| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 320 aktif kullanıcı var. » (1 Üye - 316 Ziyaretçi) Baidu, Bing, Google, Colt1911
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
07-10-2026, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 206
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,781
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,627
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 490
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 957
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 249
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 390
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,247
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 489
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 535
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,988
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 289
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 301
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,961
|
|
|
| Blaser R8 ve R93 sistem karşılaştırması |
|
Yazar: blacksea - 04-05-2024, 14:52 - Forum: Av ve Avcılık Tüfekleri
- Yorum Yok
|
 |
2024
Eski forumda Sn yivlici tarafından hazırlanmış BLASER R8 – R93 incelemesi kendisinin izni ile aşağıdadır.
Hatırlatma:
Yazıdaki resimler silindiğinden, aşağıdaki resimler tarafımdan eklenmiştir.
Sn yivlici 16-06-2012:
R93
![[Resim: 53696592962_1840d0b46f_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53696592962_1840d0b46f_c.jpg)
![[Resim: 53697693233_90bf5f8549_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697693233_90bf5f8549_c.jpg)
R8
![[Resim: 53697482566_592f129b94_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697482566_592f129b94_c.jpg)
![[Resim: 53697825809_e66f97889c_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697825809_e66f97889c_z.jpg)
![[Resim: 53697825784_da0d04be44_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697825784_da0d04be44_z.jpg)
![[Resim: 53697825779_3f8b407aa2_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697825779_3f8b407aa2_c.jpg)
Blaser, marka ve ürün gamı olarak tamamen oturmuş, kendine has kilit ve gövde sistemleri ile ilk bakışta ayırt olunabilecek bir marka haline gelmiştir. R serisinin mekanizma kolu dizaynı ve çalışma prensibi alıştığımız tüm kilit sistemlerinden farklıdır. Klasik '' bolt action '' sistemde mekanizma sürgüsünü ittiğinizde şarjörden bir mermi alarak namlu yatağına doğru önünde sürükler, yatağa sokar ve kolu çevirmeniz ile mekanizma başındaki kilitler kubuz üzerindeki yuvaya oturmak veya namlu içindeki kilit yataklarına oturmak sureti ile kilitlemeyi sağlar ( Mauser 98, Sauer, Mauser 66, Sako, Remington, Steyr Mannlicher vb. ). O esnada mekanizma başında bulunan tırnak mermi kovanını kavramak sureti ile patlama esnasında mermiyi sabit tutar. Mekanizma 54 derece ( Weatherby ), 60 derece ( Browning, Sauer, Steyr ) veya 90 derece ( Mauser 98, Ruger M 77 vb) ters istikamete çevrilmek sureti ile kilit açılır. Çekme anında gövdenin arka bölümünde bulunan çarpıcı / kovan fırlatıcı ( ejector ) tabir ettiğimiz parçaya kovan tablasının sol tarafını çarptırarak kovanın tırnaktan kurtulmasını ve fırlamasını sağlar ( Mauser 98, CZ 550, Ruger vb). Veya mekanizma baş kısmındaki alttan veya yandan yay destekli bir pim, tırnak tarafından tutulmakta olan kovana sürekli baskı uygular. Yataktan ve gövdeden kurtulan mermi baskı noktası bitiminde derhal fırlar ( Steyr Mannlicher, Remington, Heym, Sauer, Blaser R serisi vb). Bu saydığım tüfeklerin sistemleri mümkün olan basitlikte tutulmaya çalışılmış, az parça ile sistem sağlıklı çalıştırılmak istenmiş ve bu çok büyük bölümünde başarı ile sağlanmıştır.
Tam bu esnada Blaser devreye girmekte. Blaser tüm geleneksel sistemlerin aksine, yepyeni bir kilitleme ve sürgü sistemi getirmiştir ve başarı ile çalıştırmıştır( Bu sistem ilk kez Mannlicher 1895 ' de denenmiştir ). Blaser mekanizma başının yuvası gerisinde daire şeklinde bir boşluk mevcuttur. Sistem, kilit görevi yapan yaylı kısmın bu yuvaya oturarak, patlama esnasında dilimlenmiş görünümdeki yayların esneyerek kilit görevi görmesi esasına dayanmakta. İlk bakışta anlaşılması zor bir sistem. Sürgüyü ittiğiniz zaman yaylar, ön bölümü 2 mm kadar dar olup, iç ölçüsü aynı olan yuvaya oturup, mekanizma kolununu nihai pozisyona getirmeniz ile kilitlemeyi sağlamaktadır. Normal pozisyona geçen sürgü kolu patlama esnasında esneyerek kilit görevi gören yayların daralıp yuvadan çıkmasını engellemekte ve eylem tamamlanmaktadır.
Bilindiği üzere uzun uzadıya anlatılan bu işlem 1 saniyeden az bir zamanda çalışmaktadır. Usta bir atıcının 4 saniyede 5 mermi atabilmesi mümkündür. R serisinin kilit esası bu. Ancak Blaser sistemdeki bazı aksaklıkları fark ederek R 8 sistemini çıkardı. Öncelikle R 93 serisi tüfekler boşaltması çok çabuk ancak doldurması zor ve zaman alıcı idi. Kilitlemede aşırı soğuklarda ve refleks atışlarda zaman içinde istenmeyen bazı şikayetler gelmeye başladı. Bunun önüne geçebilmek adına çok ciddi revizyon yapılarak R 8 serisi imalata konuldu. Bu serinin 1. avantajı tüfeği doldurmayı çok kolaylaştırmış olması ve güvenlik sınırını en üste taşımış olmasıdır. Fotoğraflarda da görüleceği üzere 2 sistem arasında benzerlik olmasına rağmen yeni serinin ciddi bir revizyon görmüş olduğudur.
Öncelikle çok kolay değişim imkanı veren ve size müthiş bir emniyet ve silah güvenliği sağlayan şarjör sistemidir.Çift taraftan gövdeye tutturulan şarjör çok kolay bir şekilde tüfekten alınabilmekte ve yenisini kısa sürede takma imkanı vermekte. Aynı zamanda şarjör gövdede bulunan yuvalara baskı uygulayarak sistemi çalışabilir hale getirmekte ( resim 10). Bu müthiş bir silah güvenliğidir. Şarjörünü aldığınız bir Blaser R 8'in çobanın sopasından farkı kalmamaktadır. Tetik zaten şarjör ile bütün olduğundan, sistemi devreye sokan elemanların baskı noktaları boşaldığından hiç bir işe yaramaz bir demir yığını olur. R 93'te böyle bir imkan olmadığından komple sürgüyü almak veya tüfeği Allah'a emanet etmek zorundaydınız.
![[Resim: 53697923010_dc628958ce_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697923010_dc628958ce_c.jpg)
Yeni sistemde mekanizma iç parçaları eskisine göre kalınlaştırılmış, mekanizma başı et kalınlığı genişletilmiştir ( resim 6). Namlu yatak kısmı et kalınlığı da 2 mm kadar artırılmıştır ( resim 2). Ancak bu kalınlaştırma R 93 serisinin montaj ayaklarını kullanmaya engel bir durum değil.
![[Resim: 53697527726_1b76a58691_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697527726_1b76a58691_c.jpg)
Bir çok R 93'e dürbün taktım ve saha ayarlarını yaptım. Atışları tamamında iyi sayılabilecek kategoride idi. Kötü atış yapanına veya kabul edilebilir sınırların dışına çıkana rastlamadım. Gerçi kullandığım tüfeklerin tamamının standart üstü versiyonlar olduğunu belirtmeliyim. Bir tüfek parası kadar permi bedeli zorunda olan insanlar hali ile standart versiyon tüfek almak istemiyor. Ancak bu noktada enteresan bir tespitimi de belirtmek istiyorum. Şu ana kadar 40' ın üstünde R8 ve R 93 serisi tüfeğe dürbün takıp, 600 metreye kadar saha ayarlamalarını yaptım. Bu atışlarda imalatta bulunan 3 tip namlu ile bol miktarda atış imkanım oldu. Bunlar standart namlu, 19 mm fluted ( oluklu ) namlu ve 22 Match Grade namlular. Match Grade' lerde '' muzle brake '' yani namlu önü kompansatörü sistem mevcut idi. Aynı mermiyi tamamen aynı dürbün ve aynı arazi ve sehpa sisteminde atmış olmama rağmen 19 fluted namluların bariz bir şekilde öne çıktığını söyleyebilirim. Teorik olarak 22 match namluların çok daha iyi skorlar atması gerekir iken, bu konuda beklenen performansa benim atışlarımda ulaşmadığı kesin. Deneme atışlarında '' muzzle brake '' i sökünce atışlarda bir iyileşme gözlemledim. Blaser'in kullandığı sistem gazın tamamını yanlara boşaltma esası ile çalışıyor. Şahlanmaya faydası olmakla beraber hayal edilen kadar değil. Şimdi markasını hatirlamadığım yüksek kategori bir tactical tüfekte gaz boşlukları sadece üst tarafta idi ve çap 338 lapua olmasına rağmen stabilitesi daha sağlıklı idi. 22 namlular bir miktar daha geç ısınma yapmasına karşılık, soğuma süresi daha uzun. Standart namluların ise bu anlamda yüksek kalite bir Alman tüfeğinden farkı yok. Alınacak olsa av şartları göz önüne alındığında 19 fluted daha sağlıklı bir seçim gibi duruyor.
R 93 tüfekten ayrılan parça olmaması ile avantajlı gibi dursa da, R8 yenilikleri ve artırılmış emniyet ve güvenlik sistemi ile daha çekici. 2 mekanizmayı arka yüzlerini çevirip yan yana koyduğunuzda R 8 farkı hemen öne çıkmakta. Her iki versiyonunda tetiklerinin muhteşem olduğunu söyleyebilirim. R 8 serisinde bir şarjör oturma ve tetik sisteminin çalışmaması sorunu var. Onun sebebini ( horozu düşüren tetik çıkıntısının ayar vidasının boyu kısa) Blaser da görmüş ve 2 ay önce bu konuda düzeltmeye gitmişler.
Benim tüfek anlayışımda ayrılan parça olmamalıdır ( şarjör, sökülen namlu, 2 parçalı kundak gibi ), ancak görünen durumda dünyada yeni bir tüfek ekolü var ve tüm markalar bu yönde çalışma yapmaktalar. Daha hızlı çalışan sistem, değişebilen namlular, daha hafif tüfekler, daha kısa namlular, kısaltılmış kovan boyları, polimer uçlu ve kimyasal yapıştırma uygulanmış çekirdekler vb . Yeni düzeneklere hazırlıklı olmalı ve biraz fikirlerimizde revizyona gitmeliyiz gibime geliyor. Bu gidişle tüfekte de '' LAYLONLAR '' , , piyasaya çıkar ve tutulursa hiç şaşırmam.
Selçuk AYDIN
|
|
|
| CZ yivli tüfekler üstüne genel değerlendirme |
|
Yazar: blacksea - 04-05-2024, 14:50 - Forum: Av ve Avcılık Tüfekleri
- Yorum Yok
|
 |
2024
Eski forumda Sn yivlici tarafından hazırlanmış CZ incelemesi kendisinin izni ile aşağıdadır.
Hatırlatmalar:
1. Yazının kendi resimleri silindiğinden, aşağıdaki resimler tarafımdan eklenmiştir.
2.2011 yılında CZ nin güncel ve MKE tarafından ithal edilen modeli 550 idi, dolayısıyla inceleme yazısı CZ 550 modeline ait.
Sonraki yıllarda 550 modeli üretimden kaldırıldı ve memlekete 557 modeli (527 ile beraber) ithal edildi. 2024 yılında halen MKE de satışta olan 557 modelinde tırnak, ejector, bolt vs gibi farklılıklar var (557 üretimi de durdu, güncel model henüz memlekete gelmeyen 600).
Aşağıdaki resimde 500 ile 557 nin bolt farklılıkları ve de doğal olarak besleme ve tahliye farklılıklarını göstermeye çalıştım:
![[Resim: 53696493712_f8cbcacbec_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53696493712_f8cbcacbec_o.jpg)
Sn yivlici 25-06-2011:
Sn forum üyeleri, bilindiği üzere CZ yivli tüfekleri artık ülkemiz avcısının en çok rağbet ettiği yivli tüfek konumunda. İş dolayısı ile elimden çok miktarda CZ gelip geçmekte. Hemen hemen her çaptaki tüfeği deneme ve inceleme fırsatım oldu. Bu tecrübelerimi burda sizlerle paylaşmak istiyorum.
![[Resim: 53697592673_c91b6efb30_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697592673_c91b6efb30_o.jpg)
![[Resim: 53697725454_0d2531ac6a_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697725454_0d2531ac6a_o.jpg)
![[Resim: 53697725464_9fbda69315_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697725464_9fbda69315_o.jpg)
![[Resim: 53697725439_9d807f461e_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697725439_9d807f461e_o.jpg)
Öncelikle ticaretteki bir kuraldan bahsetmek istiyorum. '' Fiyat fayda ilişkisi '' diye bir şey var. Aldığınız ürün her ne olursa olsun muhakkak kendi cinsi içinde bir kategoriye aittir. 500 $ lık bir ürün alıp bundan 5000 $ lık bir ürünün performansını ve kalitesini beklemek ancak iyi niyetli hayal kurmaktır. Ancak bu 5000 $lık ürünün de mükemmel olacağı anlamına gelmez. Mükemmeli şartlar belirler. Modifiye edilmiş bir arazi aracının asfalttaki lastik gürültüsü ve ağırlığı onu kötü yapmaz. Sadece yanlış üründen yanlış iş beklediğiniz anlamına gelir.
Buradan hareketle, artık piyasada oturmuş bulunan CZ yivli tüfeklerini bu bağlamda değerlendirdim. Tamamen şahsi görüşümdür.
![[Resim: 53696493752_fc2240c027_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53696493752_fc2240c027_c.jpg)
![[Resim: 53696493732_719a9fd4a4_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53696493732_719a9fd4a4_c.jpg)
![[Resim: 53697725459_1b34a11726_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697725459_1b34a11726_c.jpg)
![[Resim: 53697822100_7e8db978a2.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/53697822100_7e8db978a2.jpg)
Yazımı çok uzatıp sizleri sıkmak istemiyorum, bu yüzden kısaca avantaj ve dezavantajları sıralamak istiyorum.
Artı yönleri:
1- Tüm CZ ' ler tabancaları dahil olmak üzere ekonomik ürün grubundadır, fiyat fayda ilişkisinde ön sırada yer aldıkları açık bir gerçektir.
2-Tüfek namluları dövme malzemedir, dolayısı ile metal yoğunluğu yeterli seviyededir.
3-Mekanizmaları talaşlı imalat olup, uygun evsaftaki çelikten imal edilmiştir.
4-En önemli kısımlardan birisi olan tırnak, Mauser K98 kopyası olup, bilinen en sağlam tırnak sistemidir. Kovan dip tablasının nerede ise yarıya yakınını kavramaktadır, bu da sıkışmış bir kovana 4/3 oranında güç uygulama imkanı sağlar. Kavrama yüzeyinin geniş olması sıyırma ihtimalini çok ciddi oranda düşürür, tamamen sıyırmaz demiyorum. Ama standart tırnaklı tüfeklere oranla bu yüzde çok düşüktür.
5-kilitler klasik K98 sisteminin kopyasıdır. Ön kilitler yekpare olduğundan çok güvenlidir, arkada bulunan kontra kilit ise mekanizmanın geri gelme ihtimalini neredeyse sıfıra indirmektedir. Gerçi kilitlerin ikisinin birden kırılma ihtimali devletimizdeki eksiklerin sıfıra inmesi ihtimali kadardır ama, yine de ihtimaldir.
6-Gez arpacık oldukça hassas ölçüde dizayın edilmiş. Mevcut CZ fabrika nişangahlarının yeni başlayanlar için iyi bir nişangah sistemi olduğunu düşünüyorum.
7-Set kesimleri genelde düzgün, namlu ağzı kesimi fena değildir.
8-Dürbün montajında tüfeğin üstündeki kızaklar, tüfeğe ayakların kilitlenmesinde veya vidalı montajda ( sağlıklı olan yöntem budur) uygulama kolaylığı getirmektedir.
9-Tüm CZ yivli tüfeklerde magnumlarda 2, standartlarda 1 adet olmak üzere darbe tutucu mevcuttur. Ama magnumların ön tutucusu var ile yok arası bir şeydir.
Eksi yönleri:
1- Kundak çok kullanışsız ve estetikten uzak bir formda, kundak tüfek birleşimleri çok sağlıksız ama düzeltmek mümkün. Yataklamalarda nerede ise 2 avuç malzeme kullanıyorum.
2-Kubuz iç yüzeyleri tesviye görmemiş , CNC' den çıktığı gibi montaja gitmiş, sanki bu da mekanizmanın rahat çalışmasına ciddi bir engel teşkil etmekte. Ama düzeltmek mümkün.
3-Kubuz gövdesi alüminyum, tabi bu doğramalık alüminyum değil ama yivlide olması gereken o güzel metal sesini asla vermiyor.( malesef son dönemde bir çok firma maliyet hesabından bu yola başvuruyor)
4-Mekanizma kolunun açısı çok kötü, seri atışlarda takılmaya sebep oluyor ama düzeltmek mümkün.
5- Mekanizma topuzunun dış yüzeyinde tırtır olmaması kavramada sıkı tutmaya bir miktar engel, parlak yüzeyli olması seri çekmede kavrama sıkıntısına neden oluyor, değişmesinde fayda var.
6-Tırnak mekanizma birleşimi tesviyesiz, kolu çevirirken ciddi bir sıkışmaya sebep olmakta.
7- Bizim zarf kapağı tabir ettiğimiz, mermiyi şarjöre basarken mermilerin üstüne geldiği parça plastik, aşınmaya müsait.
8-Tetik ayarlanabilir tetikler içindeki kötü seçeneklerden biri, üstünde çalışınca bazen randıman veriyor, ama kıl sistemini iptal edecek derecede hassasa ayarlandığında süper oluyor diyebilirim.
9-Magnumların ön stopperi mutlaka yeniden kaynaklanmalı, çok zayıf bir konumda.
10- Vida bağlantıları mutlaka değişmeli
SONUÇ
CZ marka yivliler üstünde çalışılırsa iyi sonuç verebilecek tüfekler. Fiyat fayda ilişkisinde ön sıralarda yer alıyor. Çok uzun mesafelerde '' Match '' tüfek kalitesini kimse beklemesin veya abuk sabuk mesafelerden çok iyi sonuçlar attığını kimse söylemesin. İyi sonuç göreceli bir kavram. Benim kötüm bir başkasının iyisi olabilir. Benim değerlendirmem 300 metredeki 60x40 ebadındaki bir hedef için değildir. Şahsi kanaatim '' Alıp ava gider misin ? '' derseniz, alırım ve giderim. Ancak üstünde çalıştıktan sonra kullanırım. En önemli bölüm olan namlu sorunsuz. Gerisi de fani şeyler zaten, müdahale mümkün. Bu rakama TÜRKİYE şartlarında daha iyisi alınamaz. Alan herkese hayırlı olsun.
Diğer önemli bir nokta da distrübütörünün yaklaşımı ve malına sahip çıkması, bu konuda CZ rakipsiz diyebilirim.
Saygılarımla
Selçuk AYDIN
|
|
|
| Girsan MC 28 SA |
|
Yazar: sentinel - 04-05-2024, 02:31 - Forum: Girsan
- Yorum (8)
|
 |
Girsan’ın 2016 yılında üretimine başladığı MC28 SA modeli tabancasıyla ilgili incelemem.
![[Resim: Girsan-MC28.jpg]](https://i.ibb.co/Cs6rH9C/Girsan-MC28.jpg)
![[Resim: Girsan-MC28-SA.jpg]](https://i.ibb.co/2PpMPNC/Girsan-MC28-SA.jpg)
Teknik bilgi;
MODEL - MC28 SA
Kalibre - 9mm x 19
Çalışma Sistemi - Kısa Geri Tepmeli
Ateşleme Sistemi - Yarı Otomatik
Uzunluk - 193.8 mm
Yükseklik - 144.8 mm
Genişlik - 30 mm
Ağırlık (Boş şarjörsüz) - 725 gr
Şarjör Kapasitesi - 15
Boş Şarjör Ağırlığı - 94 gr
Dolu Şarjör Ağırlığı - 278 gr
Namlu Uzunluğu - 108 mm
Namlu Yivleri - Sağ Yönde 6 Adet (250 mm)
Nişan Düzeni - Önden Geçme Arpacık, Kırlangıç Geçme Yarıklı Gez
Nişan Hattı Uzunluğu - 151.8 mm
Emniyet Sistemi - İğne Emniyet Bloğu, Tetik Emniyeti, Hazne Dolu Göstergesi, İğne Kurulu Göstergesi
Tetik Hareketi - Tek Hareketli
Tasarım;
Girsan MC-28, temelde 2005 yılından itibaren üretilen S&W M&P’nin tersine mühendislikle üretilmiş bir versiyonudur.
Kontroller;
M&P ile hemen hemen aynıdır ancak sürgü tutma mandalı çift taraflı değildir, şarjör mandalı daha düşük profilli ve düzdür. Yayı serttir ve kullanmak için el yapınıza göre kavramayı bozabilecek bir çaba gerekir.
![[Resim: sights-and-cocking-indicator.jpg]](https://i.ibb.co/L6gVhDb/sights-and-cocking-indicator.jpg)
Sürgü;
Benim kullandığım modelde olmasa da, bazılarında atım yatağı/sürgü birleşim yerinde ‘hazne dolu göstergesi’ boşluğu vardır. Sürgü kapağında, tetiğin kurulu olduğunu belirten bir indikatör bulunmaktadır. Gez kırlangıç geçme, arpacık ise önden geçme standart 3 nokta beyaz tercih edilmiştir. Ufak bir işlem uygulayarak M&P’ye uygun bir gez ile değiştirilebilir.
![[Resim: grip-detail.jpg]](https://i.ibb.co/86ytJ6y/grip-detail.jpg)
Kabza;
Kabza kapakları yanlar ve arka tarafı kapsayacak şekilde tek parça üretilmiş olarak üç boyutta gelir ve yumuşak plastikten imal edilmiştir. Ergonomik olarak M&P serisini andırmaktadır. Ancak tutuş hissiyatı, dikdörtgen bir profil demiri tutuyormuş gibi köşeli ve kaygandır. Bu kapaklar uzun süreli kullanımda daha da yumuşayıp, dokusu silgi gibi aşınır. Ben ergonomiyi iyileştirmek adına kabzaya, tenis raketlerinin saplarında kullanılan bantlardan sardım.
![[Resim: cz75-magazine-vs-Girsan-MC28-Magazine.jpg]](https://i.ibb.co/SxVMwDG/cz75-magazine-vs-Girsan-MC28-Magazine.jpg)
Şarjörler;
MC-28’in şarjörleri, fabrika çıkışı olarak şarjör tüplerinin her iki yanına vurulan durdurucular nedeniyle 15 kapasitelidir. Gerdelin ilerlemesini engelleyen bu durdurucuları bir şekilde iptal ederseniz, fişek kapasitesini 17’ye yükseltebilirsiniz. Ayrıca CZ75 ve Kılıç 2000 şarjörleri uyar; uymayanını da kilit boşluklarını genişletecek çok ufak bir eğe işçiliği ile uydurabilirsiniz.
Tetik;
Tetik konusu biraz karışık. Tek hareketli ve iğne ateşlemeli bir silah olduğu halde, safe action hissiyatına sahip gibidir ama pürüzlü yürüyen, ağır ve çektikçe sünen bir karakteri vardır. Bu hareketliliğe sürgü de eşlik eder. Tetik duvarını aştığınızda ise net bir şekilde kırılır. Ağırlığını ölçme imkanım olmadı ama bir görev tabancasının sahip olması gereken ağırlıkta olduğunu düşünüyorum. Bu haliyle hassas atışlarda zorlayıcı bir tetiktir. Uzun zamandır yoğun kullanımda olduğundan, benim silahımın tetiğindeki pürüzlü hissiyat biraz azaldı ya da ben alıştım; ama ilk defa deneyimleyenler için fark edilir durumdadır. Bir gün poligoncu bir abimiz tetiği çekip iğneyi düşürmeden bıraktı ve silahın tutukluk yaptığını sanarak bana baktı. Yine M&P modeline uygun Apex gibi tetikler uyumludur ama ulaşması güç ve pahalıdır… İlk başta karışık olarak bahsettiğim durum şu: Aynı silaha sahip çoğu kişinin birbiriyle çelişen yorumlarıyla karşılaştım. Sanırım üretim sürecinde bir standart sorunu var.
![[Resim: lower-detail.jpg]](https://i.ibb.co/BfjCnMc/lower-detail.jpg)
![[Resim: slide-bottom.jpg]](https://i.ibb.co/80kc6y8/slide-bottom.jpg)
İç Kısımlar;
Pek iç açıcı değil. Kalıptan kalan polimer çapakları vb. şeyler vardır.
Atış;
Seri atışlarda kesinlikle kavrama zafiyeti göstermemek gerekiyor; yoksa silah bu fırsatı hemen değerlendirir. Gevşek tutuşa tahammül ve toleransı azdır. Sıkı kavranmazsa grupman çabuk dağılır ve gevşek bilek hatalarına yatkın hale gelir (failure to eject, stovepipe vb.). İsabetlilikle ilgili yorum yapabilecek kadar keskin bir atıcı olmasam da, 10 metrede optik sıfırlama için yaptığım destekli atışların genellikle birbirine temas edecek kadar toplandığını söyleyebilirim. Bu bir kriter midir, bilmiyorum.
Güvenilirlik;
Silah sıkıca kavrandığı sürece bir tutukluk durumu yaşamadım. Gerektiğinde silahımın çalışmasına dair bir endişem yok. 5 yıldan uzun bir sürede 3000’den fazla atış yaptım. Bu süreç içerisinde herhangi bir kırım yaşamadım. Şunu da belirtmem gerekir ki, ilk senelerde çok fazla iğne kırılması ve bunların hepsinin fabrika tarafından yeni üretilmiş iğnelerle değiştirildiği ile ilgili duyumlar aldım.
![[Resim: Screenshot-20240503-235318-Gallery.jpg]](https://i.ibb.co/mCZ5gGP/Screenshot-20240503-235318-Gallery.jpg)
![[Resim: Screenshot-20240504-000101-Gallery.jpg]](https://i.ibb.co/Fw8xLz4/Screenshot-20240504-000101-Gallery.jpg)
Genel değerlendirmem, basit ve ucuz bir iş görme aracı olduğu yönünde. Çalışıyor mu? Evet, ama o kadar… Halbuki baz aldıkları platform olan M&P, Glock’la yarışan ve popüler bir modeldi. Biraz daha fazla özenle ve daha az karlılık kaygısı ile üretilseydi, çok güzel bir millileştirme projesi olabilirdi. Neyse ki, bu model üzerinde elde ettikleri tecrübeyi yeni modelleri olan Yavuz 9 serisi ile telafi ettiklerini düşünüyorum. Ama imaj kolay bozulan, zor düzeltilen bir şey…
Resimlerin kaynağı;
https://www.huntinggearguy.com/competiti...sa-review/
|
|
|
| Tabancayla Birlikte Fener Kullanımı |
|
Yazar: ceycey - 03-05-2024, 23:36 - Forum: Taktik ve Eğitim
- Yorum Yok
|
 |
xlcod3r üstadın 14.12.2008 tarihinde açtığı konu: (Seviyeli ve kaliteli tartışmalar var.)
Tabancayla Birlikte Fener Kullanımı:
Beyler,
Son zamanlarda üretilen tabancaların hemen hepsinde taktik ekipman rayı mevcut.
Bu rayları fener takarak kullanan var mı, bu şekilde kullanmak mevzuata uygun mu bilmiyorum.
Tabanca ile birlikte el feneri kullanmak gerekirse, bilinen beş teknik var.
Fener kaliteli bir fener olmalı, hedefi iyi aydınlatmalı. Neden dersek ;
Hedefi iyi görmek ve tanımak, algılamada hata yapmamak için.
Aşağıda hafif aydınlatılmış ve iyi aydınlatılmış iki hedef var.
İlk resimde arka plandaki ayı hemen fark edilmiyor.
Gelelim bu konuda şimdiye kadar geliştirilmiş ve genel kabul görmüş tekniklere;
1. Chapman Tekniği.
Bu tekniği keşfeden Ray CHAPMAN ilk IPSC (International Practical Shooting Confederation ) dünya şampiyonudur.
![[Resim: l0lwbtx.jpg]](https://i.hizliresim.com/l0lwbtx.jpg)
2. Harries Tekniği.
Bu tekniği Michael HARRIES keşfetmiştir.
Fener tutan el, aynı zamanda silah tutan ele destek görevi de görüyor.
![[Resim: 9c8mbnf.jpg]](https://i.hizliresim.com/9c8mbnf.jpg)
3.Roger's Tekniği.
Arkadan düğmeli fenerler için uyarlanmış bir teknik.
Görünüşte Chapmann tekniğine çok benzer.
İki parmak ile fener tutulurken üç parmak ile silaha destek yapılıyor.
![[Resim: tcyzmql.jpg]](https://i.hizliresim.com/tcyzmql.jpg)
4. Ayoob Tekniği.
Yine Chapmann tekniğine benzer bir tekniktir.
Parmaklar değişik şekilde tutuluyor.
![[Resim: l28xas9.jpg]](https://i.hizliresim.com/l28xas9.jpg)
5. Bu da FBI görevlilerinin kullandıkları bir tekniktir.
![[Resim: dw4aafv.jpg]](https://i.hizliresim.com/dw4aafv.jpg)
Resimler alıntıdır
Northwolf demiş ki:
FBI tekniğinde suçlu ilk 3 el ateş ederse o panikle umarım doğru yere ateş eder, keza ben hedefin pek vurulduğunu görmedim..
Panik atışlarında genelde hedef en güvenli yer oluyor...
Ayrıca o teknikte fenerin kenar ışıkları Görevlinin gövdesini az göstereceği gibi Elde doğrultulmuş silahı maktule tam şekilde gösterecektir. Aslında güzel ve caydırıcı bir teknik.
Tabi suçlunuz IDPA şampiyonu değilse
m16a2 demiş ki:
Ben G19 umda ITI nin M3 ünü kullanıyorum ve memnunum,indoor aydınlatması mükemmel,outdoor da da fena değil.
Bence feneri tabancaya takmak en iyi çözüm.
courvoisier demiş ki:
Bu teknikler icerisinde en rahat kullanidigm harries teknigi, egitimlerde de bunun uzerinde durduk...
elbette o teknigi en iyi manada uygulamak icin uygun bir el feneri bulmak lazim. ozellikle dugmesi arkasinda olan taktik fenerlerden... diger normal fenerler ile cok faydali olacagini sanmam... Çunku teknikte en onemli husus feneri hizli acip kapatabilme kabiliyetine sahip olmak lazim...
ceycey demiş ki:
Walther P 99'uma fener aldım.Akşamları bir yere giderken ve gece rayına takılı olarak duruyor. Bir elin boşta olması her zaman avantajdır.
![[Resim: 5ied29g.jpeg]](https://i.hizliresim.com/5ied29g.jpeg)
Glock demiş ki:
En makulü diğer elinizi boşa çıkaran tabancaya takılı fener taşımaktır çünkü sıcak temas durumlarında kimse tek elle sağlıklı dolum yapamaz o yüzden mümkün olduğunca tabancanıza monteli fener taşıyın bir fbı ajanı genelde sıcak durumlarda tek başına kalmaz yanında partneri veya s.wa.t timi vardır.Ama bizim böyle bir şansımız yok diğer eli boşa çıkarmakta %100 fayda var hayatı idame için saygılar...
Kara demiş ki:
Fener konusunda bir tecrübemi paylaşmak istiyorum müsaadenizle,
Silahla kullanılmak maksatlı üretilmiş bir ton değişik marka ve modelde taktik Fener mevcut. Açık havada kullanacaksanız yüksek aydınlatma gücü tercih sebebi iken, kapalı mekanda, özellikle tehdit harici masum kişilerin olabileceği ortamlarda aşırı kuvvetli fener kullanılmamasını tavsiye ederim. Zira yüksek aydınlatma gücü kapalı dar alanlarda hedefte parlamaya sebep olmakta ve hedefin teşhisinde sizi zora sokabilmekte.
Tehdidin elindeki silahı seçmede bile sorun yaratabilmekte, bununla birlikte kuvvetli ışığı sayesinde zifiri karanlıkta bulunan tehdidin gözlerinde geçici körlüğe de sebep olması gibi bir avantajı da yok değil.
Şahsen mümkün mertebe orta seviyede geniş acılı aydınlatma sağlayan arkadan açma kapama düğmesi olanları tercih ederim.
Saygılar...
undercover demiş ki:
Gece yapılan bina operasyonlarında sol elinizi de kullanmanızın gerektiği durumlar her zaman olur. Bu yüzden bu işi hobi değil de profesyonel olarak yapan kolluk birimlerinin silahlarının altına bir fener entegre etmeleri hayatlarını kurtarabilir. (Tecrübeyle sabittir.)
Özellikle alyan-vida gerektirmeyen tak çıkar kızaklı modeller oldukça pratik.
Survivor 1970 demiş ki:
Silaha takılı bir fenerin kullanıcısına sağlayacağı avantajlar olmakla birlikte, taktik sahada, görüş koşullarının zayıf olduğu ortamlarda, fener kullanmadan önce çok iyi düşünmek gerektiği kanaatindeyim. Zira;
1. Varlığınızın ve yerinizin belli olma ihtimali oldukça yüksektir,
2. Feneriniz çok güçlü olup, hasmınızda geçici körlük yaratsa bile eğer açıktaysanız, rastgele yapacağı atışlardan nasibinizi alabilirsiniz,
3. Hasmınız, fenerle aydınlattığınız bölgenin dışındaysa veya bu bölgenin dışında ikinci bir hedef şahıs varsa ifşa ve akabinde imha olabilirsiniz.
4. FBI, SWAT, SEAL gibi birimlerin İnternete koydukları artistik/propaganda içerikli her görüntü, bazen gerçek durumlarla örtüşmeyip, hüsranla sonuçlanabilir.
5. Feneri çalıştırdığınız anda meydana gelen ortam ışığı sizin de gözbebeklerinizin küçülmesine yol açıp, feneri kapatarak tekrar karanlık ortama döndüğünüzde, bir süreliğine gece görüş yeteneğinizi kaybetmenize neden olabilir ki, bu durum sizin için telafi edilemeyecek bir dezavantaja yol açabilir.
O halde taktik durumlarda feneri nasıl kullanabiliriz?
1. Aldatma taktiklerini kullanarak, yerimizi belli etmeyecek şekilde. Bu konu sizin hayal gücünüzle sınırlı olup, müteakip maddelerde çeşitli örnekler yer almaktadır.
2. Eğer iki kişiyseniz, biriniz uygun bir sütre gerisinde, diğeriniz ise hedefi atış altına alabilecek ve mümkünse yine bir sütre gerisinde muhtemel hedef bölgesine atışa hazır durumda bekler. Birinci şahsın fenerle hedefi aydınlatmasıyla ikinci şahıs hedefi tespit ederek atışını yapar. Atışla birlikte her iki şahıs süratle konumlarını değiştirerek, gözetleme/dinleme yapar. Eğer hedef(ler) saf dışı kalmadıysa faaliyet devam ettirilir.
3. Eğer tek kişiyseniz, feneri vücudunuza en uzak bir noktada tutarak (Silaha takılı bile olsa) ve atışı gerçekleştirmeyeceğiniz farklı bir noktada yakarak hedefi tespit etmeye çalışıp, akabinde feneri söndürüp hedefin pozisyonunu değiştirmeye fırsat vermeden farklı bir noktadan atış yapılmaya çalışılabilir. Mevzi değiştirmenize imkan yoksa, bir sütre gerisinde ayaktayken fener yakıp, süratle yere çömelerek veya yatarak atışınızı gerçekleştirebilirsiniz.
4. Yine tek kişiyseniz, zaman ve imkanınız varsa, feneri kapalı durumda ve hedefi aydınlatabilecek bir yere sabitleyip, sonrasında bir düzenekle (Tökez teli vb. bir düzenekle uzaktan komuta ederek veya zaman ayarlı bir düzenek hazırlama gibi.) yanmasını sağlayıp hedefi atış altına alabilirsiniz.
5. Her ne olursa olsun feneri yakmadan önce mutlaka bir gözünüzü kapatmalısınız ki, tekrar karanlık ortama dönüldüğünde bu kapattığınız gözle görüş ve atış imkanına sahip olabilesiniz. (Tabi bunun için rutin atışlarda ara sıra tali gözünüzle de atış yapmanızda fayda var.)
Tüm bu hususların dışında, tabancaya takılı ve namlu mihveriyle paralel hale getirilmiş ve ışığı odaklanmış bir fener ile loş bir ortamda, tetiği sıktığınızda fener yanacak şekilde, mermi atmaya gerek kalmadan, nişan almaksızın yapılan acele atış tekniklerinizi geliştirebilirsiniz.
Saygılarımla...
Eraonk demiş ki:
Survivor 1970 Yazdı: 5. Her ne olursa olsun feneri yakmadan önce mutlaka bir gözünüzü kapatmalısınız ki, tekrar karanlık ortama dönüldüğünde bu kapattığınız gözle görüş ve atış imkanına sahip olabilesiniz. (Tabi bunun için rutin atışlarda ara sıra tali gözünüzle de atış yapmanızda fayda var.)
Bu metot aynı zamanda araç kullanırken hayati öneme sahiptir. Özellikle yaz aylarında, tünel, katlı kavşak, kapalı otopark gibi ortam aydınlığının aniden değişeceği durumlarda uygulandığında sürücüye büyük avantaj sağlar.
meydey123 demiş ki:
Fenerle alakalı bende tecrübelerimi aktarmak isterim. Öncelikle silahta fener kullanmanın önemi silah kullanılan olayların %90'nının gece olduğunun bilinmesiyle başlar. Buna karşın eğitimlerde fener kullanımı üzerinde ya hiç durulmaz yada %100 de 1 lik bir önem verilir. Ben burada fotoğrafı gösterilen şekillerin hepsini denemiş biri olarak şunu söyleyebilirim. Feneri nasıl tutarsanız tutun silaha bütünleşik bir fener kadar kesinlikle hızlı ve isabetli olamazsınız. Özellikle fenerin kalınlığı ve açma düğmesinin nerde olduğu, nerede taşındığı çok önem arz eder. En iyi ihtimalle eğitim ortamındaki stresle bile feneri bulup çıkarıp açmak bide dolu taşınmayan silahı tek elle doldurmak falanda devreye girince size iki elinizin rahatlığını sağlayacak her model fener 2 şarjör boşaltacak zaman kazandıracaktır. Bir şarjörü panik halinde 3 saniyede boşaltıp fenerle şarjör değiştirmeyi bir deneyin sonra bana silaha bütünleşik fenerler yerinizi belli edeceğinden bahsedin.
Kendinizi operasyonel birliklerin tekniklerine değil de sizin silah taşımanızla yapabileceğiniz tekniklerde uzmanlaşmaya ihtiyacınız olduğunu hatırlatın. Kimse elinde 15 mermi alan bir tabancayla, karanlık hücre evine haldur huldur dalmaz. Eve girmeden plan yapar ,şok,hız,büyük çata hafif makinalı üzerinde gece görüş pointer, fener, tam dolu tabanca uzar gider böyle...
Karanlıkta arpacığınız gözükmüyorsa ciddi sıkıntı içindesiniz bunu bilin.
Survivor 1970 demiş ki:
Sayın meydey 123,
Tabanca ile fenerin birlikte kullanıldığı durumlarda, fenerin tabancaya takılı olması gerektiği konusundaki düşüncelerinize tamamıyla katılıyorum. Ama yine de tabancayla fener kullanımı konusundaki çekincelerimi bir kez daha dile getirmek istiyorum.
Taktik olsun veya olmasın, tabancaya takılı bir feneri yakan kişinin yeri anında belli olacaktır. Bu durum eğer fener takılı tabanca taşıyan kişi "Avcı", diğeri ise "Av" konumundaysa (yani kendisini savunacağı bir sapanı dahi yoksa hiçbir sorun tekil etmeyecektir.
Ancak, diğer şahıs da silahlıysa (Tabanca, bıçak, sapan, sopa vb.) fener kullanmak yarardan çok zarar getirebilir. Bu arada hedef şahısların gece görüş cihazı kullandıklarından eminseniz, üzerlerine fener doğrultmanızda bir sakınca olmayabilir.
Amaç ne olursa olsun, özellikle zayıf görüş koşullarında temel felsefe; "Görülmeden görmek, vurulmadan vurmak." olmalıdır.
Saygılarımla...
meydey 123 demiş ki:
Sayın Survivor 1970,
Çekincelerinize katılmakla beraber maalesef bu konuda yapılabilecek çok fazla etkili çözüm olduğu düşünmüyorum. Gerçek hayatta dediğiniz gibi size karşıdan bir atış geliyorsa yerimi göstermemek adına elimi açıp yukarıdan fener tutarak tek el ile dengesiz bir duruşla + zor bir nişan hattı ile atış yapmak istemem. Bu teknikte arpacığı ve ışığı buluşturmak zaten zor birde buna saklanma ve hareket etme kabiliyetindeki zorluklarda ekleniyor. Bilgi olması açısından bilinmesinde fayda olduğunu düşünmekle beraber çok fazla uygulanabilirliği olduğunu düşünmüyorum. Karşıdan atış gelme ihtimali bile insana saklanacak yer olmadığı zaman yeri kazdırıyorsa , hedefe o şekilde tek elim havada ve arpacık görüntüsü olmadan gitmek çok zor olur. Keşke kolay olsaydı da bende şu silaha takılan fenerlere silah parası vermeseydim.
Survivor 1970 demiş ki:
Sayın meydey123,
Sanırım feneri vücuda uzak tutarak yakma konusunu yeterince açıklayamamışım. Bu tekniğin başlangıç durumunda henüz fark edilmemiş ve atış altında olmadığınız baz alınmaktadır. Feneri yakarken gez-arpacık kombinasyonu yapmanıza gerek yoktur ve amaç hedefin yerini tespit etmektir. hedef tespit edildiğinde derhal fener söndürülerek, önceki mesajımda bahsettiğim üzere süratle konum değiştirilir ve hedefin beklemediği bir noktadan atış yapılır. Zaten hedef/hedefler karşı atışa başladığında çıkardıkları namlu ağız alevlerine, aynen sizin de açıkladığınız şekilde belirgin bir gez-arpacık sistemi üzerinden gereken cevabı verebilirsiniz.
Silaha takılı taktik fenerlerin bana göre en etkin kullanılabileceği iki durum mevcuttur:
1. Psikolojik ve fiziki üstünlüğün elde bulundurulduğu bir ortamda, hedefin çatışmayı göze alamayıp, saklanmayı tercih etmesi durumunda hedefi cebri olarak açığa çıkartmak,
2. Çatışma sonrası yapılan keşif ve inceleme esnasında tespit edilen bir hedefin mukavemet göstermesi ihtimaline karşı, gerektiğinde fenerin aydınlattığı noktayı atış altına alabilmek.
Saygılarımla...
meydey 123 demiş ki:
Sn. Survivor, değerli yorumlarınızı bende zevkle takip ediyorum. Hepsinin altına imzamı atarım ama dediğim gibi uygulamada ben çok sıkıntı çektiğim için tercih etmiyorum sadece, yoksa kesinlikle bilinmelidir.
Zaten yukarıda yazdığınız profesyonellikte silah kullanıyorsanız, yani sesin veya namlu atış ağzından çıkan aleve doğru arpacık gözetmeksizin, o stresle anında cevap verip atış yapabilirim diyorsanız, silaha takılı fenerle hedefi tespit ettiğinizde zaten yer değiştirirken istediğiniz yerinden vurabilirsiniz.
Ben bu gibi meselelerde ille şu demek yanlış olur kanaatindeyim çünkü atıcı kendi atış yeteneği ,kullandığı silah ,mühimmat,araç gereçle o duruma en uygun tekniği o anda hızlıca karar vermelidir. Örneğin ben Sayın İlksurferin yayınladığı fotoğraftaki kalkancı adam olsam o odaya girmeden önce kalkanın arka yüzünün iki köşesine küçük tümsek aynadan takarım ve odaya girmeden önce kalkanın köşesini içeri sokup ışığı oradan yansıtarak ilk bakarım. Bu gibi konularda teknikleri alet çantası içindeki aletlere benzetirim. Alet çantamda ne kadar aletim varsa o kadar iyi, hangi alet nerde lazım olur bilinmez çünkü. Dilerim hiç biri lazım olmaz...
xlcod3r demiş ki:
Resimdeki adamın işi profesyonellik. Buradaki kullanıcıların ekseriyeti sivil ve böyle kalkan filan kullanmaları imkansız. Profesyoneller ise paylaşımlarını burada tam anlamı ile yapmazlar. Onların hareket tarzlarını konuşmak, tek taraflı ve boş olacaktır. Buradaki son kullanıcının sivil olduğunu unutmayıp ona göre durumları konuşmak gerektiğine inanıyorum.
Profesyonel bir takım olarak, primer ve sekonder silahları ve sair mühimmat ve ekipmana haiz olarak hedefe girecektir. Onların yüksek atış gücü, bir sivilin 2 şarjörü ile kıyaslanmamalı.
Buradaki bütün tarz ve kullanım yöntemlerini sivilleri düşünerek yapmak daha faydalı olacaktır kanaatindeyim.
Survivor 1970 demiş ki:
Sayın meydey123,
Bahsettiğiniz üzere herkesin her konuda aynı teknik ve taktikleri uygulamasını beklememek gerekir. Zira, ateşli tabancada ülkemizi milli seviyede temsil edip de, genel teamüllerin dışında, duruşu ve tabanca tutuşunu bu forumun en acemi tabanca kullanıcısının dahi kolaylıkla eleştirebileceği atıcılar tanıyorum.
Söz konusu atıcılar, bize hatalı gelse de kendileri açısından en rahat ettikleri ve alışkın oldukları bir tarzla başarıya ulaşabilmektedirler.
Taktik konusunda da durum aynıdır. Taktikler kanunlar gibi mutlaka uyulması gereken kurallar olmayıp sadece yol göstericidirler. Hiçbirisine yanlış diyemeyiz. Örneğin bir binaya girişte; A birimi patlayıcıyla duvarda geçit açarak, B birimi helikopterden iple inerek, C birimi ise kapıdan girmeyi kendine stil olarak benimsemiş olabilir. Ya da aynı birim farklı koşullarda bahsedilen farklı tekniklerden herhangi birini veya aynı anda birden fazlasını da uygulayabilir. Önemli olan amaca ulaşabilmektir.
Bu forumun ne güzel yanlarından biri de tekdüzelikten uzak bir şekilde farklı fikirlerle bizlere zengin içerikli alternatifler sunması ve bakış açımızı genişletmesi olsa gerek.
Saygılarımla...
Bir de son yıllarda kullanılan bir teknik var: Boyun indeks tekniği
![[Resim: iakdddv.jpg]](https://i.hizliresim.com/iakdddv.jpg)
Fener elde tutularak boyuna dayanıyor. Boyuna sıkıştırma tekniği de deniliyor.
|
|
|
| Modern Fransız Revolverlerinin Kısa Geçmişi ve MR-93 |
|
Yazar: ceycey - 02-05-2024, 23:18 - Forum: Diğer Modeller
- Yorum Yok
|
 |
Sn.Harun’un 17.3.2010 tarihli yazısı. (Resimler silinmiş,ben yüklemeye çalıştım.)
Modern Fransız Revolverlerinin Kısa Geçmişi ve MR-93
( Dominique Venner’in yazısının tercümesidir.)
![[Resim: m59hhts.jpg]](https://i.hizliresim.com/m59hhts.jpg)
Manufacture du Haut Rhin (Manurhin) İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan beri silah üretmektedir. Üretime, savaş sonrasında üretim yapamayan Walther’ın tabancalarını (PP, PPk ve P38) üreterek başladı. Bu zamanlarda Fransız Polisi’nin elinde zayıf tabancalar bulunmaktaydı. Envanterin çoğunluğunu SA, sadece tek hareketli .32 ACP, 7.65 mm Unique tabancalar oluşturuyordu. Bu tabancalar gizli taşıma için uygun olsalar da, durdurucu güçleri yetersizdi ve mermilerin hedefi delip geçme problemleri vardı. Fransız Polisi birçok kereler mermilerin hedefi delip geçtikten sonra masum vatandaşları öldürme olayıyla karşılaşmıştı( overpenetration ). Memurlar bu durumdan ziyadesiyle haberdar olmalarına karşın, üst makamlar bu problemi onlarca yıl gözardı etmişlerdi. Altmışlı yılların sonunda Raymond Sasia’nın Polis’in yönetiminin başına gelmesiyle durum değişmeye başladı. .357 Magnum revolverin polisin kendini koruması ve standart polis görevleri için uygun olduğuna ikna oldu.
![[Resim: kfba3bz.jpg]](https://i.hizliresim.com/kfba3bz.jpg)
Yetmişli yılların başında Fransız revolverinin yaratılmasına başlandığı zamanlardır. Silah Manurhin teknik ekibi ve Fransız Polisi’nin birlikte çalışmasının ürünüdür. Revolver için istekler şu şekilde sıralanmıştı:
*Yüksek kalite
*Yüksek dayanıklılık
*Yüksek vuruş hassasiyeti
Böylece tabanca hem görevde kullanılabilecek, hem de ISU yarışmalarında kullanılabilecekti. Bu çalışmanın sonucunda MR-73 ortaya çıktı. Tabanca tamamıyla yüksek kaliteli dövme çelikten mamuldü ve sonuç tam bir başarıydı, silah tüm istekleri karşılıyordu. Bazı MR-73’ler teste alındı. Testlere güçlü .357 Norma mermileriyle 170 bin atım yapıldıktan sonra bırakıldı. Böylece silahın gerçek servis ömrü hiç öğrenilemedi. Aynı zamanda bu silah hem DA/SA, hem de ağırlığı ayarlanabilir özellikteki tetiğe sahip tek revolverdir. DA olarak en yumuşak revolverdir. Silah kutusundan çıktığında müsabakaya hazır vuruş hassasiyetine sahiptir. Ne yazık ki bunu sağlayabilmek için silahın el ile 12 saat süren fabrika ayarı gerekmektedir. Böyle bir işçilik silahı çok pahalı bir tabanca yapmaktadır. Fiyatı o kadar yüksekti ki, bu revolver sadece özel birliklere satın alınabilmişti. Diğer birimler S&W 3” Mod 19 ve Ruger Security Six ile donatılabilmişti.
Bu arada MR-73’ün ISU yarışmalarına özel modelleri ile metalik siluetli olanları üretilmişti. Bunların en ünlüleri .38 cal MR-38, .32 cal MR-32 ve .22 cal MR-22 Silouette’tir. Her üç mühimmatı da kullanılabilen bir model de üretilmişti. Tüm yarışma modelleri SA ve ayarlı tetik ile üretilmiştir.
![[Resim: mcl9ws8.jpg]](https://i.hizliresim.com/mcl9ws8.jpg)
Manurhin daha uygun fiyatlı revolverler üretebilmek amacıyla Sturm Ruger ile bir anlaşma imzaladı. Ruger’in hassas döküm teknolojisinin know-how’ını aldılar ve yeni revolverin üretimine başladılar. Başta değişik isimlerle anıldıysa da, sonunda MR-88 olarak adlandırıldı. Bu revolver MR-73’ün silindirini kullanıyordu, gövdesi ise Security Six’tendi. Fransız Polisi sonradan bu silahı kullanmaya başladı.
![[Resim: hnj9ooo.jpg]](https://i.hizliresim.com/hnj9ooo.jpg)
Bu silah piyasaya çıktıktan sonra, öğrendiği hassas döküm teknolojisi, makina ve üretim teknikleriyle, Manurhin tamamen kendisinin olan revolverini üretmeye başladı. Bu modele MR-93 adı verilecekti. Namlu ve silindir hariç tüm parçalar dökümdü. Namlu ve silindir de MR-73’ten alınmaydı ancak yüzey işlemesi farklıydı. MR-93 üretiminin en ilginç yanı ise, dökümden çıkan parçalar CNC makinalarda toleransları Laser ile ölçülerek milimetrenin yüzde biri hassasiyetle işlenmesiydi. Daha sonra bu parçalar depolanmakta ve sipariş alındığında 4 saat içinde toplanarak silah teslimata hazır hale gelmekteydi. Silah teslimat öncesinde neredeyse hiç ayar gerektirmiyordu. MR-93, kodundaki numarayı aldığı üzere, 1993 yılında piyasaya çıktı. Avrupa’da iyi satış rakamları gördü. Fransız Polisi’nin silahı haline geldi.
![[Resim: o5g9fh7.jpg]](https://i.hizliresim.com/o5g9fh7.jpg)
Silah büyük plastik bir kutuda satışa sunulmaktadır. Çok dilde yazılmış mükemmel bir kullanma kılavuzu vardır. Hem silahı hem de silahın tamamiyle sökülüp takılmasını anlatır. Bir takım arpacık ve sabit gez kutusuyla birlikte gelir.
MR-93’ü bir başka revolver ile karıştırmak imkansızdır. Görüntüsü tamamen kendine hastır. Colt, S&W gibi revolverlere göre daha köşeli hatlara sahip olduğu için kimileri bu silahı “kübist” çizgilere sahip olarak tanımlar. Tetik korkuluğu köşelidir ve bu revolverlerde pek görülmez. Daha ilginci, silindir açma manevelası alışıldık yerinde değildir. Dan Wesson’da olduğu gibi gövdenin ön kısmında ancak diğer tarafta bulunur. Bunun getirisi, silindirin tek elle ve akıcı bir hareketle açılabilmesidir. Bir diğer değişiklik ise, silindirin arka taraftaki yatay pime ek olarak namlu altındaki dikey bir pimle kilitlenmesidir. Tetik modülerdir, kolay çıkarılabilen yatay bir plakaya yerleşiktir. Namlu da modülerdir; böylelikle namlu ile silindir arasındaki açıklık kolaylıkla ayarlanabilir. 3”, 4”, 5.25”, 6”, 8” ve 10” namlular vardır.
![[Resim: pp681qw.jpg]](https://i.hizliresim.com/pp681qw.jpg)
Nişangahlar da modülerdir. Silahlar mükemmel bir ayarlı gez ve içinde turuncu renkli fiber olan üçgen formlu bir arpacıkla gelir. Ancak silahla birlikte verilen arpacıklarla ve düşük profilli sabit gez ile değiştirilebilir. Arpacıklar ve sabit gez ucuz plastikten yapılmıştır. Plastik nişangahlar oldukça kırılgan, özellikle yakın mücadele durumunda kırılma riski bulunuyor. Bunların bir başka sorunu da, arpacığı birkez yerine takıldı mı kırmadan çıkartılması imkansız gibidir. Birkaç yedeğinii silahla veriyor olmaları akıllıca.
Kabzeler de modüler. Üç değişik boyda iki tip kabze kullanılabiliyor. Genellikle standart olan klasik ahşap kabze ya da Cladio Morino yapımı ortopedik ahşap kabze kullanılıyor. Manurhin' de, Dan Wesson’daki gibi horoz ve horoz yayını içinde bulunduran iskeleti kaplayan yekpare kabze kullanıyor.
Silindir MR-73’ten alınma ama yüzey işlemesi farklıdır. Silindirin üzerinde kanallar yerine, kanalların bulunduğu yerlerde çizgiler vardır. Silindir ile namlu arasındaki mesafe, revolverler içinde görebileceğiniz belki de en az mesafedir. Silindir, Colt gibi saat istikametinde dönmekte. ( SW ' da saat yönünün tersine dönmektedir. )
Ruger ve Colt’ta olduğu gibi MR-93’te de Iver Johnson dahili emniyet mekanizması kullanılıyor. Yani ateşleme pimi hareketli bir çubuk vasıtasıyla horozdan ayırmaktadır. MR-93 gövdesi çok güçlüdür ve silindirin arkasındaki kısmı ayrıca güçlendirilmiştir. Bu revolver, S&W N modelleri ve GP-100 gibi extra güçlü sınıfta değerlendirilmelidir.
MR-93 mat siyah kaplama ile satışa sunulmaktadır. Bu silahın pek de iyi bir özelliği değildir. Zamanla silah üzerinde mat gri noktalar oluşuyor. Namlu sol tarafında “Made in France”, sağında “Manurhin”; “Cal. .357 Mag.” ise silindir üzerindeki çizgilerin arasında yazılıdır. Seri numarası gövdenin sağ üst tarafına derin işlenmiş. Namludaki yazılar da derin ancak silindir üzerindeki oldukça yüzeysel; son harf neredeyse görünmez durumda olup, bir önceki ise zor okunmaktadır.
Kullanım ve Atış
Elinize aldığınızda Morini kabzenin ele ne kadar iyi oturduğunu görüp şaşırıyorsunuz. Tetik oldukça büyük, yüzeyi düzgün. Kabzeye doğru uzaklıkta ve parmak doğal olarak tetik üzerine oturuyor. Bir MR-73 tetiği kadar mükemmel olmasa da, MR-93’ün DA tetiği de ona yaklaşıyor. MR-73 kullanan birçok atıcı, 93’ün DA tetiğinden etkilenmiştir. Asıl etkileyici olan ise, bunun çok basit bir tetik mekanizmasıyla bunun sağlandığını görmek. DA’da tetik çekişi son derece yumuşak; tetik yol boyunca sabit kuvvetle çekiliyor. Silindirin kilitlenmesi ile horozun düşmesi arasındaki süre S&W’a göre daha kısa. Silindirin kilitlenmesi sırasında tetik ağırlığında değişiklik olmuyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde DA olarak en iyi tetiklerden birini yaratıyor. MR-93’ten daha iyi tetiklerli sadece MR-73’te, Korth’ta ve iyi ayarlanmış Python’da bulabilirsiniz.
Namlu alışılmadık şekilde alçak ve nişan almak çok kolay. MR-93’ün kendisi ağır olduğu kadar namlusu da ağır. Yüksek basınçlı mermileri kullanabiliyor ve namlu şahlanması 686’dan az. En kuvvetli mühimmat atıldığına bile silahın kontrolü çok iyi. Ortopedik kabze ve düşük atış aksının da yardımıyla 125 grainlik yüksek basınclı .357 Mag atışlarında, DA’da hem hızlı hem isabetli atışlar yapılabiliyor. İsabet oranı ise 6” S&W 686’dan daha iyi sayılabilir.
Silahın mermi hazneleri çok sıkı. Bunun silahın isabetli atışına katkısı olduğu düşünülüyor. Yüksek güçlü mermi kullanıldığında (Remington .357 125 grain SJHP), atıştan sonra kapsüller arkaya doğru şişme yapabiliyor. Bu durum da silindirin dönüşünü engelleyecek bir hal yaratıyor. Silidirin dönüşüne elle yardımcı olmak gerekebiliyor. Emniyetsiz bir durum olmasa da bazen silindiri kilitleyecek derecede olabiliyor. Standart güçteki mermilerde (Remington .357 110 grain GN SJHP) böyle bir durumla karşılaşılmıyor.
Ateşleme pimi bir başka sorun kaynağı: hareket yolu biraz kısa. Mermiyi ateşlememe gibi bir riski var. Özellikle bazı marka mühimmatta (ucuz MagTech gibi) ciddi problem olabiliyor.
Manurhin, modern imalat tekniklerinin sadece ucuz revolverlarda kullanılan bir özellik olmadığını kanıtlamıştır. Modern teknikler kullanılarak iyi revolverler da üretilebilir. Ruger maliyetiyle kıyaslandığında iyi revolverler üretmektedir; Manurhin ise aynı hassas döküm tekniğini, CNC işleme yöntemleri ile birleştirerek, modern üretimle gerçek efsaneler yaratılabileceğini göstermiştir. Bu silahın güçlü .357 mermilerin atımındaki kontrolü gerçekten görülmeye değerdir. Öte yandan birkaç küçük hata onu mükemmel bir silah yapmaktan alıkoymaktadır. Bunlardan ikisi; ucuz plastik arpacıklar ve kısa ateşleme pimi.
Aksesuarlar
Fransız revolverler için yapılmış aksesuarlar Amerikan olanlarına kıyasla çok daha azdır. MR-93 de bundan muzdariptir. Üstüne üstlük, köşeli tetik korkuluğu, bu silaha iyi bir kılıf bulmayı da zorlaştırır. Bir Fransız şirketi olan GK Productins MR-93 için de kullanılabilen birkaç tip koltukaltı kılıfı üretmektedir. Fakat, bu firmanın bel kılıflarını almaktan sakınılmalıdır, çünkü tetik kısmını açıkta bırakmaktadır. Emniyetle tetik korkuluğunu kapattığı sürece King Cobra için imal edilmiş bazı kılıflar Manurhin’de de kullanılabilir. Örneğin DeSantis’in böyle bir kılıf modeli var. SKS’nin Model 10 speedloader’ı MR-93 ile kullanılabilmektedir. MR-93 için yan sanayi kabze bulmanın imkanı yoktur.
![[Resim: jfkis1c.jpg]](https://i.hizliresim.com/jfkis1c.jpg)
Geleneksel Hedef Atıcılığı (ISU) açısından değerlendirme:
MR-93, ISU centerfire atıcılık için yeterince hassastır. Ağır namlulu silah ortopedik tip kabze ile kullanıldığında, mükemmele yakın bir ergonomi elde edilir. Öte yandan standart tetiği, atış yarışmasına katılan bir atıcının istediği kadar hafif değildir. Ne yazık ki, firmanın üreteceğini söylediği müsabaka tetiğinden henüz bir haber yok.
Resmi ISU yarışmaları için 5.25” kullanmak tavsiye edilebilir. Bu, 6 inç namludan çok az daha kısadır, ancak optopedik kabze ile birlikte çok daha fazla esneklik sağlamaktadır.
IPSC açısından değerlendirme:
IPSC için MR-93 revolverlerin birçoğu ile başabaş yarışabilir. Silindir açma sistemi, süratli yeniden yüklemeye imkan tanıyacak şekilde düzenlenmiştir. Ancak sadece bu özellik, sonuçta yeterli avantaj sağlar mı, tartışılır.
Kişisel güvenlik açısından değerlendirme:
Kişisel güvenlik söz konusu olduğunda, hem kolaylıkla bulunabilen, hem de sorunsuz çalışan mühimmatlar tercih edilmelidir. 110 grainlik Remington SJHP mermiler bu ihtiyaca tam olarak cevap verecektir. 125 grainlik SJHP’ye göre daha az durdurma gücü ve daha kısıtlı nüfuz sağlasa da, daha az alev ve ses çıkarması bakımından şehir ortamında daha kullanışlıdır. Buna rağmen durdurma gücü “iyi”nin ötesindedir. Ev savunması için MR-93 kullanımında bir kısıtlama öngörülemez. Gizli taşımaya gelince, bu revolverin büyük bir silah olduğu unutulmamalıdır; hizmet boyu bir tabancadır. Arpacıkların da kırılgan olduğu düşünülürse, mutlaka uygun kılıfla taşınmalıdır.
Özel kullanımlar açısından değerlendirme:
Artık revolverler özel operasyon için uygun bulunmamaktadır. Şarjörlü tabancalar bu amaçla tercih edilmektedir. Buna rağmen Fransız Polis’i Özel Kuvvetleri’nin standart tabancası olarak kullanılmaktadır (Ç.N: orijinal yazının yayın tarihi itibarıyla). MR-73 ile MR-93 karşılaştırıldığında, MR-73’ü MR-93 ile değiştirmemek için bir neden yoktur; MR-93’ün belki de tek sorunlu yanı kırılgan arpacığıdır.
|
|
|
| Manurhin |
|
Yazar: ceycey - 02-05-2024, 22:23 - Forum: Diğer Modeller
- Yorum Yok
|
 |
Lupus üstadın 04-08-2008 tarihli yazısı:
Manurhin:
![[Resim: nfpmefr.jpg]](https://i.hizliresim.com/nfpmefr.jpg)
![[Resim: a2il6g9.jpg]](https://i.hizliresim.com/a2il6g9.jpg)
![[Resim: pxqbyq1.jpg]](https://i.hizliresim.com/pxqbyq1.jpg)
Manurhin daha önce kendi başına üretim yapan bir firmaydı.
Firma, Jules Spengler ve Georges Chatel tarafından kurulmuş olup, 1920'de Manurhin adını aldı.
1978'de firmanın hisselerinin %34'ü Matra Grubu'nun eline geçti.
1983'de ise tamamen Matra'nın eline geçti.
1990'da Matra, Mulhouse'daki fabrikayı FN Herstal grubuna sattı.
1991'de ise ekonomik dar boğazdan dolayı FN Herstal, Fransız GIAT Endüstri Grubu
tarafından devir alındı.
1995'de Belçika'lılar ve Fransızlar, Bank Popularie du Haut-Rhin'in desteği ile ortak bir grup
altında tekrar organize olmak için bir protokol imzaladılar. Bizi ilgilendiren Manurhin ise MR
Equipement SA adını aldı.
1999'da da MR Equipement, tabanca üretim hakları ve bunla ilgili departmanı Chapuis'ye
devretti.
Hizmet tabancası sınıfında yarı otomatik de P210 neyse, revolverde da Manurhin odur.
160.000 adet full power .357 mermisi ile dayanım testinden geçmiş bir başka revolver bilmiyorum.
Yukarıda resimlerini gördüğünüz silahların tamamı MR73'dür.
MR73, tetik ağırlığının çok daha ayrıntılı olarak ayarlanabilmesi ile klasik revolverlerden ayrılır.
MR73 namluları soğuk dövme olup, topları da özel sertleştirme işlemlerinden geçirilmektedir.
Bu silahların topları normal bir .357'nin iki katı bir değer olan 90.000 PSI basınçla test edilip
onaylanmaktadır.
MR73'ün kabul edilebilir atış hassasiyeti ise, mermileri 25 m'de 2 cm'in altında toplamasıdır.
Fransız güvenlik güçlerinin ağırlıklı olarak envanterindeki silah da budur.
Firmanın güvenlik teşkilatlarının talepleri doğrultusunda geliştirdiği, daha basit ve ucuz modelleri
de vardır. Bunlardan birisi, Manurhin ve Ruger'in, ağırlıklı olarak Manurhin önderliğinde ortaklaşa
geliştirdikleri MR88'dir. Daha sonra her iki firma, kendi yollarına gitmeye karar vermiş, ancak
bu ortaklığın sonucu olarak Avrupa'da MR88 ortaya çıkarken, Kuzey Amerika'da Ruger GP 100
serisi ortaya çıkmıştır. Aşağıda gördüğünüz MR88 F1'ler, Ruger Speed Six ile birebir aynı gibidir.
![[Resim: hnj9ooo.jpg]](https://i.hizliresim.com/hnj9ooo.jpg)
![[Resim: pktq0t0.png]](https://i.hizliresim.com/pktq0t0.png)
Firmanın en son geliştirdiği pratik ve ekonomik modellerden birisi de MR93/96'dır.
Bu silahın namlu ve top yatakları değiştirilebilir olup, tetik ve horoz tertibatı da tek bir parçadan
müteşekkil olup, rahatlıkla ana gövdeden sökülebilmektedir.
![[Resim: o5g9fh7.jpg]](https://i.hizliresim.com/o5g9fh7.jpg)
![[Resim: pp681qw.jpg]](https://i.hizliresim.com/pp681qw.jpg)
Fiyat konusuna gelince, Manurhin'ler Korth kadar pahalı değildir.
MR73'lerin üst düzey modelleri yurt dışında 2500 USD'nin altında bir fiyata rahatlıkla bulunabiliyor.
Gerçek manada bir Manurhin sahibi olmak istiyorsanız, tercih etmeniz gereken model kesinlikle MR73'dür.
|
|
|
| Sarsılmaz SR 38 |
|
Yazar: ceycey - 02-05-2024, 12:04 - Forum: Sarsılmaz
- Yorum (3)
|
 |
Arkadaşlar, biliyorsunuz ülkemizde şu an yerli üretim revolver sadece Sarsılmaz'ın
SR-38'i var.Daha önce Gümüşay vardı.Kötü bir deneyim oldu.Sonunda fabrika kapandı.
Bu konuyla ilgili eski forumda 2012 yılının 7.ayında tabancanın satışa başlandığıyla
ilgili bir haber var.Sonra Sn.Voguefalcon 2015'de bu tabancayı aldığını,deneyimlerini
paylaşacağını söylemiş. Daha sonra Osman Ortaç Üstat bir tanıtım videosu paylaşmış.
Bir sürü tartışma, laf atma, suçlama vs. birbirini takip etmiş. Sn.Voguefalcon'un
deneyimlerini paylaştığı sayfalar arşivden silinmiş.Başka bir kullanıcı inceleme
açıklaması görmedim.Youtube'daki bazı videolar sadece tabancaları görsel olarak
tanıtmış.Bazı videolarda da sadece atışların çekimi yapılmış. Ben deneyimli bir
silahsever olarak bu tabancalar hakkında bilgi edinemedim. Başta bazı aksaklıklar
mutlaka vardı. Zamanla bunlar giderildi mi? Şu an ne durumdalar? Güvenilebilir mi?
Bilemiyorum.
Malum,eski forumda yerli tabancalara ve yerli firmalara karşı bir ön yargı vardı.
O dönemde haksız da sayılmazdık. Özellikle Sarsılmaz firması ön yargıların tepesinde
bulunuyordu.SR 38 çıkınca, gördüğüm kadarıyla daha resminden eleştirilmeye
başlanmış. Kimse eline alıp incelemeye, deneyimlerini anlatmaya fırsat bulamadan,
revolver tu-kaka yapılmış.Biraz iyi şey söylemeye çalışana,"acele etmeyelim" diyenlere
saldırılmış. Bence bu ön yargı da forumun eksik yönlerinden biriydi.
Günümüzde,yerli üretim tabancalar 2008-2009 yıllarındaki gibi değiller. Firmalar kendilerini
ve tabancalarını geliştirdiler. Artık,bir çok yerli marka tabanca ihraç ediliyor. Eskisi gibi
ithal tabancalarla aralarında olan fark azaldı. Hatta rekabet edebilir hale gelindi.Forumdaki
bu ön yargının ortadan kalkacağına ya da kalktığına inanıyorum.
Sarsılmaz SR 38 üç namlu boyunda revolver imal ediyor.Bilindiği üzere tabancalar
Smith Wesson klonu.Fiyatları da yüksek değil.Forumda deneyimi olan arkadaşlardan
paylaşım bekliyorum.Tabancalar ne durumda?Alınabilr mi? Fiyat/fayda oranı nedir?
Benim gibi forum üyesi arkadaşlar da öğrenmiş olurlar.Saygılar.
![[Resim: rj61np7.jpg]](https://i.hizliresim.com/rj61np7.jpg)
![[Resim: lkr54bs.jpg]](https://i.hizliresim.com/lkr54bs.jpg)
|
|
|
| Speed Loader |
|
Yazar: ceycey - 01-05-2024, 12:59 - Forum: Genel Toplu Tabanca Konuları
- Yorum (5)
|
 |
Speed Loader (Hızlı Doldurucu)
![[Resim: nrlh9x2.jpg]](https://i.hizliresim.com/nrlh9x2.jpg)
Revolverlerin yedek şarjörü diyebileceğimiz speed loader, günümüzde bir çok revolver sahibi
tarafından kullanılmaktadır. Kullanımı basittir. Mermiler speed loadere doldurulur,düğme bir
yöne döndürülerek mermiler sabit hale getirilir. Sonra doldurmak istediğinizde, topun (silindir)
yataklarının içine yerleştirilir ve yine düğmenin bir yöne döndürülmesiyle mermiler topun içine oturur.
Mermileri tek tek elle doldurmak istemiyorsanız ve hızlı bir şekilde dolum yapacaksanız,
speed loader kullanacaksınız.Aynı zamanda yukarıda yazdığım gibi yedek şarjör gibi mermileri
toplu halde taşımanıza yarar.
Sped loaderler için kemere takılarak taşınmalarını sağlayacak tek ya da ikili çeşitli kılıf (şarjörlük)
vardır. Ben bunları kullanıyorum.
![[Resim: recntss.jpg]](https://i.hizliresim.com/recntss.jpg)
![[Resim: krx5s1y.jpg]](https://i.hizliresim.com/krx5s1y.jpg)
Günümüzde iki marka öne çıkmaktadır. HKS ve Safariland.
HKS’lerde düğmeyi bir tarafa döndürüp mermileri sabitledikten sonra, aksi yöne döndürerek
mermileri serbest bırakırsınız.
![[Resim: bxxgw76.jpg]](https://i.hizliresim.com/bxxgw76.jpg)
Safariland daha farklıdır.Tek tarafa döndürerek ya da bastırarak bu hareketleri yapıyorsunuz.
![[Resim: 1uvpah2.png]](https://i.hizliresim.com/1uvpah2.png)
Safariland,tek yönlü çalıştığı için panik anında HKS’lere göre daha avantajlıdır.Ancak,Safariland
da daha çabuk bozulmaktadır.
Bir zaman bunları çok rahat ve ucuza yurt dışından getirebiliyorduk. Şimdi dövizin TL karşısında
aşırı değer kazanmasıyla,çok pahalı hale geldiler.Sitelerde 25-30 dolara satılıyorlar.Ancak,bir o kadar
da kargo ücreti tutuyor.
Eğer revolver kullanıyorsanız, bir şekilde bunlardan edinmeniz lazım. Yurt dışından gelen akraba,
arkadaş yoluyla alınabilir. Kılıf TR'de av sitelerinde var.
|
|
|
|