| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
Dün, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 190
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,739
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,614
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 470
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 943
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 245
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 419
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 386
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,225
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 484
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 531
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,878
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 286
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 298
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,953
|
|
|
| Beretta PX4 Storm |
|
Yazar: ceycey - 09-07-2025, 03:28 - Forum: Beretta
- Yorum (1)
|
 |
Beretta PX4 Storm:
MKE’ye son gelen Beretta partisinde PX4 Storm ve PX4 Compact tabancaları 3.308,95 Dolar bedelle,PX4 Special Duty ise
5648,09 Dolar bedelle satılmaya başladılar.Tabancalar hakkında özellikle PX4 Storm hakkında soru geliyor. Bu tabanca grubu
hakkında bilgilerimizi tazeleyelim.
![[Resim: 54642746253_585f55baa8_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642746253_585f55baa8_z.jpg)
Beretta PX4 Storm, ünlü İtalyan silah üreticisi Beretta’nın 2004’den beri ürettiği, geleneksel mühendislik anlayışını modern
teknolojilerle harmanlayarak geliştirdiği, özellikle kolluk kuvvetleri ve sivil kullanıcılar için tasarlanmış polimer gövdeli yarı
otomatik bir tabancadır. Storm “fırtına” anlamına gelir.
![[Resim: 54642821160_0afa1b84c8.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642821160_0afa1b84c8.jpg)
Tabancanın tam boy(hizmet, standart) ve kompakt modelleri İtalya’da, subkompat modeli ise ABD’deki fabrikada üretilmektedir.
Özellikle Avrupa ve Amerika’daki çeşitli kolluk kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Modern ve polimer gövdeli
tabancalar arasında üst sıralarda yer alır. Tabancanın yapısında 2004 yılından beri çok fazla değişiklik yapılmadığı halde, hala
bir çok kolluk kuvveti ve siviller tarafından kullanılması, kalitesini göstermektedir.
![[Resim: 54642757333_89d16bfba4_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642757333_89d16bfba4_z.jpg)
PX4 Kompakt
Teknik Özellikleri:
PX4, Beretta 8000 Cougar serisi tabancaların daha geliştirilmiş modelidir. Tek/çift hareketli tetik sistemine sahiptir. Tam boy
ve kompakt boyları Cougar 8000 serisindekiyle aynı kısa geri tepmeli, döner namlulu mekanizmayı kullanırken , subkompakt
eğimli namlu sistemini kullanır.Genelde horoz ateşlemelidir.
![[Resim: 54642770778_79b13b3287_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642770778_79b13b3287_z.jpg)
Gövdesinde kullanılan metal iskeletle desteklenmiş polimer malzeme kaliteli olup, dayanıklıdır. Hatları yuvarlanmıştır. Tetik
korkuluğu da önceki modellerden farklı olarak yuvarlanmıştır. Pikatini ray standarttır. Döner namlu sistemi nedeniyle geri tepmesi
son derece düşüktür.Gövde/sürgü yapısı dengelidir.Çekme kertikleri önde ve arkada olup yeterlidir.İrca mili polimerdir.Üzerindeki
irca yayı sabittir.
![[Resim: 54642580766_54575896d9.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642580766_54575896d9.jpg)
Çeşitli boyda el yapıları için 3 farklı boyda kabza sırtı vardır.Kabza yapısı her yönde kaymaz şekillerle yapılmış olup ergonomiktir.
Emniyet mandalı klasik şekilde sürgünün üzerindedir. Sökme mandalı çift taraflıdır.Sürgü bırakma-yakalama manivelası çift taraflı
olup, istenirse daha ince yapıda olanıyla değiştirilebilir.Tetik korkuluğu altında bulunan şarjör düğmesinin el büyüklüğüne göre farlı
boyda olanları vardır.Kısaca,PX4 modüler bir tabancadır.
![[Resim: 54642571891_0134afeece.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642571891_0134afeece.jpg)
9x19 mm,40 S&W ve 45 ACP çaplı tipleri vardır.Şarjörleri çift sıralı olup,9X19 mm 17,40 S&W 14 ve 45 ACP olanı 9
kapasitelidir. Daha fazla ve düşük kapasiteli orjinal şarjörleri vardır.
![[Resim: 54642889420_857530c2cb.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642889420_857530c2cb.jpg)
PX4 Storm, farklı görev profillerine ve kullanıcı tercihlerine uyum sağlayacak şekilde çeşitli tetik ve emniyet sistemleriyle
sunulmaktadır. “F” modeli hem iğne düşürücü hem de manuel emniyete sahipken, “G” modeli sadece iğne düşürücü ile gelir
ve atıştan sonra tabancayı tekrar emniyete almak gerekmez, bu da görev silahı olarak daha pratik bir kullanım sunar. “C” tipi
tek tetik sistemiyle çift hareketli ama çok daha kısa bir tetik yolu sunarken, “D” modeli klasik DAO (double action only)
tarzındadır.
![[Resim: 54641739712_2cb19ce4a3_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54641739712_2cb19ce4a3_z.jpg)
9X19 mm ve modelinin uzunluğu 192 mm,namlu uzunluğu 102 mm,yüksekliği 140 mm,genişliği 36 mm ve boş ağırlığı 785 gramdır.
Diğer çaplardaki modelleri daha uzun ve daha ağırdır.Nişangah sistemi 3 nokta işaretli sabit arpacık ve ayarlı gezden oluşmakta, ancak
kolaylıkla değiştirilebilmekte veya trityum/süper lüminesans tipi gece görüşlü alternatiflerle yükseltilebilmektedir.
![[Resim: 54642823443_3f5e7c1eda.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54642823443_3f5e7c1eda.jpg)
Tabancayı bir silahçıda elime alıp inceledim ve sahra sökümünü yaptım. Bu yüzden tetik ve atış konusunda bir şey söyleyemem.
Ancak,klasik Beretta kalitesi hissedilen, ergonomik ve modern çizgilere sahip bir tabanca. Modern hatlara sahip, tek/çift hareketli,
polimer gövdeli ve horoz ateşlemeli tabanca arayanlar için iyi bir alternatif. Atış yapan ve kullanan arkadaşlardan geri dönüş
bekliyorum. Saygılarımla.
|
|
|
| Oyuk uçlu mermi (Hollow-point) terk mi ediliyor? |
|
Yazar: Sabri - 08-07-2025, 09:41 - Forum: Mühimmat
- Yorum Yok
|
 |
Aşağıdaki videoda, özellikle 9 mm mühimmat kullanıcılarının daha iyi durduruculuk sağladığı düşüncesiyle ABD de kullanılan hollow-point (Oyuk uçlu) mermilerin (bizde kullanımı zaten yasak), neden terk edilmeye başlandığına dair video var. Altında ta videonun Türkçeleştirdiğim alt yazıları...
Kendini savunma amaçlı mühimmat seçenekleriyle dolup taşan bir piyasada, hayatınızı emanet edeceğiniz mermiyi seçmek pek de kolay değil. Eskiden işler bu kadar karmaşık değildi. Zamanında, .45 Automatic Colt Pistol (ACP) neredeyse tek tercihti. Yavaş ama iri çekirdeği, genişleme gerekmeden tehditleri hızlı şekilde durdurmasıyla ün yapmıştı. Bir şarjörü .45 ACP tam metal kaplı mermilerle doldurmak, ciddi bir soruna net bir yanıt gibi hissedilirdi.
Ama her şey 2014 yılında FBI’ın yeniden 9 mm’ye geçiş kararı almasıyla değişti. Bu yalnızca bir tercih değişikliği değil, mühimmat dünyasında sarsıcı bir dönüşümdü. Üreticiler, 9 mm’yi sınırlarına kadar zorlamak zorunda kaldı. Yeni geliştirilen oyuk uçlu (hollow point) mermiler artık tutarlı genişleme, derin delici etki ve güvenilir nihai performans sunacak şekilde tasarlandı.
Ama işin püf noktası şu: Her oyuk uçlu mermi aynı değil. Bazıları çok çabuk genişleyip sığ kalıyor, bazıları hiç genişlemiyor, bazılarıysa kıyafet veya alçıpan gibi engellere çarptığında öngörülemez davranıyor. Bu durum, üreticileri en iyi genişleme, delici güç ve kalabalık ortamlarda güvenli kullanım açısından yarışa soktu. Son 8 yılda bu inovasyon hızı azalmadı, hatta daha da arttı. Ancak bu da doğru mühimmatı seçmeyi daha da karmaşık hale getirdi.
İşte bu rehberin amacı tam olarak bu: Tüm pazarlama gürültüsünü kesip gerçek dünya performansına, bilimsel verilere ve hukuki gri alanlara odaklanmak. İster ilk gizli taşıma silahınızı yeni almış olun, ister yıllardır taşıyor olun, bu rehber size güvenebileceğiniz mühimmatları seçme konusunda yol gösterecek.
1. Genişleyen Tam Metal Kaplama (EFMJ – Expanding Full Metal Jacket)
Artık pek duymadığımız bu mermi, Federal firması tarafından geliştirildi. Klasik tam metal kaplamanın besleme güvenilirliğini sunarken, oyuk uçlu mermilere benzer genişleme performansı sağlar. İçerisinde yumuşak kurşun çekirdek ve ön kısmında polimer bir dolgu bulunur. Hedefe çarptığında, polimer sıkışır ve merminin burnunu genişlemeye zorlar. Açık uç olmadığı için bazı tabancalarda yaşanan besleme problemlerini de önler.
EFMJ'nin en büyük avantajı, oyuk uçlu mühimmatın yasaklandığı New Jersey gibi eyaletlerde yasal olarak taşınabilmesidir. Teknik olarak oyuk uçlu mermi sayılmadığından yasal sorun çıkarmaz. Ancak performans olarak bazı eksileri vardır. Özellikle kalın kıyafetler veya alçıpan gibi engellerde tutarsızlık gösterebilir ve delme derinliği değişkenlik gösterebilir. Üstelik Federal artık bu mermileri üretmiyor, dolayısıyla bulmak zorlaşıyor. Ancak hâlâ yasaklarla uğraşanlar için geçerli bir seçenek olabilir.
2. Parçalanabilir Mermiler (Frangible Ammunition)
Bu mühimmat tipi, geçmişte atış galerilerinde sekme yaralanmalarını önlemek amacıyla geliştirilmişti. Günümüzde Centerfire gibi firmalar, bu konsepti gerçek dünya kullanımı için yeniden şekillendirdi. Parçalanabilir mermiler, genellikle bakır veya kalay tozlarının sıkıştırılmasıyla üretilir. Sert yüzeylere çarptığında parçalanarak sekme riskini minimuma indirir ve aşırı delme riskini azaltır.
Örneğin Centerfire 9mm Special Duty, 100 grain’lik bir parçalanabilir oyuk uçlu mermidir. Duvar gibi sert engellere çarptığında dağılır; bu da apartmanlar, ofisler veya kalabalık ev ortamlarında önemli bir avantajdır. Ancak bu mermiler genellikle derin delici değildir. Ayrıca daha fazla namlu kirlenmesine neden olabilir, bu yüzden temizlik alışkanlıkları önemlidir.
3. Ceketli Oyuk Uç (JHP – Jacketed Hollow Point)
Modern kendini savunma mühimmatlarının bel kemiğidir. İlk olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmış, ancak 1960’larda Lee Jurras’ın geliştirdiği Super Vel serisi ile ciddi bir sıçrama yaşamıştır. O dönemden itibaren her üretici daha güvenilir genişleyen mermiler geliştirmeye başladı.
Bugün JHP’ler, en tutarlı genişleme ve iyi engel geçişi sunan mühimmatlar arasında yer alır. Ancak pahalı olmaları ve kalın giysi veya cam gibi engellerde genişleme sorunları yaşayabilmeleri dezavantajlarıdır. Yine de FBI’ın 9 mm’ye geri dönmesinin önemli nedenlerinden biridir.
4. Ceketli Yumuşak Uç (JSP – Jacketed Soft Point)
Tam metal kaplama ile oyuk uç arasında bir yerde durur. Ucu kısmen açık kurşun, gövdesi bakır kaplıdır. Bu sayede kontrollü genişleme ve iyi delme derinliği sunar. Örneğin Magtech’in 95 grain’lik düz burun JSP’si hem savunmada hem orta büyüklükte avcılıkta kullanışlıdır. Ancak yüksek hızlı kalibrelerde (9 mm gibi) fazla delme yapabilir; bu da kalabalık yerlerde risklidir. New Jersey gibi yerlerde yasal bir alternatif olabilir.
5. Kurşun Yarım Düz Kafa Oyuk Uç (LSWCHP – Lead Semi-Wadcutter Hollow Point)
1970’lerde FBI’ın favorisi olan bu mühimmat, yarı düz kesik kenarlı tasarımı sayesinde genişleme olmasa bile yıkıcı yara kanalları oluşturur. Özellikle kısa namlulu .38 revolverlerde etkili olmuştur. Düşük hız nedeniyle kalın giysilere karşı etkisiz kalabilir. Ancak “snubby” taşıyanlar için halen geçerli bir tercihtir.
6. Yarı Ceketli Oyuk Uç (SJHP – Semi-Jacketed Hollow Point)
1970–80’lerde özellikle büyük kalibreli revolver kullanan kolluk kuvvetleri tarafından tercih edilmiştir. Ucunda daha fazla açık kurşun bulunur, bu da çarptığında hemen genişlemesini sağlar. Özellikle Remington’un taraklı SJHP tasarımları popülerdir. Fakat hız arttıkça genişleme kontrolü zorlaşır ve namluyu çabuk kirletir. Yine de fiyat/performans oranı yüksektir ve bazı eyaletlerde yasaklı değildir.
7. Balistik Uçlu Mermiler (Ballistic Tip Projectiles)
İlk olarak 1984’te Nosler tarafından geliştirilen bu mühimmat tipi, uç kısmında sivri bir polimer uç barındırır. Bu uç hem daha düz uçuş sağlar hem de çarpma anında genişlemeyi tetikler. Hornady’nin FTX (Flex Tip eXpanding) serisi bu konsepti daha da ileriye taşımıştır. Hem bastırılmış (susturucu) sistemlerle uyumlu hem de kısa namlulu silahlarda etkilidir.
8. Katı Bakır Oyuk Uç (SCP – Solid Copper Hollow Point)
Çevresel kaygılarla geliştirilen bu mühimmat, tamamen bakırdan işlenmiştir ve kurşun içermez. Bu sayede parçalanmaz ve çok tutarlı performans sunar. Barnes TAC-XPD gibi modeller yüksek genişleme, derin delme ve düşük namlu aşınması sunar. Kurşun içermediğinden temizlik kolaylığı da sağlar. Ancak pahalıdır. Özellikle yüksek basınçlı .357 Magnum gibi tabancalarda namlu kesilmesini önlemeye yardımcı olur.
9. Akışkan Transferli Monolitik Mermiler (FTM – Fluid Transfer Monolithic / Fluted Rounds)
En yenilikçi ve tartışmalı mühimmat tipidir. Lehigh Defense’in "Extreme Defense" ve PolyCase’in “ARX” serisiyle piyasaya sürülmüştür. Bu mühimmatlar, genişleme yerine sıvı dinamiği ile hasar oluşturur. Burnundaki oluklar, yumuşak dokuya çarptığında yüksek basınçla sıvıyı dışa fırlatarak geniş yara kanalları açar. Deforme olmazlar, dolayısıyla engelleri kolay geçerler. Bu da aşırı delme riski doğurabilir. Pahalıdırlar ama en ileri teknolojiye sahip savunma mühimmatlarıdır.
|
|
|
| Kuru Tetik Antrenmanı — Yanılgılar ve Gerçekler |
|
Yazar: Sabri - 07-07-2025, 06:37 - Forum: Taktik ve Eğitim
- Yorum (6)
|
 |
The Armory Life web sitesinde geçen yıl Clayton Walker tarafından yayınlanmış bir makaleyi sizinle paylaşıyorum:
Kuru Tetik Antrenmanı — Yanılgılar ve Gerçekler
Bundan epey zaman önce, bazı pratik atıcılık sporlarında Japonya'dan gelen oldukça etkileyici bir atıcı topluluğunun yer aldığına dair bir yazı okuduğumu hatırlıyorum. Ülkelerinin yasaları özel tabanca sahipliğini yasaklamış olsa da, bu atıcılar buna rağmen oldukça başarılı performanslar sergilemişlerdi. Görünüşe göre bu başarının sırrı airsoft (plastik bilye atan oyuncak silahlarla) antrenmandaydı. Silahları plastik BB mermiler atsa da, bu sporcular IPSC, Steel Challenge ve IDPA gibi disiplinlerin gerektirdiği her şeyi — hedef geçişleri, ayak çalışması ve kılıftan çekim dahil — pratik edebiliyorlardı.
Bu hikâye, canlı atışın silah yetkinliği kazanmanın sadece bir yöntemi olduğunu gösteriyor. Ve elbette, mühimmat fiyatlarının yıldan yıla ucuzlamadığı da düşünülürse, giderek daha fazla atıcı “kuru tetik” antrenmanına yöneliyor — yani boş bir namluya tetik düşürerek yapılan çalışma — böylece atış poligonundaki antrenmanlarını tamamlamaya çalışıyorlar. Ayrıca birçok uzman, yeni atıcılara nişancılıklarını geliştirmeleri için daha fazla kuru tetik çalışması yapmalarını tavsiye ediyor.
Bugün kuru tetik antrenmanının birkaç belirgin faydasına değinelim, hangi durumlarda somut yarar sağladığını ele alalım — ve ayrıca kuru tetikle tam anlamıyla çözülemeyen bazı konuları da tartışalım. Elbette bu tür bir çalışmayı sadece boş bir silahla ve güvenli bir yönde yapmak gerektiğini hatırlatmakta fayda var.
Kuru Tetik Antrenmanının Avantajları
İyi atıcılıkla ilgili çoğu teori, temelde şu fikre dayanır: Eğer silahınızın tetiğini, ön ve arka nişangah hizasını bozmadan geriye doğru çekebilirseniz, silahınızın etkili menzili içinde hedefi büyük olasılıkla vurursunuz. Özellikle tabanca atıcılığında ilginç bir zorlukla karşı karşıya kalıyoruz: silahın modeline bağlı olarak genellikle 1.8 ila 4 kilogram (yaklaşık 4 ila 9 pound) arasında değişen bir tetiği, yaklaşık 0.5 ila 1 kilogram ağırlığındaki bir tabancayla kusursuz şekilde geriye doğru çekmek gerekiyor. Tetiği çalıştırırken silahı hareket ettirmek ise son derece kolay.
Neyse ki bu, çözülebilir bir zorluktur. Kuru tetik antrenmanı, yeni başlayan bir atıcının “doğru” tetik çekişinin kinestetik olarak (bedensel farkındalıkla) nasıl hissettirdiğini öğrenmesine imkân tanır. Eski atıcılar sık sık “kuruş numarası” denen basit bir yöntemi önerirler: silahın gez üzerine düz bir şekilde bir madeni para dengede duracak şekilde yerleştirilir. Silah boş olmalı (ve bu durum üç kez doğrulanmalıdır). Eğer tetiği çektiğinizde madeni para düşmeden yerinde kalıyorsa, doğru yoldasınız demektir. Ancak tetiği çekerken silah aşağıya iner, yukarıya çıkar ya da bükülürse ve bu hareket madeni parayı düşürecek kadar şiddetliyse, tekniğinizin iyileştirilmesi gerekir. Yine de çoğu yeni başlayan atıcı, bu sorunu yaklaşık 10 dakika içinde çözebilmektedir.
![[Resim: Penny-Balance-Drill-for-Dry-Fire-jpg.webp]](https://i.ibb.co/LzYHYYN1/Penny-Balance-Drill-for-Dry-Fire-jpg.webp)
Kuru tetik antrenmanının asıl olarak daha faydalı olduğu alan, savunma odaklı becerilerin geliştirilmesidir. Kuru tetik çalışmasında nişangahları hedefe hizalayıp, silahı sarsmadan tetiği geriye çekmek oldukça basittir… eğer zaman kısıtlamanız yoksa. Ancak bu son tetik düşürme eylemini, kılıftan çekiş, hareket etme ve hedefi hızlı şekilde edinme gibi unsurların bir parçası hâline getirdiğinizde, iş bir hayli zorlaşır.
Ayrıca kuru tetik antrenmanı, atıcının kendi silahının tetiğine dair dokunsal farkındalığını büyük ölçüde artırır; örneğin tetikteki “duvar”ın (yani artan direnç noktasının) nerede olduğunu ve ikinci ile sonraki atışlar için nasıl “resetlendiğini” öğrenir. Bu tür çalışmalar sayesinde atıcılar, tetiğe sadece “çek gitsin” anlayışıyla değil, daha incelikli bir yaklaşım geliştirir. Örneğin atıcı, tetikteki boşluğu almayı, sadece son basınçla ateşlemeyi, ateşleme döngüsü boyunca tetiği “baskıda” tutmayı ve tetik resetiyle yeniden “duvara” dönüp ikinci atışa hazır olmayı öğrenir.
Günümüzde atıcılar, kuru tetik antrenmanı için, iğne darbesiyle lazer noktası yansıtan “eğitim fişeği” gibi ekipmanlar içeren özel sistemler dahi satın alabiliyor. En gelişmiş olanlar, namlunun tetik düşürme anında nasıl hareket ettiğini takip eden akıllı hedefler içeriyor ve bu veriler telefon uygulamasına veya başka yazılımlara gönderilerek analiz edilebiliyor. Bu sistemler, atıcının gerçek bir silahı (ya da benzerini) eline aldığında neler olduğunu ayrıntılı şekilde gözler önüne seriyor.
Gerçekler
Gözlemlediğim şey şu: Orta seviye atıcılar kuru tetik çalışmasına ciddi emek veriyor, kusursuz bir tetik çekişi öğreniyor ve poligona geri dönüyorlar… ancak hâlâ saçma gibi dağılmış grupmanlar elde ediyorlar.
Bu durumun açıklaması aslında çok net: Atıcılar hâlâ tetiğe “bastırıyor.” (Bu arada, “irkilme” [flinch] kelimesini ve taşıdığı anlamı pek sevmem.) Bütün o kuru tetik tekrarlarına rağmen, bu kişiler milyonlarca yıllık evrimsel reflekslerle biçimlenmiş bir beyinle savaşıyorlar. Ev ortamında beyin “KABOOM” sesi beklemez; tetikteki boşluk alınırken endişelenecek bir şey de hissetmez. Ancak gerçek atışta, özellikle tepme (geri tepme) daha yüksek sesli ve şiddetli hale geldikçe, beyin silahı kontrol etmek için kaba motor hareketlere yönelme eğilimindedir.
Çoğu atıcı kuru tetik çalışması yaparken, aslında hedefi ıskalamalarının temel nedenini ele almıyorlar. Kavrama, duruş, nişangah hizalaması ve hatta dikkatli bir tetik çekiş bile işe yaramaz — eğer atıcı tetiğe bastırarak silahı namludan çıkan mermiden önce sağa sola itiyor ya da oynatıyorsa.
En kötü senaryolarda, orta seviye bir atıcının tetiği “doğru şekilde” çektiğine tam anlamıyla ikna olduğunu gördüm — ta ki 7 metrede tabanca grupmanlarının büyük boy bir pizzanın çapına ulaştığını görüp tamamen şaşkına dönene kadar. Belki de sorun silahtadır, diye düşünürler! Her halükârda, atıcının düşündüğüyle poligonda yaşanan sonuçlar arasında büyük bir uçurum oluşur.
Çözülebilir Bir Sorun
Daha önce de belirttiğim gibi, beyinlerimiz sandığımızdan çok daha akıllıdır ama neyse ki, bazen yeterince “aptal” olabilirler ki, bu da bizim avantajımızadır.
Poligonda tetiğe basmaya devam eden birçok atıcıda olan şey şudur: Beyin, artık evde olmadığını çok iyi bilir. Sessiz bir oturma odasında veya garajda yapılan kuru tetik çalışmasında beynin “doğru” olarak tanımladığı bir tetik çekişi vardır; ama gerçek dünya koşullarında, yani atış poligonunda, tamamen farklı bir tetik çekiş biçimi yerleşmiştir.
Çözümün ilk adımı, tetiğe sert bastığınızın farkına varmaktır. Bu noktada parlak renkli eğitim fişekleri olan “Snap Cap”ler olmazsa olmaz bir ekipmandır. Bu sahte fişeklerden birkaçını, gerçek fişeklerle rastgele şekilde birkaç şarjöre yerleştirin, ardından şarjörleri karıştırarak hangi merminin nerede olduğunu unutun. Alternatif olarak, bir arkadaşınızdan şarjörü sizin yerinize doldurmasını ve sahte mermiyi rastgele bir yere koymasını isteyebilirsiniz.
Eğer tetik basma hatanız varsa, iğne boş bir fişeğe denk geldiğinde bu durum son derece belirgin bir hâle gelir. Atıcılar genellikle, alışkanlık hâline gelmiş hareketlerinin geri tepme kuvvetine karşı bilinçsizce nasıl fiziksel tepki vermeye çalıştığını gördüklerinde şaşkına dönerler — namluyu ileri geri ittirirler. Bu konu ele alınmadan doğruluk (isabet) arayışı uzun ve zahmetli bir süreç olur. Ve tekrar etmek gerekirse, eğer atıcı bunun olduğunu fark etmiyorsa, bu durum görünmez ve teşhis edilemez bir “gremlin” gibi kalacaktır.
Çözümün ikinci adımı ise — ve bunu uygulamayı seçenler için — kuru tetik antrenmanını atış poligonunda da yapmaktır. Grupmanlar dağılmaya başladığında ve kötü alışkanlıkların geri döndüğünden şüphelendiğinizde, hemen kuru tetik çalışması yapın. Şarjörden bir eğitim fişeği sürebilir ya da doğrudan boş bir yatağa horoz düşürebilirsiniz — tercih sizin.
![[Resim: dry-fire-practice-at-shooting-range-jpg.webp]](https://i.ibb.co/HL0GcDkp/dry-fire-practice-at-shooting-range-jpg.webp)
İlk birkaç atışta, ilkel beyninizin olan bitene hâlâ “yetişemediğini” fark edebilirsiniz. Aynı yerdesiniz, aynı silahı tutuyorsunuz, hatta muhtemelen aynı “kaç ya da savaş” tepkisi devreye girmiş durumda. Tetiği yavaşça ve kontrollü şekilde çalıştırmak zor olabilir; mantıksal olarak her şey yolunda görünse de, beyniniz ortamdan gelen ipuçlarına dayanarak silahın birazdan “boom” yapacağını bekliyor olabilir.
İşte tam da bu noktada, nişangahları hedefe hizalamak ve tetiği öyle yavaş çekmek çok kritik ki, nişangahınız titremesin ve silah mümkün olduğunca sabit kalsın. Bu işlemi, kötü alışkanlıklarınız “sıfırlanana” kadar tekrarlayın. Ancak o zaman gerçek atışlara devam etmelisiniz. Eğer tetiğe tekrar bastırdığınızı fark ederseniz, hemen kuru tetik çalışmasına geri dönün.
Anlattığım bu süreç pek “eğlenceli” sayılmaz. Kendinizi garip hissedebilirsiniz, ama fazla kafaya takmayın: yeni başlayan atıcılar, çevrelerinde olup biteni fark edecek farkındalığa genelde sahip değildir. Deneyimli atıcılar ise arka arkaya gelen “klik” seslerinden ne yaptığınızı hemen anlayacaklardır. Buna rağmen, poligonda attığınız her merminin amacına hizmet etmesini ve atıcılığınızı geliştirmesini sağlamış olursunuz.
Oldukça kısa bir süre içinde beyninizi yeniden programlayarak, “evde öğrendiğim tetik çekişi” ile “gerçek atış anında uyguladığım tetik çekişi” arasındaki farkı ortadan kaldırırsınız. Artık sadece tek bir çekiş vardır: doğru olan.
Sonuç
Gerçek şu ki, önerdiğim kuru tetik süreci basitçe bir iştir, emek ister. Teknolojiye ve ekipmanlara ben de herkes kadar meraklıyım; ancak acı gerçek şudur: hiçbir kuru tetik cihazı, tek başına bir insanın atıcılık tekniğini kökten değiştirmez.
Uzun lafın kısası: kuru tetik, yeni başlayanlar ve orta seviye atıcılar için nişancılığı geliştirmede mükemmel bir yöntemdir. Hatta profesyonellerin gizlenmiş pozisyondan ya da düşük hazır pozisyondan ilk isabetli atışlarını daha hızlı yapmalarına da yardımcı olabilir. Ancak kuru tetik çalışmasının amacı tetiğe bastırma (mashing) sorununu çözmekse ve bu yetenek poligonda ya da ciddi bir ölüm-kalım durumunda kullanılacaksa, sadece garajda yapılan çalışmayla yetinmek yetersiz kalır. Bu gibi durumlar için yukarıda sunduğum önerileri, okuyucularımızın mermilerinin daha sık bullseye ve A bölgesi isabetleriyle sonuçlanması umuduyla paylaşıyorum.
|
|
|
| Uzun vurmalı ve kısa vurmalı piston karmaşası |
|
Yazar: Sabri - 26-06-2025, 19:22 - Forum: Askeri Tüfekler
- Yorum Yok
|
 |
Gazlı çalışan tüfeklerde, Şu kısa vurmalı ve uzun vurmalı piston konusu epeyce kafa karıştıran konu.
Eski forumda bu konuda Sn. Lupus ile de tartışmıştım. Ama Wikipedia'da bile kavram biraz karışık. 2 Hafta önce Sn. Saim Alper Erdem üstat, Linkedin sitesinde konuyu yine gündeme getirmiş:
BİTMEYEN HİKAYE...
Uzun vurmalı piston sistemi ile çalışan AK-47 türü tüfeklerin aslında kısa vurmalı olduğunu anlatıyor. İddiasına destek olarak AK piston kafasının hemen arkasındaki deliklerden basınçlı gazın kaçtığı, dolayısıyla gazla piston itişinin aslında kısa bir süre olduğunu anlatıyor.
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-06-26-17-39-10.png]](https://i.ibb.co/fzdV68Gw/Ekran-Resmi-2025-06-26-17-39-10.png)
Görünüşte mantık olarak haklı görünüyor. Ancak tanımdan kaynaklanan bir sıkıntı var:
Kısa strok (short-stroke) ve uzun strok (long-stroke) gaz piston sistemlerinin tanımları, tek bir kişi ya da kurum tarafından oluşturulmadı. Bu terimler zaman içinde, askeri mühendislik, silah tasarım literatürü ve balistik mühendisleri ile silah üreticileri arasındaki teknik uzlaşıyla gelişti.
Bu kavramlar, 20. yüzyılın başlarında otomatik tüfekler ve makineli silahlar gazla çalışmaya başladığında ortaya çıktı. John Garand (M1 Garand), Mikhail Kalashnikov (AK-47) ve Eugene Stoner (AR-10/15) gibi tasarımcılar farklı piston sistemleriyle çalıştı.
Mühendisler, bu sistemleri mekanik davranışlarına göre sınıflandırma ihtiyacı duydu.
Bu tanımlar zamanla teknik kılavuzlar, NATO STANAG belgeleri, bakım el kitapları ve askerî test prosedürleriyle netleşti.
Örneğin: - ABD ordusu ve NATO armorer kılavuzları, M1 Garand ve AK-47’yi uzun strok sistemler olarak tanımlar. Çünkü piston, bütün çevrim boyunca sürgü taşıyıcıya mekanik olarak bağlıdır.
- SKS veya HK G36 gibi sistemler ise kısa strok olarak tanımlanır. Çünkü piston, sürgü taşıyıcıyı bir darbeyle iter ve sonra geri döner, beraber hareket etmez.
- İç balistik ve küçük silah mekaniği üzerine yazılmış ders kitapları (örneğin: Chinn :The Machine Gun, Ezell : Small Arms of the World) bu ayrımı detaylı olarak açıklar.
- Bu kaynaklarda vurgulanan temel unsurlar: mekanik bağlantı, hareketli kütle ve enerji aktarım süresidir.
- Günümüzde SIG Sauer, Heckler & Koch, FN Herstal gibi üreticiler ve silah uzmanları, aşağıdaki yaygın mühendislik tanımını kullanır:
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-06-26-17-47-26.png]](https://i.ibb.co/HLKLMR7t/Ekran-Resmi-2025-06-26-17-47-26.png)
Online tartışmalarda veya meraklılar arasında "AK aslında kısa strok gibi çalışıyor" diyenler olabilir. Bu doğrudur, çünkü bazı sistemler bu sınırları bulanıklaştırır. Ancak ders kitaplarına ve askeri mühendislik tanımlarına göre AK hâlâ uzun strok olarak sınıflandırılır.
Aslında AK'de kısa vurmalı piston gibi gaz kaçağı hemen piston başının arkasında. Bu oldukça yerinde bir gözlem. AK tipi tüfeklerin gaz sistemi genellikle "uzun strok" (long-stroke) olarak sınıflandırılır, çünkü gaz pistonu ve sürgü taşıyıcı (bolt carrier) tek parça hâlinde ileri-geri birlikte hareket eder. Ancak AK'de, pistonun gazla doğrudan itildiği kısım oldukça kısa ve gaz tahliyesi (kaçak) piston başının hemen arkasında gerçekleşiyor. Bu da bazı kişilere göre sistemin "kısa strok gibi çalıştığı" izlenimini verebiliyor.
Yine de AK'nin sınıflandırması şu nedenlerle hâlâ uzun strok sayılır:- Piston ve sürgü taşıyıcı tek parça: Gerçek kısa strok sistemlerde (örneğin SKS veya Steyr AUG'deki tappet sistemde) piston sürgü taşıyıcıyı kısa bir darbeyle iter ve sonra geri çekilir; AK'de ise piston, sürgü taşıyıcıyla sürekli bağlıdır ve birlikte tam strok boyunca hareket eder.
- Tepki süresi ve ivmelenme: AK'nin piston-strok boyu uzun olduğu için, sürgü grubu gazdan doğrudan ve uzun süreli bir ivme alır. Bu da kısa strok sistemlere göre daha fazla kütleyle çalışan, daha fazla geri tepme hissi veren bir sistem oluşturur.
Ama gaz kaçağının kısa mesafede oluşu gözlemi doğru bir detaya parmak basıyor: AK'nin pistonunun çalıştığı gaz bölgesi gerçekten kısa, yani itme süresi kısa. Gaz portunun hemen arkasında geniş bir tahliye alanı var, bu da pistonun sürekli bir gaz basıncıyla değil, ani ve kısa bir darbeyle çalışmasını sağlıyor.
Kısaca özetlersek:- Gözlem doğru: AK'de pistonun aktif çalıştığı bölge kısa, bu yüzden kısa strok izlenimi yaratıyor.
- Ancak teknik olarak hâlâ uzun strok: Çünkü piston ve sürgü taşıyıcı ayrılmadan birlikte hareket ediyorlar.
Bu konu, bazı silah mühendislerinin ve meraklılarının hâlâ tartıştığı ince bir ayrım alanıdır.
|
|
|
| Akdal Yarı Otomatikleri |
|
Yazar: ceycey - 26-06-2025, 07:51 - Forum: Diğer Modeller
- Yorum (1)
|
 |
Akdal Yarı Otomatikleri:
![[Resim: 54613551672_839e7707d6_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54613551672_839e7707d6_z.jpg)
Akdal,İstanbul’da bulunan Üçyıldız Silah San ve Tic.AŞ’nin tescilli markasıdır.Firma Blow markası ile kuru sıkı tabancalar
dışında, Akdal markasıyla ve yarı otomatik tabancaların yanında piyade tüfeği vs silah da üretmektedir.
1)Akdal Ghost Serisi:
Firma 2003 yılında yarı otomatik tabanca üretimi için çalışmalara başlamış ve 2007 yılında Ghost adında iğne ateşlemeli
polimer tabanca üretimine geçmiştir. O dönemde Glock tabancalar için kullanılan “hayalet tabanca” şehir efsanesinden
esinlenilmiştir. Tabanca bir Glock klonudur.Hizmet tabancası (standart) boyunda üretilmiştir.9x19 mm mermi kullanılır.
Ghost TR-01 ana modeldir. Kapak takımı köşelidir. Kabza sırtları yoktur.
![[Resim: 54614640944_3bf0024389.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614640944_3bf0024389.jpg)
2008 Yılında ABD pazarından gelen talepler doğrultusunda TR-02 modeli piyasaya sürülmüştür.
TR-01 modelinden farklı olarak sürgünün yukarı doğru açısı değiştirilmiş, kurma çentikleri hem öne hem arkaya konulmuş,
kabza yapısı değiştirilmiş, gez ayarlı hale getirilmiş ve çeşitli boylarda kabza sırtları eklenmiştir.
![[Resim: 54614661533_33b779c635.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614661533_33b779c635.jpg)
Daha sonra üretilen TR-03 modelinde TR-01’in gövdesi ve TR-02’nin sürgü takımı kullanılmıştır.TR-04 modelinde ise TR-01’in
kapak takımı ve TR-02’nin gövdesinden oluşur.
![[Resim: 54613566887_e1db69e879.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54613566887_e1db69e879.jpg)
TR-03 TR-04
Teknik Özellikleri:
-Gövdesi çelik destekli polimer, sürgüsü dövme çeliktir.
-Kısa geri tepme sistemi ile çalışan içten iğne ateşlemeli tabancada Browning tipi kilit kullanılır.
-Tetik Glock’lar gibi tek hareketli ve yarım kuruludur.2,5 kg ağırlığındadır. Ateşleme iğnesi emniyeti olup, manuel emniyet
mandalı yoktur. Ayrıca tetik emniyeti vardır.
-Sürgü tutma bırakma mandalı tek taraflıdır. Şarjör çıkartma mandalı, sol tarafta tetik korkuluğunun arkasındadır. Şarjör
polimer olup, çift sıralı ve 15 kapasitelidir.
![[Resim: 54614649329_f71612dc26.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614649329_f71612dc26.jpg)
-Arpacıkları kare olup, sabittir. Gezleri U şeklinde olup, yandan geçmelidir.TR-02 modelinde gez ayarlıdır. Bu gez TR-01
modeline de takılabilir. Bütün modellerinde Picattiny ray vardır.
-Ghost’larda atım yatağı dolu göstergesi vardır.Atım yatağı doluysa, tırnağın üst bölümünde kırmızı renkli kısım belirir.
Gözle ve elle hissedilebilir. Yine,bu tabancalarda kurulu iğne göstergesi bulunmaktadır. İğne kurulu olduğunda iğnenin
ucu dışarı çıkıntı yapar ve bu çıkıntı kırmızı renktedir. Sahra sökümü Glock’larla aynıdır. Kabza yapısı ve açısı Walther
P99’a benzemektedir.
-Tabancanın uzunluğu 190 mm, namlu uzunluğu 113 mm, yüksekliği 135 mm, genişliği 30 mm ve boş şarjörlü ağırlığı
715 gramdır.TR-02 ise 690 gram ağırlığındadır.
Bir dönem ABD’ye ihraç edilen Ghost serisi tabancalar artık üretilmemektedirler.
2)Akdal F92:
Firma tarafından 2007 yılında Akdal F92 adında bir tabanca piyasaya sunuldu. İsminden anlaşılacağı gibi tabanca Beretta
F 92 klonudur. Firma Blow markasıyla ürettiği kuru sıkı tabancalardaki satış başarısını, F92 ile yarı otomatik tabancalarda
denemek istedi. Tabanca Beretta F 92 gibi tek/çift hareketli tetiğe, açık namlu tasarımına ve sürgü üzerine bulunan emniyet
mandalına sahipti.
![[Resim: 54614776850_267eca7bee.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614776850_267eca7bee.jpg)
İlk başta 9x19 mm çaplı olarak üretilen F92’nin daha sonra 7.6x17 mm ve 22 LR kalibreli modelleri üretildi.15 Kapasiteli, çift
sıralı şarjöre sahip tabancanın uzunluğu 216 mm, namlu uzunluğu 125 mm, yüksekliği 142 mm, genişliği 142 mm ve boş
şarjörlü ağırlığı 1.100 gramdır. 7.65 mm çaplısı 16,22 LR çaplısı 17 mermi kapasitelidir.Yine,22 LR kalibreli olanı 100gram
daha hafiftir.
![[Resim: 54614685988_342d1b71f4_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614685988_342d1b71f4_z.jpg)
3)Akdal Mini:
Firma tarafından Blow markasıyla tanınan Mini 03 ve Mini 06 isimli kuru sıkı tabancalardan esinlenilerek, aynı isimlerle 2007
yılında “cep tabancası” denilen 6.35 mm çapında ultra kompakt yarı otomatik tabancalar üretilmeye başlandı.
Tabancaların üretimi maliyetli olmadığından, satış fiyatları uygun tutuldu. Mini 03 İtalyan Tanfoglio G 27’ye benzer.
![[Resim: 54614669094_d64dbf6581.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614669094_d64dbf6581.jpg)
Mini 06 modeli ise 03 modelinden boyutlarıyla ayrılır. Yine, plastik kabza kapakları daha ergonomiktir.
![[Resim: 54614781460_cfd3854332.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54614781460_cfd3854332.jpg)
Tabancalar basit geri tepme sistemiyle çalışırlar. Tetikleri tek hareketlidir. Namluları gövdeye sabittir. Namluları soğu dövme
tekniğiyle çelikten, sürgüleri ise hassas döküm çelikten yapılmıştır. Gövdeler alüminyum alaşımdır. Emniyet mandalı sol tarafta
ve tetik korkuluğunun üstündedir. Aynı zamanda sökme mandalı işlevi görür. Tek sıra şarjörleri 5 kapasitelidir. Şarjör mandalları
kabzanın alt ve arka tarafındadır. Nişangahları sabittir.
Tabancaların yükseklikleri 95,8 mm, genişlikleri 29 mm, namlu uzunlukları 65,3 mm’dir. Mini 03’ün uzunluğu 121,5 mm, Mini
06’nın 127 mm, Mini 03’ün boş ağırlığı 285 gramken Mini 06 328 gramdır.
Her 3 grup tabanca da yıllardır üretilmemektedir.
Kaynak: Tüm Dünyanın Kullandığı Ateşli Silahlar,Vahit Köse,2010 ve internet
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(Yerli üretim bir çok tabanca hakkında üretimi sona erdikten sonra bilgi bulunmamaktadır. Ne yazık ki firmaların kendi
sitelerinde bile bilgi yok. Bu nedenle forumumuzda artık üretilmeyen yerli tabanca modelleri hakkında bilgiler toplanarak,
silah tarihimiz için arşiv oluşturulacaktır.)
|
|
|
| Tisaş Zigana Serisi |
|
Yazar: ceycey - 21-06-2025, 12:10 - Forum: Tisaş
- Yorum Yok
|
 |
Tisaş Zigana Serisi:
![[Resim: 54602626912_30d6526883_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54602626912_30d6526883_z.jpg)
Trabzon Silah Sanayi AŞ (TİSAŞ),1993 yılında Trabzon’da kurulmuştur.Firma ilk olarak 1994 yılında 7.65 mm çaplı
Fatih 13 tabancasını üretmiştir.
Fatih 13
1998 Yılında Kanuni 16 tabancasını geliştirerek piyasaya sürdü. Bu, firmanın ilk 9X19 mm çaplı tabancasıydı.
Kanuni 16
Firma, 2000 yılında Zigana serisinin ilk modeli olan M 16 tabancasının seri üretimine başlamıştır. Tabanca 9x19 mm
çaplı olup, dış görünüm olarak BHP ve Beretta 92 tabancalarının melezi gibiydi. Kabza yapısı farklı olup, çift taraflı
kontrollere sahipti.
![[Resim: 54603813995_a887220d26.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54603813995_a887220d26.jpg)
Zigana M 16
TİSAŞ, Zigana M16 modelinin daha ağır ve daha uzun modeli olan Zigana T ve daha kısa ve hafif olan kompakt
Zigana K modelini 2002 yılında üretmeye başladı. Zigana T ve K, görünüş olarak M 16 modelinden epey farklıydılar.
2003 Yılında Zigana T modeliyle TSK ihalesi kazanıldı ve 21.000 adet T TSK’ya teslim edildi. Bu modellerde de
9x19 mm çapında mermi kullanılıyordu.2004 Yılında ilk ihraç ABD’ye yapıldı.
Zigana T
Zigana K
2005 Yılında Zigana serisinin müsabaka ve spor amaçlı modeli olan Zigana Sport piyasaya sunuldu. T modelinin
esas alındığı modelin en önemli farkı geri tepme ve şahlanmayı azaltmak amacıyla namlu ön bölümü ile sürgü ve
gövde yanlarına konulmuş dengeleme deliklerinin olmasıydı. Ayrıca kabza yapısı değiştirilmiş ve gez ayarlı hale
getirilmiştir.
Zigana Sport
Firma, 2006 yılında özellikle ABD pazarı için düşünülmüş,45 ACP çaplı mermi kullanılan Zigana C 45 modelini üretti.
Modelin Spor’ta olduğu gibi gezi ayarlıydı. Ayrıca, namlu altına Picattiny rayı konulmuştu.
![[Resim: 54602687747_a88288af39.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54602687747_a88288af39.jpg)
Zigana C 45
2007 Yılında Zigana F isimli model piyasaya sunuldu.T modeli esas alınmış olup, farklı olarak hatlar yumuşatılmış, kabza
yapısı değiştirilmiş, gez ayarlı hale getirilmiştir. Bu tabancanın sadece dış pazar için tamamen otomatik varyantı da yapıldı.
![[Resim: 54603557256_a3a7c267c3.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54603557256_a3a7c267c3.jpg) ![[Resim: 54602687747_a88288af39.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54602687747_a88288af39.jpg)
Zigana F
Teknik Özellikler:-Horoz ateşlemeli olan Zigana serisindeki tabancalar, kısa geri tepme sistemi ile çalışırlar. Browning
tipi kilitleme sistemi kullanılır.
-Tek/çift hareketli tetik mevcuttur. Sürgü üzerindeki çift taraflı emniyet mandalı aynı zamanda horozu güvenle düşürmek
için kullanılır. Otomatik iğne ateşleme bloğu vardır.
![[Resim: 54603580301_8a2c13e7a9_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54603580301_8a2c13e7a9_z.jpg)
-Sürgü çelik olup, namlu soğuk dövme tekniği ile yapılır.Gövdeleri alüminyum alaşımdır.Sol tarafta sürgü durdurma mandalı
mevcuttur. Şarjör çift sıralı olup, C 45(10) dışında hepsi 9X19 mm çapında 15 mermi kapasitelidir. Şarjör çıkartma düğmesi
iki taraflı olup, tetik korkuluğunun arka tarafındadır.
![[Resim: 54603772479_a6e6af2ef5_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54603772479_a6e6af2ef5_z.jpg)
-Nişangahlar 3 nokta işaretli olup, gezleri ayarlıdır. Sport, C 45 ve F modellerinde aynı zamanda gezin yükseliş ayarı da
yapılmaktadır.
Zigana T,K,F ve Sport modelleri hala çok fazla değişiklik yapılmadan üretilmeye devam edilmektedir. M 16 ve C 45 modelleri
ise yıllar önce üretimden kaldırılmıştır.
Kaynak: Tüm Dünyanın Kullandığı Ateşli Silahlar,Vahit Köse,2010 ve internet
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(Yerli üretim bir çok tabanca hakkında üretimi sona erdikten sonra bilgi bulunmamaktadır. Ne yazık ki firmaların kendi
sitelerinde bile bilgi yok. Bu nedenle forumumuzda artık üretilmeyen yerli tabanca modelleri hakkında bilgiler toplanarak,
silah tarihimiz için arşiv oluşturulacaktır.)
|
|
|
| Garmin Xero C1 Pro Chronograph |
|
Yazar: Sabri - 19-06-2025, 04:02 - Forum: Aksesuarlar
- Yorum (4)
|
 |
Şu sıralar en popüler kronograf olan Garmin Xero C1 ile ilgili geçen yıl şubat ayında The Armory Life sitesinde çıkan bir değerlendirmeyi tercüme ederek sizlerle paylaşıyorum:
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-06-19-02-06-49.png]](https://i.ibb.co/5Xk2LbNJ/Ekran-Resmi-2025-06-19-02-06-49.png)
Balistik kronograflar söz konusu olduğunda, yepyeni Garmin Xero C1 Pro Chronograph gerçek anlamda oyunun kurallarını değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Neden mi? Gelin, bu ürünün detaylarına yakından bakalım ve onu bu kadar özel kılan şeyin ne olduğunu görelim.
Balistikle ilgili olarak bir kronografın ne işe yaradığını bilmiyorsanız, bu cihazlar merminin namludan çıkış hızını ölçmek için tasarlanmıştır. Aslında, Xero C1 Pro, modern bir makaralı yaydan bolt-action bir tüfeğe kadar her şeyin hızını feet per second (FPS) cinsinden doğru bir şekilde ölçebilir. Hatta havalı tüfek saçmalarının hızını bile ölçebilir.
Garmin XERO C1 Pro'ya Neden İhtiyacınız Var?
Peki bu neden önemli? Örneğin, bizim test sırasında kullandığımız 6.5 Creedmoor kalibresindeki Springfield Armory Model 2020 Redline gibi bir tüfek için, doğru namlu çıkış hızlarını ölçerek balistik hesaplayıcılara girdi olarak kullanabilirsiniz.
![[Resim: Garmin-Xero-C1-Pro-review-1400x788-1.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2024/04/Garmin-Xero-C1-Pro-review-1400x788-1.jpg.webp)
Pek çok kişi, bir mühimmat kutusunun üzerinde belirtilen FPS (feet per second – saniyede feet cinsinden hız) verisinin, namlu uzunluğu, yiv-set oranı, atmosferik koşullar, rakım ve hatta sıcaklık gibi faktörlere bağlı olarak değişebileceğini fark etmez. Örneğin, aynı tüfeğin iki farklı örneği – yapım kalitesi aynı olsa bile – hafif farklar nedeniyle aynı namlu çıkış hızına sahip olmayacaktır. Bu farklar hem silahtan hem de kullanılan mühimmattan kaynaklanabilir.
İşte bu yüzden, balistik verileri oluşturmadan veya bu verileri Applied Ballistics gibi balistik hesaplama uygulamalarına girmeden önce, Xero C1 Pro gibi bir kronograf kullanarak ortalama bir namlu çıkış hızı elde etmek önemlidir.
Okçulukta da durum farklı değildir; eğer makaralı yay sisteminize ciddi şekilde yatırım yaptıysanız, okunuzun ne kadar hızlı uçtuğunu bilmek istersiniz.
Garmin Xero C1 Pro, attığınız ok veya merminin kinetik enerjisini de hesaplayabilir ve bir avcı için bu, etik avcılık açısından oldukça önemlidir.
Xero C1 Pro Chronograph’ın Özellikleri
Xero C1 Pro, piyasadaki en küçük balistik kronograf olma özelliğine sahip ve bize göre bu kadar küçük olması gerçekten oyunun kurallarını değiştiren bir durum. Ne kadar küçük olduğunu gözünüzde canlandırmanız için şöyle söyleyelim: bir deste iskambil kâğıdından bile daha küçük. Boyutları, mini tripod hariç, 3.03” x 2.38” x 1.36” (yaklaşık 7,7 cm x 6 cm x 3,4 cm) ölçülerindedir.
Buna ek olarak, kolayca bir Arca-Swiss plakaya bağlanarak büyük kameralar veya tüfek tripodlarıyla da kullanılabilir.
![[Resim: Garmin-Xero-C1-Pro.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2024/04/Garmin-Xero-C1-Pro.jpg.webp)
Xero C1 Pro, 6 saate kadar ya da 2.000 atışa kadar pil ömrüne sahiptir ve USB-C şarj kablosu ile şarj edilebilir.
IPX7 suya dayanıklılık sertifikası ile korunduğu için, bizim yaptığımız gibi karda ya da hafif yağmur altında da güvenle kullanabilirsiniz.
Cihazın üst kısmında yer alan dört düğmenin kullanımı oldukça kolaydır: OK, Güç, Yukarı ve Aşağı. Sınırlı sayıda düğme ve ekranda adım adım verilen basit talimatlar sayesinde kurulumu yapmak çocuk oyuncağı. Hayatında hiç kronograf kullanmamış olan babam bile Xero C1 Pro’yu rahatlıkla kurup kayda almayı başardı.
![[Resim: Garmin-Xero-C1-Pro-controls.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2024/04/Garmin-Xero-C1-Pro-controls.jpg.webp)
Atış Poligonunda Garmin Kronografı Test Etmek
Test ve kurulum için, üzerine yeni Burris Veracity PH 4-20 dürbün taktığım 6.5 Creedmoor kalibresindeki Springfield Model 2020 Redline tüfeğini kullandım. Bu kombinasyon özellikle iyi bir örnek çünkü dürbünün içindeki balistik çözümleme teknolojisi için doğru FPS verisi gerekiyor.
Xero C1 Pro’yu başlatmak için cihazı açıyorsunuz, ardından yeni oturum seçiyorsunuz ve sırasıyla tüfek, tabanca, yay, havalı tüfek veya diğer seçeneklerinden birini belirliyorsunuz. Redline için “tüfek” seçeneğini, ardından da 1700-5000 FPS aralığını seçtim. Bu adımın ardından cihaz, mermi çekirdeği ağırlığını soruyor. Burada da, kullandığım Hornady Precision Hunter 143 grain ELD-X mermisi için 143 grain seçtim.
Xero C1 Pro daha sonra, cihazın tüfek namlusuna ve çıkış ucuna göre nasıl konumlandırılması gerektiğini gösteren bir görsel sunuyor. Bu adımı da tamamladıktan sonra kurulum tamamlanmış oluyor. Tüm süreç yaklaşık 30 saniye sürdü ve bunu özellikle hızlı yapmaya bile çalışmadık.
Burris Veracity PH dürbün ile 100 yardda Redline'ı tam sıfırlamak için sekiz atış yaptık ve Xero C1 Pro her atışı bir saniyeden kısa sürede okudu. İlk soğuk namlu atışında 2634.9 FPS, ortalama olarak ise 2606.8 FPS ölçtü. Tüm atışları kaydetti ve standart sapma, ortalama FPS, en düşük FPS ve en yüksek FPS gibi verileri, Springfield Model 2020 Redline tüfeğimin mekanizmasını kurmamla eş zamanlı şekilde sundu.
Peki, yay ile nasıl çalışıyor?
Kısa cevap: Aynı şekilde. Kurulum tamamen aynı, tek fark cihazın okunacak ok veya yay tablasına göre konumlandırılması. 450 grain’lik ok, 65 lb çekiş gücü ve 29 inç çekiş uzunluğu olan PSE EVO EVL 32 makaralı yay ile 277.8 FPS hız ölçtü. Okun hızını, gözlerimi köpük hedeften Xero C1 Pro’nun okunması kolay ekranına çevirmemden daha hızlı şekilde kaydetti.
Kullanım kolaylığını özetlemek gerekirse: Bir televizyon kumandasını kullanabiliyorsanız, Garmin Xero C1 Pro’yu da rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Bu Kronograf Hakkındaki Son Düşüncelerimiz
Garmin Xero C1 Pro Chronograph hakkında ne düşünüyoruz? Eğer bir kronografınız yoksa ya da almayı düşünüyorsanız, size kesinlikle Xero C1 Pro’yu almanızı tavsiye ederiz. Evet, 599.99 dolar gibi bir fiyatı var ama her kuruşuna değdiğini düşünüyoruz.
Bir başka değerlendirmeyi aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz:
Saygılar
|
|
|
| Sarsılmaz Yarı-Otomatikleri |
|
Yazar: ceycey - 15-06-2025, 13:25 - Forum: Sarsılmaz
- Yorum (1)
|
 |
Sarsılmaz Yarı-Otomatikleri :
![[Resim: 54590007944_5716c65e1d_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590007944_5716c65e1d_z.jpg)
1)Kılınç 2000,Kılınç 2000 Light ve Kılınç 2000 Mega:
Sarsılmaz firmasının kuruluşu, Osmanlı döneminde 1880 yılında olmuştur.Firma Elazığ’da kurulmuş ve ilk üretimleri
çakmaklı tüfek olmuştur.Cumhuriyet döneminde 1956’da İstanbul’a taşınan Sarsılmaz, 1970’li yıllarının ortasında yivli
silah üretim izni almış; yılında Düzce, Kaynaşlı bölgesinde 30.000 m2’lik bir alanda fabrika yaparak buraya taşınmıştır.
Tabanca yapımına 1997 yılında Kılınç 2000 ile başlamış, bu ve türevi tabancalarla ihaleleri kazanarak TSK ve EGM’ne
çok sayıda tabanca vermiştir.
![[Resim: 54590315063_b682c5159b_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590315063_b682c5159b_z.jpg)
Firma İtalyan Bernardelli firmasını satın almış ve ABD firması Armelite ile AR-24 model tabancayı ortak üretmiştir.
Yurtdışına K10 adıyla pazarlanan Kılınç 2000, gövde içinde hareket eden sürgüsü, tek/çift hareketli tetik sistemi,
çelik gövdesi, kontrol düğmeleri ve görünüşüyle tipik bir CZ 75 klonudur. İç parçalarının çok büyük bölümü CZ 75
ile aynıdır.
![[Resim: 54590031943_666f41c77a.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590031943_666f41c77a.jpg)
Firma, MSB tabanca ihalelerine katılabilmek amacıyla Kılınç 2000 tabancasının ağırlığını hafifleterek ve sürgü-gövde
üzerinde bazı inceltmeler yaparak Kılınç 2000 Light modelini üretmiştir.Her iki tabancanın şarjörleri dahil olmak üzere
bütün iç parçaları birbiriyle uyumludur.
![[Resim: 54590004549_5ea41ec2ac.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590004549_5ea41ec2ac.jpg)
Sarsılmaz,2008 yılında Kılınç 2000 Mega modelini üreterek piyasaya sundu.Bu model,çok küçük boyutsal değişikliklerle
Kılınç 2000 Light modelinin aynısıdır.Kabza yapısı daha ergonomik hale getirilmiş,tetik korkuluğu daha köşeli olmuş, gez
ayarlanabilir tarzda üretilmiştir. Yine, çeşitli renklerde titanyum kaplamalı model seçenekleri oluşturulmuştur.
![[Resim: 54590026958_7dd0d367fb.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590026958_7dd0d367fb.jpg)
Kılınç 2000 Light ve Kılınç 2000 Mega halen üretilmektedirler.Kılınç 2000'in üretimi sonlandırılmıştır.
Teknik Özellikleri:-Kısa geri tepme sistemiyle çalışan tabancalarda Browning tipi kilitleme sistemi kullanılır.
-Klasik tek/çift hareketli tetik sistemine sahiptir.Tek hareketli tetik 6-8 kg,çift hareketli tetikse 2-2,5 kg ağırlığındadır.
Otomatik ateşleme iğnesi emniyeti vardır.
-Tabancalar 9x19 mm çaplı 15 kapasiteli çift sıralı şarjör kullanırlar.Şarjör çıkartma mandalı tabancanın solunda tetik
korkuluğunun arkasındadır.
-Atış pozisyonunda baş parmakla kullanılmaya uygun tek taraflı bir emniyet mandalı vardır.Mega dışında gez ve arpacık
sabittir. Mega’da gez ayarlıdır.
-Çelik gövdeli olan Kılınç 2000’un boş şarjörlü ağırlığı 1.190 gr, alaşım gövdeli olan diğerlerinin ağırlığı ise 990 gramdır.
Kılınç 2000 210 mm,diğerleri 205 mm uzunluğundadır.Yükseklikleri aynı olan(140 mm) tabancalar,34 mm genişliğindedirler.
Yine Kılınç 2000 diğerlerinden namlu boyu olarak 2,5 mm daha uzundur.
2)K12 Professional:
![[Resim: 54590106224_a3d49cddf8_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590106224_a3d49cddf8_z.jpg)
Sarsılmaz firması, 1998 yılında sportif/yarışma amaçlı olarak tasarlanan K12 “Professional” modelini geliştirerek piyasaya
sunmuştur. Kılınç 2000’in temel alındığı tabancada en önemli farklılık, namlu ağzına vidalanarak takılan ve şahlanmayı
azaltan kompansatör ilavesidir. Bu ilave parça, tabancanın boyunu 2 cm uzatmış ve tabancanın ağırlığı 1.230 grama
çıkmıştır. Artan ağırlığı ve kompansatörü ile tabancanın atış sırasında kontrolü kolay ve tepme/şahlanması azdır.Diğer bir
önemli fark, tek hareketli tetiğe sahip olmasıdır. Ağırlığı ayarlanabilen tetik, standart olarak 1.9 kg ağırlığındadır.
![[Resim: 54590230425_fb34e678bc_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590230425_fb34e678bc_z.jpg)
Tetik korkuluğunun köşeli olması, farklı şekilde yapılan çekme tırtıkları ve özel yapılmış ayarlı arpacık/gez, Kılınç 2000’le
diğer farklı yönleridir.Professional sadece sert beyaz krom kaplamalı olarak yapılmıştır.Uzunluğu 230 mm,yüksekliği 145mm,
namlu uzunluğu 131 mm ve genişliği 34 mm’dir.Tabanca kısa bir süre üretildikten sonra üretimden kaldırılmıştır.
3)P8 L (Kama Long) ve P8 S (Kama Sport):
Kama tabancalar, 2002 yılının sonlarında, TSK ve EGM taleplerine uygun olarak geliştirilmişlerdir. Kılınç 2000’in temel alındığı
tabancaların en önemli farkları, sürgü ve namlu ağzına açılan deliklerdir. Bu deliklere firma tarafından soğutma kanalı denilmesine
rağmen,tabancanın ağırlığını biraz azaltmanın dışında çalışma sistemi ile ilgili hiçbir fonksiyonları bulunmamaktadır.Kama Long’un
sürgü yanlarında 4’er adet, sürgü üstünde 3 adet delik vardır. Kompakt boy olan Kama Sport’ta ise yanlarda 3,üste 2 delik bulunur.
![[Resim: 54590189383_29422facb7.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590189383_29422facb7.jpg)
P8 L
P8 L(Kama Long),boyut olarak Kılınç 2000 kadardır.P8 S(Kama Sport) ise daha küçüktür. Arpacıkları sabit olup, gezlerin
yan ve yükseklik ayarları vardır. Tabancaların diğer tüm özellikleri Kılınç 2000 serisi tabancalarla aynıdır.P8 L 1077 gr,
P8 S ise 1.010 gram ağırlığındadır.P8 L 204 mm,P8 S 175 mm uzunluğundadır.P8 L’nin namlusu diğerinden 2 cm uzun
olup,her iki tabanca da 34 mm genişliğinde ve 145 mm yüksekliğindedirler. Tabancaların üretimi 22 yıldır devam etmektedir.
![[Resim: 54590192643_dd247ae85c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590192643_dd247ae85c.jpg)
P8 S
4) K10 C (Hançer 2000) ve K10 CL (Hançer 2000 Light):
Hançer 2000 (K10 C), 2003 yılında kişisel yakın savunma amaçlı olarak geliştirilmiştir.Yine Kılınç 2000 esas alınarak
tasarlanmış olup, bütün özelliklerini taşımaktadır. Sadece, taşımayı kolaylaştırmak amacıyla boyutları küçültülmüştür.
Kompakt boy tabancanın kapasitesi 13 ‘e düşürülmüştür. Ağırlığı 950 gramdır.
![[Resim: 54590062276_fe7246f0f5.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590062276_fe7246f0f5.jpg)
Firma,Hançer 2000 Light(K10 CL) ile ilk kez alüminyum alaşım gövdeli tabanca yapmıştır.Bu nedenle tabanca 720 gram
ağırlığındadır.
![[Resim: 54589185182_f73e94f374.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54589185182_f73e94f374.jpg)
Hançer 2000 serisinin gezleri yandan geçmeli/ rüzgar ayarlı olarak yapılmıştır.Arpacıkları sabittir.Yükseklikleri
145 mm,genişlikleri 34 mm,namlu uzunlukları 99 mm ve uzunluukları 190 mm’dir.Bu tabancaların da üretimine
son verilmiştir.
5) Sarsılmaz K2:
![[Resim: 54589215502_58f69fa3d4.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54589215502_58f69fa3d4.jpg)
Adını Himalayalar’da bulunan K2 tepesinden alan tabanca,2005 yılından itibaren üretilmeye başlanmıştır.CZ 75 Klonu
Kılınç 2000’in bir türevidir. En önemli fark,sürgünün iki tarafına yerleştirilmiş emniyet mandalıdır.Tetik korkuluğu köşeli
ve önü tırtıklıdır.Kılınç 2000’den çok az ince ve 140 gram daha hafiftir.Gövdesi yine çeliktir.Nişangahlar sabittir.Tabanca
artık üretilmemektedir.2009 Yılından itibaren 45 ACP kalibreli varyantı olan K2 45 ve K2 45C üretilmeye başlanmıştır.
![[Resim: 54590408195_587f208300_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54590408195_587f208300_z.jpg)
Kaynak: Tüm Dünyanın Kullandığı Ateşli Silahlar,Vahit Köse,2010 ve internet
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(Yerli üretim bir çok tabanca hakkında üretimi sona erdikten sonra bilgi bulunmamaktadır. Ne yazık ki firmaların kendi
sitelerinde bile bilgi yok. Bu nedenle forumumuzda artık üretilmeyen yerli tabanca modelleri hakkında bilgiler toplanarak,
silah tarihimiz için arşiv oluşturulacaktır.)
|
|
|
|