Yorumları: 86
Konuları: 2
Teşekkür Alındı: 70 mesajda 214
Teşekkür Verildi: 372
Kayıt Tarihi: 19-08-2024
Acizane bir yorum da ben yapmak isterim. Yazacaklarım sadece kendi şartlarım ve standartlarım da edindiğim subjektif görüşlerimdir.
Silah ağırlığı önemlidir, kötü ve esneyen bir kılıf ve kemer ile çok çok daha önemlidir. İyi bir kılıf ve kemer ile tam boy ve çelik tabancalar da taşınabilir hale gelebilir ancak uzun saatlerin sonunda yorar. Şahsi kanaatim kılıfsız tabanca taşımamaktan yana. Hatta silahın taşınacağı kılıfın ve kemerin en az taşıdığınız silah kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Bu durum taşına için alınabilecek tabancanın ülkemiz şartlarında kaliteli kılıfı bulunabilir olması şartını beraber getiriyor. Cz75b gibi bazı tabancaların taşıma sırası da şarjörleri düşebiliyor bu yüzden çok kaliteli deri kılıf veya kydex kılıf elzem. Deri kılıfınız çok çok iyi bir kılıf değilse silahı kılıfa koyarken kılıf kapanabiliyor kydex de boyayı çizse de bence en iyi kılıf seçeneği.
Bir diğer şahsi kanaatim taşınacak tabancanın olabildiğince düz hatlara sahip olması gerektiği. Bu yüzden maalesef çok sevdiğim bir çok tabancayı kafadan elemek durumunda kaldım.
Şimdi asıl mesele ve dananın kuyruğunun koptuğu nokta; ne kadar küçük o kadar iyi mi yoksa gerektiği kadar küçük olsa yeter mi?
Bu kısım tamamen kişinin kendi ihtiyaçlarına ve isteğine göre şekillendirmesi gereken kısım. Sıcak bir bölgede ince kıyafetlerle ve kalabalık şehirlerde taşınacaksa micro compact modeller zaruri.
Tabancayı yelek/gömlek/ceketle gizlerim çoğunlukla da yanlızım hafif silüet verse de sorun olmaz, arabadan inince kıyafeti toplarım sorun olmaz denilirse compact tabancalar tercih edilebilir. Zira taşıma konforu önemli ama silahın kılıftan çekilmesi-kavranması gibi başka konular da var.
Serçe parmağımın kavrayamadığı bir yabancayı kacramak için çok sıkı tutup kötü atışkar yapacağım için ben Sub compact ve micro modellere mesafeliyim
Ben yıllar önce bu kadar çok seçenek yokken kurulu kilitli BHP ile safe action Glock 19’a göz kırpmıştım.
Çizilme-boya, kılıf ve aksesuar durumları yüzünden daha çok beğendiğim BHP yerine çirkin ördek dedim.
Şu an yeniden alacak olsam Stoeger Str9c veya Cz p10c ile czp10s arasında çok kararsız kalırım.
si vis pacem, para bellum
Yorumları: 3
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 3 mesajda 14
Teşekkür Verildi: 192
Kayıt Tarihi: 21-03-2024
İlk kez tabanca alıp tecrübe edinemeyenlerin aklında ki soru bu. Birçok kez bu soruya muhatap olmuşuzdur. Tabancaya sahip olmak isteği bir merak mı bir ihtiyaçtan dolayımı sorusunu tecrübeli kullanıcılar sorar.
Yirmi yılı aşkın süredir farklı büyüklükte ve ağırlıkta tabanca taşıyan biri olarak silah ağırlığından daha çok boyutunun önemli olduğunu tecrübe edindim. İlk zamanlar da bir kaç ay hevesle kılıfsız taşıma tecrübesizliğinde bulunmuş oldum. Önceleri ucuz basit kılıflar kullanmış iken zamanla kaliteli kılıflar kullandığımda vücuda uyumu ile insan taşıdığını bile hissetmiyor.
Yorumları: 133
Konuları: 6
Teşekkür Alındı: 101 mesajda 303
Teşekkür Verildi: 1,402
Kayıt Tarihi: 16-03-2024
(19-02-2026, 00:38)Tonyukuk Ötüken yazdı: Yirmi yılı aşkın süredir farklı büyüklükte ve ağırlıkta tabanca taşıyan biri olarak silah ağırlığından daha çok boyutunun önemli olduğunu tecrübe edindim.
Bende aynı fikirdeyim.
Yanlış hatırlamıyorsam eğer, sayın AliGalip üstadın "bugün bir tabanca alacak olsaydım daha büyük bir tane alırdım" dediğini anımsıyorum. Farkettim ki benim için de boyut daha önemli.
Hatta bu forumda tabanca tavsiyesi isteyenler için yıllarca "Deneyin, elinize uygun olanı alın" denildi. Ne kadar doğru bir söylem olduğunu yeni anlıyorum.
Şu anda bir değişiklik yapma şansım olsaydı, Canik L120 için taşıma, H11 Pro için bulundurma alırdım.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için jfmrk'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için jfmrk'e teşekkür ederiz.
• Tonyukuk Ötüken (21-02-2026)
Yorumları: 99
Konuları: 5
Teşekkür Alındı: 90 mesajda 439
Teşekkür Verildi: 114
Kayıt Tarihi: 23-02-2024
25-02-2026, 05:18
(Son Düzenleme: 25-02-2026, 11:47, Düzenleyen: turkmenoglu.)
Kişisel tecrübelerime dayanarak ifade etmem gerekirse;
Söz konusu irdeleme can güvenliği açısından taşıma kolaylığı ise:
Hacim/ebat ağırlıktan çok daha önemli bir faktördür. P226, F92 vb modeller yarı ağırlığında bile olsalar taşıma için tercih edemezdim mesela.
Kabza uzunluğu silahın ağırlığından çok daha önemli bir faktördür.
Silahın toplam yüksekliği silahın ağırlığından çok daha önemli bir faktördür.
Silah üzerindeki girinti ve çıkıntılar ağırlıktan çok daha önemli bir faktördür.
Ancak yukarıdakilerin uygunluğunu kontrol ettikten sonra silahın ağırlığına bakardım.
Ağırlık dolu halde 900 gr ın altında kalıyor ise, azami 950 gr olsun diyelim, barajı benim için geçmiştir.
Ancak "denge" ve "kabza uygunluğu" da önemli, o konuda da baraj altı kalmamalı.
Kolay çekime izin verecek kadar büyük, araca oturduğumda en az rahatsızlık hissetmemi sağlayacak kadar da küçük ebatta olmalı.
Bundan sonrasında o dönemdeki kişisel koşullara bakarım.
Örneğin normal hayatı olan bir vatandaşım, para taşımıyorum, çok araba kullanıyorum, avukat vb değilim... dolu hali ile azami 500-600 gr ağırlığında bana en çok atış kapasitesi sunan micro, sub compact, mümkün olan en küçük ve güvenilir modellere bakardım (zvi kevin larımı sattığım için çok üzgünüm).
Bir şekilde silaha ihtiyaç duyma ihtimali yüksek olan bir meslek mensubu isem, yani kuyumcu vs isem... seri halde, en az 5 atışı 5-7mt mesafede 10 cm çapında bir alan içerisinde toplayabilmemi sağladığım, hızlı çekimde problem yaratmayacak en küçük ebatta, mümkün olan en az ağırlıktaki silahlara bakardım.
Denge (1): Silahı dolu halde iken silahı ileriye uzattığımda sürgü havaya kalkmamalı. yarı dolu hale gelmişken de sürgü yere doğru çok bastırmamalı.. Arka veya ön tarafında ağırlık hissetmeyecek şekilde denge sunmalı (kabze ve sürgü kısımları dengeli olmalı.. örneğin silah kapasitesi 15 ise 8-12 fişek arasında silah tam dengede durmalı, 6-14 arası fişekle dolu iken de dengesizlik hissetmemeliyiz.
Denge (2): Hızlı atış sırasında namlu bambaşka yerlere bakar halde olmamalı, veya hedeften sapma oranı sürekli artmamalı. her atışın bin öncekine göre çok daha savrulduğu görmemeliyiz.
Denge (3): Beldeyken namlu veya kabze bir tarafa yükleniyormuş gibi hissetmemeliyiz.
Asla kılıfsız taşımıyoruz ama denge kontrolü için küçük bir tüyo. Silahı belimize kılıfsız tam dik taktığımızda, sürgü kısmı ağırlığı ile hemen ilk fırsatta içeri düşecek gibi olmamalı. Kabze kısmı ağırlğı ile, namlu saat altı yerine 7,5 u 8 i 9 u göstermemeli. 6-7 arası uygundur.
Yukarıdaki tüm kıstasları ancak silahın mekanik güvenilirliğinden emin isem göz önüne alır inceleme yaparım. Silahın binde bir ihtimalle de olsa, tutukluk yapabileceği tereddütü hasıl olur ise o silahı taşıma değerlendirmesine asla almam.
Kabza uygunluğu: Yıllarca her fırsatta yazıldım, tekrar hatırlatayım. Kabza uygunluğu silahın ele oturması değildir. Kabza uygunluğu silah ile seri halde ateş ederek kontrol edilmelidir. Yani silah ile seri halde ateş ederken silah ele oturuyorsa o tabanca elimize uygun bir tabancadır.
(Asla ele silah alınıp da, evet elime çok güzel oturdu, ne de güzel elime uydu, tam elime göreymiş denmez.. denilmemeli. bu tavsiye eksiksiz olarak ve doğru tanımlanmalı)
Elime çok iyi oturduğunu düşündüğüm usp compactın, atış sırasında elimde dönmeye çalıştığını bilirim. Birçok forum üyesinin (bildirimlerime istinaden yaptıkları kontrollerde) normalde ele oturuşuna / avuç içlerine yerleşmesine hayran kaldıkları waltherleri ile yaptıkları seri atışlarda silahın ellerindeki dengesizliğinden yakınmaya başladıklarını anımsıyorum.
Saygılarımla
Yorumları: 133
Konuları: 6
Teşekkür Alındı: 101 mesajda 303
Teşekkür Verildi: 1,402
Kayıt Tarihi: 16-03-2024
Üstadım yazdıklarınızı okuyunca size sonuna kadar hak verdim.
Bir önceki mesajımı yazdığım gün poligondaydım. 15 metreden H11 Pro ile atışlarımı tek bir noktada toplayamadığım, Canik L120 ile daha derli toplu atışlar yaptığım için sorunun boyut ve ele oturuşla ilgili olduğunu düşünerek görüşlerimi o şekilde belirtmiştim.
(25-02-2026, 05:18)turkmenoglu yazdı: Kişisel tecrübelerime dayanarak ifade etmem gerekirse;
Söz konusu irdeleme can güvenliği açısından taşıma kolaylığı ise:
Hacim/ebat ağırlıktan çok daha önemli bir faktördür. P226, F92 vb modeller yarı ağırlığında bile olsalar taşıma için tercih edemezdim mesela.
Kabza uzunluğu silahın ağırlığından çok daha önemli bir faktördür.
Silahın toplam yüksekliği silahın ağırlığından çok daha önemli bir faktördür.
Silah üzerindeki girinti ve çıkıntılar ağırlıktan çok daha önemli bir faktördür.
Ancak yukarıdakilerin uygunluğunu kontrol ettikten sonra silahın ağırlığına bakardım.
Ağırlık dolu halde 900 gr ın altında kalıyor ise, azami 950 gr olsun diyelim, barajı benim için geçmiştir.
Ancak "denge" ve "kabza uygunluğu" da önemli, o konuda da baraj altı kalmamalı.
Kolay çekime izin verecek kadar büyük, araca oturduğumda en az rahatsızlık hissetmemi sağlayacak kadar da küçük ebatta olmalı.
Örneğin normal hayatı olan bir vatandaşım, para taşımıyorum, çok araba kullanıyorum, avukat vb değilim... dolu hali ile azami 500-600 gr ağırlığında bana en çok atış kapasitesi sunan micro, sub compact, mümkün olan en küçük ve güvenilir modellere bakardım (zvi kevin larımı sattığım için çok üzgünüm).
Ancak bu dediklerinizden sonra, H11 Pro'nun bu kriterlere L120'den daha fazla uyduğunu gördüm. Hatta kendi kendime de güldüm. Meşakkatli bir süreç sonunda, fahiş fiyatlara sahip olabildiğimiz bir silahta hem çok iyi çalışsın, hem hafif olsun, hem kapasitesi yüksek olsun, hem elimize iyi otursun, hem taşımada ağırlık yapmasın, hem sağa sola takılmasın, hem attığımız bütün mermiler mümkünse aynı delikten geçsin gibi bir sürü beklenti içine giriyoruz. Belki de bütün kafa karışıklığımız bundan kaynaklanıyor. Sizlerin sayesinde görüş ve düşüncelerimiz daha da berraklaşıyor. Umuyorum ki tecrübelerimiz arttıkça bir çok düşüncemiz daha da netleşecektir.
Saygı ve hürmetlerimle...
Yorumları: 173
Konuları: 14
Teşekkür Alındı: 151 mesajda 465
Teşekkür Verildi: 420
Kayıt Tarihi: 03-04-2024
28-02-2026, 08:00
(Son Düzenleme: 28-02-2026, 08:03, Düzenleyen: sentinel.
Sebep: Düzenleme
)
Tabanca seçiminde ağırlık atış dinamiği ve kullanım amacını doğrudan belirleyen en kritik parametrelerden biri. Silahın ağırlığı ile geri tepme arasında ters orantı bulunur. Tabancanın kütlesi fazla olduğunda geri tepme enerjisinin daha büyük bir kısmını absorbe edilir. Bu da şahlanmayı azaltır ve ikinci atış için hedef hattına geri dönmeyi hızlandırır. Enerjiyi sönümleyecek kütle az olduğunda geri tepme doğrudan atıcının eline ve bileğine iletilerek daha agresif bir vuruş hissine yol açar.
Her gün üzerinde silah taşıyan biri için 1 kilogramlık bir metal tabanca birkaç saat sonra bel ve sırt ağrısına yol açabilir. Bu yüzden polimer gövdeli, 600-700 gram civarındaki silahlar tercih ediliyor. Ancak hafiflik, atış konforundan ödün vermek anlamına geliyor.
Görev gereği silahı dış kılıfta taşıyanlar için 800-900 gramlık ağırlıklar denge noktası kabul edilir. Hem taşınabilirlik makul düzeyde kalır hem de kullanım anında kontrol edilebilirliği yüksek olur.
Sadece atış hassasiyeti ve hız hedefleniyorsa genelde çelik gövdeli 1 kilo ve üzerindeki silahlar avantaj sağlar.
Daha detaylı bir yaklaşımda tabancanın form faktörü, ağırlık dengesi, fişek kapasitesi ve kullanıcının fizyolojisini de hesaba katmak gerekir. Ben ''ele oturma'' faktörüne fazla önem atfedildiğini düşünüyorum. Sonuçta kabza ergonomisi ve kavramanın özelleştirilmesi diğer teknik ve tasarım özelliklerine göre daha kolaydır ve her zaman ifade ettiğim gibi araçlar amaçlara göre seçilir.
Yanlışım varsa düzelt, eksiğim varsa tamamla
Aşağıdaki 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz:2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz.
• Fuat61 (28-02-2026), jfmrk (28-02-2026)
Yorumları: 4
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 2 mesajda 2
Teşekkür Verildi: 4
Kayıt Tarihi: 14-09-2024
"Sub compact" veya "micro compact" denilen küçük polimer tabancaları ikişer yıl olacak şekilde taşıdım ve nedense polimer tabancalara güvenemediğim için devrettim. Kendime göre taşıma için en ideal tabancaların compact boy , 1 kg civarı çelik tabancalar olduğuna karar verdim. Sar 7/24 c veya bulabilirsem canik c-100 almayı planlıyorum. Tisas carry 9 ds' de seçeneklerim arasında ama canlı görüp incelemek gerekiyor.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için G23'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için G23'e teşekkür ederiz.
• jfmrk (04-03-2026)
Yorumları: 123
Konuları: 31
Teşekkür Alındı: 103 mesajda 363
Teşekkür Verildi: 336
Kayıt Tarihi: 01-03-2024
Cümleten hayırlı Ramazanlar, bağlı bulunduğum STK faaliyetleri nedeniyle forumumuzdan uzak kaldım bir süre maalesef. Okuyordum tabi mesajları bazı günler. Yazmayı da özlemişim.
Konuyu başlatan kişi olarak son duygularımı da paylaşmak isterim.
3 yıldır micro compact bir tabanca taşıyorum. Gizli taşıması çok çok iyi, kamu personeliyim ve gizli taşıma sırasında sıkıntı yaşamadım bu zamana kadar çok şükür.
Bugün olsa kesinlikle polimer değil alüminyum gövde ve biraz daha büyük bir tabanca alırdım. Acizane son bir yılda 50'den farklı tabancayla atış yapma imkanım oldu, küçük tabancada atış keyfi diye bir şey yok. Tepme çok kuvvetli, sapma oranı da,, mesafe uzadıkça, daha büyük tabancalara kıyasla daha fazla oluyor.
Dediğim gibi bugün olsa ve düşük bütçe yerli bir tabanca alacak olsam ya Stoeger Cougar 8000 F ya da SAR 7/24 alırdım sanırım. Kesinlikle polimer almazdım. Taşıma ve atış keyfi de çok çok önemliymiş, anladım.
İnsanlar ikiye ayrılır: ONURLULAR ve onursuzlar
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz.
• jfmrk (07-03-2026)
Yorumları: 75
Konuları: 2
Teşekkür Alındı: 39 mesajda 105
Teşekkür Verildi: 21
Kayıt Tarihi: 30-04-2025
Ağırlık deyince bir latife aklıma geldi.
30 sene falan önce
Giresunlu emekli bir polis tabancayı mecburiyetten satmış. Gücüde yenisini almaya yetmemiş.
Yılların Tabancası alışkanlık yapmış.
Demirciden tabanca benzeri ağırlık yaptırmış onu taşımış.
Meğer emekli Polislerde ağırlık takıntıymış.
Hanım emekli polis kuzenim var. Hala taşıyor. Bırak dedim artık neye lazım.
Onsuz cıkınca kendimi çıplak hissediyom diyor. Boş taşıyor ama genede taşıyor.
Yorumları: 13
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 11 mesajda 54
Teşekkür Verildi: 443
Kayıt Tarihi: 23-02-2024
İhtiyaçlar imkanlar ve tercihler kişiye özeldir dolayısıyla ben kendi tercihlerimi deneyimlerimi yazayım belki benim durumumda olanlara bir fikir verir.
İlk göreve başladığımda statüden dolayı beylik silahı verilmedi ve birlikten yapılan zimmet el senediyle o zamanın teçhizat tabancası olan .380 ACP Kırıkkale Tabanca ile taşıma serüvenimiz başladı. Tabanca gerek ağırlık gerek kütle gerekse düz profili nedeniyle gayet konforlu taşınan gizli taşıma ihtiyacı hasıl olduğunda rahat ettiren bir tabancaydı. Kullandığı mühimmat nedeniylede atışlarıda gayet konforluydu.
Zaman geldi geçti yazışmalar evraklar asalet derken silah satın alma belgem çıktı maaştan artırdığım ve biraz da aldığım borç para ile İstanbul MKE'nin yolunu tutum. Evrak o zamanın şartları gereği yerli tabanca almam üzere düzenlenmişti (Önceleri satın alma evrağı yerli/ yabancı diye iki ayrı şekilde düzenleniyordu) Stantlarda beni cezbeden ilk tabanca o zamanlar yeni piyasaya çıkan kompansatörlü Sarsılmaz profesyoneldi ama param çıkışmadığı için yine yeni piyasaya çıkan Zigana T model tabancayı alıp çıktım. Silah görüntüsüne göre hafif ama oldukça heybetli uzun ve meşhur eşşek kulağı oblik delen emniyet sistemine haizdi. Dolayısıyla bizim pantolonların. fanilaların, tişörtlerin, gömleklerin canına okudu. Gizli taşımak çok mümkün olmuyor, uzun süreli araçlı görevlerde oldukça rahatsızlık veriyordu epey bir zaman sonra kendisiyle yollarımızı ayırdık.
Uzun bir bekleme ve para biriktirme sürecinden sonra Ankara MKE yollarına düştük ve Browning Mk 3'le kavuştuk. Komple çelik ve toplam boyuna göre uzun bir namluya sahip olmasına rağmen açık ara en rahat taşıdığım tabanca oldu hala beraberiz. Horoz ısırığı sorununu da yuvarlak C/S horozla aşınca atış konforuda sağlanmış oldu. Hala daha taşıma için üzerime aldığımda gerek ayakta gerek araçta en konforlu hissettiğim tabancadır kendisi.
2000'li yılların ortasında alevlenen tactical rüzgarlara kapılıp yine MKE den bir adet Glock 19 Gen 4 le nikah kıydık. Hafif, kabze boyu kısa ve dümdüz bir profile sahip bu tabancada gerek taşımada gerekse atışta adının hakkını vererek hala sorunsuz hizmet ediyor.
Son arada devletimiz sağ olsun bizimde personel olduğumuza kanaat getirip Zigana PX-9 Gen 3 bir tabanca verdi. Silah eski yerlilere bakınca epey bir yol alındığını belli ediyor. Şimdilik atış konusunda hiç üzmedi, kalite hissiyatıda tatmin edici. Çift taraflı emnİyet mandalı olmasına rağmen rahatsızlık hissi yaratmıyor taşınırken. Lakin şarjör kapasitesi yüksek olsun kaygısıyla oldukça uzun bir kabze boyu + şarjör kapağı var ve gizli taşımada özellikle yazlık elbiseler ile silahı saklamak zor.
Bunun dışında yaptığım görevler sebebiyle sarsılmaz kılınç 2000 light tabancayıda uzun süreler taşıdım. Ama alaşım gövde olmasına rağmen komple çelik Browning rahatlığını vermediğini söylemek isterim.
Özetle benim deneyimim; taşımada kolaylık sağlayan silahın ağırlığından ziyade kalınlık, kabze boyu, üzerindeki kontrol elemanlarının yapısı ve profilinin düzlüğü. MC silahlar ile tecrübem çok kısıtlı olduğu için menfi veya müsbet değerlendirme yapamayacağım ama taktik atış konusunda biraz mesai harcamış biri olarak tecrübem serçe parmak tabanca atışında çok çok önemli o yüzden ikinci silah taşıma ihtiyacım yoksa miniklerden uzağım.
(Boy:180, Kilo:97, El: orta ile büyük arası)
Saygılar.
Aşağıdaki 13 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpago'e teşekkür ederiz:13 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpago'e teşekkür ederiz.
• 1905sss (10-03-2026), Actionman (10-03-2026), AliGalip (12-03-2026), blacksea (10-03-2026), Fuat61 (11-03-2026), Hunter12 (10-03-2026), Husrev (10-03-2026), jfmrk (11-03-2026), Kıraç Ata (10-03-2026), nutkey (10-03-2026), Sabri (10-03-2026), xerror (10-03-2026), yavuzg (13-03-2026)
|