Silah Ehliyeti
#1
SİLAH EHLİYETİ:

Son dönemde silah ehliyeti konuşulmaya başlandı. Bu konuda yasal düzenleme yapılacağı belirtiliyor. Ben de bu konudaki düşüncelerimi anlatmak istiyorum:

Mayıs 2013 tarihinde “Silah Yasası “ konusunda bir heyet halinde TBMM Silah Yasası Komisyonu üyeleri ile konuştuğumuzu ve görüşlerimiz anlatmanın yanında, hazırladığımız metni de elden kendilerine verdiğimizi hatırlarsınız.
Metnin düzenlenmeyen hususlar başlıklı kısmında 1.maddede silah ehliyetinin düzenlenmesini talep etmiştik. 
( https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=36 ) Üyeler bu teklifi duyunca şaşırmışlardı, çünkü akıllarına gelmemişti. 
Yıllar sonra silah ehliyeti konusunun düşünülmesinde umarım bizim de ufacık bir katkımız vardır. İşte ilgili teklifimiz:
“1)Kişilere ateşli silah  ruhsatı verilmesi için ciddi bir eğitimin sağlanması ateşli silah kazalarının önemli bir boyutta önüne geçecektir. Fakat bu eğitim sembolik olmamalı, kendisi yeterliliğini belgelendirmiş uzmanlar tarafından teorik ve uygulamalı olarak verilmelidir. İnsanlar ancak bu eğitim sonunda verilecek “ ateşli silah ehliyeti” ile  silah taşıyabilmeli ya da bulundurabilmelidir.”

Nasıl insanlar  sürücü ehliyet almadan araba kullanamıyorlarsa, ciddi bir eğitim sonucu verilen silah ehliyeti olmadan da silah kullanamamaları gerekir. Bu eğitimde:
1)Genel silah bilgileri
2)Güvenli silah kullanma
3)Silah bakımı
4)İç, dış, terminal balistik
5)İlk yardım  vb derslerden sonra ,uzmanlar eşliğinde atış eğitimi verilmeli. Yapılacak sınavda başarılı olanlar “Ateşli Silah Ehliyeti” alabilmeli.
Ehliyet alındıktan sonra şahıslar silah ruhsatı için gerekli başvuruyu yapmalı.

Şu anda silahtan hiç anlamayan, nasıl çalıştığını bilmeyen, güvenlik tedbirlerinden zerre bilgisi olmayan bir şahıs, harcını yatırdıktan sonra silah alabilmektedir. Silah aldıktan sonraki kısa dönemde silahın ne olduğunu, nasıl çalıştığını anlayana kadar bir çok silah kazası ve yaralanmalar olmaktadır. İşte silah ehliyeti, bu durumları önleme konusunda çok etkili olacaktır.

Ancak, eğitim ciddi olmalı ve  ya devlet tarafından verilmeli ya da devletçe sıkı bir şekilde denetlenmeli. “Avcılık Belgesi” eğitiminin durumunu biliyorsunuz. Derslere girilmeden, sınavda cevaplar verilerek belge alınabilmekteydi. Özel kurslar maalesef işin çivisini çıkartmış durumdalardı. Kurs  parasını ödeyen, uydurma bir sınava girerek belge alabilmekteydi. Şimdi ne durumda bilemiyorum.

Bu şekilde alınan ehliyetler, kazaları ve yaralanmaları inanılmaz ölçüde engelleyecektir. Ayrıca, "silahını güvenli olarak kullanabilen bilinçli nesillerin yetiştirilmesi" amacımızın yerine gelmesinde de yardımcı olacaktır.

