AZ ÖLDÜRÜCÜ (!) (Less-Lethal) MÜHİMMAT
#1
Değerli Forumdaşlarım,

Forumda ABD'den ithal "Ev savunması" konusu her geçtiğinde, bazı forumdaşlarımız hemen plastik mermi kullanımını gündeme getiriyor. Evet, kimsenin karşınızda saldırgan biri de olsa, hayatına son vermek istemediğini anlıyorum. Hem vicdani hem hukuki endişeleri de anlıyorum . Ama, amaç saldırganı durdurmak olduğunda, başta "öldürmeyen" (Non-lethal), sonralarda "Az Öldürücü" (Less-lethal) diye nitelendirilen plastik mühimmatın yararsızlığını, hatta zararlarını dile getirme ihtiyacı duydum.

1960’lı yıllarda ABD ve Avrupa’da toplumsal olayların artması, güvenlik güçlerini ölümcül olmayan müdahale yöntemleri aramaya yöneltti. Bu dönemde ilk defa “non-lethal weapons” (ölümcül olmayan silahlar) kavramı ortaya çıktı.
İlk örnekler:
  • Kauçuk mermiler (İngiltere, Kuzey İrlanda’da 1970’lerde kullanıldı).
  • Plastik mermiler.
  • Göz yaşartıcı gaz (CS gazı).
  • Ses bombaları.
  • Tazer (elektro-şok) tabancaları
Amaç: Kalabalık kontrolünde ölüm oranlarını düşürmek, kolluk kuvvetine “ölümcül olmayan” bir seçenek sunmaktı.

Ancak uygulamada Sorunlar ortaya çıktı: “Non-lethal” yani “ölümcül olmayan” adı, gerçek hayatta yanıltıcı oldu.
Çünkü bu mühimmatlar yanlış mesafede, yanlış hedef bölgesine (baş, göğüs vb.) isabet ettiğinde ölümcül yaralanmalara yol açtı. Örneğin Kuzey İrlanda’da kauçuk mermiyle çok sayıda sivil ölümü rapor edildi. ABD’de bean bag fişekleri kafa travması ve iç organ yaralanmalarına sebep oldu.
Dolayısıyla, “non-lethal” ifadesi teknik olarak doğru değildi.

1990’lı yıllardan itibaren güvenlik literatüründe “non-lethal” yerine “less-lethal” (daha az ölümcül) kavramı kullanılmaya başlandı.
Bu değişimin nedenleri:
  1. Hukuki doğruluk: Hiçbir mühimmat %100 ölümcül olmayan değildir; sadece ölüm riski daha düşüktür.
  2. Etik sorumluluk: Kolluk kuvvetleri, ölüm ihtimalini tamamen ortadan kaldırmadıklarını kabul etti.
  3. Bilimsel kesinlik: Balistik testlerde lastik mermi, bean bag, gaz mühimmatı gibi araçların ölümcül sonuç doğurabileceği kanıtlandı.

Günümüzde NATO, ABD Adalet Bakanlığı ve birçok güvenlik kurumu, artık “less-lethal” terimini kullanmaktadır. “Non-lethal” hâlâ halk arasında duyulsa da, resmi belgelerde yerini “less-lethal” kavramına bırakmıştır.

Az ölümcül mühimmatların günümüzdeki Modern sınıflandırması şöyle:
  • Kinetik Etkili Mühimmat: Lastik mermi, plastik mermi, bean bag.
  • Kimyasal Ajanlar: OC (biber gazı), CS gazı.
  • Elektroşok Sistemleri: Taser mühimmatı.

Önce biraz "Balistik Bilgi" paylaşayım:

İnsan derisini (en zayıf noktalarında) delebilmek için yaklaşık 60-70 m/s (metre/saniye) (200-230 fps)  hız yeterli olabilir. Bu, bazı havalı tüfeklerin ve yüksek güçlü havalı tabancaların menzilindedir. Deriyi delmek için gereken kinetik enerji için genel bir eşik 10-15 Joule civarında kabul edilir. Ancak bu, merminin şekil, biçim, ağırlığı gibi faktörlere bağlı olarak büyük ölçüde değişir.

Kemik kırmak, özellikle büyük ve yoğun kemikler için çok daha fazla enerji gerektirir. Küçük/kırılgan kemikleri (burun, kaburga) kırmak için ~80-100 m/s yeterli olabilirken, büyük bir kemik (uyluk kemiği) için 120-150 m/s ve üzeri hızlar gerekebilir. Kemik kırma için gereken enerji genellikle 50-100 Joule'den başlar ve çok daha yükseklere çıkabilir. Örneğin, bir uyluk kemiğini kırmak için 200 Joule civarında bir enerji gerekebilir.

[Resim: Ekran-Resmi-2025-10-08-20-25-13.png]
Yukarıdaki tabloya bakarsanız az öldürücü mühimmatların ev içi yakın mesafede deriyi delecek, hatta kemik kıracak kadar hız ve enerjiye sahip olduklarını görürsünüz. Göze gelirse kör eder hatta okülo-kardiyak refleks ile kalbi durdurabilir, kaburga arasında göğüse girerse kalbe ulaşabilir, akciğerleri delebilir (pnömotoraks). Kasıkta ve uyluk iç yüzünde başparmak kalınlığına yakın bir atar damar var (Femoral arter) delinirse feci kanar, karın derisini delerse ayrı sorun...

Az öldürücü (Türkçesi komik bir ifade) mühimmatın, hiç de tehlikesiz olmadığını gösteren, balistik jel ve kontrplak üzerinde etkisini araştıran güzel bir video var. İzlerseniz göreceksiniz ki, sanıldığı kadar masum değil:



Türk hukuk sisteminde az öldürücü mühimmat gri alanda yer alıyor. Her ne kadar ben öldürmek kastıyla atmadım deseniz de, ateşli silahla ağır yaralanma veya ölüm durumunda niyetiniz sizi kurtarmıyor. Bu konuda sayın ceycey hukukçu kimliğiyle herhalde bir açıklama yapar.

Türk Ceza Kanunu’nun meşru müdafaa hükümleri, savunmanın saldırıyı defedecek ölçüde yapılmasına izin vermektedir. Ölümcül mühimmat yerine less-lethal seçeneklerin tercih edilmesi, savunmacının niyetinin orantılı ve gerekli olduğu yönünde değerlendirilebilir. Ancak, saldırganın silahlı olması veya hayati tehlike yaratması halinde less-lethal mühimmatın yetersiz kalması ciddi risk doğurur. 

Az ölümcül mühimmat çoğunlukla düşük basınçlı olduğundan otomatik silahları (özellikle kinetik türü) kurmayabilir. Özelikle silahlı yada uyuşturucu etkisindeki saldırganı durduramadığınız takdirde, gerçek mühimmat yükleyip, atıncaya kadar geçen süre hayatınıza mal olabilir. Ayrıca, plastik mermi ve şevrotinlerin geri sekip sizede zarar verme olasılığını da gözardı etmemek gerekir.

Ev savunmasında less-lethal mühimmat kullanımı, ölüm riskini azaltmak isteyen bireyler için önemli bir alternatif olarak görülebilir. Bununla birlikte, durduruculuk gücü sınırlı olduğundan tek başına kesin çözüm değildir. En uygun yaklaşım, bireyin yasal çerçevede hareket etmesi, güvenlik stratejisini çeşitlendirmesi ve gerekirse ölümcül mühimmatla birlikte yapabileceklerini planlaması ve değerlendirmesidir

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 8 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
AMMOMAN Schools of Gun sitesinden:

[Resim: rock_salt_shotgun_cover-1280x640.webp]

Kaya Tuzuyla Doldurulmuş Tüfek Fişeklerinin Testi

Kaya tuzuyla doldurulmuş bir av tüfeğinin kullanılması fikri uzun zamandır vardır. Eski Vahşi Batı’dan, bir coach gun (kısa çift namlulu tüfek) ile kaya tuzu doldurulmuş fişek atılarak yaramaz bir grup genç çocuğun dağıtıldığına dair hikâyeler anlatılır. Bir başka hikâyede ise kaya tuzunun bir kamp ateşinden  çakalların uzaklaştırdığı söylenir. Bir kaya tuzu fişek patlaması, evdeki bir hırsızı bile korkutacaktır ve hikâyeye göre kötü niyetlileri gerçekten incitmeden uzaklaştıracaktır. (İddiaya göre cilt altına giren tuz tanecikleri yaraya biber sürülmüş gibi ciddi bir acı vermektedir) Kaya tuzu fişek, av tüfeğinde, etkisizleştirici ama daha az ölümcül olan orijinal “less-lethal” fişek sayılabilir. Gelin, bunların endüstri standartı mühimmat testlerinde gerçekte nasıl performans gösterdiğine bakalım.

Önce normal bir tüfek fişeğinin içinde ne olduğuna bakalım. Normal bir tüfek fişeği, farklı boyutlarda çok sayıda kurşun saçma (saçma tanesi) ile doldurulur. Saçmaları tutan plastik bir kap olan tapa (ayırıcı) bunların yerinde durmasını sağlar. Fiçek namlu boyunca ilerlerken tapa saçmaları bir arada tutar. Fişek namludan ayrıldıktan sonra saçmalar ve tapa birbirinden ayrılır. 00 Buck gibi benzer sıkılar az sayıda büyük saçma içerir. #8 birdshot ve benzeri sıkılar ise daha çok sayıda küçük saçma içerir. Daha büyük saçmalar hedef üzerinde daha büyük etki yapar. Daha küçük saçmaların hedefe etkisi daha az olabilir, fakat  daha çok sayıda olmaları isabet etme olasılığınızı büyük ölçüde artırır.

[Resim: rock_salt_shotgun_shell.webp]

Kaya tuzu tüfek fişeği, bu saçma tanelerinin yerine büyük tuz kristallerini içerir. Testimizde kullandığımız marka, Gum Gully Provisions’ın önceden doldurulmuş versiyonuydu ve fişeğin tepesinde içindeki kristalleri tutan küçük bir plastik kapak bulunuyordu. Ayrıca tuz kristallerini iten fişeğin tabanında küçük bir elyaf disk vardı. Test ettiğimiz fişeklerin ağırlığı ortalama 0,46 ons idi; bu, neredeyse bir #7 Federal Target fişeğinin yarısı kadardı. Kaya tuzu fişekleri ayrıca boy açısından değişkenlik gösteriyordu; uzunlukları 2,51 inç ile 2,57 inç arasında değişiyordu. Buna karşın Federal hedef yüklerinin tamamı ortalama 2,3 inç yükseklikteydi.

Bu daha düşük ağırlık, namlu çıkış hızı ve namlu enerjisi üzerinde dramatik bir etki yaptı. Testlerimizde, Mossberg 500’den atıldığında Federal #7 12 kalibre sıkının namlu çıkış hızı 1106 ft/s (feet/saniye) olarak ölçüldü. Test mühimmatımızdan çıkan tuz bulutunun ise namlu çıkış hızı 825 ft/s idi. Bu, kaya tuzu mermisinin namluda 304 foot-pound (ft·lb) namlu enerjisine sahip olduğu anlamına geliyor. Bu kulağa etkileyici gelebilir, fakat fişek içindeki tuzun çok hafif olması nedeniyle, bu tür sıkılardan gelen enerji çok hızlı bir şekilde dağılır.

[Resim: eedd0af84a9a527f8d39f9b2ea4dd645.jpg?ima...r=7fa561e0]
Less Lethal Loadout: Rock Salt Shotgun Shells

Bir kaya tuzu tüfek fişeğinin hedefe ne yaptığını test etmek için, 15 feet uzaklıktan Clear Ballistics jel bloklarına iki adet atış yaptık. Bloklardan birini dört kat ağır kumaş ile kapladık. Diğer atışı ise çıplak jelin içine yapacağız. Balistik jel, mühimmatın hedefe nüfuzunu ölçmek için çok yaygın kullanılan bir ortamdır ve bir fişeğin performansını tekrarlanabilir, tutarlı bir test ortamında diğer fişeklerle karşılaştırmamıza imkân verir.

Balistik jel, herhangi bir fişeğin dokuya çarpınca gerçekte ne yapacağını tam olarak göstermez. Daha doğrusu, neredeyse her kişi ve her yerde kullanılabilecek bir test ortamında, bir fişeğin diğerine göre sonuçlarını ölçmek için bir ölçüt sağlar. Çeyrek millik parkuru on iki saniyenin altında tamamlayan arabalar, drag strip’te hızlı arabalar olarak değerlendirilir. Aynı şekilde, balistik jelde iyi nüfuz eden sıkılar da gerçekten önem kazandığında genellikle daha etkili olurlar.

Bunları söyledikten sonra, iki adet kaya tuzu tüfek fişeğini balistik jelin içine ateşlediğimizde ne olduğuna bakalım. İlk atışımız, jeli kaplayan dört kat ağır kumaşa isabet etti ve ilk kot katmanında birkaç büyük çöküntü oluşturdu. Tuz ayrıca dört kumaş katmanını da delip geçti ve son katmanla jel arasına ince bir toz halinde dağıldı. Jel içine çok az miktarda tuz nüfuz etti. Jel içine gömülen sadece 1/4 inç derinliğinde küçük bir tuz tümseği gördük; hedef üzerindeki görebildiğimiz bütün etkiler bunlardı.

[Resim: Ekran-Resmi-2025-10-09-10-42-18.png]

Çıplak jelin içine ateşlenen atış farklı sonuçlar verdi. Jel içine en az yarım düzine tuz kristali nüfuz etti. Bazıları 1,5 inç (yaklaşık 3,8 cm) kadar derine kadar ilerledi. Testimizdeki diğer “less-lethal” sıkılardan farklı olarak, 15 feet mesafede kaya tuzu tüfek fişeği jelin ön yüzeyini küçük deliklerle açtı; tuz jelin içine bu deliklerden girmişti.

Bu önemli, çünkü bir fişeği “daha az ölümcül” kabul edebilmek için, bilinçli olarak ölümcül zarar verme amacı gütmeden kullanılması gerekir. Ancak kaya tuzu fişeğinde bu güvence yok gibi görünüyor. Tekrar edeyim: ben avukat değilim ve bu bir güç kullanımıyla ilgili hukuki tavsiye değildir, fakat burada dikkate alınması gereken pek çok faktör var. Kaya tuzu tüfek fişeği, geleneksel bir saçma fişeği gibi tuz parçacıklarını saçma tanesi şeklinde saçar. Bu da, bir kristalin göz çukuru gibi ölümcül ya da ağır yaralanmaya yol açabilecek bir vücut bölümünü delebilme ihtimalinin sıfır olmadığını gösterir. Kaya tuzu fişeğinin saçılma etkisi bazen bir avantajı olabilir, ancak aynı zamanda bunun hassas bir silah olmadığı anlamına gelir.

Kaya tuzu kullanma geleneği onlarca, hatta yüz yıllardır süren bir silah efsanesidir. Ancak gerçekte yaptığı şeyden fazlasını gösteren bir kanıt neredeyse yoktur — genellikle sadece beyaz bir tuz bulutu ve yüksek bir ses üretir. Buna ek olarak, testlerimize göre, bir saldırganın size veya sevdiklerinize zarar vermesini durdurmak için kesinlikle etkili bir yöntem değildir.

Tavsiyemiz? Tuzu mutfak kilerinde bıraktığınız yerde bırakın. Savunma amaçlı tüfeğinizde daha etkili mühimmat kullanın.
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Değerli Forumdaşlarım,

Şu Kaya Tuzu fişeğini merak ettim.Yakın mesafede gerçekten işe yarar mı diye. Kendim de test etmek istedim:

[Resim: Ekran-Resmi-2025-10-12-19-26-33.png]

Yukarıdaki resimlerde göreceğiniz gibi; GFS kovan (U688 kapsüllü), elimde hazır bulunan A0 baruttan 1,75 gm, yarım keçe tapa, 10 gram Kaya Tuzu ile, yıldız kapama ile 2-3 fişek hazırladım.

Bu hafta sonu bizim gurupla atışa gittiğimize bir test edeyim dedim. maksimum Ev savunma mesafesi sayılacak 10 adımdan hedefe atış yaptım:



Diğer videolarda da görüldüğü gibi beyaz bir toz bulutu hedefe doğru yayıldı. Kağıt hedefte iri tuz tanelerinden ancak 5-6 tanesinin kağıt hedefi deldiğini tesbit ettik. Velhasılı kelam, karşınızdakini sesi ve dumanı ile ürkütürmü, ürkütür ama söylendiği gibi bırakın can yakmayı, kumaşı bile delmesi mucize olur. Yani, bırakın az öldürücü (!) olmasını, hiç öldürücü bile değil (ancak göze gelirse kör eder o ayrı). Tuz fişeğininde şehir efsanesi olduğunu test edip onaylamış olduk.

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi