<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[TR TabancaTufek Silah Forumu - Genel Konular]]></title>
		<link>https://www.tabancatufek.com.tr/</link>
		<description><![CDATA[TR TabancaTufek Silah Forumu - https://www.tabancatufek.com.tr]]></description>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 08:01:37 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Milli tüfek nişancılığı ve yurt savunması]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=1034</link>
			<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 23:19:40 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=1628">musti267</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=1034</guid>
			<description><![CDATA[Sayın üyeler. <br />
<br />
Bugünlere uygun düştüğünü sanıyorum. 1941 SSCB ve Finlandiya  savaşı bu konuda başlangıç noktamdır.  <br />
<br />
Bu savaşta Finlandiyalı keskin nişancıların ülkelerini bir asker gibi nasıl koruduklarını ve SSCB askerlerini nasıl perişan ettikleri  bütün kaynaklarda paylaşılır.<br />
 <br />
Çünkü nişancılık hala  Finlandiyada milli spordur. Çok erken yaşta cocuklar atıcılıkla tanışır.  <br />
<br />
Ülkemiz de coğrafi olarak savaşlara çok açık bir konumdadır. Çevredeki bir çok ülkeyle ciddi sorunlarımız var<br />
<br />
 Malesef mevcut sınırlayıcı yasalar sebebiyle ülkemizde bir atıcılık kulubü  ve birliği  bile yok. Çok küçük bir kesimin özel hobisi boyutlarını aşamamakatadır.<br />
<br />
Halbuki Türkiyedede yaygın bir atıcılık olsa milli savunmaya faydası devasa hizmet  olurdu.<br />
<br />
O yüzden milli bir devlet politikası tesis edilmeli ve bilhassa genç yurttaşlara atıcılık öğretilmelidir.  <br />
<br />
Yivli tüfek ruhsatları ücretleri kaldırılmalı ve sağlık ve yasal durumu uygun yurttaşlara yivli tüfek kullanımı yaygınlaştırılmaldır. <br />
<br />
Devletimiz her ilde en az 1000 metre menzilli geniş poligonlar yapmalıdır. Bu poligonlarda ucuz şekilde atış imkanı olmalıdır.   <br />
<br />
Her sene milyar doları gelişmiş silahlara harcayan devletimiz için bu masraf devede kulak kalacak ve milli savunma gücümüz yükselecektir.  <br />
<br />
Saygılarımla.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sayın üyeler. <br />
<br />
Bugünlere uygun düştüğünü sanıyorum. 1941 SSCB ve Finlandiya  savaşı bu konuda başlangıç noktamdır.  <br />
<br />
Bu savaşta Finlandiyalı keskin nişancıların ülkelerini bir asker gibi nasıl koruduklarını ve SSCB askerlerini nasıl perişan ettikleri  bütün kaynaklarda paylaşılır.<br />
 <br />
Çünkü nişancılık hala  Finlandiyada milli spordur. Çok erken yaşta cocuklar atıcılıkla tanışır.  <br />
<br />
Ülkemiz de coğrafi olarak savaşlara çok açık bir konumdadır. Çevredeki bir çok ülkeyle ciddi sorunlarımız var<br />
<br />
 Malesef mevcut sınırlayıcı yasalar sebebiyle ülkemizde bir atıcılık kulubü  ve birliği  bile yok. Çok küçük bir kesimin özel hobisi boyutlarını aşamamakatadır.<br />
<br />
Halbuki Türkiyedede yaygın bir atıcılık olsa milli savunmaya faydası devasa hizmet  olurdu.<br />
<br />
O yüzden milli bir devlet politikası tesis edilmeli ve bilhassa genç yurttaşlara atıcılık öğretilmelidir.  <br />
<br />
Yivli tüfek ruhsatları ücretleri kaldırılmalı ve sağlık ve yasal durumu uygun yurttaşlara yivli tüfek kullanımı yaygınlaştırılmaldır. <br />
<br />
Devletimiz her ilde en az 1000 metre menzilli geniş poligonlar yapmalıdır. Bu poligonlarda ucuz şekilde atış imkanı olmalıdır.   <br />
<br />
Her sene milyar doları gelişmiş silahlara harcayan devletimiz için bu masraf devede kulak kalacak ve milli savunma gücümüz yükselecektir.  <br />
<br />
Saygılarımla.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MKE 408 "TÜRKİYENİN YENİ KILICI"]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=669</link>
			<pubDate>Mon, 30 Dec 2024 03:39:50 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=844">Notre Dame'ın Kamburu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=669</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba, MKE'nin yeni üretmiş olduğu MKE-408 yivli tüfeğini sivil vatandaşların da satın alabileceğine dair bir haber okudum. Açıkçası pek inanmadım, ama size de sormak istedim. Böyle devrimsel bir olay yaşanır mı? <br />
<br />
<img src="https://i.ytimg.com/vi/VCTV9LKQ1DY/hqdefault.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: hqdefault.jpg]" class="mycode_img" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba, MKE'nin yeni üretmiş olduğu MKE-408 yivli tüfeğini sivil vatandaşların da satın alabileceğine dair bir haber okudum. Açıkçası pek inanmadım, ama size de sormak istedim. Böyle devrimsel bir olay yaşanır mı? <br />
<br />
<img src="https://i.ytimg.com/vi/VCTV9LKQ1DY/hqdefault.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: hqdefault.jpg]" class="mycode_img" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yivli tüfeğe taktik kundak]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=627</link>
			<pubDate>Sat, 07 Dec 2024 12:41:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=844">Notre Dame'ın Kamburu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=627</guid>
			<description><![CDATA[Yasal şekilde alınmış yivli av tüfeğinin tahta yada polimer kundağını değiştirerek taktik kundak takmakta herhangibi yasal sorun olur mu altını çizmek isterim katlanır dipçikten bahsetmiyorum aşağıda görselini koydum<br />
 <br />
<img src="https://www.shutterstock.com/image-vector/cz557-sniper-rifle-tactical-chassis-260nw-2429087765.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cz557-sniper-rifle-tactical-chassis-260n...087765.jpg]" class="mycode_img" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yasal şekilde alınmış yivli av tüfeğinin tahta yada polimer kundağını değiştirerek taktik kundak takmakta herhangibi yasal sorun olur mu altını çizmek isterim katlanır dipçikten bahsetmiyorum aşağıda görselini koydum<br />
 <br />
<img src="https://www.shutterstock.com/image-vector/cz557-sniper-rifle-tactical-chassis-260nw-2429087765.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cz557-sniper-rifle-tactical-chassis-260n...087765.jpg]" class="mycode_img" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yivlide Mesafe ve Aksesuarlar]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=610</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 21:02:47 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=798">celik60</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=610</guid>
			<description><![CDATA[Selamlar herkese, <br />
Youtube'de gezinirken gördüğüm videoda bir kaptırmatör abimiz, yivli alacaklar için: bunun silahı en ucuz maliyet kalemi, ruhsat harcı var, mermisi var, dürbünü var, ayağı var. Var oğlu var. Çok para harcamanız lazım bunlar, yivlide olmazsa olmaz harcamalar diyordu. Bu mantığa göre 1. dünya savaşında cephede görev yapan askerlerin elindeki tüfeklerin çoğu yivli olduğuna göre bunlar gez arpacıkla nasıl bir mücadele vermişler boşa mı kürek çekmişler. Bu silahlar örneğin bir avda dürbünsüz ayaksız kullanılamaz mı? İlla dürbünle 200 m mi atmamız lazım siz ne dersiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selamlar herkese, <br />
Youtube'de gezinirken gördüğüm videoda bir kaptırmatör abimiz, yivli alacaklar için: bunun silahı en ucuz maliyet kalemi, ruhsat harcı var, mermisi var, dürbünü var, ayağı var. Var oğlu var. Çok para harcamanız lazım bunlar, yivlide olmazsa olmaz harcamalar diyordu. Bu mantığa göre 1. dünya savaşında cephede görev yapan askerlerin elindeki tüfeklerin çoğu yivli olduğuna göre bunlar gez arpacıkla nasıl bir mücadele vermişler boşa mı kürek çekmişler. Bu silahlar örneğin bir avda dürbünsüz ayaksız kullanılamaz mı? İlla dürbünle 200 m mi atmamız lazım siz ne dersiniz?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yivli tüfek güvenli atış meskenleri]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=382</link>
			<pubDate>Wed, 29 May 2024 18:03:25 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=559">Gurkan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=382</guid>
			<description><![CDATA[Merhabalar Forumumuza yeni katıldım ismim Gurkan üyeliğimin onaylandığı için teşekkür ederim. Huğlu Ovis 308win Yivli av tüfeğine sahibim. İstanbul Avrupa yakası ağırlıklı 1 km civarı atış yapabileceğim güvenli bir alan var mı?  bilgisi  olan varsa paylaşırsa sevinirim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhabalar Forumumuza yeni katıldım ismim Gurkan üyeliğimin onaylandığı için teşekkür ederim. Huğlu Ovis 308win Yivli av tüfeğine sahibim. İstanbul Avrupa yakası ağırlıklı 1 km civarı atış yapabileceğim güvenli bir alan var mı?  bilgisi  olan varsa paylaşırsa sevinirim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yivli Tüfeklerde Ağırlık]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=301</link>
			<pubDate>Tue, 23 Apr 2024 17:41:41 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=4">ceycey</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=301</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sn.Harun’ın eski forumdaki 28.9.2015 tarihli yazısı: (Bazı resimler silinmiş)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yivli Tüfeklerde Ağırlık:</span><br />
<br />
Dağlarda, tepelerde gezerek av peşinde koşan tüm avcılar omuzlarındaki tüfek yükünü hafifletmek isterler. Atıcılar ise tüfeklerinin en yüksek hassasiyette vurması için ellerinden geleni yaparlar. Tüfek üreticileri, bir yandan avcıların isteklere paralel olarak tüfeklerin toplam ağırlıklarını azaltmaya çalışıyorlar, diğer yandan taktik kullanımlı ve uzun menzilli tüfekleri ağırlaştırıyorlar. Peki ideal tüfek ağırlığımız ne olmalı?<br />
<br />
Memleketimin, bulduğuyla yetinmek durumunda kalan avcı ve atıcılarının seçim yapmak konusunda pek şansları olmasa da, tüfek ağırlıklarını etkileyen faktörler ve bunların atıcıya etkisi konularında genel bilgilendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum.<br />
<br />
Tüfeğin ağırlığını etkileyen üç komponent vardır: Mekanizma, kundak ve namlu.<br />
<br />
Mekanizma küçük bir metal yığınıdır. Ne yaparsanız yapın ağırlığında radikal değişiklikler mümkün değildir. Mekanizma ağırlığını değiştiren en önemli etken, kullanılan fişeğin kalibresidir. Eğer özel bir uzun menzil atış isteğimiz yoksa, işimizi görecek en küçük kalibreli tüfeği tercih etmek, mekanizma ve namlu ağırlığını doğrudan azaltarak toplam tüfek ağırlığını azaltmada önemli etkendir. Ancak uzun menzil şartımız varsa, yapılacak çok bir şey yok, hafif 338 Lapua Magnum tüfek üreten zaten yok.<br />
<br />
Kundak yapısına gelirsek: Ahşap kundaklar ağırdır. Ama iyice traşlanmış, nispeten hafif ceviz kundaklar üretilebilmektedir. Buna karşılık sentetik kundaklara da çok hafiftir diyemeyiz. İçlerindeki dolguya göre ağırlıkları değişebilmektedir. Karbon elyaftan yapılmış gerçekten çok hafif (900 gram) kundaklar yapılmaktadır. En önemli dezavantajı da fiyatıdır. En ağır kundaklar da genel olarak lamine ahşap olanlardır.<br />
Aşağıda Sako 85 Carbonlight modeli var. Kundak karbon elyafı ile güçlendirilmiş plastikten (CFRP) mamuldür:<br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/h87aybv" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/h87aybv.png" loading="lazy"  alt="[Resim: h87aybv.png]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Ağırlığı etkileyen en önemli komponent, büyük bir metal yığını olan namludur. Bilmemiz gereken en önemli nokta, ağır namlu tüfeklerin, hafif tüfeklere göre vuruş hassasiyetinde ciddi bir fark yoktur. Tabii ki, namlu rezonansından daha çok etkilendikleri için dağılımları biraz daha fazla olmaktadır. İnce namlular daha çabuk ısınırlar ve ısındıkça dağılım artmaya başlar. Sonuçta, eğer üst üste en çok iki veya üç mermi atabilecek durumda olan avcılar için kaliteli bir ince namlu uygun seçim olabilir. Ama, hafif namlulu bir tüfekle ardışık atışta iyi bir beşli grupman çıkarmak pek mümkün olmaz. Avcı arkadaşlar iyi bir hafif namlu tüfekle, kendilerini daha az yorarak av arayışlarını sürdürebilirler. Kaliteli namlu, kalınlığı ne olursa olsun her zaman iyi vuruş yaptırır. Bir avcının bakış açısından, biraz daha yüksek bir hassasiyet için, birkaç kilo ek yükü omuzlamak mantıklı olmayabilir.<br />
<br />
Keskin nişancı veya poligon atışına gelince iş değişir. Ağır namlulu bir silah her zaman daha stabildir. Namlu rezonansı çok daha azdır, namlu daha geç ısınır. Ardışık atışlarda dağılım çok olmaz. Namluların atış hassasiyetini bozmadan hafifletmek için bazı çalışmalar vardır. Şu sıralar yaygın olarak kullanılanı namluların dışında kanal açılmasıdır (fluting). Namluda açılan kanallardan alınan talaş namluyu hafifletirken, daha etkin bir soğutma için ek yüzey artırır. Namlu üzerinde yaratılmış setler destek iskeleti olarak namlunun stabilitesini artırır.<br />
<br />
Aşağıda kanallı namluya sahip bir McMillan TAC-50:<br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/749obj1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/749obj1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 749obj1.jpg]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Diğer bir yöntem ise karbon-fiber namludur. Namlunun kendisi tabii ki karbondan imal edilmez, ince metal namlu üzerine karbon fiber kaplanır. Namlu oldukça kalınlaşmaktadır. Ancak çok az ısınmakta, rezonans azalmakta, böylece yüksek vuruş hassasiyeti sağlanmaktadır. Hem kanallı, hem de karbon fiber namlu için tek dezavantaj yüksek fiyat etiketidir.<br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/m2z1v28" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/m2z1v28.png" loading="lazy"  alt="[Resim: m2z1v28.png]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Newton'un üçüncü yasası: "Her etki, aksi istikamette ve aynı miktarda tepki yaratır." Hafif tüfekte tepmeyi daha çok hissedersiniz. Ağır silah yüksek atım adetlerinde sizi çok daha az yorar. Her ne kadar hissedilen tepme iyi bir omuz pedi ile bir miktar sönümlense de, 30-06 kalibredeki 3 kiloluk bir tüfeğin tepmesi ile aynı kalibredeki 4 kiloluk bir tüfeğin tepmesindeki farkı net olarak hissedebilirsiniz. 3 kiloluk 300 Win Magnum tüfeğin tepmesinden ise hiç hoşnut olmazsınız.<br />
<br />
Hissedilen tepmeyi azaltmak için iyi bir yöntem de namlu freni (muzzle break) kullanmaktır. İyi bir muzzle break ile tepme %40'a kadar sönümlenebilmektedir. Dezavantaj olarak sayabileceklerimiz, bu aparat da ek bir ağırlıktır. Muzzle break atıcı ve yanındakiler tarafından duyulan sesi çok artırmakta, rahatsızlık vermektedir. Söküp takılan namlu frenleri güzel bir çözüm olabiliyor. Az atış yapılan avlar sırasında çıkartılıp taşıma ve ses konusunda rahatlık sağlanırken, çok mermi yakılan ve hemen herkesin kulaklık taktığı poligonda atış konforu sağlanabilmektedir.<br />
<br />
Aşağıda ise en abartılı şekliyle bir "muzzle break". Truvelo 20x82mm anti materyal sniper tüfeğindeki bu namlu freni geri tepmeyi %60 azaltıyor:<br />
<a href="https://hizliresim.com/ioh9qqb" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/ioh9qqb.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: ioh9qqb.jpg]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Atış tekniği, yani atışın ayakta veya destekli yapılması da önemlidir. Hafif tüfekle, sırt çantanızdan, çatal ayaktan veya bir ağaç çatalından yapılan destekli atışlarda tepmeyi daha az hissedebilirsiniz. Ama genellikle ayakta ve desteksiz atış yapmak durumunda kalıyorsanız, ağır tüfekle daha rahat edeceğinizi göreceksiniz.<br />
<br />
Tabii ki, silahın tüm ağırlığı bundan ibaret olmuyor. Kullanılan dürbün, dürbün bağlaması ve askı kayışı da taşıyacağınız ağırlıktır. Beğendiğiniz tüfeğin boş katalog ağırlığı ile atışa hazır haldeki dolu ağırlığı arasında, seçtiğiniz dürbün ve aksesuara bağlı olarak 500 ile 1500 gram arasında fark vardır. Eğer uzun menzil atışları yapmıyorsanız yüksek büyütmeli dürbün seçmek ağırlığı artıracaktır. Yüksek büyütmeli dürbünlerde 30 ve 34 mm tüpler kullanılmaktadır. Daha az büyütmeli ve 1 inçlik (25 mm) dürbün ile ağırlık farkı 300-500 gram seviyesindendir. Dürbün bağlaması bile fark yaratabilmektedir. Alüminyum/Titanyum alaşımlı bir bilezik takımı ile çelik bilezik takımının 60-70 gram farkını elinize aldığınızda net olarak hissedersiniz.<br />
<br />
Fekaaat, son söz olarak, tüm bunların ötesinde deneyim ve atış egzersizi vardır. İyi eğitimli bir atıcının atışını ağır veya hafif tüfek kullanmak çok da fazla etkilemez. Her ne olursa olsun, hala hiç bir şey yüksek seviyede eğitim ve tecrübenin yerini alamamaktadır.<br />
<br />
Saygı ile,<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CivanBaşkanYUSUFELİ demiş ki:</span> Harun bey yazınız için teşekkür ederim güzel açıklamalar olmuş.Bu yazı ile bağlantılı olarak dağ avlarında kullanıma uygun çaplara da değinirseniz memnun oluruz. Başarılar dilerim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Harun demiş ki:</span><br />
<br />
Tüfek ağırlığı olarak bakarsak, en küçük kalibreler ve magnum olmayan mermiler, daha hafif ağırlıklarda tüfek edinmenizi sağlar.<br />
<br />
Bunun dışında ise mühimmat konusu kendi başına ele alınması gerekir. Ben seçim yapacak olsam mühimmatta iki temel noktaya bakarım. Kullanacağım menzile istikrarlı erişim, durduruculuk ve teminindeki kolaylık.<br />
<br />
Durduruculuk etkisini daha çok mermi çekirdeği ağırlığı ile vuruş sonrası deformasyon sonucu aldığı şekil ve çekirdek ağırlığının ne kadarını koruduğu önemlidir. Tek temin noktamızın MKE ve bu kurumun salt fiyata dayalı seçimleri olduğunu düşünürsek, bulduğumuzla yetineceğiz. Seçme şansımız olmadığı için bunu kafaya takmaya gerek yok. Eğer çekirdek ağırlığı seçebiliyorsak tercihimizi yönlendirecek bilgi şudur: Ağır mermi yavaş, hafif mermi hızlıdır. Toplam kinetik enerjisine bakmak lazım, genelde benzer çıkar veya hızlı mermi biraz daha yüksek enerjili çıkabilir. Hızlı mermi yan rüzgardan biraz daha az etkilenir.<br />
<br />
Türkiye'de temini kolay kalibrelerin menzil için söyleyebileceğim kısa bilgi şöyle.<br />
<br />
.338 Lapua Magnum: Geçen yıl mermisi gelmeye başladı, gelenler de müsabaka tip değil, av mermisi (diyelim). 338 tüfekleri MKE ithale hevesli değil. Avcı değil sniper tüfeği olduğunu düşünüyorlar. Çok da yanlış değil ama tüfek alanların sadece avcı olduğunu düşünmeleri yanlış. Benim gibi sadece hedef atışı amaçlı tüfek sahibi olmayı isteyenleri umursamıyorlar. Bu kalibre tüfeklerin hafif olmasının imkanı yok. Dağ tepe dolaşırken 7 kilo üzeri omuz ağırlığına hazır olun. Bu mühimmatın azami menzili için kabaca 1000-1500 metreler demek yanlış olmaz. 2500-2800 metreler biraz fantazi, istikrarlı olarak vuruş pek mümkün değil.<br />
<br />
.300 Winchester Magnum: Türkiye şartlarında temin durumunu değerlendirdiğinizde, en mantıklı uzun menzil kalibresi. Balistik özellikleri iyi bir mermi, 800 metre civarı etkili olarak kullanılabiliyor. Bu kalibre tüfekleri 4-5 kilo ağırlıkla atışa götürebiliyorsunuz.<br />
<br />
