| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 346 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 344 Ziyaretçi) Bing, Google
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
07-10-2026, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 206
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,781
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,627
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 487
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 957
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 249
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 390
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,244
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 488
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 535
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,975
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 289
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,961
|
|
|
| Normlar Hiyerarşisi ve Silah Hukuku |
|
Yazar: ceycey - 25-04-2024, 00:09 - Forum: Hukuk Bölümü/Ruhsat İşlemleri
- Yorum (4)
|
 |
Arkadaşlar, hukuk sisteminde "normlar hiyerarşisi" denilen bir kavram vardır.
Hukuk normuna,belli bir toplumsal ilişkiyi düzenlemek amacı ile oluşturulan ve devletin yaptırım
gücünde bağlanan kurallar topluluğu diyebiliriz. Örneğin yasa bir hukuk normudur, yönetmelik de.
Hiyerarşiyi de altlık üstlük ilişkisi olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda normlar hiyerarşisi, normlar
arasındaki altlık üstlük ilişkisidir. Hukuktaki normlar hiyerarşisi için bir piramit kullanılır. Son
Anayasa değişikliğinden sonra, ülkemizdeki normlar hiyerarşisi şu şekildedir:
![[Resim: slnv3jp.jpg]](https://i.hizliresim.com/slnv3jp.jpg)
Tepedeki norm olan Anayasa en güçlü ve en soyut olan normdur. Aşağı indikçe normlar daha somut
olur, ancak güçsüzleşir. Alt aşamadaki norm üst norma aykırı olmaz. Örneğin yasalar/uluslararası
sözleşmeler Anayasa'ya aykırı olamazlar. Yönetmelikler de C.Kararnameleri, kanunlar/uluslararası
sözleşmeler ve Anayasa'ya aykırı olmaz.
Uluslararası sözleşmeler, ancak usulüne uygun olarak TBMM tarafından onaylanıp, yayınlandıktan sonra
kanun niteliğinde sayılırlar.(İstisnaları vardır.)
C.başkanlığı kararnameleri,cumhurbaşkanının yürütmeyle ilgili alanlarda aldığı yetkiyle çıkarttığı
kararnamelerdir. Bunlar kanunlar/uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'ya aykırı olamaz.
Yukarıdaki şemaya göre, bir kanunun uygulanması amacıyla ilgili bakanlık, kamu tüzel kişileri vs
tarafından çıkartılan yönetmeliklerin yasalara aykırı olamayacağını görüyoruz.
Genelde bir kapsamlı bir yasa konulduğunda, bu yasanın uygulanmasını sağlamak için ilgili bakanlık
tarafından bir de yönetmelik yayınlanır. Yasalar genelde çok ayrıntılı olmaz. Soyut bir hüküm konulur.
Ayrıntılar bir yetki maddesi ile yönetmeliğe bırakılır.Örneğin, yasada"C.başkanlığı tarafından çıkartılacak
yönetmelik gereğince belirlenen kişilere vali tarafından taşıma ruhsatı verilebilir." deniliyorsa, bu kişileri
belirleme yetkisi yasayla C.başkanına verilmiş demektir. Cumhurbaşkanlığı çıkaracağı yönetmelikle bu
kişileri belirler. Ama, kanunda yetki verilmemişse, yönetmelikle taşıma ruhsatı verilebilecek bir gurup
yaratılmaz. Zira, yönetmelik yasalara aykırı olamaz. Aksi takdirde "yetki gaspı" yapılmış olur.
Aynı şekilde, yönetmeliklerle yasada olmayan bir konuda kısıtlama konulamaz.
Ayrıca, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi gereğince yönetmelikle suç yaratılıp, ceza verilemez.
Bu kısa açıklamadan sonra, konumuza gelelim. Biliyorsunuz 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanun'un uygulanmasını sağlamak amacıyla,91/1779 Sayılı Yönetmelik yayınlanmış olup,
halen yürürlüktedir.(Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile diğer Aletler Hakkında Yönetmelik)
Bu yönetmelikte bazı hükümlerin yasaya aykırı olduğunu ve yetki gaspı yapıldığını düşünüyorum.
İlerideki günlerde göndereceğim mesajlarla bunları tek tek belirteceğim. Şimdilik iyi akşamlar.
|
|
|
| Yivli Tüfeklerde Ağırlık |
|
Yazar: ceycey - 23-04-2024, 18:41 - Forum: Genel Konular
- Yorum Yok
|
 |
Sn.Harun’ın eski forumdaki 28.9.2015 tarihli yazısı: (Bazı resimler silinmiş)
Yivli Tüfeklerde Ağırlık:
Dağlarda, tepelerde gezerek av peşinde koşan tüm avcılar omuzlarındaki tüfek yükünü hafifletmek isterler. Atıcılar ise tüfeklerinin en yüksek hassasiyette vurması için ellerinden geleni yaparlar. Tüfek üreticileri, bir yandan avcıların isteklere paralel olarak tüfeklerin toplam ağırlıklarını azaltmaya çalışıyorlar, diğer yandan taktik kullanımlı ve uzun menzilli tüfekleri ağırlaştırıyorlar. Peki ideal tüfek ağırlığımız ne olmalı?
Memleketimin, bulduğuyla yetinmek durumunda kalan avcı ve atıcılarının seçim yapmak konusunda pek şansları olmasa da, tüfek ağırlıklarını etkileyen faktörler ve bunların atıcıya etkisi konularında genel bilgilendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum.
Tüfeğin ağırlığını etkileyen üç komponent vardır: Mekanizma, kundak ve namlu.
Mekanizma küçük bir metal yığınıdır. Ne yaparsanız yapın ağırlığında radikal değişiklikler mümkün değildir. Mekanizma ağırlığını değiştiren en önemli etken, kullanılan fişeğin kalibresidir. Eğer özel bir uzun menzil atış isteğimiz yoksa, işimizi görecek en küçük kalibreli tüfeği tercih etmek, mekanizma ve namlu ağırlığını doğrudan azaltarak toplam tüfek ağırlığını azaltmada önemli etkendir. Ancak uzun menzil şartımız varsa, yapılacak çok bir şey yok, hafif 338 Lapua Magnum tüfek üreten zaten yok.
Kundak yapısına gelirsek: Ahşap kundaklar ağırdır. Ama iyice traşlanmış, nispeten hafif ceviz kundaklar üretilebilmektedir. Buna karşılık sentetik kundaklara da çok hafiftir diyemeyiz. İçlerindeki dolguya göre ağırlıkları değişebilmektedir. Karbon elyaftan yapılmış gerçekten çok hafif (900 gram) kundaklar yapılmaktadır. En önemli dezavantajı da fiyatıdır. En ağır kundaklar da genel olarak lamine ahşap olanlardır.
Aşağıda Sako 85 Carbonlight modeli var. Kundak karbon elyafı ile güçlendirilmiş plastikten (CFRP) mamuldür:
![[Resim: h87aybv.png]](https://i.hizliresim.com/h87aybv.png)
Ağırlığı etkileyen en önemli komponent, büyük bir metal yığını olan namludur. Bilmemiz gereken en önemli nokta, ağır namlu tüfeklerin, hafif tüfeklere göre vuruş hassasiyetinde ciddi bir fark yoktur. Tabii ki, namlu rezonansından daha çok etkilendikleri için dağılımları biraz daha fazla olmaktadır. İnce namlular daha çabuk ısınırlar ve ısındıkça dağılım artmaya başlar. Sonuçta, eğer üst üste en çok iki veya üç mermi atabilecek durumda olan avcılar için kaliteli bir ince namlu uygun seçim olabilir. Ama, hafif namlulu bir tüfekle ardışık atışta iyi bir beşli grupman çıkarmak pek mümkün olmaz. Avcı arkadaşlar iyi bir hafif namlu tüfekle, kendilerini daha az yorarak av arayışlarını sürdürebilirler. Kaliteli namlu, kalınlığı ne olursa olsun her zaman iyi vuruş yaptırır. Bir avcının bakış açısından, biraz daha yüksek bir hassasiyet için, birkaç kilo ek yükü omuzlamak mantıklı olmayabilir.
Keskin nişancı veya poligon atışına gelince iş değişir. Ağır namlulu bir silah her zaman daha stabildir. Namlu rezonansı çok daha azdır, namlu daha geç ısınır. Ardışık atışlarda dağılım çok olmaz. Namluların atış hassasiyetini bozmadan hafifletmek için bazı çalışmalar vardır. Şu sıralar yaygın olarak kullanılanı namluların dışında kanal açılmasıdır (fluting). Namluda açılan kanallardan alınan talaş namluyu hafifletirken, daha etkin bir soğutma için ek yüzey artırır. Namlu üzerinde yaratılmış setler destek iskeleti olarak namlunun stabilitesini artırır.
Aşağıda kanallı namluya sahip bir McMillan TAC-50:
![[Resim: 749obj1.jpg]](https://i.hizliresim.com/749obj1.jpg)
Diğer bir yöntem ise karbon-fiber namludur. Namlunun kendisi tabii ki karbondan imal edilmez, ince metal namlu üzerine karbon fiber kaplanır. Namlu oldukça kalınlaşmaktadır. Ancak çok az ısınmakta, rezonans azalmakta, böylece yüksek vuruş hassasiyeti sağlanmaktadır. Hem kanallı, hem de karbon fiber namlu için tek dezavantaj yüksek fiyat etiketidir.
![[Resim: m2z1v28.png]](https://i.hizliresim.com/m2z1v28.png)
Newton'un üçüncü yasası: "Her etki, aksi istikamette ve aynı miktarda tepki yaratır." Hafif tüfekte tepmeyi daha çok hissedersiniz. Ağır silah yüksek atım adetlerinde sizi çok daha az yorar. Her ne kadar hissedilen tepme iyi bir omuz pedi ile bir miktar sönümlense de, 30-06 kalibredeki 3 kiloluk bir tüfeğin tepmesi ile aynı kalibredeki 4 kiloluk bir tüfeğin tepmesindeki farkı net olarak hissedebilirsiniz. 3 kiloluk 300 Win Magnum tüfeğin tepmesinden ise hiç hoşnut olmazsınız.
Hissedilen tepmeyi azaltmak için iyi bir yöntem de namlu freni (muzzle break) kullanmaktır. İyi bir muzzle break ile tepme %40'a kadar sönümlenebilmektedir. Dezavantaj olarak sayabileceklerimiz, bu aparat da ek bir ağırlıktır. Muzzle break atıcı ve yanındakiler tarafından duyulan sesi çok artırmakta, rahatsızlık vermektedir. Söküp takılan namlu frenleri güzel bir çözüm olabiliyor. Az atış yapılan avlar sırasında çıkartılıp taşıma ve ses konusunda rahatlık sağlanırken, çok mermi yakılan ve hemen herkesin kulaklık taktığı poligonda atış konforu sağlanabilmektedir.
Aşağıda ise en abartılı şekliyle bir "muzzle break". Truvelo 20x82mm anti materyal sniper tüfeğindeki bu namlu freni geri tepmeyi %60 azaltıyor:
![[Resim: ioh9qqb.jpg]](https://i.hizliresim.com/ioh9qqb.jpg)
Atış tekniği, yani atışın ayakta veya destekli yapılması da önemlidir. Hafif tüfekle, sırt çantanızdan, çatal ayaktan veya bir ağaç çatalından yapılan destekli atışlarda tepmeyi daha az hissedebilirsiniz. Ama genellikle ayakta ve desteksiz atış yapmak durumunda kalıyorsanız, ağır tüfekle daha rahat edeceğinizi göreceksiniz.
Tabii ki, silahın tüm ağırlığı bundan ibaret olmuyor. Kullanılan dürbün, dürbün bağlaması ve askı kayışı da taşıyacağınız ağırlıktır. Beğendiğiniz tüfeğin boş katalog ağırlığı ile atışa hazır haldeki dolu ağırlığı arasında, seçtiğiniz dürbün ve aksesuara bağlı olarak 500 ile 1500 gram arasında fark vardır. Eğer uzun menzil atışları yapmıyorsanız yüksek büyütmeli dürbün seçmek ağırlığı artıracaktır. Yüksek büyütmeli dürbünlerde 30 ve 34 mm tüpler kullanılmaktadır. Daha az büyütmeli ve 1 inçlik (25 mm) dürbün ile ağırlık farkı 300-500 gram seviyesindendir. Dürbün bağlaması bile fark yaratabilmektedir. Alüminyum/Titanyum alaşımlı bir bilezik takımı ile çelik bilezik takımının 60-70 gram farkını elinize aldığınızda net olarak hissedersiniz.
Fekaaat, son söz olarak, tüm bunların ötesinde deneyim ve atış egzersizi vardır. İyi eğitimli bir atıcının atışını ağır veya hafif tüfek kullanmak çok da fazla etkilemez. Her ne olursa olsun, hala hiç bir şey yüksek seviyede eğitim ve tecrübenin yerini alamamaktadır.
Saygı ile,
CivanBaşkanYUSUFELİ demiş ki: Harun bey yazınız için teşekkür ederim güzel açıklamalar olmuş.Bu yazı ile bağlantılı olarak dağ avlarında kullanıma uygun çaplara da değinirseniz memnun oluruz. Başarılar dilerim.
Harun demiş ki:
Tüfek ağırlığı olarak bakarsak, en küçük kalibreler ve magnum olmayan mermiler, daha hafif ağırlıklarda tüfek edinmenizi sağlar.
Bunun dışında ise mühimmat konusu kendi başına ele alınması gerekir. Ben seçim yapacak olsam mühimmatta iki temel noktaya bakarım. Kullanacağım menzile istikrarlı erişim, durduruculuk ve teminindeki kolaylık.
Durduruculuk etkisini daha çok mermi çekirdeği ağırlığı ile vuruş sonrası deformasyon sonucu aldığı şekil ve çekirdek ağırlığının ne kadarını koruduğu önemlidir. Tek temin noktamızın MKE ve bu kurumun salt fiyata dayalı seçimleri olduğunu düşünürsek, bulduğumuzla yetineceğiz. Seçme şansımız olmadığı için bunu kafaya takmaya gerek yok. Eğer çekirdek ağırlığı seçebiliyorsak tercihimizi yönlendirecek bilgi şudur: Ağır mermi yavaş, hafif mermi hızlıdır. Toplam kinetik enerjisine bakmak lazım, genelde benzer çıkar veya hızlı mermi biraz daha yüksek enerjili çıkabilir. Hızlı mermi yan rüzgardan biraz daha az etkilenir.
Türkiye'de temini kolay kalibrelerin menzil için söyleyebileceğim kısa bilgi şöyle.
.338 Lapua Magnum: Geçen yıl mermisi gelmeye başladı, gelenler de müsabaka tip değil, av mermisi (diyelim). 338 tüfekleri MKE ithale hevesli değil. Avcı değil sniper tüfeği olduğunu düşünüyorlar. Çok da yanlış değil ama tüfek alanların sadece avcı olduğunu düşünmeleri yanlış. Benim gibi sadece hedef atışı amaçlı tüfek sahibi olmayı isteyenleri umursamıyorlar. Bu kalibre tüfeklerin hafif olmasının imkanı yok. Dağ tepe dolaşırken 7 kilo üzeri omuz ağırlığına hazır olun. Bu mühimmatın azami menzili için kabaca 1000-1500 metreler demek yanlış olmaz. 2500-2800 metreler biraz fantazi, istikrarlı olarak vuruş pek mümkün değil.
.300 Winchester Magnum: Türkiye şartlarında temin durumunu değerlendirdiğinizde, en mantıklı uzun menzil kalibresi. Balistik özellikleri iyi bir mermi, 800 metre civarı etkili olarak kullanılabiliyor. Bu kalibre tüfekleri 4-5 kilo ağırlıkla atışa götürebiliyorsunuz.
.308 Winchester: Türkiye'nin kalibresi. Tüfekte oldukça hafif çözümler yaratılabiliyor. Eğer MKE izin verirse, 7.62x51 ile ikame edilebiliyor. Kaliteli mermisi yok ama en azından mermisiz kalmazsınız. 600 metrelere kadar istikrarlı atış imkanı tanır. Bu kalibre temelde "kısa 30-06"dır. Balistik performans olarak aralarında önemli farklar yok, ama tüfek ağırlığı ve geri tepme ve de mermi fiyatı artıyor, mermi bulunurluğu azalıyor.
.223 Remington: Buna yakın-orta menzil kalibresi diyebiliriz. İstikrarlı olarak kabaca 400 metreler bu kalibrenin etki alanında. MKE üretimi 5.56x45 olarak var. Ancak 5.56'nın basıncı (7.62'nin aksine) sivil versiyondan daha fazla. Bu nedenle .223 yerine 5.56 kullanıldığında daha yüksek basınçlı bir mermi ile atış yapıyorsunuz demektir, "tikkat!". Yani 5.56 = .223 Rem +P+. Bu mühimmatı kullanan tüfekleri çok uğraşmadan 3-3.5 kilo ağırlıkta ava götürebilirsiniz, o nedenle listeye aldım.
7 Rem Mag, 7.9 Mauser, 270 gibi diğer kalibreler konusunda fazla bilgim yok, çok üzerlerinde durup araştırmadım da. Bu nedenle bilgi paylaşmam pek doğru olmaz.
|
|
|
| Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler |
|
Yazar: ceycey - 23-04-2024, 18:09 - Forum: Genel Konular
- Yorum Yok
|
 |
Sn.Harun’un eski forumdan kurtarabildiğim 25.5.2014 tarihli yazısı:
Günümüz Yivli Tüfeklerini Daha İyi Yapan Yenilikler:
Son on yıl içerisinde yivli tüfeklerde kalite oldukça yükseldi. Artık başlangıç seviyesi tüfeklere bile kimse kötü tetiği, zayıf işçiliği, kötü kaplamayı, boyayı ve zayıf vuruş hassasiyetini istemiyor. Eskiden sadece üst sınıf tüfeklerde bulunan özellikler, şimdi ucuz tüfeklerde bile standart oldu. Orta sınıf tüfekler bile 1 MOA altında vuruş hassasiyetini garanti eder oldu.
Geçmiş yıllarda bazı tüfeklerin gerçekten iyi tasarlanmış ve üretilmiş olduğunu göz ardı etmeden, geçtiğimiz on-onbeş yıl içerisinde yivli tüfekleri mükemmelleştiren önemli özellikleri şöyle bir inceleyelim:
Daha Güzel Tetikler:
Eskiden tüfek meraklıları daha net ve temiz çekişli tetiğe sahip olabilmek için tetiklerinde modifikasyon yapar ya da silahlarına daha iyi "yan sanayi" tetikler takarlardı. Sonra Savage zekice bir tasarımla AccuTrigger'ı tasarladı. Bu mekanizmada (sear) tetik kolunun en ucunda dar bir aralıkta tutulmaktaydı. Böylece çok hafif bir çekişle tetik düşmekte fakat çarpma veya tüfeği düşürme nedeniyle istenmeyen tetik söz konusu olmamaktaydı. Böylece ağır ve aksak tetiklerin sonu gelmiş oldu. (MKE tüfek tasarımcıları, duyun sesimizi!) Tüfek üreticileri Savage'in açtığı yolu takip etti; Ruger LC6 ve Marksman Adjustable tetiği, Winchester MOA tetiği, Remington Crossfire tetiği ve Mossberg LBA (Lightning Bolt Action) tetiği kullanmaya başladı. Artık kullanıcıların hiçbiri, ucuz tüfeklerde bile berbat bir tetiği kabul etmiyor. Tabii zavallı Türk askeri ve hatta iddiaya göre Pakiler ve Azeriler de MKE'nin özel üretim çok kademeli (SPMS : Special Production Multi Stage) Bora tetiği ile yaşamak zorundalar. Nasıl isim buldum ama...
Yekpare Receiverlar:
Remington 873, Tikka T3, Savage Axis, Ruger American Rifle gibi tüfeklerin neden kovan tahliyelerinin küçük olduğunu düşündünüz mü? Üstten mermi basmanın ve mekanizmanın görülmesini zorlaştırmanın amacı nedir ki? Basit. Receiverlar yekpare yapılmıştır. Yekpare receiver daha rijittir. Bu rijidite daha yüksek isabetli atışları getirir. Esneklik, yüksek toleransli tasarım ve işlemeden doğan malzemeler arası boşluklar her türlü ateşli silahta vuruş hassasiyetini kötü yönde etkiler. Sadece receiver için değil, tüm platformun daha rijit yapıda olması, vuruş hassasiyetini artırır. Yekpare receiver ne kadar garip görünse de, MOA altı vuruş hassasiyeti yakalamanın bir parçasıdır.
Yataklama ve Serbest (Free Floating) Namlu:
Bir zamanlar, namluya tam oturan ahşap kundaklı tüfeklerin en yüksek hassasiyete sahip olduğu düşünülürdü. Fakat bunda bir sorun vardı, çünkü atış yapıldığında mermi namlu içinde yol alırken gözle tespiti mümkün olmayan titreşim yaratıyor ve bu titreşim kundağa temas ettiği durumda vuruş hassasiyetini olumsuz etkilemekteydi.
