Yorumları: 13
Konuları: 6
Teşekkür Alındı: 12 mesajda 196
Teşekkür Verildi: 56
Kayıt Tarihi: 21-02-2024
Kıymetli görüşlerini paylaşan, iyi dileklerini ve desteğini esirgemeyen tüm dostlara teşekkür ederim.
Sağ olun var olun.
Saygılar.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için dgnucak'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için dgnucak'e teşekkür ederiz.
• blacksea (03-09-2025)
Yorumları: 1
Konuları: 0
Teşekkür Alındı: 0 mesajda 0
Teşekkür Verildi: 11
Kayıt Tarihi: 29-08-2025
(28-08-2025, 12:52)dgnucak yazdı: Sevgili Dostlar;
Özellikle sosyal medya hesaplarımı takip eden dostlarımın bildiği üzere imza kampanyası düzenlemem noktasında uzun zamandır büyük bir talep vardı. Ben de bu konuda çalışma yapmaya başlamıştım ancak bazı sağlık sorunlarım süreci biraz geciktirdi.
Bazı dostlar ile yaptığımız istişareler neticesinde bir dilekçe ile TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurma kararı aldık. Ortak taleplerimizin bulunduğu bir dilekçeyi bu amaçla hazırladım.
Bundan sonraki süreçte TBMM Dilekçe Komisyonuna aşağıdaki dilekçeyi sunup diğer vatandaşların imzasına açılması için talepte bulunacağım.
Bu anlamda dilekçeyi okumanızı ve hem dilekçe hem de komisyona sunulması ile ilgili fikirlerinizi beyan etmenizi istirham ediyorum.
Katkı sunacak dostlara şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Doğan UÇAK
----------------------------------------------------------------------------
Sayın Milletvekilleri;
Bizler; çalışıp üreten, vergi veren, askerlik yapan, toplum içerisinde birlikte yaşama kurallarına ve başta Anayasa olmak üzere yürürlükte bulunan kanunlara uyan yasalara saygılı vatandaşlarız.
Silahlarımız bizler için:
Emniyet kemeri ya da yangın söndürme tüpü gibi kişisel güvenlik ekipmanlarımız,
Futbol topu ya da dalış gözlüğü gibi sportif faaliyetlerimizde kullandığımız spor gereçlerimiz,
Motosiklet ya da model uçak gibi hobi olarak uğraşmaktan zevk aldığımız mekanik yapılardır.
Ülkemizde silah sahipliğini düzenleyen ve yürürlüğe 1953 yılında giren 6136 sayılı Kanun her ne kadar çeşitli değişiklikler görse de artık günümüz ihtiyaçlarına cevap verememekte ve bazı toplumsal sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.
Silahı yasakla, cahil kalsın; cehaletini öne sür daha çok yasakla paradoksu içerisinde sıkışıp kalan mevcut silah kanunu; bilinçli, yasal ve kontrol edilebilir silah sahipliğini destekleyemediği gibi kontrolsüz ve yasa dışı silahlar ile mücadele noktasında da yetersiz kalmaktadır.
Ülkemizdeki sivil silahlanma meselesinin magandalık ve yasa dışılıktan kurtarılarak bilinçli ve yasal zemine oturtulması için 6136 sayılı Kanun ve bürokratik uygulamalarda aşağıda arz olunan değişikliklerin yapılması zaruri hale gelmiştir.
Talep 1: Silah ruhsat harçları kaldırılmalı ya da yürürlükte bulunan asgari ücret göz önünde bulundurularak makul oranlarda (%5-10) ve tek seferlik harç ücreti tahsil edilmeli, ruhsat yenileme işlemleri esnasında tekrar harç tahsil edilmemelidir.
Gerekçe : İnsanlar, temel ekonomik ve sosyal yönelimleri neticesinde aynı faydayı sağlayacakları bir mala daha fazla ödemek istemezler. Ülkemizdeki ruhsat harçları yüzünden yasal yollardan silah sahibi olmak, kaçak yollardan silah sahibi olmaya göre çok daha pahalıdır.
Üstelik insanlar bir sürü bürokratik ve mevzuatsal engelleri aşarak edindikleri silahlarının tam olarak sahibi olamazlar.
Her beş yılda bir aynı iğne deliğinden yeniden geçer ve ruhsatsız bir silah alabilecekleri kadar tutarı harç olarak yeniden öderler. Beş yıllık süre sonunda harç ödemeyen ve ruhsatını yenilemeyenlerin silahlarına el konulur. Bütün bu uğraşlara rağmen edinmiş olduğunuz silahınızı evinizden çıkarmanız da yasaktır. Bu şekildeki uygulama devam ettiği sürece insanların ruhsatsız silaha yönelmesi kaçınılmazdır.
Talep 2: Beş yıl süre (bir dönem) ile bulundurma ruhsatlı silah sahibi olup geçen süre zarfında silahı ile herhangi bir suça karışmamış ya da silahın muhafazasında kusur göstererek suç işlenmesine neden olmamış vatandaşlara, haklarında açılmış ve devam eden adli soruşturma bulunmaması ve eğitim koşuluyla silah taşıma ruhsatı verilmelidir.
(Not: Kişi evlilik birliği içeresindeyse silah taşıma ruhsatı verilmesi için duruma göre eşinin yazılı muvafakati aranabilir.)
Talep 3: Aday memurluk süresi hariç olmak üzere beş yıl memuriyet hizmetinde bulunan kamu görevlilerine, haklarında açılmış ve devam eden adli ve idari soruşturma bulunmaması koşuluyla kamu görevlisi silah taşıma ruhsatı verilmelidir.
Gerekçe 2-3: Anayasamızın 17. Maddesi “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” der. İnsanların kendilerini ve ailelerini korumak istemeleri kadar doğal bir şey yoktur ve her insan, kendisinin ve ailesinin yaşamını koruma hakkına sahiptir.
Başkalarının suç işleme ihtimalleri, yasalara saygılı vatandaşların meşru müdafaa sınırları dâhilinde yaşama ve kişi güvenliğini haklarını korumasını ve bireysel silah edinme hakkını kullanmasını engelleyemez. Bu durum Anayasamızın 38. maddesi “Ceza sorumluluğu şahsidir.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinde “Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.” tanımlanan suç ve cezanın şahsiliği ilkesine aykırıdır.
Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından dönem dönem yayımlanan suç istatistikleri göz önünde bulundurulduğunda suçların ezici çoğunluğunun kesici ve delici aletler ile yasa dışı silahlar ile işlendiği, yasal ve takibi kolay olan ruhsatlı silahların suç işlenmesi amacıyla kullanılmadığı görülmektedir.
Genel itibariyle 6136 sayılı Kanun; kolluk kuvvetleri ve birkaç meslek mensubu çıkarıldığında geriye sadece seçkin (siyasi, bürokrat vs.) ve zenginlere (kuyumcu, iş adamı vs.) silah taşıma hakkı tanımaktadır.
Anayasamızın 10. maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” derken söz konusu 6136 sayılı Kanun olduğunda bu eşitlik; seçkinler ve zenginler kendi arasında, sıradan halk ve fakirler kendi arasında eşite dönüşmüştür. İnsanları statülerine göre değil, yetkinliklerine göre değerlendirmek gerekirken 6136 sayılı Kanun, toplumu sınıflara bölerek adeta örtülü bir kast sistemi oluşturmuştur.
İhtimaller üzerine kurulan bir sistem kapsayıcı ve adaletli olamaz. Yaşama ve kişi güvenliği hakkı, mesleğine ya da zenginliğine bakılmaksızın herkes için eşittir. Kendisinin ya da ailesinin yaşama hakkını, meşru müdafaa sınırları dâhilinde korumak zorunda kalan bir kişi için mesleklerin ya da kimliklerin hiçbir önemi yoktur.
Talep 5: Vatandaşların bulundurma ruhsatlı silahlarını, bürokratik bir sürü işleme gerek kalmaksızın tıpkı yivsiz tüfeklerde olduğu gibi kapalı veya açık poligonlara veya ikinci bir adrese kutusunda ve boş bir şekilde götürebilmesinin önü açılmalıdır.
Talep 6: Ülkenin her kentine, ailece gidilip piknik yapılabilecek ve doğal hayatı rahatsız etmeden güvenli bir ortamda atıcılık sporu yapılabilecek açık tabanca ve tüfek poligonları yapılmalı ve fişek alımında sayı sınırlaması kaldırılmalıdır.
Gerekçe 5-6: Uygun olmayan yer ve zamanlarda vatandaşın hem kendi hem de başkalarının can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde ateşli silah kullanmasının, hiç kimseye faydasının olmadığı gün gibi ortadadır.
Silahlar; sokak aralarında, düğünlerde ya da maç sonralarında değil güvenli poligon ortamlarında ateşlenmelidir; ancak maalesef ülkemizde her ilde atış poligonu bulunmamaktadır. Hele ki yivsiz ya da yivli tüfekler ile atış yapılabilecek poligon sayısı koskoca ülkede bir elin parmağını bile geçmeyecek sayıdadır.
Vatandaşların ruhsatlı silah sahibi olmasına ve her silah başına yıllık 1.000 (bin) fişek satın almasına izin verip bu fişekleri sarf edecek yer ya da atmaya izin vermemek tam bir akıl tutulmasıdır.
Silah sahibi vatandaşlar ruhsat alırken bürokratik zorlukların yanında kucak dolusu harç parası ödemesine rağmen, idare tarafından bu anlamda hiçbir hizmet alamamaktadır. İdare, ruhsat için yüksek harç bedelleri talep ediyorsa ruhsat verdiği vatandaşına yasal silahı ile güvenli atış yapabileceği alanlar yapmak ya da belirlemek zorundadır.
Talep 7: Her silaha ayrı ruhsat uygulamasına son verilmeli ve ruhsat yenileme işlemleri esnasında mülki idari amir onayı şartı kaldırılmalıdır.
Gerekçe 7: Nasıl ki her araba aldığımızda yeniden ehliyet almamız gerekmiyorsa silah ruhsatı uygulaması da aynı şekilde olmalıdır. Ruhsat kişiye verilmeli ve ruhsat verilen kişi, adına kayıtlı bütün yasal tabancalarını ruhsat süresi içerinde bulundurup taşıyabilmelidir.
Ruhsat süresi sonunda ise kişinin nörolojik, psikolojik ve fizyolojik yeterliliği devam ediyorsa ve adli yönden engel hali oluşmamışsa talebi doğrultusunda silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı mülki idari amir onayına gerek kalmadan kendiliğinden yenilenmelidir.
Talep 8: Silah satışlarındaki MKEK tekeli ve vergi borcu yoktur uygulaması kaldırılmalıdır.
Gerekçe 8: İnsanlar ruhsatsız silaha bulundukları şehirde ulaşabiliyorken ruhsatlı silah satışlarının MKEK tekelinde toplanması, günümüz serbest piyasa ekonomisi şartlarında yersiz bir uygulamadır. Silah ruhsat harçlarının yüksekliği ve bürokratik işlemlerin uzunluğunun üzerine bir de silah satın alabilmek için diğer illerden İstanbul ya da Ankara’ya gitmek zorunda olmak insanlara ekstra maddi ve manevi yük getirmektedir.
Yerli silah üreticilerinin ürettiği modeller, hâlihazırda diğer illerdeki MKEK ile anlaşmalı av ve mermi bayileri tarafından satılabilmelidir. Bu durumun sektörel anlamda büyüme yaratacağı ve insanları ruhsatsız silah almak yerine ruhsatlı silaha yönelteceği açıktır.
Ayrıca kişilerin vergi borcunun bulunması hakların en temeli olan yaşama ve kişi güvenliği hakkının korunmasına engel oluşturmamalıdır.
Sonuç ve istem:
Yasal ve bilinçli silahlanma ile kim kazanır?
1-Mevcut silahların kimde ve ne kadar olduğu kayıt altında olacağı için ülke asayişi kazanır.
2- Silah sahibi olmak isteyen yasalara saygılı vatandaş kazanır.
3-Silahı üreten yerli üretici ve silah sektörü (av ve mermi bayileri, poligonlar vs.) kazanır.
4- Üretimle beraber artacak istihdamla ve alınacak vergi gelirleriyle ülke ekonomisi kazanır.
Peki kim kaybeder?
1-Uluslararası silah kaçakçıları kaybeder.
2-Silah kaçakçılığı ile zenginleşen terör örgütleri ve mafya organizasyonları kaybeder.
3-Yasal ve bilinçli bir şekilde silahlanmış vatandaş karşısında suçlular ve suç işlemeye meyilli kimseler kaybeder.
Yasal ve bilinçli bireysel silah edinme hakkının genişletilmesi hâlinde, devlet ve vatandaş olarak her türlü kazan-kazan durumu olacakken mevcut kaybet-kaybet ilişkisinde hâlâ ayak diretilmesinin hiç kimseye bir faydası bulunmamaktadır.
Silahların ruhsatları kâğıt parçaları değil vicdanlardır. Silah sahibi olmanın insanları daha kötü yaptığına dair hiçbir bilimsel veri yoktur. Bilinçli bir vatandaşın elinde bulunan silah şiddete neden olmaz; aksine uğrayabileceği muhtemel şiddeti önler. Bireysel silah edinme hakkının, yasalara saygılı her vatandaşa eşit bir şekilde tanınması polise alternatif oluşturmak değil, yalnızca insanların yaşama, kişi güvenliği ve savunma haklarını koruyabilmeleri için kişisel önlem alabilmelerinin önünün açılmasıdır.
Mevcut düzenlemede, insanların yasal ve bilinçli silah kültürü oluşturmaması ve oluşturamaması adına her şey ziyadesi ile mevcuttur. Uygun eğitim verilerek uygun şartlarda yasal yollardan ve bilinçli silah sahipliğini teşvik etmekten ziyade, silah sahipliğini toplumun ayrıcalıklı kesimine tanımakta ve toplumun geri kalanını yasa dışılığa itmektedir. Yasal yollardan silah sahibi olmak isteyen vatandaşlara verilecek her hayır cevabı, silah kaçakçılarına potansiyel yeni müşteriler kazandıracaktır.
Yasal bireysel silah edinme hakkının kullanılması noktasındaki her kısıtlama ve yasak, insanların ruhsatsız silaha yönelmesine yol açar. Kamu düzeni ve güvenliği için kimlerin elinde olduğunu bilmediğiniz beş silah mı daha tehlikelidir yoksa kimlerde olduğunu bildiğiniz on silah mı? Ruhsatsız silahların takibi çok zordur. Silahları kontrol altında tutmanın en kolay yolu onları ruhsatlandırmaktır.
Silahı yasaklayıp, yasağın konuşulmasını dahi yasak sayarak çözüm üretemeyiz. İnsanlara neden ruhsatsız silah taşıyorsun ya da almak istiyorsun diye sorulduğu zaman, haklılık payı bulunan cevaplar alınıyorsa bir yerlerde yanlışlık yapılıyor demektir.
6136 sayılı Kanunun bizleri getirdiği noktada suçlular ve suç işlemeye meyilli kimseler, sayısı milyonlarla ifade edilen yasa dışı silahlara kontrolsüz ve çok kolay bir şekilde ulaşırken yasalara uyan dürüst vatandaşlar ise yasal yollardan silah sahibi olmak için kanunun ve bürokrasinin dişleri arasında ezilmektedir.
Yaklaşık 72 yıldır yürürlükte bulunan silah kanunu ve sadece polisiye tedbirler ile ülkemizdeki yasa dışı silah sorununun çözülemeyeceği ortadadır. İnsanların gözünde yasa dışı silahı cazip hale getiren tüm uygulamalar, bütün yönleriyle ve dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.
Yasa dışı silahlarla mücadele ve yasal silah sahipliği ile bilinçli silah kültürünün ülkemizde yaygınlaştırılması adına, yukarıdaki taleplerin uygulamaya geçirilmesini,
Arz ve talep ederim.
Saygılarımla.
Doğan UÇAK
Doğan hocam atmış olduğunuz bu adımı destekliyorum. Umarım Vatan Millet için hayırlı bir karar alınmasına vesile olursunuz inşaALLAH
Yorumları: 15
Konuları: 1
Teşekkür Alındı: 10 mesajda 26
Teşekkür Verildi: 143
Kayıt Tarihi: 24-10-2024
Merhaba,
Dilekçe henüz imzaya açılmadı, doğru mudur? Bugün imza vermek için girdim, göremedim. Acaba yanlış bir yere mi bakıyorum yoksa henüz zamanı mı değil diye emin olamadım. Bu sebeple soruyorum.
Selamlar.
Yorumları: 21
Konuları: 11
Teşekkür Alındı: 10 mesajda 33
Teşekkür Verildi: 1
Kayıt Tarihi: 24-06-2025
6136 sayılı kanun kapsamında silah ruhsatı alan bir vatandaş şunları ispat ediyor ;
- Devlete vergi borcum yok
- Psikolojik sorunum yok
- Hiç bir sağlık sorunum yok
- Adli sicilim temiz , hakkımda açılan veya devam eden suç davası yok
- İkametim belli
- Devlete vergi ödüyorum
GÜNÜMÜZ KOŞULLARINDA
BU SIFATLAR VATANDAŞI
1. SINIF VATANDAŞ YAPMAYA YETER İKEN ;
ÜLKE TARİHİNDE İLK KEZ RUHSAT HARÇLARINA YIL ORTASINDA % 100 ZAM GELMESİ ;
" 1. SINIF VATANDAŞA İHTİYACIMIZ YOK "
ANLAMINA GELİR..
|