Sn. Lupus'un yıllar önce açtığı BHP karşılaştırmasıdır. Ben sadece kurtarabildiğim bir başlığı yayınlıyorum.
Aşağıda üç nesil BHP'yi yan yana görüyosunuz.Üstten alta 1997, 1993 MKIII ve 1981 MKII görüyorsunuz. MKII, kabaca abartısız 50.000 atıma yakın atış görmüş, pek çok yayı da bir kaç yıl önce ilk defa tarafımdan değiştirilmiş, 1981 fabrika çıkışlı PZ serisi, sonradan gravür ve siyah krom yapılmış bir silah. MKII de gördüğünüz farklı nişangahlar da, sadece adı değil, kendisi de gerçek bir usta olan birisi tarafından, dovetail yataklar açılarak takılmıştır. 1993 MKIII, en son yaptığımız atışlarla, sadece bizim elimizde 2500 atım görmüş bir silah olup, 1997 MKIII ile ise yaklaşık olarak 200 atım görmüş bir silahtır.
![[Resim: 1.png]](https://i.ibb.co/NmCvpgW/1.png)
Aşağıda üç nesil BHP'nin namlu yüksükleri arasındaki farkları görüyorsunuz.
MKII'lerde, namlu taçlamasını korumak için oldukça çıkıntılı bir namlu yüksüğü varken,
MKIII'lerde aynı eski T serilerindeki gibi, daha yassı ve çıkıntısız bir namlu yüksüğüne geri dönülmüştür.
![[Resim: 2.png]](https://i.ibb.co/v1pHXbM/2.png)
Aşağıda, arka gövde kızakları arasındaki farkları görüyorsunuz.
MKII ve 1993 MKIII'ün kızak geometrisi ve kalınlıkları aynıdır.1996 'dan itibaren üretilenlerde ise, kızaklara ayrı bir traş yapılmıştır. Bu yıldan sonra, ön ara boşluk kesimi daha açılı olarak yapılmıştır. Gövdede sökme takma mandalı arka kısmının oturduğu yerde de ek bir traş yapılmıştır. Işık şartları iyi olmadığından bunları görüntüleyemedim.
![[Resim: 3.png]](https://i.ibb.co/wdFjWNx/3.png)
Aşağıda en sağda '' forged '', dövme ve tamamen talaş kaldırılarak üretilmiş olan bir MKII gövdesini görüyorsunuz. Ortadaki 1993 MKIII, en soldaki ise 1997'dir. Gördüğünüz çizgiler, '' Investment Cast '' , özel bir hassas döküm tekniği ile üretilmiş gövdelerdeki işlem izleridir. FNH, . 40 SW üretimine geçince yeni tip gövdelere geçmiştir. Eski gövdelerde bu izleri göremezsiniz.
![[Resim: 4.png]](https://i.ibb.co/b7svF9g/4.png)
Bu çok çarpıcı pratik örnek, üretim işleminin ismi ve şeklinden ziyade, uygulama kalitesinin daha önemli olduğunun en güzel örneklerinden birisidir. Dövme çelik BHP gövdelerine uygulanabilen ısıl işlem özellikleri, bu gövdeyi .40 SW'nin basıncına 2500 - 3000 atım kadar dayandırabilirken, hassas döküm alaşıma uygulanabilen ısıl işlemler sayesinde, .40 SW dayanım sorunu aşılmıştır. Bu sayede sürgülere de daha iyi ısıl işlem uygulanma fırsatı doğmuştur. Yani piyasada dolanan bazı kaptırmasyon amaçlı şehir efsanelerine fazla kulak asmayın.
Aşağıda, en sağda MKII, daha sonra 93 ve 97 MKIII sürgülerini görüyorsunuz. MKIII sürgülerinde, en arkada gördüğünüz boşluğa, horoz tulumbası manevelasının sonuna eklenmiş, iğne kilidi tablası girmektedir. MKIII'lerde, bu manevelanın ön ucunun altında, ekstra bir yay vardır, ama çok sert değildir. Bu yapı sayesinde BHP MKIII'lerde otomatik iğne kilidi, tetik çekişine çok fazla ters etki yapmamaktadır.
![[Resim: 5.png]](https://i.ibb.co/JdZGtcN/5.png)
Aşağıda, üç silahın namluları arasındaki farkları görüyorsunuz.
Ensağda MKII, ortada 93 MKIII, solda 97 MKIII'ü görüyorsunuz.
96'dan itibaren namluların, alt kilit kamasının namlu hattıyla birleşim yeri, ayrı bir ekle daha da sağlam bir şekilde desteklenmiştir. Eski BHP namlularında bu bölgede çok yüksek atımlarda bazı kırımlar görüldüğü için, 95-96'dan itibaren buraya destek atılmıştır.
![[Resim: 6.png]](https://i.ibb.co/P1wPfp7/6.png)
![[Resim: 7.png]](https://i.ibb.co/L5Mp9rC/7.png)
![[Resim: 8.png]](https://i.ibb.co/d7pYdd0/8.png)
MKII namlusunun fişek besleme yatağının daha kambur olduğu görüyorsunuz. Ayrıca MKII ve 93 MKIII'ün namlu sırtlarında, küçük bir çıkıntı görüyorsunuz, bu çıkıntıların alttan gelen fişeği atım yatağına yönlendirmek için eklendiğini söyleyenler olduğu gibi, namlu-sürgü kilit stabilitesini arttırmak için eklendiğini söyleyenler de vardır. Ancak bu konuda kesin bir bilgi yoktur. 1995 sonrası MKIII'lerde bu çıkıntı olmamakla beraber, sürgü içine bunun yatağı açılmaya devam etmektedir. Bu nedenle MKII ve 96 öncesi MKIII namluları da, 96 sonrası sürgülere uyumludur.
MKIII namlularının fişek atım yatağı girişi, çok daha farklı tipte ve ağırlıkta çekirdeği olan mühimmatı da rahatlıkla besleyebilmek için daha derin traşlıdır ( throated ). Ayrıca, tırnak girişinin olduğu yerde, ayrı bir kare traş vardır. 96 sonrası MKIII namlularına yandan baktığınızda, atım yatağındaki fişeği görebilirsiniz.
MKIII namlularının, fişek yatağı arka kenar sınırlarının da, düzgün bir şekilde pahtlanarak kırıldığı görülüyor. Bu alanlarda kilitlemeyi bozmadan bırakılan boşluklar, pislik ve tortu toleransı bir miktar daha arttırdığı gibi, fişek sürme işlemi esnasındaki genel toleransları da arttırarak, bu kenarların sürgü içerisindeki yataklarına her şartta tam olarak oturmasını kolaylaştırmaktadır.
Sökme takma mandalları arasında da bazı küçük farklar vardır.
96 yılından sonra, farklı ısıl işlem, kalınlık ve traşlarla üretilmeye başlanmıştır.
![[Resim: 1.png]](https://i.ibb.co/tMW6VTK/1.png)
![[Resim: 2.png]](https://i.ibb.co/JW1TYKM/2.png)
Sürgüyü yakalayan kısımda da, ayrı bir derin traş yapılmıştır. Malzemenin, sürgüdeki çentiğin ön kısmına daha az temas etmesi amaçlanmıştır. Zamansız sürgü kilitlenmesi veya kilitlenmesi gereken zamanda kilitlenmemesinin oranını düşürmek amaçlanmıştır. Bu şekilde ayrıca, biraz daha kalın olan .40 SW sürgüsüne de daha iyi uyum sağlanmıştır. Sağdaki 97 MKIII'ün sökme takma mandalıdır.
![[Resim: 3.png]](https://i.ibb.co/cr0KYb1/3.png)
Arkadaşlar, özetlersek, yoğun atış yapmayı planlıyan BHP hayranlarının tercih etmesi gereken model, mümkünse 1995-96 sonrası üretilmiş bir BHP olmalıdır. MKII'den itibaren, iç parça sertliklerinde de farklılıklar vardır. Özellikle horoz ve ayağında bu bariz bir şekilde gözlenmektedir. MKIII nişangahları da, refleks ve hızlı atışlara çok daha uyumlu nişangahlardır. Gerek namlu, gerekse de diğer aksam zamanla daha fazla tekamül ederek, daha dayanıklı ve yoğun kullanıma daha uygun bir hale getirilmiştir. 1996 üretimi, 245 NT' lerden itibaren yukarıda değindiğimiz revizyonlar mevcuttur.
Aşağıda üç nesil BHP'yi yan yana görüyosunuz.Üstten alta 1997, 1993 MKIII ve 1981 MKII görüyorsunuz. MKII, kabaca abartısız 50.000 atıma yakın atış görmüş, pek çok yayı da bir kaç yıl önce ilk defa tarafımdan değiştirilmiş, 1981 fabrika çıkışlı PZ serisi, sonradan gravür ve siyah krom yapılmış bir silah. MKII de gördüğünüz farklı nişangahlar da, sadece adı değil, kendisi de gerçek bir usta olan birisi tarafından, dovetail yataklar açılarak takılmıştır. 1993 MKIII, en son yaptığımız atışlarla, sadece bizim elimizde 2500 atım görmüş bir silah olup, 1997 MKIII ile ise yaklaşık olarak 200 atım görmüş bir silahtır.
![[Resim: 1.png]](https://i.ibb.co/NmCvpgW/1.png)
Aşağıda üç nesil BHP'nin namlu yüksükleri arasındaki farkları görüyorsunuz.
MKII'lerde, namlu taçlamasını korumak için oldukça çıkıntılı bir namlu yüksüğü varken,
MKIII'lerde aynı eski T serilerindeki gibi, daha yassı ve çıkıntısız bir namlu yüksüğüne geri dönülmüştür.
![[Resim: 2.png]](https://i.ibb.co/v1pHXbM/2.png)
Aşağıda, arka gövde kızakları arasındaki farkları görüyorsunuz.
MKII ve 1993 MKIII'ün kızak geometrisi ve kalınlıkları aynıdır.1996 'dan itibaren üretilenlerde ise, kızaklara ayrı bir traş yapılmıştır. Bu yıldan sonra, ön ara boşluk kesimi daha açılı olarak yapılmıştır. Gövdede sökme takma mandalı arka kısmının oturduğu yerde de ek bir traş yapılmıştır. Işık şartları iyi olmadığından bunları görüntüleyemedim.
![[Resim: 3.png]](https://i.ibb.co/wdFjWNx/3.png)
Aşağıda en sağda '' forged '', dövme ve tamamen talaş kaldırılarak üretilmiş olan bir MKII gövdesini görüyorsunuz. Ortadaki 1993 MKIII, en soldaki ise 1997'dir. Gördüğünüz çizgiler, '' Investment Cast '' , özel bir hassas döküm tekniği ile üretilmiş gövdelerdeki işlem izleridir. FNH, . 40 SW üretimine geçince yeni tip gövdelere geçmiştir. Eski gövdelerde bu izleri göremezsiniz.
![[Resim: 4.png]](https://i.ibb.co/b7svF9g/4.png)
Bu çok çarpıcı pratik örnek, üretim işleminin ismi ve şeklinden ziyade, uygulama kalitesinin daha önemli olduğunun en güzel örneklerinden birisidir. Dövme çelik BHP gövdelerine uygulanabilen ısıl işlem özellikleri, bu gövdeyi .40 SW'nin basıncına 2500 - 3000 atım kadar dayandırabilirken, hassas döküm alaşıma uygulanabilen ısıl işlemler sayesinde, .40 SW dayanım sorunu aşılmıştır. Bu sayede sürgülere de daha iyi ısıl işlem uygulanma fırsatı doğmuştur. Yani piyasada dolanan bazı kaptırmasyon amaçlı şehir efsanelerine fazla kulak asmayın.
Aşağıda, en sağda MKII, daha sonra 93 ve 97 MKIII sürgülerini görüyorsunuz. MKIII sürgülerinde, en arkada gördüğünüz boşluğa, horoz tulumbası manevelasının sonuna eklenmiş, iğne kilidi tablası girmektedir. MKIII'lerde, bu manevelanın ön ucunun altında, ekstra bir yay vardır, ama çok sert değildir. Bu yapı sayesinde BHP MKIII'lerde otomatik iğne kilidi, tetik çekişine çok fazla ters etki yapmamaktadır.
![[Resim: 5.png]](https://i.ibb.co/JdZGtcN/5.png)
Aşağıda, üç silahın namluları arasındaki farkları görüyorsunuz.
Ensağda MKII, ortada 93 MKIII, solda 97 MKIII'ü görüyorsunuz.
96'dan itibaren namluların, alt kilit kamasının namlu hattıyla birleşim yeri, ayrı bir ekle daha da sağlam bir şekilde desteklenmiştir. Eski BHP namlularında bu bölgede çok yüksek atımlarda bazı kırımlar görüldüğü için, 95-96'dan itibaren buraya destek atılmıştır.
![[Resim: 6.png]](https://i.ibb.co/P1wPfp7/6.png)
![[Resim: 7.png]](https://i.ibb.co/L5Mp9rC/7.png)
![[Resim: 8.png]](https://i.ibb.co/d7pYdd0/8.png)
MKII namlusunun fişek besleme yatağının daha kambur olduğu görüyorsunuz. Ayrıca MKII ve 93 MKIII'ün namlu sırtlarında, küçük bir çıkıntı görüyorsunuz, bu çıkıntıların alttan gelen fişeği atım yatağına yönlendirmek için eklendiğini söyleyenler olduğu gibi, namlu-sürgü kilit stabilitesini arttırmak için eklendiğini söyleyenler de vardır. Ancak bu konuda kesin bir bilgi yoktur. 1995 sonrası MKIII'lerde bu çıkıntı olmamakla beraber, sürgü içine bunun yatağı açılmaya devam etmektedir. Bu nedenle MKII ve 96 öncesi MKIII namluları da, 96 sonrası sürgülere uyumludur.
MKIII namlularının fişek atım yatağı girişi, çok daha farklı tipte ve ağırlıkta çekirdeği olan mühimmatı da rahatlıkla besleyebilmek için daha derin traşlıdır ( throated ). Ayrıca, tırnak girişinin olduğu yerde, ayrı bir kare traş vardır. 96 sonrası MKIII namlularına yandan baktığınızda, atım yatağındaki fişeği görebilirsiniz.
MKIII namlularının, fişek yatağı arka kenar sınırlarının da, düzgün bir şekilde pahtlanarak kırıldığı görülüyor. Bu alanlarda kilitlemeyi bozmadan bırakılan boşluklar, pislik ve tortu toleransı bir miktar daha arttırdığı gibi, fişek sürme işlemi esnasındaki genel toleransları da arttırarak, bu kenarların sürgü içerisindeki yataklarına her şartta tam olarak oturmasını kolaylaştırmaktadır.
Sökme takma mandalları arasında da bazı küçük farklar vardır.
96 yılından sonra, farklı ısıl işlem, kalınlık ve traşlarla üretilmeye başlanmıştır.
![[Resim: 1.png]](https://i.ibb.co/tMW6VTK/1.png)
![[Resim: 2.png]](https://i.ibb.co/JW1TYKM/2.png)
Sürgüyü yakalayan kısımda da, ayrı bir derin traş yapılmıştır. Malzemenin, sürgüdeki çentiğin ön kısmına daha az temas etmesi amaçlanmıştır. Zamansız sürgü kilitlenmesi veya kilitlenmesi gereken zamanda kilitlenmemesinin oranını düşürmek amaçlanmıştır. Bu şekilde ayrıca, biraz daha kalın olan .40 SW sürgüsüne de daha iyi uyum sağlanmıştır. Sağdaki 97 MKIII'ün sökme takma mandalıdır.
![[Resim: 3.png]](https://i.ibb.co/cr0KYb1/3.png)
Arkadaşlar, özetlersek, yoğun atış yapmayı planlıyan BHP hayranlarının tercih etmesi gereken model, mümkünse 1995-96 sonrası üretilmiş bir BHP olmalıdır. MKII'den itibaren, iç parça sertliklerinde de farklılıklar vardır. Özellikle horoz ve ayağında bu bariz bir şekilde gözlenmektedir. MKIII nişangahları da, refleks ve hızlı atışlara çok daha uyumlu nişangahlardır. Gerek namlu, gerekse de diğer aksam zamanla daha fazla tekamül ederek, daha dayanıklı ve yoğun kullanıma daha uygun bir hale getirilmiştir. 1996 üretimi, 245 NT' lerden itibaren yukarıda değindiğimiz revizyonlar mevcuttur.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)