İlk Yardım Nedir? Neden bilmek zorundayız?
#1
İLK YARDIM NEDİR? 
NEDEN BİLMEK ZORUNDAYIZ?

İlk yardım, herhangi bir hastalık, yaralanma veya kazada profesyonel tıbbi yardım gelene kadar olay yerinde yapılan, yaşamı korumayı ve durumun kötüleşmesini önlemeyi amaçlayan acil ve geçici müdahalelerdir. Bilimsel kuruluşlar, ilk yardımı şu şekilde tanımlamaktadır:

Kızılay
Her türlü ani hastalık, kaza, yaralanma, afet, zehirlenme, boğulma vb. durumlarda hastanın ilk değerlendirmesini yapmak, hastaneye ulaştırana ya da profesyonel yardım gelene kadar, hastanın durumunun kötüleşmesini önlemek ve tekrar hayata döndürmek için yapılan, ilaçsız girişimlere ilk yardım denir. Acil durumların kötü sonuçlarını azaltmada en etkili yol ilk yardımdır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 
World Health Organization (WHO)
Kaza, hastalık veya ani sağlık sorunlarında tıbbi ekip gelene kadar sağlık durumu daha kötüye gitmesin diye uygulanan temel, acil ve geçici müdahalelerdir.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu 
The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (IFRC)
Tıbbi bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından, olay yerindeki bireylere yaşam kurtarmak, durumlarını stabilize etmek ve sağlık uzmanlarına ulaşana kadar komplikasyonları önlemek için yapılan ilk müdahaleler

Avrupa Resüsitasyon Konseyi 
European Resuscitation Council (ERC)
Hayatı tehdit eden durumları kontrol altına almak, yaralanmaları stabilize etmek ve profesyonel yardıma kadar bireylerin durumunu iyileştirmek amacıyla yapılan girişimlerdir.

Amerikan Kalp Derneği
American Heart Association (AHA)
Hayatı tehdit eden acil durumlarda, bireylerin yaşamsal organlarına yeterli kan ve oksijen akışını sağlamak ve durumlarının kötüleşmesini önlemek için profesyonel yardım öncesinde uygulanan basit, etkili yöntemler.

Bu tanımların ortak noktası, ilk yardımın temel amacının hayatı korumak, durumun kötüleşmesini önlemek ve iyileşmeyi desteklemek olduğudur.

İlk yardım konusu, herkesin bilinmesi gerektiğini savunduğu, fakat çok az kişinin öğrenmek için çaba gösterdiği bir konu. Şahsi görüşüm, herkesin ama herkesin temel ilk yardımı bilmesi gerektiğidir. Hele hele ateşli silaha ilgi duyan kişilerin temel ilk yardımı bilmemesi ihtimalini düşünmek dahi istemiyorum. Bu nedenle bu yazıyı okuyan herkese, temel ilk yardım eğitimi almayı, bunun için hazırlanan kurslara katılarak bu işin sertifikasına sahip olmayı şiddetle öneriyorum.

İlk yardım öyle bir şeydir ki, yapılacak çok küçük bir müdahale ile kişinin ölümünü, sakat kalmasını, bir uzvunu kaybetmesini engelleyebilir. Çeşitli senaryolar ile olayı iyice dramatize ederek bir nebze olsun olayın ciddiyetini göstermek istiyorum. Böyle senaryoların hiç yaşanmamasını dilerim. Allah sizlere ve sevdiklerinize hayırlı uzun ömürler versin. Fakat konunun ciddiyetini aktarabilmek için, düşünmesinin bile içimizi daraltacağı senaryolar üzerinden olayı anlatmam gerekiyor.

Senaryo 1:
Güzel bir gün, sevdiğiniz insanlar ile birlikte akşam yemeğindesiniz. Bunu hayal edin. Anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz, kardeşiniz veya çok yakın arkadaşlarınız... Muhteşem bir ortam. Çok mutlusunuz. Bir an çok sevdiğiniz kişinin birden nefes alamadığını fark ediyorsunuz. Ayağa kalkıyor. Öğürme ile öksürme arası bir hareket yapıyor. Nefes alamıyor. Gözleri fal taşı gibi açık. Yüzü giderek kızarıyor. Sırtına falan vuruyorlar ama nafile. Ne nefes alabiliyor ne nefes verebiliyor. Kızarıklık giderek morluğa dönüşüyor. Masadan biri hemen ambulansı arıyor. O sevdiğiniz kişi ise hala nefessiz. Kan oksijen seviyesi düşüyor. Ve bir yerde bilinç kapanıyor. Bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Fakat nafile. Nefes almasını sağlayamıyorsunuz. Ambulansı soruyorsunuz, ekibin yolda olduğu bilgisi geliyor. Geçen her saniye 1000 yıl gibi hissediliyor. Sevdiğiniz o kişi yerde, nefes almadan yatıyor. Bir şey yapamamanın verdiği panik ile daha da kötü hissediyorsunuz. Bekliyorsunuz. Yan çeviriyorsunuz, parmaklarınızla ağzını yokluyorsunuz. Değişen bir şey yok. Sonra ekip geliyor. Kalbinin durduğunu söyleyip kalp masajı yaparak götürüyor ambulans. Hastaneye ulaşıldığında resüsitasyon odasına alıyorlar. İçeri kimseyi almıyorlar. Bir kaç dakika sonra bir görevli çıkıyor. Solunum arresti geliştiğini söylüyor. Nefessiz kaldığı için kan oksijen seviyesi düşmüş. Sonrasında kalbi durmuş. Özetle boğulmuş. Nefes borusundaki gıdayı çıkardıklarını, şu anda da kalbini çalıştırmak için uğraştıklarını söyleyip tekrar içeri giriyor. Bir süre sonra tekrar çıkıyor. Hastanın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını söyleyip başsağlığı diliyor. Dünyanız başınıza yıkılıyor. Ne hissedeceğinizi ne düşüneceğinizi ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Her şey anlamını yitiriyor. Saatler geçiyor. İlk şoku atlatıyorsunuz ama hala bitik durumdasınız. Cenazeyi defnediyorsunuz. Sonra taziye esnasında soruyorlar nasıl oldu diye. Anlatıyorsunuz. Ordan biri çıkıp diyor ki "Heimlich manevrası yapmadı mı kimse???"
HEİMLİCH MANEVRASI!!!
Bilmiyordunuz. Ya da yapmaya korktunuz. "Ya yanlış bir şey yapar da işleri daha kötü yaparsam" diye korktunuz. Kendinizi, masadaki diğer herkesi, ambulansı, müdahale eden ekibi, tüm dünyayı suçluyorsunuz.. Aslında sadece kendinizi suçluyorsunuz. Belki daha farklı olabilirdi diyorsunuz. Oysaki ne kadar da basit bir şeymiş... Belki biri müdahale etseydi her şey çok daha farklı olabilirdi... Ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor....

Kabul edelim ki biz heimlich ülkesiyiz. Videolarda görüyoruz, olur olmadık yerde biri çıkıp yapıyor. Başarıyor da. Fakat bu her zaman böyle olmayabilir. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.


Senaryo 2:
Sevdiğiniz insanlar ile oturuyorsunuz. Biri birden fenalaşıyor. Yere yığılıyor. Nefes almadığını veya çok değişik ve garip nefes aldığını görüyorsunuz. Biri kalbini dinliyor, ve kalbinin çalışmadığını söylüyor. Hemen ambulansı arıyorsunuz. Ekip gelene kadar bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Ağzına üflüyorsunuz. Kalbine vuruyorsunuz. Evden çığlıklar yükseliyor. Sonra ekip gelince kalp masajı yapmaya başlıyorlar. Ambulansa koyup götürüyorlar. Acil serviste bekliyorsunuz. Çıkan görevli, kalbin uzun süre çalışmadığı için organların oksijensiz kaldığını, tekrar geri döndürülemediğini söylüyor. Başsağlığı dileyip ayrılıyor. Günler sonra olayın şokunu atlatıyorsunuz. Sonra kalp masajının ne olduğunu öğreniyorsunuz. Kalp masajı sayesinde çok uzun süreler sonra bile kalbin geri çalışabildiğini öğreniyorsunuz. Kaliteli kalp masajı yapmanın aslında çok da zor bir şey olmadığını görüyorsunuz. Keşke diyorsunuz, keşke önceden bilseydim....

Kaliteli kalp masajı yapmak, ilk yardımın en önemli basamaklarından biridir. Ve göründüğü kadar zor da değildir. Akli melekeleri yerinde, fiziksel engeli olmayan herkes, kısa bir eğitimin ardından kalp masajı yapabilir. Nerede ne zaman lazım olacağını bilemezsiniz. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.

Senaryo 3 (forumdaşları en çok ilgilendiren senaryo)
Arkadaşlarınızla birlikte ava gittiniz. Her şey çok güzel ilerlerken kör bir kurşun yolunu şaşırıp size saplanıyor. Yere yığılıyorsunuz. Hemen ambulansı arıyorlar. Sizi yere yatırıp ayaklarınızı kaldırıyorlar. Sizle konuşup bir sorun olmadığını, ambulansın yolda olduğunu, her şeyin düzeleceğini söylüyorlar. Ambulans geliyor. Acil servise, oradan da çok hızlı bir şekilde ameliyathaneye alınıyorsunuz. Sevdikleriniz kapıda çaresizce bekliyor. Çıkan görevli, hastanın çok fazla kan kaybettiğini, bu nedenle kalbin ve beynin oksijensiz kaldığını, yapılan tüm müdahalelere rağmen hastayı kaybettiklerini söylüyor. Belki biri çok basit bir tampon uygulasaydı, kan kaybını bir miktar da olsa engelleseydi şu an hayatta olabilirdim..... diyemiyorsunuz çünkü öldünüz. Geride gözü yaşlı insanlar bıraktınız... Belki arkadaşlarınız temel ilk yardım bilseydi, belki öyle olsaydı, belki şöyle olsaydı.... Artık bir anlamı yok...

Evet arkadaşlar, bu senaryoları okumak çok can sıkıcı. Yazarken benim de içim sıkıldı. Lakin bunlar hayatın içinde olan şeyler. Sizi ve kendimi çok sıkmamak için başka senaryo yazmıyorum. Yoksa bu liste uzar gider.

Saygıdeğer büyüklerim, çok değerli arkadaşlar... İlk yardım bilmek bir zorunluluktur. İlk yardım öğrenelim. Çevremizdekilere de öğretelim. Evet belki siz biliyorsunuz, olası bir durumda çevrenizdekileri kurtarabilirsiniz. Ama belki gün gelecek çevrenizdekilerin sizi kurtarması gerekecek.

En azından temel ilk yardım bilelim, bu konuda çevremizi de bilinçlendirelim.

Lafı çok uzattım farkındayım. Affınıza sığınıyorum. Fakat bu kadar önemli bir konuyu kısa kesmek istemedim. Sürçülisan ettiysek affola.
Bundan sonra da forumun ilkyardım kısmını, vaktim elverdiğince zenginleştirmeye çalışacağım. Desteklerinizi bekliyorum.
Saygılarımla...

Op. Dr. Ömer Faruk
[+] 10 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ömer Faruk'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Sn Ömer Faruk elinize sağlık, çok faydalı bir konu. 
Yazarak öğrenmeye inandığım için kendi katıldığım ilk yardım kursunda öğrendiklerimi metne dökmüştüm. Temel yaşam desteği ile ilgili aldığım notları aşağıya kopyalıyorum. Konunun profesyoneli olduğunuzdan sizden ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.


TEMEL YAŞAM DESTEĞİ:                                                     
 
Yetişkin için:
 
-Güvenlik (kendin, çevre, hasta) tedbirlerini al. Kendini tanıt.
-Bilinç kontrolü yap (hastaya soru sor, omzunu sık) YALNIZ DEĞİLSEN BU NOKTADA 112’Yİ ARAT.
-Hava yolu açıklığını kontrol et. Şayet hastanın ağzında yabancı madde varsa parmağını çengel haline
  getirerek yabancı maddeyi uzaklaştır.
-Hastanın başını çene altı ve alından tutarak 90 derece kaldır (baş - çene pozisyonu ver). Bu şekilde dilin
 nefes borusunu tıkama ihtimalini elimine et.
-Solunum kontrolü (bak  -  dinle  -  hisset) yap. Bunun için elini hastanın göğsüne koy, yüzünü hastanın
 yüzüne yaklaştır ve nefesini duymaya ve hissetmeye çalış. YALNIZ İSEN BU NOKTADA 112’Yİ ARA.
 
                     HASTA TYD BOYUNCA DÜZ VE SERT BİR ZEMİNDE (YERDE) YATIRILMALI.
 
-Hastanın göğüs kafesi başlangıcı ve bitişi 2 el ile C şeklinde ölçülüp, yarısı ölçülür (ortalanır). Üstteki sol
 elin pozisyonu bozulmadan sağ el sol elin yanına getirilerek kalbin tam üstünde pozisyon alınır. Sağ el iç
 bilek kısmı göğüse temas ederken sol el ile sağ elin parmakları kavranır. Avuç içinin belirtilen noktası ile
 işlem yapılmalı, parmaklar göğse değmemelidir.
-Hastanın kalbine kollar dik olmalı ve dirseklerden bükülmemelidir.
-Yaklaşık 5 cm hastanın göğsüne bastırmak suretiyle pompalama hareketi yapılmalı ve her hareket 1V, 2V,
  3V şeklinde sayılmalıdır.
-Bu şekilde 30 adet pompalama yapılmalıdır.
-Başı 90 derece (baş - çene pozisyonu) dik duran hastanın burnu kapatılıp, ağzı elle açılarak 2 adet derin nefes verilmelidir.
  Verilen nefeslerin geri çıktığı gözlenmelidir.
 
-Solunum kontrolü (bak  -  dinle  -  hisset) yap ve gerekiyorsa TYD işlemine devam et.
 
TYD İŞLEMİNE;
112 gelene kadar veya,
Hasta kendine gelene kadar devam et.
 
Solunum var ise (TYD gereksinimi yoksa) ilkyardımcı kendini tanıtıp hastanın adını ve allerji vb ayrıntılarını ve olayın ayrıntılarını öğrenmelidir. Sonrasında baştan aşağı kontrol ederek solunum sayısı ve derinliği, nabız sayısı, vücut ısısı gibi kontroller yapmalıdır.
 
1  -  8  yaş arası çocuk için:
 
AŞAĞIDAKİ HUSUSLAR FARKLI, DİĞER KONULAR YETİŞKİN TYD İLE AYNI:
-Önce kalp masajı ile değil, 2 adet derin nefes vererek solunum desteği ile başlanmalı.
-Sonra 30 defa pompalama işlemini yapılmalıdır. İşlemde tek el kullanılmalı. İlk yardımcının diğer eli
  sırtında olmalıdır.
-Tekrar 2 nefes ile solunum desteği verilmelidir.
 
-Solunum kontrolü (bak  -  dinle  -  hisset) yap ve gerekiyorsa TYD işlemine devam et.
 
Bilinç kontrolü yap sonrasında YALNIZ DEĞİLSEN 112’Yİ ARAT.
Yalnız isen ‘5 tur’ sonrası  112’Yİ ARA.
[+] 8 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Teşekkürler Sn blacksea. Temel yaşam desteğini çok güzel özetlemişsiniz. 
Aldığınız bu notlar, kursa katılan biri için bilgileri tazeleme noktasında çok güzel bir hatırlatma işlevi görür. Fakat bu yazdığınızı okuyan bir kişi "temel yaşam desteğini" öğrendiğini sanmamalı, muhakkak sizin de yaptığınız gibi bir kursa gitmelidir. 

Yazıda düzeltme ihtiyacı duyacağım tek şey son kısımda olur.
 
"Yalnız isen ‘5 tur’ sonrası  112’Yİ ARA."

Telefon teknolojileri malum, son sürat ilerliyor. Biriyle konuşmak için eskisi gibi sabit bir cihazın yanına gidip tek elimizle ahizeyi tutarak konuşmak zorunda değiliz. 112'yi arayıp telefonu hoparlöre alıp hastanın yanına koymak 2-3 saniyemizi alır. Sonrasında bir yandan işlemi uygularken diğer yandan 112'ye bilgi verip çağırabiliriz.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ömer Faruk'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
(11-12-2024, 20:14)Ömer Faruk yazdı: Teşekkürler Sn blacksea. Temel yaşam desteğini çok güzel özetlemişsiniz. 
Aldığınız bu notlar, kursa katılan biri için bilgileri tazeleme noktasında çok güzel bir hatırlatma işlevi görür. Fakat bu yazdığınızı okuyan bir kişi "temel yaşam desteğini" öğrendiğini sanmamalı, muhakkak sizin de yaptığınız gibi bir kursa gitmelidir. 

Yazıda düzeltme ihtiyacı duyacağım tek şey son kısımda olur.
 
"Yalnız isen ‘5 tur’ sonrası  112’Yİ ARA."

Telefon teknolojileri malum, son sürat ilerliyor. Biriyle konuşmak için eskisi gibi sabit bir cihazın yanına gidip tek elimizle ahizeyi tutarak konuşmak zorunda değiliz. 112'yi arayıp telefonu hoparlöre alıp hastanın yanına koymak 2-3 saniyemizi alır. Sonrasında bir yandan işlemi uygularken diğer yandan 112'ye bilgi verip çağırabiliriz.

Rica ederim. Kurs konusunda aynı fikirdeyim. Vakti olan herkes gitmeli. Seyretmek veya okumak faydalı muhakkak ama kursta maket üzerinde çalışma yaparak öğrenmek gerekli.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
Ben iki yılda bir ilk yardım kursuna gidiyorum. Sadece öğrenmek için değil pratik yapmak, bilgileri tazelemek ve yeni gelişmelerden haberdar olmak için. Her kursta daha önce bize öğretilen bazı şeylerin değiştiğini öğreniyoruz. Yarım saat kalp masajı yaparak ambulans gelene kadar komşumu hayatta tutmuşluğum ve Heimlich manevrası ile eşimi boğulmaktan kurtarmışlığım var. Hala gitmeyen varsa şiddetle tavsiye ederim. Hayat memat meselesi!
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için axoy68'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Temel ilk yardım bilgisi zamanla bilinç haline geldi. Temel kan dolaşım sistemini ve basit insan anatomisini bilen herkes profesyonel olmayan bir kursla ilk yardım bilincine erisebilir.

Ilk yardım bilincinin üzerinde bir eğitim alınmak isteniyorsa bu konuda profesyonellesmis kişiler tarafından verilen ilk yardım kursları olmalıdır. Uzun yıllardır insan anatomisi ve ilk yardım bilgisi 11 yaşından itibaren okullarda öğretiliyor.

Benim ilk profesyonel eğitimim saglik shmyo da insan anatomisi ve fizyolojisi derslerinden sonra aldığım 40 saatlık ilk yardım eğitimimdi.

Daha sonra Samsun Sahra Sıhhiye Okulunda sağlık branşlarında profesyonellesmis personel tarafından 37 gün muharebe ilk yardım kursu aldım. Kursta ilk yardımın yanında sütur alma ve injeksiyon eğitimi aldım.(Paramedic seviyesi değil)

Şu ana kadar siddetli travmatik bir olaya denk gelip müdahil olmadım. Sadece acil yardımı çağırma girişimim var.
Bir kez aksam vakti  şehirler arası yolda seyir halindeyken, yoldan çıkıp tarlaya girmiş bir araç görmüştüm. Virajli yolda biraz zor olsada 112yi aradım.
Ama adresi sade ve düzgün bir sekilde vermeme rağmen çağrı servisi ile anlaşamadık.(çalışan agresif ve kabaydı)
Bunun üzerine sinirlerim bozuldu. Biraz zaman geçtikten sonra trafik bilgisi dersinde aldığım kontrol kesim levhaları aklıma geldi. Bu numaralar yolun kmsine kadar net konum veriyor.
Yanında net adres veremediğiniz durumlarda Gsm operatörlerinin baz istasyonunu kullanarak verdiği ücretsiz konum servisleri var. Turkcell'in sms ile Vodofone arama ile veriyor.
[Resim: yol-kenarindaki-kucuk-beyaz-tabelanin-anlami-2.jpg]
Tehlikeli silahlar yoktur. Sadece tehlikeli insanlar vardır.
Şehit Amfibi Uzman Çavuş Muhammet Fatih Durhan
Şehit Polis Memuru Şeyda Yılmaz
Kurban İkbal Uzuner Kurban Ayşenur Halil
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Shepherd'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi