Anket Tetik Düşürmek Gerekli midir?
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
Evet,gereklidir.
31.58%
6 31.58%
Hayır, gereksiz ve yanlıştır.
68.42%
13 68.42%
Toplam: 19 100%
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. [Anket Sonuçlarını Göster]

Boşa Tetik Düşürmek
#1
Tabancanın boş olduğunu teyit için tetik düşürmek gerekli midir?
Yoksa,tetik düşürmek gereksiz ve yanlış bir uygulama mıdır?
Amerikalı Aynasız ismiyle Youtube'de videolar yapan eski bir ABD polisi
Erdal Kaya'nın bu konudaki videosu aşağıda:



Uzun ve ilginç bir video.İzlemenizi öneririm.Yeni bir tartışma başlatacak galiba.
Poligonlarda atış sonrası mutlaka tetik düşürtülüyor. Sizce bu şahsın fikirleri doğru mu?
Siz nasıl yapıyorsunuz? Bir kaç satırla fikrinizi belirtmenizi rica ediyorum.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Erdal beyin videosunu daha önce izlemiştim. Erdal bey gibi düşünüyorum. Tetik ile silah kontrolü arasında bağ olmamalı. Bütün eğitimlerde tetiğin sadece ateş edilmek istendiği zaman kullanılacak bir parça olduğu zihne işlenmeli. Gördüğüm silah kazalarının çoğu silah kontrolü sırasında meydana geliyor. 
Bazı kullanıcılar tabancalarını fişek yatağı boş veya iğnesi kurulu olmadığı şekilde taşımak isteyebilirler. Bu durumda da kontrol işlemi bitikten sonra tabanca kılıfa koyulup süre beklenip hızlı  çek at antremanı yapılarak iğnenin düşürülmesi sağlanmalı ( Decocker özelliği olmayan tabancalar için) 

Hülasa tetiğin sadece atış ile ilişkilendirildiği bir eğitimin en doğru eğitim olduğunu düşünüyorum. 
Saygılar
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Onyedi-Cetinkol'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Silah temel güvenlik kavramları arasında olmayan bir şeydir "boşa tetik düşürmek"

Ben de Erdal Kaya gibi düşünüyorum. Tetik sadece silahı ateşlemek amacıyla çekilmelidir. Parmak tetik korkuluğuna ancak atış yapılacağı zaman girmeli, tetik disiplinine her zaman uyulmalıdır. Silah kazalarının başta gelen nedenlerinden biri bu kurala uyulmamasındandır. (Daha geçenlerde poligonda bir polis, boşa tetik düşürdüğünü zannederek arkadaşını vurdu, bu forumda da olay paylaşıldı)

[Resim: Ekran-Resmi-2024-12-27-00-24-53.png]
Bu "SİLAH HER ZAMAN DOLUDUR" presibinin bir gereğidir. 

Bizim kendi grubumuzdaki uygulamamız, atış bittikten sonra şarjörü çıkartıp, sürgüyü çekerek (varsa) atım yatağındaki mermiyi boşaltmak, atım yatağının boş olduğunu görmek, sonra şarjörü takmak şeklindedir.

Snap-cap olmadan boşa tetik düşürmenin (her ne kadar malzeme teknolojisi gelişse de) iğne kırımına sebep olduğunu hatırlamakta da fayda var.

Kişisel görüşüm budur.

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Ben anketi konuyu okumadan, kuru tetik çalışmasıyla ilişkilendirip gereklidir diye işaretledim Smile. Güvenlik sebebi ile video ve yazılanlara katılıyorum. ankette gereklidire -1 gereksizdire +1 olarak değerlendirebilirsiniz.
Yanlışım varsa düzelt, eksiğim varsa tamamla  Shy
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
Bana poligonda en başta tetik düşürmenin gerekli olduğunu söylemişlerdi. Fakat sonra Erdal bey'in videolarını gördüm. Ve artık tetik düşürmüyorum. 

"Tetik düşürmeye o kadar çok güveniyorlar ki diğer şeyleri ihmal ediyorlar."
Bu tespit o kadar doğru ve o kadar insan doğasına uygun bir tespit ki. Ben alışkanlıkların beyne doğru işlenmesi taraftarıyım.
Saygılarımla.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Ömer Faruk'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Ben de çoğunluk gibi düşünüyorum. Poligonlardaki atış sonrası mutlaka tetik boşa
düşürtüldüğünde, bu uygulama bana hep garip gelmiştir. Ama "bir bildikleri var herhalde"
diye düşünürdüm.
Oysa tetiğin görevi tabancayı ateşlemek. Niçin tabancanın boş olduğunu teyit için kullanılsın?
Tabancanın boş olduğunu anlamak için, şarjör çıkartıldıktan sonra sürgüyü biraz geriye çekip
gözümüzle kontrol etmek yeterli. Gerekirse parmakla da kontrol edilebilir. Bir süredir ben de
boşa tetik düşürmüyorum. Erdal Bey'in yaptığı gibi "algıyı değiştirmek" amacıyla  sağa sola
bakıp tekrar gözle kontrol de yararlı bir uygulama.

*Boşa tetik düşürmek öncelikle tehlikeli bir eylemdir. Kaza olma riski fazla. Bir çok kaza boşa
tetik düşürmek nedeniyle oluyor.
*İkincisi, benden önce yorum yapan arkadaşların dediği gibi, tetik düşürmeye güvenildiği için
diğer güvenlik tedbirlerine uyulmuyor.
*Üçüncüsü, boşa tetik düşürmek tabanca iğnesine zarar veriyor.
Ankara'nın gittiğim tüm poligonlarında atış sonrası tetik düşürtülüyor. Hatta en iyilerinden
olan ASP Poligonu'nda bile aynı uygulama var. Poligondaki bir tabanca ile 30.000 atış
yapıldığında kaba bir hesapla 2.000 kez tetik düşürülmüş oluyor. Doğal olarak tabancaların
iğnelerinde sorunlar başlıyor. Nitekim ASP'de son gittiğimde 20.000 atış yapılan Glock G19
Gen 4 her şarjörde 3-4 kez mermi patlatmıyordu.
Polis ve askeri eğitimlerinde bu hatalı uygulama devam ediyor mu bilemiyorum.Devam
ediyorsa bu uygulama gözden geçirilmeli.
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#7
Cehaletimi mazur görün tt.comdan bu yana silahları takip etmeye ara vermiştim.
Benim bildiğim silah bilincine erişmiş kullanıcılar ve profesyoneller dahil hepsi güvenli alana tetik düşüyor. Bununla ilgili interntte bir sürü video vardı. Sanırım bir şeyleri kaçırdık.
Tehlikeli silahlar yoktur. Sadece tehlikeli insanlar vardır.
Şehit Amfibi Uzman Çavuş Muhammet Fatih Durhan
Şehit Polis Memuru Şeyda Yılmaz
Kurban İkbal Uzuner Kurban Ayşenur Halil
Bul
Cevapla
#8
Ben de naçizane videodaki gibi düşünüyorum. Sanırım buradaki mantık şuradan kaynaklanıyor. ''Silah güvenliğinin ilk maddesi, tüm silahlar her zaman doludur, bunun istisnası yoktur. Tetik silahı ateşlemeye yarar, o halde silahı ateşlemek istemiyorsanız o tetiği çekmeyin.'' Tetiği düşürülmüş bir silah, tetiği düşürülmemiş bir silahtan daha güvenli değildir.
Bu alışkanlığın ülkemizde kurulu kilitli taşıma alışkanlığının olmaması ile de bir ilgisi var sanırım. Atım yatağımızın boş olduğunu garantiye almak istiyoruz. Oysa düşününce tetiğe dokunmadığınız sürece ortada bir fark yok.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
Kişisel görüşüm ve kendi doğru bildiğim şekilde uygulama şeklim;

Bireysel çalışmalarda silahla her haşır neşir oluştan sonra, boş olduğunun düzgünce kontrolü sonrası güvenli noktaya doğru tetik düşürmek.

Yaşadığım problemli bir olay;
CZ75 B lerde piyasada rahatlıkla bulunan ünlü bir markanın bazı yıllarda ürettiği şarjörlerin gerdellerindeki bir farklılıktan dolayı son fişekte sürgünün geri kalması durumu. Gerekli kontrolü yeterli dikkat ile yapmadan sadece namlu atım yatağına bakarak sürgüyü ileriye sürdüğünüzde ve boş şarjörü çıkardığınızda silah güvenli sanıyorsunuz ancak namluya fişek sürülmüş oluyor. Hastalıklı gibi tekrar tekrar kontrol ettiğim için daha kılıfa koymadan önce farkedebildim silahımın dolu olduğunu şükür ki.

Bir atıcı arkadaşımızın yaşadığı bir olay;
Sürgü geride kalıyor atış yaparken, silahın arkasından bakıyor namlu atım yatağı boş..  Şarjörü çıkarıyor ve sürgü kilidini düşürüyor. Tetiği güveli yöne doğrultup tetiği düşürüyor. Boomm..
Tırnak son fişeği tutmuş ve geriye çekmiş, bir şekilde fişek tırnakta takılı kalmış.

Her şekilde; tetik disiplinime oldukça güvenmeme rağmen silah ve mühimmatı asla yan yana getirmem. Güvenlik amacı ile dolu tuttuğum ayrı bir silah vardır ve kasada durduğu raf bile farklıdır. O dokunulmaz öylece bekler. Temizlik vb veya atış için kullanıldığında yine hazırlanıp aynı şekilde orada bekler. O silaha asla normal şartlarda el sürmem.

Tetik disiplinine ve emniyet kontrollerine aşırı titiz bir şekilde dikkat eden ve bunu melaike haline getirmiş, hep kafası boş ve rahatken - çevrede başka uyarıcılar olmadığında silahı eline alıp gerekli titizlikle temizlik/atış/kontrol vb yapan arkadaşlar için yapılıp yapılmaması kendi insiyatiflerine ve biraz da kullanılan silah kalitesine kalmış. Örneğin CZ de iğne kırımı yaşanabilirken; BHP de iğne kırıldığını duyan forumdaşımız bile yoktur muhtemelen (Hatta ölü bhp lerin iğnesi sökülüp pim çıkarıcı olarak kullanılır genelde).

..............................


İşe spor öznesinde bakacak olursak durum çok farklı değil benim açımdan, daha açık bir ifade ile tetik düşürmek bence şart..

IDPA müsabakaları açısından irdeleyelim:

Ortalama bir klüp yarışmasında iki parkur hakemi bir destek hakemi oluyor. Atıcı sayısı 20-30 larda.
Uluslar arası bir müsabakada (10 parkur var diyelim) her parkur başına 2 hakem, 15 kadar da destek veren hakem oluyor. Ki bunların görevi sporcuları parkurdan parkura götürmek, silah mühimmat kontrolleri, organizasyonun işleyişi vb konular.. Asgari 400 kadar da atıcı..

Kalabalık bir sporcu grubu içerisinde hata olasılığı oldukça artıyor. Bir sporcunun silahı düzgünce kontrol etmekte hata yapma olasılığı 10.000 de 1 diyelim. 400 sporcunun olduğu bir yarışmada bu hatanın gerçekleşme olasılığı 1/10.000 olarak kalmıyor doğal olarak. Sporcu sayısını dikkate aldığımızda hatanın gerçekleşme oranı ciddiye alınması gerekecek şekilde artıyor.

Bu tür müsabakalarda:

1. IDPA da sporcuların "önce güvenlik, sonra güvenlik, en son olarak yine güvenlik" şartları altında yarışması ilk ve esnetilmemesi gereken ana kural olduğundan;
2. Bire bir çatışma/kendini savunma durumlarını gerçek hayat şartları simülasyonu ile oluşturulan parkurlar yapıldığından;
3. Atıcıların hıza ve doğru atışa da odaklanması gerekliliği içinde olması sebebi ile
4. Bir çatışma sırasında en profesyonel personelin bile o anın paniği/adrenalini/karmaşası içinde basit hatalar yapabilmesi çok mümkünken (Parkur simülasyonu içerisinde ne profesyonel atıcıların nasıl hatalar yaptığı defalarca tecrübe edildiğinden) 

IDPA da atış sonrasındaki tüm kontrollerin adım adım hakem komutları ile birlikte yapılması esastır.

Atışı bitirdi isen, şarjör çıkar.
Silahın boş olduğunu (namlu hedef hattını gösterir vaziyette) gör ve hakeme göster.
Sürgüyü ileri sür.
Tetik düşür (hedef hattına doğru)

Bunları yapmadan herhangi bir şekilde kılıfa silahı koyarsanız diskalifiye edilirsiniz.
Bunları ukalalık yapıp hakem komutunu dinlemeden kendi kendinize yaparsanız yarışmadan diskalifiye edilirsiniz.
Bu kontrol adımlarını yine ukalalık yapıp her birinde hakem komutlarını dinlemeden hızlıca yaparsanız yarışmadan diskalifiye edilirsiniz.
Bu kontrolleri yaptıktan sonra tetik düşürdüğünüzde silah patlarsa yarışmadan diskalifiye edilirsiniz.

Yani laf olsun diye gerekli özen gösterilmeden yapılan hiç bir kontrole müsamaha yoktur.

Parkur hakemi açısından bakalım;

Sürekli olarak atıcının hatalarına ve güvenlik risklerine odaklanmış bir hakemsiniz.

Yeri geliyor atıcı silahını yanlış açıyla doğrultuyor, koşarken silah hedef hattından uzaklaşabiliyor, yeri geliyor atıcının silahı tutukluk yapıyr tutukluğu yarışma sırasında yarışırken giderip yarışmayı sürdürmek zorunda bu sırada abes bir hareket yapmasın diye tetiktesiniz, atıcı parkurun o anlık stresiyle düzgün ateş edemeyebiliyor, atıcı parkurda hareket halindeyken tökezleyebiliyor hatta düşebiliyor... Daha sayamayacağım onlarca tehlikeli duruma karşı tetiktesiniz.
Sürekli yeni atıcı geliyor, aynı şartlarda tekrar tekrar atış yaptırıyorsunuz. Bir günde önünüzden belki 200-300 atıcı geçiyor.

Bu şartlarda her atıcının/sporcunun yüzde yüz doğru ve güvenlik içerisinde davranacağını varsayarak, gerekli kontrolleri kısmen sporcuya bırakacak şekilde hareket edip bir atış müsabakası yapabilir misiniz?
Her bireyin/atıcının/sporcunun doğru davranacağını varsaymak yerine; tüm kontrolleri adım adım sıra ile güvenlik içinde hakem kontrolü altında yaptırmak doğal olarak elzem haline geliyor.


Müsabakanın herhangi bir anında parkurda atış yapar pozisyonda değilseniz;

Silahı kılıftan çıkarmak (hatta tam çıkarmadan bir kaç santim bile olsa dışarı doğru çekmek),
Silahla mühimmatı aynı yere koymak (hatta silah kontrol noktasında silahla mühimmatı aynı masa üzerine koymak),
Silaha dolu şarjör takmak, hatta silaha şarjör takmak,
Parkura geçtiğinizde hakem komut vermeden önce silahınıza şarjör takmak,
Silahı parkurda yere düşürmek vb

gibi hareketlerin her birinin sonucu aynıdır: Yarışmadan diskalifiye edilirsiniz.

Diskalifiye edilen yarışmacıların sonraki uluslararası veya ulusal yarışmalara veya kulüp müsabakalarına katılmasına da normalde çok sıcak bakılmaz, Kulüp içi müsabakalarda hakemler daha çok özen ve dikkat gösterir bu tür hata yapan sporculara karşı. Mükerrer hata yapanlar veya ciddi hata yapanlar eğitime alınır veya kulüp bünyesinden ihraç edilir. Gerekli görülürse IDPA dan da gerekli edinimleri kazanana değin ihraç edilebilir.

Bu hususu IDPA yı örnek göstererek açıkladım ama her ciddi spor türü için geçerliliği olan ve kesinlik arzeden kurallardır.


Kendimize uyarlayarak da şöyle bir kişiselleştirme yapabiliriz. Bu silahı hayatım boyunca belki 20.000 kez elime alacağım. Her birinde aynı güvenlikle hareket edebilecek yetide miyim? Her birinde aynı güvenlikle hareket edebilecek durumların içerisinde olacak mıyım?

Biraz uzun bir yazı oldu, açıklayıcı olmaya çalıştım. Kusura bakmayın.
Saygılarımla
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için turkmenoglu'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi