Yasak Bıçak vs Aletler
#1
6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15.maddesi bu konuyu düzenlemiş ve cezaları belirlemiştir.

“Madde 15 - 

Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur.
Bu madde kapsamına giren bıçak veya  diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkraya göre hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.”

-15/1  fıkradaki suçun oluşabilmesi için ön koşul, suça konu olan bıçak veya diğer aletler ile benzerlerinin 4. maddede sayılan nitelikte olmasıdır.

-4.Maddede sayılanlar” kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletler” dir.

-Bu suçun oluşabilmesi için diğer koşul, bu sayılan aletleri ruhsatsız olarak satmak, satmaya aracılık etmek, satın almak, taşımak veya bulundurmaktır.

-Suça konu aletin 4.maddedeki alt vb. olup olmadığı konusunda mahkemelerce EGM Merkez Kriminal Polis Laboratuvarı’ndan veya Adli Tıp Kurumu’ndan görüş alınmaktadır.

-2.Fıkrada  sayılan aletlerin sayı ve nitelik olarak vahim olması halinde,1.fıkradaki cezaların yarıdan bir katına kadar arttırılacağı yazılıdır. Yargıtay uygulamasına göre, bıçak, muşta vs. sayısının 100 adedi geçmesi halinde vahim sayılmaktadır. Nitelik yönünden vahamet konusunda da yakalanan bıçak vs aletlerle ilgili olarak aldırılacak bilirkişi raporlarına göre bu husus belirlenecektir. Adli Tıp Kurumu birden fazla özelliği olan aletleri vahim olarak nitelemektedir. Örneğin sustalı muştalı birleşik aleti adli tıp vahim olarak nitelemektedir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Maddenin 3. fıkrasında farklı bir suç vardır. Kanunun 4.maddesinin 3.fıkrasında  yapımına izin verilen (Yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin) bıçak ve diğer aletler ile benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar ve bulunduranların cezalandırılacağı yazılıdır.

- Maddenin 4.fıkrasında ,kanunun 4.madde 3.fıkrasında sayılan silah, bıçak ve aletleri(Yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin) hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanların cezalandırılacağı öngörülmüştür. Mahkemece hal ve şartlar değerlendirilerek  sonuca varılacaktır.
-Bu maddedeki suçlar yönünden dava zamanaşımı 8 yıl olup, takibi şikayete bağlı değildir.
-Suç oluşmuşsa  bıçak vs aletler müsadere edilir.

Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bir kaç Yargıtay kararından bahsedelim:
-Ceza verilmesi için suça konu aletin(aletlerin) sağlam olması gerekiyor .Gerekirse bu konuda bilirkişiden raporu alınıyor.
Örneğin, sustalı çakının açılması yeterli olmayıp, açıldıktan sonra sabit durmasını sağlayan tertibatın da çalışıyor olması gerekiyor.
-Kelebek bıçaklar, 6136 Sayılı Yasa kapsamına girmeyen 2521 Sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan sayıldığı için yakalanması halinde ceza verilmemektedir.
-Assisted Opening özelliği olan bıçaklar, sustalı çakı olarak değerlendirilmediğinden ceza verilmemektedir.
-Spyderco, Victorinox gibi bıçaklar günlük ihtiyaçları gidermek için kullanılan resmi ithalatı yapılmış bıçaklar olup, İçişleri Bakanlığınca, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca ithaline izin verildiği ve serbestçe alınıp satıldığı için yakalanması haline suç oluşmayacağı kabul edilmektedir.
-Köstebek tabancasının bu maddedeki yasak aletlerden olmadığı kabul ediliyor.
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Bir üst mesajda yasaklanan bıçak vd aletlerin ülkeye sokulması, ülkede yapılması, taşınması, yollanması veya taşınmasına aracılık edilmesi cezai yaptırıma bağlanmıştır.

"Madde 14 -
-Her kim, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya başkaca aletler yahut benzerlerini ülkeye sokar, sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları ülkede yapar veya bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya aracılık ederse iki yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüz günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Suç konusu bıçak ve aletlerin niteliği veya sayı olarak azlığı halinde verilecek ceza yarısına kadar indirilir.
-Birinci fıkradaki eylemleri işlemek amacı ile teşekkül kuranlar ile yönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılı suçlar işlenirse failler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
-Birinci fıkrada yazılı suçları ikinci fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, birinci fıkraya göre verilecek cezalar bir kat artırılır.
-Bu madde kapsamına giren bıçak ve başkaca aletlerin veya benzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralara göre hükmolunacak cezalar yarı oranında artırılır."

Bu suçları işlemek için örgüt kuranlar, yönetenler ve örgüt üyeleri için ikinci fıkrada ağır cezalar öngörülmüştür.

Üçüncü fıkrada bu suçu iki veya  daha fazla kişinin işlemesi hali artırım nedeni kabul edilmiş.(Örgüt dışında)

Dördüncü fıkrada miktar bakımından vahamet hali düzenlenmiş ve verilecek cezalar yarı oranında artırılmıştır.

- Bu suç da 15. maddedeki suçlar gibi kasıtla işlenebilir. Suç oluşmuşsa yakalanan aletler müsadere edilir.

-Yargıtay istikrarlı olarak verdiği kararlarla vahamet sınırını belirlemiştir:
100 (100 dahil) adet bıçak az vahim kabul edilip 14/1 madde ve fıkrasının son cümlesi uyarınca yarı oranında indirim yapılacaktır.101 ile1000 adet (1000 dahil) bıçak normal kabul edilip 14/1 madde fıkrasının son cümlesi uyarınca indirim yapılmayacaktır. 
Bıçak sayısı1000 adetten fazla ise vahim kabul edilip 14/1 madde ve fıkrası uyarınca tayin edilen ceza, yarı oranında arttırılacaktır. 

-Birinci fıkradaki suçta dava zamanaşımı 8 yıl, ikinci fıkrasındaki örgüt suçunda dava zamanaşımı 15 yıldır.
-Suç şikayete tabi olmayıp,re'sen kovuşturma yapılır.
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
6136 Sayılı Yasa'nın 4.maddesinden(1.fıkra) daha önce bahsetmiştik.

" Ülke içinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır."

Bu maddede sayılan aletler ile ilgili olarak 14. ve 15.maddede düzenlenen suçlar için atıf yapıldığını da yukarıda yazmıştım.

Fıkranın sonundaki "salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin" cümlesinin Anayasa'nın 10.ve 38.maddelerine aykırı olduğu(eşitlik ve kanunilik) gerekçesiyle 2014 yılında bir yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuş; mahkeme başvuruyu reddetmiş ve ret kararı 29.05.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.

Mahkeme gerekçeli kararında kısaca,cümlenin kanun yapma tekniğinin doğasından kaynaklandığını,daha önceki cümlede aletlerin tek tek sayıldığını,benzer aletlerin daha önce sayılan aletlerin hangisine uygun olduğunun yargı kararlarıyla saptanabileceğini, öngörülemezlik ve belirsizlik bulunmadığını ve kanunilik ilkesine aykırı olmadığını belirtmiştir.

Ben metnin ucu açık ve belirsiz olduğunu,yargıya bu kadar takdir yetkisi verilmesinin hatalı ,dolayısıyla kararın yanlış olduğunu   düşünüyorum. Bu konu ayrı bir bölümde tartışılabilir.

Benim üzerinde durmak istediğim konu farklı: bir kanun maddesi için yapılan başvurunun(itiraz) üzerinden 10 yıl geçmediği sürece aynı maddenin iptali için yeniden Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz.(Anayasa 152.madde)Ret kararı 29.05.2014 tarihinde RG'de yayınlandığı için,30.5.2024 tarihinden itibaren bu metnin iptali için mahkemeye başvuru yapılabilir. Büyük  ihtimalle de mahkeme bu metni iptal eder.(Mahkemenin son yıllardaki kararlarını incelediğim için)

Forum üyesi olan ya da üye olmayıp forumumuzu okuyan hukukçulara duyurulur.
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi