Tisaş Kanuni
#1
Tisaş Kanuni:

[Resim: 54570963800_1c64fc10a9_z.jpg]

TİSAŞ (Trabzon Silah Sanayi AŞ),1993 yılında Trabzon’da kurulmuştur. Firma ilk olarak 1994 yılında Fatih 13 modeliyle 
seri tabanca üretimine başlamıştır. Bu tabanca hakkında bir konu açılmıştı:

Fatih 13

Firma halen bir çok farklı modelde ve kalibrelerde tabancalar üretip, diğer ülkelere ihraç yapmaktadır. TİSAŞ 1998 yılında 
ilk 9x19 mm çaplı tabancası olan Kanuni 16’yı üretmiştir. Tabanca için yabancı bir çok modelden esinlenilse de bir
çok bakımdan da özgündür. Bu yüzden herhangi bir tabancanın klonu denilemez. Bana daha çok Walther P88 C’yi  
anımsatıyor.Firma ilk olarak Türk Deniz Kuvvetleri için açılan ihaleyi kazanmış,3.600 adet Kanuni 16’yı üreterek teslim 
etmiştir.
[Resim: 54569771617_14e80fc1f7.jpg]  [Resim: 54570653716_d44b5a43c4.jpg]
 
Firma 2000 yılında Kanuni 16’nın sürgü takımında bazı kozmetik değişikliklerle ,daha hafifletilmiş bir modeli olan 
Kanuni S modelini üretmiştir.Her iki tabanca uygun fiyatlarıyla beraber önemli satış rakamlarına ulaşmış, siviller
dışında EGM ve özel güvenlik şirketleri tarafından satın alınmıştır. Kanuni 16 ve Kanuni S ,daha sonra üretilecek 
Zigana serisi tabancaların alt yapısını oluşturmuşlardır.
[Resim: 54570984305_3d36b23af1.jpg] [Resim: 54570985570_c65cd0ab38.jpg]
                                                                                                  Kanuni S
Teknik Özellikleri: Kanuni 16’nın uzunluğu 191 mm, genişliği 37 mm,ağırlığı 880 gramdır. Kanuni S ise 192 mm 
uzunluğunda,34 mm genişliğinde olup 860 gramdır. Her iki tabancanın namlu uzunlukları 110 mm olup yükseklikleri
140 mm’dir. Tabancalar, siyah ve gümüş(krom) renkte üretilmişlerdir. Ayrıca gravür seçeneği de vardı. Gövdeleri
alüminyum alaşımdır. Kapasiteleri 15+1 olup, şarjörleri çift sıralıdır.17’lik şarjörleri de vardır.
[Resim: 54570881533_b7a3ce2d22_z.jpg]
Her iki tabanca da kısa geri tepme sistemi ile çalışırlar. Browning tipi kilit sistemi kullanılır.Tek/çift haraketli tetiğe
sahiptirler. Şarjör emniyeti yoktur.Emniyet mandalı sürgü üzerinde ve iki taraflıdır. Aynı zamanda horozu 
emniyetli olarak düşürür. Ayrıca ateşleme iğnesi blok emniyeti vardır.
[Resim: 54570889828_0f2dcfc5a3.jpg]
Şarjör çıkartma düğmesi ve sürgü yakalama bırakma mandalı tabancaların sol tarafındadır. Tabancanın sökümü 
için ilk olarak  bu mandalı sağa çevirmek gerekiyor. Arpacık sabit olup yandan geçme gez ayarlanabilir. 
Nişangahta 3 noktalı sistem kullanılmıştır.
[Resim: 54570891328_648335149e.jpg]
                                      Kanuni S Gravür
Tabancanın üretimine son verildiği tarihi bulamadım. Bilen arkadaşlar yazarlarsa sevinirim. Ben tabancayı 
kullanmadığım ve atış yapmadığım için, kullanıcı arkadaşlardan katkı bekliyorum.
 
Kaynak: Tüm Dünyanın Kullandığı Ateşli Silahlar, Vahit Köse,2010-Wikipedia
(Yerli üretim  bir çok  tabanca hakkında üretimi sona erdikten sonra bilgi bulunmamaktadır. Ne yazık ki firmaların 
kendi sitelerinde bile bilgi yok. Bu nedenle forumumuzda artık üretilmeyen yerli tabanca modelleri hakkında bilgiler 
toplanarak, silah tarihimiz için  arşiv oluşturulacaktır.)

Lupus üstadın 29.4.2008 tarihli yazısı:

Arkadaşlar dün, askeri personel olan bir akrabama ait Kanuni16 deneme imkanım oldu. Silah kendisine 2001 yılında beylik silah olarak verilmişti. Kendisi, şimdiye kadar toplam 300 atım yapmıştı.

Silahın boyası hemen hemen ilk günkü gibi duruyordu.
Sıklıkla belde çıplak taşınmasına rağmen, boyada her hangi bir yıpranma, namluda her hangi bir kararma yoktu.

Arpacık kızak ile yekpare tek parça olup, ayar veya değişimi söz konusu değildir.
Gez geçme olup, nişangahlarda üç noktalı sistem vardır.
Şarjör mandalı iki yönlü olup, çalışması oldukça pozitif bir his vermektedir.
Kızak yakalama / salma manivelası hemen sağ el başparmağının altında olup, kullanımı oldukça yumuşak ve kolaydır.
Emniyet manivelalarının erişimi zor olup, kullanımı da inanılmaz sert ve zordur.
Emniyet mandalı horozu düşürüp, iğnenin arka kısmını da kendi ekseni etrafında çevirerek, horoz ile irtibatını tamamen kesmektedir.
Sökme takma manivelası, kızak herhangi bir şekilde manipüle edilmeden, sadece aşağı çevrilerek çalışmaktadır. Bu mandalın aşağıya 90 derece çevrilmesini müteakiben, gene kızak veya tetik manipüle edilmeden, kızak takımı öne doğru çekilerek gövdeden ayrılabilmektedir.

Namlu kilit sisteminde, Sig Sauer 'dekine benzer modifiye Browning kilitli yatak sistemi kullanılmıştır.
Sistem Walther P88C ile bire bir aynıdır. Üstteki namlu-kızak kilidini geri tepme esnasında, namluyu aşağı yönlendirerek açan ve namluyu karşılayan çelik kama, aynı P88C'deki gibi, yine BHP 'lere benzer bir şekilde, gövdeye yandan çakılmıştır. Alaşım gövdenin yan tarafındaki kama deliklerinin açılma şekli ve işçiliğinin hiç hoşuma gitmediği belirtmeden edemeyeceğim. Arada çıplak gözle bile görülebilen boşluklar olduğunu görmek canımı sıktı. Bu bölgedeki aynı kusurun, bir de saçma ve gereksiz gövde tıraşı ile birleşmesi sonucu, bu bölgeden gövde çatlatmış bir Zigana Sport görmüştüm.

Gövdenin arka sol kısmında yerleşmiş olan, horoz indirme kamasının da, yatağına tam oturmadığını ve bu nedenle de Walther P88 C'dekine oranla çok fazla gezindiğini gördüm. TİSAŞ modellerinde kronik bir problem olan, emniyet manivelası ve horoz indirme kaması uyum bozukluğu ve bunun neden olduğu fonksiyon kayıplarının temel nedenlerinden birisi bu olsa gerek.

Gelelim kullanım ve atış özelliklerine;
Kabza konturu, özellikle parmak izi açılan bölgelerde, eli çok rahatsız ediyor.
Belki de sadece benim el yapıma uyumsuzdur, bu konturu konforlu bulan atıcılar da olabilir.
Çift hareketli tetik erişimi çok ama çok uzun.
Ancak çift hareketli tetik çekişini umduğumdan daha yumuşak ve akıcı bulduğumu belirtmeliyim.
Tek hareketli tetik mesafesi de oldukça uzun. Tetik çekişi ağır.
Tetik çekişinde iki ayrı istinat noktası hissi alıyorsunuz. İkinci boşluktan sonra da, kırım noktasında her hangi bir standart olmadığından, tetik çekişi ve horoz düşüşünü disiplinize edemiyorsunuz. Bu nedenle de, oldukça açık ve rahat bir nişan hattı görüşü olmasına rağmen, silahın atışından hiç bir şey anlamadım. Bu nedenle, dağılım değerlendirmesi de yapamadım. Silahla 50 mermi atmama rağmen, silahın tetiğine bir türlü adapte olamadım.

En sevindirici bulduğum şey ise, yapılan toplam 90 atım boyunca, herhangi bir mekanik arıza veya tutukluk yaşanmaması oldu. Silah düzenli olarak şarjördeki fişekleri sürüp, patlatıp, boş kovanları da hep aynı şekilde, her hangi birisini kafamıza fırlatmadan, uygun bir mesafeye fırlattı. Mermi bittikten sonra da kızağı her seferinde sorunsuz bir şekilde geride yakaladı.

Sonuç olarak Kanuni16 hakkındaki kişisel görüşüm, vasat bir malzeme ve işçiliği olan, tetik ve kullanım özellikleri tabanca atıcılığından beklentisi yüksek olan atıcıları tatmin etmekten uzak, sadece ihtiyaç anında iş görecek bir tabanca olduğu yönündedir. Sadece sıkıştığında, yakın ve orta mesafelerde vuku bulacak atışlarla kendisini korumayı düşünerek silah alacaklar için, değerlendirilebilecek bir alternatif.

Saygılarımla.
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi