Dinozorlar Föyü
#11
Bu kadar eski dost ile tekrar karşılaşmak mutluluk verici.
Aramızdan ayrılarak ebediyete intikal eden değerli ağabeylerimizi burada tekrar göremeyecek olmak ayrı bir üzüntü kaynağı olarak kalacak benim için.
Hala iletişimim olduğu tüm arkadaşlara da ulaşmaya ve haberdar etmeye çalışacağım.

Selamlarımı ve Saygılarımı iletiyorum her bir üyemize Smile

Bizde dinazor olma yolunda ilerliyoruz. Allah uzun, huzurlu, sağlıklı, mutlu, hayırlı ömür versin hepimize. Yaş 46 oldu benim de Smile
[+] 11 kullanıcılar diyor Bu gönderi için turkmenoglu'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#12
Eski Foruma 2016'da üye olmuştum. Yaşım 71. 
Sıkılmazsanız devamında neden foruma katıldığımı anlatayım. Biraz uzun olacak ve ilginizi çekmeyebilir okumak size kalmış.
1982'de 31 yaşımda kısa dönem 4 ay askerlik yaptım. 1.ci ayın sonunda atışa gidilecek dendi. Eğitimde kullandığımız M1'ler değil, Kırıkkale mavzerler ile atış yapacaktık. Hepimize A4 büyüklüğünde hedef kağıtları verdiler. Bütün bölük 500 kişi Poligona gittik. Mesafe 25 metre. Şöyle baktım tükürsem vururum gibi geldi. 1970'lerde Üniversitede iken Emekli subay olan babamla beraber Ankara'daki eski Emniyet Sarayı arkasındaki Poligona bir kaç sefer gidip tabanca atışı yapmıştım ve gayet iyi isabet kaydetmiştim. Hatta babamın poligonda görevli polis arkadaşı herhalde ODTÜ öğrencisi olduğumdan ben tam isabet kaydedince manidar şekilde bana bakmıştı. Yani diyeceğim ateşli silahlara aşinaydım.
Herhalde 20 civarında istasyon vardı. Her istasyona tek sıra halinde arka arkaya dizildik. Her istasyonda bir tüfek var, hepimizin hakkı 3'er mermi. Arka arkaya dizilenler aynı tüfekle atıyorlar. Atışları yaptıktan sonra bekleniyor, herkes gidip hedef kağıdını alıyor ve arkasındaki kişinin hedef kağıdını takıyor, yandan çıkıyor. Atışları nizami şekilde çökerek destekli şekilde attım. Vurduğuma çok emin olduğum halde kağıdın yanına gidince tertemiz bir kağıt gördüm ve çok şaşırdım. Tabi hemen tüfeğe çamur attım sıfırlaması bozuk filan diye. 1 hafta geçti tekrar gidilecek dendi. Giitik sıramı beklerken arkamdaki çocuğun kağıdını gördüm. 3'üde 12'den nerdeyse aynı delikten geçmiş. Çocuk 45 kilo gelir ancak, kavruk zayıf bir Anadolu çacuğu. Nasıl vurdun diye sordum, boynunu büktü attım işte dedi.  Nerelisin dedim, Erzurum'luyum dedi. Yahu ben de anne tarafından Erzurumluyum ama kağıda bile denk getiremedim. Aynı tüfekle attığımız için tüfeğin sıfırlaması bozuk vs. bahanelerim boşa çıkınca moralim bozuldu. Bu sefer kesin vuracağım dedim. Daha dikkatli atış yaptım. Gittim kağıda baktım yine tertemiz. Olacak iş değil. Geceleri uykum kaçtı, illet durumdayım. 1 hafta daha geçti 3.cü ve son kere atışa gidilecek. Ayrıca dediler ki bu atışta vuramayan hafta sonu izinsiz. Acayip bilenmişim. Nizamiyi filan boşverdim. Her istasyonda üstünde boş kovanı koymak için teneke bir kutu olan yaklaşık 1 metre uzunlukta direkler var. Diz üstü çökerek atıyoruz. Tüfeği direğe dayadım. Kesin vurmam lazım yani. 3 atışı yaptım ve yine hedef kağıdı tertemiz. Acayip moralim bozuldu. Neyse ki kadrolu erat bizler poligonu boşaltınca artan mermileri yakmak için seçip boş kağıtlara atmışlar, biri benim kağıda kenardan bir delik açmış. İzinsiz kalmaktan kurtuldum ama bu benim içimde ukde olarak kaldı. Seneler geçti unutmadım. Emekli olup boşa çıkınca ben bir tüfek alıp şu işi çözeyim dedim.
 Ne alacağım nasıl yapacağım diye araştırırken forumu buldum. Bir tane Benelli M3 aldım, forumda Sn. Sabri'nin 1301  konulu yazılarını okuyunca bir de Beretta 1301 aldım. Bir sürü de fişek aldım. Evde tüfekleri söküp topluyorum filan ben onlara onlar bana bakıyor. Atış yapmak istiyorum ama en son atış yapalı 30 seneden fazla olmuş. O da işte 3 sefer mavzerle. Yivsiz otomatik hiç anlamıyorum. Tırsıyorum haliyle. Bir süre yanıma tecrübeli bir arkadaş aradım, kimse oralı olmadı. Tüfekleri alalı 1 ayı geçince canıma tak dedi. Ben gidip bir yerlerde atayım dedim. Tüfekleri fişekleri attım arabaya çıktım yola. Fetö darbe teşebbüsü olmuş, memlekette sıkıyönetim var. Ayaş yoluna vurdum, baktım yolda jandarma çevirmesi var. Beni durdurmadılar ama ben durdum. Gittim en üst rütbeliye, ben dedim atış yapacağım ama nerede atabilirim diye sordum. Komutan tipime baktı, ilerdeki tepeyi geçince sağa sola istediğin yere gir at dedi. Sen kimsin, necisin, silah nedir, filan hiç bir şey sormayınca bana biraz güven geldi. Ayaşa doğru Başayaş mahallesi yoluna girdim, içerilere doğru giderken baktım tepelerde askeri nöbet kulubeleri filan var ama terkedilmiş.  Hava karlı Kış mevsimi, yolun sonuna kadar gittim. Döne döne tepeye çıktım. Etrafa bakınıyorum yerde boş kovanlar filan var. O esnada brir arabayla geldi, çocuğunu gezxmeye çıkarmış. bana anlattığına göre bulunduğum yerin eski bir füze rampası olduğunu öğrendim. Betonlar filan duruyor ama paslanmış bir nöbetçi kulubesinden başka yapı yok. Neyse adamla çocuk gitti ben de tüfekleri çıkardım, 1 koli YAF speedy slug almıştım. 3 'er tane doldurdum. Benelli sorunsuz attı. Fakat Beretta mevsim Kış olduğu için otomatiği çeviremedi ve fişeği süremedi. Hiç ikilemeden ittirip sürdüm ve atışları tamamladım. Oh be dedim işte bu kadar, bu kadar beklediğime yazık olmuş. Boş kovanları topladım döndüm. Daha sonra eski forumdan Gunman ile arkadaş oldum. Bana dolum yapmayı ve siahlarla ilgili bir çok şeyi öğretti. Ankara civarında atış yapılan ne kadar yer varsa hepsine gittik. En eğlenceli atışları Polatlı'daki Poligonda yaptık. Bir seferinde Polislere denk geldik. Atış eğitimi yapıyorlardı. Bizim donanımı (kronograf, dürbün vs.)görünce çok ilgilendiler ve atış ilgimizi takdir ettiler. İlerleyen zamanlarda işi öğrendim. Birgün 40 metreye çeşmenin üstüne küçük soda şişesini koydum, atışa hazırlanırken Gunman, abi çeşmeye denk gelirse betona zarar verir, atma dedi. Ben boşversene dedim. İlk atışta soda şişesi uçunca tamam dedim bu iş bitti. Ondan sonra biraz ilgimi kaybettim, Balıkesir'e taşındım, artık eskisi kadar atış yapmıyorum ama yine 2-3 ayda bir yaylaya çıkıp dağda atış yapıyorum. 2-3 kilo barutum, yüzlerce boş kovan, 4-5 kilo saçma, yüzlerce tek kurşun ve hazır 200-250 civarında fişeğim var. Herhalde 2-3 sene daha yeter. Sonrası ölmez sağ kalırsak Allah kerim.
Herkese selamlar saygılar. 
Bu arada Balıkesir'de yaşayan forumdaşlar varsa tanışmaktan memnun olurum.
Ahmet Özalp
[+] 12 kullanıcılar diyor Bu gönderi için ahmetozalp'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#13
Herkese selam, bende forumun ilk yıllarından beri takipçisiyim. Bu form sayesinde çok kıymetli bir Profesör Dinazor (Sabri), forumu
 aktif hale getirip bizi yeniden buluşturan ve bu yazıyı yazmadan bir kaç dakika evvel telefonda derdimi sabırla dinleyen CeyCey, Mösyo Oberon, Lambortej, bilge kıral Lopus'u ve sizleri tanıdım. 2008 den bu yana bi çıtır yaşlandık, hayat yordu. Ama sizlerle tekrar bir araya gelmek kesinlikle güzel olacak... 

TabancaTUfek ortak paydadır...
[+] 10 kullanıcılar diyor Bu gönderi için MB277'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#14
Dinazor denince bir tuhaf oldum, ben garip fosilin yanında dinazorlar bana göre genç kalır. Şimdilik 75 ama beden yaşım 60, ruh yaşım 25. Bu köprünün altından daha çok su akar.
[+] 15 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Osman Ortaç'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#15
Fosillerden dirilmek bu olsa gerek. Herkese selamlar saygılar.
[+] 1 kullanıcı diyor ki Bu gönderi için R-9'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#16
Eski foruma 2009 yılında, satın alacağım CZ 75 Compact için araştırma yaparken üye olmuşturm. Muhtemelen de ilk sorum MKE'den tabanca almak ile ilgiliydi, sağolsun Harun Bey üşenmeyip etraflıca cevaplamıştı. 

Hem kayıt tarihi itibariyle hem de yaşımın yarım asır sürecini yeni devirmesi sebebiyle sanırım dinozor sınıfına üye olabilirim  Smile .

Ahmet Bey yazınızı keyifle okudum, kendi adıma teşekkür ederim.
[+] 11 kullanıcılar diyor Bu gönderi için blacksea'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#17
Eski forumun faal üyelerindendim, Çok fazlasıyla bilgi sahibi olduğum ve aynı zaman da güzel dostluklar da edinme fırsatı yakaladım. KıraçAta, Yivlici, Aktas, Karadeniz Team vs. vs. Dinazor sayılmam ama yaşta 43 oldu Smile
[+] 8 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Schumacher'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#18
Tüm dostları yeniden forum sayfaları içinde yeniden görmek ne güzel.

Silah sevgimizi, bilgi açlığımızı ve yeni arkadaşlıklarımızı önce safirarms forum, sonrasında içten forum en sonundada tabancatüfek forum sayesinde geliştirdik. tt.com ilk üyelerindendim.

Yaş burada 47 oldu. Önce izmir depremini atlattım, sonrasında 6 Şubat depremlerini Gaziantep Nurdağı ve Hatay İskenderunda yaşadım.

Bekle beni büyük İstanbul depremi, yaşamak için ayak bastığım yeri sallıyorum...

Saygılarımla

LAMRETOEJ
[+] 8 kullanıcılar diyor Bu gönderi için LAMRETOEJ'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#19
Selamlar,
Kambersiz düğün olmaz, damat bekar kalır diye ben de geldim. 
Eski foruma 2010 yılında Malatya'da kayısı toplarken üye olmuştum. Geçen hafta Sivas'ın yollarına düştüm.
Halen şapkamın altındayım.
[Resim: huni2.jpg]
[+] 10 kullanıcılar diyor Bu gönderi için asc'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla
#20
(27-02-2024, 01:08)asc yazdı: Selamlar,
Kambersiz düğün olmaz, damat bekar kalır diye ben de geldim. 
Eski foruma 2010 yılında Malatya'da kayısı toplarken üye olmuştum. Geçen hafta Sivas'ın yollarına düştüm.
Halen şapkamın altındayım.
[Resim: huni2.jpg]
Hoş geldin adaş.
[+] 5 kullanıcılar diyor Bu gönderi için Osman Ortaç'e teşekkür ederiz.
Bul
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi