BHP Yazıları
#1
BHP Yazıları:
Arkadaşlar, eski forumda Browning High Power hakkında yazılmış bazı önemli ve yararlı mesajlar var. Bunlar silinmeden burada bir konuda toplamak istiyorum. Buldukça yükleyeceğim.

T Serisi:
Lupus üstat demiş ki: 19.5.2009
T Serisi ve her türlü eski nesil BHP yi ilgilendiren en önemli konulardan birisi, yetersiz metalürji ve dayanımlarıdır. Özellikle malzeme alaşımı ve sertliğinden kaynaklanan dayanım zaafları vardır.

Bunların en çok göze çarpan ve dikkatsiz davranıldığında en çabuk gözlendiği yerlerden birisi de sürgü içerisindeki namlı kilit dişi yataklarıdır. Eğer zamanında icra yayı revizyonları yapılmazsa, buna ek olarak da rast gele ve yüksek miktarda yüksek basınçlı mühimmatla atış yapılırsa, sürgü içerisindeki kilit yatakları çok kısa sürede deforme olabilmektedir.

Her ne kadar bu hasarlar belirli bir dereceye kadar silahın mekanik güvenilirlik ve mermi dağılımını etkilemese de, bu konuda sınırın hangi düzeyde bir aşınma olduğu belirsizdir, bu nedenle eski nesil herhangi bir BHP almayı düşünen kişilere tavsiyem, ilk önce sürgü içerisindeki namlu kilit dişi yataklarını kontrol etmeleridir.

Tokoğlu demiş ki:  20.5.2009
T serisi silahların halk arasında tutulduğu, aşağı yukarı bu formun müdavimlerinin ve silahlara muhabbeti fazla olan kişilerinde malumudur. Bu şekilde halkın teveccühüne mazhar olmuş mamul maddelerin bir kısmı bu teveccühü hak etmezken, önemli bir kısmının da bu teveccühü hak eden özellikleri vardır. T 26XXX e kadar olan serilerde işçilik ve malzeme kalitesi en üst seviyelerdedir. Büyük bir bölümünün namlusu tek parça yekpare çelikten imal edilmiştir diye biliyorum. Bu seriden sonraki serilerinde (çok büyük bir kısmında) öncekilerde bulunan halk arasında balık tabir edilen sanayi kodu ve diğer kodların bir kısmı bulunmamaktadır. Zannımca o yıllardaki aşırı talep üzerine ya fason olarak yaptırılmış yada başka ülkelerde (Macaristan gibi) taklit edilmiş olabileceğini düşünüyorum .Sn lupus T3…....ile başlayan hp ler muhtemelen Belçika imalatı değil diye biliyorum. Syglr.slmlr.

Lupus üstat demiş ki:  20.5.2009
Sn.Tokoğlu, kontrat teslimatı için üretilmemiş ve özellikle sivil Pazar için hazırlanmış T serilerinin işçilikleri gerçekten güzeldir. Aslında bu sadece T serisi için değil diğer BHP ler için de geçerli bir durumdur. Ancak C serileri ama özellikle de MKII ve MKIII lerden itibaren, özel bir istek olmadıkça boya dahil olmak üzere her türlü teslimat için geçerli ciddi bir standart yakalanmıştır. Bu yeni nesil BHP’lerin bir artısıdır.

İki parçalı namlu konusuna gelince, şahsen bunun herhangi bir dezavantaj oluşturduğunu düşünmüyorum. İki parçalı BHP namlularında sırf bu konstrüksiyon şeklinden kaynaklanan her hangi bir kırım şimdiye kadar hiç rapor edilmemiştir. Ama yine eski silahların namlu ön alt kilit kamalarında malzeme özelliğinden kaynaklanan pek çok kırım rapor edilmiştir. Bu nedenle yeni nesil BHP namlularında bu bölgeye ayrı bir destek kotu eklenmiştir. Ancak .40 SW kalibre söz konusu olunca bunlar da yeterli olmamış ve üst namlu kilit dişi sayısı ve bunların sürgüdeki karşılığı 2’ den 3’ e çıkarılmıştır, ancak namlu hala iki parçalı olarak üretilmeye devam etmektedir.

Macaristan’da bir aralar lisanslı daha sonra da lisanssız üretim yapan FEG ‘in ürettiği, ancak üzerinde asıl üreticinin değil de FN ‘e ait yazıların olduğu BHP ‘lerden bir tanesine Ankara’da şimdi faaliyette olmayan bir silahçıda denk gelmiştik. Silahın üzerinde Belçika sanayi kodları yoktu ve seri numarası da ‘’ B ‘’ ile başlıyordu. Bu esnada kalabalık bir güruh seri nosundaki ‘’ B ‘’ harfinin Belçika ‘ nın ‘’ B ‘’ si olduğu, bu silahın ‘’ 14’ lünün hası ‘’ olduğu ancak neden üzerinde hiç balık, sinek, börtü böcek olmadığını anlayamadıklarını tartışıp duruyorlardı.

Bu arkadaşlara ilk sorduğum soru silahın zor alım olup olmadığı olmuştu. Sahibinden gelen cevap mırın kırın ile karışık zor alım olduğu yönünde olunca, bu silahın Irak Ordusu için zamanında FN üretimi modellerin yanında, FEG ‘den direk alınmış olanlardan birisi olduğu yönündeki kanaatim pekişti. FEG ‘ in Irak için ürettiği bazı HP ‘ lerde sahte Belçika üretim kodları dahi vardır.

BHP tarihçileri ve duayenleri, kontrat veya ihale silahı olsa da, FN ‘ nin kendi adına başka üreticilere fason üretim yaptırmadığı konusunda hem fikirdir.

Üretim modeli veya serisi ne olursa olsun, eğer koleksiyon amaçlı olarak değil de, sürekli olarak atış yapmak için bir BHP alınacaksa, kesinlikle alınabilecek en yeni nesil BHP’nin alınması taraftarıyım. Ama sadece sevilip şefkat gösterilecek ve gelecek nesillere aktırılmak üzere bir BHP alınacaksa, kontrat ve ihale üretimi olmayan, mümkünse mükemmel yüzey tesviyesi ve harika bir menevişle perdahlanmış olan gizli tırnaklı bir BHP, eğer bu bulunamazsa, yukarıda belirttiğim özelliklere uyan bir T serisi edinilmesi konusunda sizinle hemfikirim. Saygılar.

Tokoğlu demiş ki: 20.5.2009
BROWNİNG 1935 hı-power tbnc-seri noları 1957 kadar 70000 1957 70000 80000 1958 80001 85267 1959 85268 85268 1960 89688 93027 1961 93028 109145 1962 109146 113548 1963 113549 115822 1964 115823 T136568 1965 T136569 T146372 1966 T146373 T173285 1967 T173286 T213999 1968 T214000 T258000 1969 T258001 T261000 Ve üzeri 1969 yılında 69 c ile başlayan seri numaralarına geçilmiş (69CXXXXX) 70CXXXXX,71CXXXXX,72CXXXXX,73CXXXXX,74CXXXXX,1975CXXXXX, 1975 YILINDAN itibaren yeni seri noları kullanılmaya başlamıştır RV 1975,RT 1976, RR 1977,RP1978,RN 1979,PM 1980,PZ1981,PY 1982,PX 1983,PW 1984,PV 1985,PT 1986,PR 1987,PP 1988,PN 1989,NM 1990,NZ 1991,NY 1992,NX 1993,NW 1994…...................Elimdeki kaynak kitapçık 1995 basımlı (ULUSLAR ARASI SİLAH MÜHİMMAT KAÇAKÇILIĞI İLE MÜCADELEDE MENŞE TESPİT EL KİTABI) Bu nolar ile başlamayan örneğin C ,L ..Aklıma gelenler bunlar çok sayıda hp gördüm sanayi kodları yoktu fakat yazı karakterleri 1 e 1 aynı idi .Bu nolar haricindeki (üstte sıraladıklarım) bhp nerde üretildiklerini bilmiyorum ancak kesin orjinal bir bhp değil. Diğer konuya gelince yeni nesil bhp ler tasarım ve dizayn olarak kabul etmeliyim ki çok güzel(emniyet mandalını hariç ) ancak sn lupus çok konuda fikirlerinize iştirak ve bilgilerinizi taktir etmemle beraber bu konuda katılmıyorum. Dayanım ve kaliteli malzeme olarak eski nesil 14 lü lerden iyi değil .Rüştünü ispat edecek kadar bir zaman henüz tercih , buna rağmen azımsanamayacak sayıda sıkıntılar çıkarttığını eski kuşak silahçı abilerimizden dinledim. Eski silahçılar asla bir T1 ,T2, 1957-1969 Yılları arası üretilen bir bhp yi yeni modellere tercih etmiyorlar, buna R,VE P ile başlayanlar da dahil herkese slmlr. Syglr, TOKOĞLU ESKİŞEHİR

Lupus üstat demiş ki:  21.5.2009
Sn.Tokoğlu,

'' ULUSLAR ARASI SİLAH MÜHİMMAT KAÇAKÇILIĞI İLE MÜCADELEDE MENŞE TESPİT EL KİTABI '' isimli kaynağın, daha doğrusu bunu hazırlayan arkadaşların atladığı küçük bir ayrıntı var. O da standart olarak T serisi üretiminin bitirilip, ilk önce '' C '' ve üretim yılını kapsayan daha sonra da 245 model kodu ve üretim yılı harf kodu ile başlayan seri nolarına geçilmesine rağmen, ara ara özel siparişlerle T serisi BHP ' lerin üretilip teslim edildiğidir. Bu bilginin kaynağı ise tüm dünyada en ciddi BHP tarihçilerinden birisi olarak bilinen R. Blake Stevens 'dır. Tüm dünyada hazırlanan pek çok resmi kurum kaynağında olduğu gibi bunda da genelde sadece üretici resmi katalog ve sitelerindeki kısıtlı bilgiler kullanıldığından bu tür eksik ya da yanlış bilgilendirmeler ortaya çıkabiliyor. Örneğin bu resmi kaynaklara göre hiç alüminyum alaşım gövdeli bir BHP üretilmemiştir, ama kesinlikle üretilmiştir.

BHP, daha doğrusu tüm FN tarihçilerinin en çok zorlandıkları konulardan birisi de, FN ' nin tüm tarihi boyunca standart bir seri numaralama sistemi kullanmaması, çok önceki yıllarda bıraktığı seri noları ile bazen yeniden üretim yapması ve bu modellerle ilgili siparişlerde bu seri nolarını kullanmasıdır. İşin ilginç yanı bu konudaki resmi FN kayıtları dahi karma karışık bir haldedir. Bu nedenle FN üretimi silahlarda, ama özellikle BHP konusunda, BHP'ye yıllarını, hatta hayatlarını vermiş olan araştırmacıların hazırladığı kaynakçalar, her zaman çok daha güvenilir olmuştur.

BHP dayanımı konusunda ise, yıllar önce ben de kesinlikle ülkemizdeki pek çok kişi ile aynı fikirdeydim. Ancak zaman içerisinde araştırdıkça, ama en önemlisi de silah tamir ve bakımı yapan kişilerle tanışıp, bunların yaptıkları işleri takip ettikçe, durumun sanılanın tam tersi olduğunu gördüm. Şimdiye kadar hatırı sayılır bir miktarda atım görüp de, sürgü kilit yatakları yuvarlanmayan eski nesil bir tane BHP görmedim desem yalan olmaz. Ellerindeki silahlara toz kondurmayan pek çok eski toprak silah sever ağabeylerimizin hiç birisinin bir kez dahi olsa bu bölgeyi kontrol ettiklerini sanmıyorum.

Diğer bir kontrol edilmesi gereken bölge de, sürgü ön kısmındaki kızak yataklarını taşıyan, gövdenin ön korkuluğunun iç kısmında kalan sürgü taşıyıcılarıdır. Eski nesil BHP ' lerde bu bölge de erken aşınma ve gevşeme gösteren alanlardan birisidir. Elinize eski nesil bir BHP alıp, şarjörü çıkartıp, horozu çekip silahı salladığınızda, bu bölgede ciddi bir boşluk oluştuğu derhal gözlenir. Ama asıl yapılması gereken test, bir şarjörü sadece şarjör emniyetine baskı yapacak kadar silaha yerleştirip, yavaşça tetik düşürmektir. Bu esnada tetik kolu, tetik / horoz tulumbası irtibat koluna bastırdıkça, sürgünün ve nişangâhların gövde üzerindeki bariz hareketi rahatlıkla görülebilecektir.

Eski nesil BHP 'lerdeki iç parçalar, özellikle de horoz ve tetik / horoz tulumbası gerçekten çok yumuşaktır. Bunu kendim de şahsen deneyerek gözlemledim. Tetik çekiş karakterini düzeltme üzerinde çalışırken, elimdeki MKIII ' ün tulumbasının orijinal geometrisi bozmamak için, Sn.Göktuğ'un elindeki pert olmuş bir T serisinden çıkma tulumba kullandım. Sonuç, yeni nesil BHP horozunun tulumbayı tıraşlaması oldu.

Benzer bir şeyi tetik yolunu kısaltmayı denerken, yine eski nesil bir BHP nin tetik kolunu kullanınca da gözledik. Eski parça, yeni silahın tetik kolu irtibat kolu tarafından resmen eziliyordu. Kaldı ki bu parçalar hiç bir şekilde zorlanma olmadan ve tesviyeye gerek kalmadan yeni nesil silahlara oluyordu. Diğer yandan bu da FN yıllardır parça ölçülerinde ne kadar sıkı bir standart oturttuğunun güzel bir göstergesi.

BHP dayanımı konusunda bu işin duayenlerinden Bill Laughridge, eski nesil bir BHP nin kilit yataklarının yuvarlanması için sadece bir kaç şarjör sür şarj mermi atılmasının dahi yeterli olabildiğini, bu silahlarda kullanılan fişek ve yaylar konusunda çok hassas olunması konusunda tüm BHP severleri şiddetle uyarıyor. Yoğun atış, özellikle de + P fişeklerle yoğun atış yapmayı planlayan kişilere ise, sadece yeni nesil bir BHP almanın bile yeterli olmayacağını, mümkünse .40 SW için üretilmiş bir BHP alıp, bunu 9x19 mm ye çevirerek kullanmayı öneriyor. Tabii bu tavsiyelerin içerisinde ne kadar ekonomik rant beklentisi olabilir onu bilemem.
Aşağıdaki linklerden söz konusu kişinin BHP konusundaki yetkinliği hakkında daha net fikir sahibi olabilirsiniz. Tabii yapılan işler zevk meselesi, herkese hitap etmeyebilir.  Ancak ABD'eki Ted Yost, Bob Dunlap gibi BHP ustaları ve S.A.Camp, Jim Wilson gibi duayen BHP kullanıcıları da dayanım ve malzeme kalitesi konusundaki kronolojide mutabıktır.

http://www.cylinder-slide.com/

http://www.cylinder-slide.com/photos.shtml

Yeni nesil BHP emniyet mandalları konusunda ise sizinle tamamen hem fikirim. Özellikle parmaklar ileride, derin tutuşta, resmen avuç içerisindeki kemiklerinizi eziyor. Evet, manipülasyonu daha kolay ve yumuşak ama atış esnasında resmen eziyet. Bu nedenle ben de eski tip çıkma emniyet mandalı kullanıyorum. Ayrıca adına ergonomik ya da ortopedik ya da her ne karın ağrısı deniyorsa, yeni nesil çıkıntılı ve sırtı kambur kabza kapaklarından da hiç haz etmiyorum, direk değiştirdiğim şeylerden birisi de bunlar. Saygılar.
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Lupus üstat demiş ki:  30.06.2008
T serisi öncesi BHP'ler, işçilik ve yüzey tesviyesi konusunda tavan kabul edilir. T serisi ile beraber ayrıntılara dikkatte bir miktar azalma olmakla beraber, askeri ihaleler için üretilenler hariç, T serisinin işçiliği de sınıf olanlar arasındadır. 69C'ler ise, eski yılların BHP işçiliğini andırır düzeyde oldukları için, modern zamanların klasikleri arasında kabul edilir ve iyi durumda olanları, ABD'deki BHP hastaları tarafından inanılmaz paralara satın alınmaktadır.

Delikli horozdan, mahmuzlu horoza geçiş ise, horoz yayının 32 lb ye çıkışı ile beraber olmuştur. C serilerinin ilk formlarında, hala delikli klasik BHP horozunu görmek mümkündür. Ancak 70'lerin başlarından itibaren, horoz yayı ve horoz revize edilmiştir. Şu anda bunun kesin tarihini bilemiyorum, ama öğrenirsem onu da yazarım
Lupus üstat demiş ki:  18.03.2008
Asker veya polis ihalesi için yapılmadıktan sonra, işçilik ve boya kalitesi en iyi olan BHP'ler T serisi olanlardır. Horoz yayları da daha henüz gövde koruması ve sert kapsüllü mühimmatı patlatması için sertleştirilmediğinden dolayı tetikleri de nispeten daha yumuşaktır.

Eğer koleksiyon amaçlı olarak alınacaksa ve çok yorulmadan arada sırada keyif için atış yapılacaksa, T serisi mantıklı bir seçimdir.

Ancak yüklü miktarda, her fırsat ve mühimmat bulunduğunda atış yapılacaksa, kesinlikle 1991 sonrası üretilmiş bulunan, kabza tabanlarında ince döküm çizgileri bulunan MKIII BHP'ler tercih edilmelidir. MKIII' ler 1988 sonundan itibaren üretilmeye başlanmış olup, bazıları eski gövde üretim tekniği ile üretilmiştir. En basit ayrımı da bu kabza tabanındaki çizgilerden yapılmaktadır.

MKIII 'lerin kızakları da daha sağlam ve kovan fırlatma penceresi daha kare olarak genişletilmiş, ancak etrafı daha da güçlendirilmiş olarak üretilmektedir.
Ayrıca dışarıdan da bakıldığında fişek yatağındaki fişeğin görülebileceği bir pencere açılmıştır.

1993 sonrası BHP lerin namlu altı kilit takımlarının da, namlu ile birleşim yerleri güçlendirilmiş, fişek besleme yatakları daha sağlıklı besleme ve çıkarma için daha derin boğazla üretilmiştir. Bu namluları ayırt etmenin yolu da, CZ ve BHP namlularının fişek yatağının tepesinde ince bir çıkıntı vardır. Bu namlularda artık bu çıkıntı kaldırılmıştır.
Yani 1993, mümkünse 1995-96 sonrası üretilmiş olan BHP'ler, iddia edilenin aksine, atıcılık açısından en rafine olanlardır. Saygılar.

FEG , Macaristan üretimi HP ayırt etme kılavuzu:

Lupus üstat demiş ki: 13.09.2011 (Resimler silinmiş)
BHP ' nin ülkemizde en yaygın karşılaşılan kopyası Macar FEG üretimi T serisi veya 80 ' li yıllarda üretilmiş 245 PZ, PV, PM serisi BHP ' lerin kopyalarıdır. Bu BHP kopyalarının orijinallerinden ayırt edilmesi biraz zor gibi görünse de, biraz dikkatli incelendiklerinde, sanayi kodlarına çok vakıf olmayan birisi bile yapısal farklılıklardan FEG üretimi bir BHP ' yi kolaylıkla ayırt edebilir.

Eğer tahrif edilmemişse ilk ipucu seri numaralarıdır.
Direk B, F, C, CO ve L harfleri ile başlayan seri noları FEG üretimi kopyalara mahsustur.

Dışarıdan bakıldığında ilk ve en çarpıcı fark gezlerdedir. BHP gezlerinin gez aralığı köşeli ve kare bir yapıda iken, FEG üretimi kopyaların gez aralığı yuvarlaktır.
Dış görünüşteki çarpıcı farklardan birisi, tetik pimi yapısı ve yerleşim yeridir. Orijinal BHP ' nin tetik piminin özellikle sağ yandan çıkan kısmı konik bir yapıdadır, FEG üretimi kopyaların tetik pimine sağdan bakıldığında, işlemden geçmemiş düz bir uca sahip olduğu görülür. Diğer yanda, tetik pimi etrafındaki gövde sınırları kontrol edildiğinde, orijinal BHP ' de bu kenar sınırlarının pime daha yakın olduğu, FEG üretimi kopyalarda ise tetik piminin çok daha içeride yerleşmiş olduğu görülür.
T serisi üretimi sonlanana kadar FNH üretimi BHP ' lerin namlularında perron, nam-ı diğer balık, silah ve namlu monte haldeyken kovan tahliye penceresinden de görülebilecek şekilde vurulmaktaydı. T serisinden sonra ise BHP namlularındaki perron, silah ve namlu monte haldeyken, dışarıdan görülemeyecek şekilde vurulmaktadır. Aşağıdaki fotoğrafta üstte yer alan namlu, perronun eski BHP ' lerdeki yere vurulduğu FEG üretimi bir kopya tabancanın namlusu, alttaki görülen namlu ise, burada fotoğraflanan FEG üretimi HP ' nin kopyalandığı BHP' nin model yıllarında üretilmiş orijinal bir BHP namlusudur.

Dışarıdan bakıldığında dikkatli bir gözün ilk fark edeceği ayrıntılardan birisi de, sahra sökümü esnasında emniyet manivelasının sürgüyü yakalaması için açılmış olan çentiğin yeridir. Orijinal FNH üretimi BHP ' lerde bu çentik, neredeyse çekme kertiklerine sıfır bir şekilde açılmışken, FEG üretimi kopyalarda daha ileriye açılmıştır.
Orininal FNH üretimi BHP ' lerin iğne sabitleme plakalarının alt kenarları düzgün bir şekilde yuvarlanarak tıraşlanmışken, Macar FEG üretimi kopyaların iğne sabitleme plakalarının altları köşeli ve daha keskin kenarlıdır. Aşağıdaki fotoğraflarda sağda görülen iğne sabitleme plakası orijinal BHP ' ye, solda görülen ise FEG üretimi kopyaya aittir.
Silahları söküp, iç kısımlarını incelediğinizde de pek çok farklılık göze çarpıyor. Aşağıda fotoğrafı görülen sürgü orijinal FNH üretimi bir BHP sürgüsü olup, üzerinde gövde ve namludaki damgalar ile bunlara ek olarak vurulmuş bir kaç adet daha damga daha mevcuttur. FEG üretimi kopyalarda bu damgaların hiç birisi mevcut değildir.

Sürgü ön kısmında, irca yayının yerleştiği kanalın arka kenarları orijinal BHP ' de ayrıca yuvarlanarak tıraşlanmış, kenarları kırılmıştır. FEG üretimi kopyalarda ise bu alan hiç bir ekstra traşlama işlemine tabi tutulmadan, keskin kenarlı bir şekilde öylece bırakılmıştır. Aşağıdaki fotoğrafta altta ve önde görülen sürgü orijinal FNH üretimi bir BHP, üstte ve arkada görülen ise FEG üretimi kopya bir HP sürgüsüdür.

Sürgü içerisindeki namlu kilit yatakları ve kovan tahliye penceresi işçilikleri de oldukça farklıdır. Aşağıda sağda görülen orijinal BHP ' de bu alan oldukça temiz ve net bir şekilde açılış olup, namlu kilit dişleri yatakları da daha keskin ve dayanıklıdır. Soldaki FEG üretimi sürgüde namlu kilit dişi yatakları yuvarlanmaya başlamıştır. Ayrıca sürgü yakalama manivelasının yerleştiği çentikte metali aşındıran vuruntular mevcuttur.

Gövde ön korkuluğun ve ön kızaklarının başladığı takım giriş alanı BHP ' de daha yuvarlak olarak tıraşlanmışken, FEG üretimi kopyalarda bu alan köşeli bir şekilde tıraşlanmıştır. Aşağıdaki fotoğraflardan üsttekinde orijinal FNH üretimi bir BHP gövdesi, alttakinde ise FEG üretimi bir kopyanın gövdesi görülmektedir.

Gövde içerisine, yandan sıkı çakma olarak geçirilen namlu kilitleme ve kilit açma kamasının işçiliği ve kalitesi de çok farklıdır. FNH üretimi BHP' nin kilit kaması son derece pürüzsüz, düzgün ve simetrik bir parça iken, FEG üretimi kopyadaki parça son derece şekilsiz ve kalitesizdir.

Malzeme kalitesindeki farklılıklar da hemen göze çarpıyor. Tepme esnasında namlunun gövdeye oturduğu alanda sağda görülen BHP gövdesinde sadece boyada iz oluşup, malzemede herhangi bir aşınma oluşmazken, FEG üretimi kopyanın namlusu aynı alandaki gövde malzemesini ezmektedir.

FEG üretimi kopyaların genel namlu işçiliği de çok iyi değildir. Namlu atım yatağı kenarları oldukça sert bir şekilde kesilip öylece bırakılmıştır. Besleme rampasında da oldukça derin izler mevcuttur. Aşağıdaki fotoğrafta sağda ve arkada duran namlu orijinal bir BHP namlusu, önde ve aşağıda duran namlu ise FEG üretimi bir kopyanın namlusudur.

“Üstad burda her ikisindede " Fabrique Nationale Belgique "yaziyor , FEG 'in böylesi bir hakki var mi “? Ya da FN , Macar FEG ' e fason ismi yaptirdi zamaninda?

FEG' in böyle bir hakkı yok. Neye dayanarak veya güvenerek bu yazıları yazdıklarını ben de bilemiyorum. FNH de hiç bir zaman FEG' e fason üretim yaptırmadı. FNH, Belçika dışında başka bir ülkede üretilen veya montajı yapılan veya lisanslı olarak kopyası üretilen modelleri konusunda son derece açıktır, gerektiğinde silahların üzerine de bunu açıkça yazmaktan ve yazdırmaktan çekinmemektedir.

Pinus demiş ki: 12.12.2003
Sn. lupus,
Vaktiyle ben de T3 bir FEG üretimi 14'lü kazığı yedikten sonra bu işe merak salmıştım. Silah zoralımdı, muhtemelen bana satanın da silahın Macar olduğundan haberi yoktu. Bende oluşan kanaat şu. FEG özellikle Türkiye ve belki bazı az gelişmiş ülkelerdeki BHP tutkusunu ve çılgınlığını gördü. Soğuk savaş döneminde kendisine dur diyecek uluslararası bir otorite de görmedi. Talebi kendi yöntemleriyle karşıladı. Neye dayandığı ise bence net. Soğuk savaş dönemindeki iletişimsizliğe. Selamlar.

Lupus üstat demiş ki:

[Resim: 54358801862_a809219c95_o.jpg]
CIP' nin anlamı;

Commission Internationale Permanente pour l'épreuve des armes à feu portatives,

İngilizcesi;

Permanent International Commission for the Proof of Small Arms.

CIP Üyesi Ülkeler;

Almanya
Avusturya
Belçika
Birleşik Arap Emirlikleri
Çek Cumhuriyeti
Finlandiya
Fransa
İngiltere
İspanya
İtalya
Macaristan
Rusya
Slovakya
Şili

Bundan sonra bu ülkelerde üretilen silahların üzerinde, CIP tarafından akredite edilmiş test merkezlerinde test edilip onaylandıklarına dair benzer damgaları göreceksiniz. Bu dönemde gelen Glockların üzerinde de tabancaların CIP onaylı bir merkezde, CIP standartlarına göre test edilip onaylandığını gösterir benzer damgalar mevcut. Saygılar.
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Sn ceycey,

Emeğinize sağlık. 

Böylece eski forumun kapatılması ile ne derece faydalı bilginin heba olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi