Yorumları: 785
Konuları: 232
Teşekkür Alındı: 732 mesajda 3,919
Teşekkür Verildi: 1,315
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
27-02-2024, 18:15
(Son Düzenleme: 04-03-2024, 10:29, Düzenleyen: ceycey.)
Arkadaşlar, ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma suçunu ve cezasını düzenleyen madde, 6136.Sayılı Kanun'un 13.maddesidir.Aynen:
"Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması (tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ) ya da silah veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibeş günden yüz güne kadar adli para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezasıdır.
Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır."
-Bu suç, kasıtla işlenebilen bir suçtur. Mahkeme, her olayın özelliğine bakarak kastın olup olmadığını değerlendirecektir.
-İkinci fıkradaki "sayı ve nitelik bakımından vehamet", 3.fıkradaki "mutat sayı" ve 4.fıkradaki "pek az sayıda" konularında özellikle sayı tespiti yapılmamış, bu boşluğun yargı içtihatlarıyla doldurulmasını istenmiştir. Yargıtay 8.Ceza Dairesi, verdiği bir çok kararla bu boşlukları doldurmuştur.
İkinci fıkradaki mermilerdeki vehamet sınırı 5.000 adetten fazla, tabancalarda ise 4'den fazladır.( Niteliksiz tabanca)
Üçüncü fıkradaki mutat sayı 251 adet mermidir.
Dördüncü fıkradaki pek az mermi 51 adete kadar olan mermidir.
-Suçun oluşması için silahın çalışmakta(atışa elverişli olması) ve mermilerin sağlam durumda olması gerekmektedir.
Uygulamada mahkemeler polisleri veya muvazzaf askerleri bilirkişi olarak tayin etmekte, silahın çalışıp çalışmadığı konusunda görüşleri alınmaktadır.
Yine uygulamada 51 adede kadar olan mermilerde, mermilerin tamamı patlatılmamakta rast gele seçilen mermilerin genelde yarısı patlatılmakta.
51 ile 250 adet mermi ele geçirilmesi halinde ise mutlak şekilde en az 51 adet mermi patlatılmakta
251-5000 adet mermi ele geçirilmesi halinde ise mutlak şekilde en az 251 adet mermi patlatılmaktadır.
-Silahta bir arıza varsa veya bir parçası eksikse, mahkemelerce bu arızanın veya parça eksikliğinin silaha esaslı bir müdahale gerektirip gerektirmediği, ustalık istemeyen basit bir müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği konusunda bilirkişi görüşüne başvurulmaktadır.
Arıza, basit bir tamiratla ya da silahtan anlayan herhangi biri tarafından giderilerek kullanabilir hale geliyorsa, suç oluşmaktadır. Bu halde silah müsadere de edilir.
Aksi halde, suç oluşmaz ve müsadere edilmez. Sadece silahın zabıtaya teslimine karar verilir.
-Ruhsatı olmadan silah taşıyan ve bulunduranlarla, bulundurma ruhsatlı silahını (nakil belgesi olmadan) taşıyanlara aynı ceza verilmektedir.
Bu büyük haksızlıktır. Zira, ilkinde şahıs silahını yasadışı yoldan etmektedir. İkincisinde ise yasal harcını ödeyerek aldığı ve kayıtlı olan bulundurma ruhsatlı silahını taşımaktadır. Her iki eyleme aynı ceza verilmesi, hakkaniyete aykırıdır. Silah Yasası çalışmaları sırasında bunu özellikle dile getirdik ve tasarıdaki ilgili maddede değişiklik yaptırmıştık.
-Nakil (yol) belgesi olmadan bulundurma ruhsatlı silahını taşıyanlara bu maddeden ceza verileceğini yukarıda belirtmiştim. Yargıtay, ikametgah adresinin değiştirilmesi sırasında nakil belgesi almamayı ve adres değişikliğini bildirmeyerek ruhsata işletmeme şeklindeki eylemin, bu maddedeki suçu oluşturmayacağını, bu ihmalin idari bir işlem eksikliği olduğunu kabul etmektedir.
-Silah ruhsatı için başvurup, gerekli koşuları yerine getirenlere(rapor,harç,sabıka vs) "Silah Satın Alma Yetki Belgesi" verilir. Bu belge 6 ay içerisinde MKE vb yerlerden silah ve mermi satın alma hakkı verir. Silah satın alınınca alınan fatura, silahın "Menşei Belgesi" niteliğindedir. Faturayı 60 gün içerisinde ilgili kuruma (Emniyet,Jandarma vs) verip, ruhsat almak gerekir. Bu 60 günlük süre içerisinde, silah ve mermilerin taşınması veya bulundurulması suç oluşturmaz. Bu 60 günlük süre geçirilir ve silah-mermiler sadece evde bulundurulursa, yine bu suç oluşmaz. Ancak, taşınması eylemi suç oluşturur. Bu nedenle 60 günlük süreye çok dikkat edilmesi gerekir.
Yorumları: 24
Konuları: 9
Teşekkür Alındı: 21 mesajda 115
Teşekkür Verildi: 17
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
Yeni çıkarılacak torba yasa ile 1 ile 3 yıl arasında olan hapis cezasının, 2 ile 5 yıla çıkarılmasının planlandığı haberlere yansıdı. Ayrıca ruhsatsız silah taşıyanların yakalanınca tutuklanacağı da belirtiliyor.
Umarız bu tasarı bir an önce Meclisten geçer ve yasalaşır. Sap ile saman ayrılmış olur. Yıllardır ruhsatsız silahla suç işleyen kriminal insanlar üzerinden gerçek silah severler sopalanıyor.
Yorumları: 4
Konuları: 1
Teşekkür Alındı: 4 mesajda 8
Teşekkür Verildi: 4
Kayıt Tarihi: 28-02-2024
Devlet ruhsatlı silah alımını kanunsal bir sıkıntısı olmayanlar için kolay hale getirmeli ki, yani hem parasal hem de formalite olarak yapmalı ki ruhsatsız silaha olan ilgi azalsın. Bu sadede silah severler de biraz rahat etsin isterim ama benim ki hayalden öteye gitmez.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Türkmen'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Türkmen'e teşekkür ederiz.
• saidkarabulut (21-06-2025)
Yorumları: 123
Konuları: 31
Teşekkür Alındı: 103 mesajda 364
Teşekkür Verildi: 336
Kayıt Tarihi: 01-03-2024
03-03-2024, 21:34
(Son Düzenleme: 04-03-2024, 10:28, Düzenleyen: ceycey.)
Yargıtay kararlarını incelerken dikkatimi çeken bu emsal kararı paylaşmak istedim. Mahkeme arkadaşının silahı ile yakalanan orman muhafaza memuruna beraat vermiş. Savcının itiraz ediyor ancak Yargıtay, mahkemeyi haklı buluyor.
Kararda, Yargıtay'ın "temizlik maksatlı geçici taşımayı" mazur gördüğü anlaşılıyor.
8. Ceza Dairesi 2015/6908 E. , 2016/2596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanık, ... ve tanık ...'nın orman muhafaza memuru olarak görev yaptıkları ve arkadaş oldukları, olay tarihinde kendi beyanına göre; silah temizleme malzemesi kalmayan tanık ...'nın ruhsatlı silahını temizleyip iade etmesi için sanığa verdiği, sanığın da arkadaşına ait olan silahı temizleyip ertesi gün iade etmek üzere arkadaşından alarak temizlik malzemeleri evde olduğu için evine doğru gittiği sırada ihbar üzerine tanık ...'a ait ruhsatlı ... marka tabancanın üzerinde yakalandığı, sanığın, Tanık ...'a ait olan silahı temizleyip iade etmek üzere kısa süreliğine emanet olarak aldığı, silahın ruhsatsız olmadığı, sanık ve tanık ...'ın yakın arkadaş oldukları ve tüm dosya kapsamından sanık da ruhsatsız silah taşıma kastının bulunmadığı anlaşılmış, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının, sübuta yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün (ONANMASINA), 02.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz.
• DaRkNeSs- (15-04-2024), jfmrk (21-03-2024), Kararsız (03-03-2024)
Yorumları: 785
Konuları: 232
Teşekkür Alındı: 732 mesajda 3,919
Teşekkür Verildi: 1,315
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
Ruhsatsız silah taşıma kastı olmadığı için beraat kararı verilmiş. Demek ki hakim sanık ve tanık ifadelerini yeterli bulmuş.Yerinde bir karar.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
• AliGalip (12-12-2024), Kararsız (03-03-2024), waltherslv (15-03-2024)
Yorumları: 123
Konuları: 31
Teşekkür Alındı: 103 mesajda 364
Teşekkür Verildi: 336
Kayıt Tarihi: 01-03-2024
12-04-2024, 00:08
(Son Düzenleme: 12-04-2024, 00:13, Düzenleyen: AliGalip.)
Selamlar,
Adam,, oğlu ile bir kişinin kavgasını sonlandırmak için taşıma ruhsatlı tabancasıyla 2 el havaya ateş ediyor. Konu yargıya taşınıyor ve yerel mahkeme adam hakkında "silahla tehdit" suçuna binaen hüküm veriyor. Konu temyize taşınıyor ve Yargıtay bu kararı bozuyor. Bozma gerekçesini kırmızı ile işaretledim.
8. Ceza Dairesi 2017/16041 E. , 2018/14393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nun 225/2. maddesi gereğince mahkeme fiilin nitelendirmesinde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığından tebliğnamede bu yöndeki 2 no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; oğlu ... ile ...'ın kavga ettiklerini görmesi üzerine tarafları ayırmak ve kavgayı sonlandırmak amacıyla taşıma ruhsatı bulunan silahıyla havaya doğru 2 el ateş eden sanığın belirli bir mağdur ya da mağdurları hedef alarak tehdit kastıyla hareket ettiğine dair bir delil elde edilmemiş olması ve kavga esnasında havaya ateş etmenin TCK.nun 170/1...c maddesinde düzenlenen suçun tipiklik öğesini oluşturmaması gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz.
• DaRkNeSs- (15-04-2024), jfmrk (12-04-2024), sentinel (12-04-2024)
Yorumları: 785
Konuları: 232
Teşekkür Alındı: 732 mesajda 3,919
Teşekkür Verildi: 1,315
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
Arkadaşlar, ruhsatsız silah taşıma/bulundurma suçunun düzenlendiği 6136.SK.13.maddesi, son
değişiklikten sonra aşağıdaki şekilde olmuştur:
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ya da ses veya gaz fişeği atabilen silah iken bu Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülen silahları satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silahın, mermilerin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların ev veya işyerinde bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve otuz günden beşyüz güne kadar adli para cezasıdır.
Bu madde kapsamındaki bulundurma ve taşıma fiilinin; vefat, sağlık durumu, mahkûmiyet, müsadere, satın alma veya devir nedeniyle yapılan ruhsatlandırma ya da ruhsat yenileme işlemlerinde bu Kanunda düzenlenen yükümlülüklere aykırı davranılarak işlenmesi halinde onbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezasına hükmolunur.
Nakil izin belgesi almaksızın, bulundurma izni verilen silahını mesken veya işyeri değişikliği nedeniyle nakledenler hakkında onbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezasına hükmolunur.
Bu madde hükümlerine göre idari para cezası vermeye mülki idare amiri yetkilidir.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
• AliGalip (12-12-2024), jfmrk (12-12-2024), xerror (13-12-2024)
Yorumları: 77
Konuları: 2
Teşekkür Alındı: 40 mesajda 108
Teşekkür Verildi: 21
Kayıt Tarihi: 30-04-2025
19-06-2025, 21:10
(Son Düzenleme: 19-06-2025, 21:11, Düzenleyen: musti267.)
Yazılanlardan anladığım devletimiz yasal silah almayın diyor.
Ruhsatı dünya para , fiyatı dünyanın en pahalısı , bürokrasisi işkence. Ruhsatlının pek anlamı kalmamış.
Herhangi bir güvenlik durumunda caydırma amaçlı havaya atmak bile sorun. Güvenlik amacı kalmadığı vakit kalan şey sportiflik.
Astsubay tanıdığın evine hırsız giriyor geceleyin . Korkutmak amaçlı karanlıkta 1 adet atıyor. Hırsız ayağından yaralanıyor.
Yıllarca davası sürüyor. Üstünede tazminat ödüyor hırsıza .
Mahkemede ceza almanız olası , üstüne avukat parası , silahın müsaderesi , işten güçten kayıp.
Allah silah sahiplerine sabır versin.
Aşağıdaki 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için musti267'e teşekkür ederiz:4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için musti267'e teşekkür ederiz.
• dekaya (19-06-2025), jfmrk (21-06-2025), Sabri (20-06-2025), saidkarabulut (20-06-2025)
Yorumları: 785
Konuları: 232
Teşekkür Alındı: 732 mesajda 3,919
Teşekkür Verildi: 1,315
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
(19-06-2025, 13:17)saidkarabulut yazdı: Merhaba arkadaşlar,
1 Mayıs tarihinde bulundurma ruhsatlı tabancama polis kontrolü sırasında el konuldu. Daha sonra ekiple birlikte karakola gittik. “Polis ekipleri beni durdurdu, kimliğimi sordu ve araçtan inmemi istedi. Üst araması yapılmadan önce üzerimde herhangi bir suç unsuru olup olmadığını sordular. Bu esnada bulundurma ruhsatlı tabancamı ve bir adet şarjörümü kendi rızamla teslim ettim. 1 Mayıs resmi tatil olduğu için köye gidiyordum. Evde kimse bulunmadığından, silahın çalınma riskine karşı yanıma aldım.” Şeklinde ifade verdim. (ifade tutanağında olay başlığı olarak “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” yazıyordu)
Şu anda silah balistik incelemede; dosya henüz savcılığa gönderilmedi, emniyet aşamasında.
Not: Silahın üzerinde red-dot vardı ve hem silahta hem de arabada hiçbir mermi bulunmuyordu.
Yaptığım araştırmalara göre, dosya savcılığa intikal ettiğinde 6136 sayılı kanunun 13. maddesi 1. fıkrasından işlem yapılması olası. Bu fıkra ön ödemeye tabi değil ve kısa süre önce seri muhakeme usulü kapsamından da çıkarılmış.
Bu konuda birkaç sorum olacak, özellikle hukukçu arkadaşlar veya bilgisi olanlar yardımcı olursa çok sevinirim:
________________________________________
1. 6136 sayılı kanunun 13. maddesine yakın zamanda eklenen fıkralarla birlikte, idari para cezası alma ihtimalim var mı? Bu ceza emniyet aşamasında mı verilir, yoksa her durumda savcılığa mı intikal eder? Eğer ceza ödenirse silahı geri alma durumu söz konusu olabilir mi?
2.Emniyette tekrar avukatımla gidip ek ifade verip suç işleme kastımın olmadığı ve çeşitli savunmalarla silahımın iadesini istemem bir şeyi değiştirir mi?
3. Silah üzerindeki red-dot, hedef noktalayıcı mı sayılır yoksa elektronik nişangah mı? (Red-dot’ta hedef üzerine fiziksel bir işaret yansıtılmıyor; dolayısıyla benim kanaatim elektronik nişangah yönünde.)
4. Eğer dosya kötü senaryoda 6136/13-1 kapsamında doğrudan savcılığa giderse süreç nasıl işler?
• Savcı ifadeye çağırır mı, yoksa doğrudan dava mı açar?
• Savcılık çağırmadan öncesinde kendim ifade vermeye gitmem süreci olumlu etkiler mi?
• Daha önce CİMER’e “yasalara uygun şekilde yivsiz tüfeğimle atış yapmak istiyorum” şeklinde başvurum ve sosyal medyada da “ev savunmasında silah kullanımının tehlikeli olduğunu, 3 tüfeğim 1 tabancam olmasına rağmen böyle bir şey yapmayacağımı” belirten yorumum var.
Bu başvuru ve yorumların ekran görüntüsünü savcıya sunmam, olumlu bir kanaat oluşturup takipsizlik kararı verilmesini sağlar mı?
5. “Suçun oluşması için silahın atışa elverişli olması ve mermilerin sağlam olması gerekir” görüşü doğrultusunda, yanımda mermi bulunmaması, silahı atışa elverişsiz konuma düşürür ve takipsizlik kararı verilir mi?
6. Dava açılması durumunda yivsiz av tüfeklerime el konulması söz konusu olabilir mi?
________________________________________
Tüm görüş ve yardımlar için şimdiden çok teşekkür ederim.
Sn.saidkarabulut, öncelikle geçmiş olsun.Savcılık dava açar ve maalesef 13.maddenin 1.fıkrası gereğince hapis cezası ve para cezası alırsınız.
-Mermi olmaması,kendi rızanızla silahı teslim etmeniz ve bulundurma ruhsatınızın olması, sadece takdiri indirim nedeni olarak kabul edilir.Hapis cezası da paraya çevirilir.
-Sabıkanız yoksa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Beş yıllık süre içerisinde kasıtlı bir suç işlememeniz ve denetimli serbestlik kurallarına uymanız halinde, suç hiç işlenmemiş sayılır ve dava düşer. Ancak silahınız müsadere edilir. Yeniden ruhsat başvurusu yapabilirsiniz. Eğer tekrar kasıtlı bir suç işlenir veya denetimli serbestlik kuralarına uyulmazsa, hüküm açıklanır. İstinaf süreci başlar.
-İdari para cezası verilmez, şartlar yok.
-Savunmalarınız,sosyal medya açıklamanız,ifadeye önceden gitmeniz ve Cimer başvurunuz dava açılmasını ve ceza almanızı engellemez.
-Savcılık kolluktaki ifadenizi yeterli bulursa, tekrar sizi ifade için savcılığa çağırmadan dava açabilir.
-Red-dot cezanızı arttırmaz.
-Dava açılması için tabancanızın atışa elverişli yani sağlam olması gerekir ki ifadenizden öyle görünüyor.
-HAGB kararı verilmesi halinde yivsiz tüfeklerinize el konulmaz. Ancak, yenileme zamanı geldiğinde yenileme yapılmaz. Bu süre içerisinde
yeni silah da alamazsınız.
Yorumları: 785
Konuları: 232
Teşekkür Alındı: 732 mesajda 3,919
Teşekkür Verildi: 1,315
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
(20-06-2025, 11:02)saidkarabulut yazdı: (20-06-2025, 06:21)ceycey yazdı: Sn.saidkarabulut, öncelikle geçmiş olsun.Savcılık dava açar ve maalesef 13.maddenin 1.fıkrası gereğince hapis cezası ve para cezası alırsınız.
-Mermi olmaması,kendi rızanızla silahı teslim etmeniz ve bulundurma ruhsatınızın olması, sadece takdiri indirim nedeni olarak kabul edilir.Hapis cezası da paraya çevirilir.
-Sabıkanız yoksa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Beş yıllık süre içerisinde kasıtlı bir suç işlememeniz ve denetimli serbestlik kurallarına uymanız halinde, suç hiç işlenmemiş sayılır ve dava düşer. Ancak silahınız müsadere edilir. Yeniden ruhsat başvurusu yapabilirsiniz. Eğer tekrar kasıtlı bir suç işlenir veya denetimli serbestlik kuralarına uyulmazsa, hüküm açıklanır. İstinaf süreci başlar.
-İdari para cezası verilmez, şartlar yok.
-Savunmalarınız,sosyal medya açıklamanız,ifadeye önceden gitmeniz ve Cimer başvurunuz dava açılmasını ve ceza almanızı engellemez.
-Savcılık kolluktaki ifadenizi yeterli bulursa, tekrar sizi ifade için savcılığa çağırmadan dava açabilir.
-Red-dot cezanızı arttırmaz.
-Dava açılması için tabancanızın atışa elverişli yani sağlam olması gerekir ki ifadenizden öyle görünüyor.
-HAGB kararı verilmesi halinde yivsiz tüfeklerinize el konulmaz. Ancak, yenileme zamanı geldiğinde yenileme yapılmaz. Bu süre içerisinde
yeni silah da alamazsınız.
Hocam, kıymetli cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
Aklıma takılan bir hususu daha sormak istiyorum: Silahın müsadere edilmesi ve 5 yıllık denetim süresi sonunda silahın tekrar alınabilmesi konusunda emsal teşkil eden bazı yargı kararları bulunmakta. Özellikle Avukat Gökmen Döner’in bu konudaki çalışmaları dikkatimi çekti. Benim durumumda da, söz konusu silahı tekrar geri alabilmem mümkün olabilir mi? nasıl bir yol izlemeliyim
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinin 5.fıkrası aşağıdadır:
(5) (Değişik fıkra: 02.03.2024 - 7499 S.K/Madde 15) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.
Fıkrada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı üzerine 2.3.2024'de değişiklik yapıldı.Dikkat ederseniz, "müsadereye ilişkin hükümler hariç"......
hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklinde madde düzenlendi.Çelişkili yargı kararları ve AYM'nin iptal kararı üzerine bu değişiklik yapıldı.Dolayısıyla, eklemek istediğiniz videodaki anlatılanların bir hükmü kalmadı.HAGB kararı,müsadere dışındaki konularda sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz.Yani ,HAGB sonrası verilen düşme kararıyla birlikte,hapis yatılmaz,para cezası ödenmez,sabıka kaydında ceza görünmez; ancak silah için müsadere kararı verilmişse silah geri alınamaz.
İlgilenenler için fıkra değişiklik gerekçesi de aşağıdadır:
Anayasanın 35 inci maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda maddenin beşinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla birlikte verilen müsadere kararlarının hukukî sonuç doğuracağı kabul edilmektedir. Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla birlikte verilen müsadere kararları, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle birlikte yerine getirilecektir. Böylelikle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamındaki müsadere konusu eşyalar başta olmak üzere halk sağlığını ve güvenliğini etkileyen bu eşyaların müsadere edilebilmesi sağlanmakta ve toplum yararı gözetilmektedir. Esasen mevcut düzenlemeye göre de müsadere kararları infaz edilmekte olup, düzenlemeyle Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi dikkate alınarak müsadere kararlarının infazı bakımından kanuni belirlilik sağlanmaktadır.
Aşağıdaki 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz:2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
• jfmrk (21-06-2025), saidkarabulut (21-06-2025)
|