Bir savaş atı: LEE ENFIELD No.1 Mk III
#1
5 Mayıs 2025 de RECOIL Web sitesinde Jamie Slaughter tarafından yayınlanmıştır:

Bir savaş atı: LEE ENFIELD No.1 Mk III

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-4.jpg.webp]
No.1 Mk III Short Magazine Lee Enfield ya da kısaca SMLE, sevgiyle “Smelly” olarak anılan, 1895’ten 1957’ye kadar farklı varyantlarda (bazıları Mk III adlandırmasından önce) üretilmiş, şarjör beslemeli, sürgülü (bolt-action) bir tüfektir.
Birleşik Krallık’ta Birmingham Small Arms, Avustralya’da Lithgow (bu model), Hindistan’da Ishapore gibi birçok ülke ve üretici tarafından imal edilmiştir. Aktif hizmeti I. Dünya Savaşı’ndan önce başlamış olup, bugün hâlâ Afrika ve Asya’da bazı düzensiz birlikler ile bazı polis teşkilatlarında kullanılmaktadır. Birçok ülke bu tüfekleri fazlalık (surplus) olarak elden çıkarsa da, bazı ülkeler hâlâ depolarında saklamaktadır.

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-6.jpg.webp]

Bu SMLE’nin dipçik soketinde bulunan üretici damgası, onun I. Dünya Savaşı’nın son aylarında Avustralya’da üretildiğini göstermektedir. Muhtemelen Fransa’ya, oradan Rusya, Ermenistan, Mısır ve Solomon Adaları’na, ardından da II. Dünya Savaşı için tekrar Avrupa’ya gitmiş olabilir.

SMLE, 10 fişek kapasiteli çıkarılabilir kutu şarjörle tasarlandı. Ancak asıl amaç, beş fişeklik “stripper clip” (şerit şarjör) ile beslenmesiydi. Alıcı üzerindeki klips kılavuzu, tüfeğin üstünden hızlı, kolay ve güvenilir yükleme yapılmasını sağlıyordu.
.303 British mühimmatının, boş fişeklerden izli (tracer), zırh delici, yangın çıkarıcı (incendiary) mermilere kadar şaşırtıcı çeşitleri üretilmişti. Ancak piyasada en sık rastlanan tip, Mk VII veya Mk VIII ball mühimmatıdır. Bu mühimmatlar genellikle 50 fişeklik bandolyerler içinde, her biri yedi dolu klips içerecek şekilde dağıtılıyordu. Mühimmat üreticileri, tüfek üreticilerinden çok daha fazlaydı.
SMLE’nin kendine özgü burun kapağı (nose cap) yalnızca ön nişangâhı korumakla kalmaz, aynı zamanda süngü takma yuvası görevini de görürdü.

ABD, hem I. Dünya Savaşı’nda hem II. Dünya Savaşı’nda önemli miktarda .303 mühimmatı üretmiştir. Surplus mühimmatlarda en sık rastlanan itici barut türü “cordite”tır. Bu mühimmatların kalitesi, üretimden depolama koşullarına kadar oldukça değişkendir. Bu yüzden 2025’te atış poligonlarında bu fişeklerle oldukça “ilginç” performanslar yaşanabilir. Ayrıca çoğu yüksek derecede aşındırıcıdır. Bu durum, bazı ülkelerde bakım yapılmadığı için namluların “lağım borusu” gibi olmasına neden olmuştur.

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-18.jpg.webp]
Tüfeğin arka kısmındaki horoz parçası (cocking piece), silahın kurulu olup olmadığını görsel ve dokunsal olarak anlamayı sağlıyordu; ayrıca yarım kurma konumu (half-cock) ek bir emniyet sunuyordu.

SMLE, “kapatırken kurmalı” (cock-on-closing) bir sisteme sahipti. Bu özellik, onu çok hızlı kılıyordu ve “mad-minute” (çılgın dakika) efsanelerine konu oluyordu. En iyi nişancıların 60 saniyede kaç atış yapabildiğine dair oldukça abartılı iddialar vardır. Pratikle 20-30 atış gayet mümkün olsa da, 50’nin üzerine çıkıldığı iddiaları istisnai koşullar dışında şüphelidir.

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-17.jpg.webp]

Özellikle İngiliz Ordusu’nun nişancılık skorları için prim ödemesi ve savaş öncesi cephane konusunda nispeten cömert olması, 1914’te savaşa giren “küçük ama inatçı” ordunun yüksek atış hacmiyle ün yapmasına katkı sağlamıştır. Almanların gerçekten İngilizlerin otomatik tüfek ya da makineli silah kullandığını sanıp sanmadığı tartışmalıdır. Her hâlükârda, erken dönem tüfeklerde askerlerin izinsiz çok hızlı cephane harcamasını önlemek için bir şarjör kesme (magazine cutoff) sistemi bulunuyordu.

Stripper clip kılavuzu, alıcının arka köprüsüne işlenmişti. 10 fişeklik şarjör çıkarılabilir olsa da, askerlere yedek şarjör verilmezdi. Standart uygulama, önce 10 fişeği bitirmek, ardından beşlik klipslerle hızlıca doldurmaktı.
SMLE, I. Dünya Savaşı’nda siperlere girmeden önce neredeyse iptal ediliyordu. Güney Afrika’daki Boer Savaşları’ndaki tecrübeler, tasarımın ciddi şekilde gözden geçirilmesine yol açmıştı.

Boer’lere karşı yaşanan zorluklar, sıklıkla Enfield tasarımına (Mauser’le kıyaslandığında) bağlansa da, çoğu zaman bu sorunlar zor Afrika şartlarında iyi organize olamayan ordu yönetiminden kaynaklanıyordu. SMLE’nin yerine düşünülmüş Patern 14 (P14) Enfield tasarımı, I. Dünya Savaşı başlamadan yeterli sayıda üretilemedi. SMLE’nin savaşta gösterdiği performans ise hem hizmette kalmasını hem de hız ve pratik isabetliliğiyle efsaneleşmesini sağladı.

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-12.jpg.webp]

10 fişeklik şarjörün besleme dudakları, tüfekten çıkarıldığında oldukça hassastı — bu da stripper clip’lerin tercih edilme nedenlerinden biriydi. Erken dönem Lee Enfield’lerde şarjör, kaybolmaması için tüfeğe zincirle bağlıydı; bu ise hızlı şarjör değişimi için hiç uygun değildi.

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-9.jpg.webp]

Nişangâhlar, hedef atışı için çok iyiydi ancak karanlıkta sınırlıydı. Ön nişangâhı saran “bunny ear” (tavşan kulağı) korumalar, tasarıma karakteristik görünüm kazandırıyor ve ince ön gezleri iyi koruyordu. 1915’e kadar çoğu SMLE, “volley sights” (toplu ateş nişangâhı) ile geliyordu, ancak 1918’de üretilen bu tüfekte bunlar hiç bulunmamış.

Bireysel nişanlı atışlarda etkili menzil yaklaşık 600 yard’dı. Daha uzun mesafeler de mümkün olsa da, toplu atışlarda tüfeklerden çıkan .303 mermiler 700-800 yard mesafelerde etkili olabiliyordu. Sovyetler, Afganistan’ı işgal ettiklerinde bunu bizzat tecrübe ettiler. İlginç bir şekilde, uzun menzilde .303 Enfield ateşiyle karşılaşmaları, Sovyetlerin daha işgalin başlarında piyade bölüklerindeki SVD sayısını artırmasına neden olmuştu.

Nişangâhlar, o dönemin standart MkVII mühimmatı (174 grain mermi, 2.450 fps) için ayarlanmıştı.
Lithgow üretimi tüfekler, çok yüksek kaliteye sahiptir. Avustralyalılar, diğer üreticilere kıyasla daha hızlı, daha isabetli ve genelde daha ucuza tüfek ürettikleriyle övünürlerdi. Sadece atış amaçlı bir tane istiyorsanız Lithgow tercih edin. Çoğu Avustralya’da kaldığı için ithal edilen Lithgow’ların namluları genellikle çok iyi durumdadır. İngiliz üretimleri de mükemmel kalitededir. Diğer üreticiler ise karışık sonuçlar verebilir. Satın almadan önce mutlaka dikkatle incelenmelidir.

[Resim: Lee-Enfield-SMLE-10.jpg.webp]
Baştan itibaren bir muharebe tüfeği olarak tasarlanan No1 MkIII, nişangâhları açısından 03 Springfield kadar rafine olmayabilir, ancak balyoz kadar güvenilirdir.

Bir zamanlar çok ucuz olan bu tüfeklerin fiyatı artık oldukça yüksektir. 1990’ların başında ve ortasında 40 dolara, 2000’lerin başına kadar ise 250 doların üzerine çıkmadan bulunabiliyordu.

Bugün SMLE’ler, hâlâ piyasada bol bulunsa da artık genellikle en az 600 dolar civarındadır. Yine de fırsatlar bulunabilir. Aksesuarları bolca mevcuttur, ancak surplus mühimmat konusunda dikkatli olun. Bu mühimmatları sergileme amaçlı saklamak, atış için ise modern üretim mühimmat kullanmak genellikle daha iyidir.
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 7 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi