| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 40 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 38 Ziyaretçi) Bing, Google
|
| Son Yazılanlar |
Prohunt 2026
Forum: Fuar,Buluşma,Etkinlik,Anı
Son Yorum: Sabri
10 saat önce
» Yorum 3
» Okunma 245
|
Pas sorunu
Forum: Bakım-Onarım
Son Yorum: chief's special
Dün, 01:01
» Yorum 2
» Okunma 175
|
12 Kalibre Yivsiz Av Tüfe...
Forum: Genel Konular
Son Yorum: Oguzz07
04-06-2026, 02:44
» Yorum 39
» Okunma 18,618
|
AKSA CROSFIRE EXTREME PRO
Forum: Av Tüfekleri
Son Yorum: Hunter12
02-06-2026, 19:41
» Yorum 11
» Okunma 1,436
|
MKE'DEN EN SON HABERLER
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: yavuzg
02-06-2026, 18:34
» Yorum 249
» Okunma 90,179
|
Acil Satılık Fabarm Sat8 ...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Altay
01-06-2026, 16:32
» Yorum 1
» Okunma 263
|
Acil Satılık Kullanılmamı...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Altay
01-06-2026, 16:02
» Yorum 1
» Okunma 265
|
45.Acp Mke Ve Bayi Mühimm...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Cark95
01-06-2026, 01:20
» Yorum 12
» Okunma 3,076
|
Sağlık raporu değişiklikl...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Kaptan Yunus
31-05-2026, 13:01
» Yorum 6
» Okunma 1,001
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: turkmenoglu
30-05-2026, 03:51
» Yorum 76
» Okunma 34,465
|
.38 special
Forum: Mühimmat
Son Yorum: turkmenoglu
30-05-2026, 03:43
» Yorum 5
» Okunma 349
|
DOĞADA ATIŞ YAPMAK....
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
26-05-2026, 14:37
» Yorum 5
» Okunma 926
|
Bireysel Silah Edinme Hak...
Forum: Bireysel Silah Edinme Hakkı
Son Yorum: musti267
26-05-2026, 01:58
» Yorum 10
» Okunma 6,961
|
Satılık 1911 aksesuarları
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: alpSaral
25-05-2026, 17:08
» Yorum 5
» Okunma 1,239
|
satılık cvlife mıknatıslı...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: OneEighty
25-05-2026, 14:00
» Yorum 0
» Okunma 84
|
|
|
| Springfield Garrison SS kutu açılışı inceleme |
|
Yazar: yavuzg - 25-03-2026, 19:48 - Forum: Diğer Modeller
- Yorum (9)
|
 |
Selamlar arkadaşlar,
Haftabaşı Jandarma'dan yine arandım ve satın alma belgemin süresinin bitmek üzere olduğunu hatırlattılar. O belgeyi her ne kadar Colt Python için aldıysam da iptal edip taşıma ruhsat harcını 80.000 TL(!!!) geri almak yerine merak ettiğim silahlarda 2. sırada olan 45 ACP 1911 platformuna bir dalayım bari dedim 
Yani komutana 2 defa sordum, şu anki harcın farkını falan almayacaksınız değil mi diye, yok dediler ben de tamam o zaman MKE ye gidiyorum dedim...
Forumda da bir konu açmıştım Kimber mı Springfield mı diye. İnternette baya bi araştırınca Springfield daha ağır bastı ve işte sonuç...
![[Resim: IMG_6332.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6332.jpg)
![[Resim: IMG_6333.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6333.jpg)
![[Resim: IMG_6334.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6334.jpg)
Aslında bunu alırken başıma ilginç bir şey de geldi...
Bilenler bilir, MKE de parayı ödedikten sonra ambara gider elinizdeki faturalarla silahınızı oradan alırsınız, ambardaki masada silahı açıp seri nosu falan tutyormu diye kontrol edersiniz. Ben gittim silahı aldım seri noyu kontrol ettim ve diğer orada yapılmasına izin verilen basit kontrolleri yapmaya başladım ki silahı kuramadım 
Yani güçsüz biri değilimdir, 1911 platformlarının polimer silahlardan farklı olarak daha sıkışık olduğunu da bilmeme rağmen silah sanki tutkalla yapışmış. Şarjör falan çıkmıyor...
Ambarcıya abi bi de sen dene dedim, ilk denemesinde hemen yok bunda bişey var dedi ve iade işlemini başlattı... Onunla tekradan satınalmaya gidip yeni bir başka silah için işlemler yeniden yapıldı (ödeme hariç )
Velhasıl, sonraki silah bu. Bir problem yok ama farkettiğim şey silahın hemen hemen hiç yağlı olmaması. Kupkuru. Sanırım bir ara fabrikada koruyucu bir yağlama yapılmış ama o da depoda bekleye bekleye uçmuş gibiydi...
Özetle, MKE den silah alırken mutlaka masada basit kontrollerinizi yapın. Ben diğer silahlarımı söküp takmıştım bile ama bu 1911 leri söküp takmak bir tık daha zahmetli olduğundan sadece fenerle kontrol ettim...
Neyse, gelelim kutu içeriğine...
Enteresandır ki Springfield web sitesine baktığımda garrison'ın içinden 1 şarjör çıktığı yazıyordu ancak MKE versiyonunda bir de yedek şarjör koymuşlar kutuya... Tetiği ayarlamak için bir alyen klasik kilit ve bir kullanım kılavuzu çıkıyor kutudan...
![[Resim: IMG_6335.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6335.jpg)
![[Resim: IMG_6336.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6336.jpg)
Silahı ruhsatlandırmak için Jandarmaya götürdüğümde oradaki komutanlarla biraz laflarken silahın kutusuna laf ettik biraz, 5900 USD veriyoruz silah karton kutu ve bez torbayla geliyor diye... Bazıları Canik'i örnek verdi falan...
Oradaki komutanlardan birisi "Adamlar silah satıyor, kutu değil" dedi (!!!) Günün bombası 
Silah kupkuru olduğundan hemen atış yapmak istemedim... Onu yarın veya haftasonu yapacağım (buraya yazarım deneyimlerimi)
O yüzden yatırdım silahı masama ve bir güzel söküp temizleyip yağladım.
![[Resim: IMG_6338.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6338.jpg)
![[Resim: IMG_6339.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6339.jpg)
Gördüğünüz üzere bu silahta iğne blok emniyeti bulunmuyor. Bunu da fiziksel olarak teyid etmiş olduk. Springfield bu güvenliği titanyum iğne ve daha sert bir yay kullanarak sağladığını söylüyor.
![[Resim: IMG_6340.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6340.jpg)
Ben yabancı videolara aldanıp kutudan 1 şarjör çıkacak diye silahtan önce bir kaç şarjör almıştım. Hepsini deneyip performanslarını paylaşırım...
Bunlar Mec-gar "flush" şarjörler (flush derken kabzeye sıfır oturan, çıkıntı yapmayan cins) ve Wilson Combat 8 li şarjör...
![[Resim: IMG_6342.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6342.jpg)
Wilson Combat da bu kadar çıkıntı yapıyor işte, bence makul...
![[Resim: IMG_6343.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6343.jpg)
Ruhsatlama sırasında sistemden mermi talebimi de yaptım, komutan da onayladı... Ben de zam gelmeden (gerçi bunlar USD olarak satılıyor zam geliyor mu bunlara bilmiyorum) veya stoklar bitmeden (ne de olsa 9mm değil, daha az stok tutuyor olabilirler) 1000 tane de Sellier & Bellot 45 ACP 230 grain mermilerimi de aldım attım köşeye 
![[Resim: IMG_6345.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6345.jpg)
![[Resim: IMG_6346.jpg]](https://www.yavuzg.com/images/other/IMG_6346.jpg)
Şimdilik bu kadar, deneyelim sonra izlenimlerimi paylaşırım... Kalın sağlıcakla...
|
|
|
| Esee Junglas |
|
Yazar: hakan - 24-03-2026, 15:20 - Forum: Alım-Satım İlanları
- Yorum (2)
|
 |
Kullanılmamış sıfır. Kutusuz olarak satın almıştım, dolayısıyla kutusu yok. Kargo alıcıya ait 10.000TL.
Teknik Özellikler:
Toplam Uzunluk
42 cm
Bıçak Uzunluğu
26.5 cm
Sap Uzunluğu
15.5 cm
Bıçak Kalınlığı
5 mm
Bıçak Malzemesi
1095
Bıçak Sertliği (HRC)
55-57
Bıçak Yüzeyi
Siyah
Sap Malzemesi
Mikarta
Kılıf Malzemesi
Kydex
Kılıf Rengi
Siyah
Ağırlık
635
Fotoğraf yüklemeyi beceremedim, ilgilenenlere whatsap üzerinden gönderebilirim.
|
|
|
| GLOCK yeni Gen 6 değişiklikleri |
|
Yazar: blacksea - 18-03-2026, 17:38 - Forum: Glock
- Yorum (2)
|
 |
GLOCK yeni Gen 6 değişiklikleri:
Hem ürünün maliyetinin dolar bazında aşırıya kaçması hem de fahiş ötesi harç miktarları nedeniyle Glock’un yeni Gen 6 tabancası bizim memlekete gelir mi, gelirse ne zaman gelir bilemiyoruz.
Bu sebeple internet üzerinden ulaşabildiğimiz kaynaklar yardımıyla yeni Gen 6 serisindeki farklılıkları inceleyelim.
01.Tırnak farkı: Serideki çoğu kozmetik değişikliğin yanı sıra, zannediyorum en önemli değişiklik tırnak yapısında olmuş. Bilindiği üzere Gen 1 - 5 arası tüm jenerasyonlarda tırnak tam boy itme çubuğu (plunger) ile çalışmaktaydı ve sürgü arka kapağı demonte edilip, sürgünün arkasından çıkartılmakta idi. Gen 6’da değişiklik yapılarak piston gibi kısa bir çubuk ihtiva eden sisteme geçiş olmuş ve tırnak sistemi 3 parçadan müteşekkil bir tür ünite haline getirilmiş. Konu ünitede (Gen 5 tetik grubu veya GPT Performans Tetik sistemi gibi) plastik parça kullanılmış.
(Sürgüde ORS Optic Ready System: Tabanca ile verilen üç adet polimer optik plakanın biri ile farklı marka red dotların doğrudan sürgüye bağlanmasına sağlayan sistem. Gen 5 lerde kullanılan plaka montajı esaslı MOS ile uyumlu değil).
