BHP Tetikleri
#1
Üstat  Lupus'un     24.3.2008 tarihli yazısı:

BHP Tetikleri:

BHP'lerin her zaman en fazla yakınılan özelliklerinden birisi, ağır ve kalitesiz tetik çekişleri olagelmiştir. Bunun başlıca bir kaç nedeni vardır.
Birincisi, şarjör emniyet mekanizmasıdır. Bu aparat bir miktar ağırlık katmakla beraber asıl etkisi, tetik çekişini aşamalı bir hale getirmesi, bu aşamaların bir kısmında da kumlu bir ortamda tetik çekiyormuş hissi vermesidir. Bu aparatın tetikteki oluğundaki ve bu aparatın kendisinin üzerindeki çapaklar, bu aparatın şarjörde temas ettiği yüzeyin kalitesi, tetik çekişinin daha ziyade kalitesini çok etkilemektedir.

Bu aparat yerinde bırakıldığında yapılabilecek şeylerden birisi, bu aparatın kolu, şarjöre temas eden tabla yüzeyi, tablanın oturduğu şarjör yüzeyi ve bu aparatın tetik içinde çalıştığı oluğun çok itinalı bir şekilde temizlenmesi, daha sonra bu parçaların tekrar boyanmasıdır. Yurt dışında satılan MolyResin veya Teflon bazlı bazı boyalardan tedarik edebilirseniz, bu yüzeylerin bunlarla muamele edilmesi de oldukça faydalı olabilmektedir.

Benim kişisel tercihim ise bu aparatın komple iptal edilmesinden yanadır. Bu şekilde boş şarjörün serbest düşmesi de sağlanacağından, ben bu yolu tercih edenlerdenim.

BHP tetik ağırlığının bir nedeni de, horoz yayıdır.
C Serilerinden sonra sert kapsüllü makinalı tabanca mühimmatını patlatmada sorun yaşanmaması için, ayrıca yeni nesil yüksek basınçlı muharebe mühimmatları kullanımında silahı bir miktar daha korumak için, 32 lb ağırlığında horoz yayı eklenmiştir. BHP otörleri, standart mühimmat kullanıldığı müddetçe, horoz yayının 26 lb ye kadar güvenle indirilebileceğini söylemektedir. Bundan daha düşüğü ise pek tavsiye edilmemektedir.

BHP horoz ayağı ( sear ) yaprak bir yayla çalıştırılmaktadır.
Bu yaprak yayın, ayağa alanları çapaklardan temizlenirse, ayak daha esnek salınmaktadır. Emniyet camiası arasında yaygın olarak anlatılan, atış esnasında ayağın yay pozisyonunu değiştirerek tetik ağırlığını azaltma metodunun temelinde de, yay kolunun ayağa temas noktasını değiştirmek yatmaktadır, ancak bu geçici bir çözümdür.

Yayın ayağa temas ettiği alanda, hassas döküm artıklarını temizleyerek bu alanı pürüzsüzleştirmek de bir miktar fayda sağlamaktadır.

BHP horoz ve horoz ayağı hassas döküm olup, karşılıklı temas yüzeylerinde, son işlemler ve tesviyeden sonra kalan çapaklar tetik çekişini hem ağırlaştırmakta, ama daha da kötüsü, çekiş esnasında ayrı bir kuvvet ve parmakta hissedilen bir '' kırt '' sesi ile aşılabilen bir kademelenme meydana getirmektedir. Bu yüzeyler açıları bozulmadan güzelce temizlendiğinde, bu sorun büyük oranda aşılmaktadır. Ama en güzeli ehil bir elin buradaki açıları da horozu kaçırmayacak şekilde elden geçirmesidir. Ancak bu yapılması çok zor bir iştir, işi bilmeyen birisi bu parçaları kullanılamaz hale getirebilir.

Bu parçalarda görülebilen bir diğer sorun da, yukarıdan baktığınızda gördüğünüz iki temas yüzeyinin tam paralel olarak kesilmemiş olmasıdır. BHP' lerin bazılarında bu yüzeyler tam olarak sol içte, bazılarında ise diğer tarafta temas etmektedir. Bu nedenle de her iki parçanın yaylarının uyguladığı kuvvetler bu yüzeylere eşit olarak dağılacağına, belirli bir noktada yoğunlaşmakta, bu noktanın irtibat manivelası temas noktasına mesafesine göre, tetik çekişini de zorlaştırmaktadır. Bir MKIII'ün bu yüzeylerinin bile düzeltilmesi, işlem öncesi tetik çekişi ile arada dağlar kadar fark oluşturmuştu.

