Arkadaşlar, hukuk sisteminde "normlar hiyerarşisi" denilen bir kavram vardır.
Hukuk normuna,belli bir toplumsal ilişkiyi düzenlemek amacı ile oluşturulan ve devletin yaptırım
gücünde bağlanan kurallar topluluğu diyebiliriz. Örneğin yasa bir hukuk normudur, yönetmelik de.
Hiyerarşiyi de altlık üstlük ilişkisi olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda normlar hiyerarşisi, normlar
arasındaki altlık üstlük ilişkisidir. Hukuktaki normlar hiyerarşisi için bir piramit kullanılır. Son
Anayasa değişikliğinden sonra, ülkemizdeki normlar hiyerarşisi şu şekildedir:
![[Resim: slnv3jp.jpg]](https://i.hizliresim.com/slnv3jp.jpg)
Tepedeki norm olan Anayasa en güçlü ve en soyut olan normdur. Aşağı indikçe normlar daha somut
olur, ancak güçsüzleşir. Alt aşamadaki norm üst norma aykırı olmaz. Örneğin yasalar/uluslararası
sözleşmeler Anayasa'ya aykırı olamazlar. Yönetmelikler de C.Kararnameleri, kanunlar/uluslararası
sözleşmeler ve Anayasa'ya aykırı olmaz.
Uluslararası sözleşmeler, ancak usulüne uygun olarak TBMM tarafından onaylanıp, yayınlandıktan sonra
kanun niteliğinde sayılırlar.(İstisnaları vardır.)
C.başkanlığı kararnameleri,cumhurbaşkanının yürütmeyle ilgili alanlarda aldığı yetkiyle çıkarttığı
kararnamelerdir. Bunlar kanunlar/uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'ya aykırı olamaz.
Yukarıdaki şemaya göre, bir kanunun uygulanması amacıyla ilgili bakanlık, kamu tüzel kişileri vs
tarafından çıkartılan yönetmeliklerin yasalara aykırı olamayacağını görüyoruz.
Genelde bir kapsamlı bir yasa konulduğunda, bu yasanın uygulanmasını sağlamak için ilgili bakanlık
tarafından bir de yönetmelik yayınlanır. Yasalar genelde çok ayrıntılı olmaz. Soyut bir hüküm konulur.
Ayrıntılar bir yetki maddesi ile yönetmeliğe bırakılır.Örneğin, yasada"C.başkanlığı tarafından çıkartılacak
yönetmelik gereğince belirlenen kişilere vali tarafından taşıma ruhsatı verilebilir." deniliyorsa, bu kişileri
belirleme yetkisi yasayla C.başkanına verilmiş demektir. Cumhurbaşkanlığı çıkaracağı yönetmelikle bu
kişileri belirler. Ama, kanunda yetki verilmemişse, yönetmelikle taşıma ruhsatı verilebilecek bir gurup
yaratılmaz. Zira, yönetmelik yasalara aykırı olamaz. Aksi takdirde "yetki gaspı" yapılmış olur.
Aynı şekilde, yönetmeliklerle yasada olmayan bir konuda kısıtlama konulamaz.
Ayrıca, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi gereğince yönetmelikle suç yaratılıp, ceza verilemez.
Bu kısa açıklamadan sonra, konumuza gelelim. Biliyorsunuz 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanun'un uygulanmasını sağlamak amacıyla,91/1779 Sayılı Yönetmelik yayınlanmış olup,
halen yürürlüktedir.(Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile diğer Aletler Hakkında Yönetmelik)
Bu yönetmelikte bazı hükümlerin yasaya aykırı olduğunu ve yetki gaspı yapıldığını düşünüyorum.
İlerideki günlerde göndereceğim mesajlarla bunları tek tek belirteceğim. Şimdilik iyi akşamlar.
Hukuk normuna,belli bir toplumsal ilişkiyi düzenlemek amacı ile oluşturulan ve devletin yaptırım
gücünde bağlanan kurallar topluluğu diyebiliriz. Örneğin yasa bir hukuk normudur, yönetmelik de.
Hiyerarşiyi de altlık üstlük ilişkisi olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda normlar hiyerarşisi, normlar
arasındaki altlık üstlük ilişkisidir. Hukuktaki normlar hiyerarşisi için bir piramit kullanılır. Son
Anayasa değişikliğinden sonra, ülkemizdeki normlar hiyerarşisi şu şekildedir:
![[Resim: slnv3jp.jpg]](https://i.hizliresim.com/slnv3jp.jpg)
Tepedeki norm olan Anayasa en güçlü ve en soyut olan normdur. Aşağı indikçe normlar daha somut
olur, ancak güçsüzleşir. Alt aşamadaki norm üst norma aykırı olmaz. Örneğin yasalar/uluslararası
sözleşmeler Anayasa'ya aykırı olamazlar. Yönetmelikler de C.Kararnameleri, kanunlar/uluslararası
sözleşmeler ve Anayasa'ya aykırı olmaz.
Uluslararası sözleşmeler, ancak usulüne uygun olarak TBMM tarafından onaylanıp, yayınlandıktan sonra
kanun niteliğinde sayılırlar.(İstisnaları vardır.)
C.başkanlığı kararnameleri,cumhurbaşkanının yürütmeyle ilgili alanlarda aldığı yetkiyle çıkarttığı
kararnamelerdir. Bunlar kanunlar/uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'ya aykırı olamaz.
Yukarıdaki şemaya göre, bir kanunun uygulanması amacıyla ilgili bakanlık, kamu tüzel kişileri vs
tarafından çıkartılan yönetmeliklerin yasalara aykırı olamayacağını görüyoruz.
Genelde bir kapsamlı bir yasa konulduğunda, bu yasanın uygulanmasını sağlamak için ilgili bakanlık
tarafından bir de yönetmelik yayınlanır. Yasalar genelde çok ayrıntılı olmaz. Soyut bir hüküm konulur.
Ayrıntılar bir yetki maddesi ile yönetmeliğe bırakılır.Örneğin, yasada"C.başkanlığı tarafından çıkartılacak
yönetmelik gereğince belirlenen kişilere vali tarafından taşıma ruhsatı verilebilir." deniliyorsa, bu kişileri
belirleme yetkisi yasayla C.başkanına verilmiş demektir. Cumhurbaşkanlığı çıkaracağı yönetmelikle bu
kişileri belirler. Ama, kanunda yetki verilmemişse, yönetmelikle taşıma ruhsatı verilebilecek bir gurup
yaratılmaz. Zira, yönetmelik yasalara aykırı olamaz. Aksi takdirde "yetki gaspı" yapılmış olur.
Aynı şekilde, yönetmeliklerle yasada olmayan bir konuda kısıtlama konulamaz.
Ayrıca, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi gereğince yönetmelikle suç yaratılıp, ceza verilemez.
Bu kısa açıklamadan sonra, konumuza gelelim. Biliyorsunuz 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanun'un uygulanmasını sağlamak amacıyla,91/1779 Sayılı Yönetmelik yayınlanmış olup,
halen yürürlüktedir.(Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile diğer Aletler Hakkında Yönetmelik)
Bu yönetmelikte bazı hükümlerin yasaya aykırı olduğunu ve yetki gaspı yapıldığını düşünüyorum.
İlerideki günlerde göndereceğim mesajlarla bunları tek tek belirteceğim. Şimdilik iyi akşamlar.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)