Merhaba arkadaşlar . Bugün size tarihimizden ve benim çocukluk anılarımdan bir kesit sunacağım . Bir zamanlar ülkemizde çokça hizmet vermiş fakat şimdi ortalarda gözükmeyen , orijinal adı Berthier olan , bizde ise Fransız üçlüsü lakabını almış tüfek hakkında bazı resim ve bilgiler paylaşacağım .1890 yılında geliştirme-üretim faaliyeti başlayan tüfek 1907 yılında Fransız ordusunun standart piyade tüfeği haline gelmiştir.
![[Resim: 3830808.JPG]](https://s3-ap-southeast-2.amazonaws.com/awm-media/collection/REL/02159/screen/3830808.JPG)
![[Resim: BerthierClip3rnd.JPG]](https://www.libertytreecollectors.com/productcart/pc/catalog/BerthierClip3rnd.JPG)
Kaynak: awm.gov.au / libertytreecollectors.com
Yukarıda Yunan ordusuna ait standart boy Berthier tüfeği , neden Fransız üçlüsü lakabını aldığı sağdaki resimden anlaşılıyor. Mavi yağlı kağıda sarılı 8li paket ( Rize'de biz paçka derdik ) ve 3 mermi alan klips/şarjör .Mavzerin aksine şarjör yuvasına direk mermi basamıyorsunuz , dolu klipsi şarjör yatağına oturtmak zorundasınız. Son mermiden atıldıktan sonra boş klips şarjör boşluğundan aşağı düşer .
Fransız ordusundan sonra tüfeğin en büyük alıcısı Yunan Krallığı olmuştur . Ülkemizde bir zamanlar bolca bulunmasının sebebi de her iki kullanıcının 1.Dünya ve Kurtuluş savaşında düşman saflarında yer alması , neticesinde bizim tarafımızdan ele geçirilmesidir.
![[Resim: 1481779502_2.jpg]](https://topwar.ru/uploads/posts/2016-12/thumbs/1481779502_2.jpg)
Kaynak:topwar.ru
Yukarıda 8x50 lebel mühimmatı ile birlikte Fransız filintası (M1892) ; topçu subayları , süvariler ve yüksek rütbeli subayların taşıması için oldukça kısa ve hafif . İlaveten tepmesi oldukça fazla ve sesi çoktur , eskiden bununla atıldığı zaman köydeki diğer silahlar susar ve dinlerdi.
Fransızların 1921 yılında Anadolu'dan çekilme kararı ile birlikte bir kısım cephane ve silahı bize bırakmasıyla tüfek envantere girmiştir.1922 yılında Yunan ordusu hezimete uğramış bahse konu tüfekten binlerle ele geçmiştir. Savaş sonrası ise silahın Türk ordusunda aktif kullanımı olmamıştır bunun nedeni mühimmat uyumsuzluğu ( 7.9 mavzer kullanmaktaydık) , mermi kapasitesinin düşük olması ( mavzerler 5) ve silaha mermi yüklemenin mavzerlere göre zahmetli oluşuydu .
Bu tüfeğin halkımızla tanışması (doğu karadeniz özelinde) 2.Dünya savaşının sonunda, yokluk yıllarında başladı , bu dönemde yunus balığının yağı ayrı bir öneme sahipti , o yıllarda evler , dükkanlar işlenmiş yunus yağı ile aydınlatılıyordu ve maalesef yunuslar mavzerlerle avlanırdı , 40'ların sonuna doğru yunus miktarının artması ve balıkçıların silah talebiyle birlikte bol miktarda depolanmış Fransız filintası karadenizli balıkçılara dağıtıldı .Tüfeğin çok kısa ve hafif oluşu dar balıkçı teknelerinde hareket etmek zorunda olan denizciler tarafından çok tutulmasına neden olmuştur.
ORMAN FİLİNTASI (T.C. ORMAN)
Fransız üçlüsünün bir diğer türevi ise 1948 yılında Kırıkkale fabrikasında standart boy Berthier tüfeklerinin namlu boyunun kısaltılması ve ufak modifikasyonlar neticesinde karabina haline getirilmiş modeli T.C. ORMAN damgalı tüfeklerdir.
![[Resim: 20200304_1299321.jpg]](https://img-cdn.jg.jugem.jp/830/1205606/20200304_1299321.jpg)
![[Resim: 20200304_1299325.jpg]](https://img-cdn.jg.jugem.jp/830/1205606/20200304_1299325.jpg)
Kaynakntals.ju:regimegem.jp
40'lı yılların sonunda ahşap sanayisinin gelişmesi, özellikle mobilya kaplama için kullanılan ceviz ağacına talebi artırınca , kaçak kesimcilerle hükümet mücadele için önlem aldı . 8000 civarında ''orman'' tüfeği orman muhafızlarına dağıtıldı , ayrıca Fransa'dan yeni mühimmatlar sipariş edildi .
![[Resim: 20200304_1299320.jpg]](https://img-cdn.jg.jugem.jp/830/1205606/20200304_1299320.jpg)
Kaynakntals.ju:regimegem.jp / Orijinal karabina altta , üstte Kırıkkale modifikasyonu
Evet ülkemizin bir döneminde kullanılmış , belki benim gibi bazılarımızın da hatıralarında yer etmiş bu tüfeklerden size bahsetmeye çalıştım. Bu silah hakkında bilgi sahibi arkadaşlar deneyimlerini paylaşırsa memnun olurum . Bugün maalesef ata yadigarı bu silahların çoğu yurdumuzu terk etmiştir , ruhsatlı olanları devlet tarafından geri alınmış , ruhsatsız olanları da 12 Eylülde müsadere edilmiş ve yurtdışına satılmıştır .Elin Amerikalısı kullanmakta ve atmakta ,biz ise çocuklarımıza miras bırakamamaktayız .Okuduğunuz için teşekkürler.
Kaynak: awm.gov.au / libertytreecollectors.com
Yukarıda Yunan ordusuna ait standart boy Berthier tüfeği , neden Fransız üçlüsü lakabını aldığı sağdaki resimden anlaşılıyor. Mavi yağlı kağıda sarılı 8li paket ( Rize'de biz paçka derdik ) ve 3 mermi alan klips/şarjör .Mavzerin aksine şarjör yuvasına direk mermi basamıyorsunuz , dolu klipsi şarjör yatağına oturtmak zorundasınız. Son mermiden atıldıktan sonra boş klips şarjör boşluğundan aşağı düşer .
Fransız ordusundan sonra tüfeğin en büyük alıcısı Yunan Krallığı olmuştur . Ülkemizde bir zamanlar bolca bulunmasının sebebi de her iki kullanıcının 1.Dünya ve Kurtuluş savaşında düşman saflarında yer alması , neticesinde bizim tarafımızdan ele geçirilmesidir.
Kaynak:topwar.ru
Yukarıda 8x50 lebel mühimmatı ile birlikte Fransız filintası (M1892) ; topçu subayları , süvariler ve yüksek rütbeli subayların taşıması için oldukça kısa ve hafif . İlaveten tepmesi oldukça fazla ve sesi çoktur , eskiden bununla atıldığı zaman köydeki diğer silahlar susar ve dinlerdi.
Fransızların 1921 yılında Anadolu'dan çekilme kararı ile birlikte bir kısım cephane ve silahı bize bırakmasıyla tüfek envantere girmiştir.1922 yılında Yunan ordusu hezimete uğramış bahse konu tüfekten binlerle ele geçmiştir. Savaş sonrası ise silahın Türk ordusunda aktif kullanımı olmamıştır bunun nedeni mühimmat uyumsuzluğu ( 7.9 mavzer kullanmaktaydık) , mermi kapasitesinin düşük olması ( mavzerler 5) ve silaha mermi yüklemenin mavzerlere göre zahmetli oluşuydu .
Bu tüfeğin halkımızla tanışması (doğu karadeniz özelinde) 2.Dünya savaşının sonunda, yokluk yıllarında başladı , bu dönemde yunus balığının yağı ayrı bir öneme sahipti , o yıllarda evler , dükkanlar işlenmiş yunus yağı ile aydınlatılıyordu ve maalesef yunuslar mavzerlerle avlanırdı , 40'ların sonuna doğru yunus miktarının artması ve balıkçıların silah talebiyle birlikte bol miktarda depolanmış Fransız filintası karadenizli balıkçılara dağıtıldı .Tüfeğin çok kısa ve hafif oluşu dar balıkçı teknelerinde hareket etmek zorunda olan denizciler tarafından çok tutulmasına neden olmuştur.
ORMAN FİLİNTASI (T.C. ORMAN)
Fransız üçlüsünün bir diğer türevi ise 1948 yılında Kırıkkale fabrikasında standart boy Berthier tüfeklerinin namlu boyunun kısaltılması ve ufak modifikasyonlar neticesinde karabina haline getirilmiş modeli T.C. ORMAN damgalı tüfeklerdir.
![[Resim: 20200304_1299321.jpg]](https://img-cdn.jg.jugem.jp/830/1205606/20200304_1299321.jpg)
![[Resim: 20200304_1299325.jpg]](https://img-cdn.jg.jugem.jp/830/1205606/20200304_1299325.jpg)
Kaynakntals.ju:regimegem.jp
40'lı yılların sonunda ahşap sanayisinin gelişmesi, özellikle mobilya kaplama için kullanılan ceviz ağacına talebi artırınca , kaçak kesimcilerle hükümet mücadele için önlem aldı . 8000 civarında ''orman'' tüfeği orman muhafızlarına dağıtıldı , ayrıca Fransa'dan yeni mühimmatlar sipariş edildi .
![[Resim: 20200304_1299320.jpg]](https://img-cdn.jg.jugem.jp/830/1205606/20200304_1299320.jpg)
Kaynakntals.ju:regimegem.jp / Orijinal karabina altta , üstte Kırıkkale modifikasyonu
Evet ülkemizin bir döneminde kullanılmış , belki benim gibi bazılarımızın da hatıralarında yer etmiş bu tüfeklerden size bahsetmeye çalıştım. Bu silah hakkında bilgi sahibi arkadaşlar deneyimlerini paylaşırsa memnun olurum . Bugün maalesef ata yadigarı bu silahların çoğu yurdumuzu terk etmiştir , ruhsatlı olanları devlet tarafından geri alınmış , ruhsatsız olanları da 12 Eylülde müsadere edilmiş ve yurtdışına satılmıştır .Elin Amerikalısı kullanmakta ve atmakta ,biz ise çocuklarımıza miras bırakamamaktayız .Okuduğunuz için teşekkürler.


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)