Bu parçalarda yapılan işlemlerle ilgili bir diğer sorun da bu parçaların sertlik derecelerinden dolayı, yapılan işlemin çok kalıcı olamamasıdır. Bu BHP parçaları muadillerine oranla oldukça yumuşak olup, yapılan işlemi ve verilen geometriyi, çok uzun süre muhafaza edememektedirler. Ancak bu parçaların işlemden sonra gene ehil bir elde kromlanması, yüzeydeki işlemi biraz daha kalıcı yapmaktadır, ama en güzeli yurt dışındaki gibi, 48-52 RC sertlikte aftermarket parça kullanarak bu işlemi yapmaktır.
BHP MKIII'lerde, otomatik iğne kilidi sistemi, silaha ayrı bir parça eklenmeden, tetik irtibat koluna iğneyi tutacak bir tabla eklenerek oluşturulmuştur. Bu parçanın iğneyi yakalar pozisyonda kalması için de, tetik koluna yakın bir yere, ince bir sarmal yay eklenmiştir.

Bu sarmal yayın da bir kısaltılması, tetik çekişini bir miktar etkilemekle beraber, çok da anlamlı bir etkisi olmamaktadır.

Yurt dışında yapılan bir diğer değişiklik de, tetik kolu irtibat manivelasını değiştirip, deliğini de aynı Competetion modelinde olduğu gibi, tırnaktan biraz daha geriden açarak, klasik kaldıraç kanunlarından faydalanıp, tetik çekişini hafifletmektir. BU şekilde tetik çekme mesafesi bir miktar daha uzamakta, ancak diğer değişikliklerle beraber tetik ağırlığı 1.5 kg ın altına inmektedir. Ancak bu işlemi çok yetkin olmayan atıcılara ve savunma amaçlı kullanılan silahlara yapmayı tavsiye etmem.
Kendi BHP MKIII' üme yaptığım değişiklikler;

* Şarjör emniyeti söküldü.
* Horoz ve horoz ayağı temas yüzeyleri taşlandı.
* Tetik, horoz ve ayağı kromlandı.
* Horoz yayı 28 lb ye indirildi.
* İcra yayı atışta 18.5 lb, kullanılırken 17 lb olarak kaldı.
( Horoz yayını azaltınca, silahı korumak için bir tedbir olarak bunu yaptım.)
( Orijinal ve MecGar şarjörler, yayları ağırlaştırılmadan 18.5 lb ile sorunsuz olarak silahı besleyip, fişek bittikten sonra da sürgüyü geride yakalayarak açık bırakmaktadır. )

Bu değişikliklerden sonra tetik çekişindeki gereksiz kıtırtılar, kademelenme ve ağırlık tamamen gitti. Lyman ile net ağırlığını ölçemediğimden bunu söyleyemiyorum, tahminen 2.0 kg civarı bir tetik ağırlığı var, ama son derece akıcı, devamlı ve net.
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Körnişancı demiş ki: 28.01.2010
Sn. Lupus,
Yeni bir tabanca almaya niyetleniyorum. 2. el piyasasında fiyatı yerlerde sürünen iki marka var. Beretta FS92 ve BHP. Beretta mevcutta olduğu için BHP ye aklım kayıyor ama öncelikle sizden fikir almak istedim. Hatırlarsanız, Eskişehir’deki sohbetimizde, silahımı sürekli olarak namluda fişek ile taşımak zorunda olduğumu ve bu duruma en uygun silah olduğu için FS92 yi tercih ettiğimi söylemiştim.
BHP, namluda fişek dolu olarak taşımaya uygun mudur? Bu arada kalkık horoz fobim olduğunu ve "cocked & locked" pozisyonunda taşıyamayacağımı da belirtmeliyim. Namluda fişek varken, horoz yarı kalkık pozisyonda taşımak emniyet ve aynı zamanda hızlı aktivasyon yönünden doğru mudur? Tavsiyeniz benim için çok önemli, şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla.

Lupus üstat demiş ki:
körnişancı demiş ki:BHP, namluda fişek dolu olarak taşımaya uygun mudur?
Mekanik olarak uygundur ve kurulu-kilitli taşınmasının teknik açıdan hiç bir mahsuru yoktur.

körnişancı demiş ki:Bu arada kalkık horoz fobim olduğunu ve "cocked & locked" pozisyonunda taşıyamayacağımı da belirtmeliyim. Namluda fişek varken, horoz yarı kalkık pozisyonda taşımak emniyet ve aynı zamanda hızlı aktivasyon yönünden doğru mudur?

Atım yatağı dolu, horozu yarı kurulu pozisyona indirilmiş bir BHP ' yi taşımanın güvenlik ve emniyet açısından hiç bir mahsuru yoktur. Ancak dolu bir atım yatağının arkasındaki horozu yarı kurulu pozisyona indirmek gerçekten çok dikkat ve iyi bir el alışkanlığı gerektirmektedir. Aynı şekilde bu horozu silahı ateşleyebilmek için tekrar kurarken de çok dikkat ve el alışkanlığı gerekmektedir ki, özellikle hayati bir tehdidin söz konusu olduğu panik hallerinde bu hareketin güvenlikten taviz vermeden ve gerektiği kadar hızlı yapılabileceği de müphemdir.

Sadece tek hareketli tetik mekanizmasına sahip bir silahı en hızlı ve güvenli aktive etmenin tek yolu, atım yatağı dolu, horozu kurulu olan silahın sadece emniyetini açmaktır. Kişisel olarak ve deneyimli arkadaşlarımla da bir çok kez yaptığımız tecrübelerde, BHP ' yi en hızlı, isabetli ve etkin kullanmanın yolunun bu, yani atım yatağı dolu, kurulu kilitli olarak taşımak olduğunu gördük...Ancak kurulu-kilitli olarak taşınan bir silahın panik bir durumda emniyetinin gerektiği zaman ve pozisyonda açılabilmesinin ve silahın ateşlenebilmesinin de gerçekten ciddi bir eğitim ve meleke gerektirdiğini belirtmeliyim. Bu işin duayenlerinin hepsinin üzerinde ortaklaşa hemfikir olduğu şey, tehdit altındayken en önemli sorunun silahın ateşlenebilmesi olduğudur.

Eğer atım yatağı dolu bir silahı, horozu veya iğnesi tam istirahat pozisyonunda olmadan taşımak sizi tedirgin ediyorsa, o zaman seçeneklerinizden birisi Beretta 92 ' nin atım yatağını doldurmayı müteakiben, emniyet / horoz indirme manivelası ile horozu güvenli bir şekilde düşürüp, müteakiben de emniyeti tekrar açıp, horozu da yarı kurulu pozisyona getirerek taşımaktır. Bir diğer seçenek de, SIG Sauer P serisi veya benzer bir güvenlik konsept ve sistemine sahip bir başka tabanca almaktır. Sonuçta bu tür platformlar horozu güvenli bir şekilde dolu atım yatağının üzerine indirip, çift hareketli tetik çekişleri ile her an atışa hazır bir durumda beklerler.

Gerçek manada tehdit altında olan ve hayati gerekçelerle silah taşıyan kişilere silahlarını asla ve asla atım yatağı boş olarak taşımalarını önermem...Saygılarımla.

körnişancı demiş ki:Ben yine de bir BHP alayım da, horoz kalkık taşıma fobim için sizden biraz da psikolojik yardım isterim, yardımcı olursunuz eminim. Sağlıcakla kalın.

Kesinlikle içiniz rahat olsun, tam yüzyıldır 1911 ' ler, 75 yıldır BHP ' ler bu şekilde taşınıyorlar, emin olun Ademoğlu'nun kendi yaptığı sakarlıklar dışında kolay kolay mekanik nedenlerden dolayı emniyet zaafına neden olmuyorlar. Bu platformda asıl korkmanız gereken şey silahınızın kazara ateş alması değil, ateşlenmesi gerektiğinde ateşlenememesidir.

Bu bağlamda BHP ' yi kurulu kilitli taşırken dikkat edilecek konulardan birisi emniyet manivelasının boyutlarıdır. Eski nesil BHP emniyet manivelalarının panik durumlarda açılabilmesi çok daha fazla eğitim ve alışkanlık istemektedir. MKIII emniyet manivelaları ise bu konuda çok daha pratiktir. MKIII manivelası sanki çok kolay açılıverecekmiş hissi verse de, güzel ve kaliteli bir kılıfta kesinlikle kazara açılmamaktadır.