Bu değişikliğin sebebi; Gen 6’da önceki optik sistemi olan (Gen 5) MOS sistemi yerine yeni ORS şeklinde adlandırılan Optic Ready System kullanılması ve optik bağlantısının MOS a göre daha derine yerleştirilmesi. Bu nedenle eski tip yani tam boy plunger kanalına sürgüde yer kalmaması (Gen 6’da sürgü arka kapağı söküldüğünde plunger kanalı yok, sadece iğne kanalı var).
Yeni tırnak yapısı eski ve on yıllardır kendini kanıtlamış sistem kadar sorunsuz çalışır mı? Büyük ihtimalle, evet.
Glock bilindiği üzere tabancaları üzerinde kolay kolay radikal değişiklik yapmayan bir firma. 45 yıl sonra tırnak konusunda böyle bir değişikliğe gitmeden önce yeni sistemi aşırı miktarda test etmiştir, diye tahmin ediyorum. Bu yüzden çalışma sıhhati konusunda bir sorun olacağını tahmin etmiyorum.
![[Resim: 55154699793_85b0230433_b.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55154699793_85b0230433_b.jpg)
Ve fakat; tırnak artık Gen 1 - 5 jenerasyonlarda olduğu sürgü arka kapağını çıkartıp sökülmüyor. Sürgü altına açılmış bir delikten tırnak ünitesinin ‘pistonuna’ sertçe bastırılarak sökülüyor. Bizim memleket için zurnanın zart dediği yer, işte burası! Çeşitli sayıda sökme takmada parçalar özellikle plastik olan hasarlanır mı, hasarlanırsa ne olur… Amerikonya’da Glock USA olası problemde parçayı değiştirir diye tahmin ediyorum, değiştirmese bile o plastik parça herhalde 5 veya 10 dolardır ve temini de son derece basittir ama bizim memlekette olası bir problemde sorun uzay mekiğinde modül değiştirme zorluğu kıvamına gelir. Madden, manen yıpratıcı olur. Tabi belirtmekte fayda var, kesin yargıya varmak için parçayı görmek ve hatta söküp takmak lazım.
02.Sürgü ve namlu: Gen 6’da, beklenildiği üzere, V serilerinde de olduğu gibi sürgünün iğne kanalının her iki yanında otomatic switch takmayı engelleyen rampa mevcut. Sürgüde dremel veya benzeri bir şey ile taşlama gibi operasyon yapmadıkça switch takılamamakta imiş.
Resimler V serisine ait ancak V serisi ve Gen 6 bu hususta aynı yapıda.
Mevzunun bizi ilgilendiren kısmı; Gen 6 ve V serisinde iğne tutucu çıkıntısının Gen 1 - 5 jenerasyonlarındakinden daha ince olması ve bu inceliğin uzun vadede kırım vs soruna yol açıp, açmayacağı. Kişisel tahminim bu değişikliğin de üretici tarafından yeterince test edildiği ve kolay kolay bir sorun yaşanmayacağı yolunda. Ama bizim memlekette bir ihtimal sorun olursa konu kabusa döner, bunu da akılda tutmak lazım.
Sürgü arka kapağı önceki jenerasyonlar ile uyumlu değil.
Sürgüde tahliye penceresinin kesimi farklı. Önceki jenerasyonlarda pencere daha derin bir kesime sahip.
Namlu: Gen 5 ile kullanılmaya başlayan ve GMB Glock Marksman Barrel olarak adlandırılan ve bir tür poligon-hibrit olan yiv sistemi Gen 6’da kullanılmaya devam ediliyormuş. Bilindiği üzere Gen 4 dahil önceki jenerasyonlarda namlular poligonal idi.
Namlunun formu hafif farklı. Gen 5'te bir çıkıntı varken, Gen 6'da yok.
![[Resim: 55154910630_a376c9876a_b.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55154910630_a376c9876a_b.jpg)
03.İrca (geri getirme) yayı: Gen 6’da, en son Gen 3’te kullanılan eski tip tekli irca yayına geri dönülmüş. Gen 4 ve 5 yayları bilindiği üzere teleskopik idi. Enteresan. Zannediyorum maliyet düşürmeye yönelik bir değişiklik. Yazının yazıldığı Mart.2026 tarihi itibariyle kendi sitesinde görünen yani satışta 4 adet Gen 6 var ve tamamı 9x19 (9x19 da teleskopik yaya ihtiyaç duyulmadığı var sayılıyor ama olsaydı bence iyi olurdu, en azından zararı olmazdı) .İlerleyen tarihlerde piyasaya çıkacak .40 S&W gibi .357 SIG gibi daha güçlü kalibrelerde teleskopik yay kullanılması mümkün.
04.Düz tetik: Denemeden bir şey söylemek çok anlamlı değil. Tahminim ise tetik çekişine değil belki ama isabete olumlu etkisi olabilir. Erişim mesafesinin daha kısa olduğu söyleniyor. Benimki sadece tahmin.
Tetik koruma çerçevesinde alttan kesim yapılmış.
05.İğne yay kepleri: Glock, standart ve maritime adlı 2 çeşit iğne yay kepi üretmekte. Maritime olarak adlandırılan kepler ile tabanca, iğne kanalı su veya yağ ile dolsa bile ateş edebilmekte (sanıldığı üzere su altında da ateş etmek amacı taşımamaktadır). Üretici, Gen 6’ya kadar fabrika çıkışı standart kepleri kullanır, isteyenlere maritime kepleri ayrıca satardı. Ne var ki 9x19 Gen 6’ların maritime kepler ile fabrikadan çıktığı söyleniyor. Ancak bu bilgi teyide muhtaç.
06.Kozmetik değişiklikler:
-Avuç içi desteği (A). Deneyenlerin genelde beğendiği bir değişiklik olmuş.
-Uzatılmış kunduz kuyruğu (B). Deneyenlerin genelde beğendiği bir değişiklik olmuş.
-Yeni tip kabza deseni (RTF6 dokusu). Noktalama ebadında değişiklikler (C).
-Baş parmak dayanakları ve noktalaması (D).
-Çekme kertiklerinde derinlik değişiklikleri (E).
-Ergonomi için tetik çerçevesinin inceltilmesi (F).
Önceki nesiller ile uyumluluk:
-Önceki nesillerin kılıfları ile uyumlu.
-Gen 3,4,5 şarjörleri ile uyumlu.
G17 Gen 6 özelinde kişisel düşüncem:
G19 sahibi olmama rağmen şahsen Glock’ta en beğendiğim model, G17 olmuştur. Yeni Gen 6 jenerasyonunda gövdenin namlu mihverini kısaltarak G17’yi G17 olmaktan çıkartıp mevcut G47 ye dönüştürmüşler. Bence bunun kendileri de farkında ki tüm jenerasyonların vitrin resimleri G17 ile yapılırken Gen 6 lansmanı G45 ile yapılmış. Genel üretim maliyetini düşürmeyi hedeflemiş olmalılar. Bence kötü olmuş ama.
Saygılar
|
|
|
| [İZMİR] Silah Tamir Atölyesi Tavsiyesi |
|
Yazar: shooter355 - 17-03-2026, 15:44 - Forum: Bakım-Onarım
- Yorum Yok
|
 |
Herkese merhaba,
Forumda yeniyim, aslında bir süredir takip ediyorum ama üye değildim, bu konu vesilesiyle üye oldum. Forumda bir tarama yaptım ama benzer bir konu bulamadım, konuyu eğer yanlış yere açıyorsam lütfen düzeltin.
Canik marka silahımda zaman zaman ufak tefek sorunlarla karşılaşıyorum. Silah konusunda yeni olduğum için çevremde güvenebileceğim, işinin ehli bir silah ustası var mı bilmiyorum bu sebepten siz değerli üyelerin tavsiyelerini istiyorum. İzmir'de bildiğiniz, tavsiye edebileceğiniz silah tamir atölyeleri var mıdır?
Şimdiden teşekkür ederim.
|
|
|
| Silah Tamir Yerleri Hakkında Genel Bilgi |
|
Yazar: Recep - 16-03-2026, 10:42 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum (4)
|
 |
Sayın silah üstadlarım öncelikle herkese iyi günler diliyorum.
Silah Tamir Yerileri hakkında araştırma yapıyorum, değerli bilgilerinize ihtiyacım var.
1-Avrupa ülkelerinde bir silah kullanıcısı silahını tamire götürmek istediğinde ne gibi prosedürler uygulaması gerekiyor ?
2-Silah Tamir Yeri açmak isteyen bir kişi hangi aşamalarla karşılaşıyor ?
3-Silah Tamir Yeri açmak isteyenler için eğitim şartı var mı? Var ise bu eğitimi nereden alması gerekiyor?
Konudan ayrı olarak :
Silah ruhsatı almak isteyenler herhangi bir eğitime tabi tutuluyorlar mı ?
|
|
|
| Browning HP Tarihi 2.Bölüm - Savaş Sonrası |
|
Yazar: alpSaral - 12-03-2026, 12:39 - Forum: Browning/FN
- Yorum Yok
|
 |
Bir önceki bölümümüz savaş ve işgal ile bitmişti.
Geri dönen herkes her şeye yeniden başlayacaktır. Artık FN için "Post-War" yani "Savaş-Sonrası" dönem başlamaktadır.
BHP'nin o dönem tasarımındaki sürgünün içinde iğne yuvasının önünde, mermiye temas eden kısmında ayrı bir parça vardı. Bu parça fabrika düzeyinde vidalanarak kaynatılıyordu. "Slide Stud" denilen bu kısımda kırımlar olduğu için 1947'de tasarım değiştirilmiştir ve parça kaldırılmıştır, iğne yuvası, günümüzdeki gibi blok halinde işlenerek açılmaya başlanmıştır.
Yine bu sırada sürgünün, metalürjik açıdan zayıf olduğu anlaşılmış ve tüm kapakta (slide) farklı bir ısıl işlem uygulanmaya başlanmıştır.
Neredeyse imkansız gibi ancak 1947'den önce üretilmiş bir BHP bulursanız bu bilgi aklınızda olsun 
Yine bu yıllarda John Inglis firması (Kanada) horoz ve horoz ayağının oturma noktasında bazı ölçü ve konum değişikliklerine gitti. Daha rahat bir çekişle daha fazla horoz vuruş gücü oluşmasına imkan veren bu tasarımı FN'de benimsedi.
İşte bu değişiklikler savaş sonundan 1947'ye kadar yapılan düzeltmelerdir. Bu sırada FN'in kapısına 20'den fazla ülke gelmiş, BHP'yi envanterine katmak istemekteydi. Sivil talepler bu sayılara dahil değildi.
1950-1980
1950 yılında yapılan ilk değişiklik bir kaç bin atım (o tarihlere göre iyi sayılar) ardından kırımlar yaşanan namlu alt kilit kamasında ve yuvasında "yeniden" revizyon yapıldı.
Kamanın konum ve açılarında değişiklikler yapıldı, bunlara uygun namlu yuvasında da değişiklikler yapıldı.
Görsel olarak namlu alt kilit kamasının de-monte halini gösterir bir fotoğraf.
Bu parça fabrika düzeyinde kaynatılır. Özellikle eski nesil BHP'lerin en zayıf kısmı burasıdır ve bu bölümlere işlem yapılmaktadır. 2.el bir bhp alırken en çok dikkat edilecek bölümlerin başında bu kısım gelir kesinlikle oynanmamış olmalıdır.
![[Resim: BHP-Barrel-Cam.jpg]](https://i.ibb.co/8n280XNC/BHP-Barrel-Cam.jpg)
Ardından şarjör emniyetinde değişiklikler yapıldı. Önceden şarjör temas noktası daha yukarıda iken parça günümüz haline daha yakın hale getirildi ve temas yüzeyi küçültüldü.
Yine bu dönemde kabzaya köstek halkası konulmaya başlandı.
1958 yılında "sear" horoz çenesinde ve "sear lever" tetik/horoz tulumbasında her iki parçanın temas noktalarında geometrik değişiklikler yapıldı. Böylece çekiş hassasiyeti ve netliği artırılmış oldu.
1959 yılında kapakta sağ tarafında bulunan meşhur "parmak izi" artık açılmamaya başlandı. Burada bir bilgi girdisi daha yapmak istiyorum. Bazı yabancı kaynaklar parmak izinin sadece sökme mandalının kolay çıkarılmasına yardımcı olması için değil, özellikle tabancayı sürgü önünden tutarak kurmaya yardımcı olması için açıldığını söylemektedirler. Yani bir çeşit erken dönem sürgü ön kertiği şeklinde. Bu kesin bir bilgi olmayıp tartışmaya açıktır.
1962 senesi değişiklikleri
Kore savaşının ardından FN kendi içinde bir çalışma grubu oluşturdu. Üretim maliyetlerini düşürmek, verimliliği ve kârlılığı artırmak için araştırmalara başlayan bu grup bir rapor hazırladı.
Bu raporda BHP için mevcut gizli tırnak ve ona bağlı bileşenlerin fazla vakit, iş gücü ve paraya mal olduğu, bunun görünür tırnak (günümüzdeki haliyle) tasarımıyla değiştirilmesi halinde hem daha işlevsel hem daha kısa süreli üretim hem de daha az maliyetli olacağı önerilmişti.
Yönetim bu öneriyi kabul etti ve 1962 yılında sürgü üzerinde en büyük değişiklik yapıldı. Gizli tırnaktan, günümüz görünür tırnağa geçiş yapıldı. Burada bir parantez açalım. Gizli tırnak 1911'lerde gayet etkili oldular ancak BHP'lerde biraz sorun çıkardıkları bir gerçek.
Yine aynı raporda namlu üretim süreci eleştiriliyordu. O tarihe dek büyük çelik bloklara önceden yiv-set açılıyor, daha sonra bu bloklardan ihtiyaca göre kesim yapılıp bu kesilen parçalar işlenerek namlu ve atım yatağı, blok olarak tek parçalı halde üretiliyordu.
Kesim ve işleme bittikten sonra çeliğin moleküllerine atım yatağında farklı, namlu kısmında farklı yönlere göre özel bir ısıl işlem yürütülüyordu. Bu çok uzun ve zor bir süreçti ayrıca çok maliyetliydi.
Öneri basitti. Namlular ayrıca kesilip üretilecek (aslında eski sistemde ancak tek ölçüde ve tek seferde kesilecek basit bir süreç) atım yatakları ise başka bloklardan ayrıca kesilip işlenecekti. Sonra bu iki parça birleştirilecekti. Böylece çok daha az talaş kaldırma işlemi gerçekleşecekti.
Bu öneride hemen benimsendi ve bu tarihten itibaren BHP namluları iki ayrı parçanın fabrika düzeyinde birleştirilmesi şeklinde üretilmeye başlandı.
Önerilerden bir başkası ise o tarihe dek alüminyumdan üretilen şarjör gerdeli (follower)in plastikle değiştirilmesiydi. Plastik artık yeterince mukavemetli üretilebiliyordu, silahın o noktasında görev yapabilirdi. Bu öneride o yıl uygulandı.
Ancak plastik malzeme sadece gerdelde kalmadı. Kabza kapaklarının da plastikle değiştirilmesi yine bu yıl yapıldı. Ahşap kapaklar artık tabancanın "lüx" olarak adlandırılan modellerinde bir seçenek olarak verilmeye başlandı. Zira plastik daha dayanıklı ancak en önemlisi daha ucuzdu.
Yine aynı yıl meşhur sürgü sol taraftaki "2,5" satır yazı "1,5" satıra indi.
Tabancanın üretimindeki son önemli değişiklik, 1800'lerden bu yana uygulanan klasik "rust bluing" (paslandırma tabanlı) sistemli menevişin "salt bluing" (kimyasal bileşiğinde sodyum gibi tuz tabanlı elementlerin olduğu) sistemli meneviş uygulanmasına geçilmesiydi. Salt-bluing görünüm olarak önceki kadar ışıltılı olmasa bile onu aratmayacak nitelikteydi ve daha hızlı uygulanabiliyordu ama en önemlisi daha ucuzdu.
Görüldüğü gibi 1962 yılında tabanca artık iyice değişmiş ve gelişmişti. Tüm bunların ardında maliyetleri düşürmek vardı.
FN'in kayıtlarında, tabanca ülklere artık "Model 1962" adıyla tanıtılmaya başlanmıştı (bu model adı resmi olarak benimsenmedi).
1962 yılında sürgü üzerindeki markalama ve yazıların proje dosyasında güncellenmiş şemaları.
![[Resim: MG-7660.jpg]](https://i.ibb.co/ZRdNfWGH/MG-7660.jpg)
1964 yılında "T" seri numarası öneki geldi.
Aslında seri no yine aynı bloklarla üretilirken önüne sadece T harfi konuldu. Seri 100 binlerden başladığı için başlangıçta T1 idi. Daha sonra numara 200 binlere gelince T2 oldu. Aslında T1 diye bir olgu yok. T100000 yani T 100 bin diye bir olgu var. T3 yani 300 binlerin FN tarafından üretildiği biliniyor, sadece FN bunları Amerika'ya ihraç etmediği için ABD sitesindeki tablolarda yok. Unutmayalım o tabloya göre 1954'ten önce BHP'de yok Ancak şurası da bir gerçek T3'ler özellikle ülkemizdekiler büyük oranda fason üretim Sn.Lupus bunlar hakkında güzel bilgiler vermişti. Ayrı konularda bunları incelemeyi düşünüyorum.
T harfi aslında FN'in ürettiği silahları ayırmaya yarayan bir envanter/kayıt kontrolü için konulmuş bir ibare idi.
Bu değişikliklerle birlikte FN proje adını "Type-65" olarak güncelledi. Proje dosyaları bu şekilde değiştirildi ve tabanca kağıt üzerinde bu kod isimle anılır oldu.
Type-65 FN arşiv fotoğrafına göre soldan şu şekilde görünüyordu
![[Resim: 2.jpg]](https://i.ibb.co/x8jWF2CY/2.jpg)
1969 yılında T serisinin yerini C serisi aldı. Yeni C serisi, seri numarasının takip ettiği "C" harfinden önceki üretim yılının son iki hanesini içerir.
Örneğin: 69C1550:
69 = 1969 Üretim Yılı
C = BHP
1550 = SERİ NO
Yine 1969 yılına kadar üretilen yani T serisi BHP'ler, pek çok FN eksperi tarafından "finish" denilen kaplamanın yani menevişin göz alıcı olduğu son modeller olarak ifade ediyorlar. Her ne kadar "Salt-Bluing" işlemi "Rust-Bluing"e göre daha az albenili olsa da bu yıllarda üretim, pahlama, perdahlama, montaj işlemleri hala elle yapılmaktaydı. 1969 yılından itibaren perdahlama ve meneviş büyük oranda otomatize edilmiştir. FN kayıtları bu tarihten itibaren üretilen tabancalara "electrolyte bluing" yani "elektrolit meneviş" olarak belirtiyor. Yani 1969 yılına geldiğimizde meneviş işlemi 3.kez değişmiş oluyor ve her değişiklikte daha az albenili ancak maliyeti daha uygun bir sisteme geçmiş oluyoruz 
1971 yılından itibaren seri numaraları üretimin bittiği 2016'ya dek (meneviş ve mat siyah modellerde bazı istisnalar olmakla birlikte genel olarak) çerçeve (frame) seri numarası kabza ön kısmına vurulmaya başlanmıştır. Bu tarihten önce çerçevenin sağ yanında atım yatağının hemen altına vuruluyordu (silver chrome, practical gibi güncel modellerde de oraya vurulmakta idi)
"Browning Arms Company" yani Amerika'ya gönderilen tabancalarda seri numarası çerçeveye hiç konulmamaya başlandı.
Yine 1971 yılında, proof-marklar, seri numaraları, yazılar daha modern tekniklerle işlenmeye başlandı. Bu yüzden bu tarihten önceki modellerde ibareler daha derin karakterli iken, artık daha sığ karakterler yapılmaya başlandı.
1972 yılına geldiğimizde meşhur yuvarlak horoz (round/commander-hammer) yerini düz horoza (spur-hammer) bıraktı. Horoz ayağının geçme noktasında, horoz sırtının geometrisinde yine değişiklikler yapıldı. Burada yine bir parantez açalım, C serisi öncesi tabancaların horozları sırf yuvarlak horoz takabilmek için yeni nesil BHP'lere takılıyor. Bu hatalı bir modifikasyondur.
Bu yıl yine ilk defa BHP'lere ayarlı gez seçeneği geldi (bildiğimiz klasik tangent-sight -dereceli- olan dışında vida ile sağ-sol ayarı yapılan gezlerden söz ediyorum)
1973 yılında tabancalara vurulan "Fabrique Nationale d'Armes de Guerre" (Ulusal Savaş Silahları Fabrikası) ibaresi yerini "Fabrique Nationale Herstal" ibaresine bıraktı. Bu tarihten itibaren üretilen silahlara artık sadece bu yazı işlenmeye başlandı.
1973 yılında namlu üzerinde marka ve yazıların konulacağı yerlerin son halini gösterir proje şeması. BHP .30 luger örneği.
![[Resim: MG-7655.jpg]](https://i.ibb.co/5xSn0yXb/MG-7655.jpg)
Yine 1973 yılında kapağın ön kısmındaki namlu burcunda değişiklik yapıldı. Daha dışa doğru çıkıntılı ve etrafında nispi bir taçlama yapıldı.
Yine bu yıl ilk kez bay Saive'in bir projesi olarak "lightweight" yani alüminyum alaşım çerçeveli BHP'ler birazda test amaçlı üretildi. Bilindiği kadarıyla Belçika polisine bu tabancalar dağıtıldı ancak Amerika'da koleksiyonerlerin elinde hala az sayıda da olsa bulunabiliyor. Koleksiyon değeri yüksek tabancalardır.
Günümüzde ABD'de bulunan, Belçika motorsikletli polisleri için üretilmiş olan alüminyum alaşım çerçeveli (Gövdesi tıpkı Beretta 92'ler gibi) BHP'lerden birisi.
![[Resim: 20201006-170545.webp]](https://i.ibb.co/ksg7cDyT/20201006-170545.webp)
1973'te BHP'nin 7.65 x 21 Parabellum / .30 Luger çapında mühimmat kullanan modeli özellikle İtalya gibi 9x19 mühimmatın yasak olduğu ülkeler için az sayıda da olsa üretilmeye başlanmıştır. Bu tabancalarında koleksiyon değer yüksektir. Ayrıntılı bilgi için: Browning HP 7.65 x 21 (.30 luger)
Bu değişikliklerle birlikte FN proje adını "Type-73" olarak güncelledi. Proje dosyaları bu şekilde değiştirildi ve tabanca kağıt üzerinde bu kod isimle anılır oldu.
Type-73 ise FN arşivlerinde şu şekilde görünüyordu
![[Resim: 3.jpg]](https://i.ibb.co/Q7fwq4jk/3.jpg)
1975 yılının sonlarına doğru C kodlu seri numaraları bitirildi ve yerine bugün hala kullanılan harf sistemi ve sayı ön eki geldi (245). Bu değişikliğin ana sebeplerinden birisi artık bilgisayar sistemlerinin (evet 1975) kayıt ve projeler için kullanılmaya başlanmasıdır. 245RT01001
245 = Modelin kodu (9mm BHP örneğin .40 S&W BHP için bu ön ek 2W5'tir)
RT = Üretim yılının son iki hanesi, R=7, T=6 yani 76/1976
01001 = Seri numarası
1980 yılında FN uzun süredir planlanan sivil üretim hattını Portekiz / Viana'ya taşıdı. Bu işlem yine maliyetleri azaltmak için yapılmıştı. Aslında önce hafif silah sanayisi o dönem için çok kötü olmayan İspanya'da karar kılınmış ancak ülkedeki politik ortamın tutarsızlığı her ne kadar Franco ölmüş olsa da buraya yapılacak yatırımın, Portekiz'e gitmesine neden olmuştu.
Portekiz Viana FN tesislerinin girişi https://browningviana.pt/
![[Resim: mage-1-2048x1365.webp]](https://i.ibb.co/tp32f7jZ/mage-1-2048x1365.webp)
Serimiz savaş sonrası "Modern Dönem" bölümüyle birlikte devam edecektir.
|
|
|
| Farklı şehirlerde silah devir satış işlemi |
|
Yazar: mustafaondeer - 12-03-2026, 00:19 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum (12)
|
 |
Arkadaşlar merhaba bulundurma ruhsatlı tabancam mevcut, ve ben şehir dışından bir emniyet mensubuna silahımı satacağım. İnternette araştırmama rağmen gerekli bilgiyi edinemedim. Noter dilekçesi ve ruhsat fotoğrafımı alıcı kişisine göndersem yeterli oluyor mu ? Yoksa benim alıcı tarafının şehrine emniyet müdürlüğüne gitmem mi gerekiyor? Tecrübesi ve bilgisi olan arkadaşlardan yardım istiyorum teşekkürler..
|
|
|
| CZ 75 AUTOMATIC |
|
Yazar: barisdogan - 08-03-2026, 13:32 - Forum: CZ
- Yorum Yok
|
 |
CZ 75 AUTOMATIC
CZ-75 Automatic, Çek Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren Česká Zbrojovka Uherský Brod tarafından geliştirilen ve klasik CZ-75 platformunun tam otomatik ateş edebilen özel bir varyantıdır. Modelin geliştirilmesi, 1980’li yılların sonlarında bazı askeri ve güvenlik birimlerinin yakın mesafede yüksek ateş yoğunluğu sağlayabilen kompakt silahlara olan ilgisinin artmasıyla gündeme gelmiştir. Özellikle dar alanlarda görev yapan koruma birimleri ve özel operasyon unsurları için, tabanca boyutlarında fakat kısa süreli yüksek ateş hacmi üretebilen platformlar üzerine çeşitli çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmalar sonucunda model 1992 yılında CZ-75 Automatic adıyla tanıtılmıştır.
![[Resim: 55135508404_3f44ec392e_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55135508404_3f44ec392e_z.jpg)
Bu model, tasarım olarak klasik CZ-75’in mekanik altyapısını büyük ölçüde korumakla birlikte, ateş kontrol sistemine eklenen otomatik ateş mekanizması sayesinde farklı bir kategoriye yerleşir. Teknik açıdan değerlendirildiğinde CZ-75 Automatic; tabanca ergonomisini koruyan, fakat ateş seçici (selector) mekanizması sayesinde yarı otomatik ve tam otomatik atış modları arasında geçiş yapılabilen bir sistem olarak tasarlanmıştır. Bu nedenle literatürde zaman zaman “machine pistol” yani makineli tabanca sınıfına yakın bir platform olarak değerlendirilir.
![[Resim: 55135275536_57fc248c5d_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55135275536_57fc248c5d_c.jpg)
Silahın çalışma prensibi, temel olarak John Browning kökenli kısa geri tepmeli kilitleme sistemine dayanan CZ-75 mekanizmasına dayanır. Standart CZ-75’ten farklı olarak Automatic modelde, tetik ve ateşleme grubuna entegre edilen özel bir otomatik sear mekanizması sayesinde sürgü her kapanışında tetik tekrar bırakılmadan yeni bir atış gerçekleşebilir. Ateş seçici devreye alındığında, sistem klasik yarı otomatik çalışma prensibine geri döner.
Teorik atış hızı yaklaşık olarak dakikada 1000 mermi civarındadır. Bu değer tabanca sınıfındaki bir platform için oldukça yüksek kabul edilir. Bu nedenle modelde pratik kullanımda kontrolü artırmak amacıyla bazı yardımcı unsurlar düşünülmüştür. En bilinen özelliklerinden biri 26 mermi kapasiteli uzatılmış şarjörlerdir. Bu şarjörlerin alt kısmında yer alan küçük ön tutamak (forward grip), özellikle tam otomatik atış sırasında silahın yükselmesini ve kontrol kaybını azaltmayı amaçlayan ergonomik bir çözüm olarak tasarlanmıştır.
CZ-75 Automatic, standart CZ-75 ile birçok yapısal özelliği paylaşır. Sürgünün gövde raylarının içinde hareket ettiği karakteristik CZ tasarımı korunmuştur; Silah 9×19 mm Parabellum mühimmat kullanır ve temel şarjör mimarisi CZ-75 ailesiyle uyumludur. Ancak tam otomatik çalışma sırasında oluşabilecek yüksek mekanik stres nedeniyle bazı iç parçalar güçlendirilmiş ve ateş kontrol grubu yeniden düzenlenmiştir.
![[Resim: 55135513374_44eb795a33_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55135513374_44eb795a33_c.jpg)
Geliştirilme sürecinde modelin temel amacı, hafif ve kompakt bir platformda kısa süreli yüksek ateş yoğunluğu sağlayabilmekti. Bu nedenle silahın uzun süreli tam otomatik kullanımından ziyade, kısa kontrollü seri atışlar için tasarlanmış bir platform olduğu değerlendirilir. Nitekim teorik olarak yüksek ateş hızına sahip olsa da tabanca ergonomisi nedeniyle uzun süreli tam otomatik atışların pratikte kontrol edilmesi oldukça zor olabilir. Bu durum, benzer sınıftaki diğer makineli tabancalar için de geçerli bir özelliktir.
Üretim açısından CZ-75 Automatic hiçbir zaman geniş çaplı seri üretim yapılan bir model olmamıştır. Daha çok sınırlı sayıda üretilmiş, belirli kurumlara ve test programlarına yönelik geliştirilen bir varyant olarak kalmıştır. Bu sınırlı üretim durumu, modelin günümüzde koleksiyon piyasasında nadir görülmesine neden olmuştur. Standart CZ-75 modellerine kıyasla daha az sayıda üretilmiş olması, özellikle CZ platformuna ilgi duyan koleksiyoncular arasında modelin değerini artıran unsurlardan biri olarak kabul edilir. Tabancanın koleksiyon değerinin 25.000-30.000 Dolar olduğu söyleniyor.
![[Resim: 55134391962_5e42057c38_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55134391962_5e42057c38_z.jpg)
Sonuç olarak CZ-75 Automatic, klasik CZ-75 tasarımının mekanik altyapısını koruyan ancak seçilebilir ateş modu sayesinde tam otomatik kabiliyete sahip olacak şekilde geliştirilmiş özel bir varyanttır. Tabanca ergonomisini korurken kısa süreli yüksek ateş hacmi sağlayabilmesi, onu silah tasarım tarihinde ilginç ve nispeten nadir görülen platformlardan biri haline getirmiştir.
Ülkemizde mevzuat gereğince yasak olan bu nadir tabancanın iki videosu aşağıdadır. Saygılarımla.
https://youtube.com/shorts/_B1BrvQhuzo?s...Wt_147q8FA
|
|
|
|