.308 Winchester: Türkiye'nin kalibresi. Tüfekte oldukça hafif çözümler yaratılabiliyor. Eğer MKE izin verirse, 7.62x51 ile ikame edilebiliyor. Kaliteli mermisi yok ama en azından mermisiz kalmazsınız. 600 metrelere kadar istikrarlı atış imkanı tanır. Bu kalibre temelde "kısa 30-06"dır. Balistik performans olarak aralarında önemli farklar yok, ama tüfek ağırlığı ve geri tepme ve de mermi fiyatı artıyor, mermi bulunurluğu azalıyor.<br />
<br />
.223 Remington: Buna yakın-orta menzil kalibresi diyebiliriz. İstikrarlı olarak kabaca 400 metreler bu kalibrenin etki alanında. MKE üretimi 5.56x45 olarak var. Ancak 5.56'nın basıncı (7.62'nin aksine) sivil versiyondan daha fazla. Bu nedenle .223 yerine 5.56 kullanıldığında daha yüksek basınçlı bir mermi ile atış yapıyorsunuz demektir, "tikkat!". Yani 5.56 = .223 Rem +P+. Bu mühimmatı kullanan tüfekleri çok uğraşmadan 3-3.5 kilo ağırlıkta ava götürebilirsiniz, o nedenle listeye aldım.<br />
<br />
7 Rem Mag, 7.9 Mauser, 270 gibi diğer kalibreler konusunda fazla bilgim yok, çok üzerlerinde durup araştırmadım da. Bu nedenle bilgi paylaşmam pek doğru olmaz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sn.Harun’ın eski forumdaki 28.9.2015 tarihli yazısı: (Bazı resimler silinmiş)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yivli Tüfeklerde Ağırlık:</span><br />
<br />
Dağlarda, tepelerde gezerek av peşinde koşan tüm avcılar omuzlarındaki tüfek yükünü hafifletmek isterler. Atıcılar ise tüfeklerinin en yüksek hassasiyette vurması için ellerinden geleni yaparlar. Tüfek üreticileri, bir yandan avcıların isteklere paralel olarak tüfeklerin toplam ağırlıklarını azaltmaya çalışıyorlar, diğer yandan taktik kullanımlı ve uzun menzilli tüfekleri ağırlaştırıyorlar. Peki ideal tüfek ağırlığımız ne olmalı?<br />
<br />
Memleketimin, bulduğuyla yetinmek durumunda kalan avcı ve atıcılarının seçim yapmak konusunda pek şansları olmasa da, tüfek ağırlıklarını etkileyen faktörler ve bunların atıcıya etkisi konularında genel bilgilendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum.<br />
<br />
Tüfeğin ağırlığını etkileyen üç komponent vardır: Mekanizma, kundak ve namlu.<br />
<br />
Mekanizma küçük bir metal yığınıdır. Ne yaparsanız yapın ağırlığında radikal değişiklikler mümkün değildir. Mekanizma ağırlığını değiştiren en önemli etken, kullanılan fişeğin kalibresidir. Eğer özel bir uzun menzil atış isteğimiz yoksa, işimizi görecek en küçük kalibreli tüfeği tercih etmek, mekanizma ve namlu ağırlığını doğrudan azaltarak toplam tüfek ağırlığını azaltmada önemli etkendir. Ancak uzun menzil şartımız varsa, yapılacak çok bir şey yok, hafif 338 Lapua Magnum tüfek üreten zaten yok.<br />
<br />
Kundak yapısına gelirsek: Ahşap kundaklar ağırdır. Ama iyice traşlanmış, nispeten hafif ceviz kundaklar üretilebilmektedir. Buna karşılık sentetik kundaklara da çok hafiftir diyemeyiz. İçlerindeki dolguya göre ağırlıkları değişebilmektedir. Karbon elyaftan yapılmış gerçekten çok hafif (900 gram) kundaklar yapılmaktadır. En önemli dezavantajı da fiyatıdır. En ağır kundaklar da genel olarak lamine ahşap olanlardır.<br />
Aşağıda Sako 85 Carbonlight modeli var. Kundak karbon elyafı ile güçlendirilmiş plastikten (CFRP) mamuldür:<br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/h87aybv" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/h87aybv.png" loading="lazy"  alt="[Resim: h87aybv.png]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Ağırlığı etkileyen en önemli komponent, büyük bir metal yığını olan namludur. Bilmemiz gereken en önemli nokta, ağır namlu tüfeklerin, hafif tüfeklere göre vuruş hassasiyetinde ciddi bir fark yoktur. Tabii ki, namlu rezonansından daha çok etkilendikleri için dağılımları biraz daha fazla olmaktadır. İnce namlular daha çabuk ısınırlar ve ısındıkça dağılım artmaya başlar. Sonuçta, eğer üst üste en çok iki veya üç mermi atabilecek durumda olan avcılar için kaliteli bir ince namlu uygun seçim olabilir. Ama, hafif namlulu bir tüfekle ardışık atışta iyi bir beşli grupman çıkarmak pek mümkün olmaz. Avcı arkadaşlar iyi bir hafif namlu tüfekle, kendilerini daha az yorarak av arayışlarını sürdürebilirler. Kaliteli namlu, kalınlığı ne olursa olsun her zaman iyi vuruş yaptırır. Bir avcının bakış açısından, biraz daha yüksek bir hassasiyet için, birkaç kilo ek yükü omuzlamak mantıklı olmayabilir.<br />
<br />
Keskin nişancı veya poligon atışına gelince iş değişir. Ağır namlulu bir silah her zaman daha stabildir. Namlu rezonansı çok daha azdır, namlu daha geç ısınır. Ardışık atışlarda dağılım çok olmaz. Namluların atış hassasiyetini bozmadan hafifletmek için bazı çalışmalar vardır. Şu sıralar yaygın olarak kullanılanı namluların dışında kanal açılmasıdır (fluting). Namluda açılan kanallardan alınan talaş namluyu hafifletirken, daha etkin bir soğutma için ek yüzey artırır. Namlu üzerinde yaratılmış setler destek iskeleti olarak namlunun stabilitesini artırır.<br />
<br />
Aşağıda kanallı namluya sahip bir McMillan TAC-50:<br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/749obj1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/749obj1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 749obj1.jpg]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Diğer bir yöntem ise karbon-fiber namludur. Namlunun kendisi tabii ki karbondan imal edilmez, ince metal namlu üzerine karbon fiber kaplanır. Namlu oldukça kalınlaşmaktadır. Ancak çok az ısınmakta, rezonans azalmakta, böylece yüksek vuruş hassasiyeti sağlanmaktadır. Hem kanallı, hem de karbon fiber namlu için tek dezavantaj yüksek fiyat etiketidir.<br />
<br />
<a href="https://hizliresim.com/m2z1v28" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/m2z1v28.png" loading="lazy"  alt="[Resim: m2z1v28.png]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Newton'un üçüncü yasası: "Her etki, aksi istikamette ve aynı miktarda tepki yaratır." Hafif tüfekte tepmeyi daha çok hissedersiniz. Ağır silah yüksek atım adetlerinde sizi çok daha az yorar. Her ne kadar hissedilen tepme iyi bir omuz pedi ile bir miktar sönümlense de, 30-06 kalibredeki 3 kiloluk bir tüfeğin tepmesi ile aynı kalibredeki 4 kiloluk bir tüfeğin tepmesindeki farkı net olarak hissedebilirsiniz. 3 kiloluk 300 Win Magnum tüfeğin tepmesinden ise hiç hoşnut olmazsınız.<br />
<br />
Hissedilen tepmeyi azaltmak için iyi bir yöntem de namlu freni (muzzle break) kullanmaktır. İyi bir muzzle break ile tepme %40'a kadar sönümlenebilmektedir. Dezavantaj olarak sayabileceklerimiz, bu aparat da ek bir ağırlıktır. Muzzle break atıcı ve yanındakiler tarafından duyulan sesi çok artırmakta, rahatsızlık vermektedir. Söküp takılan namlu frenleri güzel bir çözüm olabiliyor. Az atış yapılan avlar sırasında çıkartılıp taşıma ve ses konusunda rahatlık sağlanırken, çok mermi yakılan ve hemen herkesin kulaklık taktığı poligonda atış konforu sağlanabilmektedir.<br />
<br />
Aşağıda ise en abartılı şekliyle bir "muzzle break". Truvelo 20x82mm anti materyal sniper tüfeğindeki bu namlu freni geri tepmeyi %60 azaltıyor:<br />
<a href="https://hizliresim.com/ioh9qqb" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="https://i.hizliresim.com/ioh9qqb.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: ioh9qqb.jpg]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Atış tekniği, yani atışın ayakta veya destekli yapılması da önemlidir. Hafif tüfekle, sırt çantanızdan, çatal ayaktan veya bir ağaç çatalından yapılan destekli atışlarda tepmeyi daha az hissedebilirsiniz. Ama genellikle ayakta ve desteksiz atış yapmak durumunda kalıyorsanız, ağır tüfekle daha rahat edeceğinizi göreceksiniz.<br />
<br />
Tabii ki, silahın tüm ağırlığı bundan ibaret olmuyor. Kullanılan dürbün, dürbün bağlaması ve askı kayışı da taşıyacağınız ağırlıktır. Beğendiğiniz tüfeğin boş katalog ağırlığı ile atışa hazır haldeki dolu ağırlığı arasında, seçtiğiniz dürbün ve aksesuara bağlı olarak 500 ile 1500 gram arasında fark vardır. Eğer uzun menzil atışları yapmıyorsanız yüksek büyütmeli dürbün seçmek ağırlığı artıracaktır. Yüksek büyütmeli dürbünlerde 30 ve 34 mm tüpler kullanılmaktadır. Daha az büyütmeli ve 1 inçlik (25 mm) dürbün ile ağırlık farkı 300-500 gram seviyesindendir. Dürbün bağlaması bile fark yaratabilmektedir. Alüminyum/Titanyum alaşımlı bir bilezik takımı ile çelik bilezik takımının 60-70 gram farkını elinize aldığınızda net olarak hissedersiniz.<br />
<br />
Fekaaat, son söz olarak, tüm bunların ötesinde deneyim ve atış egzersizi vardır. İyi eğitimli bir atıcının atışını ağır veya hafif tüfek kullanmak çok da fazla etkilemez. Her ne olursa olsun, hala hiç bir şey yüksek seviyede eğitim ve tecrübenin yerini alamamaktadır.<br />
<br />
Saygı ile,<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CivanBaşkanYUSUFELİ demiş ki:</span> Harun bey yazınız için teşekkür ederim güzel açıklamalar olmuş.Bu yazı ile bağlantılı olarak dağ avlarında kullanıma uygun çaplara da değinirseniz memnun oluruz. Başarılar dilerim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Harun demiş ki:</span><br />
<br />
Tüfek ağırlığı olarak bakarsak, en küçük kalibreler ve magnum olmayan mermiler, daha hafif ağırlıklarda tüfek edinmenizi sağlar.<br />
<br />
Bunun dışında ise mühimmat konusu kendi başına ele alınması gerekir. Ben seçim yapacak olsam mühimmatta iki temel noktaya bakarım. Kullanacağım menzile istikrarlı erişim, durduruculuk ve teminindeki kolaylık.<br />
<br />
Durduruculuk etkisini daha çok mermi çekirdeği ağırlığı ile vuruş sonrası deformasyon sonucu aldığı şekil ve çekirdek ağırlığının ne kadarını koruduğu önemlidir. Tek temin noktamızın MKE ve bu kurumun salt fiyata dayalı seçimleri olduğunu düşünürsek, bulduğumuzla yetineceğiz. Seçme şansımız olmadığı için bunu kafaya takmaya gerek yok. Eğer çekirdek ağırlığı seçebiliyorsak tercihimizi yönlendirecek bilgi şudur: Ağır mermi yavaş, hafif mermi hızlıdır. Toplam kinetik enerjisine bakmak lazım, genelde benzer çıkar veya hızlı mermi biraz daha yüksek enerjili çıkabilir. Hızlı mermi yan rüzgardan biraz daha az etkilenir.<br />
<br />
Türkiye'de temini kolay kalibrelerin menzil için söyleyebileceğim kısa bilgi şöyle.<br />
<br />
.338 Lapua Magnum: Geçen yıl mermisi gelmeye başladı, gelenler de müsabaka tip değil, av mermisi (diyelim). 338 tüfekleri MKE ithale hevesli değil. Avcı değil sniper tüfeği olduğunu düşünüyorlar. Çok da yanlış değil ama tüfek alanların sadece avcı olduğunu düşünmeleri yanlış. Benim gibi sadece hedef atışı amaçlı tüfek sahibi olmayı isteyenleri umursamıyorlar. Bu kalibre tüfeklerin hafif olmasının imkanı yok. Dağ tepe dolaşırken 7 kilo üzeri omuz ağırlığına hazır olun. Bu mühimmatın azami menzili için kabaca 1000-1500 metreler demek yanlış olmaz. 2500-2800 metreler biraz fantazi, istikrarlı olarak vuruş pek mümkün değil.<br />
<br />
.300 Winchester Magnum: Türkiye şartlarında temin durumunu değerlendirdiğinizde, en mantıklı uzun menzil kalibresi. Balistik özellikleri iyi bir mermi, 800 metre civarı etkili olarak kullanılabiliyor. Bu kalibre tüfekleri 4-5 kilo ağırlıkla atışa götürebiliyorsunuz.<br />
<br />
.308 Winchester: Türkiye'nin kalibresi. Tüfekte oldukça hafif çözümler yaratılabiliyor. Eğer MKE izin verirse, 7.62x51 ile ikame edilebiliyor. Kaliteli mermisi yok ama en azından mermisiz kalmazsınız. 600 metrelere kadar istikrarlı atış imkanı tanır. Bu kalibre temelde "kısa 30-06"dır. Balistik performans olarak aralarında önemli farklar yok, ama tüfek ağırlığı ve geri tepme ve de mermi fiyatı artıyor, mermi bulunurluğu azalıyor.<br />
<br />
.223 Remington: Buna yakın-orta menzil kalibresi diyebiliriz. İstikrarlı olarak kabaca 400 metreler bu kalibrenin etki alanında. MKE üretimi 5.56x45 olarak var. Ancak 5.56'nın basıncı (7.62'nin aksine) sivil versiyondan daha fazla. Bu nedenle .223 yerine 5.56 kullanıldığında daha yüksek basınçlı bir mermi ile atış yapıyorsunuz demektir, "tikkat!". Yani 5.56 = .223 Rem +P+. Bu mühimmatı kullanan tüfekleri çok uğraşmadan 3-3.5 kilo ağırlıkta ava götürebilirsiniz, o nedenle listeye aldım.<br />
<br />
7 Rem Mag, 7.9 Mauser, 270 gibi diğer kalibreler konusunda fazla bilgim yok, çok üzerlerinde durup araştırmadım da. Bu nedenle bilgi paylaşmam pek doğru olmaz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=300</link>
			<pubDate>Tue, 23 Apr 2024 17:09:13 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=4">ceycey</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=300</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sn.Harun’un eski forumdan kurtarabildiğim 25.5.2014 tarihli  yazısı:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler:</span><br />
<br />
Son on yıl içerisinde yivli tüfeklerde kalite oldukça yükseldi. Artık başlangıç seviyesi tüfeklere bile kimse kötü tetiği, zayıf işçiliği, kötü kaplamayı, boyayı ve zayıf vuruş hassasiyetini istemiyor. Eskiden sadece üst sınıf tüfeklerde bulunan özellikler, şimdi ucuz tüfeklerde bile standart oldu. Orta sınıf tüfekler bile 1 MOA altında vuruş hassasiyetini garanti eder oldu.<br />
<br />
Geçmiş yıllarda bazı tüfeklerin gerçekten iyi tasarlanmış ve üretilmiş olduğunu göz ardı etmeden, geçtiğimiz on-onbeş yıl içerisinde yivli tüfekleri mükemmelleştiren önemli özellikleri şöyle bir inceleyelim:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha Güzel Tetikler:</span><br />
Eskiden tüfek meraklıları daha net ve temiz çekişli tetiğe sahip olabilmek için tetiklerinde modifikasyon yapar ya da silahlarına daha iyi "yan sanayi" tetikler takarlardı. Sonra Savage zekice bir tasarımla AccuTrigger'ı tasarladı. Bu mekanizmada (sear) tetik kolunun en ucunda dar bir aralıkta tutulmaktaydı. Böylece çok hafif bir çekişle tetik düşmekte fakat çarpma veya tüfeği düşürme nedeniyle istenmeyen tetik söz konusu olmamaktaydı. Böylece ağır ve aksak tetiklerin sonu gelmiş oldu. (MKE tüfek tasarımcıları, duyun sesimizi!) Tüfek üreticileri Savage'in açtığı yolu takip etti; Ruger LC6 ve Marksman Adjustable tetiği, Winchester MOA tetiği, Remington Crossfire tetiği ve Mossberg LBA (Lightning Bolt Action) tetiği kullanmaya başladı. Artık kullanıcıların hiçbiri, ucuz tüfeklerde bile berbat bir tetiği kabul etmiyor. Tabii zavallı Türk askeri ve hatta iddiaya göre Pakiler ve Azeriler de MKE'nin özel üretim çok kademeli (SPMS : Special Production Multi Stage) Bora tetiği ile yaşamak zorundalar. Nasıl isim buldum ama...  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yekpare Receiverlar:</span><br />
Remington 873, Tikka T3, Savage Axis, Ruger American Rifle gibi tüfeklerin neden kovan tahliyelerinin küçük olduğunu düşündünüz mü? Üstten mermi basmanın ve mekanizmanın görülmesini zorlaştırmanın amacı nedir ki? Basit. Receiverlar yekpare yapılmıştır. Yekpare receiver daha rijittir. Bu rijidite daha yüksek isabetli atışları getirir. Esneklik, yüksek toleransli tasarım ve işlemeden doğan malzemeler arası boşluklar her türlü ateşli silahta vuruş hassasiyetini kötü yönde etkiler. Sadece receiver için değil, tüm platformun daha rijit yapıda olması, vuruş hassasiyetini artırır. Yekpare receiver ne kadar garip görünse de, MOA altı vuruş hassasiyeti yakalamanın bir parçasıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yataklama ve Serbest (Free Floating) Namlu:</span><br />
Bir zamanlar, namluya tam oturan ahşap kundaklı tüfeklerin en yüksek hassasiyete sahip olduğu düşünülürdü. Fakat bunda bir sorun vardı, çünkü atış yapıldığında mermi namlu içinde yol alırken gözle tespiti mümkün olmayan titreşim yaratıyor ve bu titreşim kundağa temas ettiği durumda vuruş hassasiyetini olumsuz etkilemekteydi.<br />
<br />
Uzun yıllar boyu, buna çözüm epoksi türevleriyle namluyu yataklamak oldu. Aslında faydalı da oluyordu. Fakat niye bu işi tüfek üreticileri kendileri yapmıyordu? Bugün satıştaki tüfeklerde yataklama yapılmamış ya da serbest namlu kullanmayan model yok gibi. Bazı tüfeklerde namlu ile kundak arasında gözle görülür bir aralık bulunur, hatta kullanıcılar bunun için banknot testi yapar. Aralık, namlu rezonansının kundaktaki basınç noktalarına ulaşmadığının göstergesidir. Sonuç olarak daha iyi vuruş sağlanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Optik Bağlamasındaki İyileştirmeler:</span><br />
Her mekanik sistemin bir zayıf halkası bulunur. Tüfeklerde de en zayıf halka gelende optik bağlantılarıdır. Eskiden de belki dürbünler kötü bağlanmıyordu ama şimdi birçok farklı seçenek var.<br />
<br />
Memlekete ithal edilen tüfeklerden, CZ550'ler mekanizma üzerine fabrikanın açtığı bağlama noktaları ile geliyor; Browning X-Bolt, patentli X-Lock sistem ile optiği klasik 2 yerine 4 vida ile bağlıyor; birçok başka model de Pikatinny tipi optik kızak kullanarak bağlamada seçenek sunuyor. Ek olarak hafif alaşım bağlamalar hem ağırlık azaltmaya yardımcı oluyor, hem de yüksek atış adetlerinde bile sıfırlaması bozulmuyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namlu Tasarımları:</span><br />
Modern tüfeğinizin mükemmel vuruş hassasiyetlerini kaybetmesine neden olacak, atışlarınızı berbat edecek olaylardan biri de tüfeğinizin namlu ucundaki yivlere zarar vermenizdir. İyi hedef atıcıları, hasarlanmaya çok müsait yerdeki tüfeklerinin namlu ucunu gözleri gibi sakınırlar. Hasarlanmayı önlemek için üreticilerin bulduğu çözüm ise namlu ucunun yivli kısmını geri çekilmesi veya namlu taçlamasıdır (target crown). Temelde taçlama, namlu ucunun belirli bir açıyla içe doğru kesilmesi suretiyle yiv setlerin bitim yerinden sonra çelik bir koruyucu halka (taç) yaratılmasıdır. Günümüzde, en ucuz tüfeklerini bile azami vuruş hassasiyetiyle sunan üreticilerin neredeyse tamamı taçlama veya bir çeşit yiv-set koruması yapmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kısa Bolt Hareketi:</span><br />
Tüfeği kurmak için boltun kısa kalkma yapıyor olmasının temelde faydası rahat kullanımdır. Karşılıklı 2 lug ile çalışan bolt mekanizmalarını kurmak için boltun yaklaşık 90 derece kaldırılması gereklidir. Bu da dürbüne çarpmaya kadar varan rahatsızlıklar yaratmaktaydı. Günümüz tüfeklerinde daha tombul ve genellikle 3 lug'lı mekanizmalar kullanılarak boltun yukarı hareketi bir nebze olsun azaltılmaktadır. Örneğin, yine MKE ithali modellere Browning X-Bolt 3 lug kullanarak 60 derecelik bolt kaldırması ile mekanizmayı kurabilmekte. Kalın boltlar yekpare receiverin içini tam doldurmakta ve mekanizma sorunsuz hareket etmektedir. Bu arada düz çekişli bolt ta ile Merkel'i bu konuda farklı bir yere koymak lazım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha İyi Boya / Kaplama:</span><br />
Uzun yıllar boyumca spor maksatlı tüfekler hep menevişli olarak satıldı. Paslanmaz çelik namluların gelişi ile bir seçenek daha eklendi. Ancak günümüzde birçok kaplama çeşidi kullanılmakta.<br />
<br />
Bu kaplamalardan en beğenilenlerinden biri ise bir çeşit fırınlanmış seramik kaplama olan Ceracote. Bu kaplama paslanma ve çillenmeye karşı neredeyse tam koruma sunarken, paslanmaz çelik namlular gibi parlama da yapmıyor. Yine beğenilen fabrika çıkışı kaplamalardan Remington'un TriNyte ve Thompson/Center Weather Shield sayılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Polimer Şarjörler:</span><br />
Bazı gelenekçiler, sentetik kundaklara kızdıkları kadar, polimer şarjörleri de beğenmemektedir. Ancak tüfek dünyasında bu durum tabancalardaki layloncu kavgasından biraz farklıdır.  Ne derseniz deyin, polimer şarjörler daha ucuzdur, daha dayanıklıdır ve daha hafiftir; sessizdir - ceplerde taşırken veya bir yerlere çarptığınızda tıngırdamaz. Estetik olarak ise, üreticinin şarjörde farklı hatlar yaratmasına imkan tanır. Örneğin yine Browning X-Bolt rotary şarjör kullanılır; gelmeyenlerden Ruger American Rifle yuvarlak hatlı şarjör kullanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geri Tepmenin Azaltılması:</span><br />
Geri tepme vuruşumuzu etkiler. Herkesin geri tepmeyi kaldırabileceği bir limit vardır. Tekrarlayan yüksek tepmeler sizi yorarak, vuruşlarınızın bozulmasına neden olur. Aksini iddia ediyor olsanız da, beynimiz kendini acıdan korumaya programlıdır. Ciddi atıcılar, trap da atsa, uzun menzil atışı da yapsa tepmeyi azaltma için kendilerince yöntemler geliştirirler. Aynı şekilde yüksek tepme tüfeğinizi de yorar.<br />
<br />
Modern tüfeklerde üreticiler tepmesi daha az hissedilen tüfekler yapmak için çaba sarf ediyorlar. Winchester Model 70'te darbe sönümleyici WinSorb pedlerini, Remington SuperCell'i kullanıyor. Browning Inflex sistemi ile darbenin yönünü değiştiriyor, Sauer benzer bir sistem kullanıyor. Genel olarak tüm üreticiler daha en azından daha kalın dipçik pedleri ile konforu artırmayı amaçlıyor.<br />
<br />
Darbe sönümlemesi konusunda artık daha fazla marka ve çeşitte omuz pedleri "yan sanayi" olarak bulunabiliyor. Bu konuda başı çeken marka ise Pachmayer. Böylece eski teknoloji tüfeklerinizi daha konforlu hale getirebiliyor ya da (özellikle tetik erişim sıkıntınız yoksa) daha da az tepmeyi omuzunuza ileten pedlerle tüfeğinizi kullanabiliyorsunuz.<br />
Vuruş Hassasiyeti:<br />
Fiyatı ne kadar ucuz olursa olsun, isabetsiz tüfekler piyasada artık kabul görmüyor. Tüketiciden aldığı bu geri besleme ile tüm tüfek üreticileri daha hassas tüfekler üretmeye çabalıyor. Artık ucuz sınıftaki tüfeklere bile yirmi yıl öncesinin özel yapım tüfeklerinin ulaştığı vuruş hassasiyetleri garanti ediliyor. Örneğin Tikka, yabancı dergi reklamlarında 3 atışta 1 MOA altında ortalamayı vaat ediyor. Rem 783, Savage Axis, Rufer American, 1 MOA altında ortalamalar çıkarıyor. Tabii ki bunda en büyük pay, hassas CNC makinalarda, çok düşük toleranslarla üretilen parçaların, malzeme teknolojisindeki ilerlemelerin olduğu kadar, bu yazıda yer alan birçok gelişmenin de payı büyük. Aynı zamanda üretici dışı faktörler olarak kabul edebileceğimiz optik, bağlama ve kızakların sıkı şekilde birbirine bağlanmasının önemini belirtmeden geçemeyeceğim.<br />
<br />
İyi atışlar dilerim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sn.Harun’un eski forumdan kurtarabildiğim 25.5.2014 tarihli  yazısı:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler:</span><br />
<br />
Son on yıl içerisinde yivli tüfeklerde kalite oldukça yükseldi. Artık başlangıç seviyesi tüfeklere bile kimse kötü tetiği, zayıf işçiliği, kötü kaplamayı, boyayı ve zayıf vuruş hassasiyetini istemiyor. Eskiden sadece üst sınıf tüfeklerde bulunan özellikler, şimdi ucuz tüfeklerde bile standart oldu. Orta sınıf tüfekler bile 1 MOA altında vuruş hassasiyetini garanti eder oldu.<br />
<br />
Geçmiş yıllarda bazı tüfeklerin gerçekten iyi tasarlanmış ve üretilmiş olduğunu göz ardı etmeden, geçtiğimiz on-onbeş yıl içerisinde yivli tüfekleri mükemmelleştiren önemli özellikleri şöyle bir inceleyelim:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha Güzel Tetikler:</span><br />
Eskiden tüfek meraklıları daha net ve temiz çekişli tetiğe sahip olabilmek için tetiklerinde modifikasyon yapar ya da silahlarına daha iyi "yan sanayi" tetikler takarlardı. Sonra Savage zekice bir tasarımla AccuTrigger'ı tasarladı. Bu mekanizmada (sear) tetik kolunun en ucunda dar bir aralıkta tutulmaktaydı. Böylece çok hafif bir çekişle tetik düşmekte fakat çarpma veya tüfeği düşürme nedeniyle istenmeyen tetik söz konusu olmamaktaydı. Böylece ağır ve aksak tetiklerin sonu gelmiş oldu. (MKE tüfek tasarımcıları, duyun sesimizi!) Tüfek üreticileri Savage'in açtığı yolu takip etti; Ruger LC6 ve Marksman Adjustable tetiği, Winchester MOA tetiği, Remington Crossfire tetiği ve Mossberg LBA (Lightning Bolt Action) tetiği kullanmaya başladı. Artık kullanıcıların hiçbiri, ucuz tüfeklerde bile berbat bir tetiği kabul etmiyor. Tabii zavallı Türk askeri ve hatta iddiaya göre Pakiler ve Azeriler de MKE'nin özel üretim çok kademeli (SPMS : Special Production Multi Stage) Bora tetiği ile yaşamak zorundalar. Nasıl isim buldum ama...  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yekpare Receiverlar:</span><br />
Remington 873, Tikka T3, Savage Axis, Ruger American Rifle gibi tüfeklerin neden kovan tahliyelerinin küçük olduğunu düşündünüz mü? Üstten mermi basmanın ve mekanizmanın görülmesini zorlaştırmanın amacı nedir ki? Basit. Receiverlar yekpare yapılmıştır. Yekpare receiver daha rijittir. Bu rijidite daha yüksek isabetli atışları getirir. Esneklik, yüksek toleransli tasarım ve işlemeden doğan malzemeler arası boşluklar her türlü ateşli silahta vuruş hassasiyetini kötü yönde etkiler. Sadece receiver için değil, tüm platformun daha rijit yapıda olması, vuruş hassasiyetini artırır. Yekpare receiver ne kadar garip görünse de, MOA altı vuruş hassasiyeti yakalamanın bir parçasıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yataklama ve Serbest (Free Floating) Namlu:</span><br />
Bir zamanlar, namluya tam oturan ahşap kundaklı tüfeklerin en yüksek hassasiyete sahip olduğu düşünülürdü. Fakat bunda bir sorun vardı, çünkü atış yapıldığında mermi namlu içinde yol alırken gözle tespiti mümkün olmayan titreşim yaratıyor ve bu titreşim kundağa temas ettiği durumda vuruş hassasiyetini olumsuz etkilemekteydi.<br />
<br />
Uzun yıllar boyu, buna çözüm epoksi türevleriyle namluyu yataklamak oldu. Aslında faydalı da oluyordu. Fakat niye bu işi tüfek üreticileri kendileri yapmıyordu? Bugün satıştaki tüfeklerde yataklama yapılmamış ya da serbest namlu kullanmayan model yok gibi. Bazı tüfeklerde namlu ile kundak arasında gözle görülür bir aralık bulunur, hatta kullanıcılar bunun için banknot testi yapar. Aralık, namlu rezonansının kundaktaki basınç noktalarına ulaşmadığının göstergesidir. Sonuç olarak daha iyi vuruş sağlanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Optik Bağlamasındaki İyileştirmeler:</span><br />
Her mekanik sistemin bir zayıf halkası bulunur. Tüfeklerde de en zayıf halka gelende optik bağlantılarıdır. Eskiden de belki dürbünler kötü bağlanmıyordu ama şimdi birçok farklı seçenek var.<br />
<br />
Memlekete ithal edilen tüfeklerden, CZ550'ler mekanizma üzerine fabrikanın açtığı bağlama noktaları ile geliyor; Browning X-Bolt, patentli X-Lock sistem ile optiği klasik 2 yerine 4 vida ile bağlıyor; birçok başka model de Pikatinny tipi optik kızak kullanarak bağlamada seçenek sunuyor. Ek olarak hafif alaşım bağlamalar hem ağırlık azaltmaya yardımcı oluyor, hem de yüksek atış adetlerinde bile sıfırlaması bozulmuyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namlu Tasarımları:</span><br />
Modern tüfeğinizin mükemmel vuruş hassasiyetlerini kaybetmesine neden olacak, atışlarınızı berbat edecek olaylardan biri de tüfeğinizin namlu ucundaki yivlere zarar vermenizdir. İyi hedef atıcıları, hasarlanmaya çok müsait yerdeki tüfeklerinin namlu ucunu gözleri gibi sakınırlar. Hasarlanmayı önlemek için üreticilerin bulduğu çözüm ise namlu ucunun yivli kısmını geri çekilmesi veya namlu taçlamasıdır (target crown). Temelde taçlama, namlu ucunun belirli bir açıyla içe doğru kesilmesi suretiyle yiv setlerin bitim yerinden sonra çelik bir koruyucu halka (taç) yaratılmasıdır. Günümüzde, en ucuz tüfeklerini bile azami vuruş hassasiyetiyle sunan üreticilerin neredeyse tamamı taçlama veya bir çeşit yiv-set koruması yapmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kısa Bolt Hareketi:</span><br />
Tüfeği kurmak için boltun kısa kalkma yapıyor olmasının temelde faydası rahat kullanımdır. Karşılıklı 2 lug ile çalışan bolt mekanizmalarını kurmak için boltun yaklaşık 90 derece kaldırılması gereklidir. Bu da dürbüne çarpmaya kadar varan rahatsızlıklar yaratmaktaydı. Günümüz tüfeklerinde daha tombul ve genellikle 3 lug'lı mekanizmalar kullanılarak boltun yukarı hareketi bir nebze olsun azaltılmaktadır. Örneğin, yine MKE ithali modellere Browning X-Bolt 3 lug kullanarak 60 derecelik bolt kaldırması ile mekanizmayı kurabilmekte. Kalın boltlar yekpare receiverin içini tam doldurmakta ve mekanizma sorunsuz hareket etmektedir. Bu arada düz çekişli bolt ta ile Merkel'i bu konuda farklı bir yere koymak lazım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha İyi Boya / Kaplama:</span><br />
Uzun yıllar boyumca spor maksatlı tüfekler hep menevişli olarak satıldı. Paslanmaz çelik namluların gelişi ile bir seçenek daha eklendi. Ancak günümüzde birçok kaplama çeşidi kullanılmakta.<br />
<br />
Bu kaplamalardan en beğenilenlerinden biri ise bir çeşit fırınlanmış seramik kaplama olan Ceracote. Bu kaplama paslanma ve çillenmeye karşı neredeyse tam koruma sunarken, paslanmaz çelik namlular gibi parlama da yapmıyor. Yine beğenilen fabrika çıkışı kaplamalardan Remington'un TriNyte ve Thompson/Center Weather Shield sayılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Polimer Şarjörler:</span><br />
Bazı gelenekçiler, sentetik kundaklara kızdıkları kadar, polimer şarjörleri de beğenmemektedir. Ancak tüfek dünyasında bu durum tabancalardaki layloncu kavgasından biraz farklıdır.  Ne derseniz deyin, polimer şarjörler daha ucuzdur, daha dayanıklıdır ve daha hafiftir; sessizdir - ceplerde taşırken veya bir yerlere çarptığınızda tıngırdamaz. Estetik olarak ise, üreticinin şarjörde farklı hatlar yaratmasına imkan tanır. Örneğin yine Browning X-Bolt rotary şarjör kullanılır; gelmeyenlerden Ruger American Rifle yuvarlak hatlı şarjör kullanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geri Tepmenin Azaltılması:</span><br />
Geri tepme vuruşumuzu etkiler. Herkesin geri tepmeyi kaldırabileceği bir limit vardır. Tekrarlayan yüksek tepmeler sizi yorarak, vuruşlarınızın bozulmasına neden olur. Aksini iddia ediyor olsanız da, beynimiz kendini acıdan korumaya programlıdır. Ciddi atıcılar, trap da atsa, uzun menzil atışı da yapsa tepmeyi azaltma için kendilerince yöntemler geliştirirler. Aynı şekilde yüksek tepme tüfeğinizi de yorar.<br />
<br />
Modern tüfeklerde üreticiler tepmesi daha az hissedilen tüfekler yapmak için çaba sarf ediyorlar. Winchester Model 70'te darbe sönümleyici WinSorb pedlerini, Remington SuperCell'i kullanıyor. Browning Inflex sistemi ile darbenin yönünü değiştiriyor, Sauer benzer bir sistem kullanıyor. Genel olarak tüm üreticiler daha en azından daha kalın dipçik pedleri ile konforu artırmayı amaçlıyor.<br />
<br />
Darbe sönümlemesi konusunda artık daha fazla marka ve çeşitte omuz pedleri "yan sanayi" olarak bulunabiliyor. Bu konuda başı çeken marka ise Pachmayer. Böylece eski teknoloji tüfeklerinizi daha konforlu hale getirebiliyor ya da (özellikle tetik erişim sıkıntınız yoksa) daha da az tepmeyi omuzunuza ileten pedlerle tüfeğinizi kullanabiliyorsunuz.<br />
Vuruş Hassasiyeti:<br />
Fiyatı ne kadar ucuz olursa olsun, isabetsiz tüfekler piyasada artık kabul görmüyor. Tüketiciden aldığı bu geri besleme ile tüm tüfek üreticileri daha hassas tüfekler üretmeye çabalıyor. Artık ucuz sınıftaki tüfeklere bile yirmi yıl öncesinin özel yapım tüfeklerinin ulaştığı vuruş hassasiyetleri garanti ediliyor. Örneğin Tikka, yabancı dergi reklamlarında 3 atışta 1 MOA altında ortalamayı vaat ediyor. Rem 783, Savage Axis, Rufer American, 1 MOA altında ortalamalar çıkarıyor. Tabii ki bunda en büyük pay, hassas CNC makinalarda, çok düşük toleranslarla üretilen parçaların, malzeme teknolojisindeki ilerlemelerin olduğu kadar, bu yazıda yer alan birçok gelişmenin de payı büyük. Aynı zamanda üretici dışı faktörler olarak kabul edebileceğimiz optik, bağlama ve kızakların sıkı şekilde birbirine bağlanmasının önemini belirtmeden geçemeyeceğim.<br />
<br />
İyi atışlar dilerim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yivli Tüfekler İmza Föyü...]]></title>
			<link>https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=31</link>
			<pubDate>Wed, 21 Feb 2024 02:18:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.tabancatufek.com.tr/member.php?action=profile&uid=48">m16a2</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=31</guid>
			<description><![CDATA[Bu kısımda Yivli Tüfekler imza föyünü açmış bulunmaktayız. Tüm yivli tüfek sahibi arkadaşların katılımını bekliyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu kısımda Yivli Tüfekler imza föyünü açmış bulunmaktayız. Tüm yivli tüfek sahibi arkadaşların katılımını bekliyoruz.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>