Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 1,328
» Son Üye Florist
» Toplam Konular 952
» Toplam Yorumlar 6,001

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 342 aktif kullanıcı var.
» (0 Üye - 340 Ziyaretçi)
Bing, Google

Son Yazılanlar
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
07-10-2026, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 206
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,781
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,627
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 487
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 957
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 249
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 390
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,244
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 488
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 535
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,975
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 289
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,961

 
  Bir glock 19 hikayesi
Yazar: Achilles - 18-04-2024, 00:24 - Forum: Glock - Yorum (15)

Canik tti için çıkılan yol glock 19 la son buldu.
 
Canik tti ın yüzüncü yılda çıkacağı düşüncesiyle ekim ayında satın alma kağıdı aldım,tti olmasa bile özel birşey çıkar diye düşünüyordum ki,bende çok hayal kırıklığı yaratan bir silah çıkardı canik,sonra yine tti yı beklemeye başladım sürekli takip ediyordum,en sonunda amerikada 22 nisanda çıkacağı belli oldu,bende sürekli bilgi almaya çalışdım canikden hiç bir bilgi paylaşmadılar maillerime cevap vermediler,tam tarihide sormadım sadece satın alma kağıdımın biteceğini o tarihden önce çıkma ihtimali olup olmadığını sordum cevap dahi vermediler.

Glocklar gelince(satışa çıkmadan önce) bir şekilde canikden bir yetkiliye ulaşdım,15 nisanda üretime başlanıcağını çok az adette (bir kaç tane)üretileceğini ondan belki bir tanesini bana vereceklerini söylediler,20 sinde aramam için üretimden bir kişinin numarasını verdiler,glockların satışı başlanınca üretimdeki yetkiliyi aradım,20 mayıs civarlarında satışa çıkacağını, nisanda çıkmasının imkansız olduğunu söyledi,sonra 1 mayısda olabilir belki dedi,bende kağıdımın süresinin yetişmeyeceğini söyleyip teşekkür ettim.

Glock un hangi  modelini alacağıma bir türlü karar veremedim,zamanında g17 ve g19 arasında çok araştırma yapmış g17 e karar vermişdim,en sonunda bütün kayıtlarda glock un ürettiği en iyi silah olarak geçen g19 a karar verdim,daha önce hiç kullanmamış atış yapmamışdım.

Silahı mke de  elime alır almaz elime oturmadığını hissettim,eve gelince ilk işim diğer silahlarım ve g17 ile kıyaslamak oldu,zamanında çok doğru karar verip g17 yi seçmiş olduğumu anladım.

Kabzesi g17 den kısa olduğu için, glockların kabzesinde dışarı bombe yapan kısmı g19 da çok yukarıda kalıyor,yani daha yüksekde buda elimi dışarı itiyor,bu yüzden elime oturmuyor,silahı yukarı kaldırıp nişan aldığımda da, gez aşağıda arpacık yukarıda kalıyor,direkt nişan hattına oturtamıyorum,düzeltmem gerekiyor her seferinde,silahın sanki sürgüsü uzun kabzesi kısa hissiyatı veriyor.

Atış hissiyatına gelince,çok farklı silahlarla kıyaslama imkanım oldu,şahlanması geri tepmesi g17 ye yakın,ama g17 de çok rahat bir şekilde atış yapsanız dahi grupmanı çok iyi,g19 da gerçekden konsantre olmanız tabancayı ekstra sıkmanız gerekiyor aynı grupmanı yapmak için,g17 hataları tolere edebilirken g19 hataları kesinlikle cezalandırıyor,bir iki siparişim oldu g 19 için kabze bandı vs gibi onlarla nasıl olacak bakalım atış hissiyatı,şu ana kadar ki tecrübelerim bu yönde.

Saygılarımla.

Bu konuyu yazdır

  Gen 4 ve Gen 5 Farkları
Yazar: ceycey - 17-04-2024, 10:41 - Forum: Glock - Yorum (15)

Glock Gen 4 ve Gen 5 Farkları:

Yeni Glock Gen 5 partisi MKE’de satışa sunuldu.Glock Gen 4’lerden farklarını bu konuda 
toplayalım. Ellerinde Gen 4 olanların ,Gen 5’le değiştirmeleri için sebep var mı? Kullanan 
arkadaşlar farkları belirtirlerse sevinirim.
[Resim: 1hmb549.jpg]
[Resim: 4q99vy5.jpg]

Ben Gen 4 19 kullandım.Ancak,Gen 5’in sadece resimlerini gördüm. Görebildiğim kadarıyla farklar:

-Gen 4’ler Avusturya’da imal edilirken, anladığım kadarıyla gelen Gen 5 partisi ABD yapımı.
-Gen 5’lerde “Marksman Barrel” adı altında bir namlu değişikliği olduğu yazılı. Ama, bilgim yok.
-Gen 5’de sürgünün ön tarafına çekme kertikleri konulmuş. Gen 4’de sadece arka tarafta vardı.
-Gen 4’de kabzadaki parmak yerleri kaldırılarak, kabza düz hale getirilmiş. Desen değişikliği yapılmış.
-Sürgü yakalama bırakma mandalı çift taraflı hale getirilmiş.
-Şarjör yuvasında değişiklik var. Şarjörün gerdeli turuncu olmuş.
-Silah sökme mandalının yayı değiştirilmiş.
-Tetik yapısında değişiklik olduğu yazılı. İncelemediğim için ayrıntısını bilmiyorum.
-Tabancanın ağırlığında bir azalma olmuş.
-Gez ve arpacığın Gen 5'lerde plastik (polimer) olduğu yazılı.
-Sürgünün önü yuvarlatılmış.

Bu konuyu yazdır

  SİLAHLARLA İLGİLİ NEOCEHALET
Yazar: Shepherd - 16-04-2024, 12:39 - Forum: Medya-Haber-Kitap - Yorum (11)

Efendim malumunuz bilgi çağında yaşıyoruz. Bu çağda başta dijitallesme olmak üzere basılı kaynaklar dahil bilgiye ulaşmak araştırmak oldukça kolaylaştı. Bir konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen insanlar rahatlıkla bilgiyi arastirabiliyor edilebiliyor hemde binlerce farklı kaynaktan. 

Doğru bilgiye ulaşmak bu kadar kolayken başta kendi dilimiz konusunda yozlaşıyoruz kendi dilimizin kurallarını imla düzenlerinde bile ciddi derece de yozlaşıyoruz. Kısa bir cümle bile zor anlaşılabiliyor. Bunu da insanlar umursamazliktan yapıyor. Yoksa bundan çok değil 20 25 yıl önceki insan da gene aynı insan.

Bu yazıyı yazdığım için güzel Türkçemiz ile başladım. Asıl konumuza gelirsek. Silahlarda neocehalet çeşitli sosyal medya fenomenleri, ajanslar ilgi çekmek para kazanmak için kasıtlı olarak yalan yalnis uydurma bilgiler paylaşıyor. Derin yapılarında umursamamazlık ve sorumsuzluk da önemli bir etmen.

Bu başlık altında basinda silahlarla ilgili yalnış ve eksik bilgiler paylaşan sosyal medya fenomenlerini, ajanslarda çıkan haberleri paylaşmak için müsaadenizle foruma açıyorum.

Saygılar.

Bu konuyu yazdır

  SW 686 3 İnç
Yazar: ceycey - 15-04-2024, 14:07 - Forum: Smith Wesson - Yorum (1)

Arkadaşlar, bugün bir dönem kullandığım Smith Wesson Model 686  3 inç revolveri tanıtmak ve 
hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum..

Model 686, 1980 yılında dizayn edilip,1981 yılından itibaren SW'nin imal ettiği bir revolver serisidir.
2,5, 3, 4, 5, 6 ve 8 inç namlu boylarında, genellikle 6 kapasiteli, nadiren de 7 kapasiteli
revolverler üretilmiştir. 

Tabancalar, hem 38 Special hem de 357 Magnum mermi kullanabilecek şekilde üretilmiştir. Sınırlı
olarak da sadece 38 Special kullanabilecek şekilde üretilen 686'lar vardır.

Benim tabancam,686'nın CS-1 adı verilen Amerika Gümrük Muhafızları için özel olarak üretilen 3 inç
namlu boyundaki 5.000 tabancadan birisi.Gümrük muhafızları SW'den özel olarak 5.000 tabanca 
yapılmasını ister.Firma bunun üzerine 80'li yılların sonuna doğru(tahminen) bu tabancaları CS-1 adı
altında özel olarak üretir ve teslim eder.Ancak,gümrük muhafızlarının(ya da subayları) bir kısmı bu 
tabancaları ağır bulurlar.Bunun üzerine yaklaşık 2.500 adedi firmaya iade edilir.Firma bunların yerine
muhafızlara SW 6906 (ya da 4506) verir.İade edilen tabancaların parçalarının kullanılmak üzere
ayrıldıktan sonra gövdelerinin imha edildiği söyleniyor. Tabancaları iade etmeyen muhafızların emekli
olduktan sonra veya olmadan önce bir kısmın sattıkları söyleniyor. Benim tabancam,bu iade edilmeyen
tabancalardan birisi. İzmir'de bir silahçıdan devir aldım. Silahçı da emekli bir diplomattan aldığını söyledi.

[Resim: l6lqpub.jpg]

[Resim: lu9rm1m.jpg]

Ülkemizde Model 686'ların 2,5 inç namlu boyunda olanları çoktur.4 ve 6 inç olanlarına da rastlanır.
Ama, 3 inç olanını ülkemizde görmedim. Büyük ihtimalle ülkede bu tabancadan başka yok.
Tabancayı 5 yıl boyunca kullandıktan sonra, 2021 yılında aldığım bedele (3.500 Dolar) devrettim.

Revolver, yukarıda anlattığım şekilde CS-1 özel serisinden ve "no dash" denilen versiyonsuz modeli.
(TR'de genelde 686-3 versiyonu bulunur.) Bu durum topun açılma yerinde belirtilmiş:

[Resim: abwgcyp.jpg]

3 inç namlu hemen  farkediliyor. Biraz uzun. Bu da kovan tahliyesini
kolaylaştırıyor.

[Resim: go976se.JPG]

Namlu dışında 2,5 inç 686'lardan pek farkı yok. Menzili çok az daha uzun, taşıması namlu boyu
nedeniyle 2,5 inç 686'ya göre çok az dezavantajlı. 
Klasik bir "Combat Magnum" SW revolveri.Tek/çift hareketli  ve K gövdeli.Kabza tabanı yuvarlak.

Kullandığım 2,5 inçlik Model 66-3'den çok fazla farkını görmedim ve hissetmedim. Sadece nadir bir tabanca
olması nedeniyle bir hevesle aldım ve kullandıktan sonra devrettim. Sattığıma da pişman değilim.
Saygılar.

Bu konuyu yazdır

  AVM'de bıçaklı saldırı
Yazar: AliGalip - 13-04-2024, 12:01 - Forum: Medya-Haber-Kitap - Yorum (5)

Avustralya'nın Sydney kentinde bir AVM'de düzenlenen bıçaklı saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti. Saldırgan ise öldürüldü. 
Görüntüsü BURADA ,,, saldırganın insanları KOVALAMA ANI DA BURADA

Soru 1 - Oradaki birinde tabanca olsaydı, saldırgan bu kadar kişiyi öldürmeye fırsat bulabilir miydi?

Soru 2- Allah korusun, benzeri ülkemizde olsa taşıma ruhsatlı tabancanız olsa ne yapardınız?

Bu konuyu yazdır

Lightbulb Stoeger STR9 MC incelemesi
Yazar: AliGalip - 13-04-2024, 00:47 - Forum: Stoeger - Yorum (13)

Selamlar,
Stoeger STR9 serisine dair bir yazı kaleme almıştım ( LİNKİ BURADA ) ve STR9 MC'nin teknik özelliklerine değinmiştim. Burada biraz da kullanıcı deneyimine yer vermek istedim.

[Resim: Whats-App-Image-2024-02-29-at-15-32-51.jpg]

Öncelikle bu seride her modelin kendine has artı ve eksileri bulunuyor. Hangisinin size daha uygun olduğunu anlamanız için hepsi ile ayrı ayrı atış yapmanız gerekiyor ki bunu da yapmak mümkün değil zira her poligonda zaten Stoeger yok. Olanlarda da en fazla 2 model bulunuyor.
Dürüst olmam gerekirse, Stoeger markasında sadece Cougar 8000 F ile atış yaptım. Diğer markalardan bir çok tabancayı tecrübe ettim tabiki. Polimer ve küçük bir tabancada kararlıydım. Marka olarak da Stoeger'i tercih ettim. Yani hiç deneyimlemediğim tabancayı 5 yıllığına ve değiştiremeyeceğimi bilerek aldımSmile

[Resim: STR-9-MC-REDDOT.jpg]

SADEDE GELEYİM
*Elime bir tık küçük geliyor olsa da, atışta ona göre bir tutuş geliştirdim ve şahlanmasını minimalize ettim diyebilirim. Sağ el kullanıcısı olarak atış sırasında sol elimin işaret parmağı ile tetik korkuluğunun dışını kavradım. Böylece bir nebze de olsa şahlanmada bir frenleme sağlayabildim. 
*Sarsılmaz parabellum mermi attım ve hiç teklemedi.
*Atış hissiyatı kesinlikle çok güzel.
*Güneşli bir havada yaklaşık 10 ila 20 metre atış yaptım ve hedefteki performans gayet güzeldi. Bunu poligondaki diğer tabancalarla atışımla kıyaslayarak söylüyorum.
*Micro Compact olunca temizlemesi de bir tık daha kolay oluyor haliyle.
*Şarjör yayı gerçekten çok sert, full mermi basmak için kuvvetli parmaklarınız olmalı. Hızla doldurma aparatı olmadan zaten tamamen doldurmanız çok çok zor.
*İrca yayı da sert. Buna harcadığınızın yarı kuvvetiyle diğer tabancaları rahatlıkla manipüle edebiliyorsunuz. Bu tabi taşıma sırasındaki güvenlik hususunda bir avantaj da sağlıyor.
*Safe action tetiği var ve Glock gibi oldukça sert bir tetik. Yumuşak tetik seven biri olarak, atışımı bunun daha kolaylaştırdığı kanısındayım.
*Gizli taşımaya mükemmel uyumlu. Göbeksizseniz eğer, appendix taşımada dışarıdan anlaşılması çok çok zor.   
*Hafif olması nedeniyle hiç ağırlık hissetmiyorsunuz.
*Kabza üzerindeki ve özellikle arkadaki desenler iyi bir tutuş sağlattırıyor.
*Reddot için Optic Ready olması güzel bir özellik.

Ez cümle fikrimce fiyat performans açısından tercih edilebilir bir tabanca.

Eksiklerim varsa lütfen yorumda belirtiniz, yazımı güncellerim,,, eklemek istediklerinizi de lütfen yorumda yazınız.

Bu konuyu yazdır

  Polise/askere/sivile bıçakla/silahla saldırı ve vicdan
Yazar: AliGalip - 12-04-2024, 12:16 - Forum: Bireysel Silah Edinme Hakkı - Yorum (2)

Daha yeni paylaşılmış olan “polise bıçakla saldıran kişi serbest kaldı” iddiasına dair X paylaşımını BURAYA bırakıyorum ve bu mevzuya dair iki kelam etmek istiyorum. 
Öncelikle bu saldırıya dair ulusal basın taraması yaptığımda saldırganın tutuklandığı bilgisine ulaştım. Hangisi doğru veya hangisi yanlış bilgi konusunu kenara bırakıyor,,  olguya odaklanmak istiyorum.

Ülkede polise dahi silahla, bıçakla saldıran zihniyetler sana/bana ne yapmaz. Savcı/hakim hukuk dairesi çerçevesinde karar veriyor. Bu saldırganlar maalesef serbest de kalabiliyor. İşin kötü yanı serbest kalabildiklerinin herkesçe bilinmesi, saldırganları cesaretlendirirken; hukuka ve ahlaka saygılı bireyleri daha çok korkar hale getiriyor. Kanunların revize edilmesi, ister polise/askere ister sivile olsun, saldırı cezalarının çok daha ağırlaştırılması şart.  Hele kolluk kuvvetlerine saldırının dönüşü olmaması lazım, yani saldırgan Amerika’daki gibi bir sonun kendisini beklediğini bilmeli!. 
Basına ya da sosyal medyaya yansıdığı kadarcılığı ile haberdar olduğumuz bu saldırılar bile RUHSATLI sivil silahlanmanın gerekliliğini ortaya koyuyor.
Peki silahlanamayan ne yapmalı? Mevcut şartlarda sadece KAÇMALI, PISMALI.

Cennet vatanımızda huzur içinde yaşamaktan öte talebi olmayan bizlerin en önemli beklentilerinden biri kanunlarımızın günümüz şartlarına göre revize edilmesi, adliyelerdeki iş yüklerinin hafifletilmesi için fiziki koşul ile personel şartlarının güçlendirilmesidir.

Kötünün kötülük yapmaya korktuğu; iyinin ise rahatça iyilik yapabildiği günler özlemiyle…

Bu konuyu yazdır

  Carbine Dönüşüm Kitleri
Yazar: sentinel - 12-04-2024, 10:06 - Forum: Hukuk Bölümü/Ruhsat İşlemleri - Yorum (17)

Herkese merhabalar,

 Tabancaları daha uzun menzilli ve daha yüksek isabet oranına sahip karabinalara dönüştürmek için tasarlanan FAB Defense KPOS, CAA RONI, CAA MCK, IMI KIDON, Recover 20/20 gibi ürünler genellikle karabina dönüşüm kiti ve atış destek kiti olarak adlandırılıyor. Bu kitlerin kullanımı ile ilgili kanun, yönetmelik ve yasal mevzuatı araştırdım. Bulundurulması ve kullanımını doğrudan yasaklayan bir ifadeye rastlayamadım. Hali hazırda bazı poligonlarda kullananlara da şahit oldum. Yerli üretim olarak bildiğim bir Asecron markasının Creed G2 modeli mevcut; onu da yurt dışına ihraç ediyorlar.

 Değerli forum sakinlerinin bu kitlerin kullanımı ile ilgili görüş ve tecrübelerini paylaşmalarını rica ederim.

Saygılar.

Bu konuyu yazdır

  Silahlarda Görülen Pas Cinsleri
Yazar: ceycey - 12-04-2024, 00:29 - Forum: Bakım-Onarım - Yorum (1)

Sn.Alpago’nun 11.5.2009 tarihli yazısı:

Silahlarda Görülen Pas Cinsleri

Kara Pas:

Oksijen ve rutubetin demir,çelik üzerindeki etkisiyle oluşan bir pas cinsidir. Genellikle yüzeyseldir, uygun çözücü ve temizleyici yağlarla temizlenerek giderilebilir, periyodik bakımlarla ilerlemesi durdurulabilir. Uzun süreli nem ve çok havadar ortam, belde kılıfsız taşıma sonrası metal üzerindeki terlemenin etkisi başlıca sebepleridir. Silahların uzun süreli kullanım dışı bekletileceği ve saklanacağı durumlarda bu tip paslanmadan koruma için uygun ve izolasyonu sağlıklı silah kutularında(tercihen ahşap veya kenar şeritleriyle, kapanışta vakumlama yaparak nemden silahı tecrit eden silah çantalarında)silahın üstüne gelmeyecek şekilde ufak nem emici poşetçiklerle saklamak tercih edilmelidir.

Kırmızı Pas:

Çelik ve demir aksamlar üzerinde hava, nem, yağlarla birleşerek tortulaşmış barut artıkları etkisiyle oluşmaktadır. Bu pas görüldüğünde, ihmal edilmeden uygun temizleme maddeleriyle çeliğin yapısına zarar vermeden giderilmelidir. Aksi halde çelik üzerinde geriye dönüşü zor tahribata sebep olur,metal üzerinde hızla ilerleyen bir pas cinsidir. İleri durumlarda  karıncalanmaya ve aşınmaya sebep olur. Özellikle nemli ve sıcak iklimlerde silah sık sık kontrol edilip uygun şekilde yağlanmalıdır. Atış sonrasında yeterli temizlik sağlayan solüsyonlar ile silah iyice temizlenmeli, çelik uzun süre barut artıklarına maruz bırakılmamalıdır.

Karıncalanma:

Uzun süreli bakım,temizlik ve yağlama yapılmamış,yoğun nem,hava ve pasın satıhta meydana getirdiği, en az 0,025mm derinliğinde, 0,25mm çapında oyuklardır. Bu durum gözle görülebilir ve metal yüzeyler için tehlike arz eder. Tespit edildiğinde üstünde aşındırma yapılmadan kaplama ve tesfiye konusunda bilgi sahibi ustalara müracaat edip uygun çözüm aranmalıdır.

Pas giderilmesinde, özellikle aşındırıcı etkiye sahip, silah yüzeyine kısa süreli fayda sağlayan, fakat uzun sürede metalin yüzeyinde faydasından çok zararı olan, içeriğinden emin olmadığınız asit bazlı temizleme sıvılarına ve kalitesiz temizlik yağlarına itibar etmeyiniz.

Saygılar.

cehennem demiş ki:

Verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim, bir sorum olacak. Dedemden kalma Mossin Nagant marka 1914 yapımı bir tüfeğim var. Onu köy evine gittiğim sırada buldum. Bakımsız ve paslıydı. Kac yıl kullanılmadı Allah bilir. Mekanizmayı düzelttim. Dipçik çürümüş ve namlu içi paslanmış; elimden geldiği kadar sildim ama hala paslı gibi duruyor. Bu namlu adam olur mu?

Alpago demiş ki:

Silahın üzerindeki paslanan kısımları özelliklede namlu içini elden geldiğince aşındırıcı malzeme ile temizlemeyin, piyasada bulacağınız wd_40 veya AC_90 pas temizleme yağları ile yüzeyi yağlayıp 10dk bekledikten sonra itinalı bir biçimde bez ile silin, çok ileri derecede paslanmamış ise bir iki uygulamadan sonra yüzey temizlenecektir, karıncalanma ve oyuntu var ise silahınızı işinin ehli bir ustaya teslim edip dikkatlice işlemleri takip etmelisiniz. Namlu içini temizlerken bezleri tek yönlü hareket ettirin ileri geri harbileme yapmayın atım yatağından ileriye doğru harbileme yapın.(sağlam bir ipin ucuna bağlanmış %100 pamuklu bez en iyi harbimdir.)

Ali Kozanoğlu demiş ki:

Sn. arkadaşlar,

Klâsik meneviş olarak düşündüğümüz, bazı eski sarma namluların kahverengi parıltısı (browning), bazı Webley'lerin, Mauser'lerin mavi-grisi (bluing) veya Tokarev tabancalarda çok rastladığımız kara-gri (neredeyse İngilizlerin "blacking" tabirine İngiliz silâhlarından daha layık) menevişler silâhların hem parıltısını azaltmak hem de bilgiğimiz sıradan veya adi pasa karşı korumasını arttırmak için kullanılan "kontrollu paslandırma" şekilleridir. Bu bahsettiğim "kontrollu paslanma" demir/çelik malzemelerin yüzeylerinde yukarıda "sıradan veya adi pas" diye bahsettiğim oksidasyonun başlangıç safhalarında durdurulması ve yüzeyde sebep olduğu mikroskopic gözeneklerin de yağlar için bir tutucu zemin teşkil etmesinin sağlanmasıdır. Aşırı sıcakta (meselâ suyun kaynama hararetinde) kırmızı pas siyah pasa dönüşür. İnce kırmızı pas yüzeyleri yukarıda "browning" diye adı geçen menevişi sağlarken bunun kaynatılmış hali de, kullanıldığı zeminin kimyasal özelliğine ve/veya kaç defa tatbik edildiğine ve paslanmayı sağlayan aracı maddenin (meselâ soğan suyu ilâ cıva süblimesi arasında yemek tuzu da dahil onlarca madde) özelliklerine göre mavi-gri-siyah renkleri arasında değişebilen çeşitli tonlarını oluşturur. Ve de üzerine sürülen muhtelif yağlarla korunur.
Bu pas tabakası bazı Afganistan veya Afrika toplumlarında kumla temizlenerek yok edilir. Zamanla silâhım yüzeyinden bir miktar da bu kumla yok olur. Bu şekilde temizlenmeyip/beyazlatılmayıp üzeri yumuşak bir deri veya bezle silinip temizlenen ve yağlanan silâhlarda ise, bilhassa kılıf ve el sürünmesi ile aşınan meneviş renginin yerini grimsi bir "doğal" meneviş alır. Buna "patina" denilebilir. Bu da bir nevi "kontrollu paslanma"dır. Çok kullanılmış, taşınmış silâhlarda en iyi bakıma rağmen bu "patina" bazen silâhın tüm dış yüzeylerinde görülebilir.

Silâhlarını "yeni gibi görünüşlü" sevenler menevişi tekrar yaptırabilir, nikel, krom kaplamaları seçebilirler. Ne var ki bu gibi yeni meneviş ve/veya kaplama işlemleri tamamen oksidasyondan arınmış ve yağsız yüzeylere tatbik edilir. Bunun temini için yapılan ince zımpara ve/veya polisaj işlemleri aslında aşındırma işlemleridir ve silâh yüzeyindeki orijinal alet, takım izlerini, damgaları, keskin köşeleri kenarları yuvarlatıp silâha "yumuşak" ve "kemiksiz" bir görün tü verirler (laylon poşette bayatlamış lâhmacun gibi) ki bir çok meraklı böyle bir zemin üzerine altın dahi kaplansa istemez, orijinal, menevişsiz fakat aşınmamış görünüşü tercih ederler.

Saygılar,

Demir/çelik içerikli (hatta bazı bakır/çinko/kalay içerikli) nesnelerde gerek ter, gerekse kılıfların veya benzer kimyasal işlem görmüş deri gibi kap, torba, kutu, vb içinde kalan kimyasal tuzlar sebebi ile paslanması/kararması/kızarması/yeşermesi gibi kimyasal etkiler göstermesi ne olursa olsun iyi bir şey değildir. Bu hem okside filân olan malzemelerin orijinal görünüşlerini bozar, hem bu oksidasyon sonuçlarının dökülmesi ile metalde yıpranmalara, eksilmelere (genelde korozyon dediğimiz) hem de bulaştıkları diğer yerlerin de bozulmalarına sebep olabilir.
Bu sebepten belki bu gibi yerlerde kullanılacak özelliklere sahip "paslanmaz çelik" vidalar bulmak ve kullanmak iyi bir seçim olabilir.
Silâh taşıma konusunda (kendim hiç taşımadığım halde) çok terlediğim için sık sık paslanmaz çelik silâhları tercih ettiğimi yazmam da aslında bu yüzdendir.

Piyasada o kadar çok değişik dişlerde ve formlarda paslanmaz çelik vidalar bulunmaktadır ki bunların bazıları ehil ustalarca tadil edilerek de gerekli maksatlar için kullanılabilirler ve bir çok durumda bu vidaların tamamen yeniden yapılmasından daha iyi neticeler verebilirler.

Saygılar,

Burakt demiş ki:

Arkadaşlar merhaba. Benim sorum ben tabancamı 2 haftada bir temizleyip yağlıyorum. Sonra ince bir beze sarıp kaldırıyorum. Kimileri diyor ki silah açıkta kalsın kimi diyor ki tabancayı yağladıktan sonra ince bir poşete sarın. Benim bulundurma ruhsatım var ve ancak 2 ayda bir gidebiliyorum poligona. Uzun süre kullanılmayacak durumlarda oluyor. Bir de koruyucu ve temizleyici yağlar hakkında bilgi verir misiniz. Mesela 3-4 ay silahımı kullanmayacaksam nasıl bir bakım yapmalıyım.
tabancam stoegercougar 8000ft

Lvnt demiş ki:

Sn Burakt , silahınızı 2-3 ayda bir kullanıyor iseniz , temizliğini yapıp , ince bir tabaka halinde dışını koruyucu yağ ile yağladıktan sonra , ince bir beze sarıp mümkün ise kasada muhafaza etmenizi tavsiye ederim , ev ortamlarında aşırı bir rutubet olmadığından poşete koymanın pek faydası olacağını sanmıyorum , 2-3 ay kullanılmayan bir silahın her türlü emniyeti için küçük bir kasa silahı her türlü etkenden en sıhhatli bir şekilde korur..
Silahı sakladığınız kutuya, çekmeceye vb. küçük nem alıcı poşetlerden de atarsanız iyi olur. Rutubeti bir miktar engellemiş olursunuz.
Saygılar..

hosbey21 demiş ki:

Sayın arkadaşlar yaklaşık 50 yaşında oda tahmini yaşı boyası kalkmış paslanmış bir av tüfeğiyle başımız dertte. Bu tüfeği araba boyacısına götürüp kumlama yaptırıp tekrar siyah boya yapabilir miyiz? Kumlama bu tüfeği etkiler mi? Bilmediğim bir işlem olduğu için soruyorum . Cevaplar için teşekkürler, saygılar.

Lupus demiş ki:

Sn.hosbey21,
Kumlama işlemleri amaca göre farklı çap ve evsafta tanecikler, farklı basınç ve hızla kumlanacak yüzeye püskürtülerek yapılmaktadır. Sanayide uygunsuz kalınlıktaki tanecikler ve basınçla yapılan kumlama sonrası yüzeyi ay yüzeyine benzer kraterlerle dolmuş bir CZ 75 görmüş birisi olarak, böyle bir işlem yaptırmadan önce iyice araştırmanızı, kumlama işlemini yapacak kişiyi bu konuda iyice bilgilendirmenizi, işlemi yapacak kişinin de konuya ne kadar vakıf olduğunu iyice sorgulamanızı öneririm. Ancak en güzeli bu işlemi, tecrübeli bir tamir bakım atölyesinde yaptırmaktır...Saygılar.

Paslanmaz çelik demek, kesinlikle paslanmayan çelik demek değil, sadece daha zor ve geç paslanan çelik demektir...
Paslanmaz çelik bir S&W Model 66' ın içerisindeki pas;
Her silah düzenli ve usulüne uygun bakım ister...

[Resim: 8we67gd.jpg]

Her silah en azından bir kaç yılda bir işinin ehli bir usta tarafından ayrıntılı bir şekilde kontrol edilmelidir...Saygılar.

Firestorm demiş ki:

15 sene kadar cam atölyemizde kumlama bölümünde çok değişik malzemeler kumlamıştık.
Kumlama yaptırmayı düşünen arkadaşlara tavsiyem; cam kumlama yapan bir atölye bulabilirseniz eğer o atölyede kullanılan Silis kumlar hem çok kalın partikül yapısına sahip olmaz , hem de gemi metal aksam kumlamacıları kadar yüksek basınçla kumlamada yapmazlar. Malum kimi zaman çok ince cam eşya kumladıkları için camı kırmadan bozmadan kumlama yapabilmek için ince kum ve de nispeten düşük basınçla kumlama yapmak zorundalar.
Bu türlü bir atölyeye giderseniz şayet ellerinde hortum tertibatından başka tabanca ile kumlama yapıp yapmadıklarını sormanızda fayda var.
Tabanca ile kumlama hadisesinde bir kovadan kum çeken tabanca mevcuttur ve de kullandığı basınç hortum dediğimiz tertibattan çok daha azdır.
Örnek vermek gerekirse bir süre eski gaz lambalarının camlarını bu ekipmanla kumlamıştık. Cam o kadar inceydi ki, en ufak bir hatada kırılıp giderdi.
Tabanca ile kumlama yaparak dikkatsizlik sonucu kırmazsak eğer kumlamada bu camlar kırılmazdı.
Metal yüzey kumladığımızda bahsettiğim küçük partiküllü silis kum ve düşük basınçla çok hassas yüzeyli ipek gibi bir satıh elde ediyorduk.
Daha sonra metal kumlama yapan tertibatlarda gördüğüm yüzeyler kullandıkları granül malzemelerden dolayı çok pütürlüydü.
İstanbul’da modoko sitesi etrafında hala bir kaç atölyede bahsettiğim hassas kumlama işleri yaptırılabilir.
Saygılar.

Bu konuyu yazdır

  Taşınan Silahın Meneviş Koruması
Yazar: ceycey - 11-04-2024, 15:14 - Forum: Bakım-Onarım - Yorum Yok

Taşınan Silahın Meneviş Koruması:

Sn. Terkan’ın 03.3.2012 tarihinde açtığı konu ve yazılan mesajlar:

Merhaba arkadaşlar;
Forumda inceledim ama ben bulamadım. Eğer başka bir başlık altında bu konu işlendiyse; konu kapatılır veya taşınırsa dahi, teşekkür ederim.
Ben S&W Mod.10-9 (38 cal.) revolver taşıyorum. Silahım eski olmasına rağmen yıllarca hiç taşınmamış ve babam tarafından kasada muhafaza edilmiştir. Bu sebep ile orijinal siyah renk meneviş boyasını sorunsuz muhafaza etmiştir. Ben taşıma ruhsatımı 2011 Aralık ayı sonunda aldım ve o günden beri silahımı üzerimde taşıyorum. İlk işim bir dış kelebek kılıf sahibi olmak oldu. Forumdaki öğretilerle de paralel olarak ben de silahın kılıf ile taşınması gerektiğine inananlardanım. Fakat asıl mesele şu...
Av bayiliği yapan bir arkadaşıma mermi almak için gitmiştim. Silahımı ilk gördüğü anda hiç kullanılmamışlığından, temizliğinden , güzelliğinden bahsettikten sonra ilk lafı bu silahı 1-2 sene sonra krom kaplattırırız oldu. Ben böyle bir şey istemediğimi söylediğimde ''1-2 sene sonra görüşürüz. Taşıdığın müddetçe illaki boyası atacak.'' dedi. Daha sonra polis bir arkadaş ile karşılaştım. Kendisi trafik polisi ve görevi gereği silahını dış kılıf ile taşıyor.Onda da model 10 vardı. Ve o silahı kromlatıp kabzesini de değiştirmiş. Hatta yapılan kaplama, top kısmından kabuk kabuk atmış. Çok kötü bir görüntü oluşmuş. O da bana taşındığı müddetçe bunlarla karşılaşıldığını söyledi. Bir de bir abimizde aynı silahtan varmış. O silahı görme imkanım olmadı ama, onun da yıllardır sürekli koltukaltı kılıfı ile taşıyor olduğunu öğrendim. Aynı şekilde onun silahı da kromlanmış...
Sevgili arkadaşlar;
1.) Meneviş boyalı silahların kaderi bu mudur, illaki orijinal boyalar atacak mı?
2.) Bu tip olayların yaz aylarında, terlemeden mütevellit, daha sık görüleceğine dair bir inancım var. Doğru mudur? Doğru ise yazın silahımızı üzerimizde taşımak yerine bir çanta içerisinde taşımak silahın orijinal boyasını korumak adına daha mı mantıklıdır?
3.) Bu tip boya atım olaylarının önüne geçmek için ekstra bakım yöntemleri var mı?
4.) Var ise silahımızın boya orijinalliğini muhafaza etmek adına nasıl taşımalı ve nasıl bakım yapmalıyız?
5.) Orijinal boyası illa ki atacaksa krom kaplatmak zorunda mıyız?
6.) Değilsek ülkemizde meneviş boya, orijinali ile aynı kalitede yapılabiliyor mu?
Tecrübe ve fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Sevgi ve saygılarım ile...
T.Erkan

Sekman demiş ki:

Sorularınız çok ama ben kısa tek cevap vereyim...

Meneviş bir boya değil yüzey karartma işlemidir, pas, korozyon vs olmadığı müddetçe hiçbir işlem yapmaya gerek yok, meneviş iyice atarsa iyi bir usta yarım saat içinde tekrar meneviş yapar ve silahın orjinalliğine de pek bir halel gelmez, sakın ama sakın onların aklına uyup krom falan kaplatmayın...

Ayrıca uygun kılıfta taşınan ve bakımı düzenli yapılan bir silaha hiçbir şey olmaz sadece bazı köşelerde renk açması olur o da güzellik katar, baktınız hoşunuza gitmedi Göktuğ usta hemen bir menevişle eski haline getirir.

Alpago demiş ki:

Sn. terkan,
Tabancanızı iyi günlerde kullanmanızı dilerim. Umarım siz de babanız gibi evlatlarınıza tabancanızı sorunsuz teslim edersiniz. Meneviş bildiğiniz üzere bir yüzey renklendirme işlemi olup, diğer kaplama ve boyalara göre dış etkenlere ve aşınmaya daha dayanıksızdır. Bu özelliğinin yanında uygun yüzey temizleme işlemleri ile ehil ellerde yapılınca silahın orjinal yazılarına ve yüzeyine çok daha az zarar veren bir işlemdir.

Menevişli silahlar ;
Deri kılıfı için de uzun süre bırakılmamalıdır. Zira deri işlenirken kullanılan bazı kimyasallar, uzun süreli temaslarda menevişin çözülmesine ve ağarmasına sebep olabilir.

Soğuk ve sıcak geçişlerde nemlenmeye dikkat edilmelidir. Soğuk ortamlardan sıcak ortamlara girildiğinde metal üzerinde oluşan nemlenme uzun süre bekletilmeden giderilmelidir.

Uzun süreli ter e maruz bırakılmamalıdır. Bildiğiniz üzere insan vücudundaki ter kaplama dayanıklılığı efsane haline gelen tabancaları bile aşındırıp paslandırabilmektedir. Bu sebeple silah tere maruz bırakılmamalı eğer kaçınılmaz ise silah istirahat zamanları terden arındırılıp uygun koruyucu özelliği olan yağlar ile hafifçe yağlanmalıdır.

Uygun olmayan ve aşırı yağ ile temastan kaçınılmalıdır. Yağlar genel olarak çözücü - temizleyici özelliği bulunan ince yağlar ve koruyucu - suyu itici özelliği olan kalın yağlar olmak üzere ikiye ayrılır. Silah temizliğinde kullanılan bu ince ve çözücü yağlar uzun süre meneviş ile temasta renk açılması, ağarma gibi durumlara sebep verebilir. Ayrıca aşırı çözücü ve klor amonyak vb. maddeleri içeren yağlar kesinlikle menevişli yüzeylere temas ettirilmemelidir. Temizliği müteakip ince yağ yüzeyden kalıntı bırakmadan temizlenmeli ardından koruyucu yağ tatbik edilmelidir.

Akşamları silahınızın üzerinde kalan nemi kuru ve emci bir bez ile almak, deri kılıftan ayırmak bile çok uzun süreli kullanmanıza olanak sağlar.
Saygılar.

Yıldız37 demiş ki:

Sayın Terkan, sakın size krom yaptıralım aklını veren kişilere aldırış etmeyin. Uzun yıllar meneviş boyalı tabanca kullanmış birisi olarak şunları söyleyebilirim;
Kesinlikle bana göre mat kumlu boyadan daha üstün. ilk tabancam mat boyalı 245 PY serii Browning Hp idi.Tabancamı ne kadar özenle taşımaya çalıştıysam da boyası ağardı da ağardı. Aynı bulaşık gibi berbat bir renk aldı. Kabzeye elime aldıkça kabzede ağardı ve silahın kabzesi ve sürgüde dahil olmak üzere bir çok yeri korozyona uğradı.Yani paslandı.
2.silahım ise eski versiyon CZ 75 idi.Bu tabanca meneviş boyalıydı. Meneviş aslında mat boyaya göre bence daha avantajlı.Cz 75 kullandığım müddetçe meneviş boya ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadım.Sadece deri kılıflardan uzak durun,onun yerine kadife kılıflardan kullanın derim. Meneviş boya tabancanın tabiri caizse tadına tat katan,güzelliğine güzellik katan bir boya türüdür. Hafif terlediğimde mendilim ile kurulardım. Arada koruyucu yağ ile silerdim. Onca sene ne bir pas,ne de boya atması yaşamadım, lakin kılıfa takıp çıkarırken bazı hatlarda ve köşelerde hafif meneviş atması olabilir, oda tabancanın güzelliğine güzellik katar. Saygılar......

ilbersa demiş ki: 

Menevişin yenilenmesi sırasında, mevcut meneviş tesviye edilerek temizleniyor mu, yoksa direk üzerine mi uygulanıyor? Saygılar.

Yıldız37 demiş ki:

İlk önce yüzey temizlenir, sonrada nitrat-nitrit-kostik karışımları ile yüzey karartma işlemi, yani meneviş boya diye tabir ettiğimiz işlem uygulanır..

Lupus demiş ki:

Eğer yüzeyde tesviye ile bertaraf edilmesi gereken pas veya korozyon yok ise, menevişi bu iş için hazırlanmış solüsyonlarla veya sadece kumlayarak temizleyebilirsiniz...Eğer solüsyonla temizler, hafif polisaj yaparak, kumlama yapmadan direk meneviş solüsyonunda işlem yaparsanız, oldukça parlak, cam gibi yüzeyler elde edersiniz, ancak bu menevişin kalıcılığı, pas ve korozyon direnci çok düşük olacaktır. Yüzey temizliğini müteakiben kumlama yapar, ya da yüzey temizliğini direk kumlama ile yapar, menevişi bunun üzerine yaparsanız, kumlama işleminde kullandığınız kumun kalınlığına göre daha mat, pas ve korozyon direnci biraz daha iyi olan yüzeyler elde ederseniz. Menevişin şahsen en sevdiğim yönlerinden birisi budur. Korozyona uğramamış bir silahın yazı, sanayi kodu ve hatlarına zerre kadar dokunmadan, eğer tonunu da tutturabilirseniz, silahı neredeyse orijinaline yakın bir şekilde restore edebilirsiniz....

Bu konuyu yazdır