Yorumları: 784
Konuları: 231
Teşekkür Alındı: 730 mesajda 3,906
Teşekkür Verildi: 1,311
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
29-02-2024, 00:21
(Son Düzenleme: 29-02-2024, 00:41, Düzenleyen: ceycey.)
Meşru müdafaa (yasal savunma),Türk Ceza Kanunu’nun 25/1.maddesinde düzenlenmiştir.
Madde aynen şöyle: Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Yapılan eylem , aslında ceza kanununa göre suç sayılan ve ceza gerektiren fillerden biridir. Ancak, belirli şartların bir araya gelmesi halinde bu eylem suç sayılmayıp, meşru sayılmakta ve kişi cezalandırılmamaktadır.
Bu şartları kısaca inceleyelim.
1)Öncelikle fiziki bir saldırı olmalıdır. Bu saldırının gerek şahsın kendisinin ya da bir başkasına ait bir hakka(can,namus,mal) yönelmiş olması gerekmektedir. Eski ceza kanununda mala yönelik saldırılarda haklı savunma nedeniyle ceza verilmemesi söz konusu değildi. Yeni kanunda “hak” teriminin kapsamına mal da dahil edildi.
2)Bu saldırı haksız bir saldırı olmalı. Bir yasal hakka dayanılarak yapılan saldırılarda meşru müdafaa söz konusu olamaz. Örnek verecek olursak, hasmınıza saldırırsanız, onun meşru müdafaa halinde size yapacağı saldırı nedeniyle meşru müdafaadan yararlanamazsınız. Yine bir güvenlik görevlisinin yasal şartları taşıyan eylemine karşı meşru müdafaa hakkınız olamaz.
3)Saldırı halen devam etmeli veya devam etmesi muhakkak(kesin) olmalı. Saldırısı bitmiş ve uzaklaşmış birini takip edip yapacağınız saldırı meşru sayılmaz. Ya da saldırması muhtemel olan birine yapacağınız eylem meşru sayılmaz.
4)Sıra geldi en önemli şarta. O anki hal ve koşullara göre saldırıyı defetmek için saldırıyla orantılı bir eylem olmalı. Çok sık verilen bir örneği tekrar verelim. Elinde bıçakla üzerinize gelen ve size saldırması kesin olan birini, bacaklarından vurarak durdurmanın mümkünse bu meşru müdafaa sayılır. Ancak, direk kafasına veya göğüs bölgesine bir çok kez ateş edilmesi halinde meşru müdafaa sınırı aşılmış olur.
Bu olaylar faklı koşullarda farklı şekillerde oluştuğundan, her olayı mahkemeler ayrı ayrı değerlendireceklerdir. Koşulları varsa meşru müdafaa nedeniyle ceza vermeyecekler ya da sınır aşılmışsa kanuni indirimleri(tahrik vs.) uygulayıp ceza vereceklerdir.
Meşru müdafaa, hukuk fakültelerinde, avukatlar arasında hatta hakim savcılar arasında bile çok tartışılan bir konudur.
Kara Avrupası Hukuk Sistemi'nde yani Avrupa'da uygulanan sistemde, uygulama genel olarak bizdeki gibidir.(Biz de bu sistemdeyiz.)
Anglo-Sakson Hukuk Sistemi'nde, yani Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde uygulama tamamen farklıdır. Özellikle Amerika'da yabancı bir şahıs evinizdeyse vurma ve öldürme hakkınız vardır, bu yüzden suçlanamazsınız.
Hakim, her olayda ve olayın şartlarına göre eylemin haklı savunma olup olmadığını değerlendirecektir. Yargıtay'ın içtihatları incelendiğinde de aynı durumun geçerli olduğunu görüyoruz. Yargıtay bu konuda hakime büyük takdir yetkisi tanımıştır ki bence yerindedir.
Arkadaşlar inanın hakimler o kadar çok benzeri olaylarla karşılaşıyorlar ki resmen hukuk ustası oluyorlar. Ve bu konudaki kararlarının ezici çoğunluğu haklı oluyor. O yüzden hakimlere inanın ve güvenin.
Bu yazıyı 10-12 yıl önce hazırlamış ve forumda yayınlamıştım. Yazının son kısmında "Hakim, her olayda ve olayın şartlarına göre eylemin haklı savunma olup olmadığını değerlendirecektir. Yargıtay'ın içtihatları incelendiğinde de aynı durumun geçerli olduğunu görüyoruz. Yargıtay bu konuda hakime büyük takdir yetkisi tanımıştır ki bence yerindedir.