Saygılarımla…
[+] 6 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#2
Bahsettiğiniz husus çok çok önemli ve zaruri.
Türkiye'de fitarihten kalma kanunlar o kadar yoruma açık ki; neredeyse her mahkeme kararı istinafa taşınıyor ve bazen Yargıtay'a gidiyor ve mahkemenin aksine hükmolunabiliyor. Benzer olay ve şartlarda, bir savcı A derken bir başka savcı B diyor. Benzer iddianamelerde de hakimler farklı yargılarda bulunabiliyor. Benzer vakalarda bir sanık avukatı, müvekkilinin beraat almasını sağlarken; bir başka avukat belki de haklı oldukları davada müvekkilin ceza almasını önleyemiyor. Benzeri durumlar eminim başka ülkelerde de oluyordur ama asıl mesele bunun ne kadar sık olduğu. Ülkemizdeki durumu hepimiz görüyoruz.
Toplum düzeninin başı adalettir. O nedenle meseleye buradan başladım. Toplumlarda, "bir suçun caydırıcı bir ceza almayışı" düzensizliği tetikler. Yasalara uyulmayışı, herkesin elindeki gücü/yetkiyi rahatça istismar edebiliyor oluşu cezaya yönelik korkusuzluktandır.
Ahlakın öncül olduğu, paradan ziyade bilginin değer gördüğü, erdemli bireylerin erdemsiz/sorumsuz/şuursuzların elinde heder olmadığı, kanunların saat gibi işlediği bir ülke olmalıyız.
Ancak bu koşullarda, sizin sıraladığınız istismarlar olmaksızın, silah ehliyetinin bir anlamı ve toplumsal bir yararı olacaktır.

Yeri gelmişken, bu forumu kuran ve katkı sunanlara teşekkür ederim. Kıymetli paylaşımlarınızdan yararlanmaktan çok mutluyum, emeklerinize sağlık.
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#3
(09-03-2024, 22:19)AliGalip yazdı: Bahsettiğiniz husus çok çok önemli ve zaruri.
Türkiye'de fitarihten kalma kanunlar o kadar yoruma açık ki; neredeyse her mahkeme kararı istinafa taşınıyor ve bazen Yargıtay'a gidiyor ve mahkemenin aksine hükmolunabiliyor. Benzer olay ve şartlarda, bir savcı A derken bir başka savcı B diyor. Benzer iddianamelerde de hakimler farklı yargılarda bulunabiliyor. Benzer vakalarda bir sanık avukatı, müvekkilinin beraat almasını sağlarken; bir başka avukat belki de haklı oldukları davada müvekkilin ceza almasını önleyemiyor. Benzeri durumlar eminim başka ülkelerde de oluyordur ama asıl mesele bunun ne kadar sık olduğu. Ülkemizdeki durumu hepimiz görüyoruz.
Toplum düzeninin başı adalettir. O nedenle meseleye buradan başladım. Toplumlarda, "bir suçun caydırıcı bir ceza almayışı" düzensizliği tetikler. Yasalara uyulmayışı, herkesin elindeki gücü/yetkiyi rahatça istismar edebiliyor oluşu cezaya yönelik korkusuzluktandır.
Ahlakın öncül olduğu, paradan ziyade bilginin değer gördüğü, erdemli bireylerin erdemsiz/sorumsuz/şuursuzların elinde heder olmadığı, kanunların saat gibi işlediği bir ülke olmalıyız.
Ancak bu koşullarda, sizin sıraladığınız istismarlar olmaksızın, silah ehliyetinin bir anlamı ve toplumsal bir yararı olacaktır.

Yeri gelmişken, bu forumu kuran ve katkı sunanlara teşekkür ederim. Kıymetli paylaşımlarınızdan yararlanmaktan çok mutluyum, emeklerinize sağlık.

Adalet ve yargıyla ilgili her cümlenizin altına imzamı atarım. Tamamen haklısınız. Toplumsal düzeni ancak adaletle sağlarsınız.
Bir toplumu da önce adaleti bozarak yıkabilirsiniz. Ne yazık ki işler hiç de iyi gitmiyor.
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#4
Şu anki kanunlar , vergiler , harçlar zaten silah alacakların önünde devasa bir baraj gibi duruyorken birde ' Silah Ehliyeti ' adı altında bir eğitime tabi tutulur ise bu eğitim değil zulum olur. Evet silah eğitimi kesinlikle olmalı hatta ilk önce o eğitim verilmeli. Lakin doktor heyetleri , harçlar , vergiler , senelik kazaç dökümleri fahiş tabanca vede mühimmat fiyatları , 5 sene sonra tekrar sil baştan derken bu kadar meşakkatin içine birde ' Silah Ehliyeti ' adı altında eğitim gelirse sizce ne kadar eğitim olur bu ? Örneğin mevzuat gereği silah alacak bir kişi sağlık raporundan geçerken kulak ,burun , boğaz vede dahiliye vede genel cerrahi gibi saçma şeylere neden girer ? Esas girmesi gereken yer psikolog gözetiminde ise 2 dk lık 9×6 kaç eder sorusunu bilen gözetimden geçiyor. Hal böyle iken birde eğitim bence hiç iyi olmaz.

Şayet tüm saçma mevzuatlar kalkarda olması gerek şartlar  ; 1- Silah Ehliyeti , 2- Psikolog ehliyeti olur ise ozaman dediğinize kesinlikle katılırım. 

Saygılarımla.
[+] 3 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Öner Avcı'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#5
Ben herhangi bir SİLAH EHLİYETİ olacağını sanmıyorum,umarım olur,şu an ruhsatı olan kişiler muhtemelen yenileme zamanı bu ehliyeti alması gerekir,ama sayın Öner Avcı nın endişlerine kesinlikle katılıyorum,şu an zaten çok dengesizlik var,kimi kolayca can güvenliğinden ruhsat alıyor kimi meslekden alıyor,asıl ihtiyacı olan alması gereken ruhsat alamıyor,en ufak adli birşeyde ilk iş silahlara el konuyor uzaklaşdırma kararları 1 sene üzeri hapis cezası alınması(Hükmüm Açıklanması Geriye Bırakılsa dahi).

Sağlık raporu deseniz hastaneden hastaneye değişiyor,kimi 2 senelik rapor veriyor kimi 6 aylık,adamın kulağı az duyuyor vermiyorlar,topallıyor vermiyorlar,ayak parmağı yok vermiyorlar vs....çok şükür gözlüklülere veriyorlar ama aslında kurumların mantığınla onlarada vermemeleri gerekir çünkü  gözlük takılı değilken göremez..

Psikolojide ise sadece o anlık bir sorun olup olmadığına bakıyorlar,kronik bir rahatsızlığınız varsa meşhur minnosota testinde çıkabilir(ki o bile tartışılır bence) ama buda yanlış,bir çok kişinin psikolojisi anlık değişiyor,çok ağır bir depresyona girebilir, bir çeşit sinir krizine girebilir,hatta şeker hastalığına bağlı bir krize bile girebilir,ve  sonuç olarak silahını kullanabilir,demekki 6 ayda bir hatta ayda bir düzenli devletin belirlediği bir psikologa gitmesi gerekir silah ruhsatı olan bir kişinin,bunun yapılmasıda imkansız.

Bence 3 seçenek var,ya Amerika daki gibi hiç birşeye bakılmadan ruhsat(silah ehliyeti) verilecek(bir iki eyalette faklı uygulamalar var) yada Avrupada ki gibi taşıma ruhsatı kavramı olmayacak(Çek Cumhuriyeti dışında orası Avrupanın Teksası)sadece poligona götürebileceğiniz bir nevi bulundurma ruhsatınız(silah ehliyeti) olacak ki avrupada da sağlık raporu gibi bir kavram yok(Çek Cumhuriyeti dışında)genelde adli sicille bakılıyor ve silah alma niyetiniz sorgulanıyor, genelde sportif amaçla alınıyor silahlar,son seçenek ise İngiltere ve bazı ülkelerde olduğu gibi komple herşeyi (bıçak çakı dahil)yasaklamak.

Bir dip not,ingilterede herşeyin yasaklanmasının nedeni,( amerikada neredeyse her yıl en az bir defa olan)birinin  okulu silahla basmasıdır, sonrasında hükümet toplanıp  herşeyi yasaklamışdı, ingilterede yapılan bir araştırmada bu yasak sonucunda suç oranlarında büyük artış olduğu yönündedir.
Saygılarımla...
[+] 2 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Achilles'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#6
Kesinlikle olması gereken bir şey, biraz  zahmetli ve masraflı görünse de oldukça mantıklı bir uygulama bu eğitimi alan kişi silahlar hakkında başta güvenlik ve temel silah bilgisi hakkında bilgi sahibi olur. Silahın nasıl kullanılacağını yalnis kullanimda nelere yol açabileceğini öğrenmiş olur.
Bunların toplamında olmayan silah kültürümüzü eğitimle var edebiliriz. Eski forumda da silah kültürünün önemini eksikliğinin nelere yol açtığını uzun uzun konuşmuştuk.
Eğitimin uygulamasına gelince birileri su istimal etmek ve yozlastirmak isteyebilir. Bunun önüne geçemeyiz ama bu ihtimal içinde böyle önemli bir konuyu es geçmek olmaz.


Saygılarımla
Tehlikeli silahlar yoktur. Sadece tehlikeli insanlar vardır.
Şehit Amfibi Uzman Çavuş Muhammet Fatih Durhan
Şehit Polis Memuru Şeyda Yılmaz
Kurban İkbal Uzuner Kurban Ayşenur Halil
[+] 4 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Shepherd'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#7
Polis arkadaşlar sizce etkin silah kullanabiliyor mu? Onlar eğitim alıyor poligona atışa gidiyor düzenli ama ne kadar iyiler? Bizim gibi araştıran, öğrenen, sürekli pratik yapan, her yeni çıkan silahın videolarını, sökülüp takılmasını izleyen biz silah severler kadar iyiler mi sizce? Bence çok az bir kısmı gerçekten iyi. Bu işe öncelikle ilgin olacak. Mecburi bir görev-eziyet olarak görmeyeceksin.

Çok yakın bir polis arkadaşımla atışa gitmiştik zamanında. Onun 5 metreden vuramadığı hedefi ben tekte 10 metreden vuruyordum. Arkadaşım bir yere bir havaya sıkıyordu diyebilirim. Videosu bile hala vardır bende. Silahını belinden çekme pratiği ise sıfır. Bana defalarca kez gördüğüm en iyi atıcısın dedi. Bu iş eğitimle değil merakla oluyormuş dedi. Ülkemizdeki herhangi bir konudaki eğitim kalitesine örnek vermek istedim. Niyetim polisimizi kötülemek değil.

Konuya dönersek bu uygulama gerçekten gerekli ama bizde yine eziyete ve ek masrafa dönüşür. Her şeyin üstüne bir de eğitim masrafı ve eğitim masrafının vergisinin vergisini ödemek zorunda kalırız. En fazla tabancanın nasıl tutulacağını öğreniriz. Amaç attığını vurmak değil insanların kazayla birbirini vurmasını engellemek diyebilirsiniz. Benim düşümceme göre attığını vuramayan insanlar belinde silah taşımamalı. Zaten stres anında kendini savunmak çok zorken birde kötü nişancı olursanız daha da zararlı çıkarsınız.

Saygılarımla..
Bul
Cevapla
#8
HARÇ NEYİN KARŞILIĞINDA?
Vatandaştan taşıma ruhsatı için 54 bin küsur, bulundurma içinse 17 bin küsur harç alınıyor. Peki neden? Neyin karşılığında? 
Bunun karşılığı ‘devlet eliyle verilen bir eğitim’ ve bu eğitimde belirli bir puanın üzerinde tamamlayanlara ikinci silah için harçsız alım imkânı olsa iyi olmaz mı? 

POLİSLERİN SİLAH KULLANIMI
Polislerin silah kabiliyet ve eğitimine gelince… Polislikte memur ve amir yapısını karıştırmamak lazım fikrimce. Memurların çalışma şartlarının yoğunluğu ve zorluğu malum. Kanunlar silah kullanımı noktasında şartları belirlemiş durumda. Sürekli kriz/acil durumlarla karşı karşıya kalan polisin, silah kullanması birçok durumda aleyhine sonuçlanabiliyor; bu olmasa bile haklılığını ispat için mahkeme mahkeme gezmek zorunda kalıyor. Bunu istirahatli olduğu zamanlarda da yapıyorlar. Bu trafikte, polisin bırakın silah kullanımını geliştirmesini beklemeyi,, silahtan soğumaması mucize.
Bu gerçekliği bir kenara koyarak diğer meseleye değinmek istiyorum.

ATIŞ MALİYETİ
MKE mermisi 1.8 TL, Sarsılmaz 9 TL. Poligonlarda silah ve mermi sizden olunca atışlar genelde 8 TL’den başlıyor. Yani bir atışın kuru maliyeti 20 TL. Her ay sadece 100 mermi atsa, 2 bin TL maliyeti var. Hayatını ve ailesinin hayatını idame etmeye çalışan bir polis memuru veya asker için ayda 100 atış yeterli olur mu? Değilse kaç tane atmalı? Bunu bir uzman desteğiyle ve iyi bir parkurda mı yapmalı? Bu, maliyetleri artırmaz mı?

Bu yine ruhsatlı silah sahibi siviller için de bu şekilde. Ezcümle ülkemizde kolluk kuvvetleri ve siviller için silah bir lükse dönmüş durumda.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için AliGalip'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#9
Photo 
Ben de Sayın ceycey gibi silah ehliyetinin gerekliliğinden yanayım. Nasıl araç kullanmak için ehliyet gerekiyorsa, belirli meslekleri icra edebilmek için ehliyet şart ise, silah gibi ciddi bir aracın da kullanılmasının ehliyete bağlanması doğru bir karardır. Bunun için 6136 sayılı kanunun baştan sona değişmesi gerekli.
 
Silah ehliyeti sahibi olan, silahını taşıyabilmeli, silah satın alırken, bir yerden bir yere nakil ederken her seferinde nakil belgesi alma, mühimmat ihtiyacı için her seferinde satın alma belgesi alma eziyeti ortadan kalkmalıdır. Silah satışı da sıkı kurallara bağlanmalı, MKEK tekeli de ortadan kalkmalı ya da en azından büyük şehirlerde şube açılmalıdır.
 
Forumdaşlarımızın yazdığı gibi, yasadışılığı teşvik eden çok yüksek har(a)çlar, makul seviyelere getirilmelidir. Yeni yasa teklifinin yasadışılığı ortadan kaldıracak,  silah severleri memnun edecek doğrultuda gelişmesini temenni ederim. Hepimizin bildiği gibi silahla işlenen suçların çok büyük oranı yasadışı silahlarla meydana gelmekte, kazalar ise silah güvenliğine uymama ve bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Silah bilgisi ve eğitimi bu kazaları büyük ölçüde azaltacaktır.
 
Diğer ülkelerde durum nasıl bir bakalım
 
Av Tüfeği:
[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-18-39-43.png]
[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-18-57-58.png]

Yivli silahlar:

[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-18-40-42.png]
[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-18-57-58.png]
ABD de İllinois ve California dışında av tüfeği edinmek için ruhsat gerekmiyor. Tabanca için bir çok eyalette ruhsat gerekmiyor. Silah mağazasına gidip bir kimlik göstermek yeterli, bazı eyaletler NRA gibi kuruluşlardan eğitim belgesi istiyor, ancak on-line olarak ruhsat başvurusu yapılabiliyor:

[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-11-03-19.png]

Avrupa’da örneğin İngiltere’de yivli silahlar yasak, yivsiz için ruhsat gerekiyor. Ancak on-line başvuru ile yivsiz tüfek için ruhsat alınabiliyor:

[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-10-58-56.png]

Kanada’da yivsiz için beyan yeterli, yivliler için ruhsat gerekli. Başvuru on-line yapılabiliyor, ancak silah güvenliği kursunu bitirmek şartı var:

[Resim: Ekran-Resmi-2024-04-12-11-01-49.png]

Dünyanın çoğu ülkesinde yivli silahlara karşı yasaklar olduğu haritalarda görülüyor. Bunların büyük oranda demokrasiden uzak, çoğu totaliter rejimle yönetilen ülkeler olduğu haritalardan seçilebiliyor.
 
Silah sahibi olmanın önce eğitime sonra kurallara bağlandığı, yasadışılığı dışlayan, yasal  bir sistemi kolaylaştıran bir yasa çıkmasını dilerim.
 Fortis Fortuna Adiuvat
[+] 9 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Sabri'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#10
Ben de Sn.Sabri'nin yazdıklarına harfiyen katılıyorum. Grafik çalışması çok güzel olmuş,teşekkürler.
Diğer arkadaşların değerli görüşlerini de okudum.Aslında aynı şeyi söylüyoruz.
Sadece silah ehliyeti bir işe yaramaz. Sn.Öner Avcı'nın dediği gibi ruhsat bürokrasisi,aşırı harç bedelleri,
standart olmayan sağlık heyeti uygulamaları, nakil (yol) belgesi saçmalığı vb.konuları içeren büyük
bir değişiklik yapılmalı.
Eskiden bir psikyatrist ve bir uzman doktor kararıyla rapor alınıyordu.Silah ruhsatı sağlık raporu için
dahiliye,KBB vb.uzman doktorların imzasına gerek yok. Nasıl yivsiz tüfek raporu alırken sağlık ocağındaki
doktor göz muayenesi yapabiliyorsa,bu konuda yetkilendirilmiş 1 uzman doktor ve bir psikiyatrist doktor
ile rahatlıkla rapor verilir.
Değişmesi gereken bir çok madde var.Silah yasası tasarısı sırasında ayrıntılı olarak belirtmiştik.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için ceycey'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi