Türkiye’de yivli tüfek sahibi olmak. Sorunlar.
#1
Türkiye’de yivli tüfek sahibi olmak. Sorunlar ve yeni başlayacaklar için bilinmesi gerekenler:
 
[Resim: 54556621474_40d693f2db_c.jpg]
 
Ülkemizde Mayıs 2025 itibariyle MKE’de satışta olan 6 ayrı üretici mevcut. Pek çok firma daha bu işe girmiş, yerli tabanca üretici sayısı gibi bu mecrada da çok sayıda firma daha oyuna girecek, gibi görünüyor.
 
Ne var ki ülkemizde yivli tüfek sahibi olmak, normal vatandaş için, giderek zorlayıcı bir hal almakta.
 
10 yıl öncesine kadar yivli tüfek sahipliği veya avcılığı, çoğunluğu üst seviye gelire sahip, az sayıda kişiye mahsus bir durumdu. Özellikle yerli yivli tüfeklerin piyasaya çıkması, biraz ‘harçtan muaf mutlu azınlık’ sayısının artması, biraz da sosyal medya kullanımının artması ile yivli tüfek daha ulaşılır, daha popüler oldu. Ancak son 3-4 yılda hem harç ücretleri mantık sınırlarını zorlayan seviyede arttı hem de 2025 yılı itibariyle tüfeğin kullanılması da ava açık gün harici kısıtlandı.
 
 
01.RUHSAT HARCI:
 
Bilindiği üzere bizde her silaha ayrı ruhsat uygulaması var ve her bir ruhsatın 5 yılda bir yenilenmesi gerekli.
 
Bugün sahip olunan herhangi bir ruhsatlı silahın, şayet süre bitiminde her ne sebeple olursa olsun yeniden ruhsatlandırması yapılmazsa, silahın mülkiyeti bedelsiz olarak devlete ait oluyor. Yani tüm harcamalar ve uğraşlar silahın sahibinde 5 yıl süre ile kirada kalması sonucunu doğurmakta. Dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulama.
 
Yivli tüfekte bulundurma ruhsatının bir anlamı yok, tabanca gibi değil. Memlekette ruhsatlı bir yivli tüfek atış poligonu yok. 2025 yılı itibariyle taşıma ruhsatı 79 bin TL (2022’de 10 bin küsür TL idi). Sağlık raporu, kart ücreti vs kabaca 83 bin. Ancak 83 bin TL ile iş bitmiyor. Bir ruhsat dönemi yani 5 yılda avcılık harcı ve izin pul ücreti için günümüz birimi ile 30 bin TL civarlarında ilave maliyet var (2025’te yıllık 5500 - 6000 TL).

Düzeltme: Yazının hazırlandığı Mayıs 2025'te harç 79 bin TL idi. Eylül 2025'te bir gece yarısı yapılan 'güncelleme' ile 158 bin TL oldu. 2026 yılbaşında 187 küsür bin TL oldu. Ezcümle hesap yapacak şekli şemali kalmadı.
 
Tuhaflığın büyüğü tabanca ve yivli tüfekten aynı miktarda harç ücreti almak.
 
Tabanca teorik olarak yılda 365 gün taşınabilir: Ücreti 5 yıllık 79.000 TL (2025) - Eylül.2025 itibariyle 158.000 TL
Yivli tüfek teorik olarak yılda yaklaşık 108 gün taşınabilir: Ücreti 5 yıllık 79.000 TL (2025) - Eylül.2025 itibariyle 158.000 TL
 
(Bu işlerle az çok iştigal eden her kes bilir ki, Türkiye’de yılda 108 gün yivli tüfeği ile ava veya atışa gidebilen tek bir kişi bile yoktur. Adamın işi gücü olmasa, çok parası ve zamanı olsa bile en azından 108 defa kota alma savaşını kazanamaz).
 
[Resim: 54556433671_2c07ea6212_c.jpg]
 
 
 
02. AVA AÇIK GÜN HARİCİNDE TÜFEĞİN KULLANILAMAMASI:
 
2025 yılında gelen ilave sorunlardan en başta geleni; yivli tüfeğin ava açık gün haricinde kullanımının yasaklanması.
 
A.MAK kuralları gereği ‘yaban hayvanlarını ürkütme’ gerekçesi ile doğada atış yapmanın yasaklanması gündemde.
B.İnsanlar üzerinde ‘korku ve panik yaratacak şekilde ateş etmenin’ cezasının 3 ila 5 yıl arası hapis olacak şekilde düzenlendiği yeni yasa tasarısı gündemde.
 
(Yukarıdaki hususlar sadece yivli tüfeği değil, doğada atış yapan taşıma ruhsatlı tabanca ve yivsiz tüfek sahipleri içinde aynı derecede sorun).
 
Bu durumda (günümüz itibariyle) yaklaşık 4 asgari ücrete tekabül eden ve yerli tüfek bedelinin 2 katından fazla harç ödeyen yivli tüfek sahibinin taşıma ruhsatı gayri resmi bir şekilde yarı bulundurmaya dönüştürülüyor.  
 
Hal böyle olunca yivli tüfeğine optik takan kullanıcı optiğini nasıl ve nerede sıfırlayacak? Sıfırlasa belli mesafelerdeki mermi düşümünü nasıl test edecek?
 
Kaldı ki söz konusu yasaklamalar olmasaydı bile;
 
Yukarıda belirtildiği üzere memlekette bir açık hava atış poligonu yok. Kota alıp, ava açık gün haricinde atış yapacak yer bulmak büyük bir sıkıntı. Özellikle de insansız bir yeri kalmayan İstanbul gibi büyük şehirlerde.
 
[Resim: 54556671943_42516413ac_z.jpg]
 
 
03. DİĞER DURUMLAR VEYA SORUNLAR.
 
# Tüfekle beraber dürbün, dürbün montajı, mesafe ölçer, çatal ayak, harbi takımı ve uzak mesafe atılacaksa rüzgar ölçer vs gibi ekipmanları temin etmek gerekiyor. Bunların maliyetinin kaliteye göre ucu açık.
 
# Yivli tüfek ve optik ile ilgili bir bilgi sorunu var. Bilgili olanı bulmak ve bilgi almak zor (internette bilgiye ulaşmak mümkün ama herkese uygun değil). Bu sebeple;
 
Kullanıcıların büyük çoğunluğu yivli tüfeğine bir dürbün takıp, yivsiz av tüfeği gibi kullanıyor. Ancak dürbün kullanımı biraz bilgi ve biraz da kafa yormayı gerektirmekte. Kafa yormak zor geldiğinden bir heves dürbün alan ve fakat memnun kalmayan kullanıcıların önemli bir bölümü daha basit göründüğünden red dota dönüyor (gerçi red dotun efektif kullanımı içinde ciddi pratik şart ama o kısım başka yazının konusu).
 
# MKE’de son yıllarda .308 ithal mermi olarak S&B, Partizan, Hornady gibi markalar 1,5 - 3,3 USD/adet fiyat ile satılmakta, bir gelen marka - model bir daha gelir mi, Allah bilir. Yerli 308 mermi Mayıs 2025 itibariyle 44 TL, onunda soft point çeşidi teoride var ama satışta yok. Satılan, av için tercih edilmeyen ve mecburiyetten kullanılan FMJ.
30-06 da ise yerli alternatif şu anda hiç yok.
 
Ezcümle mermi bir var, bir yok.
 
Hatırlatma: Yazıyı sosyal medya gruplarında veya av forumlarında kendi yazmış gibi paylaşanların emeğe az biraz saygı duyup, www.tabancatufek.com.tr den alıntıdır şeklinde yazmaları önemle rica olunur. Kaynak belirterek yazının paylaşılmasında sorun yoktur.
 
Saygılar
[+] 24 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Maalesef ülkemizde bir ürünü üreticisinin bile edemediği karla vatandaşına yivlemek gibi bir adet var. Bunun üstüne bir de yıllık kullanım için ödediğimiz vergiler var. Yani alırken 5-10 katı para verip bir de kullanırken de sanki mal başkasınınmış gibi kira ödüyoruz. Tüm bu haksızlıklar yetmiyor gibi bir sürü de anlamsız yasakla boğuşuyoruz. Açıkcası şu ana kadar Afrika ve Avrupa da çeşitli avlar yapmış birisi olarak örneğin bizim bir Bulgar vatandaşından neyimiz eksik ya da ne günahımız var diye sormadan edemiyorum.
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Oceanborn'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Pahalı olmasının yanı sıra mke ne ithal ederse ona mecbur bırakılıyoruz çeşit sınırlı.Ama zamanında bazı uyanıklar harp silahına dahi ruhsat alabilmiş yöntem şu;
Devlet kaçak silahları kayıt altına almak adına af çıkarmış elinizdekileri getirin ruhsat vereyim .bizim uyanıklar mevzuata uymayan tüfeklerin marka ve seri numaralarını mevzuata uygun olan silaha bir şekilde yazdırmış ve incelemeye göndermiş ve ruhsat almışlar .böylece ellerindeki yasa dışı  tüfek olmuş ruhsatlı. Bu şekilde ruhsatı alınmış  m2 carbine var bir tanıdığımda
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ÖFT'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
1990'larda H&K ve Browning'in yarı otomatik yivlileri satılmıştı. Hatta 10 fişek alan şarjörleri vardı. Bunlara hala ruhsat veriliyor mu ? Geçen konusu geçti . Devlet müsadere ediyor falan dediler. İyi günler.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için musti267'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
(14-10-2025, 23:40)musti267 yazdı: 1990'larda H&K ve Browning'in yarı otomatik yivlileri satılmıştı. Hatta 10 fişek alan şarjörleri vardı.    Bunlara hala ruhsat veriliyor mu ? Geçen konusu geçti . Devlet müsadere ediyor falan dediler. İyi günler.

Bu tarz yarı otomatik yivli tüfekler sadece bulundurma ruhsatı alabiliyorlar.Günün birinde devlet kendi eliyle ithal edip vatandaşına sattığı silahın saldırı silahı sınıfına girdiğine karar vererek taşıma ruhsatını durdurdu.Sanırım daha da ayıp olmasın diye toplatmak yerine bulundurma ruhsatı vermeyi uygun buldu. Ancak  "işini bilen" bazı vatandaşlarımız bir şekilde hala bunlara taşıma ruhsatı alabiliyor.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Oceanborn'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
(20-06-2025, 20:28)ÖFT yazdı: Pahalı olmasının yanı sıra mke ne ithal ederse ona mecbur bırakılıyoruz çeşit sınırlı.Ama zamanında bazı uyanıklar harp silahına dahi ruhsat alabilmiş yöntem şu;
Devlet kaçak silahları kayıt altına almak adına af çıkarmış elinizdekileri getirin ruhsat vereyim .bizim uyanıklar mevzuata uymayan tüfeklerin marka ve seri numaralarını mevzuata uygun olan silaha bir şekilde yazdırmış ve incelemeye göndermiş ve ruhsat almışlar .böylece ellerindeki yasa dışı  tüfek olmuş ruhsatlı. Bu şekilde ruhsatı alınmış  m2 carbine var bir tanıdığımda
Bahsettiğiniz silahlar sanırım 80-90' lı yıllarda güneydoğuda ruhsatlandırılan silahlar. OHAL silahları diye geçiyor. Devlet teröre karşı halk kendini koruyabilsin diye ellerindeki uzun namlulu silahlara OHAL süresince geçerli ruhsat vermiş. OHAL bitince belli bir süre içinde silahların teslim edilmesi istenmiş. Süre uzatımı ile birlikte yasal süreç neredeyse 2010'lara kadar sürdü. Maalesef çok azı teslim edildi.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Zamane Akıncısı'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#7
(16-10-2025, 14:51)Zamane Akıncısı yazdı:
(20-06-2025, 20:28)ÖFT yazdı: Pahalı olmasının yanı sıra mke ne ithal ederse ona mecbur bırakılıyoruz çeşit sınırlı.Ama zamanında bazı uyanıklar harp silahına dahi ruhsat alabilmiş yöntem şu;
Devlet kaçak silahları kayıt altına almak adına af çıkarmış elinizdekileri getirin ruhsat vereyim .bizim uyanıklar mevzuata uymayan tüfeklerin marka ve seri numaralarını mevzuata uygun olan silaha bir şekilde yazdırmış ve incelemeye göndermiş ve ruhsat almışlar .böylece ellerindeki yasa dışı  tüfek olmuş ruhsatlı. Bu şekilde ruhsatı alınmış  m2 carbine var bir tanıdığımda
Bahsettiğiniz silahlar sanırım 80-90' lı yıllarda güneydoğuda ruhsatlandırılan silahlar. OHAL silahları diye geçiyor. Devlet teröre karşı halk kendini koruyabilsin diye ellerindeki uzun namlulu silahlara OHAL süresince geçerli ruhsat vermiş. OHAL bitince belli bir süre içinde silahların teslim edilmesi istenmiş. Süre uzatımı ile birlikte yasal süreç neredeyse 2010'lara kadar sürdü. Maalesef çok azı teslim edildi.

Sizin bahsettiğiniz devletin dağıttığı silahlar. Onların durumu farklı.

Burada bahsedilen yarı otomatik av tüfekleri (m2 carbine'in durumu eskiliğinden kaynaklıdır muhtemelen, yani mevzuatların değişimlerinden çok önce sahipliği olan bir silah olabilir) 90'ların ortasında mevzuatta görülen bir boşluktan dolayı galiba 2-3 yıl boyunca ithal edilebildi (bildiğim sadece Browning ve Remington) sonra birileri buradaki boşluğa uyandı veya "uyanmak istedi" mevzuatta gerekli değişiklik yapıldı ve ruhsatlandırılmış olan bu silahların sahipleri çağrılarak haklarının "bulundurma"ya düştüğü kendilerine ifade edildi.

Bu silahların hepsinin dosyalarına "sadece bulundurma yapılabilir" şeklinde not düşüldüğü efsaneside vardır ama doğruluğunu bilemiyorum.

Bugün piyasada gördüğünüz yarı otomatik yivli av tüfekleri işte o dönemde MKE'ye gelmiş olan tüfeklerdir.

Ek olarak şu "uzun namlu" ibaresi şahsen takıntılı olduğum bir konu. Bunu düzeltelim lütfen bu uyduruk ibareyi emniyetimiz ve medyamız kullanıyor ancak "uzun namlulu silah" diye bir tanımlama yoktur. Yivli ve yivsiz, yarı otomatik ve tam otomatik tüfekler vardır ve hepsinin namluları tabancalara göre gayet uzundur.

Saygılarımla.
75BΩ - G43X - 686/3USP - BHP/MK3S - BHP/SC - G42 - 84F - 1911
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpSaral'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#8
Devletin OHAL bölgesinde dağıttığı AK 47 gibi piyade tüfekleri konu harici.

Konu olan Browning Bar veya Remington 7400 gibi yarım otomatik yivli av tüfekleri
Bu tip tüfekler 90'lı yıllarda diğer yivliler gibi rahatça ithal edilip, MKEK tarafından satılıyordu. Yanlış hatırlamıyor isem, 90'ların sonlarında, 28 Şubat sürecinde olabilir, yasaklanıp ruhsatları bulundurmaya dönüştürüldü. Tabancalarda 15 üstü kapasite yasağı da aynı veya yakın zamanlarda yürürlüğe girmişti. O günden sonra ithal edilen yivliler mükerrer atış yapmayan modeller oldu. Bold, pompalı veya lever gibi.

Aynen 15 kapasite yasağı gibi mantıksız bir karardı. Adam tabanca ile cürüm işleyecekse 15 mermi ile yapamadığını 16. mermi ile yapar, düşüncesi...
Aynı şekilde adam yivli tüfek ile cürüm işleyecekse Blaser veya Remington 700 ile yapamadığını Browning Bar ile yapar, düşüncesi... (yasak, ava kaçış şansı tanıma için çıkmış olabilir mi gibi bir soru gelebilir akla; hayır konu av değildi).

Mantıklı mıydı konusunu bir kenara bırakırsak, bu tüfekleri vergisini ödeyip alan ve tamamı avcı olan kullanıcılar çok ciddi mağdur edildi. 
Tüfekleri bulundurmaya çevrildi ve duvar süsü oldu. Maddi ve manevi mağduriyet oluştu. 

Yapılması gereken, bence:
-Hiç böyle bir yasağa gerek yoktu ama madem yasaklandı, ithal edilmiş tüfeklerin taşıma-av hakkını koruyup yeni yarım oto tüfek ithali yasaklanabilirdi. Zaten o güne kadar ithal edilen tüfek sayısı bir kaç yüz tane vardır, yoktur.
-Ya da bu tüfeklerin ruhsat ve MKE fatura bedeli avcıya ödenip tüfek geri alınmalıydı (benzer bir yarım oto yasağının uygulanmaya başlandığı Avustralya'da devlet ücretini ödeyip -harç zaten ya yok ya da sembolik- tüfekleri geri satın alıp, vatandaşını mağdur etmiyor).
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
Hiç kullanmayacağın şey için ruhsat ödemek. Tam bizlik garabet.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi