| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 117 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 113 Ziyaretçi) Baidu, Facebook, Google, Twitter
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
Dün, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 189
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,737
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,612
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 470
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 942
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 245
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 419
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 386
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,225
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 484
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 531
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,872
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 286
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 298
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,953
|
|
|
| Poyraz Ballistics |
|
Yazar: Poyraz336 - 15-08-2025, 01:04 - Forum: Firma Temsilcileri
- Yorum Yok
|
 |
DOF 6 Balistik programımızla İleri seviye balistik, ELR atış ve hesaplamaları, mühimmat reloading ve çekirdek hesaplaması ve çizimi hakkında eğitimler verilmektedir.
|
|
|
| Para Ordnance ve Yarı-Otomatikleri |
|
Yazar: ceycey - 11-08-2025, 17:08 - Forum: Diğer Modeller
- Yorum Yok
|
 |
Para Ordnance ve Yarı-Otomatikleri :
![[Resim: 54712840667_3f158187a7_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54712840667_3f158187a7_z.jpg)
Para Ordnance, 1985 yılında Kanada’nın Ontario eyaletinde iki çocukluk arkadaşı Ted Szabo ve Thanos
Polyzos tarafından kurulmuş bir silah üreticisi firmadır. Şirket, 2009 yılında ABD’nin Kuzey Karolina eyaletine
taşındı ve Para USA adını aldı.
![[Resim: 54713890608_e3239d135b.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54713890608_e3239d135b.jpg)
2012’de ise Freedom Group (Remington Outdoor Company) tarafından satın alındı. 2015’te marka tamamen
Remington çatısı altında eritildi ve Remington R1 serisi içinde varlığını sürdürdü. Bu birleşme ile Para Ordnance
ismi artık kullanılmasa da, ürettiği yüksek kapasiteli 1911’ler koleksiyonerler ve sportif atıcılar arasında hala
saygı gören modellerdir.
![[Resim: 54713692301_fe6f2dec1d_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54713692301_fe6f2dec1d_z.jpg)
Firma, özellikle M1911 platformunun modern ve yüksek kapasiteli versiyonları ile tanınır. 1980’lerin sonunda
tanıttıkları çift sıralı şarjörlü (double-stack) 1911 modelleri, o dönem için büyük bir yenilikti. 1989 yılında
piyasaya sunulan P14-45,yüksek kapasiteli çift sıralı şarjöre sahip ilk M1911 türeviydi. Tabanca,
klasik Colt M1911 Government boyutlarını korurken, gövde ve şarjör tasarımında yapılan değişiklikler sayesinde
45 ACP kalibresinde 14+1 mermi kapasitesi sunmuştur. Bu amaçla 1911’in şarjör kanalı genişletilmiş ve çift sıralı
(double-stack) şarjör kullanılmıştır. Yine buna uyumlu olarak kabza genişletilmiştir. Bu, özellikle IPSC ve USPSA
gibi atıcılık sporlarında ciddi bir avantaj sağlamış ve bir çok silah sever tarafından ilgi görmüştü.
![[Resim: 54714036470_7c10ff8007.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54714036470_7c10ff8007.jpg)
Firma, P14-45 gibi ikonik modellerin yanı sıra, tek sıralı (single-stack) 1911’ler, kompakt boyutlu taşıma modelleri
ve 40 S&W ile 9×19 mm gibi farklı kalibrelerde de üretim yapmıştır. Çoğu Para Ordnance tabancası, klasik 1911
ergonomisini korurken; genişletilmiş şarjör yuvası, gelişmiş tetik ve emniyet sistemleri, modern nişangahlar gibi
özelliklerle güncellenmiştir.
![[Resim: 54713921093_a330379224.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54713921093_a330379224.jpg)
P18-9 P16-40
P13-45 yarı kompakt 13 kapasiteli,P12-45 12 kapasiteli kompakt ve P10-45 10 kapasiteli subkompakt modelleri de
üretilmiştir.Aynı kodlarla 40 SW çaplı olan P16-40,P15-40,P14-40 ve P10-40 modelleri vardır.Yine P18 ve P16 modelleri
bulunmaktadır. Model numarasındaki ilk rakam kapasiteyi,ikincisi çapı gösterir.
Expert, P14-45'in temel modelidir. Black Ops, taktiksel bir modeldir. Pro Custom, yarışma modelidir.
![[Resim: 54713927103_9ed5854c00.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54713927103_9ed5854c00.jpg)
P12 P13
Klasik çift hareketli olan tabancalara alternatif olarak, 1999 yılında yalnızca çift etkili LDA (Lightweight Double Action)
modifikasyonu tanıtıldı. “Hafif çift hareketli” anlamına gelen sistemde horoz yayının hafif olması ve daha güçlü olan irca
yayının sadece yeniden doldurma sırasında kurulması nedeniyle çok hafif ve düz bir tetik çekmeye olanak sağlar.
![[Resim: 54714078500_dea07127f4.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54714078500_dea07127f4.jpg)
Özetle, Para Ordnance, hem yüksek kapasiteli 1911 tasarımını popülerleştirmesi, hem de rekabet atıcılığına uygun fabrika ,
çıkışlı tabancalarıyla 1980’ler–2000’ler arası (özellikle 1990’larda)dönemde ciddi bir iz bırakmış bir markadır.
![[Resim: 54714108525_4cdab13ac6.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54714108525_4cdab13ac6.jpg)
Carry Warthog
Teknik Özellikleri:
-Bir çok özelliği klasik 1911’le aynıdır. Kabza emniyetleri , kunduz kuyrukları ve otomatik iğne ateşlemesi emniyetleri vardır.
Kısa geri tepme sistemiyle çalışırlar.
-Mekanizma olarak, Browning tasarımı kısa geri tepmeli, bağlantı kollu kilitleme sistemi (short recoil, tilting barrel link system)
esas alınır. Bu sistem, 45 ACP’nin nispeten yüksek geri tepme enerjisini güvenilir şekilde yönetir ve kilitli çalışma prensibi sayesinde
yüksek basınca dayanıklıdır.
-Genelde gövdeleri çeliktir. Ya karbon çelik ya da paslanmza çelik kullanılır.45 ACP çaplı modellerinin bazılarında alüminyum alaşım kullanılmıştır.
Gövde boylarına göre ağırlıkları boş olarak 680-1.100 gram arasında değişir. Alaşım gövdeliler 530-880 gram ağırlığındadırlar. Tam
dolu P14’ler(5 inç) 1.3 kg ağırlığına ulaşırlar.
-Tek hareketli tetikte düşme mesafesi kısa, kırılma noktası belirgin ve fabrika çıkışı tetik ağırlığı genellikle 4–5 libre (1.8–2.3 kg)
civarındadır. Bu özellik, hızlı ve hassas atış yapmayı kolaylaştırır.
-Klasik 1911’den bir diğer farkı,kovan çekme güvenilirliğini arttıran PXT (Power Extractor) özelliğidir.2004’den itibaren bütün Para
Ordnance tabancalarda bu özellik vardır.
-Emniyet sistemleri arasında, başparmak emniyeti (thumb safety), kavrama emniyeti (grip safety) ve iğne bloğu olmayan erken
versiyonlarda sadece mekanik tetik emniyeti bulunurken, daha sonraki üretimlerde Seri 80 tipi iğne kilidi (firing pin block)
eklenmiştir. Kavrama emniyeti, el tabancayı doğru pozisyonda kavramadıkça tetik mekanizmasını devreye sokmaz.
Bu özellik, Para Ordnance’ın hedeflediği hem sportif hem de hizmet amaçlı kullanım için önemli bir güvenlik unsurudur.
P14-45, özellikle IPSC ve USPSA gibi atıcılık sporlarında, yüksek kapasitesi ve 1911’in ergonomisi ile popülerlik kazanmıştır. Çelik
gövde, ağırlığı sayesinde geri tepme hissini azaltır; geniş kabza ise daha kontrollü kavrama sunar. Ancak geniş kabza, küçük elli
atıcılar için ergonomi dezavantajı yaratabilir. Yedek parça uyumluluğu, klasik 1911 parçalarıyla %80–90 seviyesindedir, ancak şarjör,
kabza panelleri ve bazı gövde parçaları genişletilmiş yapı nedeniyle özgün tasarımdır.
![[Resim: 54713776016_d685694ec6_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54713776016_d685694ec6_z.jpg)
Bu tabancalar MKE tarafından 2010’lu yıllarda getirilip, satılmıştı. Warthog denilen mini modelleri uzun yıllar vitrinde beklemişti.
P14,P16 ve P18’in gelip gelmediğini hatırlamıyorum.Ancak, Necatibey Caddesi’ndeki bir silahçıda P14’ü inceleme fırsatı bulmuştum.
1911’e göre ağırdı.Elime de büyük gelmişti.Fakat kaliteli bir tabanca hissi vermişti.Fiyatı bir 1911’e göre bayağı yüksekti. Tecrübesi
olan arkadaşlardan katkı bekliyorum.
Osman Ortaç üstadın 10 yıl önceki bir Carry tanıtımı:
Eski forumda bu tabanca hakkında iki konu vardı,silinmiş,Bir ABD sitesinde yapılmış yorum:
Para-Ordnance, hem iyi hem de kötü eleştirilere sahip bir şirket.
Olumlu tarafı, 1911'in şarjör kapasitesine olan düşkünlüğü ve büyük kapasiteli 1911'in lideri olması nedeniyle popülerliği.
Şarjör değiştirmek için kısa sürede tasarruf etmesi gereken avcılar özellikle bu silahı çok seviyor.
Kötü eleştirmenler, kalın kabzanın 1911'in sanatsal tutuşunu bozduğunu ve kalite kontrolünün zayıf olduğunu söylüyor;
bu yüzden iyi ürünler olsa da, güvenilirliğin düşük olduğu birçok durum var. Özellikle ilk ürünler ve LDA serisinde birçok
kötü eleştiri var. İlk P14 ile yeni P14 karşılaştırıldığında, sanki farklı nesnelermiş gibi güvenilirlikte bir fark olduğu söyleniyor.
Bugün bile, Para-Ordnance'ı ilk dönemlerinde eleştirenler, "Vay canına! Büyük kapasiteli bir 1911 mi? Hadi bir tane alalım!"
diyorlardı . Mayınlara bastıklarını söylediler ...
Yüksek kapasiteli bir .45 kalibre arıyorsanız, birçok başka silah, çift etkili tabanca da mevcut. Bu arada, Para-Ordnance P
serisini 1911 formunda, ancak 1911 manyaklarının nefret ettiği kalın kabzalı bir 1911 olarak kullanmak gerekli mi? Aksiyon
atışlarında veya ölüm kalım mücadelelerinde kullanılmayacaksa, güvenilirlik konusunda tek bir soru işareti varsa, doğrudan
1911'e geçmenin daha iyi olduğu iddia ediliyor.
Aslında, .45 kalibrelik atıcılar merminin gücüne yeterince güveniyor ve birçok kişi ılımlı atış yapıp mermiyi saklamayı veya
ateş gücü eksikliği hissettiklerinde bir şarjör daha bulundurmayı alışkanlık haline getiriyor. Dahası, 1911 kullanıcıları 1911'in
kendisine değer veriyor... Hayır, onu yücelten birçok muhafazakar hayran var, bu yüzden Para-Ordnance'ın şişman adamını
sevmemek yaygın bir durum.
Kalite kontrolü iyi yapılırsa performansı vasat bir 1911. Kavrama sorunu, atıcının kişisel el büyüklüğü ve hissiyatına göre
belirleniyor. Yine de, Amerikalıların şikayetlerine bakıldığında, biraz kilolu oldukları doğru.
1986'da 1911'in telif hakkı serbest bırakıldığında korsanlar dönemi başladı ve büyük kapasiteli çerçeveler üreten birçok
şirket olduğu için Smith & Wesson , Springfield Armory ve Kimber gibi önde gelen şirketlerle rekabet etmekte zorlanıyor
gibi görünüyordu
Bunu bilmek iyi bir şey ve birçok kişi LDA tetiğiyle ilgili biraz garip olduğunu söylüyor. Atış yapıldığında çekiç aşağı iniyor,
ancak aslında bir koçluk gibi, bu yüzden ateş etmeniz ve boş silahı güvenli bir yönde tutmanız gerekiyor. Aslında LDA tetiği,
tetik her çekildiğinde topun hareket ettiği gerçek bir çift etkili tetik değil, FN tarafından geliştirilen ve Kore'nin K5 tabancasına
uygulanan hızlı bir aksiyon türünden daha fazlasıdır . Yani, LDA tetiği benzer şekilde çalışıyor gibi görünse de, tetik basıncı
benzer şekilde çalışıyor gibi görünüyor, ancak mühimmat tetiklense bile horoz tekrar hareket etmiyor, bu yüzden manuel olarak
boşaltılmalı ve bir arada bulunmalıdır. Askeri dergi Platoon, bunu Colt'un kardeşi olarak tanıtıyor ve Colt'tan daha pratik bir
tabanca olarak değerlendiriyor, ancak aslında o kadar da popüler değil.bu sadece 1911'den kalma gizemli bir gelenek.
Para-Ordnance, ABD sivil pazarının yanı sıra askeri ve polis pazarına da girdi, ancak askeri ve polis tarafının değerlendirmesi
yalnızca birkaç kişinin ara sıra satın aldığı bir ürün. Başlangıçta, mahalle, küçük bir değişiklik olması veya birim standartlarını
karşılaması koşuluyla herhangi bir silahı kullanmanıza izin veriyordu; standart bir silah olsa bile, bu kişisel bir tercih meselesiydi.
Kitlesel işe alım konusunda belirli bir ritüel veya söylenti yoktu.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2015 Yılında Addicts sitesinde yapılan bir yorum:
Para Ordnance GI Expert
Para Ordnance, GI Expert'i 2009'da tanıttı ve ben de sadece bu konu için bir tane aldım. Şu anda sorunsuz
200 mermi attım. Bu, doğru bir sonuca varmak için yeterli olmasa da, cesaret verici bir başlangıç. Bu silah
poligonda iyi performans gösterdi. GI Expert, daha büyük beyaz nokta nişangahları ve alçaltılmış ve genişletilmiş
bir fırlatma portu ile aslında bir Mil-Spec 1911'dir. Ayrıca, geliştirilmiş bir model gibi iskeletleştirilmiş bir çekici ve
tetiği vardır. Estetik açıdan ilginç bir kombinasyon, ancak genel olarak kötü görünümlü bir model bulmuyorum.
Siyah oksit kaplama çok düzgün ve Regent'a benzer, ancak doku olarak biraz daha pürüzlü. Genel olarak Para'nın
büyük bir hayranı olmasam da, döküm sürgüleri ve aptalca pazarlama hileleri nedeniyle Expert, çekingen, daha
geleneksel bir 1911 ve makul bir değer gibi görünüyor. Benzer şekilde, rulo işaretlemesi zevklidir, sol tarafta
sadece "Para 1911" ve sağ tarafta "GI Expert" ibaresi bulunur. Bir dezavantajı ise döküm sürgü ve plastik ana yay
muhafazasıdır. Bir kez daha, seri 80 ateşleme iğnesi emniyetine sahip başka bir GI 1911'imiz var. Aslında Para,
bunu tüm 1911'lerine ekleme ihtiyacı hissediyor. Bu açıkça karbon çelik versiyonudur, ancak Para yakın zamanda
ürün gamına paslanmaz bir GI Expert de ekledi. Bu 1911, seri 80 tarzı ateşleme iğnesi emniyetini kullanır.
|
|
|
| Herkesin Bilmesi Gereken Yedi Toplu Tabanca Sorunu |
|
Yazar: Sabri - 10-08-2025, 19:56 - Forum: Genel Toplu Tabanca Konuları
- Yorum (5)
|
 |
Değerli Forumdaşlarım,
Honest Outlaw YouTube sitesinde yer alan bir video ilgimi çekti. Sizin için transkriptini çıkarıp Türkçeleştirdim:
Herkesin Bilmesi Gereken Yedi Toplu Tabanca Sorunu
Merhaba arkadaşlar, ben Chris.
Bugün belki biraz tartışmalı, belki de değil — sizin deneyim ve beceri seviyenize bağlı olarak — bir konudan bahsedeceğiz. Bugün, çoğu kişinin bilmediğini düşündüğüm yedi yaygın revolver (toplu tabanca) probleminden söz edeceğiz.
Şunu baştan belirtmek isterim ki, revolver’ların kötü olduğunu ya da diğer platformlara kıyasla büyük dezavantajları olduğunu söylemiyorum. Sadece, tıpkı yarı otomatik tabancaların kendilerine özgü sorunları olduğu gibi, revolver’ların da kendilerine özgü ve karşılaşabileceğiniz bazı sorunları var. Bu sorunlar, hem tabancayı kullanırken hem de hızlı ve uzun süreli atış yaparken ortaya çıkabiliyor.
Burada bahsedeceklerim, tamamen mekanik ya da çok teknik, “uzman gözüyle” değerlendirmeler değil. Ben çok fazla revolver kullanan biriyim; bir kullanıcı, bir atıcı olarak tecrübelerimi paylaşacağım. Bunlar, silahı sahada, poligonda hızlı şekilde kullanırken yaşadığım deneyimler.
Şimdi, bir numaralı sorunla başlayalım. Bunu özellikle konuşmak istiyorum çünkü yorumlarda bununla ilgili bir tartışma yaşadım: Silindirin (merminin döndüğü tamburun) diğer platformlara göre daha çabuk kirlenip yapışması…
Daha Fazla Bakım Gerektirir
Yarı otomatik bir tabancada silindir (tambur) bulunmaz. Ama revolver’da, silindir dediğimiz parça tam olarak şurası — bakın, altı fişeği buraya yerleştiriyorsunuz ve sonra bang oluyor.
Şimdi elimdeki Colt Python’a bakarsanız, silindirin döndüğünü göreceksiniz… en azından öncesine kıyasla biraz daha yavaş dönüyor. Ayrıca mermileri içine yerleştirmek, silindiri kapatmak ve açmak, atıştan önceye kıyasla artık biraz daha zor. Bunun sebebi, 100 mermi attıktan sonra içine kir ve artıkların dolması. Bu tür kirlilik, revolver’ın mekanizmasındaki pek çok parçayı adeta “yapıştırabilir.”
Oysa örneğin bir Glock veya Smith & Wesson M&P gibi yarı otomatikler, temizlenmeden önce oldukça fazla kir ve pisliği tolere edebilir. Özellikle Python gibi, dizilerde (The Walking Dead vb.) çok güvenilir gösterilen bir modelin, gerçekte sanıldığı kadar bakımsız çalışmadığını bilmek lazım. Yani, bu silah düzenli bakım istiyor ve ortalama bir Glock’a kıyasla çok daha sık temizlenmesi gerekiyor. Mesela benim Glock’larımda 2-3 bin mermi attıktan sonra bile, silah hâlâ sorunsuz çalışıyor ve kirlenmeden kaynaklı herhangi bir sorun göstermiyor. Python’da ise, sadece bu video çekimi sırasında bile doldurma, kapatma ve çalıştırma hissedilir şekilde zorlaştı.
Bu, kullanıcı açısından “kötü bir silah” anlamına gelmiyor. Sadece şu anlama geliyor: Revolver’ınızla birkaç yüz mermi attıktan sonra, biraz zaman ayırıp temizlemeniz gerekecek.
Sorunun büyük kısmı, fişeklerin boşaltılması (tahliye) sırasında ortaya çıkıyor. Ancak çoğu zaman, kir biriktiğinde mermileri silindire tam olarak yerleştirmekte de zorlanabilirsiniz. Bu durumda silindiri kapatmaya çalıştığınızda, mermilerin arkası gövdeye veya tahliye düğmesine takılabiliyor ve sorun yaratabiliyor.
Bunların bir kısmı, silahı doldurma tekniğinizi değiştirerek çözülebilir. Yine de bu sorunlarla karşılaşacaksınız ve birkaç yüz mermi sonrası temizlik yapmanız gerekecek.
Şimdi başka bir soruna geçelim. Yine Python’dan örnek göstereceğiz ama bu kez onun “büyük kardeşi” Anaconda’yı da kullanacağız. Bu sorun ise daha çok eğitim kaynaklı bir problem olacak — ki bu listeye aldığım sorunların çoğu aslında eğitimle ilgili.
Zamanlama Sorunları
Revolver’lar, kuşkusuz iyi silahlardır ve uzun zamandır kullanımdadır. Ancak çoğu zaman yanlış kullanılır — özellikle de, benim gibi yarı otomatik tabanca atıcıları tarafından.
Mesela benim yarı otomatiklerde sık yaptığım bir şey var: (Önce kontrol edelim, 44’lük mermi havaya gitmesin) Tetiği çekip silahı çalıştırmayı, sonra tetiği tamamen bırakıp klik sesini duyana kadar resetlemeyi ve parmağımı tetikten hiç kaldırmadan tekrar çekmeyi severim. Yani tetik parmağım tetiğin üzerinde kalır, reset süresini kısaltır ve böylece çok hızlı şekilde tetik çekip bırakabilirim.
Bu yöntem yarı otomatiklerde gayet güzel çalışır. Ama eski usul revolver atıcılarına (mesela Bill Wilson gibi) bakarsanız, yarı otomatik kullanırken tetik parmağını her seferinde tamamen tetikten çekip yeniden bastıklarını görürsünüz. Bunun sebebi, revolver alışkanlığıdır. Çünkü tetiği yarıya kadar bırakıp tekrar çektiğinizde, bir süre sonra tetiği çektiğinizde hiçbir şey olmaması gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz. Özellikle düşük kaliteli revolver’larda bu, zamanlama problemlerine yol açar ve silahın çalışma düzenini bozabilir.
Bu yüzden ben, revolver ile hızlı atış yaparken tetik çekildikten sonra parmağınızı tetiğin üzerinden tamamen kaldırıp tekrar basmanızı tavsiye ederim.
Çift Hareketli (DA) Tetikte Bağlantı Sorunları
Bir diğer problem, çift hareketli tetik (double action) mekanizmasındaki bağlantı (linkage) kısmıdır. Birçok revolver hem çift hem tek hareketli (DA/SA) tetik sistemine sahiptir, ama bazıları yalnızca çift hareketlidir.
Şimdi elimdekinin horozu var, ama horozu olmayan — yani geriye çekip tek hareketli atış yapamayacağınız — sadece çift hareketli bir modeli hayal edin. Böyle olunca tüm mekanik işlemler tetiğe biner: Silindiri döndürmek, horozu kurmak ve ateşlemek… Bu da tetiğin çok daha uzun ve ağır olmasına yol açar.
En büyük sorunlardan biri, tetiği çekerken mekanizma içinde “ön duvar” gibi bir noktaya (linkage) takılmanızdır. Bu, atış sırasında istemsiz olarak duraklamalara ve nişan hatalarına neden olur. Dolayısıyla bu sistemde tetik kontrolünüz üzerinde ciddi şekilde çalışmanız gerekir.
Bu, revolver’ın mekanik bir kusuru değil; tamamen kullanıcı olarak sizin uyum sağlamanız gereken bir durumdur.
Şimdi hava biraz karardı, güneş gözlüklerini çıkardık — evet, gözlerim var ? — ve kabzayı çok yukarıdan kavramanın neden elinizi yakabileceğinden bahsedeceğiz.
Kabzayı Çok Yukarıdan Kavramak
Bu, hem size zarar verebilir hem de silahın çalışmasını bozabilir. Çözümü ise aslında tutuş biçiminizi değiştirmektir. Burada gördüğünüz tutuş, klasik bir yarı otomatik tabanca tutuşudur. Özellikle Chiappa Rhino gibi modellerde kesinlikle bunu yapmayın. Rhino’da silindir, mekanizma ve namlu altta konumlanır; baş parmağınızı buraya koyarsanız, atış sırasında çıkan gaz ve parçacıkları hissedeceğiniz gibi ciddi şekilde yaralanabilirsiniz.
Aslında bunu, pek çok revolver’da — özellikle de .44 Magnum gibi güçlü modellerde — yaşayabilirsiniz.
Bunu çözmek için baş parmağınızı aşağı indirip diğer parmağınızın etrafına dolayın. Böylece neredeyse aynı kontrolü elde edersiniz, ama baş parmağınız mekanizmaya, silindire ya da herhangi bir çıkıntıya temas etmez; kullanıcı kaynaklı arızaların veya yaralanmaların önüne geçmiş olursunuz. Kısacası, bu tutuşu tamamen bırakıp baş parmağı aşağıya almanızı tavsiye ederim.
Üretim Farklılıkları
Bu konu aslında oldukça ilginçtir. Yarı otomatik tabancalara baktığınızda, neredeyse tümünde şarjör kabzanın içinde yer alır ve şarjör mandalı her seferinde neredeyse aynı yerde olur (Avrupa tipi mandal değilse). Yani neredeyse her tabancada şarjörü aynı şekilde çıkarıp takabilirsiniz.
Revolver’larda durum böyle değildir. Kimi zaman bu klasik Colt gibi altı mermilik silindire sahip olursunuz, kimi zaman bu Smith & Wesson gibi sekiz mermilik, kimi zaman da Ruger GP100 gibi yedi mermilik.
Asıl ilginç fark ise “kısmi doldurma” (short load) tekniğinde ortaya çıkar. Yani diyelim ki sekiz merminizin hepsini ateşlediniz ama hızlı doldurmak istiyorsunuz ve sadece iki mermi koymaya karar verdiniz. İki mermiyi yerleştirdiniz diyelim — burada şunu fark edeceksiniz: Smith & Wesson ile Colt sadece açılıp kapanma biçiminde değil, silindir dönüş yönünde de farklıdır.
Smith & Wesson’da mermiyi koyduğunuz konum bir sonraki atışınız olabilirken, aynı konumu Colt’ta kullanırsanız, silindir ters yönde döndüğü için o mermiyi kullanabilmek için dört-beş atış yapmanız gerekebilir.
Bu, kullanıcı kaynaklı bir sorun olsa da akılda tutulması gerekir. Çünkü yarı otomatiklerde böyle bir durumla karşılaşmazsınız; yanlış bir şarjör yuvasına şarjör takma ihtimaliniz yoktur, çünkü tek bir yuva vardır.
Unutmayın ki revolver’larda tekrar doldurma işlemi zaten çok daha zordur ve bu da ayrıca bir problem olarak karşımıza çıkar.
Tekrar Doldurma Daha Zordur
Bunun sebebi, beş-altı-yedi ya da sekiz küçük şeyi, küçük deliklere yerleştiriyor olmanız; oysa yarı otomatiklerde tek bir büyük parçayı (şarjörü) tek bir büyük boşluğa yerleştirirsiniz. Bunun çözümü ise — şaşırtıcı değil — yeni bir teknik öğrenmektir.
Çoğu insan, silahı şöyle tutar: Silindir sağa sola sallanır, bu sırada atış tutuşunu koruyarak mermileri baş parmakla tek tek yerleştirir. Bu, yarı otomatiklerde genellikle iyi bir yöntemdir çünkü doldururken atış tutuşunu kaybetmemek istenir. Ancak revolver’da, en azından benim “revolver tanrısı” olarak gördüğüm Jerry Miculek’ten öğrendiğim kadarıyla, elinizi farklı şekilde sarıp hem silindiri hem de silahı kontrol altına almak çok daha etkilidir. Böylece mermileri hareket etmeyen bir silindire baş parmakla yerleştirebilir veya bir speed loader (hızlı doldurucu) kullanabilirsiniz.
Bu tekniğin avantajı sadece sabit dururken değil, hareket hâlindeyken de ortaya çıkar. Yarışma ortamında veya gerçek bir durumda, özellikle tekrar doldurma sırasında, ya siper arkasında olmalı ya da hareket ediyor olmalısınız. Böyle durumlarda silah üzerinde tam kontrol sağlamak çok önemlidir. Bu tutuş, tabancayı güvenli şekilde elde tutmanıza, kontrolü kaybetmemenize ve cephane yüklerken elinizin konumunu bozmamanıza yardımcı olur. Özellikle hareket hâlindeyken, hızlı ve etkili tekrar dolum yapmak için oldukça işlevseldir.
Modern Aksesuarlarla Daha Az Uyumludur
Şu revolver’a bakın — gerçekten çok güzel bir silah. Yanlış anlamayın, Colt Anaconda ev savunması için tam bir canavar olurdu. Emin olun, böyle bir şeyle karşılaşmak istemezsiniz. Ancak bu silahın bir hedefi kolayca teşhis etme imkânı yok; çünkü altına takılı bir silah feneri bulunmuyor. Bu yüzden, silahı kullanırken aynı anda bir ışık kaynağını da (el feneri, FBI stili vb.) kullanmak zorunda kalıyorsunuz.
Ayrıca optik nişangâh seçenekleri de sınırlı. 10–20–30 yıl önce optikler pek önemsenmiyordu, ama artık ne kadar büyük bir güç çarpanı olduklarının farkındayız. Stresli bir durumda, gez ve arpacığı mükemmel hizalamak kolay değil; burada point shooting (hissederek atış), yakın mesafe CQB teknikleri devreye girer. Ancak bir red dot (refleks nişangâh) ile bu işlem çok daha kolay, çünkü nişangâh görüşünüzün arka odak düzleminde durur.
Hem red dot hem de silah feneri, çok büyük avantaj sağlar. Silahın üzerinde fener varken ateş etmek, tek elle fener tutarak ateş etmekten çok daha kolaydır — hele ki .44 Magnum gibi güçlü bir mühimmat söz konusuysa.
Tabii ki, bu tür aksesuar yuvalarına sahip modern revolver’lar da var: Korth bazı modeller üretiyor (fiyatları oldukça yüksek), Smith & Wesson da birkaç model yapıyor. Bunlardan temin etmek isterim. Ama standart revolver’lar genelde alt kısımda düz bir namlu köprüsüne ve klasik metal nişangâhlara sahiptir. Bu da bana göre, gece veya stresli durumlarda etkin çalışabilme yeteneğini epey azaltıyor. Elbette böyle de kullanılabilir; revolver’lar çok uzun zamandır iş görüyor ve görmeye devam edecek. Ama dürüst olmak gerekirse, üstünde bir red dot ve ışık olsa çok daha iyi olurdu.
Listede yer vermediğimiz, ama bariz başka problemler de var — mesela kapasite eksikliği. Ama altıya kadar sayabiliyorsanız bu zaten belli oluyor, o yüzden eklemedik. Eğer başka sorularınız ya da eklemek istediğiniz maddeler varsa yorum kısmına yazabilirsiniz.
|
|
|
Stoeger M3000 -> Stoeger M3000 Peregrine Light V2 |
|
Yazar: Özgün91 - 10-08-2025, 03:21 - Forum: Av Tüfekleri
- Yorum (5)
|
 |
Herkese selam. Tüfeğimi baştan sona M3000 Peregrine Light v2 modeline çevirdim. İlgililere fikir vermesi açısından bu durum hakkında birkaç şey yazmak istedim.
Öncelikle hikayesinden başlayayım. 2015 yılında av ve atıcılığa merak saldım. Aylarca süren araştırma sonunda Stoeger M3000 modelinde karar kıldım. Stoeger'i seçmiş olmamın birkaç sebebi vardı.
1- Öncelikle yerli üretim olması dolayısıyla fiyatı uygundu. 2- Beretta Holding çatısı altında üretim yapması benim için büyük bir kalite kriteriydi.
3- Vursan'ın 90lı yıllardaki başarısından ve Stoeger'in onun mirasını taşıyor oluşundan haberdardım.
4- Stoeger M3500 modelinin 2012 yılında ABD'de NRA Golden Bullseye Shotgun of the Year ödülünü aldığını öğrendim.
Tüm bunların sonunda Stoeger markasında karar kıldım.
Bu kararın ardından zihnimde yeni sorular belirdi. Dipçik kundak takımı ahşap mı, sentetik mi? Fişek yatağı 76 mm mi, 89 mm mi? Slug namlu mu, şeritli namlu mu? Namlu kaç cm olmalı? Tüm bu sorular aklımı karıştırdı, şimdi tekrar düşününce zor bir karar seçim süreciymiş onu anladım. Araştırmalarımın sonucunda Stoeger M3000 modelini ahşap dipçik ve kundak takımıyla 61 cm slug namlu ve 71 cm şeritli namlu ile birlikte kombo set olarak satın aldım. O dönem Halk Eğitim Merkezi'nden Avcılık Sertifikası aldım. Planım 71 cm şeritli namlu ile uçar avlarına, 61 cm şeritli namlu ile domuz avlarına gitmekti. O yıllarda büyük bir hevesle başlayan avcılık merakım hiç ava gitmeden son buldu. Yalnızca slug namluyu takıp hedef atışlarına gittim. M3000 kullanıcıları bilir, slug namlularda ve kasada gez yoktur. Sadece arpacık ile atış yapılır. Şeritli namluyu ise neredeyse kutusundan çıkarmıyordum, beş kutu fişek yakmamışımdır.
Aradan yıllar geçti, 2024 sonunda bir avcı ekibine beni de aralarına alıp avcılığı öğretmelerini rica ettim. Tüfek var, sertifika var, av teskeresi yok, köpek yok, mera bilgisi ve tecrübe hiç yok. Sağ olsunlar beni de aralarına kabul ettiler ben de birkaç av organizasyonuna katıldım. Meğer 2015 senesindeki heves içimde aynen duruyormuş, bir anda ateşlendi. Tabii hevesim tekrar ateşlenince daha da iyi olmak adına tekrar araştırmalara başladım. Yazılı ve görsel dökümanları okurken ve izlerken tüfeğin kullanıcı ile uyumu hakkında aklımda bazı fikirler oluştu. Avda da tüfeği kullandıkça bu fikirler gelişti. Son olarak da bir trap yarışmasına katıldım ve tüfeğin benim vücut ölçülerime uygun olmadığına kanaat getirdim. Bu durumda ya tüfeği satıp yeni bir tüfek alacaktım ya da tüfeği kendime göre ayarlayacaktım. Av bayisinde pek çok tüfeği inceledim. Özellikle M3000 Peregrine Light v2 modelini hafifliği ve zarif tasarımından dolayı çok beğendim. Bir de Stoeger'e olan marka sempatim var sonuçta. 10 yıldır kullandığım, fişek besleme ve tahliyesinde sorun yaşamadığım, arıza çıkarmayan taş gibi bir tüfek M3000. Ben de her iki tüfeğin aynı marka olmasından dolayı parçaların birbiri ile uyumlu olabileceğini düşünerek fabrikayı aradım ve olumlu yanıt alınca bazı değişiklikler yapmaya karar verdim.
Bu noktada Stoeger markasına çok teşekkür ediyorum, fabrika malının arkasında duruyor. 10 sene önce sattıkları tüfek için müşterinin bütün isteklerini yerine getiriyorlar. Tüm görüşmeleri yaptığım, değişim işlemlerini yapan beyefendiyi ifşa etmemek adına ismini yazmıyorum fakat yardımlarından dolayı onu gıyabında anmadan geçmek istemem.
Gelelim değişim sürecine. Buna yükseltme-upgrade diyebiliriz, modifikasyon diyebiliriz, kustomizasyon diyebiliriz, hatta zorlarsak facelift veya makyaj da diyebiliriz.
Standart M3000'in tetik mesafesi körüklü dipçik pedi ile 37,5 cm ve ağırlığı 3350 gramdı. Değişen parçalar:
1- Ahşap dipçik yerine Siyah sentetik dipçik. (Standart M3000'e göre daha ince ve kolay kavranabilir yapıda kabze takıldı.)
2- Körüklü dipçik pedi yerine kısa dipçik pedi. (Standart Peregrine V2 Light modelinden farklı olarak daha da kısa.)
3- Ahşap el kundağı yerine Peregrine Light v2'nin kundağı takıldı. Daha ince ve kolay kavranabilir.)
4- Dipçik bağlantı saplama civatası.
5- şarjör borusu ve öndeki pasolu tapa (Peregine Light v2 modelininki daha ince ve hafif yapıda.)
6- Kurma kolu ve mekanizma düşürme mandalı (Daha büyük ve kullanımı daha kolay)
7- M3000 Peregrine Light v2 Kasası (Eski standart M3000 kasasıdaki seri kodu yeni kasaya yazıldı, eski kasa fabrikada bırakıldı. Eski kasaya göre daha hafif ve zarif. Ayrıca kasadaki seri numarası aynı olduğu için ruhsat değişimi gerekmiyor.)
8- Çatal (Peregrine Light v2'nin çatalı daha hafif)
Değiştirilmeyen parçalar
1- Namlu. (Peregrine Light v2 modelinin namlusu alçak şerili ve 66 cm, bendeki eski seri 71 cm yüksek şeritli. )
2- Tetik grubu. (Peregrine Light v2 modelinin fişek yükleme kaşığı siyah, bendeki eski seri metalik renkte.)
3- İğnenin de içinde bulunduğu mekanizma. (Peregrine Light v2 modelinde mat siyah, bendeki polisajlı metalik renkte.)
Tüm bu işlemler Ağustos 2025 itibariyle 6323 TL tuttu. Adıma fatura düzenlenerek gönderildi. Çıkan eski parçalar da kasa hariç olmak üzere kutuda bana gönderildi.
Bütün değişim işlemlerinden sonra tüfeğin ağırlığı 3350 gramdan 3100 grama düştü. Tetik mesafesi 37,5 cm'den 35 cm'e düştü, yani 250 gram ve 2,5 cm küçüldü. Bu boy ve ağırlık değişiminin bana olumlu anlamda katkısı olacağını düşünüyorum. Evrakları hazırlayıp önümüzdeki av sezonunda farkı görmeyi umuyorum.
Bu kadar uzun bir mesaj olacağını düşünmüyordum. Zaman ayırıp okuduysanız teşekkürler. Benzer değişim fikri olanlara faydası olursa ne mutlu.
|
|
|
| ARMSAN KONKORDOTA |
|
Yazar: Shepherd - 09-08-2025, 20:39 - Forum: Diğerleri
- Yorum (2)
|
 |
[b][b]T.C.
İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNDEN / BAŞKANLIĞINDAN[/b][/b]
[b]ESAS NO :[/b] 2025/688 Esas
Davacılar , FATİH YOLLU, YAVUZ YOLLU, ARMSAN SİLAH SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, ATA SİLAH SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ tarafından açılan ve mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davası nedeniyle;
[b]Mahkememizin 05/08/2025 Tarihli Tedbir Kararı ile ;[/b]
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 361917-0 sicil nosunda kayıtlı davacı, ATA SİLAH SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 594064-0 sicil nosunda kayıtlı davacı, ARMSAN SİLAH SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, Davacı FATİH YOLLU ( T.C. No : 47986402022 ) ve Davacı YAVUZ YOLLU ( T.C. No : 47995401740 ), hakkında [b]05/08/2025[/b] tarihinden başlamak üzere 3 AY SÜRE İLE GEÇİCİ MÜHLET KARARI VERİLMESİNE,
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla 7101 sayılı Kanunla değişik ÎÎK'nm 287/3 madde ve fıkrası uyarınca davacı şirketlerin sunulan tablolardaki alacaklı sayısı ve alacak miktarları dikkate alınarak davacı şirketlere 3 KİŞİLİK GEÇİCİ KONKORDATO KOMİSERİ HEYETİ GÖREVLENDİRİLMESİNE,
Geçici komiser olarak İcra İflas Hukukçusu GÜL BÜYÜKKILIÇ (T.C. No : 17387508302 )Serbest Mali Müşavir YASİN DOĞAN ( T.C. No : 33068356116 ) ve Serbest Mali Müşavir / Bağımsız Denetçi AYTEN UĞUR ( T.C. No : 27334456778 ) görevlendirilmelerine,
Davacı şirketlerin yönetim ve karar organlarının tüm iş ve işlemlerinin komiser onayına tabi tutulmasına, bu konuda her bir komisere ayrı ayrı münferit yetki verilmesine,
Duruşmanın 04/11/2025 günü saat : 14.40 de yapılacağı, alacaklıların mehil talebine iş bu ilanın gazetede ilan tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edebilecekleri, konkordato mühleti verilmesini gerektirecek bir hal bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri İİK'nun 288.maddesi hükmünce ilan olunur. 06/08/2025
|
|
|
| JOHN BROWNING'e BORCUMUZ |
|
Yazar: Sabri - 09-08-2025, 12:09 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum Yok
|
 |
25 Haziran 2025 de The Armory Life web sayfasında Clayton Walker tarafından yazılan makaleyi sizlere aktarıyorum
JOHN BROWNING'e BORCUMUZ
Teknolojik devrimler, kaçınılmaz olarak “önce” ve “sonra” dönemleri yaratma eğilimindedir. Bazılarımız, “world wide web” veya masaüstü bilgisayarlar öncesindeki hayatı hatırlayabiliyor. Ancak hepimiz için, bir haftayı sayısız e-postayı yanıtlamadan geçirmek neredeyse imkânsızdır. Gelecek bir kez geldi mi, genellikle kalıcı olur. Hatta o kadar uzun süre hayatımızda yer eder ki, onu doğal kabul etmeye başlarız.
![[Resim: John-Browning-patent-for-M1911-pistol.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/John-Browning-patent-for-M1911-pistol.jpg.webp)
1911 tasarımının dahiyane yönü, John Browning’in tabanca için aldığı orijinal patentte açıkça görülmektedir. Görsel: Public Domain
Tabanca dünyası sürekli iyileştirme ve yeniliklerle şekillenmiş olsa da, bunu özellikle tek bir tasarımcıya borçluyuz: John Moses Browning. İddia ediyorum ki, ondan önce var olan bir dünya vardı; onun etkisi sayesinde hâlâ yaşamakta olduğumuz bir dünya da var.
John Moses Browning Öncesi Tabancalar
1900’ler civarındaki çoğu erken dönem otomatik tabancalara baktığınızda, tek bir baskın sonuca varmanız kaçınılmazdır: Bu şeyler gerçekten, ama gerçekten garip. Sayısız ülke ve silah tasarımcısı, ateşlenmiş bir merminin enerjisini kullanarak kovanı dışarı atıp bir sonraki fişeği sürmeye yarayan mekanizmayı çözmeye çalışıyordu; ancak tasarımlar, adeta “tuttu tutmadı” diye rastgele fikirler denediklerini gösteriyordu.
![[Resim: Springfield-Armory-M1911-Operator-Tactical.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/Springfield-Armory-M1911-Operator-Tactical.jpg.webp)
Browning’in etkisi dünyanın dört bir yanındaki tabancalara uzanır. 1911 modeli, elbette, hâlâ özel ilgi görmeye ve neredeyse sonsuz denecek kadar çok iyileştirmeye tabi tutulmaya devam ediyor.
Bu dönemde pek çok gariplik göze çarpıyor. Çoğu, öne yerleştirilmiş dahili bir şarjörden fişekleri alan ileri–geri hareketli bir sürgüye dayanıyordu. Ünlü C96 “Broomhandle” Mauser’ı gözünüzde canlandırın; işte o tipin arketipi budur. Schwarzlose 1908 ise “ileri tepme” (blow forward) sistemine sahipti; bunda sürgü, geri tepme etkisiyle ileri doğru hareket ediyor, ardından yay gerilimiyle geriye itilerek bir sonraki mermiyi yatağa sürüyordu.
![[Resim: C96-Mauser.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/C96-Mauser.jpg.webp)
7.63x25mm Mauser fişeği kullanan Mauser C96 tabancası. Her ne kadar çalışsa da, bu tuhaf tasarımlı tabanca açıkça Browning’in tasarımının gerisindeydi. Görsel: SA-Kuva
Her ne kadar genellikle çalışsalar da, bu mekanizmalar son derece hantal yapılara sahipti; Hugo Borchardt’ın C93 tabancası ve onun eylem mekanizmasının iri arka çıkıntısı gibi. C93, son derece basit “geri tepme” ile çalışan silahların aksine, dünyanın ilk “kilitli mekanizma”ya sahip tabancası olma unvanını taşır. Ayrıca, çıkarılabilir şarjör kullanan ilk tabancaydı. Ancak, komik bir şekilde, Borchardt otomatik tabanca bulmacasını mükemmel şekilde çözdüğünü ve tabancaların artık daha fazla geliştirilemeyeceğini iddia etti. Georg Luger ve ünlü P.08’i, Borchardt’ın hatalı olduğunu neredeyse anında kanıtladı.
Yıldırım İki Kez Düşer
John Moses Browning başka birçok kaliteli ateşli silah icat etmiş olsa da, onun otomatik tabancaları — özellikle 1911 modeli — ateşli silah ürün geliştirme sürecinde muazzam bir sıçrama temsil ediyordu. Tabanca bir asırdan ve on yıldan daha yaşlı olmasına rağmen, Browning’in tasarımı modern tabancanın günümüzde de bizimle olan unsurlarına öncülük etmiş ve bunların yakın zamanda ortadan kaybolma tehlikesi bulunmamaktadır.
![[Resim: John-Browning-portrait-photograph.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/John-Browning-portrait-photograph.jpg.webp)
John Browning tarafından tasarlanan birçok etkili ateşli silah vardır. Bunların birçoğu günümüzde hâlâ kullanılmaktadır. Görsel: Public Domain
Öncelikle, Browning namluyu saran ileri–geri hareket eden sürgü tasarımlarını yaygınlaştırdı. Bu dikdörtgen, “paralel cetvel” konfigürasyonu, o dönemin çeşitli kanatları, sürgü kulakları, menteşeleri veya horoz kurma parçalarının aksine, tabancayı doldurmak için kolayca kavranıp kullanılabiliyordu. Aynı zamanda, bu sürgüler modelin rakiplerine kıyasla nispeten kolay işlenebilir olduğundan, üretim maliyetleri daha düşük, üretim hacmi ise daha yüksek olabiliyordu — bu da savaş zamanı geldiğinde son derece önemli bir avantaj haline gelecekti.
Daha da ilginci, bir süreliğine Browning’in “salınan namlu bağlantı” mekanizması patent altındaydı — bu nedenle mucit tamamen başka bir kilitleme sistemi geliştirdi. Efsanevi Hi-Power’ı tasarlarken John Browning, eğilerek kilitlenen namlu sistemiyle bir kez daha kalıpları yıktı: Eğer sürgü geriye çekildiğinde namlunun yukarı doğru kam hareketi yaptığını gördüğünüz bir tabancayla karşılaşırsanız, bilin ki bu kilitleme mekanizmasının çalışmasını izliyorsunuz.
![[Resim: Browning-Hi-Power-patent.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/Browning-Hi-Power-patent.jpg.webp)
Browning’in “Hi-Power” tabancası için aldığı orijinal patent, o dönem namlu bağlantılı düzen başka bir firmanın patenti altında olduğu için tamamen yeni bir kilitleme sistemini kapsıyordu. Görsel: Public Domain
Günümüzde, bu çalışma yöntemine dayanan merkezi ateşlemeli tabancaların sayısı, bu sistemi kullanmayanlardan daha fazla görünüyor. Örneğin Springfield Armory’de Hellcat, SA-35 ve Echelon modellerinde eğilerek kilitlenen namlu sistemleri bulunuyor.
Browning’e verilebilecek en iyi iltifat, tasarımlarının kusursuz şekilde çalışmış olmasıdır. 1911 için yapılan ilk askerî denemelerde, Browning’in örnek tabancası iki gün boyunca toplamda 6.000 mermiyi tek bir arıza olmadan ateşledi. Silah elde tutulamayacak kadar ısındığında ise testteki 1911’in bir kova suya daldırıldığı ve atışa kesintisiz devam edildiği söylenir. Ayrıca, neredeyse herkes tabancalarında eğilerek kilitlenen geri tepme çalışma sistemini kullanmıştır; çünkü bugüne kadar bundan daha basit ve zarif bir mekanizma icat edilememiştir.
Ergonomide Modern Bir Dönem
Browning yalnızca mekanik bilgisi nedeniyle değil, ergonomi konusundaki anlayışı sayesinde de bir dâhi olarak kabul edilir. Luger P.08’in “çekici” boyutları bazı modern atıcı gruplarının ilgisini çekse de, yaklaşık 18 derecelik “Browning” kabza açısı hemen hemen tüm diğer tabancalarda tekrarlanmış gibidir — ve günümüzde hâlâ pek çok modern tabancada karşımıza çıkmaktadır.
![[Resim: John-Browning-firing-BAR.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/John-Browning-firing-BAR.jpg.webp)
John Browning, av tüfekleri, tüfekler ve makineli tüfekler dahil birçok silah tasarımında imzası olan bir isimdi. İşte burada efsanevi BAR’ı ateşlerken görülüyor. Görsel: NARA
İlginçtir ki, Browning 1911 tasarımını 1924’te, tabancanın küçük elli atıcılar için daha uygun olmasını isteyen ABD ordusunun talebi üzerine değiştirmeye başladı. Bu değişiklikler, 1926’da resmî olarak 1911A1 olarak bilinen modele dönüştü. Tetik arkasındaki çerçeve oyukları ve uzatılmış kavrama emniyeti gibi küçük revizyonların yanı sıra, en büyük değişiklik, 1911’in “düşük nişan aldığı” yönündeki eleştirileri gidermek amacıyla eklenen kavisli ana yay yuvasıydı.
Ama işin ilginç yanı şu ki: Görünüşe göre zaman, Browning’in orijinal ölçülerini haklı çıkardı; bugün Springfield Armory’nin 1911 tabanca kataloğunda — ve çoğu rakibinin modellerinde — düz ana yay yuvası, atıcıların çoğu için en iyi çalışan tercih olarak yeniden öne çıkmış durumda. Springfield Armory’de yalnızca şirketin Mil-Spec serisi 1911 tabancaları, tarihî doğruluk adına kavisli ana yay yuvasını korumaktadır.
![[Resim: Browning-tilting-barrel-locking-mechanis...d.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/Browning-tilting-barrel-locking-mechanism-edited.jpg.webp)
Birçok modern tabanca tasarımı — hatta çoğu — Browning’in eğilerek kilitlenen namlu mekanizmasından esinlenen bir sistem barındırır. Bu, Springfield Armory Hellcat’e ait bir namludur.
Şekil bir yana, Browning aynı zamanda “Amerikan tarzı” şarjör bırakma düğmesinin konumunu da standart hâle getirdi. Ayrıca, eğer bir tabanca gövdeye monte edilmiş bir emniyet mandalına sahipse, bu mandalı neredeyse her zaman 1911 veya Hi-Power’daki konumunda bulursunuz. Başka bir yerde olması, azımsanmayacak sayıda atıcı için “garip” ya da “mantıksız” hissettirir.
John Browning’in Günümüzdeki Mirası
John Browning’i daha geniş bir bağlamda ele alacak olsak, bütün günü burada geçirirdik. Browning, tamamı hafif silah geliştirmeyle ilgili olan 128 ayrı patente sahipti. Ayrıca, Amerika’nın geçmişte faşizm güçleriyle savaşma kapasitesinin ve bugün var olan uluslararası düzenin en azından kısmen John Browning’in eserleri sayesinde olduğunu söylemek abartı olmaz.
![[Resim: M2-machine-gun.jpg.webp]](https://www.thearmorylife.com/wp-content/uploads/2025/06/M2-machine-gun.jpg.webp)
M2 makineli tüfek, Browning’in tasarımlarından bir diğeriydi. 100 yılı aşkın bir süre önce geliştirilen bu makineli tüfekler, bugün hâlâ Amerika Birleşik Devletleri ordusunda kullanılmaktadır. Görsel: NARA
Ama tekrar tabancalara, özellikle de Browning’in en ünlü patentine dönelim. 1911 hak ettiği ilgiyi ne kadar görse de, yalın gerçek şu ki bu tabanca dünyanın her köşesindeki herkes için uygun değildir — Springfield Armory tarafından üretilen yüksek kaliteli tabanca sayısı, sürekli taşıma ruhsatına sahip kişilerden koşu-ateş yarışmacılarına kadar herkesin farklı ihtiyaç ve tercihlere sahip olduğunun kanıtıdır. Tanıdığım bir silah dükkânı sahibinin dediği gibi: “Herkes için mükemmel tek bir silah olsaydı, sadece onu stoklar ve envanteri basitleştirirdik!”
Yine de, modern tabanca tasarımı çağını ondan öncekilerden ayıran çizgi varsa, bu çizgiyi çizen kişi John Moses Browning’di. Tabancadan tabancaya tanıdık gelen his, görünüş veya çalışma şekillerinin neredeyse tamamı, onun mekanik zekâsı, teknik becerisi ve genel öngörüsünün bir sonucudur.
Bir 1911’e sahipseniz, muhtemelen Browning’in mirası hakkında zaten biraz bilgiye sahipsinizdir. Ancak, aynı “DNA” izlerini koleksiyonunuzdaki hemen her diğer tabancada da görmek sizi şaşırtabilir — ki bu, gerçekten büyük bir mirastır.
|
|
|
| Kırıkkale tabancaya Walther şarjör uyumlu mu? |
|
Yazar: Hellac - 07-08-2025, 10:34 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum (1)
|
 |
Merhaba saygıdeğer silah camiası, 2001 model Kırıkkale 9x17 mm tabancam var gayet güzel çalışıyor, sivilde tam dolu Kapasite üzerimde taşıyorum. Kırıkkale tabancaların şarjör sorunu olduğunu yaylarının ve şarjör dudaklarının kısa sürede deforme olduğunu sizin gibi çok kez duydum. Orjinali olan Walther ppk ya üretilen mecgar şarjör edinip kırıkkale silahımda kullanmak istiyorum. Walther in şarjör mandalı yan tarafta iken Kırıkkale nin mandalı alt tarafta bunun sorun olacağını sanmıyorum ama yine de herhangi bir uyuşmazlık olur mu?
|
|
|
|