11-12-2024, 15:42
İLK YARDIM NEDİR?
NEDEN BİLMEK ZORUNDAYIZ?
İlk yardım, herhangi bir hastalık, yaralanma veya kazada profesyonel tıbbi yardım gelene kadar olay yerinde yapılan, yaşamı korumayı ve durumun kötüleşmesini önlemeyi amaçlayan acil ve geçici müdahalelerdir. Bilimsel kuruluşlar, ilk yardımı şu şekilde tanımlamaktadır:
Kızılay
Her türlü ani hastalık, kaza, yaralanma, afet, zehirlenme, boğulma vb. durumlarda hastanın ilk değerlendirmesini yapmak, hastaneye ulaştırana ya da profesyonel yardım gelene kadar, hastanın durumunun kötüleşmesini önlemek ve tekrar hayata döndürmek için yapılan, ilaçsız girişimlere ilk yardım denir. Acil durumların kötü sonuçlarını azaltmada en etkili yol ilk yardımdır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)
World Health Organization (WHO)
Kaza, hastalık veya ani sağlık sorunlarında tıbbi ekip gelene kadar sağlık durumu daha kötüye gitmesin diye uygulanan temel, acil ve geçici müdahalelerdir.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu
The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (IFRC)
Tıbbi bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından, olay yerindeki bireylere yaşam kurtarmak, durumlarını stabilize etmek ve sağlık uzmanlarına ulaşana kadar komplikasyonları önlemek için yapılan ilk müdahaleler
Avrupa Resüsitasyon Konseyi
European Resuscitation Council (ERC)
Hayatı tehdit eden durumları kontrol altına almak, yaralanmaları stabilize etmek ve profesyonel yardıma kadar bireylerin durumunu iyileştirmek amacıyla yapılan girişimlerdir.
Amerikan Kalp Derneği
American Heart Association (AHA)
Hayatı tehdit eden acil durumlarda, bireylerin yaşamsal organlarına yeterli kan ve oksijen akışını sağlamak ve durumlarının kötüleşmesini önlemek için profesyonel yardım öncesinde uygulanan basit, etkili yöntemler.
Bu tanımların ortak noktası, ilk yardımın temel amacının hayatı korumak, durumun kötüleşmesini önlemek ve iyileşmeyi desteklemek olduğudur.
İlk yardım konusu, herkesin bilinmesi gerektiğini savunduğu, fakat çok az kişinin öğrenmek için çaba gösterdiği bir konu. Şahsi görüşüm, herkesin ama herkesin temel ilk yardımı bilmesi gerektiğidir. Hele hele ateşli silaha ilgi duyan kişilerin temel ilk yardımı bilmemesi ihtimalini düşünmek dahi istemiyorum. Bu nedenle bu yazıyı okuyan herkese, temel ilk yardım eğitimi almayı, bunun için hazırlanan kurslara katılarak bu işin sertifikasına sahip olmayı şiddetle öneriyorum.
İlk yardım öyle bir şeydir ki, yapılacak çok küçük bir müdahale ile kişinin ölümünü, sakat kalmasını, bir uzvunu kaybetmesini engelleyebilir. Çeşitli senaryolar ile olayı iyice dramatize ederek bir nebze olsun olayın ciddiyetini göstermek istiyorum. Böyle senaryoların hiç yaşanmamasını dilerim. Allah sizlere ve sevdiklerinize hayırlı uzun ömürler versin. Fakat konunun ciddiyetini aktarabilmek için, düşünmesinin bile içimizi daraltacağı senaryolar üzerinden olayı anlatmam gerekiyor.
Senaryo 1:
Güzel bir gün, sevdiğiniz insanlar ile birlikte akşam yemeğindesiniz. Bunu hayal edin. Anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz, kardeşiniz veya çok yakın arkadaşlarınız... Muhteşem bir ortam. Çok mutlusunuz. Bir an çok sevdiğiniz kişinin birden nefes alamadığını fark ediyorsunuz. Ayağa kalkıyor. Öğürme ile öksürme arası bir hareket yapıyor. Nefes alamıyor. Gözleri fal taşı gibi açık. Yüzü giderek kızarıyor. Sırtına falan vuruyorlar ama nafile. Ne nefes alabiliyor ne nefes verebiliyor. Kızarıklık giderek morluğa dönüşüyor. Masadan biri hemen ambulansı arıyor. O sevdiğiniz kişi ise hala nefessiz. Kan oksijen seviyesi düşüyor. Ve bir yerde bilinç kapanıyor. Bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Fakat nafile. Nefes almasını sağlayamıyorsunuz. Ambulansı soruyorsunuz, ekibin yolda olduğu bilgisi geliyor. Geçen her saniye 1000 yıl gibi hissediliyor. Sevdiğiniz o kişi yerde, nefes almadan yatıyor. Bir şey yapamamanın verdiği panik ile daha da kötü hissediyorsunuz. Bekliyorsunuz. Yan çeviriyorsunuz, parmaklarınızla ağzını yokluyorsunuz. Değişen bir şey yok. Sonra ekip geliyor. Kalbinin durduğunu söyleyip kalp masajı yaparak götürüyor ambulans. Hastaneye ulaşıldığında resüsitasyon odasına alıyorlar. İçeri kimseyi almıyorlar. Bir kaç dakika sonra bir görevli çıkıyor. Solunum arresti geliştiğini söylüyor. Nefessiz kaldığı için kan oksijen seviyesi düşmüş. Sonrasında kalbi durmuş. Özetle boğulmuş. Nefes borusundaki gıdayı çıkardıklarını, şu anda da kalbini çalıştırmak için uğraştıklarını söyleyip tekrar içeri giriyor. Bir süre sonra tekrar çıkıyor. Hastanın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını söyleyip başsağlığı diliyor. Dünyanız başınıza yıkılıyor. Ne hissedeceğinizi ne düşüneceğinizi ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Her şey anlamını yitiriyor. Saatler geçiyor. İlk şoku atlatıyorsunuz ama hala bitik durumdasınız. Cenazeyi defnediyorsunuz. Sonra taziye esnasında soruyorlar nasıl oldu diye. Anlatıyorsunuz. Ordan biri çıkıp diyor ki "Heimlich manevrası yapmadı mı kimse???"
HEİMLİCH MANEVRASI!!!
Bilmiyordunuz. Ya da yapmaya korktunuz. "Ya yanlış bir şey yapar da işleri daha kötü yaparsam" diye korktunuz. Kendinizi, masadaki diğer herkesi, ambulansı, müdahale eden ekibi, tüm dünyayı suçluyorsunuz.. Aslında sadece kendinizi suçluyorsunuz. Belki daha farklı olabilirdi diyorsunuz. Oysaki ne kadar da basit bir şeymiş... Belki biri müdahale etseydi her şey çok daha farklı olabilirdi... Ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor....
Kabul edelim ki biz heimlich ülkesiyiz. Videolarda görüyoruz, olur olmadık yerde biri çıkıp yapıyor. Başarıyor da. Fakat bu her zaman böyle olmayabilir. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.
Senaryo 2:
Sevdiğiniz insanlar ile oturuyorsunuz. Biri birden fenalaşıyor. Yere yığılıyor. Nefes almadığını veya çok değişik ve garip nefes aldığını görüyorsunuz. Biri kalbini dinliyor, ve kalbinin çalışmadığını söylüyor. Hemen ambulansı arıyorsunuz. Ekip gelene kadar bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Ağzına üflüyorsunuz. Kalbine vuruyorsunuz. Evden çığlıklar yükseliyor. Sonra ekip gelince kalp masajı yapmaya başlıyorlar. Ambulansa koyup götürüyorlar. Acil serviste bekliyorsunuz. Çıkan görevli, kalbin uzun süre çalışmadığı için organların oksijensiz kaldığını, tekrar geri döndürülemediğini söylüyor. Başsağlığı dileyip ayrılıyor. Günler sonra olayın şokunu atlatıyorsunuz. Sonra kalp masajının ne olduğunu öğreniyorsunuz. Kalp masajı sayesinde çok uzun süreler sonra bile kalbin geri çalışabildiğini öğreniyorsunuz. Kaliteli kalp masajı yapmanın aslında çok da zor bir şey olmadığını görüyorsunuz. Keşke diyorsunuz, keşke önceden bilseydim....
Kaliteli kalp masajı yapmak, ilk yardımın en önemli basamaklarından biridir. Ve göründüğü kadar zor da değildir. Akli melekeleri yerinde, fiziksel engeli olmayan herkes, kısa bir eğitimin ardından kalp masajı yapabilir. Nerede ne zaman lazım olacağını bilemezsiniz. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.
Senaryo 3 (forumdaşları en çok ilgilendiren senaryo)
Arkadaşlarınızla birlikte ava gittiniz. Her şey çok güzel ilerlerken kör bir kurşun yolunu şaşırıp size saplanıyor. Yere yığılıyorsunuz. Hemen ambulansı arıyorlar. Sizi yere yatırıp ayaklarınızı kaldırıyorlar. Sizle konuşup bir sorun olmadığını, ambulansın yolda olduğunu, her şeyin düzeleceğini söylüyorlar. Ambulans geliyor. Acil servise, oradan da çok hızlı bir şekilde ameliyathaneye alınıyorsunuz. Sevdikleriniz kapıda çaresizce bekliyor. Çıkan görevli, hastanın çok fazla kan kaybettiğini, bu nedenle kalbin ve beynin oksijensiz kaldığını, yapılan tüm müdahalelere rağmen hastayı kaybettiklerini söylüyor. Belki biri çok basit bir tampon uygulasaydı, kan kaybını bir miktar da olsa engelleseydi şu an hayatta olabilirdim..... diyemiyorsunuz çünkü öldünüz. Geride gözü yaşlı insanlar bıraktınız... Belki arkadaşlarınız temel ilk yardım bilseydi, belki öyle olsaydı, belki şöyle olsaydı.... Artık bir anlamı yok...
Evet arkadaşlar, bu senaryoları okumak çok can sıkıcı. Yazarken benim de içim sıkıldı. Lakin bunlar hayatın içinde olan şeyler. Sizi ve kendimi çok sıkmamak için başka senaryo yazmıyorum. Yoksa bu liste uzar gider.
Saygıdeğer büyüklerim, çok değerli arkadaşlar... İlk yardım bilmek bir zorunluluktur. İlk yardım öğrenelim. Çevremizdekilere de öğretelim. Evet belki siz biliyorsunuz, olası bir durumda çevrenizdekileri kurtarabilirsiniz. Ama belki gün gelecek çevrenizdekilerin sizi kurtarması gerekecek.
En azından temel ilk yardım bilelim, bu konuda çevremizi de bilinçlendirelim.
Lafı çok uzattım farkındayım. Affınıza sığınıyorum. Fakat bu kadar önemli bir konuyu kısa kesmek istemedim. Sürçülisan ettiysek affola.
Bundan sonra da forumun ilkyardım kısmını, vaktim elverdiğince zenginleştirmeye çalışacağım. Desteklerinizi bekliyorum.
Saygılarımla...
Op. Dr. Ömer Faruk
NEDEN BİLMEK ZORUNDAYIZ?
İlk yardım, herhangi bir hastalık, yaralanma veya kazada profesyonel tıbbi yardım gelene kadar olay yerinde yapılan, yaşamı korumayı ve durumun kötüleşmesini önlemeyi amaçlayan acil ve geçici müdahalelerdir. Bilimsel kuruluşlar, ilk yardımı şu şekilde tanımlamaktadır:
Kızılay
Her türlü ani hastalık, kaza, yaralanma, afet, zehirlenme, boğulma vb. durumlarda hastanın ilk değerlendirmesini yapmak, hastaneye ulaştırana ya da profesyonel yardım gelene kadar, hastanın durumunun kötüleşmesini önlemek ve tekrar hayata döndürmek için yapılan, ilaçsız girişimlere ilk yardım denir. Acil durumların kötü sonuçlarını azaltmada en etkili yol ilk yardımdır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)
World Health Organization (WHO)
Kaza, hastalık veya ani sağlık sorunlarında tıbbi ekip gelene kadar sağlık durumu daha kötüye gitmesin diye uygulanan temel, acil ve geçici müdahalelerdir.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu
The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (IFRC)
Tıbbi bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından, olay yerindeki bireylere yaşam kurtarmak, durumlarını stabilize etmek ve sağlık uzmanlarına ulaşana kadar komplikasyonları önlemek için yapılan ilk müdahaleler
Avrupa Resüsitasyon Konseyi
European Resuscitation Council (ERC)
Hayatı tehdit eden durumları kontrol altına almak, yaralanmaları stabilize etmek ve profesyonel yardıma kadar bireylerin durumunu iyileştirmek amacıyla yapılan girişimlerdir.
Amerikan Kalp Derneği
American Heart Association (AHA)
Hayatı tehdit eden acil durumlarda, bireylerin yaşamsal organlarına yeterli kan ve oksijen akışını sağlamak ve durumlarının kötüleşmesini önlemek için profesyonel yardım öncesinde uygulanan basit, etkili yöntemler.
Bu tanımların ortak noktası, ilk yardımın temel amacının hayatı korumak, durumun kötüleşmesini önlemek ve iyileşmeyi desteklemek olduğudur.
İlk yardım konusu, herkesin bilinmesi gerektiğini savunduğu, fakat çok az kişinin öğrenmek için çaba gösterdiği bir konu. Şahsi görüşüm, herkesin ama herkesin temel ilk yardımı bilmesi gerektiğidir. Hele hele ateşli silaha ilgi duyan kişilerin temel ilk yardımı bilmemesi ihtimalini düşünmek dahi istemiyorum. Bu nedenle bu yazıyı okuyan herkese, temel ilk yardım eğitimi almayı, bunun için hazırlanan kurslara katılarak bu işin sertifikasına sahip olmayı şiddetle öneriyorum.
İlk yardım öyle bir şeydir ki, yapılacak çok küçük bir müdahale ile kişinin ölümünü, sakat kalmasını, bir uzvunu kaybetmesini engelleyebilir. Çeşitli senaryolar ile olayı iyice dramatize ederek bir nebze olsun olayın ciddiyetini göstermek istiyorum. Böyle senaryoların hiç yaşanmamasını dilerim. Allah sizlere ve sevdiklerinize hayırlı uzun ömürler versin. Fakat konunun ciddiyetini aktarabilmek için, düşünmesinin bile içimizi daraltacağı senaryolar üzerinden olayı anlatmam gerekiyor.
Senaryo 1:
Güzel bir gün, sevdiğiniz insanlar ile birlikte akşam yemeğindesiniz. Bunu hayal edin. Anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz, kardeşiniz veya çok yakın arkadaşlarınız... Muhteşem bir ortam. Çok mutlusunuz. Bir an çok sevdiğiniz kişinin birden nefes alamadığını fark ediyorsunuz. Ayağa kalkıyor. Öğürme ile öksürme arası bir hareket yapıyor. Nefes alamıyor. Gözleri fal taşı gibi açık. Yüzü giderek kızarıyor. Sırtına falan vuruyorlar ama nafile. Ne nefes alabiliyor ne nefes verebiliyor. Kızarıklık giderek morluğa dönüşüyor. Masadan biri hemen ambulansı arıyor. O sevdiğiniz kişi ise hala nefessiz. Kan oksijen seviyesi düşüyor. Ve bir yerde bilinç kapanıyor. Bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Fakat nafile. Nefes almasını sağlayamıyorsunuz. Ambulansı soruyorsunuz, ekibin yolda olduğu bilgisi geliyor. Geçen her saniye 1000 yıl gibi hissediliyor. Sevdiğiniz o kişi yerde, nefes almadan yatıyor. Bir şey yapamamanın verdiği panik ile daha da kötü hissediyorsunuz. Bekliyorsunuz. Yan çeviriyorsunuz, parmaklarınızla ağzını yokluyorsunuz. Değişen bir şey yok. Sonra ekip geliyor. Kalbinin durduğunu söyleyip kalp masajı yaparak götürüyor ambulans. Hastaneye ulaşıldığında resüsitasyon odasına alıyorlar. İçeri kimseyi almıyorlar. Bir kaç dakika sonra bir görevli çıkıyor. Solunum arresti geliştiğini söylüyor. Nefessiz kaldığı için kan oksijen seviyesi düşmüş. Sonrasında kalbi durmuş. Özetle boğulmuş. Nefes borusundaki gıdayı çıkardıklarını, şu anda da kalbini çalıştırmak için uğraştıklarını söyleyip tekrar içeri giriyor. Bir süre sonra tekrar çıkıyor. Hastanın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını söyleyip başsağlığı diliyor. Dünyanız başınıza yıkılıyor. Ne hissedeceğinizi ne düşüneceğinizi ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Her şey anlamını yitiriyor. Saatler geçiyor. İlk şoku atlatıyorsunuz ama hala bitik durumdasınız. Cenazeyi defnediyorsunuz. Sonra taziye esnasında soruyorlar nasıl oldu diye. Anlatıyorsunuz. Ordan biri çıkıp diyor ki "Heimlich manevrası yapmadı mı kimse???"
HEİMLİCH MANEVRASI!!!
Bilmiyordunuz. Ya da yapmaya korktunuz. "Ya yanlış bir şey yapar da işleri daha kötü yaparsam" diye korktunuz. Kendinizi, masadaki diğer herkesi, ambulansı, müdahale eden ekibi, tüm dünyayı suçluyorsunuz.. Aslında sadece kendinizi suçluyorsunuz. Belki daha farklı olabilirdi diyorsunuz. Oysaki ne kadar da basit bir şeymiş... Belki biri müdahale etseydi her şey çok daha farklı olabilirdi... Ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor....
Kabul edelim ki biz heimlich ülkesiyiz. Videolarda görüyoruz, olur olmadık yerde biri çıkıp yapıyor. Başarıyor da. Fakat bu her zaman böyle olmayabilir. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.
Senaryo 2:
Sevdiğiniz insanlar ile oturuyorsunuz. Biri birden fenalaşıyor. Yere yığılıyor. Nefes almadığını veya çok değişik ve garip nefes aldığını görüyorsunuz. Biri kalbini dinliyor, ve kalbinin çalışmadığını söylüyor. Hemen ambulansı arıyorsunuz. Ekip gelene kadar bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Ağzına üflüyorsunuz. Kalbine vuruyorsunuz. Evden çığlıklar yükseliyor. Sonra ekip gelince kalp masajı yapmaya başlıyorlar. Ambulansa koyup götürüyorlar. Acil serviste bekliyorsunuz. Çıkan görevli, kalbin uzun süre çalışmadığı için organların oksijensiz kaldığını, tekrar geri döndürülemediğini söylüyor. Başsağlığı dileyip ayrılıyor. Günler sonra olayın şokunu atlatıyorsunuz. Sonra kalp masajının ne olduğunu öğreniyorsunuz. Kalp masajı sayesinde çok uzun süreler sonra bile kalbin geri çalışabildiğini öğreniyorsunuz. Kaliteli kalp masajı yapmanın aslında çok da zor bir şey olmadığını görüyorsunuz. Keşke diyorsunuz, keşke önceden bilseydim....
Kaliteli kalp masajı yapmak, ilk yardımın en önemli basamaklarından biridir. Ve göründüğü kadar zor da değildir. Akli melekeleri yerinde, fiziksel engeli olmayan herkes, kısa bir eğitimin ardından kalp masajı yapabilir. Nerede ne zaman lazım olacağını bilemezsiniz. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.
Senaryo 3 (forumdaşları en çok ilgilendiren senaryo)
Arkadaşlarınızla birlikte ava gittiniz. Her şey çok güzel ilerlerken kör bir kurşun yolunu şaşırıp size saplanıyor. Yere yığılıyorsunuz. Hemen ambulansı arıyorlar. Sizi yere yatırıp ayaklarınızı kaldırıyorlar. Sizle konuşup bir sorun olmadığını, ambulansın yolda olduğunu, her şeyin düzeleceğini söylüyorlar. Ambulans geliyor. Acil servise, oradan da çok hızlı bir şekilde ameliyathaneye alınıyorsunuz. Sevdikleriniz kapıda çaresizce bekliyor. Çıkan görevli, hastanın çok fazla kan kaybettiğini, bu nedenle kalbin ve beynin oksijensiz kaldığını, yapılan tüm müdahalelere rağmen hastayı kaybettiklerini söylüyor. Belki biri çok basit bir tampon uygulasaydı, kan kaybını bir miktar da olsa engelleseydi şu an hayatta olabilirdim..... diyemiyorsunuz çünkü öldünüz. Geride gözü yaşlı insanlar bıraktınız... Belki arkadaşlarınız temel ilk yardım bilseydi, belki öyle olsaydı, belki şöyle olsaydı.... Artık bir anlamı yok...
Evet arkadaşlar, bu senaryoları okumak çok can sıkıcı. Yazarken benim de içim sıkıldı. Lakin bunlar hayatın içinde olan şeyler. Sizi ve kendimi çok sıkmamak için başka senaryo yazmıyorum. Yoksa bu liste uzar gider.
Saygıdeğer büyüklerim, çok değerli arkadaşlar... İlk yardım bilmek bir zorunluluktur. İlk yardım öğrenelim. Çevremizdekilere de öğretelim. Evet belki siz biliyorsunuz, olası bir durumda çevrenizdekileri kurtarabilirsiniz. Ama belki gün gelecek çevrenizdekilerin sizi kurtarması gerekecek.
En azından temel ilk yardım bilelim, bu konuda çevremizi de bilinçlendirelim.
Lafı çok uzattım farkındayım. Affınıza sığınıyorum. Fakat bu kadar önemli bir konuyu kısa kesmek istemedim. Sürçülisan ettiysek affola.
Bundan sonra da forumun ilkyardım kısmını, vaktim elverdiğince zenginleştirmeye çalışacağım. Desteklerinizi bekliyorum.
Saygılarımla...
Op. Dr. Ömer Faruk


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)