Uzun yıllar boyu, buna çözüm epoksi türevleriyle namluyu yataklamak oldu. Aslında faydalı da oluyordu. Fakat niye bu işi tüfek üreticileri kendileri yapmıyordu? Bugün satıştaki tüfeklerde yataklama yapılmamış ya da serbest namlu kullanmayan model yok gibi. Bazı tüfeklerde namlu ile kundak arasında gözle görülür bir aralık bulunur, hatta kullanıcılar bunun için banknot testi yapar. Aralık, namlu rezonansının kundaktaki basınç noktalarına ulaşmadığının göstergesidir. Sonuç olarak daha iyi vuruş sağlanır.
Optik Bağlamasındaki İyileştirmeler:
Her mekanik sistemin bir zayıf halkası bulunur. Tüfeklerde de en zayıf halka gelende optik bağlantılarıdır. Eskiden de belki dürbünler kötü bağlanmıyordu ama şimdi birçok farklı seçenek var.
Memlekete ithal edilen tüfeklerden, CZ550'ler mekanizma üzerine fabrikanın açtığı bağlama noktaları ile geliyor; Browning X-Bolt, patentli X-Lock sistem ile optiği klasik 2 yerine 4 vida ile bağlıyor; birçok başka model de Pikatinny tipi optik kızak kullanarak bağlamada seçenek sunuyor. Ek olarak hafif alaşım bağlamalar hem ağırlık azaltmaya yardımcı oluyor, hem de yüksek atış adetlerinde bile sıfırlaması bozulmuyor.
Namlu Tasarımları:
Modern tüfeğinizin mükemmel vuruş hassasiyetlerini kaybetmesine neden olacak, atışlarınızı berbat edecek olaylardan biri de tüfeğinizin namlu ucundaki yivlere zarar vermenizdir. İyi hedef atıcıları, hasarlanmaya çok müsait yerdeki tüfeklerinin namlu ucunu gözleri gibi sakınırlar. Hasarlanmayı önlemek için üreticilerin bulduğu çözüm ise namlu ucunun yivli kısmını geri çekilmesi veya namlu taçlamasıdır (target crown). Temelde taçlama, namlu ucunun belirli bir açıyla içe doğru kesilmesi suretiyle yiv setlerin bitim yerinden sonra çelik bir koruyucu halka (taç) yaratılmasıdır. Günümüzde, en ucuz tüfeklerini bile azami vuruş hassasiyetiyle sunan üreticilerin neredeyse tamamı taçlama veya bir çeşit yiv-set koruması yapmaktadır.
Kısa Bolt Hareketi:
Tüfeği kurmak için boltun kısa kalkma yapıyor olmasının temelde faydası rahat kullanımdır. Karşılıklı 2 lug ile çalışan bolt mekanizmalarını kurmak için boltun yaklaşık 90 derece kaldırılması gereklidir. Bu da dürbüne çarpmaya kadar varan rahatsızlıklar yaratmaktaydı. Günümüz tüfeklerinde daha tombul ve genellikle 3 lug'lı mekanizmalar kullanılarak boltun yukarı hareketi bir nebze olsun azaltılmaktadır. Örneğin, yine MKE ithali modellere Browning X-Bolt 3 lug kullanarak 60 derecelik bolt kaldırması ile mekanizmayı kurabilmekte. Kalın boltlar yekpare receiverin içini tam doldurmakta ve mekanizma sorunsuz hareket etmektedir. Bu arada düz çekişli bolt ta ile Merkel'i bu konuda farklı bir yere koymak lazım.
Daha İyi Boya / Kaplama:
Uzun yıllar boyumca spor maksatlı tüfekler hep menevişli olarak satıldı. Paslanmaz çelik namluların gelişi ile bir seçenek daha eklendi. Ancak günümüzde birçok kaplama çeşidi kullanılmakta.
Bu kaplamalardan en beğenilenlerinden biri ise bir çeşit fırınlanmış seramik kaplama olan Ceracote. Bu kaplama paslanma ve çillenmeye karşı neredeyse tam koruma sunarken, paslanmaz çelik namlular gibi parlama da yapmıyor. Yine beğenilen fabrika çıkışı kaplamalardan Remington'un TriNyte ve Thompson/Center Weather Shield sayılabilir.
Polimer Şarjörler:
Bazı gelenekçiler, sentetik kundaklara kızdıkları kadar, polimer şarjörleri de beğenmemektedir. Ancak tüfek dünyasında bu durum tabancalardaki layloncu kavgasından biraz farklıdır. Ne derseniz deyin, polimer şarjörler daha ucuzdur, daha dayanıklıdır ve daha hafiftir; sessizdir - ceplerde taşırken veya bir yerlere çarptığınızda tıngırdamaz. Estetik olarak ise, üreticinin şarjörde farklı hatlar yaratmasına imkan tanır. Örneğin yine Browning X-Bolt rotary şarjör kullanılır; gelmeyenlerden Ruger American Rifle yuvarlak hatlı şarjör kullanır.
Geri Tepmenin Azaltılması:
Geri tepme vuruşumuzu etkiler. Herkesin geri tepmeyi kaldırabileceği bir limit vardır. Tekrarlayan yüksek tepmeler sizi yorarak, vuruşlarınızın bozulmasına neden olur. Aksini iddia ediyor olsanız da, beynimiz kendini acıdan korumaya programlıdır. Ciddi atıcılar, trap da atsa, uzun menzil atışı da yapsa tepmeyi azaltma için kendilerince yöntemler geliştirirler. Aynı şekilde yüksek tepme tüfeğinizi de yorar.
Modern tüfeklerde üreticiler tepmesi daha az hissedilen tüfekler yapmak için çaba sarf ediyorlar. Winchester Model 70'te darbe sönümleyici WinSorb pedlerini, Remington SuperCell'i kullanıyor. Browning Inflex sistemi ile darbenin yönünü değiştiriyor, Sauer benzer bir sistem kullanıyor. Genel olarak tüm üreticiler daha en azından daha kalın dipçik pedleri ile konforu artırmayı amaçlıyor.
Darbe sönümlemesi konusunda artık daha fazla marka ve çeşitte omuz pedleri "yan sanayi" olarak bulunabiliyor. Bu konuda başı çeken marka ise Pachmayer. Böylece eski teknoloji tüfeklerinizi daha konforlu hale getirebiliyor ya da (özellikle tetik erişim sıkıntınız yoksa) daha da az tepmeyi omuzunuza ileten pedlerle tüfeğinizi kullanabiliyorsunuz.
Vuruş Hassasiyeti:
Fiyatı ne kadar ucuz olursa olsun, isabetsiz tüfekler piyasada artık kabul görmüyor. Tüketiciden aldığı bu geri besleme ile tüm tüfek üreticileri daha hassas tüfekler üretmeye çabalıyor. Artık ucuz sınıftaki tüfeklere bile yirmi yıl öncesinin özel yapım tüfeklerinin ulaştığı vuruş hassasiyetleri garanti ediliyor. Örneğin Tikka, yabancı dergi reklamlarında 3 atışta 1 MOA altında ortalamayı vaat ediyor. Rem 783, Savage Axis, Rufer American, 1 MOA altında ortalamalar çıkarıyor. Tabii ki bunda en büyük pay, hassas CNC makinalarda, çok düşük toleranslarla üretilen parçaların, malzeme teknolojisindeki ilerlemelerin olduğu kadar, bu yazıda yer alan birçok gelişmenin de payı büyük. Aynı zamanda üretici dışı faktörler olarak kabul edebileceğimiz optik, bağlama ve kızakların sıkı şekilde birbirine bağlanmasının önemini belirtmeden geçemeyeceğim.
İyi atışlar dilerim.
|
|
|
| Silah Severlerin Psikolojik Durumu |
|
Yazar: ceycey - 23-04-2024, 14:39 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum (13)
|
 |
Eski forumda bir anket yapılmıştı. Soru, Gece Yatarken Silahınızı Nereye Koyarsınız? şeklindeydi.
Verilen cevaplar ve yüzdesi:
Yastığımın Altında - % 31,25
Yakınımda Kapalı Bölmede- % 18,75
Her Zamanki Yerinde - % 16,67
Yakınımda Açıkta -% 16,67
Silahım Yok - % 14,58
Diğer - % 1
Oy yüzdelerine bakınca uzun süre güldüğümü hatırlıyorum. Hemen hemen 3 kişiden biri tabancasını
yastığının altına, her 6 kişiden biri başucu gibi yakın bir yere koyuyor.
Cevaplarda" bir tanesi benim diğeri eşimin yastığı altında durur" diyen de vardı; "yatağımın altında"
diyen de vardı.
Evet,silah severlerin silah almadan duramama, bir silah daha alma kaşıntısı, güzel bir silah görünce
çekici bir kadına bakar gibi bakmaları vb komplikasyonları olan "Silahontama Tabancikus" denilen illete
yakalandıkları bilinen bir şey de bu anket sonuçları sizce neyi gösteriyor?
|
|
|
| Taşımada REVOLVER mi? YARI OTOMATİK mi? |
|
Yazar: Sabri - 22-04-2024, 13:38 - Forum: Silah Karşılaştırmaları
- Yorum (14)
|
 |
Değerli Forumdaşlarımız,
Eğer bir silah taşıyorsanız, hangisini, neden taşıyorsunuz? Çalışma sistemleri çok farklı iki türü ele almak istedik. REVOLVER mi? Yoksa YARI OTOMATİK bir tabanca mı?
Önce her ikisinin avantaj ve dezavantajlarını bir özetleyelim:
REVOLVER
Avantajları
· Güvenilir bir silahtır (Ateş almazsa, hemen tetik çekilip yeni mermi ateşlenebilir)
· Her zaman dolu taşınır, her zaman atışa hazırdır
· Cepten, çantadan arıza, tutukluk yapmadan ateş edilebilir
· Kullanımı basittir (Üzerinde kafa karıştırıcı kontrollar yoktur) acemiler bile rahatça kullanabilir
· Gizli taşıma kısa namlulular için gayet başarılıdır
· Güçlü ve daha çeşitli mühimmat türleri kullanır (9 mm, 357, .38, .40, .44, .45, bunların magnum türleri vs..)
· Fişeğin silahı kurma gibi bir sorunu yoktur
Dezavantajları
· Düşük mermi kapasitesi
· Yeniden yükleme acil durumlarda zor
· Kılıftan acil çıkarmada horoz giysilere takılabilir
· Geri tepmesi fazladır
· Namlu aksı yüksek olduğundan, namlu şahlanması fazladır ( Ardışık atışlarda hedefe dönmesi geç)
· Tetikleri serttir, çift hareketlide tetik çekme mesafesi uzundur, tek hareketlide istem dışı tetik düşürme olabilir
· Namlu boyu kısalıp, mesafe uzadıkça isabet oranı düşer
· Ele oturması yarı otomatikler kadar konforlu değildir
· Mermileri daha pahalıdır
· Tutukluğunu, tambur sıkışmasını çözmek çok zordur
· Kişiselleştirme, optik gibi aparatlar takılması zordur.
YARI OTOMATİKLER
Avantajları
· Nispeten Güvenilir bir silahtır (Ateş almazsa, Vur-çek-at manevrası ile tekrar atışa hazır hale getirilebilir, çift besleme sorununu çözmek biraz zaman alır)
· Yüksek Şarjör kapasitesi sunar
· Her zaman dolu taşınmayabilir ama namlu dolu taşınıyorsa emniyet manivelası ile güvene alınabilir
· İnce yapıya sahip olduklarından kompakt, SC, MC nodelleri gizli taşımaya son derece elverişlidir.
· Şarjör değiştirerek yeniden yükleme revolverlerden kolaydır
· Kişiselleştirmeye çok müsaittir, üzerlerine ışık kaynağı, optikler kolayca monte edilebilir.
· Metal nişangahları revolverlere göre daha belirgin, nişan hattı daha düzdür, daha kolay nişan alınır
· Namlu şahlanması revolverlerden azdır, müteakip atışları kolaydır
· Ele oturmaları daha ergonomiktir, kabza kişileştirilebilir
· Tetik çekme ve reset mesafeleri revolverler göre kısadır
· Mühimmatları revolverlerinkinde ucuzdur
Dezavantajları
· Silahı çalıştırmak için kurmak gerekir. Kurulu tutulduğunda, tam kurulu tetik sisteminde güvenlik sorunları yaşanabilir
· Çoğunun üzerlerinde tecrübesizler için kafa karıştırıcı mandallar vardır. (Profesyoneller de bile, stres ortamında emniyet mandalını unutma sorunu yaratmaktadır)
· Sistemin çalışması mermi ile bağlantılıdır. Ateşleme, tahliye, yükleme sorunlarına neden olabilir. Müteakip atış için vur-çek-at manevrası gerektirebilir. Hedefe dayalı atışta ya da sürgü engellenirse, tahliye ve yükleme yapılamaz
· Uygunsuz kavrama silahın tutukluğuna, tahliye ve yükleme hatalarına sebep olabilir
Lütfen siz de anketi cevapladıktan sonra kendi görüşünüzü, seçme sebeplerini, yukarıdaki listeden gözden kaçırdığımız avantaj ve dezavantajları yazın.
|
|
|
| Sağlık raporu hakkında bilgi paylaşımı |
|
Yazar: Achilles - 22-04-2024, 04:21 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum (71)
|
 |
Eski forumda sağlık raporları, hastaneler hakkında bir konu başlığı vardı,aklıma tam ismi gelmedi,adminler gerekli görürse konu başlığını değiştirebilirler.
Ben en son ekim ayında Sait Çiftçi hastanesinden almışdım,bir değişiklik yokdu,bugün bir doktor arkadaşım İstanbul anadolu yakasında (ismini tam hatırlayamadım) bir hastanede yenilemelerde dahi minnesota testi yaptırdıklarını söyledi.
Forum kapalıyken şöyle bir değişiklikde olmuşdu,eğer aldığınız sağlık raporunda 2 sene geçerlidir yazıyor ise, silah ruhsatı almak için 2 sene boyunca kullanabiliyorsunuz raporunuzu.
Sağlık raporunuz geçerli olduğu süre zarfında, eğer biri sizin hakkınızda, sağlık raporunuzda usulsüzlük olduğuna dair ihbarda bulunursa, (asılsız yalan ihbar olsa dahi)silah şube sağlık raporunuzu yeniden almanız için sizi silah şubenizin olduğu ilçenin devlet hastanesine sevk ediyor.
Saygılarımla.
|
|
|
| YİVSİZLERDE HESAPLAMALI AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ |
|
Yazar: Sabri - 21-04-2024, 10:00 - Forum: Genel Konular
- Yorum Yok
|
 |
Dış balistik ve son balistik olayları görebiliyoruz, video ve hızlı fotoğraf teknikleri ile görüntüleyip kayıt alabiliyoruz.
![[Resim: image-26.png?w=945]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/image-26.png?w=945)
İç balistikle ilgili olayları eskilerde bazı röntgen filmleri göstermeye çalışmışlardı. Ancak günümüzde bilgisayar teknolojisi ve yazılımlar ile gerçeğe yakın simülasyonlar elde etmek mümkün. CFD (Computational Fluid Dynamics = Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) analizlerinde akışkan (sıvı, hava vb..) içinde seyreden malzemelerin akım, basınç, ısı değikenlikleri ANSYS programları ile incelenebilmektedir.
16. Uluslararası LS-DYNA konferansında Deng S, Wang J ve Wu T tarafından sunulan “ The Shotgun Interior Ballistic analysis by Discrete Element Methot (DEM) of LS-DYNA” adlı bildiride yazarlar Katı modelleme ile malzemeleri çizdikten sönra malzeme özelliklerini bilgisayar programına girerek değerlendirmişler:
![[Resim: image-27.png?w=744]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/image-27.png?w=744)
![[Resim: image-28.png?w=944]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/image-28.png?w=944)
Model olarak 12 Gauge yivsiz tüfekte pover piston tapa içinde 9 Numara 433 saçma 423 m/s hızda namlu çıkış hızı için ayarlanmış. Yaptıkları analizlerde aşağıdaki sonuçları bulmuşlar:
![[Resim: image-29.png?w=944]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/image-29.png?w=944)
Henüz atışın yapılmadığı 0.0 milisaniyede tapa henüz atım yatağında, birleştirme konisi arkasında okla işaretli tapa bacakları sağlam
![[Resim: dyna2.png?w=976]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna2.png?w=976)
Barutun ateşlendiğ 0.1 milisaniyede okla işaretli tapa bacakları ezilmeğe başlamış, tapa atım yatağında ve birleştirme konisinin gerisinde
![[Resim: dyna3.png?w=974]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna3.png?w=974)
0.15 milisaniyede tapa bacakları tamamen ezlmiş, henüz atım yatağında ama birleştirme konisini geçmeye başlamış. Okla işaretli kırmızı alanlarda basınç çok yüksek. Saçmaların yer aldığı tapanın yüksük kısmı tabanında basınç yüksek buradaki saçmalarda kısmen ezilme olması beklenir
![[Resim: dyna4.png?w=974]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna4.png?w=974)
0.45 milisaniyede tapa atım yatağı ve birleştirme konisini geçmiş namluda ilerlemeğe başlamış, Tapa alt kısmında kırmızı alanlar basıncın iyice yükseldiği alanlar, yüksük kısmı tabanında stress oldukça artmış
![[Resim: dyna5.png?w=974]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna5.png?w=974)
2.0 milisaniyede tapa namlu içerisinde ilerlemeğe başlamış, tapa zerindeki stres azalmağa başlamış bu arada hız artmakta
![[Resim: dyna5.png?w=974]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna5.png?w=974)
2.4 milisaniyede tapa namluyu terk etmiş
![[Resim: dyna6.png?w=977]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna6.png?w=977)
4. milisaniyede tapa yüksük kısmı kanatçıkları açılmaya başlamış, saçmalar tapayı terk etmeye başlamış
![[Resim: dyna7.png?w=976]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna7.png?w=976)
![[Resim: dyna8.png?w=974]](https://pusat194.files.wordpress.com/2023/04/dyna8.png?w=974)
5.5 milisaniyede tapa kanatçıkları açılmış, hava direnci ile tapa geride kalmış, saçma bulutu hedefe doğru harekete devam ediyor.
Görüldüğü gibi "Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği" görsel verileri ile simüle edilen olayları fotoğraftan daha fazla bilgilerle görünür hale getirmemiz ve incelememiz, buradan sonuçlar çıkartmamız mümkün.
Benim de yivsiz tek kurşunlarla ilgili CFD (Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) ile ilgili kendi çalışmalarımı daha sonra paylaşmaya çalışacağım.
Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum
|
|
|
| Sig Sauer P365 XMacro |
|
Yazar: ceycey - 19-04-2024, 01:41 - Forum: SIG Sauer
- Yorum (5)
|
 |
Arkadaşlar, bugün bir forumdaşımızın silah dükkanına uğradım. Beğendiğim bir tabancayı
incelemek için gitmiştim. Arkadaşımız "P365'i gördün mü?" deyip beni P365'lerin olduğu
bölüme götürdü.P365'ler hakkında bilgim yoktu.Bugüne kadar da elime almamıştım.İlk
kez inceleme imkanım oldu.Elime alınca ilk sorum,"Bu tabanca polimer değil miydi?" oldu.
Tabancanın gövdesi o kadar kaliteli ki çelik zannettim. Tabanca sanki benim elime göre
yapılmış gibi.Elinizde tabancanın kalitesini hissediyorsunuz.
![[Resim: 43zfid9.jpg]](https://i.hizliresim.com/43zfid9.jpg)
![[Resim: 7x5yphb.jpg]](https://i.hizliresim.com/7x5yphb.jpg)
Tabanca tek sıra şarjörlü gibi ince,ancak 17 kapasiteli olduğunu öğrenince şaşırdım.Şarjöre baktım,1,5 sıra gibi.
Çekme kertikleri hem önde hem de arkada ve yeterli. Kabzası inanılmaz ergonomik. Bunda tetik korkuluğunun
altındaki ve yanındaki oyuklar etkili.Aksesuar rayı mevcut.Ve çok ilginç bir tetiği var.Tetik düşürmedim,ama çok
sert olduğunu düşünmüyorum. Şarjör mandalı tetik korkuluğunun altında. Gez ayarlı.Ayrıca tabanca çok hafif.
![[Resim: ccqxrd5.jpg]](https://i.hizliresim.com/ccqxrd5.jpg)
![[Resim: yhtsr0h.jpg]](https://i.hizliresim.com/yhtsr0h.jpg)
Sitesine girip, fabrika değerlerini inceledim.Uzunluğu 168 mm,yüksekliği 132 mm,genişliği 28 mm,
namlu uzunluğu 94 mm ve ağırlığı 624 gr.
Namlu karbon çelik,sürgü paslanmaz çelik ve nitron kaplama kullanılmış.
Emniyet mandalı yok.Sökme mandalı tek tarafta,ama değiştirilebiliyor.
Gövde ve sürgüde fazla yazı ve şekil yok.
İncelediğim P 365 XMacro'yu çok beğendim. Kaliteli,şık ve ergonomik bir tabanca.
Bir sub compact tabanca için 17 kapasite çok büyük avantaj. Fiyatı uygun
olsa başka bir tabancaya bakmadan taşıma için hemen alırdım.
|
|
|
|