TBMM Dilekçe Komisyonu
#1
Sevgili Dostlar;
 
Özellikle sosyal medya hesaplarımı takip eden dostlarımın bildiği üzere imza kampanyası düzenlemem noktasında uzun zamandır büyük bir talep vardı. Ben de bu konuda çalışma yapmaya başlamıştım ancak bazı sağlık sorunlarım süreci biraz geciktirdi.
 
Bazı dostlar ile yaptığımız istişareler neticesinde bir dilekçe ile TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurma kararı aldık. Ortak taleplerimizin bulunduğu bir dilekçeyi bu amaçla hazırladım.
 
Bundan sonraki süreçte TBMM Dilekçe Komisyonuna aşağıdaki dilekçeyi sunup diğer vatandaşların imzasına açılması için talepte bulunacağım. 
 
Bu anlamda dilekçeyi okumanızı ve hem dilekçe hem de komisyona sunulması ile ilgili fikirlerinizi beyan etmenizi istirham ediyorum.
 
Katkı sunacak dostlara şimdiden teşekkür ederim.
 
Saygılarımla
 
Doğan UÇAK
 
 
----------------------------------------------------------------------------
 
 
 
Sayın Milletvekilleri;
 
Bizler; çalışıp üreten, vergi veren, askerlik yapan, toplum içerisinde birlikte yaşama kurallarına ve başta Anayasa olmak üzere yürürlükte bulunan kanunlara uyan yasalara saygılı vatandaşlarız.
 
Silahlarımız bizler için:
 
Emniyet kemeri ya da yangın söndürme tüpü gibi kişisel güvenlik ekipmanlarımız,
Futbol topu ya da dalış gözlüğü gibi sportif faaliyetlerimizde kullandığımız spor gereçlerimiz,
Motosiklet ya da model uçak gibi hobi olarak uğraşmaktan zevk aldığımız mekanik yapılardır.
 
Ülkemizde silah sahipliğini düzenleyen ve yürürlüğe 1953 yılında giren 6136 sayılı Kanun her ne kadar çeşitli değişiklikler görse de artık günümüz ihtiyaçlarına cevap verememekte ve bazı toplumsal sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.
 
Silahı yasakla, cahil kalsın; cehaletini öne sür daha çok yasakla paradoksu içerisinde sıkışıp kalan mevcut silah kanunu; bilinçli, yasal ve kontrol edilebilir silah sahipliğini destekleyemediği gibi kontrolsüz ve yasa dışı silahlar ile mücadele noktasında da yetersiz kalmaktadır.
 
Ülkemizdeki sivil silahlanma meselesinin magandalık ve yasa dışılıktan kurtarılarak bilinçli ve yasal zemine oturtulması için 6136 sayılı Kanun ve bürokratik uygulamalarda aşağıda arz olunan değişikliklerin yapılması zaruri hale gelmiştir.
 
Talep 1: Silah ruhsat harçları kaldırılmalı ya da yürürlükte bulunan asgari ücret göz önünde bulundurularak makul oranlarda (%5-10) ve tek seferlik harç ücreti tahsil edilmeli, ruhsat yenileme işlemleri esnasında tekrar harç tahsil edilmemelidir.
 
Gerekçe : İnsanlar, temel ekonomik ve sosyal yönelimleri neticesinde aynı faydayı sağlayacakları bir mala daha fazla ödemek istemezler.  Ülkemizdeki ruhsat harçları yüzünden yasal yollardan silah sahibi olmak, kaçak yollardan silah sahibi olmaya göre çok daha pahalıdır.
Üstelik insanlar bir sürü bürokratik ve mevzuatsal engelleri aşarak edindikleri silahlarının tam olarak sahibi olamazlar.
 
Her beş yılda bir aynı iğne deliğinden yeniden geçer ve ruhsatsız bir silah alabilecekleri kadar tutarı harç olarak yeniden öderler. Beş yıllık süre sonunda harç ödemeyen ve ruhsatını yenilemeyenlerin silahlarına el konulur. Bütün bu uğraşlara rağmen edinmiş olduğunuz silahınızı evinizden çıkarmanız da yasaktır. Bu şekildeki uygulama devam ettiği sürece insanların ruhsatsız silaha yönelmesi kaçınılmazdır.
 
Talep 2: Beş yıl süre (bir dönem) ile bulundurma ruhsatlı silah sahibi olup geçen süre zarfında silahı ile herhangi bir suça karışmamış ya da silahın muhafazasında kusur göstererek suç işlenmesine neden olmamış vatandaşlara, haklarında açılmış ve devam eden adli soruşturma bulunmaması ve eğitim koşuluyla silah taşıma ruhsatı verilmelidir.
 
(Not: Kişi evlilik birliği içeresindeyse silah taşıma ruhsatı verilmesi için duruma göre eşinin yazılı muvafakati aranabilir.)
 
Talep 3: Aday memurluk süresi hariç olmak üzere beş yıl memuriyet hizmetinde bulunan kamu görevlilerine, haklarında açılmış ve devam eden adli ve idari soruşturma bulunmaması koşuluyla kamu görevlisi silah taşıma ruhsatı verilmelidir.
 
Gerekçe 2-3: Anayasamızın 17. Maddesi “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” der. İnsanların kendilerini ve ailelerini korumak istemeleri kadar doğal bir şey yoktur ve her insan, kendisinin ve ailesinin yaşamını koruma hakkına sahiptir.
 
Başkalarının suç işleme ihtimalleri, yasalara saygılı vatandaşların meşru müdafaa sınırları dâhilinde yaşama ve kişi güvenliğini haklarını korumasını ve bireysel silah edinme hakkını kullanmasını engelleyemez. Bu durum Anayasamızın 38. maddesi “Ceza sorumluluğu şahsidir.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinde “Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.” tanımlanan suç ve cezanın şahsiliği ilkesine aykırıdır.
 
Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından dönem dönem yayımlanan suç istatistikleri göz önünde bulundurulduğunda suçların ezici çoğunluğunun kesici ve delici aletler ile yasa dışı silahlar ile işlendiği, yasal ve takibi kolay olan ruhsatlı silahların suç işlenmesi amacıyla kullanılmadığı görülmektedir.
 
Genel itibariyle 6136 sayılı Kanun; kolluk kuvvetleri ve birkaç meslek mensubu çıkarıldığında geriye sadece seçkin (siyasi, bürokrat vs.) ve zenginlere (kuyumcu, iş adamı vs.) silah taşıma hakkı tanımaktadır.
 
Anayasamızın 10. maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” derken söz konusu 6136 sayılı Kanun olduğunda bu eşitlik; seçkinler ve zenginler kendi arasında, sıradan halk ve fakirler kendi arasında eşite dönüşmüştür. İnsanları statülerine göre değil, yetkinliklerine göre değerlendirmek gerekirken 6136 sayılı Kanun, toplumu sınıflara bölerek adeta örtülü bir kast sistemi oluşturmuştur.
 
İhtimaller üzerine kurulan bir sistem kapsayıcı ve adaletli olamaz. Yaşama ve kişi güvenliği hakkı, mesleğine ya da zenginliğine bakılmaksızın herkes için eşittir. Kendisinin ya da ailesinin yaşama hakkını, meşru müdafaa sınırları dâhilinde korumak zorunda kalan bir kişi için mesleklerin ya da kimliklerin hiçbir önemi yoktur.
 
Talep 5: Vatandaşların bulundurma ruhsatlı silahlarını, bürokratik bir sürü işleme gerek kalmaksızın tıpkı yivsiz tüfeklerde olduğu gibi kapalı veya açık poligonlara veya ikinci bir adrese kutusunda ve boş bir şekilde götürebilmesinin önü açılmalıdır.
 
Talep 6: Ülkenin her kentine, ailece gidilip piknik yapılabilecek ve doğal hayatı rahatsız etmeden güvenli bir ortamda atıcılık sporu yapılabilecek açık tabanca ve tüfek poligonları yapılmalı ve fişek alımında sayı sınırlaması kaldırılmalıdır.
 
Gerekçe 5-6: Uygun olmayan yer ve zamanlarda vatandaşın hem kendi hem de başkalarının can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde ateşli silah kullanmasının, hiç kimseye faydasının olmadığı gün gibi ortadadır.
 
Silahlar; sokak aralarında, düğünlerde ya da maç sonralarında değil güvenli poligon ortamlarında ateşlenmelidir; ancak maalesef ülkemizde her ilde atış poligonu bulunmamaktadır. Hele ki yivsiz ya da yivli tüfekler ile atış yapılabilecek poligon sayısı koskoca ülkede bir elin parmağını bile geçmeyecek sayıdadır.
 
Vatandaşların ruhsatlı silah sahibi olmasına ve her silah başına yıllık 1.000 (bin) fişek satın almasına izin verip bu fişekleri sarf edecek yer ya da atmaya izin vermemek tam bir akıl tutulmasıdır.
 
Silah sahibi vatandaşlar ruhsat alırken bürokratik zorlukların yanında kucak dolusu harç parası ödemesine rağmen, idare tarafından bu anlamda hiçbir hizmet alamamaktadır. İdare, ruhsat için yüksek harç bedelleri talep ediyorsa ruhsat verdiği vatandaşına yasal silahı ile güvenli atış yapabileceği alanlar yapmak ya da belirlemek zorundadır.
 
Talep 7: Her silaha ayrı ruhsat uygulamasına son verilmeli ve ruhsat yenileme işlemleri esnasında mülki idari amir onayı şartı kaldırılmalıdır.
 
Gerekçe 7: Nasıl ki her araba aldığımızda yeniden ehliyet almamız gerekmiyorsa silah ruhsatı uygulaması da aynı şekilde olmalıdır. Ruhsat kişiye verilmeli ve ruhsat verilen kişi, adına kayıtlı bütün yasal tabancalarını ruhsat süresi içerinde bulundurup taşıyabilmelidir.
 
Ruhsat süresi sonunda ise kişinin nörolojik, psikolojik ve fizyolojik yeterliliği devam ediyorsa ve adli yönden engel hali oluşmamışsa talebi doğrultusunda silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı mülki idari amir onayına gerek kalmadan kendiliğinden yenilenmelidir.
 
Talep 8: Silah satışlarındaki MKEK tekeli ve vergi borcu yoktur uygulaması kaldırılmalıdır.
 
Gerekçe 8: İnsanlar ruhsatsız silaha bulundukları şehirde ulaşabiliyorken ruhsatlı silah satışlarının MKEK tekelinde toplanması, günümüz serbest piyasa ekonomisi şartlarında yersiz bir uygulamadır. Silah ruhsat harçlarının yüksekliği ve bürokratik işlemlerin uzunluğunun üzerine bir de silah satın alabilmek için diğer illerden İstanbul ya da Ankara’ya gitmek zorunda olmak insanlara ekstra maddi ve manevi yük getirmektedir.
 
Yerli silah üreticilerinin ürettiği modeller, hâlihazırda diğer illerdeki MKEK ile anlaşmalı av ve mermi bayileri tarafından satılabilmelidir. Bu durumun sektörel anlamda büyüme yaratacağı ve insanları ruhsatsız silah almak yerine ruhsatlı silaha yönelteceği açıktır.
 
Ayrıca kişilerin vergi borcunun bulunması hakların en temeli olan yaşama ve kişi güvenliği hakkının korunmasına engel oluşturmamalıdır.
 
Sonuç ve istem:
 
Yasal ve bilinçli silahlanma ile kim kazanır?
 
1-Mevcut silahların kimde ve ne kadar olduğu kayıt altında olacağı için ülke asayişi kazanır.
2- Silah sahibi olmak isteyen yasalara saygılı vatandaş kazanır.
3-Silahı üreten yerli üretici ve silah sektörü (av ve mermi bayileri, poligonlar vs.) kazanır.
4- Üretimle beraber artacak istihdamla ve alınacak vergi gelirleriyle ülke ekonomisi kazanır.
 
Peki kim kaybeder?
 
1-Uluslararası silah kaçakçıları kaybeder.
2-Silah kaçakçılığı ile zenginleşen terör örgütleri ve mafya organizasyonları kaybeder.
3-Yasal ve bilinçli bir şekilde silahlanmış vatandaş karşısında suçlular ve suç işlemeye meyilli kimseler kaybeder.
 
Yasal ve bilinçli bireysel silah edinme hakkının genişletilmesi hâlinde, devlet ve vatandaş olarak her türlü kazan-kazan durumu olacakken mevcut kaybet-kaybet ilişkisinde hâlâ ayak diretilmesinin hiç kimseye bir faydası bulunmamaktadır.
 
Silahların ruhsatları kâğıt parçaları değil vicdanlardır. Silah sahibi olmanın insanları daha kötü yaptığına dair hiçbir bilimsel veri yoktur. Bilinçli bir vatandaşın elinde bulunan silah şiddete neden olmaz; aksine uğrayabileceği muhtemel şiddeti önler. Bireysel silah edinme hakkının, yasalara saygılı her vatandaşa eşit bir şekilde tanınması polise alternatif oluşturmak değil, yalnızca insanların yaşama, kişi güvenliği ve savunma haklarını koruyabilmeleri için kişisel önlem alabilmelerinin önünün açılmasıdır.
 
Mevcut düzenlemede, insanların yasal ve bilinçli silah kültürü oluşturmaması ve oluşturamaması adına her şey ziyadesi ile mevcuttur. Uygun eğitim verilerek uygun şartlarda yasal yollardan ve bilinçli silah sahipliğini teşvik etmekten ziyade, silah sahipliğini toplumun ayrıcalıklı kesimine tanımakta ve toplumun geri kalanını yasa dışılığa itmektedir. Yasal yollardan silah sahibi olmak isteyen vatandaşlara verilecek her hayır cevabı, silah kaçakçılarına potansiyel yeni müşteriler kazandıracaktır.
 
Yasal bireysel silah edinme hakkının kullanılması noktasındaki her kısıtlama ve yasak, insanların ruhsatsız silaha yönelmesine yol açar. Kamu düzeni ve güvenliği için kimlerin elinde olduğunu bilmediğiniz beş silah mı daha tehlikelidir yoksa kimlerde olduğunu bildiğiniz on silah mı? Ruhsatsız silahların takibi çok zordur. Silahları kontrol altında tutmanın en kolay yolu onları ruhsatlandırmaktır.
 
Silahı yasaklayıp, yasağın konuşulmasını dahi yasak sayarak çözüm üretemeyiz. İnsanlara neden ruhsatsız silah taşıyorsun ya da almak istiyorsun diye sorulduğu zaman, haklılık payı bulunan cevaplar alınıyorsa bir yerlerde yanlışlık yapılıyor demektir.
 
6136 sayılı Kanunun bizleri getirdiği noktada suçlular ve suç işlemeye meyilli kimseler, sayısı milyonlarla ifade edilen yasa dışı silahlara kontrolsüz ve çok kolay bir şekilde ulaşırken yasalara uyan dürüst vatandaşlar ise yasal yollardan silah sahibi olmak için kanunun ve bürokrasinin dişleri arasında ezilmektedir.
 
Yaklaşık 72 yıldır yürürlükte bulunan silah kanunu ve sadece polisiye tedbirler ile ülkemizdeki yasa dışı silah sorununun çözülemeyeceği ortadadır. İnsanların gözünde yasa dışı silahı cazip hale getiren tüm uygulamalar, bütün yönleriyle ve dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.
 
Yasa dışı silahlarla mücadele ve yasal silah sahipliği ile bilinçli silah kültürünün ülkemizde yaygınlaştırılması adına, yukarıdaki taleplerin uygulamaya geçirilmesini,
Arz ve talep ederim.
 
Saygılarımla.
 
 
Doğan UÇAK
[+] 32 kullanıcılar diyor Bu gönderi için dgnucak'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
(28-08-2025, 12:52)dgnucak yazdı: Sevgili Dostlar;
 
Özellikle sosyal medya hesaplarımı takip eden dostlarımın bildiği üzere imza kampanyası düzenlemem noktasında uzun zamandır büyük bir talep vardı. Ben de bu konuda çalışma yapmaya başlamıştım ancak bazı sağlık sorunlarım süreci biraz geciktirdi.
 
Bazı dostlar ile yaptığımız istişareler neticesinde bir dilekçe ile TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurma kararı aldık. Ortak taleplerimizin bulunduğu bir dilekçeyi bu amaçla hazırladım.
 
Bundan sonraki süreçte TBMM Dilekçe Komisyonuna aşağıdaki dilekçeyi sunup diğer vatandaşların imzasına açılması için talepte bulunacağım. 
 
Bu anlamda dilekçeyi okumanızı ve hem dilekçe hem de komisyona sunulması ile ilgili fikirlerinizi beyan etmenizi istirham ediyorum.
 
Katkı sunacak dostlara şimdiden teşekkür ederim.
 
Saygılarımla
 
Doğan UÇAK
 

Sayın Doğan bey;

Öncelikle asayiş ve can güvenliğinin gün geçtikçe daha fazla önem arz ettiği bir zamanda bu konuyu tüm topluma daha fazla fayda sağlayacak şekilde düzeltilmesi amacıyla bir çalışma başlattığınızdan dolayı tebrik eder konuyla ilgili katkıları olan herkese teşekkür ederim.

Umarım bunun bir faydası olur ve dünya standartlarında ve can emniyetini göz önüne alacak bir yapıya kavuşur.

Yazılı metini çok uzun olduğu için alıntılamadım ama ruhsatsız ateşli silahlarla işlenen suçların kısa bir istatistiği eklense ateşli silahlar sorunundaki sorunun ruhsatsız ve kaçak silahlardan kaynaklı olduğu daha vurgulayıcı olur muydu diye düşünmeden edemedim. Bunun dışında eklenmesini  veya düzeltilmesini düşündüğüm birşey şimdilik gözüme çarpmadı.

Umarım bu faydalı olur ve tüm aklı selim kanunlara saygılı vatandaşlarımız kendi ve ailesinin can güvenliğini sağlamakta daha iyi bir şarta kavuşur.

Saygılarımla
Ailesini korumak isteyen biri. Canik METE SFT - Aksa Crossfire
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Taygunho'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
Öncelikle elinize, emeğinize sağlık. Çok güzel olmuş.

Naçizane bir kaç noktaya dikkat çekeceğim. Öncelikle "akıl tutulması", "yapılamaz" gibi değil de dili bir tık daha olumlu ve nazik yaparsak daha iyi olabilir.
Diğer bir kişinin de dediği gibi Emniyetin ruhsatsız silahla suç işlenme oranına dair resmi bir veri olması daha vurucu olabilir.
Sadece komisyona iletmek yerine doğrudan milletvekili, müsteşar, genel müdür gibi üst düzey yetkililere de ulaştırabiliyorsak ulaştıramaya çalışalım bu dilekçeleri. Sonuçta o dilekçe komisyonuna sayısız saçmalıkta dilekçe geliyordur ve bu da aralarında kaynamasın.

Tekrardan emeğinize sağlık. İmza için ya da bağımsız olarak bizim de iletmemiz gerekirse o şekilde gerekeni yapalım. Tabii ki STK kurulsa veya silah firmaları destek verse konu çok daha güçlü oluruz fakat elimizdeki güç buysa bu şekilde başlayalım zamanla gücümüz artar, sesimiz duyulur, talebimiz gerçekleşir inşallah.

Vatan dediğimiz Kuvayı Milliye Ruhu, Hasan Tahsin'in İlk Kurşunu, Sütçü İmam'ın Direnişidir. Biz içimizde bu Ruhu ve Ateşi hala koruyor ve koruyacağız. Bunun için de hakkımız olan Bireysel Silahlanma hakkını da elde edeceğiz. Kendimizi ve Vatanımızı koruyacağız. Saygılar.
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için YeA_TR'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Doğan Bey, elinize sağlık. Önayak olduğunu için teşekkürler. Diğer forum üyelerinin belirttiği değişiklikler yapıldığında ben de başvuruyu ileteceğim.

Başvurudan sonuç alınmayacağını düşünen forumdaşlarımız olacaktır. Doğrudur. Biliyoruz ki aslında meclis de partiler de sistem ve işleyiş gereği eski önemini yitirmiş durumda. Ayrıca Türk insanının silahlanmasını engellemek isteyen oluşumlar da hayli kuvvetli. Fakat yine de -sonuç alınmayacağı bilinseydi bile- kamuoyu oluşturmak adına bu hususların gündeme taşınması çok doğru ve faydalı.

Bize düşen de elimizden geldiğince destek olmak.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için dekaya'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
Doğan Bey öncelikle elinize, emeğinize sağlık. Bu konuda kitap dahi yazdınız, çabanız çok değerli.

Yazı çok uzun, alıntı yapmadım. Problem o kadar büyük ki kısaltmak mümkün değil. Aşağıdaki hususlarda değişiklik yapılması faydalı olabilir düşüncesindeyim:

Gerekçe 5-6: 
 
Vatandaşların ruhsatlı silah sahibi olmasına ve her silah başına yıllık 1.000 (bin) fişek satın almasına izin verip bu fişekleri sarf edecek yer ya da atmaya izin vermemek tam bir akıl tutulmasıdır.


(On yıllardır gördüğümüz kadarıyla kanun koyucu hemen her konuda ama özellikle 6136 S.K. özelinde, sorunları çözmek değil de ya bir konuda cezayı arttırmak ya da belli zümrelere taşıma hakkı getirmek için yasaya pansuman yapmaktadır. Polisiye tedbiri ortaya koyup, görevini yapmış olmanın huzurunu yaşamaktadır. Bu nedenle yukarıdaki ibare 'madem ihtiyaç fazlası o halde 1000 mermi iznini kaldıralım' etkisi yapabilir.

Ayrıca Sn YeA_TR'nin belirttiği gibi akıl tutulması ifadesinin değiştirilmesi de faydalı olacaktır).
 
 
Talep 7: Her silaha ayrı ruhsat uygulamasına son verilmeli ve ruhsat yenileme işlemleri esnasında mülki idari amir onayı şartı kaldırılmalıdır.


(Mülki amir Vali, yardımcısı veya yetkilendirilmiş Kaymakam. Bu kurumlar bizim devlet anlayışında 'kutsal' kavramlar olduğundan bu ibare de sıkıntı yapabilir. Yoksa talep son derece mantıklı, orası kesin).



İmza veya başka yapabileceğimiz bir şey olduğunda yazmanız yeterli. Hiç bir şeye yaramasa bile en azından safımız belli olur.

Saygılar.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Öncelikle bu konuyu ele aldığınız için teşekkür ederim Doğan hocam.
1-Fişek konusu : Silah başına 1000 tane gibi değil de parasını verdikçe dilediğimiz kadar fişek alabilecek ve devlete bu yoldan serbest piyasa mantığı para kazandırmış oluruz gibi yaklaşımla ele alınabilir. Gerekirse fişeklerin seri numaraları emniyet sistemine tanımlansın o sırada. Ya da ortak bir yazılım ile çözülebilecek bir konu bu. Örneğin A0005986 seri numaralı 50 adet fişeklerimle X poligonunda atış yapıyorsam poligon fişeklerin seri numarasını bu ilgili yazılıma girecek ve hangi tarihte nerede kullanıldığı da kayıt altına alınmış olacak. Poligonlar ve emniyet için ortak bir yazılım bu işi çözer. Sebep olarak bir kişi çok fazla mühimmata sahip olup herhangi bir eylem yapar mı algısını kırmak ve çözüm sunmak.
2-Mülki idari amir konusu : Valilerin mevcut pozisyon ve vazifeleri göz önüne alındığında aslında çok daha pratik şekillerde çözülecek yöntemler mümkünken ilgili makamlarda vazifeli mülki amirlerimizi de bu gibi işlerin evrak yoğunluğu ile boğmak yerine kendilerini bu iş yükünden kurtarmakla birlikte silah kullanımı konusunda eğitim alarak bilinçlenmek isteyen vatandaşlara bürokratik uygulamalar nedeniyle ekstra külfet ve zaman kaybettirecek yaklaşımlardan da kurtulup hem mülki amirlerimizi hem de vatandaşlarımızı yapıcı ve pratik çözümcü yaklaşımla ortak payda da buluşturmuş oluruz gibi bir dil daha hoş olabilir.

3- Ruhsat konusunda : Bulundurma ruhsatı için 5 yıl içinde herhangi bir olumsuz duruma karışmayan vatandaşın taşıma hakkı almasına vurgu var. Buradaki süre 5 yıl baz alınmak zorunda değil. Bu süreyi 3 yıl olarak ele alabiliriz örneğin. Bununla beraber deden , babadan yadigar dediğimiz ya da koleksiyon amacıyla el de tutulacak silahların ayrı bir kategoride değerlendirilip bunlara özel vatandaş lehine bazı şartlar konması konusu dile getirilmeli. Örneğin elinde koleksiyon değeri olan bir silah atadan kalmış ancak bir ruhsata tabi değil dolayısıyla bu kişi yakalandığı zaman ruhsatsız silahtan işlem görecek. Suç kaydı bulunmayan bu gibi silah sahip vatandaşların silahlarını ruhsat ile yasal hale getirmelerine olanak sağlanmalıdır. Kayıt dışılığı azaltmış olur bu durum.

4- Ruhsat alım süreçleri için ifade etmiş olduğunuz nörolojik , psikolojik ve fizyolojik yeterlilik meselesi iyi niyetli olmakla beraber suistimale ve yorumlamaya çok açık bir konu. O nedenle bu konuda Amerika vb örnek ülkelerin sonuç alan yöntemleri de referans verilerek şu ifade edilmelidir: Ruhsat alım süreçlerinde Psikoloji testleri kişilerin gerçek hayat akışındaki psikolojilerini ortaya koyma noktasında çok etkin değildir. Buradan çıkan sonuçlar gerçekçi bir netice ortaya koymamaktadır. Aynı zamanda aynı test sonuçlarına rağmen farklı doktorların farklı kararlar vermesi gibi durumlar da söz konusu olduğu ve olabileceği için ruhsat alımlarında asla referans değildir , olmamalıdır. Amerika’da X bir doktor polis olmak için psikoloji testine giren kişiye ret cevabı veriyor , aynı kişi farklı bir doktorda aynı sonuçlar ile olumlu yanıt alıyor. Bu şahıs Amerika’da defalarca ödüle layık görülüyor. Diğer bir örnek olarak psikoloji testini geçip sahada olumsuz davranışlar sergileyen polisler de görmek mümkündür. Buradan anlaşılması gereken mesele ilgili testlerin her vatandaş için aynı standartta ve adalette bir yaklaşım ortaya koyamamasıyla birlikte verdiği sonuçların tam tersi neticeler ortaya koymasıdır. Saha da Geçer verdiği polisin sorunlu olup geçer vermediği polisin sorunsuz olması gibi. Buna ilave olarak doktorların kişisel düşüncelerinden etkilenme olasılığı ile birlikte verilecek kararların objektif olmaması , keyfiliğe kayabilmesi neticesidir.
• Benim en azından bir elimde ateş etme şansım varsa bu silah almama engel olmamalı. Ayaklarım yok diye silah alıp canımı koruyamamam çok hakkaniyetli bir durum değil. Tabancayı elimle ateşleyeceğim ayaklarımla değil.
• Şizofren gibi bariz psikolojik sorunum yoksa teste tabi tutulmadan silah alabilmeliyim
• Nöroloji vakası denilen şey ileri seviyede değilse silah alımına engel olmamalı. Örneğin bir kişi epilepsi hastası ama 1 senedir herhangi bir nöbet geçirmemiş. Bu kişi tedavi süreci devam etse bile silah alma hakkından mahrum olmamalıdır.

• Çok ciddi suç kaydı olmadığı müddetçe basit suçlar hariç vb durumlar silah alımına engel olmamalıdır.
Bu hususlar kesinlikle titiz bir şekilde dile getirilmeli. İnsiyatife bırakılmamalı. Her vatandaş için uygulanabilir , adil , eşit ve net olmalıdır.

5- Silah meselesinin esası kişisel ve ailesel savunma olsa da bu konunun sportif yönü , bu alanda başarılı kulüplerimiz ve sporcularımız ve onların başarılarını gösteren birkaç detaylı görsel dahil edilebilir. Yasal silahlanma zeminin oluşmasında sportif atıcılık alanının eğitimsiz ve bilinçsiz bir nesli doğru ellerde eğitimli ve bilinçli fertlere dönüştüreceği vurgusu oldukça kıymetlidir. Mete gazoz vb sporcular ile okçuluk alanında nasıl gurur duyuluyorsa. Alperen kıvılcım vb sporcular ile de gurur duyulması ve destek sağlanması , bu alanda istihdam sahası oluşturulması da aynı nispette değerli olacaktır.
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ERABEK'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#7
Her zaman yanındayız  ustad
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için efendizade'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#8
Sn.Doğan Uçak,bireysel silah edinme hakkıyla ilgili çalışmalarınız izliyor ve takdir ediyoruz.
TBMM'ye verilmek için hazırladığınız dilekçenin imzalanması için elimizden ne geliyorsa destek vermeye hazırız.
Güzel bir metin olmuş,bir çok silahseverin gönlünden geçenleri özetlemişsiniz.
Maalesef silah yasalarımız günün şartlarına uygun değil,günümüz gerçeklerinin gerisinde kalmış durumda.Yamalı 
bohçaya dönmüş.Acilen değişiklik yapıp bir kanun halinde toplanmalı.Ama,iktidar sahipleri esaslı bir değişiklik yerine,
3-4 senede bir pansuman yapar gibi bir kaç maddeyi değiştiriyorlar.Hiç bir işe yaramıyor.2015 Yılında Silah Kanunu
için komisyon bile kurulmuş ve biz gidip komisyon üyeleriyle görüşmüştük.Ne hikmetse yasadan vazgeçildi.10 Senedir
bir arpa boyu yol alınamadı. İnşallah bu çabanız bir işe yarar.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
Çabanıza teşekkür ederim ama sussam gönül razı değil konuşsam başa bela bir konu. Siz doğru ve gerekli olan neyse o doğrultuda elinizden geleni yapıyorsunuz, bize de desteklemek düşer. Umarım zamanın şartlarına, akla ve mantığa uygun bir şekilde Türk milletinin menfaati için gerekli düzenlemeler yapılır.
Yanlışım varsa düzelt, eksiğim varsa tamamla  Shy
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#10
Hayırlısı, Allah bugünkü halin beterinden saklasın.

Taşları yerinden oynatmayı aklına getirdiklerimizin taşı ne yöne oynatma eğiliminde olduğunu da her zaman akılda tutmakta fayda var.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için Gunduz'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi