Bu konuyu daha önce paylaşmış ve kısa bir dönem sahibi olduğum Killigil tabancayı tanıtmıştım. Ama, silinmiş.
Nuri Killigil ve Tabancası:
Türk savunma sanayisinin kurucusu olarak kabul edilen Nuri Killigil, 1940’larda İstanbul’da kurduğu fabrikada top, havan, uçaksavar mermi ve tapalarının yanı sıra uçak bombaları imal ederek, özel sektörde yerli harp sanayisinin gelişmesine ve Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına katkı sağlayan ilk girişimcilerden biri olarak biliniyor.
Savaşçı bir ailenin içinde 1890 yılında doğan Nuri Killigil, tıpkı ağabeyi Enver Paşa ve Kut’ül Amare kahramanı amcası Halil (Kut) Paşa gibi bir asker olarak yetişti.
![[Resim: jftyvip.jpg]](https://i.hizliresim.com/jftyvip.jpg)
Solda Enver Paşa, ortada babaları Halil Paşa ve Nuri Paşa.
Trablusgarp’a gönderilen gönüllü subaylar arasında yer aldı ve I. Dünya Savaşı öncesi yüzbaşılığa kadar yükseldi. Savaş alanındaki başarılarından dolayı 28 yaşındayken yarbay rütbesine terfi ettirildi.
Afrika Grupları Komutanı olarak Kasım 1914’te Afrika’ya gönderildi ve bir süre orada görev yaptı.
1917’de Kafkas İslam Ordusu komutanlığına getirilen Nuri Paşa, Bakü ve Dağıstan'ı Rus işgalinden kurtarmasının ardından Anadolu'ya geçerek Kazım Karabekir Paşa'nın kolordusuna katıldı. Mondros Antlaşması sonrası çağrıldığı İstanbul’da İngilizler tarafından tutuklanıp Batum’da hapsedildi. Batum’da hapisten kaçarak Kızıl Ordu’ya karşı savaştı.
1925 yılında yarbay rütbesiyle emekliliği onaylandı ve 29 Şubat 1929’da Kurtuluş Savaşı'ndaki hizmetleri için Nuri Paşa'ya İstiklal Madalyası verildi.
1940’lı yıllarda Zeytinburnu'ndaki demir eşya fabrikasında çeşitli metal eşyaların yanı sıra silah, tapa ve mermi üretmeye başladı. Zeytinburnu fabrikasını Haziran 1946'da kapatarak Sütlüce'ye taşıdı ve Türkiye’nin ilk özel savunma şirketini kurdu. Fabrikayı geliştirerek, matara, gaz maskesi, çelik başlık, soba gibi eşyaların yanında tabanca, 81 milimetre havan, mühimmat, tapa, uçak bombası, tahrip kalıpları da üretti.
![[Resim: 6dzgai3.jpg]](https://i.hizliresim.com/6dzgai3.jpg)
Kısıtlı imkanlar ve zor şartlar altında ürettiği silah ve mühimmatı, Milli Savunma Bakanlığına sattığı gibi yurt dışına, Mısır, Filistin, Pakistan, Suriye gibi ülkelere de ihraç etti.
Dünya silah lobisinin birtakım hamleleriyle Nuri Killigil'in silah üretimi engellenmeye başladı. Hatta bu çabalar, fabrikanın kapanma aşamasına gelmesine neden oldu.
İsrail'in kuruluşu ve sonrasında, Filistinlilere ve bölgedeki diğer Arap ülkelerine silah satması, Nuri Paşa'nın üzerindeki baskıların ve engellerin artmasına yol açtı.
Fabrikasındaki üretimden rahatsız olan bazı çevrelerin baskıları sonucu silah üretemeyeceğini açıkladı ama üretimine gizlice devam etti.
Nuri Paşa, silah fabrikasında, çizimini bizzat yaptığı ve kendi adını verdiği Nuri Killigil tabancasını üretti. Yarı otomatik ve kısa 9 milimetre çapındaki bu ilk yerli ve milli tabanca o yıllarda dünyanın en iyi silahları arasında yer aldı.
![[Resim: 84ythat.jpg]](https://i.hizliresim.com/84ythat.jpg)
Yarı otomatik ve kısa 9 çapındaki bu ilk yerli ve milli tabanca o yıllarda dünyanın en iyi silahları arasında yer aldı. Nuri Killigil’in ürettiği silahın modeli ve teknik mekanizması o kadar iyiydi ki, İtalyan silah üretici Bernardelli tarafından kopyalanıp, 1980’lere kadar kullanıldı.
![[Resim: 15pp1bq.jpg]](https://i.hizliresim.com/15pp1bq.jpg)
2 Mart 1949’da sahibi olduğu fabrikada sabotaj olduğu düşünülen büyük bir patlama meydana geldi ve aralarında Nuri Killigil'in de bulunduğu 27 kişi bu patlamada hayatını kaybetti. Ruslara karşı savaşıp Bakü’yü kurtaran, İsrail’in kurulmasına karşı çıkarak Filistinlilere destek veren, Arap ülkelerine silah satan Nuri Killigil’in fabrikasında bu şekilde bir patlama gerçekleşmesi ve Killigil’in bu patlamada hayatını kaybetmesi suikast iddialarını günümüze kadar getirdi. Olayın ihmalden mi sabotajdan mı kaynaklandığı o günlerden itibaren tartışılmaya devam edildi. Kapsamlı itfaiye ve adli tıp raporlarına ulaşılmayan patlama ile ilgili TBMM kapalı oturumunda Başbakan Şemsettin Günaltay, milletvekillerini bilgilendirdi. Ancak tutanaklar üzerinde gizlilik kararı olduğundan Killigil’in ölümündeki ve patlamadaki sır perdesi aralanamadı.
Alttaki resimdeki tabanca, Nuri Killigil tarafından numune olarak yapılmıştır.
Tabanca aksamının bir kısmı İstanbul'da bir kısmı Polonya'da tamamlanmıştır. Polonya'da patentini almıştır.
Nuri Killigil tarafından sınırlı sayıda üretilmiş 9 mm çapında yarı otomatik tabancadır.
Zamanının ötesinde bir tasarıma sahiptir. Mükemmel durumda saklanmış bir örneği, İstanbul Harbiye Askeri Müzesi'nde bulunabilir.
Mirasçısı tarafından müzeye bağışlanmış ve özel kutusunda ilk günkü gibi saklanmaktadır.
Yedek şarjörü ve harbisi ile beraber görülebilir.
![[Resim: hto53rp.jpg]](https://i.hizliresim.com/hto53rp.jpg)
Nuri Paşa, 1930'lu yılların başında elinde tuttuğu bu tasarımı, kurduğu silah fabrikalarında imalata almamış, yerine
düşük güçlü, basit bir tabancayı tercih etmiştir. Nedeni bilinmemektedir. Ancak, bu tabancayı imal etseydi, belki de çok bilinen, popüler bir tabanca olabilirdi.
Nuri Killigil'in imal ettiği ve bugün bile bazı satış ilanlarını görebileceğiniz tabanca, aşağıdaki resimlerde olandır:
![[Resim: 3k7tk7l.jpg]](https://i.hizliresim.com/3k7tk7l.jpg)
![[Resim: r0in3od.jpg]](https://i.hizliresim.com/r0in3od.jpg)
"Nuri Killigil kimdir bilir misiniz?
Azerbaycan’ı İngiliz ve Rus destekli Ermeni işgalcilerin elinden kurtaran, Kafkas İslam Ordusu Komutanı, Birinci Dünya Savaşı’nda
“ Tek ileri harekatı gerçekleştiren”, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa’dır!
1949 yılında yapılan sabotaj sonucu fabrika yanmış, Nuri Killigil bu yangında ölmüş ve bu nedenle imalatı bitmiştir..
Nuri Killigil havan topları ve sahra topları yapmaya başlayınca 3 Mart 1949da Almanlar " Sen artık çok oldun, biz taş kökü mü yiyeceğiz" deyip, paşayı 27 işçisiyle birlikte bir sabotajla yok etti.
15 Mart 1950 de de MKE Alman Heckler&Kohl ve Walther patentleri ile silah üretmeye başladı. Amerikalılar da Nuri Paşanın havan topunu alıp UT-1 adıyla üretip bize satmaya başladı.
Amerikan UT-1den çok üstün havanlardı.
Paşanın öldürülmesi neye sebep oldu derseniz?
O günler itibariyle yerli silah sanayiinin Almanların eline geçmesi sağlandı aynen TOFAŞ-FİAT örneği gibi.
Bugünler itibarıyla da PKK belasına sebep olmuştur.
Çünkü terörle mücadelede kullanılan milyarlarca fişek ve tüfek MKE’de üretilir ve terör bölgesinde atılan her fişeğin %51’i Alman firmalarına patent ve ortaklık payı olarak ödenir.
Ne kadar ölüm o kadar paradır.
Eğer Nuri paşa öldürülüp fabrikası kapatılmasaydı ordumuz milli silahlarını kullanacak belki de bu günkü sıkıntılar yaşanmayacaktı.
( Patlama günü Sütlüce silah fabrikasında çalışan Yahudi işçilerin hepsi izinliydi. )
Nuri Killigil tarafından sınırlı sayıda üretilmiş 9 mm çapında yarı otomatik tabancadır.
Zamanının ötesinde bir tasarıma sahiptir.
Mükemmel durumda saklanmış bir örneği İstanbul Harbiye Askeri Müzesi'nde bulunabilir.
Mirasçısı tarafından müzeye bağışlanmış ve özel kutusunda ilk günkü gibi saklanmaktadır.
şarjörü ve harbisi ile beraber görülebilir."
Kaynak: Uğur Mumcu 40’ların Cadı Kazanı
Bu tabancayı bir hevesle "Beylik Tabanca"nın sahibi Abdülaziz Yandım'dan bedelsiz almştım.Nurlar içerisinde yatsın,çok düzgün bir esnaftı.
6 Ay kadar kullandıktan sonra yine bedelsiz satmıştım.
Üzerinden yıllar geçti, tabancayla ilgili çok şey hatırlamıyorum. Bir vidayı açarak sahra sökümüne başlanıyordu. Atış bile yapamadan satmıştım.
![[Resim: gmidr71.jpg]](https://i.hizliresim.com/gmidr71.jpg)
![[Resim: lfsbcfn.jpg]](https://i.hizliresim.com/lfsbcfn.jpg)
Benim aldığım hiç tamir ve boya görmemişti. Bazıları krom kaplatıyorlar. Artık koleksiyon değeri kazandı.
Nuri Killigil ve ilk yerli-milli tabanca için emek veren herkese sonsuz teşekkürler. Nurlar içerisinde yatsınlar.
Nuri Killigil ve Tabancası:
Türk savunma sanayisinin kurucusu olarak kabul edilen Nuri Killigil, 1940’larda İstanbul’da kurduğu fabrikada top, havan, uçaksavar mermi ve tapalarının yanı sıra uçak bombaları imal ederek, özel sektörde yerli harp sanayisinin gelişmesine ve Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına katkı sağlayan ilk girişimcilerden biri olarak biliniyor.
Savaşçı bir ailenin içinde 1890 yılında doğan Nuri Killigil, tıpkı ağabeyi Enver Paşa ve Kut’ül Amare kahramanı amcası Halil (Kut) Paşa gibi bir asker olarak yetişti.
![[Resim: jftyvip.jpg]](https://i.hizliresim.com/jftyvip.jpg)
Solda Enver Paşa, ortada babaları Halil Paşa ve Nuri Paşa.
Trablusgarp’a gönderilen gönüllü subaylar arasında yer aldı ve I. Dünya Savaşı öncesi yüzbaşılığa kadar yükseldi. Savaş alanındaki başarılarından dolayı 28 yaşındayken yarbay rütbesine terfi ettirildi.
Afrika Grupları Komutanı olarak Kasım 1914’te Afrika’ya gönderildi ve bir süre orada görev yaptı.
1917’de Kafkas İslam Ordusu komutanlığına getirilen Nuri Paşa, Bakü ve Dağıstan'ı Rus işgalinden kurtarmasının ardından Anadolu'ya geçerek Kazım Karabekir Paşa'nın kolordusuna katıldı. Mondros Antlaşması sonrası çağrıldığı İstanbul’da İngilizler tarafından tutuklanıp Batum’da hapsedildi. Batum’da hapisten kaçarak Kızıl Ordu’ya karşı savaştı.
1925 yılında yarbay rütbesiyle emekliliği onaylandı ve 29 Şubat 1929’da Kurtuluş Savaşı'ndaki hizmetleri için Nuri Paşa'ya İstiklal Madalyası verildi.
1940’lı yıllarda Zeytinburnu'ndaki demir eşya fabrikasında çeşitli metal eşyaların yanı sıra silah, tapa ve mermi üretmeye başladı. Zeytinburnu fabrikasını Haziran 1946'da kapatarak Sütlüce'ye taşıdı ve Türkiye’nin ilk özel savunma şirketini kurdu. Fabrikayı geliştirerek, matara, gaz maskesi, çelik başlık, soba gibi eşyaların yanında tabanca, 81 milimetre havan, mühimmat, tapa, uçak bombası, tahrip kalıpları da üretti.
![[Resim: 6dzgai3.jpg]](https://i.hizliresim.com/6dzgai3.jpg)
Kısıtlı imkanlar ve zor şartlar altında ürettiği silah ve mühimmatı, Milli Savunma Bakanlığına sattığı gibi yurt dışına, Mısır, Filistin, Pakistan, Suriye gibi ülkelere de ihraç etti.
Dünya silah lobisinin birtakım hamleleriyle Nuri Killigil'in silah üretimi engellenmeye başladı. Hatta bu çabalar, fabrikanın kapanma aşamasına gelmesine neden oldu.
İsrail'in kuruluşu ve sonrasında, Filistinlilere ve bölgedeki diğer Arap ülkelerine silah satması, Nuri Paşa'nın üzerindeki baskıların ve engellerin artmasına yol açtı.
Fabrikasındaki üretimden rahatsız olan bazı çevrelerin baskıları sonucu silah üretemeyeceğini açıkladı ama üretimine gizlice devam etti.
Nuri Paşa, silah fabrikasında, çizimini bizzat yaptığı ve kendi adını verdiği Nuri Killigil tabancasını üretti. Yarı otomatik ve kısa 9 milimetre çapındaki bu ilk yerli ve milli tabanca o yıllarda dünyanın en iyi silahları arasında yer aldı.
![[Resim: 84ythat.jpg]](https://i.hizliresim.com/84ythat.jpg)
Yarı otomatik ve kısa 9 çapındaki bu ilk yerli ve milli tabanca o yıllarda dünyanın en iyi silahları arasında yer aldı. Nuri Killigil’in ürettiği silahın modeli ve teknik mekanizması o kadar iyiydi ki, İtalyan silah üretici Bernardelli tarafından kopyalanıp, 1980’lere kadar kullanıldı.
![[Resim: 15pp1bq.jpg]](https://i.hizliresim.com/15pp1bq.jpg)
2 Mart 1949’da sahibi olduğu fabrikada sabotaj olduğu düşünülen büyük bir patlama meydana geldi ve aralarında Nuri Killigil'in de bulunduğu 27 kişi bu patlamada hayatını kaybetti. Ruslara karşı savaşıp Bakü’yü kurtaran, İsrail’in kurulmasına karşı çıkarak Filistinlilere destek veren, Arap ülkelerine silah satan Nuri Killigil’in fabrikasında bu şekilde bir patlama gerçekleşmesi ve Killigil’in bu patlamada hayatını kaybetmesi suikast iddialarını günümüze kadar getirdi. Olayın ihmalden mi sabotajdan mı kaynaklandığı o günlerden itibaren tartışılmaya devam edildi. Kapsamlı itfaiye ve adli tıp raporlarına ulaşılmayan patlama ile ilgili TBMM kapalı oturumunda Başbakan Şemsettin Günaltay, milletvekillerini bilgilendirdi. Ancak tutanaklar üzerinde gizlilik kararı olduğundan Killigil’in ölümündeki ve patlamadaki sır perdesi aralanamadı.
Alttaki resimdeki tabanca, Nuri Killigil tarafından numune olarak yapılmıştır.
Tabanca aksamının bir kısmı İstanbul'da bir kısmı Polonya'da tamamlanmıştır. Polonya'da patentini almıştır.
Nuri Killigil tarafından sınırlı sayıda üretilmiş 9 mm çapında yarı otomatik tabancadır.
Zamanının ötesinde bir tasarıma sahiptir. Mükemmel durumda saklanmış bir örneği, İstanbul Harbiye Askeri Müzesi'nde bulunabilir.
Mirasçısı tarafından müzeye bağışlanmış ve özel kutusunda ilk günkü gibi saklanmaktadır.
Yedek şarjörü ve harbisi ile beraber görülebilir.
![[Resim: hto53rp.jpg]](https://i.hizliresim.com/hto53rp.jpg)
Nuri Paşa, 1930'lu yılların başında elinde tuttuğu bu tasarımı, kurduğu silah fabrikalarında imalata almamış, yerine
düşük güçlü, basit bir tabancayı tercih etmiştir. Nedeni bilinmemektedir. Ancak, bu tabancayı imal etseydi, belki de çok bilinen, popüler bir tabanca olabilirdi.
Nuri Killigil'in imal ettiği ve bugün bile bazı satış ilanlarını görebileceğiniz tabanca, aşağıdaki resimlerde olandır:
![[Resim: 3k7tk7l.jpg]](https://i.hizliresim.com/3k7tk7l.jpg)
![[Resim: r0in3od.jpg]](https://i.hizliresim.com/r0in3od.jpg)
"Nuri Killigil kimdir bilir misiniz?
Azerbaycan’ı İngiliz ve Rus destekli Ermeni işgalcilerin elinden kurtaran, Kafkas İslam Ordusu Komutanı, Birinci Dünya Savaşı’nda
“ Tek ileri harekatı gerçekleştiren”, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa’dır!
1949 yılında yapılan sabotaj sonucu fabrika yanmış, Nuri Killigil bu yangında ölmüş ve bu nedenle imalatı bitmiştir..
Nuri Killigil havan topları ve sahra topları yapmaya başlayınca 3 Mart 1949da Almanlar " Sen artık çok oldun, biz taş kökü mü yiyeceğiz" deyip, paşayı 27 işçisiyle birlikte bir sabotajla yok etti.
15 Mart 1950 de de MKE Alman Heckler&Kohl ve Walther patentleri ile silah üretmeye başladı. Amerikalılar da Nuri Paşanın havan topunu alıp UT-1 adıyla üretip bize satmaya başladı.
Amerikan UT-1den çok üstün havanlardı.
Paşanın öldürülmesi neye sebep oldu derseniz?
O günler itibariyle yerli silah sanayiinin Almanların eline geçmesi sağlandı aynen TOFAŞ-FİAT örneği gibi.
Bugünler itibarıyla da PKK belasına sebep olmuştur.
Çünkü terörle mücadelede kullanılan milyarlarca fişek ve tüfek MKE’de üretilir ve terör bölgesinde atılan her fişeğin %51’i Alman firmalarına patent ve ortaklık payı olarak ödenir.
Ne kadar ölüm o kadar paradır.
Eğer Nuri paşa öldürülüp fabrikası kapatılmasaydı ordumuz milli silahlarını kullanacak belki de bu günkü sıkıntılar yaşanmayacaktı.
( Patlama günü Sütlüce silah fabrikasında çalışan Yahudi işçilerin hepsi izinliydi. )
Nuri Killigil tarafından sınırlı sayıda üretilmiş 9 mm çapında yarı otomatik tabancadır.
Zamanının ötesinde bir tasarıma sahiptir.
Mükemmel durumda saklanmış bir örneği İstanbul Harbiye Askeri Müzesi'nde bulunabilir.
Mirasçısı tarafından müzeye bağışlanmış ve özel kutusunda ilk günkü gibi saklanmaktadır.
şarjörü ve harbisi ile beraber görülebilir."
Kaynak: Uğur Mumcu 40’ların Cadı Kazanı
Bu tabancayı bir hevesle "Beylik Tabanca"nın sahibi Abdülaziz Yandım'dan bedelsiz almştım.Nurlar içerisinde yatsın,çok düzgün bir esnaftı.
6 Ay kadar kullandıktan sonra yine bedelsiz satmıştım.
Üzerinden yıllar geçti, tabancayla ilgili çok şey hatırlamıyorum. Bir vidayı açarak sahra sökümüne başlanıyordu. Atış bile yapamadan satmıştım.
![[Resim: gmidr71.jpg]](https://i.hizliresim.com/gmidr71.jpg)
![[Resim: lfsbcfn.jpg]](https://i.hizliresim.com/lfsbcfn.jpg)
Benim aldığım hiç tamir ve boya görmemişti. Bazıları krom kaplatıyorlar. Artık koleksiyon değeri kazandı.
Nuri Killigil ve ilk yerli-milli tabanca için emek veren herkese sonsuz teşekkürler. Nurlar içerisinde yatsınlar.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)