29-02-2024, 01:38
Not: Bu yazı Sn. Lupus'un 14-03-2008 tarihli paylaşımından kurtarılmıştır. Görsel sonradan eklenmiştir.
![[Resim: 226vs229.jpg]](https://i.ibb.co/Nr36ZVL/226vs229.jpg)
lupus (14-03-2008, 03:04 AM)
Aslında üretim amaç mantıkları farklı olamakla beraber, sık sık karşılaştırılan P226 ve P229'un aralarındaki farklar şöyledir;
P226 ile 229 arasındaki yükseklik farkı sadece 3 mm dir.
Taşıma konforunu asıl belirleyen unsur ise, namlu uzunluğundan ziyade kabze uzunluğudur. BHP nin uzun bir silah olmasına rağmen çıplak belde bile kaydırılmadan taşınabilmesinin temel sebebi budur.
Silahın boyu, yazın dış kılıf ile yapılacak taşımalarda önem kazanır. İç kılıf kullanıldığı müddetçe, boy probleminiz de yoksa, bu ikincil bir faktördür.
P229 blok çelik sürgü takımına sahip olduğundan, elinize aldığınızda, polimerler gibi tepesi daha ağır basar. P226 ve P228 denge açısından rakipsizdir.Ancak P229 sürgü takımı daha yüksek basınçlı, sert 40SW ve .357 SIG kalibrelere dayanıklı olması için, kaynaklı bükme karbon çelik yerine, blok çelikten mamul edilmiştir.Doğal olarak daha sağlam bir yapıdadır. Ancak gene yapısından dolayı, kızak raylarındaki gövde eloksolünü daha çok yemektedir.
P229 kızağında, daha az kırılan, dışarıda yerleşmiş, temizlenmesi ve değiştirilmesi daha kolay bir tırnak vardır. P226 veya 228 de ise, bu işlemler için iğne bloğu tamamen sökülmek zorundadır.
Ülkemizde herşeyi çok iyi bilen ustalarımızın, sanırım dalgınlıkla gözden kaçırdıkları ufak bir ayrıntı da,
P226 ve 228 modellerinde, ayrı bir parça olan iğne bloğunu taşıyan, iç içe geçmeli iki çelik kıvırma sıkıştırma pimin, bir kez söküldükten sonra, kesinlikle tekrar geri takılmamasıdır. Fabrika böyle diyor, ama bizim dahi usta ve kromcularımız konuyu daha iyi bildiklerinden, aynı parçaları geri takıyorlar.
P229 da ise iğne, tek parça, yeniden kullanılabilir, blok bir pimle sabitlenmiştir.
P229 un sürgü takm üzerindeki çekme kertiklerinin boyu daha kısa olduğundan panik durumlarda kavrama zor olmaktadır. Bir de bize gelen modeller stainless olunca daha kaygan ve kısa olan bu kertikler manüpülasyonu zorlaştırmaktadır. Bu parlak kızaklı modeller atış açısından da çok ideal değildirler.
İthalatçı da inadına, revizyonu daha zor olan aluminyum gövdeyi nikel, revizyonu daha kolay olan kızağı siyah two-tone sipariş vereceğine, milletin cahilliğinden beyazın albenisine kanmasından dolayı, bu versiyonda ısrar ediyor.
Atış performansına gelince, P226 namlusunun, 228 ve 229 dan tek farkı boyu değildir. P226 da kilit görevi gören fişek yatakları da daha uzun, namlunun altındaki sökme-takma mandalına dayanarak namluyu kilitleyen, tepme esnasında da, alt gövdedeki çelik bloğa dayanıp, namlunun kızaktan aşağıya doğru hareket ederek ayrılmasını sağlayan kilit bloğunun yerleşim mesafesi de daha uzundur. Bu sayede P226 da salınım alanı daha geniş, namlu-kızak kilidi atışta daha geç açılacak şekildedir ( imkanınız varsa 228/229 ve 226 kızak tepelerindeki kilitlerin mesafelerini karşılaştırın ). Bu da P226 yı bunların arasında, mermi toplama yeteneği konusunda rakipsiz yapmaktadır.
Bu aynı zamanda boş kovanın, P226'da çok daha geniş bir pencereden atılmasını sağlamaktadır.
Sonuç olarak illaki kompact bir model istiyorum, kılıfa sokup çıkardıkça kızak boyası gitmesin istiyorum, kızağın bakım ve onarımı daha kolay olsun istiyorum derseniz P229 derim.
Kabze boyu neredeyse aynı olduktan sonra farketmez, denge ve atış performası daha iyi olsun diyorsanız P226 tercih edin.
Saygılar.
'' Savaşçı ve süvari hayatımız sayesinde, adı yabancıları titreten bir millet olduk. ''
![[Resim: 226vs229.jpg]](https://i.ibb.co/Nr36ZVL/226vs229.jpg)
Aslında üretim amaç mantıkları farklı olamakla beraber, sık sık karşılaştırılan P226 ve P229'un aralarındaki farklar şöyledir;
P226 ile 229 arasındaki yükseklik farkı sadece 3 mm dir.
Taşıma konforunu asıl belirleyen unsur ise, namlu uzunluğundan ziyade kabze uzunluğudur. BHP nin uzun bir silah olmasına rağmen çıplak belde bile kaydırılmadan taşınabilmesinin temel sebebi budur.
Silahın boyu, yazın dış kılıf ile yapılacak taşımalarda önem kazanır. İç kılıf kullanıldığı müddetçe, boy probleminiz de yoksa, bu ikincil bir faktördür.
P229 blok çelik sürgü takımına sahip olduğundan, elinize aldığınızda, polimerler gibi tepesi daha ağır basar. P226 ve P228 denge açısından rakipsizdir.Ancak P229 sürgü takımı daha yüksek basınçlı, sert 40SW ve .357 SIG kalibrelere dayanıklı olması için, kaynaklı bükme karbon çelik yerine, blok çelikten mamul edilmiştir.Doğal olarak daha sağlam bir yapıdadır. Ancak gene yapısından dolayı, kızak raylarındaki gövde eloksolünü daha çok yemektedir.
P229 kızağında, daha az kırılan, dışarıda yerleşmiş, temizlenmesi ve değiştirilmesi daha kolay bir tırnak vardır. P226 veya 228 de ise, bu işlemler için iğne bloğu tamamen sökülmek zorundadır.
Ülkemizde herşeyi çok iyi bilen ustalarımızın, sanırım dalgınlıkla gözden kaçırdıkları ufak bir ayrıntı da,
P226 ve 228 modellerinde, ayrı bir parça olan iğne bloğunu taşıyan, iç içe geçmeli iki çelik kıvırma sıkıştırma pimin, bir kez söküldükten sonra, kesinlikle tekrar geri takılmamasıdır. Fabrika böyle diyor, ama bizim dahi usta ve kromcularımız konuyu daha iyi bildiklerinden, aynı parçaları geri takıyorlar.
P229 da ise iğne, tek parça, yeniden kullanılabilir, blok bir pimle sabitlenmiştir.
P229 un sürgü takm üzerindeki çekme kertiklerinin boyu daha kısa olduğundan panik durumlarda kavrama zor olmaktadır. Bir de bize gelen modeller stainless olunca daha kaygan ve kısa olan bu kertikler manüpülasyonu zorlaştırmaktadır. Bu parlak kızaklı modeller atış açısından da çok ideal değildirler.
İthalatçı da inadına, revizyonu daha zor olan aluminyum gövdeyi nikel, revizyonu daha kolay olan kızağı siyah two-tone sipariş vereceğine, milletin cahilliğinden beyazın albenisine kanmasından dolayı, bu versiyonda ısrar ediyor.
Atış performansına gelince, P226 namlusunun, 228 ve 229 dan tek farkı boyu değildir. P226 da kilit görevi gören fişek yatakları da daha uzun, namlunun altındaki sökme-takma mandalına dayanarak namluyu kilitleyen, tepme esnasında da, alt gövdedeki çelik bloğa dayanıp, namlunun kızaktan aşağıya doğru hareket ederek ayrılmasını sağlayan kilit bloğunun yerleşim mesafesi de daha uzundur. Bu sayede P226 da salınım alanı daha geniş, namlu-kızak kilidi atışta daha geç açılacak şekildedir ( imkanınız varsa 228/229 ve 226 kızak tepelerindeki kilitlerin mesafelerini karşılaştırın ). Bu da P226 yı bunların arasında, mermi toplama yeteneği konusunda rakipsiz yapmaktadır.
Bu aynı zamanda boş kovanın, P226'da çok daha geniş bir pencereden atılmasını sağlamaktadır.
Sonuç olarak illaki kompact bir model istiyorum, kılıfa sokup çıkardıkça kızak boyası gitmesin istiyorum, kızağın bakım ve onarımı daha kolay olsun istiyorum derseniz P229 derim.
Kabze boyu neredeyse aynı olduktan sonra farketmez, denge ve atış performası daha iyi olsun diyorsanız P226 tercih edin.
Saygılar.
'' Savaşçı ve süvari hayatımız sayesinde, adı yabancıları titreten bir millet olduk. ''


![[+]](https://www.tabancatufek.com.tr/images/collapse_collapsed.png)