'ten 1945'e kadar Alman ordusunun standart beylik tabancası idi ve her iki Dünya Savaşında da yoğun şekilde kullanıldı.
1903'te Georg Luger, 9x19mm Parabellum mühimmatı ABD ordusuna da sundu ama Browning ve Colt rekabeti ile geç tarihlere kadar kabul edilmedi. Amerikan .45 inadı, 80’lere kadar devam etse de 9mm’nin yüksek şarjör kapasitesi, mermi başına düşük maliyeti vb. avantajları ile rekabet edemedi. Diğer taraftan Avrupalı CIP’ın, Amerikan versiyonu olan SAAMI ise herhangi bir ihlal davasından kaçınmak ve marka tescil sorununu yaşamamak için mühimmatı kayıtlarına 9mm Luger olarak geçirdi. Dolayısı ile aynı mühimmat Avrupa’da Parabellum, Amerika’da ise Luger olarak resmi kayıtlara girdi.
Gelelim ülkemizdeki duruma,
2018’e kadar adlandırma ile ilgili vereceğimiz cevap ülkemizde aynı idi. Ancak o yıl Sterling firması akılcı bir hamle ile “ekonomik” olarak piyasaya sürdüğü 9mm mermilerinde “Luger” ekini ayırıcı olarak kullandı. Luger mermi üretiminde, kovanın çekirdek ve kapsül ile birleşim yerlerinden sıvı girmesini engelleyen “laklama” (sealing) işlemi yapılmıyordu. Laklama işlemini basitçe, sonradan donan bir sıvı maddeyi bu birleşim yerlerine minik iğnelerden enjekte edilerek bir nevi sıvı conta uygulaması olarak tanımlayabiliriz. Loctite, bu sıvının davranışına örnek gösterilebilir.
Haliyle bu hassas ve tekrar gerektiren işlemin maliyeti de tüketiciye avantaj olarak yansıyordu. Diğer taraftan firma, laklı ve daha pahalı olan mühimmatı ise “Parabellum” eki ile piyasaya sundu. Böylece firma açık olarak laklama ile ilgili açık bir bilgi vermese de kullanıcılar adlandırmadaki bu fark nedeni ile iki mühimmat arasında bir fark olduğu sonucuna ulaşabildi. Daha sonra bu terminoloji diğer mühimmat üreticileri tarafından da benimsendi ve aynı şekilde adlandırıldı.
Sonuçta bugün Türkiye’de 9x19mm Parabellum aldığınızda laklı (sealed), 9x19mm Luger aldığınızda ise laksız mühimmat aldığınız anlamına geliyor ve ikisi birbirinden kesinlikle farklı. Ancak bu fark barut hakkı ve malzeme ilgili olmamakla birlikte, saklama ve kullanım koşullarını etkileyen bir fark. (Çok sonraları ekonomik Luger mühimmatını daha ekonomik tutmak için daha ucuz olan çelik kovan, bakırı daha az çekirdek vb. uygulamalara gidildi)
Peki, bu laklama ne kadar önemli ve gerekli? Bu sorunun yanıtı yine mühimmatı kullanma ve saklama koşullarınızla ilgili bir durum. Eğer mühimmat kullanım süresince uzun süre su içinde kalmayacak, ya da mühimmatı uzun yıllar aşırı neme maruz kalacak bir ortamda saklamayacaksanız lakın sağladığı korumaya ihtiyacınız olmayacak.
Diğer taraftan lakların kovan-çekirdek arasını iyi kapattığı ve basınç kaybını engelleyerek, atış esnasında çekirdeğin “daha hızlı” tahliye olcağı şeklinde bir varsayım ortay atıldı. Teorik olarak inanılmaz yüksek basınç kuvveti karşısında lak tutuculuğunun zayıf kuvveti ihmal edilecek derecededir. Bunu ayrıca Silah & Mühimmat kanalında yaptığımız deneylerde de gözlemledik. Deneylerde ayrıca 5 gün su içinde tutulan hiçbir “Luger” mühimmat ile atış yapılamadığını da gördük. (Burada yer yer Luger mühimmatın veya markanın “kötü” olduğu gibi yanlış bir çıkarım yapıldı. Ancak bu, laksız mühimmatın muhtemelen maruz kalmayacağınız ekstrem şartlardaki dezavantajıdır ve hangisini seçeceğiniz kararını vermek size kalacaktır).
Suya maruz bırakılan Parabellum ve Luger mühimmat atış testleri:
Laklı - laksız mermi arasında hız farkı var mı?
Luger Mühimmatı sonradan laklama:
9x19mm Hız Testleri:
Saygılar.
Eğer soruya global ölçekte cevap verecek olsa idik; 9x19mm Parabellum, 9mm Luger, 9x19mm, 9 mm mühimmatın birbirinden hiçbir farkı olmadığını baştan söyleyebilirdik.
Tarihçesine kısaca göz atılacak olursak, resmi adı “9x19mm Parabellum” olan bu mühimmat 1901 yılında Avusturyalı silah ustası Georg Luger tarafından tasarlandı. Mühimmatın geliştirilmesi sırasında Georg Luger, Alman silah üreticisi Deutsche Waffen-und Munitionsfabriken'de (DWM) çalışıyordu. Fabrika kapısının üzerinde ise şirketin Latince yazılmış sloganı vardı: Si Vis Pacem, Para Bellum (Barış istiyorsan, savaş için hazırlan). 9x19 mm'lik bu mühimmat, DWM tarafından onaylandıktan sonra şirket sloganının “savaşa hazırlan” kısmına atıfta bulunarak 9 mm Parabellum adını aldı. Haliyle Avrupa’da silah ve mühimmata dair ortak kuralları ve tanınmasını belirleyen kurum olan Commission Internationale Permanente (CIP), bu mühimmatı kayıtlarına “9 mm Parabellum” olarak geçirdi.
Bu arada Georg Luger yeni standart 9 mm'lik mermisini ateşlemek için P08 Luger tabancasını da geliştirdi. Bizde “Barabelli” olarak bilinen P08 Luger, 1904'ten 1945'e kadar Alman ordusunun standart beylik tabancası idi ve her iki Dünya Savaşında da yoğun şekilde kullanıldı.
1903'te Georg Luger, 9x19mm Parabellum mühimmatı ABD ordusuna da sundu ama Browning ve Colt rekabeti ile geç tarihlere kadar kabul edilmedi. Amerikan .45 inadı, 80’lere kadar devam etse de 9mm’nin yüksek şarjör kapasitesi, mermi başına düşük maliyeti vb. avantajları ile rekabet edemedi. Diğer taraftan Avrupalı CIP’ın, Amerikan versiyonu olan SAAMI ise herhangi bir ihlal davasından kaçınmak ve marka tescil sorununu yaşamamak için mühimmatı kayıtlarına 9mm Luger olarak geçirdi. Dolayısı ile aynı mühimmat Avrupa’da Parabellum, Amerika’da ise Luger olarak resmi kayıtlara girdi.
Gelelim ülkemizdeki duruma,
2018’e kadar adlandırma ile ilgili vereceğimiz cevap ülkemizde aynı idi. Ancak o yıl Sterling firması akılcı bir hamle ile “ekonomik” olarak piyasaya sürdüğü 9mm mermilerinde “Luger” ekini ayırıcı olarak kullandı. Luger mermi üretiminde, kovanın çekirdek ve kapsül ile birleşim yerlerinden sıvı girmesini engelleyen “laklama” (sealing) işlemi yapılmıyordu. Laklama işlemini basitçe, sonradan donan bir sıvı maddeyi bu birleşim yerlerine minik iğnelerden enjekte edilerek bir nevi sıvı conta uygulaması olarak tanımlayabiliriz. Loctite, bu sıvının davranışına örnek gösterilebilir.
Haliyle bu hassas ve tekrar gerektiren işlemin maliyeti de tüketiciye avantaj olarak yansıyordu. Diğer taraftan firma, laklı ve daha pahalı olan mühimmatı ise “Parabellum” eki ile piyasaya sundu. Böylece firma açık olarak laklama ile ilgili açık bir bilgi vermese de kullanıcılar adlandırmadaki bu fark nedeni ile iki mühimmat arasında bir fark olduğu sonucuna ulaşabildi. Daha sonra bu terminoloji diğer mühimmat üreticileri tarafından da benimsendi ve aynı şekilde adlandırıldı.
Sonuçta bugün Türkiye’de 9x19mm Parabellum aldığınızda laklı (sealed), 9x19mm Luger aldığınızda ise laksız mühimmat aldığınız anlamına geliyor ve ikisi birbirinden kesinlikle farklı. Ancak bu fark barut hakkı ve malzeme ilgili olmamakla birlikte, saklama ve kullanım koşullarını etkileyen bir fark. (Çok sonraları ekonomik Luger mühimmatını daha ekonomik tutmak için daha ucuz olan çelik kovan, bakırı daha az çekirdek vb. uygulamalara gidildi)
Peki, bu laklama ne kadar önemli ve gerekli? Bu sorunun yanıtı yine mühimmatı kullanma ve saklama koşullarınızla ilgili bir durum. Eğer mühimmat kullanım süresince uzun süre su içinde kalmayacak, ya da mühimmatı uzun yıllar aşırı neme maruz kalacak bir ortamda saklamayacaksanız lakın sağladığı korumaya ihtiyacınız olmayacak.
Diğer taraftan lakların kovan-çekirdek arasını iyi kapattığı ve basınç kaybını engelleyerek, atış esnasında çekirdeğin “daha hızlı” tahliye olcağı şeklinde bir varsayım ortay atıldı. Teorik olarak inanılmaz yüksek basınç kuvveti karşısında lak tutuculuğunun zayıf kuvveti ihmal edilecek derecededir. Bunu ayrıca Silah & Mühimmat kanalında yaptığımız deneylerde de gözlemledik. Deneylerde ayrıca 5 gün su içinde tutulan hiçbir “Luger” mühimmat ile atış yapılamadığını da gördük. (Burada yer yer Luger mühimmatın veya markanın “kötü” olduğu gibi yanlış bir çıkarım yapıldı. Ancak bu, laksız mühimmatın muhtemelen maruz kalmayacağınız ekstrem şartlardaki dezavantajıdır ve hangisini seçeceğiniz kararını vermek size kalacaktır).
Suya maruz bırakılan Parabellum ve Luger mühimmat atış testleri:
Laklı - laksız mermi arasında hız farkı var mı?
Luger Mühimmatı sonradan laklama:
9x19mm Hız Testleri:
Saygılar.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)