Eğer eski nesil bir BHP edinirseniz ki, bu konuda da piyasadaki 80 ' li yılların BHP ' lerinden daha eskilerini almanızı kesinlikle önermem, bir tane de uzun kollu MKIII emniyet manivelası edinmenizi ve silahınızı her iki emniyet manivelası ile deneyip, hangi parça ile daha çok rahat ettiyseniz, onunla devam etmenizi öneririm.Saygılarımla.

xhmyt demiş ki: 29.7.2010
MK III 'ün trıgger travel değeri nedir üstad?
Tetik yolu, tetik sağma mesafesi,tetik kurulma mesafesi ifadelerinden kasıt aynı şey mi?

Lupus üstat demiş ki:
xhmyt demiş ki:MK III 'ün '' trıgger travel '' değeri nedir ?

Şimdiye kadar pek çok BHP ile haşır neşir olmama rağmen açıkçası BHP tetik yollarının kesin ve net ölçümünü yapmadım. İşin garip yanı, hakkında enfazla kafa yorulan ve tartışılan konulardan birisi olmasına rağmen, internette de bununla ilgili herhangi bir bilgi yok. İlk fırsatta kabaca da olsa ölçüm yapmaya çalışacağım.

xhmyt demiş ki:Tetik yolu, tetik sağma mesafesi,tetik kurulma mesafesi ifadelerinden kasıt aynı şey mi?

Tetik yolu, tetiğin kat ettiği tüm mesafeleri kapsar. Buna mekanik temas öncesi ölü boşluklar, mekanik temas sonrası ateşleme sistemi serbest kalıncaya kadar kat edilen mesafe, ateşleme meydana geldikten sonra devam eden ölü boşluk da dahildir.

Tetiğin, ateşleme elemanlarını serbest bırakıncaya kadar kat ettiği mesafe '' pretravel '' yani ön tetik yoludur. Bunu kabaca tetiğin istinat mesafesi olarak da ifade edebiliriz. Ön tetik yolunun özellikleri marka ve modellere göre değişiklik göstermektedir. Bazılarında mekanik temas sağlanana kadar sağılan mesafe daha uzun, bazılarında daha kısa, bazılarında ise hemen hemen hiç yoktur. Ülkemizde tetiğin istinat mesafesinden bahsedildiğinde anlaşılan mesafe, mekanik temas sağlanmadan önceki ölü boşluktur. Mekanik temas sağlandıktan sonra, ateşleme elemanları serbest kalana kadar sağılan mesafe de marka ve modele göre değişmektedir.

Ateşleme elemanları serbest kaldıktan sonra tetiğin kat ettiği ölü mesafe ise '' overtravel '' yani son tetik yolu olarak adlandırılabilir. Bu tanımların maalesef henüz tam olarak tercüme edilmiş Türkçe karşılıkları yok, '' son tetik yolu '' kendi kişisel tanımımdır.

Tetik kurulma mesafesi ( trigger reset ) ise, ateşleme elemanları yeni bir ateşleme yapmaya hazır hale geldikten sonra, tetiğin bunları tekrar serbest bırakabilmek üzere, mekanik temas sağlamak için, öne doğru kat etmek zorunda olduğu mesafedir. Bazı marka ve modellerde bu mesafe çok kısa, bazılarında ise neredeyse tam bir ön tetik yolu kadardır. Saygılar.

Osaka demiş ki:
Sn. lupus,
bu başlık için teşekkürler. Tetiği hafifletmek için Şarjör emniyetinin sökülmesini tavsiye etmişsiniz. Bu şarjör emniyet mekanizması eski nesil BHPlerde mevcut mudur? Yoksa sadece yeni nesillerde mevcut. Ayrıca eski nesillerde yoksa bunlar hangi serilerdir, soruyu sorma amacım eski nesil bir BHP sahibiyim, silahımda Şarjör emniyeti mevcut açıkçası tereddüt içindeyim. Saygılar.

Lupus üstat demiş ki:
Tasarım aşamasında BHP ' ye şarjör emniyeti eklenmesinin nedeni, o esnada asıl hedef olan Fransız Ordusu ihale şartnamesinin gereklerini yerine getirebilmekti ve ilk günden itibaren istisnasız tüm BHP ' lerde bu emniyet mekanizması mevcuttur.

Tiripol demiş ki:
Sn lupus;Yukarıda belirttiğiniz gibi horoz yayını 32 lb den 26 lb ye düşürmek için (aradaki fark 6 lb=2,7 kg,yani 14,5kg dan 11,7kg a)tahminem kaç halka kesmek gerekir.

Lupus üstat demiş ki:
Şimdiye kadar hiç BHP horoz yayının boğumlarını keserek ağırlığını azaltmadım. Hep ağırlığı ayarlanmış yan sanayi yaylar kullandım. Orijinal yayı keserek ağırlığını düşürmeye çalışanları gördüm, ancak gerek yayın kalınlığı, gerekse de verilen sertlikten dolayı bu işlemden istenilen sonuçların alınamadığını, tetik çekişinde arzulanan hafifliğin, daha da önemlisi temizliğin elde edilemediğini gözlemledim...Size de orijinal horoz yayını muhafaza edip, ağırlığı ayarlanmış yan sanayi yay kullanmanızı öneririm.

özkanx7 demiş ki: 08.5.2012
Sn. Üstadım atış esnasında kullanmak için horoz yayını 28 lb ve ya da 26 lb olarak, irca yayını 18,5 lb yay ile değiştirmek istiyorum fakat iğne yayını XP yapmanın getirebileceği artı ve eksileri tam anlayamadım, en doğrusu iğne yayına hiç dokunmamak mı? Sn. Üstadım Wolf marka yayların kalitesi hakkında pek bilgim yok, kalitesi tatminkar mıdır? Saygılar..

Lupus üstat demiş ki:
ozkanx7 demiş ki:irca yayını 18,5 lb yay ile değiştirmek istiyorum fakat iğne yayını XP yapmanın getirebileceği artı ve eksileri tam anlayamadım

Otomatik iğne kilidi olmayan tabancalarda, irca yayının sertliği arttırıldığında sürgünün öne hareketi esnasında iğnenin serbest salınımda artma meydana gelir. Bu salınım bazı tabancalarda iğnenin kapsülden küçük ısırıklar almasına neden olur. XP iğne yayı, özellikle otomatik iğne kilidi olmayan tabancalarda bu iğne ısırıklarını azaltmak veya mümkünse tamamen engel olmak için kullanılmaktadır.

XP iğne yayının tek dezavantajı bazen zayıf kapsül vuruşları, dolayısı ile de kapsül ateşleme zaafiyetine neden olmasıdır. 28 lb horoz yayı ve XP iğne yayı MKEK mühimmatını ateşlemede herhangi bir sorun çıkarmıyor. Ancak yeni gelen S&B' laları bu yay kombinasyonu ile denemedim...

ozkanx7 demiş ki:Wolff marka yayların kalitesi hakkında pek bilgim yok, kalitesi tatminkar mıdır?

Wolff marka yayların her çeşidini Browning BAR dahil olmak üzere pek çok silahta denedim ve her seferinde gerek mekanik işlerliklerinden, gerekse de bu işlerliklerinin devamlılığından çok memnun kaldım...
Güvenlik ve savunma amaçlı, sürekli olarak taşınan silahlarda iğne kilidi emniyet sistemlerinin sökülmesi kesinlikle doğru değil. Yine stres altında kullanılacakları için sadece güvenlik amaçlı olarak bulundurulan silahların da iğne kilidi emniyet sistemlerine müdahale etmek doğru değil...Ancak sadece poligonda ve sportif amaçlı kullanılacak ve güvenlik amaçlı olarak stres altında kullanılması planlanmayan silahların iğne kilidi emniyet sistemleri sökülebilir...

Diğer yandan Browninglerde MKIII ' lere görmeye başladığımız iğne kilidi emniyeti, sürgüdeki tetik irtibat manivelasının ( ara bağlantı parçası ) bir uzantısı şeklinde olup, bu manivelanın yayı ve manivelanın iğne teması tetik çekişini belirgin bir şekilde etkilemediğinden, BHP ' de en azından bu konuda canınızı sıkmaya ve bu konuyu kafanıza takmaya gerek yok...
ozkanx7 demiş ki:Sizin silahınızdaki tetik şimdiye kadar gördüğüm en hassas BHP tetiği diyebilirim, kendi silahımdaki bu sertlik üretim yılı ve imalat farkında mı kaynaklanıyor, bilemedim .

Bu tamamen BHP tetik elemanlarının şekil ve ilişkisinden kaynaklanan bir değişkenlik...BHP ' de horoz tulumbasının yaprak yayının horoz tulumbasına temas noktası bile tetik çekiş ağırlığını değiştirebilmektedir. Aynı yıl içerisinde, aynı çeyrekte üretilmiş BHP tetiklerinin bile çekiş özellikleri birbirinden farklıdır. Sadece tek hareketli tetik çekişi olan bir tabanca için kaç üretici bizzat kendi kataloğuna tetik çekiş ağırlığı için 1 kg'dan fazla fark yazar ki.
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi