Almanya Üretimi Kırıkkale Tabanca
#1
Kırıkkale Tabanca Yazımızı İlham Kaynağı Olan Halk Arasındaki Rivayet

Efendim; rivayet odur ki, hem 2. Dünya Savaşı sonrası global ekonomik bunalım, hem de modern Türkiye Cumhuriyeti’nin artık savunma sanayide dışa bağımlılığı azaltma düşüncesi, hem de çeşitli diplomatik sorunların yaşattığı ambargolar sebebi ile ülkemizin o dönemki yöneticileri tarafından bir karar alınır ve “Nuri Killigil’in ilk adımını attığı silah üretimi hususunda gerekli her girişim yapılacak ve Türkiye Cumhuriyeti tekrar kendi silahını üretecek” denir. Denir, tabii ya.

Esas rivayet ise bu sözün akabinde Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun Kırıkkale tabancaları üretmesi ile başlar. 1945 yılında Alman Walther fabrikasından ustalarını ile bazı imalat makinelerinin getirtilerek tasarımının yapıldığı ve 1947 yılında seri üretimine başlanan Kırıkkale tabancalar, o dönem büyük başarılar elde etmiş ve oldukça yüksek adetlerde üretilerek satılmıştır. Rivayete konu olan husus ise; 1950’lerin ikinci yarısında oluşan talebe fabrikanın zorlukla yetiştiği, hatta yetişemeyerek Almanya’dan baz model olan Walther PP’nin satın alınıp burada Kırıkkale markasıyla satıldığıdır. Zaten o dönem gerçekten de güzel bir işçilik ve malzeme kalitesi ile üretilen Kırıkkale tabancalarımız, her kulvarda Walther PP ile yarışabilecek kalitede idi. Biz de bu rivayeti ilk duyduğumuzda mümkün olmadığını düşündük, ancak daha sonra oturduk sizler için araştırdık. Başlayalım, huzurlarınızda Almanya üretimi (?) Kırıkkale tabanca.

Rivayete Kanıt Niteliği Taşıyan, ABD’de Satışa Çıkarılan Kırıkkale Tabanca

[Resim: 62E204B4-EB1A-4107-A8D5-465DF629C3CB.jpeg]
[Resim: 6086A42C-5BAA-46EC-85C2-7989BC50C6BC.jpeg]

Evet, kanayan yaramız. Ülkemizde olması gereken nice değerler zamanında birileri tarafından okyanus ötesine götürülür, bizim değerini bilmediğimiz şeylere orada değer verilir… Bu tabanca da öyle bir obje işte.

Yukarıda gördüğünüz tabanca, Alman bir müzayede evi olan Hermann Historica’nın satışa çıkardığı ve konumuza mahzar olan tabancadır. 5 haneli seri numarası bulunan gövdesinin üstünde, sürgüsünde 1957 üretimi olduğu yazmaktadır. Acaba gerçekten 1957’de mi imal edilmiştir? Bir bakalım…

Kırıkkale Tabanca Üzerindeki Varsayımımız

[Resim: C86E0AE2-3545-4499-BB1C-F221F40450AC.png]
[Resim: 7986870F-B7B6-4B37-96B3-6013CF4887DC.jpeg]

Öncelikle, yukarıda gösterdiğimiz gibi bu tabancada diğer Kırıkkale’lerde olmayan dikkat çekici bir özellik var; “Proofmark”. Yani test kontrol damgası. Avrupa’da kimi ülkeler, silahların, yasalarına uygun olup olmadığını kontrol ederler. Kontrol edilen silah kriterlere uygun ise, kontrol eden yer tarafından bunu belirten bir damgayla işaretlenir. Buna da “proofmark” derler. Öyle demişler…

Ancak bizim tabancamızdaki proofmark, beklediğimiz gibi Walther PP’nin anavatanı olan Almanya’da mı basılmış? Hayır efendim, şaşırtıcı olacak ancak İngiltere, Londra’da bulunan London Proof House’da basılmış. Biz de ilk gördüğümüzde “ne alaka canım” dedik ve meselenin biraz daha altını kazdık.

Varan 1: Kabza Altı Şarjör Mandallı 7.65 Walther PP

[Resim: 8B341E6D-B1AA-4E1E-A359-31315E7355B3.jpeg]
[Resim: 6C358285-29A4-4D28-A56E-DF62AC58FBBB.jpeg]
PDM gövde kodlu Walther PP

Evet, önce buna baktık. Yabancıların “bottom magazine release” tabir ettiği… Türkçe’de “Avrupa Tipi Şarjör Mandalı” diyenlerin olduğu ve bizim “Kabza Altı Şarjör Mandalı” demeyi uygun gördüğümüz tasarım. Bu tasarımda 9x17mm çapta Walther PP’lere aşinayız ancak 7.65mm hususunda tereddüte düşmüştük. Araştırmalarımız sonrasında da anladık ki böyle tabancalar varmış. Üstte görebilirsiniz.

Varan 2: Kırıkkale Tabanca Sürgüsü Üstünde Tıraşlanan Kısmın Walther PP’deki Karşılığı

[Resim: 9A2861BE-960B-47DA-AB72-931234F78F50.jpeg]
[Resim: 70F399FF-97E2-4C17-8C1F-E8A161BF3AAA.png]
AC sürgü kodlu Walther PP

Yerine oturmayan bazı taşlar vardı. Mesela sürgüsünün sol yüzünde bolca, sağ yüzünde farklı yerlerde yazılar bulunan Walther PP’ler kafamızı karıştırdı. Ancak yine araştırdık ki, tam da tıraşlanan kısımlara denk gelen yazılarla üretilen Walther PP’ler varmış. Örneğini yine yukarıda görebilirsiniz.

Varan 3: Örneğimizdeki Gibi İngiltere’de Test Damgası Vurulmuş Walther PP’ler

[Resim: 33FEF120-BE89-4858-AD8C-955FFD1417AC.jpeg]
[Resim: 118F0B4D-2BC9-4C4A-8F16-BEF1760A3F00.jpeg]

Varsayımımızı pekiştirmek için en önemli kanıt bu idi aslında. Ve yine araştırmalarımız sonucu, zor da olsa buna dair bir örnek bulduk. Konuya haiz Kırıkkale tabancamızdaki gibi namlusunda “7.65MM .675” / 12 TONS PER SQUARE” ibareleri yer alan bir Walther PP’ye ulaştık. Ve yine buna da yukarıdaki görselden bakabilirsiniz.

VARSAYIM 1:

Açık konuşmak gerekirse aklımıza en çok yatan varsayım budur.

1930’lu yılların Nazi Almanya’sında Himmler’in emriyle Alman İç Güvenliği’nin başı olan “Polizei Direktion München”in baş harfleri olan PDM ibareli Walther PP’ler üretildi ve Nazi polislerine bunlardan dağıtıldı. Ancak o kadar çok üretildi ki, Nazi Almanya’sı çöktüğünde dahi bir kısmı henüz dağıtılamamış, fabrikada kalmıştı.

Buna müteakip bu tabancalar kimi ülkelerle yapılan satış anlaşmaları ile kısmen satılmış ve dağıtılmıştı. Burada, bir gönderimin de Türkiye’ye yapıldığını düşünüyoruz.

PDM kodlu gövdeler ve AC kodlu sürgüler birleştirilerek Türkiye’ye gönderilen 7.65 Walther PP’ler, ülkemizde Kırıkkale markası ile satılmış olabilir. Bunun için de PDM kodlu PP’lerin önce İngiltere’ye satılıp daha sonra satışın fesih edilmiş olması gerekmekte. Çünkü gövdedeki İngiliz damgalarının açıklaması bir tek bu şekilde olmakta.

VARSAYIM 2:

Bu varsayım akılcılıktan çok daha uzak görünüyor. Çünkü 1950’li yılların ikinci yarısında iç talebe yetişemeyen MKEK’nin İngiltere’ye tabanca satıp oradan Amerika’ya ulaşması gerekiyor bu tabancanın.

Sonuç:

Biz herhangi bir sonuca varamadık, bulduklarımızın tamamını da sizlerle paylaştık. Ancak bu yazıyı hem yazarken, hem de araştırırken epey şaşırdık. Umarız hoşunuza gitmiştir.
“Korkmadık, savaştık.”
Bilge Vezir Tonyukuk
[+] 12 kullanıcılar diyor Bu gönderi için cos30'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
İlginç bir yazı olmuş,emekleriniz için teşekkürler.
Bu olayı ilk kez bu yazıyla duydum.Maalesef kurumlarımızın hafızası(günlüğü) yok.
Evraklar 20 seneden sonra SEKA'ya hamur olmaya gönderiliyor.Bu arada bir çok
önemli belge de hamur oluyor. O günleri bilen insanlar da ölünce gerçeklere
ulaşılamıyor.
Ben de ilk teorinin daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum. Yeni yazılarınızı heyecanla
bekliyoruz.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Sn.ceycey'in belirttiği gibi gerçekten ilgi çekici bir yazı.

Bir varsayımda ben eklemek isterim.

Proof Mark olayını yakın zamana kadar en etkin kullanan ülkelerdendi İngiltere. Yine Amerika'da İngiliz ordusundan "surplus" edilmiş bazı BHP'ler satılıyordu. Bu BHP'lere çeşitli ingiliz proof markları vurulmuştu.

Anladığım kadarıyla bu tabancanın Türkiye ile bağını koparan tek bileşeni namlusu ve üzerindeki ibareler.

Tabanca bir şekilde İngiltere'ye geçtiyse (tarafımızdan test edilmesi için verilmiş olabilir, hediye edilmiş olabilir) onlar proof markları vurmuştur. Ve normal bir kırıkkale iken namlusu değiştirildi/işlem görmek zorunda kaldı ve bu yüzden bu ibarelerle karşımıza çıktı.

Üzerinde durulması gereken bir olasılık bu şekilde olabilir.

Saygılarımla.
75BΩ - G43X - 686/3 -  USP - BHP/MK3S - BHP/SC - G42 - 84F - 1911
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için alpSaral'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Öbür konuda belirtmiştim, 1991 yılında çok yaşlı bir ormancı ağabeyde Bolu Aladağ Değirmenözü yazlık iş merkezinde diğerlerinden farklı bir Kırıkkale görmüştüm. İlk dikkatimi çeken üzerinde "Kırıkkale Tüfek Fabrikası" ibaresi olmasıydı. O devirde o kadar meraklıyım ki her gördüğüm tabancayı alıp incelemek istiyorum. Bugün gibi gözümün önünde, o yaşlı, zayıf, uzun boylu, çırpık bıyıklı naif ormancı ağabey benim gibi bir meraklı stajyeri kırmadı, tabancayı verdi, oturduk, hem inceledik hem sohbet ettik. O arada dikkatimi hemen kabza kapakları çekti. Walther ibareli, siyah ve üzerindeki tırtıkları silinecek derecede aşınmıştı. Değiştirmişsin dedim, hayır bunlar orijinal diye cevap verdi. Sonra sürgüyü çıkardım. Yayı diğer Kırıkkalelerden farklıydı. Onun da değişmediğini ve orijinal olduğunu, silahı uzun zamandır kendisinin kullandığını belirtti. Bir kanal içinde Kırıkkale Tüfek Fabrikası yazısı, diğer tarafta yine kanal içinde seri no yazılıydı. O zamanki aklımla yazıyı düz satıha yazmak varken niye kanal açıp, hem de derin kanal açıp içine yazarlar diye düşünmüştüm. Hiç aklıma eski yazıyı silmek için kanal açılıp yeni markanın ve seri nosunun yazılacağı gelmemişti. Big Grin
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Pinus'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
(11-02-2025, 12:08)alpSaral yazdı: Sn.ceycey'in belirttiği gibi gerçekten ilgi çekici bir yazı.

Bir varsayımda ben eklemek isterim.

Proof Mark olayını yakın zamana kadar en etkin kullanan ülkelerdendi İngiltere. Yine Amerika'da İngiliz ordusundan "surplus" edilmiş bazı BHP'ler satılıyordu. Bu BHP'lere çeşitli ingiliz proof markları vurulmuştu.

Anladığım kadarıyla bu tabancanın Türkiye ile bağını koparan tek bileşeni namlusu ve üzerindeki ibareler.

Tabanca bir şekilde İngiltere'ye geçtiyse (tarafımızdan test edilmesi için verilmiş olabilir, hediye edilmiş olabilir) onlar proof markları vurmuştur. Ve normal bir kırıkkale iken namlusu değiştirildi/işlem görmek zorunda kaldı ve bu yüzden bu ibarelerle karşımıza çıktı.

Üzerinde durulması gereken bir olasılık bu şekilde olabilir.

Saygılarımla.

Aslında tek bileşen namlu değil Sn. AlpSaral. Hem sürgü, hem gövde, hem de namlu üzerindeki proofmark’lar; ayrıca MKE ve Kırıkkale Tüfek Fb. yazılarının denk geldiği oluklar hasebiyle bu ihtimal de epey zayıf kalmakta.

Bir de o yıllarda MKE’nin iç pazara dahi yetişemediğini göz önünde bulundurursak, Amerika’da satışta bulunan tabancada İngiltere’ye hediye edildiği de yazmadığı için yine zayıf bir teori olma noktasında şüpheleri artırmakta.

Saygılarımla,
“Korkmadık, savaştık.”
Bilge Vezir Tonyukuk
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için cos30'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Muhtemelen G 3 ve Mp 5lerde olduğu gibi ilk üretim silahlar Alamanyadan gelmiş olabilir.
Tehlikeli silahlar yoktur. Sadece tehlikeli insanlar vardır.
Şehit Amfibi Uzman Çavuş Muhammet Fatih Durhan
Şehit Polis Memuru Şeyda Yılmaz
Kurban İkbal Uzuner Kurban Ayşenur Halil
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi