Glock 17 tarihi
#1
Glock 17 modelinin tarihi ile ilgili yazıyı handgunsmag.com da görünce çevirisini yaptım. Markaya güzelleme içeren bazı ibareleri yazının orijinalinden çıkarttım.  

1980'de Avusturya Walther P38'in yerini alacak yeni bir tabanca arayışındaydı.

"Wonder Nine" tabancaları konsepti  (harika dokuz - 13 veya daha fazla mermi alan çift sıralı şarjörlü, 9x19 mm kalibreli silahlar) gerçek anlamda yeni başlıyordu.

Bu sırada, adı sonunda polimer tabancalarla eşanlamlı hale gelecek bir adam, yeni bir askeri hizmet silahı için elverişli olacak niteliklerin bir listesini belirlemek üzere uzmanlardan oluşan bir ekip kurdu.

Mütevazi Başlangıç:

1981'de Gaston Glock, bu nitelikleri bünyesinde barındıran yeni bir tabanca için çalışan bir prototip geliştirmişti. Sonuç, 17 mermi kapasiteli bir şarjörden beslenen polimer gövdeli, yarı otomatik, iğne ateşlemeli bir tabancaydı. Buna Glock 17 adını verdi.
Tasarım sade idi ve sadece 34 ayrı parça içeriyordu, Beretta 92 serisindeki parça sayısının yarısından azdı.

Üretim ve polimerler alanındaki 18 yıllık bilgisini ve hükümet sözleşmesi müzakerelerindeki 11 yıllık deneyimini kullanarak, Gaston Glock kısa sürede sadece bir prototipten daha fazlasına sahip oldu. P38'in yerini alabilecek kadar iyi olduğunu düşündüğü sağlam bir tasarıma sahipti ve bu yüzden G17’yi 1982'de Avusturya askeri hizmet silahı değiştirme denemelerine sundu.

Dayanıklılık testleri polimer tabancayı sınırlarına kadar zorladı. G17 suya batırıldı, buzda donduruldu, çamura bulandı, binalardan düşürüldü ve kamyonlar tarafından ezildi. Gaston'ın tabancası bunların hepsinden sağ çıktı ve kendisine 4.000 tabanca için bir sözleşme verildi.

İlk Silahlar

Sadece bir yıl sonra, 1983'te Glock, G17 silahlarını Avusturya ordusuna teslim etti ve onlar da buna P80 adını verdiler. 1986'ya gelindiğinde, G17 tabancaları Norveç ve İsveç tarafından da kabul edilmişti, NATO standart stok numarası verildi. Örnekler ABD Savunma Bakanlığı'na sunuldu, modeller inceleme için ilgili kurum olan ATF'ye gönderildi. Glock USA, Georgia'da kuruldu ve ilk silah partisinin ABD'ye ithal edilmesine izin verildi.

Colby, Kansas polis departmanındaki on iki polis memuru 1986'da revolverlerden G17 tabancalara terfi etti ve bu onları günlük hayatlarını bu yeni polimer tabancaya emanet eden Amerika’daki ilk kolluk kuvveti üyeleri yaptı. Son olmayacaklardı.

Bu yeni polimer tabanca hakkında söylentilerin ve yanlış bilgilerin yayılması uzun sürmedi. Mayıs 1986'da American Rifleman, G17 hakkında "Yeni Silah Karşıtı Efsane: Plastik Bir Tabanca" başlıklı bir kapak hikayesi yayınladı. Bazıları, silahın tamamen plastikten yapıldığını ve bu nedenle güvenlik sistemleri için görünmez olduğunu iddia etti (ÇN: Glock’un ‘x-ray de görünmeyen tabanca' veya ‘suikast silahı’ gibi efsaneleri ülkemizde de pek yaygındır).

Dergiler ve şirketin kendisi söz konusu izlenimi düzeltmek için ellerinden geleni yaptı, ancak popüler kültür daha da büyük bir rol oynadı. 1990'ların Die Hard 2 filminde, Bruce Willis'in canlandırdığı John McClane karakteri kendisine bir "Glock 7" çekildiğini iddia ediyor ve bunu "Almanya'da yapılmış porselen bir silah. Havaalanı X-ray makinelerinde görünmüyor" olarak tanımlıyor. Elbette, bunların hiçbiri doğru değil. Glock 7 tabancası diye bir şey yok; Glock'lar porselenden yapılmaz ve tabancanın havaalanı güvenliğinden gizlice geçmesini engelleyen bol miktarda metal bileşene sahiptirler.

Şirketin sloganı "Mükemmellik" olsa da bu, şirketin tamamen kendi zaferlerine güvendiği ve Ronald Reagan görevdeyken yenilik yapmadığı anlamına gelmiyor. Silahın ana ruhu değişmemiş olsa da Glock şu anda beş farklı jenerasyona ulaşmış durumda.

Birinci Nesil. Gen1 (1982-1988)
[Resim: 54447795562_c241ae0ec2_c.jpg]
Birinci nesil silahlarda tek model G17'ydi. Gördüğünüz şey, aldığınız şeydi. Çerçevenin ön tarafında aksesuar rayı yoktu ve kabza dokusu, çerçevenin tüm kavrama alanını saran bir tür çakıllı kaplamaydı.

Aynı zamanda, sivil pazar da buna dikkat etmeye başladı ve Glock serisinin 1988'de tam boy G17'den biraz daha küçük G19'a genişlemesi uzun sürmedi. G19 inanılmaz derecede popüler hale gelmesine rağmen, orijinal G17 güçlü bir şekilde ayakta kalmayı başardı ve markanın amiral gemisi tabancası olarak liderliğini sürdürüyor.

İkinci Nesil. Gen2 (1988-1998)
[Resim: 54448841044_8d74e9f117_c.jpg]
G19'un piyasaya sürülmesiyle ikinci nesil silahlar da geldi. Yeni kalibrelerin sunulmasının yanı sıra bazı küçük dahili değişiklikler de yapıldı. Ancak Gen2 silahlarındaki büyük değişiklik kozmetikti. Kabzadaki tırtıl dokusu sapın yanlarında kaldı, ancak sapın arka kayışı ve ön tarafına daha agresif bir doku eklendi. Şasi üzerinde hala aksesuar rayı yoktu. Bu birkaç şey dışında, G17'nin genel tasarımı Gen1 ve Gen2 arasında çok fazla değişmedi.

Üçüncü Nesil. Gen3 (1998-2009)
[Resim: 54449026195_8f405e8be6_c.jpg]
Üçüncü neslin 1998'de tanıtılmasıyla sonuçlanan daha fazla değişiklikten önce tam on yıl geçti. Bir dizi değişiklik vardı ve bunlar daha önce Gen1 veya Gen2 silahı görmüş olan herkes tarafından hemen görülebiliyordu. Öncelikle, Gen3 silahlarında çerçevenin önüne bir aksesuar rayı eklendi. Bu yeni "evrensel ray" atıcıların lazer, ışık veya diğer aksesuarları eklemesine olanak sağladı.

Rayın eklenmesine kimse itiraz etmedi. Ancak diğer eklemeler silah sahipleri arasında bölünmeye neden oldu. Glock'un daha iyi bir kavrama sağlayan bir çerçeve yaratma girişimi, evrensel olarak artan bir mükemmellik seviyesine doğru, doğru yönde atılmış bir adım olarak görülmedi. Kavrama, ön ve arka kayıştaki tırtıllı kenarları ve agresif dokuyu korudu, ancak ön doku, polimere kalıplanmış parmak olukları tarafından kesintiye uğradı. Ayrıca her iki taraftaki kavramanın üst kısmına yakın bir yere küçük bir başparmak desteği eklendi.

Parmak olukları ve başparmak desteği insanların farklı el boyutlarını ve kavrama tekniklerini dikkate almamıştı. Eğer bu kalıplanmış eklemelerle tesadüfen aynı çizgideyseniz, ikinci nesil silahlardan üçüncü nesil silahlara geçiş muhtemelen sizi hiç rahatsız etmemiştir. Ne yazık ki, durum herkes için böyle değildi.


Dördüncü Nesil. Gen4 (2009-2017)
[Resim: 54448841039_36de7d9bc1_c.jpg]
Şirket, yeni dördüncü nesil silahların piyasaya sürüleceğini 2009'da duyurmuştu. Gen4 silahları için değişikliklerin ne olacağı konusunda çok fazla spekülasyon vardı, birçoğu bunun parmak oluklarının ve başparmak dayanaklarının kaldırılması anlamına geleceğini umuyordu. Bu grup insan hayal kırıklığına uğrayacaktı, çünkü bu iki özellik de aynıydı. Ancak değişen şey, kavramanın yanlarındaki dokuydu. Çakıl taşı kaplaması gitmişti ve yan panellerde biraz daha agresif bir dokuyla değiştirilmişti.

Kabzadaki parmak olukları ve baş parmak desteği kalmasına rağmen, Glock tabancalarının herkesin eline tam olarak uymadığını kabul etti. Dördüncü nesil silahlarda, her atıcının kavramanın genel boyutunu ellerine en iyi uyan boyuta değiştirmesine olanak tanıyan değiştirilebilir arka kayışlar tanıtıldı. Ayrıca, şarjör çıkarma düğmesinin büyütülmesi ve tersine çevrilebilir hale getirilmesi de bu zamana denk geldi.

Dahili değişikliklerden biri, hissedilen geri tepmeyi azaltmaya yardımcı olmak için tasarlanmış teleskopik irca yayının eklenmesiydi. İki yaylı sistem bir şok emici gibi çalıştı ve birçok atıcı, dördüncü nesil silahlarla önceki üç silah arasındaki geri tepme farkını hissedebildiklerini belirtti.


2016 yılında Glock, MOS Sistemini piyasaya sürerek halkın tabancaya monte optiklere olan artan isteğine yanıt verdi. Bu, atıcıların çeşitli farklı optikleri kabul etmek için fabrikada önceden kesilmiş bir sürgüye sahip olmalarını sağladı. Değişiklik küçük olduğundan, bazıları MOS tabancalarından "Gen4.5" olarak bahsediyor, ancak bu şirket tarafından resmi olarak tanınan bir değişiklik değil.


Beşinci Nesil. Gen5 (2017-2025)
[Resim: 54449026200_c4399e59dc_b.jpg]
Sadece bir yıl sonra, beşinci nesil silahlar 2017'de seriye girdi ve bu yeni Gen5 tabancalar birçok değişikliğe sahipti. Atıcılar, Gen3 ile ilk kez ortaya çıkan parmak oluklarının gittiğini, ancak başparmak desteğinin kaldığını hemen fark ettiler. Değiştirilebilir sırt kayışları da korundu ve atıcıların silahı daha iyi kavramalarına yardımcı oldu.


Şarjör yuvasına yeniden doldurma durumlarında yardımcı olması için bir genişleme verildi ve ayrıca çeşitli durumlarda ek manipülasyon yollarına yardımcı olmak ve baskı kontrollerini kolaylaştırmak için sürgünün ön tarafına tırtıklar eklendi. Gen5 silahlarla verilen şarjörler ayrıca yeniden doldurma söz konusu olduğunda genişletilmiş şarjör yuvasını tamamlamak için hafifçe genişletilmiş bir taban plakasına sahiptir. Sürgünün ön kenarları da yeniden kılıflamaya yardımcı olacak daha yuvarlak bir görünüm yaratmak için şekillendirildi ve eğimli hale getirildi.


Gen5'te ayrıca çift elle kullanılabilen sürgü durdurma kolları da kullanılmaya başlandı; bu, Gen4'teki ters çevrilebilir şarjör çıkarma sistemiyle birleşince, yeni silahlar her zamankinden daha fazla solak kullanıcı dostu oldu.


Hemen fark edilmeyebilecek birkaç Gen5 değişikliği, daha agresif poligonal yiv, hedef tarzı taçlama ve daha yüksek doğruluk için daha sıkı hazne özelliklerine sahip Glock Marksman Namlusundaki değişikliktir. Diğeri ise, korozyona ve çizilmeye karşı korumayı artıran ve tabancanın olumsuz koşullarda işlev görme yeteneğini iyileştiren sürgüdeki nDLC şeklinde adlandırılan kaplamadır.


2018'de tam boy G17, MOS Sistemine uyarlanan ilk Gen5 silahıydı. Hemen ardından G19 MOS geldi.


En İyi Nesil Hangisi?


(Amerika’da) seçilebilecek beş farklı nesil varken, hangisi en iyisidir?


Gen5 sadece en yeni ve en iyi olduğu için mi? Belki. Belki de değil. Muhtemelen Glock'un pazarlama departmanı Gen5'in en iyi seçenek olduğunun düşünülmesini ister çünkü son kullanıcıya başka bir silah satmak ister. Gerçekte, her şey bireysel atıcıya ve G17'lerinden en çok ne istediklerine bağlı.


(Yazarın kendi izlenimi): ‘’Şahsen ben Gen3 silahlara karşı önyargılıyım ve bunun nedeni gerçekten çok basit. Sadece ben, kavrama boyutunun, başparmak desteğinin ve parmak oluklarının elime tam oturduğu nüfusun bir parçasıyım. Hepsi bu. Benim tek nedenim bu. Gen3 silahlar bana tam uyuyor’’.


Sırada Ne Var?


G17'de son büyük değişikliklerin yapılmasının üzerinden yedi yıl ve Gen5 silahlarının tanıtılmasının üzerinden sekiz yıl geçti. Gen2 ile Gen3 arasında 10 yıl ve Gen3 ile Gen4 arasında 11 yıl vardı, bu yüzden yeni Gen6 silahlarının duyurulması için henüz çok erken, ama bunu tam olarak bilmek mümkün değil.


İlk Glock G17 tabancasının tanıtılmasının üzerinden 40 yıldan fazla süre geçti. Aralık 2023'te Gaston Glock 94 yaşında vefat etti. Öldüğünde, beş jenerasyondan 23 milyondan fazla Glock tabancası dünya çapında dolaşımdaydı.



                                                                       KONU GÜNCELLEMESİ:

Altıncı nesil. Gen6 (2026-…)
[Resim: 55257939465_50fd64535e_c.jpg]

2025 sonlarında USA pazarında boy gösteren Gen V'den kısa bir süre sonra 2026'da yeni jenerasyon Gen 6 piyasaya sürüldü.

Gen V: https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=1014

Gen 6: https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=1093


Saygılar
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Sn. blacksea,

Yazınızı keyifle okudum. Elinize, emeğinize sağlık. İzninizle, hikayeye biraz sos katmak istiyorum. Foruma aktardığım yazılarından okumuşsunuzdur. Sayın S.Alper Erdem üstad, Gaston Glock'tan hep "kornişçi" diye bahseder. Evet, bu gerçek, 1980 yılında Avusturya devleti yeni bir tabanca için ihale açıncaya kadar Gaston Glock'un silahla hiç bir ilgisi yoktu. 1963 yılında açtığı firmasında korniş, perde rayı ve benzeri donanım ürünleri üreten bir girişimciydi. Yani tabanca tasarlamadan önceki kariyerinde ev eşyalarına ve küçük donanım ürünlerine odaklanmıştı.

Ama bundan sonrası gerçekten bir başarı öyküsü ve pazarlama dehası ortaya çıkarıyor.

Glock’un ilk tabancasının (Glock 17) tasarımı, doğrudan Gaston Glock liderliğinde, silah tasarımı geçmişi olmayan küçük bir mühendis ekibi tarafından yapıldı. Bu süreci ilginç kılan şey, Gaston Glock’un ne bir silah mühendisi ne de bir silah üreticisi olmasıydı. (Tıpkı Steve Jobs’un bilgisayar mühendisi olmadan iPhone’u tasarlatması gibi). Tam tersine, o zamana kadar sadece polimer ürünler ve orduya çakı, kemer tokası,  gibi ekipmanlar üretiyordu. 

Avusturya ordusunun açtığı P80 programı ihalesini öğrendiğinde “Neden ben de denemeyeyim?” diyerek işe koyuldu. Silahlar hakkında bilgisi yoktu ama üretim mühendisliği, polimer kalıplama ve malzeme bilimi konularında uzmandı. Silah tasarımına dair literatürü okuyarak ve profesyonel atıcılar, mühendislerle konuşarak kendini eğitti.

Glock, ilk olarak askerleri, polisleri ve silah kullanıcılarını dinledi. Nelerden şikayetçiler? Mevcut silahlarda hangi sorunlar var? Ne arıyorlar?

Beretta, Sig Sauer, CZ, Browning ve H&K gibi dönemin popüler modellerini parçalayıp analiz etti. Her modelden neyin işe yaradığını ve neyin gereksiz olduğunu not aldı.

Gaston Glock, şu temel hedefleri koydu:
  • Az parça
  • Kolay üretim
  • Az bakım ihtiyacı
  • Yüksek dayanıklılık
  • Hafiflik
  • Yüksek kapasite
  • Basit ve sezgisel kullanım

Üretmeyi düşündüğü ilk tabanca P80 (Sonra şajör kapasitesinin 17 oluşundan Glock-17) ilk üretilen plastik gövdeli tabanca değil. Ondan öncesinde 1970'lerde Heckler & Koch tarafından üretilen VP70 var. 

Yaklaşık 90 gün içinde ilk prototipi (Glock 17) üretti. Testlerde Beretta 92 ve H&K P7 gibi favori modelleri dayanıklılık ve işlevsellik açısından geçti. İhale gereği 15.000 mermi atış testinde Glock 17 sadece 1 kez tutukluk yaptı.

Polimer Gövde ( VP70 hariç) O zamana kadar sivil ve askeri tabancalarda neredeyse hiç görülmemişti. Glock, çığır açtı.
Safe Action Tetik Sistemi ile emniyet mandalı olmayan ama yine de güvenli, 3 katmanlı içsel güvenlik sistemi kurdu. Çoğu rakip model 13-15 mermi kapasitesindeyken Glock 17, 17+1 sunuyordu. Glock 17’nin toplam parça sayısı çok azdı, bu da bakım ve üretimi kolaylaştırdı.Yüksek dayanıklılık, düşük ağırlık avantajı sundu. Tüm testlerde darbeye, kire, çamura, suya karşı mükemmel çalıştı.

Glock ismi, artık bir tabanca türünü değil bir standardı temsil ediyor. Özellikle ABD'de "güvenilir silah" denince ilk akla gelen markadır. Popüler kültürde (filmler, diziler, oyunlar) sıkça kullanılması da yaygınlaşmasına katkı sağladı.

Ancak Glock'un ABD den başlayan yaygınlaşması parlak bir pazarlama stratejisi sonucu oluştu.  Glock’un polis departmanlarına verdiği agresif indirimler ve eğitim destekleri de yayılımı hızlandırdı. Polis kullandıkça, sivil kullanıcılar da “eğer onlar güveniyorsa ben de güvenebilirim” mantığıyla yöneldi. Yüksek üretim kapasitesi, düşük üretim maliyetleri sayesinde piyasada rakiplerinin altında fiyatlarla satıldı.

A.B.D de herkesin bütçesini zorlamadan alabildiği Glock, ne acıdır ki ülkemizde anormal vergiler nedeniyle en pahalılar arasındaki yerini koruyor.

Saygılar
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Sn Hocam,

Değerli katkılarınız için ben teşekkür ederim.

Gaston Glock'un bence en önemli farkı alanında uzman kişilerle çalışması, yani (en azından uygun zamana kadar) işi ehline bırakması. 
Tabancanın dizaynında H&K ve Walther'den işi bilen insanlardan bir ekip kurup, beraber çalışması. Gerçi proje belli bir yere geldikten sonra onlara yol veriyor ama o arada hedefine ulaşmış oluyor. Bunlardan biri Wilhelm Bubits. Sonrasında Steyr ile yoluna devam edip, M ve S serisi tabancaları tasarlayan bu kişi Steyr sonrası da Caracal tabancasını yapıyor.

Glock bir röportajında başarısının sırrının bu işe başladığında tabancalar hakkında hiç bilgisi olmaması, öğrenmeye sıfırdan başlaması olduğunu söylemiş. Her ne olursa olsun 50 yaşından sonra yakalanmış teknik, ticari başarı takdire şayan.

İlk tabancaya G17 adının verilmesinin sebebi şarjör kapasitesinin 17 olmasından ziyade, tabancanın Glock'un çeşitli alanlarda almış olduğu 17. patenti olması, diye hatırımda kalmış. Ancak yanılıyor olabilirim.

Saygılar.
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi