04-03-2024, 10:13
Sn.Lupus'un 13.3.2008 tarihli yazısı:
CZ Sevgimin Nedeni
Yukarıdaki modern sanat çalışmamı, kendi modifiye ettiğim CZ 75 ile,
15 m'den, ayakta, iki elle, yavaş atış yaparak,
45 adet 9x19 mm fişek harcayarak yaptım.
Dağılımı arttıran vuruşlar ilk şarjörde kendi yaptığım hatalardandır.
Seviyorum işte CZ'yi, ne yapabilirim.
Saygılar.
1988 yılı üretimi CZ 75'ler ecnebilerin '' Pre B '' dedikleri, bizlerin ise genelde '' Tırnaklı '' CZ 75 olarak tanımladığı modellerdir. Bu modellerin bence en güzel tarafı, otomatik iğne kilidi olmaması ve bu nedenle nispeten daha güzel ve daha hızlı kurulan bir tetik çekişine sahip olmaları, ayrıca iğnelerinin bakımı daha kolay klasik olarak Tanfoglio / Sarsılmaz veya BHP gibi arkadan bir plaka ile sabitlenmesidir. Bu sistemin bir diğer avantajı da, iğne sabitleme şeklinden dolayı, kuru tetik çalışması için daha elverişli ve güvenli olmasıdır. Kendi CZ 75'lerimde şimdiye kadar kırmayı başarabildiğim tek parça, iğne sabitleme pimi idi. Daha sonra bu tabancaya, klasik Sig Sauer P serilerinin iğne bloğu sabitlemesinde kullanılan, ikili çelik kıvırma pimleri modifiye ederek taktım.
PreB CZ75'lerin meneviş boyalı olanlarının yüzey tesviyesi de çok daha güzeldir, ancak bu silahlardan bizim memlekete pek gelmemiştir. Bize gelenler gene ihale teslimatı için kabaca tesviye edilip, kusurları kalın polimer fırın boya ile örtülmüş silahlardır.
PreB CZ 75'lerde gez, dovetail geçme yatak içerisinde iken, arpacık punto çakma olarak sabitlendiğinden, değiştirilmesi ve bakımı zordur. B'lerde her iki nişangah aparatı da, dovetail geçme olarak takıldığından, değiştirilmeleri ve bakımları daha kolaydır.
PreB CZ75'lerde, emniyet mandalını çalıştıran susta, hemen mandalın altına yerleştirilmiş olduğundan, pek çok yurdum ustasının yay veya kamasını kaybettiği, takılması da meşakkatli gudubet bir sistem iken, B'lerde bu işi yapacak parçalar tamamen gövde içine yerleştirilip, parça havuzu da sökülmeden çıkarılamadığından, en azından eskiler kadar kaybolmamaktadır.
PreB CZ 75'lerin sürgü-gövde uyum ve oturumu, B ler kadar sıkı ve net değildir. Ancak buna rağmen hedefte dağılımları B'lerden çok daha kötü değildir. PreB'lerin şarjör yatakları da, B'lerden bir miktar farklılık göstermekte olup, B'ler için üretilmiş şarjörler eski tırnaklı modellere tam olarak uymayabilmektedir.
Modifiye işlemlerine gelince, CZ75 B'lerde bence ilk yapılması gereken şeylerden birisi, otomatik iğne kilidini ve onu çalıştıran gövdedeki parça havuzunun sağındaki manivelayı ve yayını çıkarmaktır. Bu şekilde hem tetik çekişindeki kademelenmenin bir kısmı giderilmekte, hem tetik çekişi bir miktar hafiflemekte, ama en önemlisi de, tetiğin atış sonrası kurulma mesafesi kısalmaktadır. Ancak silahını savunma ve taşıma amaçlı olarak kullanan atıcılara, otomatik iğne kilidini yerinde bırakmalarını öneririm.
İkinci yaptığım şey ise, CZ atış takımının kullandığı, Angus tipi müsabaka horozu takmak oldu. Bu horozun tek hareket çentikleri neredeyse dolu olarak gelmektedir, atıcı kendi istediği tetik çekme miktar, ağırlığı ve horoz yayı sertliğine göre bu çentiklerin derinliğini ayarlamaktadır. Bu modifikasyonun en büyük avantajı ise, CZ horozlarında tetik çekişi esnasında, horoz ve ayağının yataklarının geometrisinden dolayı gözlenen, geriye doğru horoz yaylanma ve hareketini ortadan kaldırmasıdır.
Bunların haricinde, tüm tetik sistemini söküp, parçalarda kalmış tüm artefakları temizledim.
Tetik çalışma yüzeylerini pırıl pırıl bir hale getirdim.
Müteakiben de tüm tetik aksamını kromlattım.
Tüm bu işlemlerin sonucunda elde ettiğim tek hareketli tetik çekişini, Lyman Skalası ile ölçtüğümde 1250 gramlık bir değer yakaladım. Ama en güzeli, oldukça net, sağma ve kurulma mesafeleri inanılmaz derecede kısalmış, harika bir CZ 75'imiz olmuş oldu.
İç mekanikleri ile alakası olmamakla beraber, gene CZ atış takımının kullandığı, alüminyum kabze takımını da eklemeyi ihmal etmedim. Özellikle küçük elli ve kısa parmaklı atıcılara, bu kabze takımını ve yeni nesil kıvrımlı CZ 75 tetikleri şiddetle tavsiye ederim.
Arpacık ve gezi, Angus Tipi sabit müsabaka gez-arpacığı ile değiştirdim.
Otomatik iğne kilidi, atım yatağı dolu olarak taşınan silahlarda ekstra bir güvenlik sağlamaktadır. Tetik ateşlemeyi sağlayacak son noktaya gelene kadar, sürekli olarak iğneyi kilit altında tutmaktadır. Ancak tetik yolunun sonuna gelindiğinde iğnenin fişek kapsülüne temasına izin verecek şekilde iğneyi serbest bırakmaktadır. Bu şekilde tetik amaçlı olarak çekilmedikçe düşürme, çarpma vs gibi durumlarda, horozun veya iğne kamasının tulumbasından kurtularak istemsiz ateşlemelere neden olması engellenmektedir.
Sizin silahınızda ( HS ) otomatik iğne kilidinde iki ayrı kot farkı vardır. Bunlardan ilki, tetik çekilince sürgü içine gömülür ve iğnenin kapsüle ulaşmasına engel olur. İkinci kot farkı ise, tetik çekişi ile sürgü içine gömülmez ve iğnenin sadece ateşleme yapmaya kifayet edecek kadar, deliğinden çıkıp kapsüle temas etmesini sağlar. Bu şekilde iğneye ve kovan dip tablası yatağı ve iğne çıkış deliği çevresine fazladan yük binmesine engel olarak bu parçaları korur.
Şimdiye kadar kullandığım silahlardan BHP, CZ 75, SIG Sauer P serisi, HK USP ve P2000 gibi silahların hepsinde otomatik iğne kilidi, iğneye sadece gerekli çalışma alan ve mesafesini sağlayacak şekilde dizayn edilmiştir. CZ 75, BHP, HK, SIG Sauer ' de bu işlev, iğnedeki farklı kotları yükseklikleri ile yerine getirilirken, HS 2000 ' de iğne kilidi bloğundaki kot farklılıkları ile yerine getirilmektedir. Glock' da da iğne kafası üzerindeki çentikler kullanılmaktadır.
Saygılar.
CZ Sevgimin Nedeni
Yukarıdaki modern sanat çalışmamı, kendi modifiye ettiğim CZ 75 ile,
15 m'den, ayakta, iki elle, yavaş atış yaparak,
45 adet 9x19 mm fişek harcayarak yaptım.
Dağılımı arttıran vuruşlar ilk şarjörde kendi yaptığım hatalardandır.
Seviyorum işte CZ'yi, ne yapabilirim.
Saygılar.
1988 yılı üretimi CZ 75'ler ecnebilerin '' Pre B '' dedikleri, bizlerin ise genelde '' Tırnaklı '' CZ 75 olarak tanımladığı modellerdir. Bu modellerin bence en güzel tarafı, otomatik iğne kilidi olmaması ve bu nedenle nispeten daha güzel ve daha hızlı kurulan bir tetik çekişine sahip olmaları, ayrıca iğnelerinin bakımı daha kolay klasik olarak Tanfoglio / Sarsılmaz veya BHP gibi arkadan bir plaka ile sabitlenmesidir. Bu sistemin bir diğer avantajı da, iğne sabitleme şeklinden dolayı, kuru tetik çalışması için daha elverişli ve güvenli olmasıdır. Kendi CZ 75'lerimde şimdiye kadar kırmayı başarabildiğim tek parça, iğne sabitleme pimi idi. Daha sonra bu tabancaya, klasik Sig Sauer P serilerinin iğne bloğu sabitlemesinde kullanılan, ikili çelik kıvırma pimleri modifiye ederek taktım.
PreB CZ75'lerin meneviş boyalı olanlarının yüzey tesviyesi de çok daha güzeldir, ancak bu silahlardan bizim memlekete pek gelmemiştir. Bize gelenler gene ihale teslimatı için kabaca tesviye edilip, kusurları kalın polimer fırın boya ile örtülmüş silahlardır.
PreB CZ 75'lerde gez, dovetail geçme yatak içerisinde iken, arpacık punto çakma olarak sabitlendiğinden, değiştirilmesi ve bakımı zordur. B'lerde her iki nişangah aparatı da, dovetail geçme olarak takıldığından, değiştirilmeleri ve bakımları daha kolaydır.
PreB CZ75'lerde, emniyet mandalını çalıştıran susta, hemen mandalın altına yerleştirilmiş olduğundan, pek çok yurdum ustasının yay veya kamasını kaybettiği, takılması da meşakkatli gudubet bir sistem iken, B'lerde bu işi yapacak parçalar tamamen gövde içine yerleştirilip, parça havuzu da sökülmeden çıkarılamadığından, en azından eskiler kadar kaybolmamaktadır.
PreB CZ 75'lerin sürgü-gövde uyum ve oturumu, B ler kadar sıkı ve net değildir. Ancak buna rağmen hedefte dağılımları B'lerden çok daha kötü değildir. PreB'lerin şarjör yatakları da, B'lerden bir miktar farklılık göstermekte olup, B'ler için üretilmiş şarjörler eski tırnaklı modellere tam olarak uymayabilmektedir.
Modifiye işlemlerine gelince, CZ75 B'lerde bence ilk yapılması gereken şeylerden birisi, otomatik iğne kilidini ve onu çalıştıran gövdedeki parça havuzunun sağındaki manivelayı ve yayını çıkarmaktır. Bu şekilde hem tetik çekişindeki kademelenmenin bir kısmı giderilmekte, hem tetik çekişi bir miktar hafiflemekte, ama en önemlisi de, tetiğin atış sonrası kurulma mesafesi kısalmaktadır. Ancak silahını savunma ve taşıma amaçlı olarak kullanan atıcılara, otomatik iğne kilidini yerinde bırakmalarını öneririm.
İkinci yaptığım şey ise, CZ atış takımının kullandığı, Angus tipi müsabaka horozu takmak oldu. Bu horozun tek hareket çentikleri neredeyse dolu olarak gelmektedir, atıcı kendi istediği tetik çekme miktar, ağırlığı ve horoz yayı sertliğine göre bu çentiklerin derinliğini ayarlamaktadır. Bu modifikasyonun en büyük avantajı ise, CZ horozlarında tetik çekişi esnasında, horoz ve ayağının yataklarının geometrisinden dolayı gözlenen, geriye doğru horoz yaylanma ve hareketini ortadan kaldırmasıdır.
Bunların haricinde, tüm tetik sistemini söküp, parçalarda kalmış tüm artefakları temizledim.
Tetik çalışma yüzeylerini pırıl pırıl bir hale getirdim.
Müteakiben de tüm tetik aksamını kromlattım.
Tüm bu işlemlerin sonucunda elde ettiğim tek hareketli tetik çekişini, Lyman Skalası ile ölçtüğümde 1250 gramlık bir değer yakaladım. Ama en güzeli, oldukça net, sağma ve kurulma mesafeleri inanılmaz derecede kısalmış, harika bir CZ 75'imiz olmuş oldu.
İç mekanikleri ile alakası olmamakla beraber, gene CZ atış takımının kullandığı, alüminyum kabze takımını da eklemeyi ihmal etmedim. Özellikle küçük elli ve kısa parmaklı atıcılara, bu kabze takımını ve yeni nesil kıvrımlı CZ 75 tetikleri şiddetle tavsiye ederim.
Arpacık ve gezi, Angus Tipi sabit müsabaka gez-arpacığı ile değiştirdim.
Otomatik iğne kilidi, atım yatağı dolu olarak taşınan silahlarda ekstra bir güvenlik sağlamaktadır. Tetik ateşlemeyi sağlayacak son noktaya gelene kadar, sürekli olarak iğneyi kilit altında tutmaktadır. Ancak tetik yolunun sonuna gelindiğinde iğnenin fişek kapsülüne temasına izin verecek şekilde iğneyi serbest bırakmaktadır. Bu şekilde tetik amaçlı olarak çekilmedikçe düşürme, çarpma vs gibi durumlarda, horozun veya iğne kamasının tulumbasından kurtularak istemsiz ateşlemelere neden olması engellenmektedir.
Sizin silahınızda ( HS ) otomatik iğne kilidinde iki ayrı kot farkı vardır. Bunlardan ilki, tetik çekilince sürgü içine gömülür ve iğnenin kapsüle ulaşmasına engel olur. İkinci kot farkı ise, tetik çekişi ile sürgü içine gömülmez ve iğnenin sadece ateşleme yapmaya kifayet edecek kadar, deliğinden çıkıp kapsüle temas etmesini sağlar. Bu şekilde iğneye ve kovan dip tablası yatağı ve iğne çıkış deliği çevresine fazladan yük binmesine engel olarak bu parçaları korur.
Şimdiye kadar kullandığım silahlardan BHP, CZ 75, SIG Sauer P serisi, HK USP ve P2000 gibi silahların hepsinde otomatik iğne kilidi, iğneye sadece gerekli çalışma alan ve mesafesini sağlayacak şekilde dizayn edilmiştir. CZ 75, BHP, HK, SIG Sauer ' de bu işlev, iğnedeki farklı kotları yükseklikleri ile yerine getirilirken, HS 2000 ' de iğne kilidi bloğundaki kot farklılıkları ile yerine getirilmektedir. Glock' da da iğne kafası üzerindeki çentikler kullanılmaktadır.
Saygılar.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)