Steyr M9A1-Glock G19C
#1
Steyr M9A1-Glock G19C:

Lupus üstat tarafından yapılan 21.06.2009 tarihli  karşılaştırma:
(Maalesef resimler silinmiş.Ben bir kaç resim ekledim.)

[Resim: 54363269691_7bfe158b85_o.png][Resim: 54363681675_e8b7ec3a5c_o.jpg]
 

Arkadaşlar, halihazırda MKEK ' de satışta olan, eski bir Glock çalışanı olan Wilhelm Bubbits ' in başında olduğu bir tasarım ekibi tarafından dizayn edilmiş olan Steyr M9 modelinin revizyondan geçmiş şekli olan Steyr M9A1, sıklıkla Glock ile, farklılık ve benzerlikleri, performansları tartışılarak karşılaştırılmaktadır. Dışarıdan bakıldığında benzer bir mantıkla üretildiği düşünülen bu iki platformun ayrıntılarında ise pek çok farklılıklar vardır.

Ülkemizde en yaygın olarak bulunan Glock Modeli G 19 olup, Steyr M9 da genel boyut ve özellikler olarak bu silahın muadili olarak üretilmiş, kompakt sınıfta bir hizmet tabancasıdır.

Steyr M9 A1;
Boyutlar, 178 x 136 x 30.5 mm,
Namlu, 102 mm konvansiyonel yiv-setli,
Ağırlık, 681 gr,

Glock 19 ;
Boyutlar, 174 x 127 x 30 mm,
Namlu, 102 mm, poligonal,
Ağırlık, 595 gr

Steyr sürgüsü biz daha uzun, kalın ve geniş gibi görünmesine rağmen, hassas terazide yaptığımız ölçümde, G19 C sürgüsünden 15 gram daha hafif olarak tartıldı. Kompansatörsüz standard G19 C ' de sürgünün biraz daha ağır olacağı aşikardır. Steyr sürgüsü gerisindeki parmak desenleri kabza açısına paralel olarak yatay bir açı ile çekilmiş iken, Glock sürgüsünde dik bir açı ile açılmıştır.

Steyr ' da metal ve üçgen profilli, firmanın '' Trapezoid '' olarak tanımladığı bir nişangah takımı vardır. Başlangıçta alışılması biraz zor olsa da, özellikle hızlı atışta, oldukça kullanışlı olabiliyor. Ancak silahın tetik karakteristiğinden dolayı, bu nişangah düzenlenmesinin uzun mesafede yapılan hassas atışlarda ne kadar kullanışlı ve pratik olabileceğine karar vermek çok zor. Steyr gez ve arpacığının her ikisi de yandan dovetail yataklara geçme olarak sabitlenmiş ve her ikisini de, çekiç ve zımba ile sağa sola kaydırarak ayar yapmak mümkün. Ancak yükseklik ayarı yapmak mümkün değil.

G19 ' da ise plastik arpacık ve gez mevcut. Gezde kare şeklinde beyaz bir çerçeve mevcutken, arpacıkta klasik yuvarlak beyaz nokta mevcut. Arpacık önden sabit bir noktaya geçme olarak sabitlenmiş olup, sağa veya sola kaydırmak mümkün değildir. Bu örnekteki gez Glock ' un opsiyonel ayarlı gezi olup, dovetail olarak yandan geçme olarak sabitlenmiştir. Sağ yanındaki iki adet ayar vidası ile hem yükseklik, hem de sağ-sol ayarı yapmak mümkündür. Standard modellerdeki gezlerde ise, gezi kaydırarak sadece sağ-sol ayarı yapmak mümkündür.

Her iki silahın sürgü içi ve namlu çalışma yatakları benzer bir geometride kesilmiştir.

Steyr sürgü yakalama çentiği biraz daha dar ve uzun kesilmiştir.

Glock ' da iğne taşıyıcı plastik parça ve tırnak yayı kılavuz pimi tabanı, arka sabitleme plakasına oturarak bunu kilitlerken, Steyr ' da sabitleme işi için, tırnak çalışma sistemi ile alakası olmayan ayrı bir pim ve yay kullanılmıştır. Steyr ' ın arka plakasını sökmek, sert sabitleme yayı nedeni ile bariz bir şekilde daha zor.

Steyr sürgüsünde, iğne kamasının hemen önündeki fşek süren tablanın tam ortasındaki aralık, iğne yakalama tulumbasının çıkıntısının çalışma boşluğudur. Bu tulumbanın üzerindeki iğne yakalama çıkıntısı, çok yüksek ve sert açılı olarak yapıldığından, sürgü içine bunun çalışması için ayrı bir yatak açılmıştır. Steyr tasarımcıları, bu iğne tulumbası ve iğne kaması ilişkisine, bir de iğnenin fişek yatağı doldurulduğundaki pozisyonuna güvenerek, silaha otomatik iğne kilidi eklemeyi lüzumsuz görmüşler ki, bu bence bu atım yatağı dolu olarak taşınması planlanan modern bir muharebe tabancasında, kabul edilemez bir eksikliktir. Glock ' da ise fişek dip tablasının oturma alanının hemen gerisinde otomatik iğne kilidi görülüyor.

Steyr ve Glock tırnaklarının her ikisi de, yay çalışma eksenlerinin altına, açılı olarak uzanarak çalışan tırnaklardır. Ancak Steyr tırnağı, garip bir şekilde tırnak yayı ve tırnağın çalışma ekseni aynı olan P229 ve benzeri silahlardaki gibi, tırnağa destek veren küçük bir pimin arkasına yerleştirilmiş bir yayla çalıştırılırken, Glock da ise yay, tırnağa çok daha stabil ve dar bir alanda çalışma desteği veren, oldukça uzun bir destek kamasının arkasına, içine de de arkadan plastik bir destek kılavuzu konularak çalıştırılmıştır. kişisel görüşüme göre Steyr ' lardaki revizyonlara rağmen tam olarak giderilemeyen tahliye ve boş kovanı atıcının kafasına fırlatma olayının altında da buradaki hatalı tasarım özellikleri yatmaktadır.

Steyr iğnesi, eski Mauser HSc benzeri iğne vurmalı silahlara benzer bir şekilde, içi boş olarak tasarlanmıştır. yayı ise içindeki boşluğa yerleştirilmiştir. Yay, üzerinde çalıştığı kılavuz ve taşıyıcıya ayrı bir metal halka ile sabitlenmektedir ve sökülmedikçe bir arada durmaktadır. Glock iğnesi ise dolu bir malzeme olup, yayı da bunun üzerine takılı olarak durmaktadır.

Her iki silahın namlu boyları aynı olup, benzer namlu kilit geometrileri kullanmaktadırlar. Steyr namlusu sıkı geçme ve iki parçalı izlenimi verse de, uzun süre incelememize rağmen, atım yatağı ve namlu kilit bloğunun geçme olup almadığına kesin olarak karar veremedik.

Steyr namlusu alttan dışarıdan çevrilerek açılan, SIG Sauer P serisine benzer bir blok ile kilitlenirken, Glock namlusu alttan bir yay baskısı ile yukarı itilen düz bir metal plaka ile kilitlenmektedir. Steyr kilidi biraz daha sağlam ve güven verici olarak görünmektedir.

Glock namlusunun gerek fem ağzı taçlaması, gerekse de fişek besleme yatağı ve çevresinin işçiliği daha iyidir. Glock fişek besleme yatağı daha derin olarak açılmış olup, Steyr atım yatağı saat altı yönünde fişek kovanına daha fazla destek vermektedir. Steyr atım yatağının üstündeki bir kontrol deliğinden, atım yatağını ve buradaki fişek direk olarak görebilirken, Glock da böyle bir özellik yok.

Glock namlusunun üst kısmına basılmış olan sanayi kodlarının yüksek atım adetlerine ne kadar dayanacağı konusunun da, ister istemez aklımıza takıldığını da belirtmeden geçemeyeceğim.
Steyr M9 modellerinde, aynı zamanda namlu altı ön kilitleme kaması olarak da görev yapan sökme takma mandalı, SIG Sauer P serisine benzer bir yapı ve çalışma şekline sahiptir. Sahra sökümü yaparken, mandalın arkasındaki çocuk kilidini, mandalın arka ucunu bu kilidin yarım ay şeklindeki çentiğinin ucundan kurtaracak kadar aşağıya bastırdıktan sonra, mandalı 45 derece kadar aşağıya çevirmek gereklidir. Eğer tetik düşürülmüş ve iğne kaması serbest kalmışsa, sürgü takımı ön taraftan çekilerek alınabilir.

Sökme mandalının hemen arkasında bir çocuk kilidi mevcuttur. Bunun için bu kilidin üzerindeki deliklere uyumlu bir anahtar mevcuttur. Kilit '' S '' '' Safe '' '' Emniyet '' pozisyonuna getirilirse, kilit tüm sistemi bloke etmektedir.

Mandalın hemen ön altındaki manivela ise, manuel emniyet kilididir. Bu gövdeyi baştan başa geçen ve hem sağdan, hem de soldan manipüle edilebilen polimer bir çubuktur. Aşağıya indirildiğinde tetiği bloke etmektedir. Tetik korkuluğunun içerisindeki bir tabla ile ise, yukarıya itilerek açılmaktadır. Opsiyonel olan bu özellik, ülkemize MKEK aracılığı ile gelen Steyr M 9 ' larda mevcut iken, yurt dışından gelen bazı modellerde mevcut değildir.

Ülkemize MKEK ' nin ithal ettiği Glock ' larda kabza arkasına yerleştirilmiş bir çocuk kilidi mevcuttur.

Steyr sürgü taşıyıcı kızakları namlu kilit bloğu, polimer gövde içerisine oturtulmuş şase ile yekparedir. Gövde içerinde çalışan parçalar da bu şase içerisine yerleştirilmiştir. Steyr kovan fırlatıcısı, ayrı bir pimle şaseye oturtulmuştur. İğne yakalama / salma tulumbası da, şase içerisine yerleştirilmiş ayrı bir parçadır. Bu şase, akadan iki ayrı geçme noktası ve sökme takma mandalı yardımı ile gövdeye sabitlenmektedir. Tetik yayı klasik yerinde, tetiğin üzerindedir.

Glock sürgü taşıyıcı kızakları, önde ve arkada iki ayrı parça olarak polimer gvde içerisine sabit bir şekilde yerleştirilmiştir. ön namlu kilit bloğu ve tetik grubu taşıyıcısı ayrı bir parça olarak, iki ayrı pim ve tetik pimi ile gövdeye sabitlenmektedir. Glock ' da kovan fırlatıcı, connector ve tetik yayını taşıyan, polimerden mamul ayrı bir arka parça taşıyıcı blok vardır ve bu da ayrı bir pimle gövdeye sabitlenir. Glock ' da iğne tulumbası tetik kolu ile yekpare bir tabladır.

Steyr tetik korkuluğu yuvarlak ve köşesizdir. Etrafında ve içinde, parmakları rahatsız eden herhangi bir çapak vs yoktur. Tetik üzerinde, tetik emniyet mandalı vardır ve sabitleme pimi çift taraflı olarak, gerektiğinde sökülebilir olarak takılmıştır. tetik korkuluğunun içerisinde, manuel emniyet açma mandalı mevuttur. Bu mandal sadece yukarı itildiğinde emniyeti açar. Kapama işi ise tetik korkuluğu dışında ve hemen yukarısındaki polimer mandal aşağıya çekilerek yapılır. Steyr aparat olukları gövde ön korkuluğunu oldukça hacimli bir şekilde kabalaştırmaktadır. Şarjör mandalı tetik korkuluğunun hemen gerisinde, kullanımı kolay ve metaldir.

Glock tetik korkuluğu ise köşeli olup, etrafında ve içerisinde yer yer ele batan polimer çapakları mevcuttur. tetik emniyeti sabitleme pimi tek taraflı ve sabit kalacak şekilde takılmıştır. Aparat olukları ise oldukça az yer ve hacim kaplamaktadır. Şarjör mandalı tetik korkuluğunun hemen gerisinde ve polimerdir, kenarları ise parmakları rahatsız edecek kadar serttir.
Steyr kabzası daha ince, sırt kamburu daha az, ancak daha uzundur.
Parmak izleri daha az ve daha yüzeyel olarak tasarlanmıştır.
Steyr kavramada daha konforlu, Glock ise taşırken rahattır.

İlgilenen arkadaşlar için,bu karşılaştırma sonrası yapılan kaliteli teknik tartışmalar:

Lupus demiş ki:
Alıntı:Northwolf:Neden Glock icra yayı o gıcırtılara sahipken, aynı yaprak yay ve benzer mil ile Steyrde o denli ses yok?

Sn.Northwolf, Steyr icra yayı kılavuzu tabanı, metal sökme mandalı ön yüzü ve namlu alt kilit yüzeyine oturduktan sonra, şase içerisinde, sadece üst kısmı açık kalacak şekilde, ancak alt yarısının üzerine doğru kıvrılan şasenin parçası olan bir metal yatak tarafından sarılmaktadır. Bu şekilde sürgü manipülasyonu ve çalışması esnasında icra yayı kılavuzu çok daha stabil olarak durmaktadır. Steyr icra yayı, kılavuz üzerinde de çok daha az salınmaktadır. Bu salınım esnasında özellikle alttaki ve üstteki komşuluklara temas etmemktedir.

Glock icra yayı / kılavuzu ve yataklarında ise bunların tam tersi geçerlidir, ama en önemlisi de, Glock icra yayının alt kısmı, aynı zamanda sökme takma manivelası olan namlu alt kilit kamasının altındaki yaya, polimer gövdedeki yatağa ve alttaki seri nosu plakasına yer yer temas edebilmektedir. İşte bu temaslar bize o bildik meşhur keman melodilerini sunmaktadır.

Ancak işin garip ve bir türlü açıklayamadığım bir başka yönü de, sökülü olarak dışarıda elle manipüle edilen Glock icra yaylarından da, bu şiddette '' gıcırtı '' olmasa da, ara ara '' cıyırtı '' diyebileceğimiz ince sürtünme seslerinin gelmesi... Saygılar.

Harun demiş ki:
lupus demiş ki:Ülkemize MKEK ' nin ithal ettiği Glock ' larda kabza arkasına yerleştirilmiş bir çocuk kilidi mevcuttur.

Steyr'in durumun bilemiyorum ama, Glock'taki kilit sistemi "çocuk kiliti" olmanın biraz daha ötesinde. Silah kilitliyken, silahla ateş edemiyorsunuz; bunun yanı sıra silahı sökemiyorsunuz da. Bu özellik silahın parçalanması, parçalarının çalınması ve namlu vb kritik parçaların başka bir silahta kullanılmasını da önlemiş oluyor.
Steyr firma yetkilileriyle yaptığım bir görüşmede, Steyr tabancanın namlu ucu kısmının kasıtlı olarak ağır yapıldığını, bunun amacının: genel dengeyi artırmak, geri tepmeyi hafifletmek ve namlu şahlanmasını azaltmak olduğunu belirtmişlerdi. Zahmetli inceleme için teşekkürler.

Stalker demiş ki:
Steyr son revize 9 parabellumlarında bile ne yazık ki sağlıklı besleme sorununu aşabilmiş değil,Steyr’ ın ABD distirbitörü ise genel olarak performansla alakalı sorunlar ve buna dayalı son kullanıcı şikayetlerinden ötürü,2009 yılı başından itibaren steyr a ait tabancaların abd ithalatını sonlandırmış durumdadır.
Steyr m serisini 40 sw için tasarladığından M40 serisi M9 modellerine göre daha sağlıklı besleme yapsa da, firmanın 40 sw platformunda da kronik olarak tutukluk problemleri yaşandığından m40 serisi de güvenilirlik bakımından sınıfta kalmaktadır.
Şahsi olarak her ne kadar Seyr’ ın kabza açısını,yarım kurulu pozisyonda durmasından ötürü tam yük altında bekleme yapmadan duran ateşleme sistemini ve alternatif üçgen gez arpacık yapısını sevsem de tabancanın besleme ile alakalı çıkardığı kronik problemlerden ötürü genel performansına pek çok kullanıcı gibi benimde güvenim yok.Sizin durumuzda olduğu gibi 2 firma arasında tercih yapmak mecburiyetinde kalırsam gönül rahatlığıyla kesinlikle Steyr’ ı seçmezdim diyebilirim
Nihayetinde M9 serisinin Glock modellerine göre artıları olsa da,tüm bu artılarına rağmen silah kullanımında hayati önem taşıyan çalışma performansında yaşanan sıkıntılardan ötürü Glock 19 tüm o estetikten uzak ve kaba yapısıyla bile kullanıcısı için çok daha sıhhatli ve güvenilir bir ürün alternatifi sunmakta.

Hedonist demiş ki:
Arkadaşlar STEYR M-A-91 MKEK'de 3.053.96 dolara satılıyo sizce bu fiyatı hak eden bir silah mıdır) bu silah? Yanılmıyorsam 2.el de 10.000 Dolara katar fiyat istenen bir silahtı bir aralar.

Lupus demiş ki:
Steyronoid'ler kızacaklar ama, bu silah kesinlikle bir HS 2000'den daha fazla parayı hak etmeyen bir silah, yurt dışındaki, özellikle de ABD'de satış ve piyasa fiyatı da bunu teyit eder düzeyde, 350 USD 'ye kadar rahatlıkla sıfır bir Steyr M9A1 alınabiliyor. Yurdumuzda istenen ve ödenen paralar konusunda ise hiç bir yorum yapmak istemiyorum.Saygılar…
----------
faust demiş ki:"Steyr namlusu alttan dışarıdan çevrilerek açılan, SIG Sauer P serisine benzer bir blok ile kilitlenirken, Glock namlusu alttan bir yay baskısı ile yukarı itilen düz bir metal plaka ile kilitlenmektedir. Steyr kilidi biraz daha sağlam ve güven verici olarak görünmektedir."
"Sağlam ve güven verici gözükmek" nasıl bir teknik tabir/yorum dur? Bu konuda beni aydınlatır mısınız?

Sn.faust, öncelikle bahsettiğimiz kilidin ne olduğunu açıklamakta fayda olduğunu düşünüyorum; Bahsi geçen kilit, namlu-sürgü takımını gövdeye sabitleyen kilittir. Malumunuz olduğu üzere Glock sürgü-namlu takımı gövdeye, altında yaprak bir yay bulunan, preslenmiş metal bir plaka ile kilitlenmektedir. Bu metal plaka, gövdenin yan tarafındaki sökme mandalının kendisidir, bunun altında da gerimini sağlayan yaprak bir yay vardır.

Steyr namlu-sürgü takımı ise gövdeye aynı SIG Sauer veya HS 2000 ' dekine benzer bir kilit ile sabitlenmektedir. Bu kilit kendi etrafında döndürülerek namlu-sürgü takımı gövdeden sökülür ve ayrılır, aynı şekilde tersine döndürülerek kilitlenir. Bu kilitlerin de etraflarında serbest dönmesini kısıtlayan birer küçük kesme yay vardır.

Glock kilidinin altındaki yay kırıldığında, sürgü-namlu bloğunu gövdeye sabitleyen çelik plakanın altındaki gerim kaybolur. Sürgü çalışıp, namlu geriye gelmediği müddetçe, bu plakanın üst kenarındaki çıkıntı, namlu alt kilit bloğunun ön ve altındaki çentikte kalır. Ancak sürgü ve namlu geriye geldiğinde, yeterli gerimi sağlayarak plakayı olması gerektiği yerde tutan yayın alttan sağladığı destek olmadığından, sürgü-namlu bloğunu kilitleyen çelik plaka serbest kalır ve aşağıya kayar. Bu durumda iki şey olabilir; 1. Sürgü-namlu takımı tamamen boşa çıkarak icra yayının kuvveti ile önünüze düşüverir, 2. Namlu-sürgü takımı tamamen kurtulamasa da, namlu alt kilit bloğunun altındaki çentik ve sabitleme plakasının üzerindeki çıkıntı birbirine tam oturmadığı için, namlu kilitleri tam olarak kilitlenmez ki, bu durumda ya '' out of battery shooting '' sonucu '' Ka-boom '' hadisesi meydana gelir, ya da silah ateşlenemez, nadiren de sürgü takımı sahada giderilemeyecek şekilde kilitlenir.

Steyr sürgü-namlu bloğu kilidinin silah monte halde iken, kendisine gerim sağlayan yayı kırılsa dahi, sürgü-namlu bloğunu sabitleme fonksiyonu bozulmaz, çünkü Glock kilidi gibi aşağı yukarı eksende oynamaz, sadece kendi etrafında döner. Silah monte halde iken, aynı zamanda icra yayının ve kılavuzunun gerimi altında olduğundan dolayı, kendi etrafında dönemez, hatta sürgü geriye gelip, namlu kilitleri açıldığında, sıkışan icra yayının sağladığı gerim daha da arttığından, etrafında dönmesi daha da zorlaşır, bu nedenle de sürgü-namlu bloğunu işlevselliği koruyacak bir şekilde kilitlemeye devam eder. Aynı şey SIG Sauer ve HS 2000 için de geçerlidir.

Gelelim tüm bunların pratik bir anlamı olup olmadığına...Glock ' un en çok kırılan ve değiştirilme ihtiyacı hasıl parçalarından birisi sürgü-namlu bloğu sabitleme plakası yayıdır. Bu yay revizyondan geçirilmiş olmasına rağmen, Glock ' un yumuşak karınlarından birisi olarak kalmaya devam etmektedir.

Sn.faust, işin teknik yanı dışındaki sorunuza gelecek olursak, bu da sandığınız kadar basit ve matematiksel olarak çözümlenecek kadar kolay bir mevzu değildir. Her mekanik tasarımın hesap ve deneyle ortaya konulabilecek yönleri olduğu gibi, tam tersine, hesap ve testlerle ortaya konulamayacak yönleri de vardır. Bu noktada işin içine o tasarımı inceleyen kişinin konuya bakış açısı devreye girer. Yukarıda okuduğunuz yorum da bunun tipik bir örneğidir...

İşin teknik kısmına dönecek olursak, teorik olarak Steyr sürgü-namlu-gövde kilit sistemi daha stabil ve daha sağlam bir tasarımdır. Pratikte gözlenen sonuçlar da bunu desteklemektedir. Peki, Glock ' un teoride daha oynak ve kırılgan olan sürgü-namlu-gövde kilit sistemi, pratikte görülen münferit olumsuzluklara rağmen, tek başına Glock' u bu konuda daha yetersiz görmeye ve göstermeye yeterli midir ? Hayır. Her iki modelin saha performansı ve piyasa başarısı da bunu desteklemektedir. Yukarıdaki yorumdan anlaşılması gereken de budur.

Evet, Steyr' in sürgü-namlu-gövde kilit sistemi teorikte daha sağlam ve güven verici olarak görünmektedir, pratikte de bu böyledir. Ancak bu pratik ve teorik sonuçların her ikisi de müsbet bir artı değer oluşturmamaktadır. İşte bu nedenle bu tür karşılaştırmalı teknik analiz ve yorumlarda, subjektif olarak algılanabilecek yorumlar yer alabilmektedir. Yurt dışındaki ilgili kitap ve süreli yayınları da uzun yıllardır yakından takip eden birisi olarak, bu kitap ve yayınlarda da benzer yorum ve analizlerin sandığınızdan çok daha sık bir şekilde yer aldığını rahatlıkla söyleyebilirim.Saygılar.

Faust demiş ki:
Sn Lupus,Öncelikle teknik ve detaylı cevabınızdan dolayı teşekkür ederim. Bende size aynı dille cevap vermeye çalışayım:

"Glock kilidinin altındaki yay kırılıdığında, sürgü-namlu bloğunu gövdeye sabitleyen çelik plakanın altındaki gerim kaybolur..... " demişsiniz.

Evet doğrudur. Eğer "sürgü kilidi yayı" kırılırsa gerilim kaybolacak ve "sürgü kilidi" bir ihtimalle aşağı kayıp namlu-sürgü bloğunun ileri hareketini engelleme vazifesini yerine getirmeyecektir. Bundan sonra sıralamış olduğunuz senaryolardan birinin gerçekleşme ihtimali pek muhtemeldir.
(Böylece söküm yapar gibi sürgü kilidini elle aşağı çekerek ateş edersek ne olur sorusunu da cevaplamış oluyoruz.)
Bu düzeyde hemfikiriz. Ancak:

"Gelelim tüm bunların pratik bir anlamı olup olmadığına...Glock ' un en çok kırılan ve değiştirilme ihtiyacı hasıl parçalarından birisi sürgü-namlu bloğu sabitleme plakası yayıdır. Bu yay revizyondan geçirilmiş olmasına rağmen, Glock ' un yumuşak karınlarından birisi olarak kalmaya devam etmektedir. " demişsiniz.

İşte burada size katılamıyorum. Sırasıyla açıklamaya çalışayım:

1-Sürgü Kilidi: Glocklarda "Sürgü Kilidi" ince ve basit bir plakadır. Bu ilk bakışta güven vermeyen bir tasarım gibi gözükebilir. (Bende ilk bakışta aynı hisse kapılmıştım.) Ancak sürgü kilidi levhası üzerine uygulanan yükler analiz edildiğinde "sürgü kilidi" levhasının gereğinden bile dayanıklı olduğu anlaşılır. Zira sürgü kilidinin maruz kaldığı yük en çok: "geri tepme yayı" tarafından son pozisyonundan ilk pozisyonuna geri getirilen sürgü bloğunun momentumuyla sınırlıdır. Bu düzeydeki bir yük altında sürgü kilidi levhasının kırılma olasılığı yoktur.

2- Sürgü kilidi yayı: Bu yaprak yayın görevi -sizin de yazdığınız gibi- sadece "sürgü kilidini" bir baskıyla yukarı iterek sürgü kilidinin pozisyonunda kalmasını -söküm sırasındaysa kilidin açılmasını- sağlamaktan ibarettir. Bu yay gövdeye sabit hareketsiz bir parçadır. Tek görevi sürgü kilidini dikey doğrultuda yukarı itmekten ibarettir. Bu yaprak yaya etki eden kuvvetleri analiz edersek: kendi yay kuvveti hariç hiçbir kuvvetin üzerine etki etmediğini görürüz. (Zira "Sürgü kilidine" etki eden kuvvet namlu ekseni yönünde -yani yatay eksen yönünde- olduğu için sürgü kilidi yayına iletilmez) Sonuç olarak "sürgü kilidi yayı" sökme/takma işlemi haricinde tamamen pasif kalan bir parçadır.

Soru: "Sürgü kilidi yayı" yay görevi hariç üzerine hiç bir kuvvetin etki etmediği pasif bir elemansa hangi sebeple kırılabilir?

"Glock ' un en çok kırılan ve değiştirilme ihtiyacı hasıl parçalarından birisi sürgü-namlu bloğu sabitleme plakası yayıdır. " demiştiniz.

Bu iddianızı destekleyecek elinizde belge varsa bizimle paylaşmanızı rica ederim. Şahsen -yukarıda da açıklamaya çalıştığım sebeplere dayanarak- bu denli pasif ve basit bir parçanın kırılma olasılığını -maalesef- mantık dahilinde göremiyorum. Kırılıyorsa neden kırıldığını çok merak ediyorum.Saygılar.
--
Sn Lupus
Silahların sonuçta çoğumuz için biraz teknik biraz da hissi bir hobi olduğunun farkındayım. Dolayısıyla subjektif yorumlara da açığım. Ancak size katılmadığım nokta şu: Salt teknik bir konu (mekanik kusurlar gibi) bence salt kuramsal ve deneysel platformda ele alınmalıdır. Bir önceki cevabınızı cevaplamaya çalışırken de bu hassasiyetimi göstermeye çalıştım.

Ayrıca ABD kaynaklı yayınlara çok fazla hürmet etmemek gerektiği inancındayım. Zira Glock ABD de en çok satılan silahlardan biri olmakla beraber aleyhinde en çok lobi yürütülen de silah. Bu sebeple olur olmadık karalamalarla çok sık karşılaşılabiliyor -hemde tüm dünya tarafından otorite kabul edilmiş silah uzmanları bile bu karalama kampanyasına alet olabiliyorlar. Saygılar.

Not: Yeri gelmişken Glock' larla ilgili bazı subjektif düşüncelerimi de yazmak isterim:

1) Tasarım ve mühendislik parametreleri yönünden Glock 17 nin gelmiş geçmiş en üstün "askeri hizmet" tabancası olduğuna inanıyorum. (Piyade tüfeğinde AK-47 ne ise tabancada Glock odur bence.

2) Glocklarla ilgili tutukluk sorunlarının %99 unun şarjörden kaynaklandığı inancındayım.

3) Bir Glock sahibi olmama rağmen Glock ları çok çirkin buluyorum.

Lupus demiş ki:
faust demiş ki:Ayrıca ABD kaynaklı yayınlara çok fazla hürmet etmemek gerektiği inancındayım.Zira Glock ABD de en çok satılan silahlardan biri olmakla beraber alehinde en çok lobi yürütülen de silahu sebeple olur olmadık karalamalara çok sık karşılaşılabiliyor hemde tüm dünya tarafından otorite kabul edilmiş silah uzmanları bile bu karalama kampanyasına alet olabiliyorlar.

Almanya ile birlikte dünyada bu konuda daha fazla çalışma ve yayın yapılan başka bir ülke yok, maalesef yok. Bilgi, tecrübe ve mantık süzgecinden geçirildikten sonra bu zengin kaynağın göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum.

Süreli yayınlardaki bazı analiz ve yorumlar konusunda haklı olabilirsiniz. Ancak, benim özellikle süreli yayınlarda gördüğüm asıl sorun, silahların iyi yönlerine çok daha fazla vurgu yapılırken, kötü yönlerinin genelde geçiştirilmesidir. Şimdiye kadar herhangi bir silah hakkında, herhangi bir okuyucunun o silahı tercih etmemesi gerektiğini düşündürür herhangi bir makale okumadım ki, Glock da buna dahildir..

Kitaplar ise tamamen farklı bir format ve yaklaşımla yazılmaktadır. En basitinden şu kadarını söyleyebilirim, Patrick Sweneey' in '' The Gun Digest Book of The Glock '' kitabındaki Glock 'un şartlarını karşıladığı Avusturya Ordu şartnamesini okuduğunuzda, aynen sizin düşündüğünüz gibi Glock ' un gelmiş geçmiş en mükemmel askeri silah olduğu hissine kapılıyorsunuz. Ancak ilerleyen bölümlerde dikensiz gül olmadığını, Glock ' un '' Perfection '' sloganının hoş, ancak biraz da abartılı bir tanım olduğunu anlıyorsunuz...Glock hakkındaki kendi pratik gözlemim de bu yöndedir.

faust demiş ki:Tasarım ve mühendislik parametreleri yönünden Glock 17 nin gelmiş geçmiş en üstün "askeri hizmet" tabancası olduğuna inanıyorum. (Piyade tüfeğinde AK-47 ne ise tabancada Glock odur bence.

Dünya üzerinde üretilmiş her türlü yarı otomatik tabanca / makinalı tabanca kapsülünü hiç bir tereddüte mahal bırakmadan ateşleyemeyen hiç bir tabanca, gelmiş geçmiş en mükemmel askeri hizmet tabancası olamaz. Her ne kadar bu konudaki yaklaşımlar değişmiş olsa da, hala pek çok askeri eğitmen, ateşleme sistemi kısmen kurulu kalan ve kilitlenemeyen, sahra sökümü yapılabilmesi için tetiğin manipüle edilmek zorunda olduğu hiç bir silahı envanterinde görmek istemez....

faust demiş ki:Glocklarla ilgili tutukluk sorunlarının %99 unun şarjörden kaynaklandığı inancındayım.

Glock ilk günden bu yana '' Perfection '' sloganını kullanmaktadır, ancak en fazla revizyondan geçirdiği parçalardan birisi de şarjörler ve gerdelleridir...Ancak Glock ' un mekanik tasarımından kaynaklanan daha pek çok farklı handikapı vardır ki, bunlar forumun Glock başlıklarında yeri geldikçe tartışılmıştır...

Bu arada taze bir haber de vermek isterim, Glock artık resmi kullanım kılavuzlarına da sürekli ve yoğun kuru tetik düşürmenin sakıncalı olduğu bilgisini ekliyor, en azından ABD ' deki kullanım kılavuzlarında bu uyarı yer alacak. Ancak asıl ironi şuradadır ki, bu silahı her sökmek istediğinizde '' snap cap '' kullanmadan tetik düşürmek zorundasınız...

Kendi adıma şunu söyleyebilirim, tüm handikaplarına rağmen hayati bir gerekçe ile silah taşıyacak olsaydım, Glock kesinlikle ilk tercihlerim arasında yer alırdı...Ancak çok fazla '' Perfection Cool Aid '' müptelası olmadan, silahımın handikaplarını da göz ardı etmeden...Saygılar.

Faust demiş ki:
Sn. Lupus
"Bu arada taze bir haber de vermek isterim, Glock artık resmi kullanım kılavuzlarına da sürekli ve yoğun kuru tetik düşürmenin sakıncalı olduğu bilgisini ekliyor, en azından ABD ' deki kullanım kılavuzlarında bu uyarı yer alacak. Ancak asıl ironi şuradadır ki, bu silahı her sökmek istediğinizde '' snap cap '' kullanmadan tetik düşürmek zorundasınız...Cool" diye yazmışsınız.

Gerçekten böyleyse: evet çok ama çok ironik bir durum bu. Ama Glock' un sade, basit "striker" tasarımını gözümün önüne getirdiğimde iğnenin kırılması veya mekanizmanın bir şekilde hasar görmesi için hiç bir sebep göremiyorum. Ama Goston Glock' da benim gibi görememiş olabilir tabii.
Size iki sorum olacak:
1) Kuru tetik düşürmeden dolayı hasar görmüş bir Glock karşınıza çıktımı? Çıktıysa hasarı tanımlayabilir misiniz?
2)Bu uyarının manüellerde yer alacağına dair Glock' un resmi bir açıklaması var mı? Varsa linkini yollar mısınız? Saygılar.

Not: Askeri uygulamada -askerlik yapmış olanlarımız bilir- kuru tetik düşürmek "doldur-boşalt istasyonlarında" standart uygulamadır. Bu uygulamanın sadece TSK ile sınırlı kaldığını da düşünmüyorum. Glock' un esasen ordu kullanımı için tasarlanıp üretildiği göz önüne alırsak Glock' un böyle bir uyarıyı asla manüeline yazarak deklare etmeyeceği inancındayım.
Not2: Kendi tabancamla (satın alalı 1 hafta oluyor tetiğe alışmak için yaklaşık 100-150 kez kuru tetik düşürmüşümdür sanırım. Şimdi yedek bir striker sistemi satın alıp mevcut üzerinde-kırılana kadar- bu uygulamaya devam etmeyi düşünüyorum.
---------
Sn. Auris34

Glock' da ki striker ateşleme mekanizması:

Glock' da striker ateşleme mekanizması iki kademeli bir ateşleme sistemidir. (Ne SA ne de DA) Glock' da (tetik çekilmedikçe) "ateşleme pimi" yarı kurulu halde durur. (Yani teorik olarak "ateşleme pimi yayı" bu düzeyde "ateşleme pimini" iterek kapsülü patlatmaya yetecek enerjiye sahip değildir. -Ama kapsüller pratikte farklı tölerans değerlerine sahip olduğu için asla buna güvenilmemelidir! ) Tetik çekilirken ise ateşleme pimi yayı enerji depolamaya devam eder. Tetik tam çekildiğinde ateşleme pimi yayı tam kurulmuş olur ve ateşleme pimi serbest kalarak kapsülü vurur/patlatır.
Yani sanılanın aksine Glock "single action" bir tabanca değil. Öte yandan glock "double action" bir tabanca da değildir ortalarda bir yerlerdedir.
Not: Striker kelime anlamı olarak nedir diye sorduysanız spesifik bir anlamı yok: Vurucu...Saygılar.

Lupus demiş ki:
faust demiş ki:Gerçekten böyleyse: evet çok ama çok ironik bir durum bu. Ama Glock' un sade, basit "striker" tasarımını gözümün önüne getirdiğimde iğnenin kırılması veya mekanizmanın bir şekilde hasar görmesi için hiç bir sebep göremiyorum. Ama Goston Glock' da benim gibi görememiş olabilir tabii.

Sadece Gaston ve ekibinin değil, pek çok tasarımcının göremediği veya göremeyeceği, görse bile kabul edilebilir riskler içerisinde değerlendireceği ayrıntılar her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bunun en önemli göstergesi de Glock tasarımında yıllar içerisinde sessiz sedasız yapılan revizyonlardır. Gaston ve ekibinin göremediği ayrıntılar, zamanla saha kullanımı esnasında tespit edilmiş ve gözden geçirilmiştir. Forumun Glock ile ilgili konu başlıklarında bunlarla ilgili pek çok yazı bulabilirsiniz.

Aşağıdaki konu başlığını incelerseniz, Gaston ve ekibinin zamanında göremediği bazı ayrıntılar nedeni ile Glock ' un zaman içerisinde geçirmek zorunda kaldığı bazı revizyonlar ve nedenleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bu revizyonlardan birisi de iğne ve iğnenin ucunun çıktığı kovan dip tablası yatağı kırımlarını engellemek için iğnede yapılan revizyondur.

faust demiş ki:1) Kuru tetik düşürmeden dolayı hasar görmüş bir glock karşınıza çıktımı? Çıktıysa hasarı tanımlayabilir misiniz?
Henüz şahsen görmedim, ancak aşağıdaki linki incelerseniz bu konuda biraz daha ayrıntılı fikir sahibi olabilirsiniz.

faust demiş ki:2)Bu uyarının manüellerde yer alacağına dair Glock' un resmi bir açıklaması var mı? Varsa linkini yollar mısınız?
Henüz medyaya düşmüş resmi bir açıklama yok. Ancak yetkili Glock teknikerleri ve eğitmenleri bu konuda bilgilendirilmiş durumda. Dahil olduğum Facebook grubundaki duayen Glock kullanıcılarından birisinden bu konuda bir mesaj geldi. Aşağıdaki link resmi bir ilan olmasa da, bu konuda oldukça güvenilir bir Glock duayenin aktardığı bilgileri içeriyor. Vaktiniz olursa Amerikanca tabirleri ile '' Ignorant '' ve '' Cool-Aiders '' lar nedeni ile kilitlenen konuyu sonuna kadar okumanızı öneririm.

http://glocktalk.com/forums/showthread.php?t=1269647

faust demiş ki:Not: Askeri uygulamada -askerlik yapmış olanlarımız bilir- kuru tetik düşürmek "doldur-boşalt istasyonlarında" standart uygulamadır. Bu uygulamanın sadece TSK ile sınırlı kaldığınıda düşünmüyorum. Glock' un esasen ordu kullanımı için tasarlanıp üretildiği göz önüne alırsak Glock' un böyle bir uyarıyı asla manüeline yazarak deklare etmeyeceği inancındayım.

Glock ' un en büyük pazarı ABD ' dir. ABD ' de kullanıcıların uğradığı hasarlar ve bu konularda açılan davalar üretici ve dağıtıcıların ciddi bir sorunudur. Yakında en azından ABD dışındaki Glock kılavuzlarında yazmayan '' Glocklarda mükerrer dolum fişek kullanılmaması '' uyarısı gibi, kuru tetik çalışmaları konusundaki uyarının da ABD ' deki kullanım kılavuzlarında yer alacağından emin olabilirsiniz...

faust demiş ki:Not2: Kendi tabancamla (satın alalı 1 hafta oluyor tetiğe alışmak için yaklaşık 100-150 kez kuru tetik düşürmüşümdür sanırım. Şimdi yedek bir striker sistemi satın alıp mevcut üzerinde-kırılana kadar- bu uygulamaya devam etmeyi düşünüyorum.

Ben 6 ayda 4000 gerçek fişek ve gerek '' snap-cap '' li, gerekse '' snap-cap '' siz olarak on binlere varan kuru tetik düşürme adedi ile Glock 19 ' a herhangi bir hasar vermeyi başaramadım, ama size başarılar dilerim...
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Saim Alper Erdem üstattan:

[Resim: 1741083860584?e=1744243200&v=beta&t=K8Az...aREEk3_Y9E]

Şu görülen piştov...  Avusturya... 1999 tevellütlü... "Friedrich Aigner"... "Wilhelm Bubits" tasarımı...

Ön kurmalı...

Muhtemelen... Yapılmış... En iyi...İğne vuruşlu... Hizmet tabancası...

En büyük özelliği...

Eksiksiz...

Tüm... Yerli... Yabancı... "İnternet Eksperleri" tarafından yanlış anlaşılması...

Yanlış anlaşılmış... Çünkü...

- ?Tasarımın tamamen "Bubits"e ait olduğu sanılıyor... DEĞİL!.. 
Milletin nüfuz edemediği... Sıra dışı... Akılcı mekanik tasarım... "Aigner"in...

- ?Otomatik iğne güvenliği yok... Bunun eksiklik olduğu düşünülüyor... DEĞİL!..
Ateşleme iğnesi yarımdan da az kurulu ve boşalsa dahi... Vuruşu kapsülü yakmağa yeterli değil... DAHASI... Sürgü... Plastik gövdeye bağlı kılavuzlarda değil... Oradaki... Sökülebilir yekpare çelik şasi üzerinde hareket ediyor... Kazaen sürgüdeki iğnenin... Gövdede... Çelik şasideki sabit istinat pimi üzerinde kurulu tutan taşıma levyesinden ayrılması mümkün değil... Otomatik iğne emniyetinin YARIM KURULU ve DARBE GÜVENLİKLİ tabancalardaki görevi... "Bir şekilde... Aşırı ısı... Kırılma gibi sebeplerle sürgü... Plastiğe gömülü hareket kılavuzlarından ayrılırsa... Boşalan iğne vuruşunun kapsüle ulaşmasını engellemek"... Bu tabancada... Sürgü... Plastik gövdeden istek dışı ayrılırsa... Hareket kılavuzlarını taşıyan çelik şasi ile birlikte... Kurulu halde ayrılır... İğne ayağı ve altındaki istinat pimi üzerindeki... Taşıma levyesiyle beraber...

- ?Atım yatağı dolu taşımanın... Otomatik iğne bloğu olmadığından... Mahzurlu olduğu sanılıyor... DEĞİL!.. 
Tetik grubunun... Sağlam... Güvenli... Çelik bi "Darbe Güvenliği" var...

- ?Tetik mekanizmasının... Sürgü çıkarıldığında... İğne ayağının itişi olmadan... Ara konumunda... Öndeki dikey levyeyle irtibatlı görülen yatay iğne taşıyıcı levyenin... Tetik çekildiğinde bu rabıtadan ayrılarak çalıştığı sanılıyor... DEĞİL!.. 
Öndeki düşey levyenin görevi... Yatay taşıyıcı levyeye iğne yayı zoruyla kılavuzluk ederek... Önce biraz yükseltip... Sonra... Altındaki... Sabit "İstinat pimi" üzerine oturtmak... Akabinde... Levyelerin hareket yörüngelerine uyarak onun dişinden ayrılıyor... Tetik kolu... Yatay levyenin sağ yanındaki... Çelik "Darbe güvenliği" plakası içinde geriye hareket ederek... Yatay taşıyıcı levyeyi... Gövdedeki sabit... "İstinat piminden" düşürüyor... Ateşleme bu şekilde ve literatürde... "Double Action Only/DAO" tanımındaki... "Ön kurmalı" biçimde...

Bu... "Glock güvenliği" ve "P99 tetik özelliklerini" bir arada taşıyan piştov...

Halen üretiliyor ve...

Sözüm ona eksperlerin hiç biri... Ne yerli... Ne yabancı... Pazara verildiği çeyrek asırdır... Bu dört gerçeğin... Özellikle son üçünden haberdar değil... ???‍?

Daha da ilgi çekici olanı...

Üretici kuruluşun da bu yanlış anlaşılmalar... HİÇ umurunda değil... ?

Böyle bi dünya işte...



Saygılar.
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi