23-04-2024, 18:09
Sn.Harun’un eski forumdan kurtarabildiğim 25.5.2014 tarihli yazısı:
Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler:
Son on yıl içerisinde yivli tüfeklerde kalite oldukça yükseldi. Artık başlangıç seviyesi tüfeklere bile kimse kötü tetiği, zayıf işçiliği, kötü kaplamayı, boyayı ve zayıf vuruş hassasiyetini istemiyor. Eskiden sadece üst sınıf tüfeklerde bulunan özellikler, şimdi ucuz tüfeklerde bile standart oldu. Orta sınıf tüfekler bile 1 MOA altında vuruş hassasiyetini garanti eder oldu.
Geçmiş yıllarda bazı tüfeklerin gerçekten iyi tasarlanmış ve üretilmiş olduğunu göz ardı etmeden, geçtiğimiz on-onbeş yıl içerisinde yivli tüfekleri mükemmelleştiren önemli özellikleri şöyle bir inceleyelim:
Daha Güzel Tetikler:
Eskiden tüfek meraklıları daha net ve temiz çekişli tetiğe sahip olabilmek için tetiklerinde modifikasyon yapar ya da silahlarına daha iyi "yan sanayi" tetikler takarlardı. Sonra Savage zekice bir tasarımla AccuTrigger'ı tasarladı. Bu mekanizmada (sear) tetik kolunun en ucunda dar bir aralıkta tutulmaktaydı. Böylece çok hafif bir çekişle tetik düşmekte fakat çarpma veya tüfeği düşürme nedeniyle istenmeyen tetik söz konusu olmamaktaydı. Böylece ağır ve aksak tetiklerin sonu gelmiş oldu. (MKE tüfek tasarımcıları, duyun sesimizi!) Tüfek üreticileri Savage'in açtığı yolu takip etti; Ruger LC6 ve Marksman Adjustable tetiği, Winchester MOA tetiği, Remington Crossfire tetiği ve Mossberg LBA (Lightning Bolt Action) tetiği kullanmaya başladı. Artık kullanıcıların hiçbiri, ucuz tüfeklerde bile berbat bir tetiği kabul etmiyor. Tabii zavallı Türk askeri ve hatta iddiaya göre Pakiler ve Azeriler de MKE'nin özel üretim çok kademeli (SPMS : Special Production Multi Stage) Bora tetiği ile yaşamak zorundalar. Nasıl isim buldum ama...
Yekpare Receiverlar:
Remington 873, Tikka T3, Savage Axis, Ruger American Rifle gibi tüfeklerin neden kovan tahliyelerinin küçük olduğunu düşündünüz mü? Üstten mermi basmanın ve mekanizmanın görülmesini zorlaştırmanın amacı nedir ki? Basit. Receiverlar yekpare yapılmıştır. Yekpare receiver daha rijittir. Bu rijidite daha yüksek isabetli atışları getirir. Esneklik, yüksek toleransli tasarım ve işlemeden doğan malzemeler arası boşluklar her türlü ateşli silahta vuruş hassasiyetini kötü yönde etkiler. Sadece receiver için değil, tüm platformun daha rijit yapıda olması, vuruş hassasiyetini artırır. Yekpare receiver ne kadar garip görünse de, MOA altı vuruş hassasiyeti yakalamanın bir parçasıdır.
Yataklama ve Serbest (Free Floating) Namlu:
Bir zamanlar, namluya tam oturan ahşap kundaklı tüfeklerin en yüksek hassasiyete sahip olduğu düşünülürdü. Fakat bunda bir sorun vardı, çünkü atış yapıldığında mermi namlu içinde yol alırken gözle tespiti mümkün olmayan titreşim yaratıyor ve bu titreşim kundağa temas ettiği durumda vuruş hassasiyetini olumsuz etkilemekteydi.
Uzun yıllar boyu, buna çözüm epoksi türevleriyle namluyu yataklamak oldu. Aslında faydalı da oluyordu. Fakat niye bu işi tüfek üreticileri kendileri yapmıyordu? Bugün satıştaki tüfeklerde yataklama yapılmamış ya da serbest namlu kullanmayan model yok gibi. Bazı tüfeklerde namlu ile kundak arasında gözle görülür bir aralık bulunur, hatta kullanıcılar bunun için banknot testi yapar. Aralık, namlu rezonansının kundaktaki basınç noktalarına ulaşmadığının göstergesidir. Sonuç olarak daha iyi vuruş sağlanır.
Optik Bağlamasındaki İyileştirmeler:
Her mekanik sistemin bir zayıf halkası bulunur. Tüfeklerde de en zayıf halka gelende optik bağlantılarıdır. Eskiden de belki dürbünler kötü bağlanmıyordu ama şimdi birçok farklı seçenek var.
Memlekete ithal edilen tüfeklerden, CZ550'ler mekanizma üzerine fabrikanın açtığı bağlama noktaları ile geliyor; Browning X-Bolt, patentli X-Lock sistem ile optiği klasik 2 yerine 4 vida ile bağlıyor; birçok başka model de Pikatinny tipi optik kızak kullanarak bağlamada seçenek sunuyor. Ek olarak hafif alaşım bağlamalar hem ağırlık azaltmaya yardımcı oluyor, hem de yüksek atış adetlerinde bile sıfırlaması bozulmuyor.
Namlu Tasarımları:
Modern tüfeğinizin mükemmel vuruş hassasiyetlerini kaybetmesine neden olacak, atışlarınızı berbat edecek olaylardan biri de tüfeğinizin namlu ucundaki yivlere zarar vermenizdir. İyi hedef atıcıları, hasarlanmaya çok müsait yerdeki tüfeklerinin namlu ucunu gözleri gibi sakınırlar. Hasarlanmayı önlemek için üreticilerin bulduğu çözüm ise namlu ucunun yivli kısmını geri çekilmesi veya namlu taçlamasıdır (target crown). Temelde taçlama, namlu ucunun belirli bir açıyla içe doğru kesilmesi suretiyle yiv setlerin bitim yerinden sonra çelik bir koruyucu halka (taç) yaratılmasıdır. Günümüzde, en ucuz tüfeklerini bile azami vuruş hassasiyetiyle sunan üreticilerin neredeyse tamamı taçlama veya bir çeşit yiv-set koruması yapmaktadır.
Kısa Bolt Hareketi:
Tüfeği kurmak için boltun kısa kalkma yapıyor olmasının temelde faydası rahat kullanımdır. Karşılıklı 2 lug ile çalışan bolt mekanizmalarını kurmak için boltun yaklaşık 90 derece kaldırılması gereklidir. Bu da dürbüne çarpmaya kadar varan rahatsızlıklar yaratmaktaydı. Günümüz tüfeklerinde daha tombul ve genellikle 3 lug'lı mekanizmalar kullanılarak boltun yukarı hareketi bir nebze olsun azaltılmaktadır. Örneğin, yine MKE ithali modellere Browning X-Bolt 3 lug kullanarak 60 derecelik bolt kaldırması ile mekanizmayı kurabilmekte. Kalın boltlar yekpare receiverin içini tam doldurmakta ve mekanizma sorunsuz hareket etmektedir. Bu arada düz çekişli bolt ta ile Merkel'i bu konuda farklı bir yere koymak lazım.
Daha İyi Boya / Kaplama:
Uzun yıllar boyumca spor maksatlı tüfekler hep menevişli olarak satıldı. Paslanmaz çelik namluların gelişi ile bir seçenek daha eklendi. Ancak günümüzde birçok kaplama çeşidi kullanılmakta.
Bu kaplamalardan en beğenilenlerinden biri ise bir çeşit fırınlanmış seramik kaplama olan Ceracote. Bu kaplama paslanma ve çillenmeye karşı neredeyse tam koruma sunarken, paslanmaz çelik namlular gibi parlama da yapmıyor. Yine beğenilen fabrika çıkışı kaplamalardan Remington'un TriNyte ve Thompson/Center Weather Shield sayılabilir.
Polimer Şarjörler:
Bazı gelenekçiler, sentetik kundaklara kızdıkları kadar, polimer şarjörleri de beğenmemektedir. Ancak tüfek dünyasında bu durum tabancalardaki layloncu kavgasından biraz farklıdır. Ne derseniz deyin, polimer şarjörler daha ucuzdur, daha dayanıklıdır ve daha hafiftir; sessizdir - ceplerde taşırken veya bir yerlere çarptığınızda tıngırdamaz. Estetik olarak ise, üreticinin şarjörde farklı hatlar yaratmasına imkan tanır. Örneğin yine Browning X-Bolt rotary şarjör kullanılır; gelmeyenlerden Ruger American Rifle yuvarlak hatlı şarjör kullanır.
Geri Tepmenin Azaltılması:
Geri tepme vuruşumuzu etkiler. Herkesin geri tepmeyi kaldırabileceği bir limit vardır. Tekrarlayan yüksek tepmeler sizi yorarak, vuruşlarınızın bozulmasına neden olur. Aksini iddia ediyor olsanız da, beynimiz kendini acıdan korumaya programlıdır. Ciddi atıcılar, trap da atsa, uzun menzil atışı da yapsa tepmeyi azaltma için kendilerince yöntemler geliştirirler. Aynı şekilde yüksek tepme tüfeğinizi de yorar.
Modern tüfeklerde üreticiler tepmesi daha az hissedilen tüfekler yapmak için çaba sarf ediyorlar. Winchester Model 70'te darbe sönümleyici WinSorb pedlerini, Remington SuperCell'i kullanıyor. Browning Inflex sistemi ile darbenin yönünü değiştiriyor, Sauer benzer bir sistem kullanıyor. Genel olarak tüm üreticiler daha en azından daha kalın dipçik pedleri ile konforu artırmayı amaçlıyor.
Darbe sönümlemesi konusunda artık daha fazla marka ve çeşitte omuz pedleri "yan sanayi" olarak bulunabiliyor. Bu konuda başı çeken marka ise Pachmayer. Böylece eski teknoloji tüfeklerinizi daha konforlu hale getirebiliyor ya da (özellikle tetik erişim sıkıntınız yoksa) daha da az tepmeyi omuzunuza ileten pedlerle tüfeğinizi kullanabiliyorsunuz.
Vuruş Hassasiyeti:
Fiyatı ne kadar ucuz olursa olsun, isabetsiz tüfekler piyasada artık kabul görmüyor. Tüketiciden aldığı bu geri besleme ile tüm tüfek üreticileri daha hassas tüfekler üretmeye çabalıyor. Artık ucuz sınıftaki tüfeklere bile yirmi yıl öncesinin özel yapım tüfeklerinin ulaştığı vuruş hassasiyetleri garanti ediliyor. Örneğin Tikka, yabancı dergi reklamlarında 3 atışta 1 MOA altında ortalamayı vaat ediyor. Rem 783, Savage Axis, Rufer American, 1 MOA altında ortalamalar çıkarıyor. Tabii ki bunda en büyük pay, hassas CNC makinalarda, çok düşük toleranslarla üretilen parçaların, malzeme teknolojisindeki ilerlemelerin olduğu kadar, bu yazıda yer alan birçok gelişmenin de payı büyük. Aynı zamanda üretici dışı faktörler olarak kabul edebileceğimiz optik, bağlama ve kızakların sıkı şekilde birbirine bağlanmasının önemini belirtmeden geçemeyeceğim.
İyi atışlar dilerim.
Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler:
Son on yıl içerisinde yivli tüfeklerde kalite oldukça yükseldi. Artık başlangıç seviyesi tüfeklere bile kimse kötü tetiği, zayıf işçiliği, kötü kaplamayı, boyayı ve zayıf vuruş hassasiyetini istemiyor. Eskiden sadece üst sınıf tüfeklerde bulunan özellikler, şimdi ucuz tüfeklerde bile standart oldu. Orta sınıf tüfekler bile 1 MOA altında vuruş hassasiyetini garanti eder oldu.
Geçmiş yıllarda bazı tüfeklerin gerçekten iyi tasarlanmış ve üretilmiş olduğunu göz ardı etmeden, geçtiğimiz on-onbeş yıl içerisinde yivli tüfekleri mükemmelleştiren önemli özellikleri şöyle bir inceleyelim:
Daha Güzel Tetikler:
Eskiden tüfek meraklıları daha net ve temiz çekişli tetiğe sahip olabilmek için tetiklerinde modifikasyon yapar ya da silahlarına daha iyi "yan sanayi" tetikler takarlardı. Sonra Savage zekice bir tasarımla AccuTrigger'ı tasarladı. Bu mekanizmada (sear) tetik kolunun en ucunda dar bir aralıkta tutulmaktaydı. Böylece çok hafif bir çekişle tetik düşmekte fakat çarpma veya tüfeği düşürme nedeniyle istenmeyen tetik söz konusu olmamaktaydı. Böylece ağır ve aksak tetiklerin sonu gelmiş oldu. (MKE tüfek tasarımcıları, duyun sesimizi!) Tüfek üreticileri Savage'in açtığı yolu takip etti; Ruger LC6 ve Marksman Adjustable tetiği, Winchester MOA tetiği, Remington Crossfire tetiği ve Mossberg LBA (Lightning Bolt Action) tetiği kullanmaya başladı. Artık kullanıcıların hiçbiri, ucuz tüfeklerde bile berbat bir tetiği kabul etmiyor. Tabii zavallı Türk askeri ve hatta iddiaya göre Pakiler ve Azeriler de MKE'nin özel üretim çok kademeli (SPMS : Special Production Multi Stage) Bora tetiği ile yaşamak zorundalar. Nasıl isim buldum ama...
Yekpare Receiverlar:
Remington 873, Tikka T3, Savage Axis, Ruger American Rifle gibi tüfeklerin neden kovan tahliyelerinin küçük olduğunu düşündünüz mü? Üstten mermi basmanın ve mekanizmanın görülmesini zorlaştırmanın amacı nedir ki? Basit. Receiverlar yekpare yapılmıştır. Yekpare receiver daha rijittir. Bu rijidite daha yüksek isabetli atışları getirir. Esneklik, yüksek toleransli tasarım ve işlemeden doğan malzemeler arası boşluklar her türlü ateşli silahta vuruş hassasiyetini kötü yönde etkiler. Sadece receiver için değil, tüm platformun daha rijit yapıda olması, vuruş hassasiyetini artırır. Yekpare receiver ne kadar garip görünse de, MOA altı vuruş hassasiyeti yakalamanın bir parçasıdır.
Yataklama ve Serbest (Free Floating) Namlu:
Bir zamanlar, namluya tam oturan ahşap kundaklı tüfeklerin en yüksek hassasiyete sahip olduğu düşünülürdü. Fakat bunda bir sorun vardı, çünkü atış yapıldığında mermi namlu içinde yol alırken gözle tespiti mümkün olmayan titreşim yaratıyor ve bu titreşim kundağa temas ettiği durumda vuruş hassasiyetini olumsuz etkilemekteydi.
Uzun yıllar boyu, buna çözüm epoksi türevleriyle namluyu yataklamak oldu. Aslında faydalı da oluyordu. Fakat niye bu işi tüfek üreticileri kendileri yapmıyordu? Bugün satıştaki tüfeklerde yataklama yapılmamış ya da serbest namlu kullanmayan model yok gibi. Bazı tüfeklerde namlu ile kundak arasında gözle görülür bir aralık bulunur, hatta kullanıcılar bunun için banknot testi yapar. Aralık, namlu rezonansının kundaktaki basınç noktalarına ulaşmadığının göstergesidir. Sonuç olarak daha iyi vuruş sağlanır.
Optik Bağlamasındaki İyileştirmeler:
Her mekanik sistemin bir zayıf halkası bulunur. Tüfeklerde de en zayıf halka gelende optik bağlantılarıdır. Eskiden de belki dürbünler kötü bağlanmıyordu ama şimdi birçok farklı seçenek var.
Memlekete ithal edilen tüfeklerden, CZ550'ler mekanizma üzerine fabrikanın açtığı bağlama noktaları ile geliyor; Browning X-Bolt, patentli X-Lock sistem ile optiği klasik 2 yerine 4 vida ile bağlıyor; birçok başka model de Pikatinny tipi optik kızak kullanarak bağlamada seçenek sunuyor. Ek olarak hafif alaşım bağlamalar hem ağırlık azaltmaya yardımcı oluyor, hem de yüksek atış adetlerinde bile sıfırlaması bozulmuyor.
Namlu Tasarımları:
Modern tüfeğinizin mükemmel vuruş hassasiyetlerini kaybetmesine neden olacak, atışlarınızı berbat edecek olaylardan biri de tüfeğinizin namlu ucundaki yivlere zarar vermenizdir. İyi hedef atıcıları, hasarlanmaya çok müsait yerdeki tüfeklerinin namlu ucunu gözleri gibi sakınırlar. Hasarlanmayı önlemek için üreticilerin bulduğu çözüm ise namlu ucunun yivli kısmını geri çekilmesi veya namlu taçlamasıdır (target crown). Temelde taçlama, namlu ucunun belirli bir açıyla içe doğru kesilmesi suretiyle yiv setlerin bitim yerinden sonra çelik bir koruyucu halka (taç) yaratılmasıdır. Günümüzde, en ucuz tüfeklerini bile azami vuruş hassasiyetiyle sunan üreticilerin neredeyse tamamı taçlama veya bir çeşit yiv-set koruması yapmaktadır.
Kısa Bolt Hareketi:
Tüfeği kurmak için boltun kısa kalkma yapıyor olmasının temelde faydası rahat kullanımdır. Karşılıklı 2 lug ile çalışan bolt mekanizmalarını kurmak için boltun yaklaşık 90 derece kaldırılması gereklidir. Bu da dürbüne çarpmaya kadar varan rahatsızlıklar yaratmaktaydı. Günümüz tüfeklerinde daha tombul ve genellikle 3 lug'lı mekanizmalar kullanılarak boltun yukarı hareketi bir nebze olsun azaltılmaktadır. Örneğin, yine MKE ithali modellere Browning X-Bolt 3 lug kullanarak 60 derecelik bolt kaldırması ile mekanizmayı kurabilmekte. Kalın boltlar yekpare receiverin içini tam doldurmakta ve mekanizma sorunsuz hareket etmektedir. Bu arada düz çekişli bolt ta ile Merkel'i bu konuda farklı bir yere koymak lazım.
Daha İyi Boya / Kaplama:
Uzun yıllar boyumca spor maksatlı tüfekler hep menevişli olarak satıldı. Paslanmaz çelik namluların gelişi ile bir seçenek daha eklendi. Ancak günümüzde birçok kaplama çeşidi kullanılmakta.
Bu kaplamalardan en beğenilenlerinden biri ise bir çeşit fırınlanmış seramik kaplama olan Ceracote. Bu kaplama paslanma ve çillenmeye karşı neredeyse tam koruma sunarken, paslanmaz çelik namlular gibi parlama da yapmıyor. Yine beğenilen fabrika çıkışı kaplamalardan Remington'un TriNyte ve Thompson/Center Weather Shield sayılabilir.
Polimer Şarjörler:
Bazı gelenekçiler, sentetik kundaklara kızdıkları kadar, polimer şarjörleri de beğenmemektedir. Ancak tüfek dünyasında bu durum tabancalardaki layloncu kavgasından biraz farklıdır. Ne derseniz deyin, polimer şarjörler daha ucuzdur, daha dayanıklıdır ve daha hafiftir; sessizdir - ceplerde taşırken veya bir yerlere çarptığınızda tıngırdamaz. Estetik olarak ise, üreticinin şarjörde farklı hatlar yaratmasına imkan tanır. Örneğin yine Browning X-Bolt rotary şarjör kullanılır; gelmeyenlerden Ruger American Rifle yuvarlak hatlı şarjör kullanır.
Geri Tepmenin Azaltılması:
Geri tepme vuruşumuzu etkiler. Herkesin geri tepmeyi kaldırabileceği bir limit vardır. Tekrarlayan yüksek tepmeler sizi yorarak, vuruşlarınızın bozulmasına neden olur. Aksini iddia ediyor olsanız da, beynimiz kendini acıdan korumaya programlıdır. Ciddi atıcılar, trap da atsa, uzun menzil atışı da yapsa tepmeyi azaltma için kendilerince yöntemler geliştirirler. Aynı şekilde yüksek tepme tüfeğinizi de yorar.
Modern tüfeklerde üreticiler tepmesi daha az hissedilen tüfekler yapmak için çaba sarf ediyorlar. Winchester Model 70'te darbe sönümleyici WinSorb pedlerini, Remington SuperCell'i kullanıyor. Browning Inflex sistemi ile darbenin yönünü değiştiriyor, Sauer benzer bir sistem kullanıyor. Genel olarak tüm üreticiler daha en azından daha kalın dipçik pedleri ile konforu artırmayı amaçlıyor.
Darbe sönümlemesi konusunda artık daha fazla marka ve çeşitte omuz pedleri "yan sanayi" olarak bulunabiliyor. Bu konuda başı çeken marka ise Pachmayer. Böylece eski teknoloji tüfeklerinizi daha konforlu hale getirebiliyor ya da (özellikle tetik erişim sıkıntınız yoksa) daha da az tepmeyi omuzunuza ileten pedlerle tüfeğinizi kullanabiliyorsunuz.
Vuruş Hassasiyeti:
Fiyatı ne kadar ucuz olursa olsun, isabetsiz tüfekler piyasada artık kabul görmüyor. Tüketiciden aldığı bu geri besleme ile tüm tüfek üreticileri daha hassas tüfekler üretmeye çabalıyor. Artık ucuz sınıftaki tüfeklere bile yirmi yıl öncesinin özel yapım tüfeklerinin ulaştığı vuruş hassasiyetleri garanti ediliyor. Örneğin Tikka, yabancı dergi reklamlarında 3 atışta 1 MOA altında ortalamayı vaat ediyor. Rem 783, Savage Axis, Rufer American, 1 MOA altında ortalamalar çıkarıyor. Tabii ki bunda en büyük pay, hassas CNC makinalarda, çok düşük toleranslarla üretilen parçaların, malzeme teknolojisindeki ilerlemelerin olduğu kadar, bu yazıda yer alan birçok gelişmenin de payı büyük. Aynı zamanda üretici dışı faktörler olarak kabul edebileceğimiz optik, bağlama ve kızakların sıkı şekilde birbirine bağlanmasının önemini belirtmeden geçemeyeceğim.
İyi atışlar dilerim.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)