Arkadaşlar inanın hakimler o kadar çok benzeri olaylarla karşılaşıyorlar ki resmen hukuk ustası oluyorlar. Ve bu konudaki kararlarının ezici çoğunluğu haklı oluyor. O yüzden hakimlere inanın ve güvenin."
Daha sonra bu yazım üzerine sayfalarca tartışma yaşandığını hatırlıyorum. Aradan yıllar geçti, maalesef ben artık aynı görüşte değilim.
Artık, hakimler-savcılar aynı yetkinlikte değiller ve yetkin olanlar da üzerlerindeki yoğun baskı nedeniyle rahat değiller. Hakim bağımsızlığı maalesef bitti.
Ben 34 yıllık avukatım. Hukukun ve adaletin bu kadar belirsiz ve istikrarsız olduğu bir dönem yaşamadım. Eski yıllarda, bir dava gelince müvekkile az-çok davanın nasıl ve ne zaman sonuçlanacağını söylerdim. Şimdi "kesin kazanırız", "dava yaklaşık şu kadar sürede biter." diyemiyorum.
O hakimlerin nispeten bağımsız olduğu, hukukun istikrarlı olduğu günlerden bugünlere gelmek hakikaten beni çok üzüyor.
Sokaktan geçen 10 kişiye "Adalete güveniyor musunuz?" diye sorun. Ancak 1 veya 2 tanesi "güveniyorum" diyecektir. Bu, bir toplum için en kötü ve yıkıcı bir durumdur. İnşallah durum iyiye gider. Ama,benim pek umudum kalmadı...
Aşağıdaki 18 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz:18 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
• (24-05-2024), Achilles (29-02-2024), Actionman (02-02-2025), barisdogan (27-01-2025), Gunduz (24-05-2024), Halil Kalyoncu (08-01-2025), Hunter12 (23-05-2024), Husrev (08-09-2025), Jeronimo (02-10-2024), jfmrk (23-05-2024), KAANÖZTÜRK (24-05-2024), nutkey (05-03-2024), R.skywalker (23-05-2024), Sabri (29-02-2024), saidkarabulut (29-10-2024), Shepherd (29-02-2024), Sirflayer (29-02-2024), Vefasiz (02-03-2024)
Yorumları: 59
Konuları: 4
Teşekkür Alındı: 45 mesajda 158
Teşekkür Verildi: 316
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
https://twitter.com/Darkwebhaber/status/...4651721842
Sayın ceycey'in açıkladığı meşru müdafaa şartları açısından güzel bir örnek dün internet ortamına düştü.
Öncelikle; aralarındaki husumetin ne olduğunu veya kimin iyi kimin kötü insanlar olduğunu buradan bilmemiz mümkün olmadığı gibi, sadece müdafaa kavramını ele almak için burada alıntıladığımı belirtmek isterim.
1-İlk eylemi saldırgan (A) başlatıyor. saldırıya uğrayan (B) nin herhangi fiziksel bir eylemle çatışmayı başlattığına ilişkin bir görüntü yok. (Kavgayı başlatan olmamak şartı.) (A) şahsı dükkana girerek tabancalarını çıkartıp doğrudan (B) ye hedef gözeterek ateş etmeye başlıyor. (B) yi vurduğu görüntülerden anlaşılıyor. (Fiziki, filhal bir saldırının mevcut ve devam ediyor olması şartı.)
2-Ateş açılana (hatta vurulana) kadar (B) silahını çıkarmış değil. (B) nin kendisine yönelik ölümcül bir silahla saldırı üzerine, kendi silahını çekerek (A) ya ateş ettiği görülüyor. (A) vurularak düşüyor, etkisiz kalana kadar ateş etmeye devam eden (B) nin, (A) nın etkisiz kalması üzerine eylemine devam etmiyor. (Savunmanın orantılı olması ve müdafaa sınırı şartları)
Meşru müdafaa konusunda cimri davranan mahkemelerimizin dahi kabul edebileceği, (B) nin de dükkanına kamera taktırdığı güne dua edeceği bir örnek olay olduğunu düşünüyorum. Her iki şahsın da tabancalarının atım yataklarının dolu olduğuna dikkatinizi ayrıca çekmek isterim.
Aşağıdaki 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz:4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz.
• bahadir (23-05-2024), barisdogan (27-01-2025), ceycey (05-03-2024), Jeronimo (02-10-2024)
Yorumları: 784
Konuları: 231
Teşekkür Alındı: 730 mesajda 3,906
Teşekkür Verildi: 1,311
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
Sn.nutkey teşekkür ederim. Hakikaten çok yerinde bir örnek. Meşru müdafaanın bütün şartları mevcut.
Bazı arkadaşlar , "(A) yere düştükten sonra (B) niye atışa devam ediyor?" diye sorabilirler. Çatışma anında sağlıklı düşünemezsiniz.
Önemli olan canınızı korumak ve hasmınızı etkisiz hale getirmektir. o nedenle B'nin şarjörünü bitirene kadar ateş etmesi
meşru müdafaa sınırının aşılması anlamına gelmez. Kaldı ki meşru müdafaa sınırı aşılmış olsa dahi bu tür durumlar için kanunda
bir madde vardır:
TCK Madde 27 - (1)" Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez."
Sınır aşılmış olsa dahi bu fıkraya göre ceza verilmez.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
• (24-05-2024), barisdogan (27-01-2025), Halil Kalyoncu (08-01-2025)
Yorumları: 363
Konuları: 37
Teşekkür Alındı: 334 mesajda 1,355
Teşekkür Verildi: 1,167
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
(05-03-2024, 11:19)nutkey yazdı: https://twitter.com/Darkwebhaber/status/...4651721842
Sayın ceycey'in açıkladığı meşru müdafaa şartları açısından güzel bir örnek dün internet ortamına düştü.
Öncelikle; aralarındaki husumetin ne olduğunu veya kimin iyi kimin kötü insanlar olduğunu buradan bilmemiz mümkün olmadığı gibi, sadece müdafaa kavramını ele almak için burada alıntıladığımı belirtmek isterim.
1-İlk eylemi saldırgan (A) başlatıyor. saldırıya uğrayan (B) nin herhangi fiziksel bir eylemle çatışmayı başlattığına ilişkin bir görüntü yok. (Kavgayı başlatan olmamak şartı.) (A) şahsı dükkana girerek tabancalarını çıkartıp doğrudan (B) ye hedef gözeterek ateş etmeye başlıyor. (B) yi vurduğu görüntülerden anlaşılıyor. (Fiziki, filhal bir saldırının mevcut ve devam ediyor olması şartı.)
2-Ateş açılana (hatta vurulana) kadar (B) silahını çıkarmış değil. (B) nin kendisine yönelik ölümcül bir silahla saldırı üzerine, kendi silahını çekerek (A) ya ateş ettiği görülüyor. (A) vurularak düşüyor, etkisiz kalana kadar ateş etmeye devam eden (B) nin, (A) nın etkisiz kalması üzerine eylemine devam etmiyor. (Savunmanın orantılı olması ve müdafaa sınırı şartları)
Meşru müdafaa konusunda cimri davranan mahkemelerimizin dahi kabul edebileceği, (B) nin de dükkanına kamera taktırdığı güne dua edeceği bir örnek olay olduğunu düşünüyorum. Her iki şahsın da tabancalarının atım yataklarının dolu olduğuna dikkatinizi ayrıca çekmek isterim.
Zannediyorum (B) atım yatağı boş taşıyor, silahı çektikten sonra manipüle ediyormuş gibi geldi bana, gerçi arkasından görüntü olduğu için yanıltıcıda olabilir.
Benim dikkatimi çeken (B) yaralı halde derin korku ve stres altında ve de tabancayı tek elle kullanmasına rağmen tabancaya son derece hakim bir şekilde atışları yapıyor. (A) ise tam olarak memati stili.
Yorumları: 784
Konuları: 231
Teşekkür Alındı: 730 mesajda 3,906
Teşekkür Verildi: 1,311
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
Konunun daha iyi anlaşılması için bazı içtihatları aşağıda yayınlıyorum.
1)Yargıtay 1.Ceza Dairesi E: 2007/5829 K: 2008/1382 Tarih:26.02.2008
Sanıkla husumeti bulunan maktulün, omzunda av tüfeği, elinde tabanca olduğu halde, eşi ve çocuğu ile birlikte aracı ile evine gitmekte olan sanığın önüne çıktığı, tabanca ile sanığa ateş etmeye başladığı, maktulün elindeki tabancanın kurusıkı olduğunu bilmeyen sanığın, meşru savunma koşulları içinde, maruz görülebilecek heyecan, korku ve telaşa kapılarak tabanca ile önce havaya daha sonra silahlı saldırının devamı sırasında maktule iki el ateş ettiği, bu atışlar sonucu maktulün öldüğü anlaşıldığına göre, 5237 sayılı TCK.nun 27/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmelidir.
Meşru müdafaa ile ilgili yeni ve ilginç bir karar. Kuru sıkı tabancanın zararları.
2)Yargıtay 1.Ceza Dairesi E: 2005/4811 K:2007/2535 Tarih: 09.04.2007
Sanığın, kardeşine 2-3 metre mesafeden birden çok ateş eden ve halen silahlı saldırısına devam eden maktule, meşru savunma koşulları içerisinde hareket edip mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan dolayı 10 kez ateş ederek meşru savunma sınırını aştığının anlaşılmasına göre, 5237 sayılı TCK.nun 27/2. maddesi uyarınca sanığa ceza verilmemesi gerekir.
Meşru savunma sınırı, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise sanığa ceza verilmez. Bu, ikinci fıkranın uygulanmasına yönelik bir karar.
3)Yargıtay 2.Ceza Dairesi E:2004/17156 K:2005/29224 Tarih: 14.12.2005
Sanığın, aracını park ettiği yerde, otopark görevlisi olduğunu belirten kişiyle ücret konusunda tartışıp birden fazla kişinin saldırısına maruz kalıp 5 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı olayda, saldırının devam etmesi ve başka türlü kurtulması imkan kalmaması nedeniyle ruhsatlı silahı ile korkutmak için bir el ateş etmesi şeklindeki eyleminde zaruret halinin bulunduğu gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Zaruret(zorunluluk) haliyle ilgili bir karar.
4)Yargıtay 1.Ceza Dairesi E: 2007/6258 K: 2007/9115 Tarih: 05.12.2007
Maktulün aynı gün tartıştığı sanıkla karşılaştığı ve üzerine yürüdüğü, sanığın gelmemesi için uyarmasına rağmen gelip bastonuyla vurduğu ve 4 m. mesafeden sanığa doğru iki el ateş ettiği, öldürüleceği korkusuna kapılan sanığın üzerinde taşıdığı tabancasını çekerek silahlı saldırının devamı sırasında ateş ettiği, maktulün biri diz üzerinden biri göbek sağ tarafta olmak üzere iki yerinden yaralandığı ve batındaki büyük damar parçalanması sonucu öldüğü anlaşıldığına göre, öldürme eyleminde meşru savunma koşulları gerçekleşmiştir.
Meşru savunmaya örnek olacak bir durum.S aldırıyla orantılı bir ve sınırı aşmayan bir savunma.
5)Yargıtay 1.Ceza Dairesi E: 2006/959 K: 2006/1573 Tarih: 24.04.2006
Oluş ve delillere göre sanığın maktul Dursun'un sopalı saldırısını defetmesini müteakip yerde yaralı olarak yatmakta olan maktülün elindeki sopayı alarak önce kafasına vurmak suretiyle darp edip, sonra da tabancayla çok sayıda ateş ederek öldürdüğü olayda; yasal savunma şartlarından bahsedilemeyeceği ve mevcut sopalı saldırının ağır tahrik oluşturacağı, bu nedenle maktül Dursun'u öldürmek suçundan 765 Sayılı TCK.nun 448, 51/2 ve 59. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekir.
Bu da meşru savunma sınırının aşılmasına örnek bir karar.
6)Yargıtay 1.Ceza Dairesi E:2007/7458 K:2008/2807 Tarih:09.4.2008
Maktulün(ölen şahıs) olaydan önceki tarihlere sanıktan haraç istediği, sanığın işlettiği kahvehaneye alkollü olarak gelerek bağırıp çağırdığı ve müşterileri rahatsız ettiği, yolda karşılaştığı sanığa tehdit ve hakaretlerini sürdürdüğü; olay günü de "senin limitin doldu" diyerek sanığın üzerine yürüdüğü, kaçan sanığı kovaladığı, bunun üzerine sanığın üzerinde taşıdığı kısa namlulu tüfeği çıkarıp maktule birden fazla ateş ederek öldürdüğü olayda, haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak tahrik uygulanması sırasında alt ve üst sınırları arasında bir ceza belirlenmelidir.
Burada sanığa kasten adam öldürme suçundan dolayı önce müebbet hapis cezası verilmiş. Sonra haksız tahrikten dolayı (Müebbet hapis cezası yerine 12-18 yıl arası hapis cezası verilir.29.madde) ceza 18 yıla indirilmiş. Yargıtay, tahrikin ağırlığının dikkate alınmaması ve üst limitten ceza verilmesi nedeniyle kararı bozmuş.
"Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş." atasözüne mükemmel bir örnek olay.
7)Yargıtay 1.Ceza Dairesi E:2006/4651 K:2007/6999 Tarih:28.9.2007
Sanığın savunması ve bunu doğrulayan tanık anlatımlarından; maktulün silahını çekip sanığa yönelik atışta bulunması üzerine, sanığın maktulün elindeki silaha sarıldığı ve çekişme sırasında silahın birden çok ateş aldığı anlaşıldığına göre, eylemin meşru savunma koşulları içinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Bu olayda mahkeme ceza vermiş. Yargıtay, olayın meşru müdafaa sınırı içerisinde olduğunu, bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerekçesiyle kararı bozuyor.
Yorumları: 59
Konuları: 4
Teşekkür Alındı: 45 mesajda 158
Teşekkür Verildi: 316
Kayıt Tarihi: 19-02-2024
23-05-2024, 13:46
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için nutkey'e teşekkür ederiz.
• 1905sss (24-05-2024)
Yorumları: 784
Konuları: 231
Teşekkür Alındı: 730 mesajda 3,906
Teşekkür Verildi: 1,311
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
24-05-2024, 15:18
(Son Düzenleme: 06-09-2025, 20:18, Düzenleyen: ceycey.)
Meşru müdafaanın tipik örneklerinden birisi daha. Servis şöförü çok iyiniyetli bir şekilde araçtan inmiyor. Ancak,karşı tarafın tabanca çekip ateş
edeceğini de beklemiyor. Hemen mermiyi namluya sürüp şarjörü hasmına boşaltıyor.İncir çekirdeğini doldurmayacak bir sebepten birisi katil oluyor,
diğer de ölüyor. Yazık!
Servisçi beraat eder ya da dava açılmadan takipsizlik kararı verilir. Ancak,ölenin akrabaları bu şahsı yaşatmazlar. Hele Rize gibi bir yerde mümkün
değil.Yeni bir kan davası başlar.Büyük ihtimalle her iki tabanca da ruhsatsızdır. Yani,her şey meşru müdafaa nedeniyle beraat etmekle bitmiyor.
Karşı tarafın ailesinin mutlaka öç almaya çalışacağını düşünüp,basit meseleler yüzünden kimseyle kapışmamak lazım.
Yorumları: 173
Konuları: 14
Teşekkür Alındı: 151 mesajda 465
Teşekkür Verildi: 420
Kayıt Tarihi: 03-04-2024
Tanık olduğum olaylarda hakim ve savcıların dikkat ettiği önemli bir hususun altını çizmek isterim. Olaydan kaçınma imkanınız varsa ve bunu yapmadıysanız meşru müdafaa kapsamından çıkabilirsiniz.
Yanlışım varsa düzelt, eksiğim varsa tamamla
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için sentinel'e teşekkür ederiz.
• Achilles (24-05-2024)
Yorumları: 123
Konuları: 31
Teşekkür Alındı: 103 mesajda 363
Teşekkür Verildi: 336
Kayıt Tarihi: 01-03-2024
Rize'deki olayda servis sürücüsü eski muhtarmış. Yani bir dönem muhtarlık yapıp ömür boyu harçsız silah taşıma hakkına sahip olanlardan. Öfkeyle inip öndeki aracın yanına giderken muhtemelen belindeki tabancadan cesaret aldı.
Bu arada servis kamerasında, servis sürücüsünün, öldürdüğü sürücüye "indirme beni aşağı, elini keserim ha" diye bağırdığı duyuluyor. Yani elini kolunu sallayıp adliyeden çıkamaz bu sesten sonra.
Bir diğer mevzu, ölen şahsın silahında sürgünün geride kaldığını görüyoruz. Yani şarjör boşaltmış. Görüntülerde muhtar silahını çektikten sonra karşı taraftan atış yapılmadığını duyuyoruz. Yani muhtar, mermisi bitmiş adama şarjör boşaltmış. Benim bile iki dakika izlediğimde gördüğüm detayları savcı/hakim de görecektir.
Allah öfkesine kapılıp gözü dönenlerden ve bu kişilerden olanlardan hepimizi korusun.
Aşağıdaki 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz:1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz.
• Özcan Çakır (05-02-2025)
Yorumları: 784
Konuları: 231
Teşekkür Alındı: 730 mesajda 3,906
Teşekkür Verildi: 1,311
Kayıt Tarihi: 18-02-2024
24-05-2024, 23:10
(Son Düzenleme: 06-09-2025, 20:19, Düzenleyen: ceycey.)
Hakimler her olayın oluş şekline göre değerlendirme yapacaklardır. Ancak, ilk atışın karşı taraftan gelmesi, şüphelinin omzundan yararlanması şüphelinin
lehine yorumlanacaktır. Ayrıca, sınırın aşıldığı kabul edilse bile,27.madde gereğince ceza vermeyeceklerdir.
Aşağıdaki 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz:3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
• Actionman (02-02-2025), barisdogan (27-01-2025), Jeronimo (02-10-2024)
|