Valilerin Silah Ruhsatları Hakkındaki Takdir Yetkisi ve Sınırları
#1
Valilerin Silah Ruhsatları Hakkındaki Takdir Yetkisi ve Sınırları:

Daha önce bulundurma ve taşıma ruhsatlarını ayrı ayrı incelemiş ve yasal dayanaklarını belirtmiştim.

Silah Bulundurma Ruhsatı

Silah Taşıma Ruhsatı

Valilerin silah ruhsatlarıyla ilgili takdir yetkisini iki başlık halinde incelemek gerekiyor:

1)6136 Sayılı Yasa’yla verilen yetkiler gereğince ,91/1779 Sayılı  Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Yönetmeliğin 4.maddesine istinaden bulundurma ruhsatı,8.maddesine istinaden kamu 
görevlisi taşıma ruhsatı,10.maddesine istinaden emekli kamu görevlisi taşıma ruhsatı düzenlenmiştir. 
Bu maddelere göre ruhsat başvurusunda bulunanların istenen şartları taşımaları halinde, valilerin takdir
yetkisi olmayıp, reddetme hakları bulunmamaktadır. Örneğin yasada sayılan kamu görevlilerinden olan, 
taşımaya engel bir yasal ve fiziksel bir engeli olmayan bir şahsın ruhsat başvurusunu vali reddedemez. 
Valinin sadece şahsın kamu görevlisi olup olmadığını ve yasal/fiziksel bir engeli olup olmadığını inceleme
görevi vardır. Engel yoksa ve şahıs yasada sayılan kamu görevlisiyse ruhsat vermek zorundadır.
Eğer reddedilirse ,ret kararına karşı 60 gün içerisinde idare mahkemesine iptal davası açılabilir. Mahkeme,
yasal koşullar olduğu halde başvuru reddedilmişse ret kararını iptal eder. Başvuruda gerekli yasal koşullar
yoksa, iptal davasını reddeder.
Aynı şekilde bulundurma ruhsatı için başvuru halinde, bulundurmaya yasal engel yoksa ve gerekli evrakları
hazırsa, valilerin “ben bu adamı sevmiyorum, ruhsat vermiyorum.” deyip reddetme yetkisi bulunmamaktadır.

2)91/1779 Sayılı Yönetmeliğin 7.maddesindeki can güvenliği  nedeniyle vb sebeplerle verilen silah ruhsatlarında
ve 9.maddesi gereğince “diğer meslek mensuplarına” (kuyumcu,avukat,noter,işçi çalıştıran,gazeteci,pilot,ciro,
müteahhit vd.)verilen silah ruhsatlarında ise valilere takdir yetkisi tanınmıştır. Söz konusu maddelerde ruhsatlar
için  takdir yetkisini gösteren “verilebilir, verebilir” kelimeleri kullanılmıştır. Örneğin,gerekli şartları taşıyan bir 
kuyumcunun  taşıma ruhsatı talebini vali reddedebilir.Daha önce incelediğimiz bir kararda,küçüğe fiili livata 
suçundan sabıkası olan ve memnu hakları iade edilen bir kuyumcunun taşıma ruhsatı talebini reddeden valiliğin
işlemini mahkeme hukuka uygun bulmuştur.

Peki bu takdir yetkisinin bir sınırı var mıdır? Valilerce keyfi davranılabilir mi? Her yetki gibi bu yetkinin de sınırı 
vardır ve bu sınır yargı kararlarıyla belirlenmiştir. İdare mahkemeleri ve Danıştay, takdir yetkisinin kullanılarak 
ruhsat başvurusunun reddi kararına karşı açılan davalarda, verdiği istikrarlı kararlarla bu sınırı belirlemiştir.
Bu yetkiyi kullanan kamu görevlileri, takdir yetkisini, anayasal sınırlar içerisinde, sosyal devlet,ailenin 
korunması,savunma hakkı,eşitlik gibi ilke ve kurallara uygun biçimde, kamu yararı ve kamu 
hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanmalıdır.

Valilerin takdir yetkisini kullanıp verdiği ret kararlarına karşı,60 günlük süre içerisinde idare mahkemelerine 
iptal davası açılabilir.Mahkeme,öncelikle idarenin takdir yetkisi olup olmadığını inceler. Takdir yetkisi varsa,
yukarıda yazılan ilke ve kurallar çerçevesinde bu yetkinin kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklerine uygun
olarak kullanılıp kullanılmadığını denetler.Keyfilik varsa ret kararını iptal eder.Keyfilik yoksa ve takdir yetkisi
kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılmışsa, davayı reddeder.

Uygulamanın daha iyi anlaşılması için birkaç yargı kararını aşağıya ekliyorum.

Danıştay 10.Dairesi’nin 1995/1269 E.1997/1300 K.sayılı ve 10.4.1997 tarihli kararı
Yaygın şiddet hareketlerine katıldığı saptanamamakla beraber, yönetmelikte sayılan taşıma ruhsatı verilebilecek 
kamu görevlilerinden olmayan, hayatının ciddi ve harici bir tehlikede bulunduğu da kanıtlanamayan doktor olan
davacıya silah taşıma ruhsatı verilmemesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Danıştay 15.Dairesi’nin 2011/2789 E. 2011/4447 K.sayılı ve 28.11.2011 tarihli kararı
İlgililerin yasa ve yönetmelik ile ateşli silah ve mermilerini taşıma ve bulundurmasına izin verilebilecekler arasında
sayılmış olması, bu yetkinin tanınmasının mutlak ve tek koşulu olmadığı, bu ayrıksı ve özel yetkiye sahip olacakların
yine  bu yetkiden kaynaklanan sorumluluğa ve bilince sahip olmaları gerektiğinde duraksama bulunmadığından, 
davacının yargılandığı hırsızlık fiilinden dolayı almış olduğu mahkumiyeti silah taşıma ruhsatı verilmesine engel 
oluşturacak haller arasında bulunduğundan, işlemin iptali yolundaki kararda hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Danıştay 10.Dairesi’nin 1995/3957 E.1997/2010 K.sayılı ve 21.5.1997 tarihli kararı 
Silah taşıma yetkisi bulunan kamu personeline taşıma ruhsatı verilebilmesi için, görevi yanında başkaca bir şart
aranamaz.

Danıştay 15.Dairesi’nin 2014/10115 E.2016/731 K.sayılı 9.2.2016 tarihli kararı
……….İdarelere tanınan takdir yetkisi sınırsız olmayıp, bu yetkiyi kullanan kamu görevlileri kamu yararı ve hizmetin
gereği olarak değerlendirme yapmak zorundadırlar. Ayrıca, valilere tanınan takdir yetkisinin Kanun’un verdiği yetkiye
dayanılarak çıkartılacak düzenleyici işlemlerle objektif bazı esaslara bağlanması da mümkündür. Bu durumda, 
Kanun'un 7. maddesiyle verilen yetkisini kullanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkartılan yönetmelikle bazı hususi 
durumlar yönünden valilerin takdir yetkisinin sınırlandırılması eşitlik ve objektiflik ilkelerinin sağlanması açısından 
hukuka uygun bulunmaktadır.

Danıştay 15.Dairesi’nin 2016/9116 E. 2017/7392 K.sayılı 71.2.2017 tarihli kararı
Olayda; davacı tarafından….yürüttüğü ticari faaliyet nedeniyle can güvenliği gerekçesiyle silah taşıma ruhsatı 
verilmesi istenilmişse de; dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacının iddialarını destekler biçimde can 
güvenliğinin ciddi ve harici tehdit ve tehlikelere maruz kaldığına dair herhangi bir somut bilgi ve belgenin 
bulunmadığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlenen takdir yetkisine istinaden tesis edilen
dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Özetlemek gerekirse, 

A-Kanunda sayılan kamu görevlileri-emekli kamu görevlilerince yapılan taşıma ruhsatı ve sivillerce yapılan 
bulundurma ruhsatı başvurularında, eğer gerekli yasal şartlar varsa valilerin takdir yetkisi bulunmamakta olup,
reddetme işlemi hukuka aykırıdır. İdare mahkemelerinde 60 gün içerisinde iptal davası açılabilir.

B-Can güvenliği vb nedenlerle yapılan ruhsat başvuruları ve diğer serbest meslek mensuplarınca yapılan taşıma
ruhsatı başvurularında, valilerin takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu takdir yetkisi sınırsız olmayıp, anayasal sınırlar
içerisinde, sosyal devlet, ailenin korunması, savunma hakkı, eşitlik ,ilkesi gibi ilke ve kurallara uygun biçimde 
kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılabilir. Bu ret işlemine karşı da 60 gün içerisinde
idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir.
[+] 13 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Sayın ceycey güzel bir paylaşım olmuş emeğinize sağlık.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Umut'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Zamanında eski Konya Valisi de yayımladığı yönerge ile takdir yetkisi kullanmış ve dosyamı imzalamamıştı. Fazladan bir 6 ay daha beklemek zorunda kalmıştım. Sonradan vali değişti de ruhsatımı alabildim. Sağolsun başta ceycey üstad olmak üzere diğer üstadlar bilgi ve desteklerini esirmediler ve vazgeçmenin eşiğinden kıl payı döndürdüler beni. Benim başıma gelen durumda biraz hukuksuzluk biraz haksızlık vardı ama maalesef her an her şeyle karşılaşabiliyoruz. Vay be ne günlerdi...
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için jfmrk'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi