Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 1,326
» Son Üye Aslan Türk
» Toplam Konular 952
» Toplam Yorumlar 6,001

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 58 aktif kullanıcı var.
» (2 Üye - 55 Ziyaretçi)
Google, Meta, UUU

Son Yazılanlar
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
Dün, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 193
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,739
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,617
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 470
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 944
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 245
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 419
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 386
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,225
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 484
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 532
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,893
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 286
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 298
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,954

 
  Kendini Savunma: Ölümcül Tehditler Karşısında Sakin Kalmak
Yazar: Sabri - 19-05-2025, 16:56 - Forum: Taktik ve Eğitim - Yorum Yok

Değerli Forumdaşlarım,

Hiç kimse için dilemem, ancak karşılaştığımız zaman çaresiz donup kalmak yerine "tehditle nasıl başa çıkabiliriz" konusunda bu yıl Gun Digest dergisinde çıkan bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim.

[Resim: Ekran-Resmi-2025-05-19-15-48-00.png]

Kendini Savunma: Ölümcül Tehditler Karşısında Sakin Kalmak Nasıl Sağlanır
Burada, ölümcül tehditlerle karşı karşıya kalındığında korkunun önüne geçmek ve sakin kalmak için bazı stratejilerden bahsedeceğiz.
Şiddetli bir fiziksel çatışmada en soğukkanlı kişinin daha net düşünebildiği ve daha iyi performans gösterdiği bir sır değildir. Wyatt Earp'ten Kyle Carpenter’a kadar tarihsel olayların sayısız belgelenmiş örneği, baskı altında soğukkanlı kalmanın kritik önemini göstermektedir. İşler çığırından çıkarsa sakin kalabilmek için yapılabilecek üç şey vardır. Öncelik sırasına göre bunlar: zihin ve bedeni hazırlamak, çevreni haritalamak ve operasyonel bir plan oluşturmaktır.

İnsanlar, taktik bir sorunu doğru şekilde değerlendirebilmek ve uygulanabilir bir çözüm üretebilmek için güncel bilgiye ihtiyaç duyar. Bunun dışındaki her şey — fiziksel ve zihinsel olarak alakasız girdiler, yavaş değerlendirme, gerçekçi olmayan çözümler — karar verme sürecinde ciddi gecikmelere neden olabilir. Hayat memat meselesi olan bir durumda, sadece birkaç saniyelik işlem süresi bile sizi eylem-tepki eğrisinin gerisine düşürebilir.
Sakin kalmayı bekliyorsanız, zihin-beden girdi–işleme–çözüm sürecinin kesintisiz işlemesine izin vermelisiniz. Bu süreci hızlandırmanın iki yolu vardır: biri psikolojik, diğeri ise fizikseldir.

Psikolojik Hazırlık
Psikolojik (zihin) açıdan bakıldığında, tehdit algınız bazen o kadar yoğun olabilir ki “donakalma tepkisi”ne neden olabilir. Bu durumu yaşayan kişiler, bazen beraberinde tünel görüşü, işitsel algının azalması, ince motor becerilerde bozulma, fiziksel olarak hareket edememe gibi belirtileri tarif etmişlerdir. Çoğu insan, “korkudan donakalmak” olarak adlandırdıkları durumdan endişe duyar. Ancak, bu tür bir psiko-mekanik “donma” durumuna hem proaktif (donma öncesi) hem de reaktif (donma sonrası) olarak etkili bir şekilde hazırlanabilir ve bunun üstesinden gelebilirsiniz.

Proaktif olarak, zihninizde yüksek tehdit içeren olası senaryoları canlandırabilirsiniz. Bilinçaltı, bu hayali kısa sahneleri, gerçek olaylardan farklı görmez. Bu senaryoları zihninizin gözünde izleyerek, onlara karşı bir aşinalık geliştirirsiniz.

Reaktif olarak, derin ve sıfırlayıcı bir nefes alabilir, tünel görüşünü kırmak ve yakın çevrenizden sürekli görsel ve işitsel bilgi almak için gözlerinizi hareket ettirebilirsiniz. Bu, bedeninizin bilinçli düzeyde işlev göstermeye devam etmesini sağlar ve otomatik panik mekanizmasını bastırmaya yardımcı olabilir.

Pratik açıdan konuşmak gerekirse, “korkudan donakalmak” ifadesi aslında beynin aşırı yüklenmesini daha doğru şekilde tanımlar. Beyin, en iyi hareket tarzınızı belirlemek için bilgileri işlemeden geçemez. Eğer bu zihinsel süreç tıkanırsa, gerçekte korkudan değil, kendi kendinize oluşturduğunuz zihinsel bir işlem bataklığında sıkışıp kalırsınız. Bazıları buna “analiz felci” der. Bunun temel nedeni, gelen bilgilerin yeni, alışılmadık ve tehdit edici olmasıdır.

Zihinsel prova yapmak, kuvvetle karşı kuvvet (force-on-force) eğitimi, muhakeme egzersizleri ve/veya güç kullanımı eğitimi gibi uygulamalara proaktif olarak katılmak, bu tür deneyimleri zihniniz için artık yeni olmaktan çıkarır. Bu tür proaktif önlemler, senaryoları tanıdık hale getirerek bilgi işleme yükünü ve karar felcini önemli ölçüde azaltır.

Evet, psikolojik açıdan bakıldığında “tehdit edici” unsurlar üzerinde yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Ancak, yenilik ve yabancılığa karşı kendinizi bağışıklık kazandırabilir (aşılayabilir) ve bu da zihinsel tıkanıklığın en az üçte ikisini ortadan kaldırır. Psiko-mekanik donma durumunu önlemek için bu hayati derecede önemlidir.

Fiziksel Hazırlık
Meseleye tamamen fiziksel bir bakış açısıyla (beden) yaklaşırsak, eğer daha önce yere yapıştığınız, sürüklendiğiniz, yumrukların konuştuğu şiddetli bir fiziksel çatışma yaşamadıysanız, böyle bir deneyim bedeniniz için tamamen yeni olacaktır. Fiziksel çatışmanın inceliklerine aşina olmazsınız. Ancak, daha önce agresif fiziksel darbeye maruz kaldıysanız, bu durum artık bedeniniz için yeni olmaktan çıkar. Önceden boks, dövüş sanatları ya da başka türde sert beceri (fiziksel eğitim) aldıysanız, bedeniniz en azından agresif fiziksel temasın bazı yönlerine—örneğin darbe almayı veya yönetmeyi öğrenmek, kaçınma hareketleri yapmak ve diğer ilgili vücut mekanikleri gibi—aşinalık kazanmış olur.

Sert becerilerde eğitim almak, mevcut en etkili dokunsal bağışıklık (alıştırma) yöntemidir. Bu eğitimler, kişisel çatışmanın karmaşıklıklarını bedeninize fiziksel olarak tanıtır. Biri sizi pes ettirmeye çalışırken yerde onunla boğuştuğunuzda, biri boğazınıza yumruk atmaya çalışırken onunla burun buruna geldiğinizde ya da atış poligonunda silahla ciddi vakit geçirdiğinizde, bedeniniz bu tür aktiviteleri “alışılmış günlük işler” gibi görmeye başlar.
Daha önce maruz kalmamışsanız, fiziksel deneyim veya aşinalık yoksa, kendinizi taktiksel bir dezavantaja sokarsınız. Gerçek dünya koşullarında sert becerilere yönelik yapılan her türlü eğitim, bedeninizi yeni ve bilinmeyen fiziksel deneyimlerin mekanik işlevleri tıkamasını önleyerek hazırlayan önerilen bir proaktif önlemdir.

Fiziksel açıdan bakıldığında, olayın “tehdit edici” yönü üzerinde doğrudan yapabileceğiniz bir şey yoktur. Ancak, atıcılık, yer dövüşü, boks, dövüş sanatları gibi herhangi bir sert beceri üzerinde eğitim alarak, bu tür durumlara karşı bir aşinalık kazanabilirsiniz. Böylece yaşanacak durum artık sizin için yeni ya da yabancı bir fiziksel deneyim olmaktan çıkar.

Zihinsel olarak yeni ve yabancı gelen bilgiler ile fiziksel olarak yeni ve alışılmadık deneyimler, hem zihin hem de bedende bir işlem tıkanıklığına neden olabilir. Bu üç engelin ikisini—zihinsel ve fiziksel olanları—ortadan kaldırmak, size önemli bir taktiksel avantaj sağlar. Böylece bir taktik çözümü (hem zihinsel hem fiziksel olarak) donup kalan birine kıyasla çok daha hızlı üretebilirsiniz.
Bu nedenle, askeriyede ve koruma hizmetleri gibi alanlarda görev yapan devlet kurumlarında hem zihinsel hem fiziksel hazırlık için yoğun eğitimlerin bir iş ön koşulu olması hiç de şaşırtıcı değildir.

[Resim: Ekran-Resmi-2025-05-19-15-50-13.png]

Çevreni Haritalamak
Çoğu insan durumsal farkındalığın sadece “etrafına bakmak” ya da “başını sürekli çevirmek” olduğunu düşünür. Bu klişe ifadeler artık aksiyon-macera filmlerinde bile sıkça karşımıza çıkar. Oysa mesele sadece bakmakla sınırlı değildir.

Saatinize kaç kez baktıktan sonra gerçekten saatin kaç olduğunu öğrenmek için tekrar bakmak zorunda kaldınız? Önemli olan neye baktığınız değil, neyi gördüğünüzdür. Bakmak, sadece gözlerinizi bir noktaya yönlendirmektir; görmek ise çevrenizle zihinsel olarak meşgul olmaktır.
Görsel ve işitsel kontrolü ele almak, çevrenizi haritalamanın temelidir. Bu değerli beceri zamanla gelişir. Bir dahaki sefere bir restorana, kafeye veya mağazaya girdiğinizde, bir dakikanızı ayırıp kenarda durun ve etrafa bakıp alışılmadık şeyleri dinleyin—çevreyle uyumsuz görünen şeyleri. Bu basit ve kolay uygulanabilir egzersizde fark ettikleriniz sizi şaşırtabilir.

Çevrenizi haritalamanın ikinci kısmı, en büyük ve en olası tehdit alanlarını belirleyip tanımlamaktır. Bunlar genellikle kapı veya pencere gibi yapısal giriş ve çıkışlar olur. Yaygın olarak “ölüm hunisi” (fatal funnel) olarak adlandırılan kapılar, dar koridorlar ve merdiven boşlukları doğal dar boğazlardır. Şiddetli bir fiziksel çatışma sırasında böyle bir noktada sıkışmak istemezsiniz. Bu dar boğazları önceden belirleyin ve onlardan nasıl uzak duracağınızı planlayın.
Ve elbette çevrenizi haritalamanın son ama kesinlikle azımsanmayacak derecede önemli olan kısmı; siper, gizlenme alanları, görüş alanları ve ateş hatlarını belirlemektir. O alçak duvar, masa ya da çıkıntılı yapı bir tüfek mermisini durdurabilir mi? Çevrenizi haritalamak, önerilen aktif bir önlemdir ve bunu bulunduğunuz ortamda kimse ne yaptığınızı fark etmeden kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

Çevrenle etkileşim kurma açısından çevreyi haritalamak, zihin ve beden hazırlığıyla doğrudan bağlantılıdır. İçinde bulunduğun çevreyle etkileşime geçmek, ortamdaki yabancılık veya yeniliği ortadan kaldırır ve bu da psiko-mekanik kilitlenme ihtimalini azaltır. Çevrenle hem zihinsel hem fiziksel olarak etkileşime geçmek, ortaya çıkabilecek taktiksel bir probleme katmanlı bir çözüm üretmeye ciddi anlamda katkı sağlar.

Bir Planın Olsun
Havacılık dünyasında pilotlar, basit ihmaller, dikkatsizlik, tembellik ya da aşırı özgüvenden (kibirden doğan umursamazlık en affedilmez olanıdır) kaynaklanan tehlikeli ve zincirleme olaylar dizisinin farkında olmaya çalışırlar. Bu tür operasyonel hatalar, genellikle acil durumlara yol açan davranışlardır. Pilotlar bu davranışsal başarısızlıkların bilincinde olarak, simülatörlerde yılda bir zorunlu olarak eğitildikleri acil müdahale becerilerini sahada kullanmak zorunda kalmazlar.

Aynı mantık operasyonel hazırlık için de geçerlidir. Eğer zihnini ve bedenini yeni ve alışılmadık bilgileri ve deneyimleri işlemenin etkilerine karşı önceden hazırladıysan, bu hazırlığı yapmamış birinden bir adım öndesin demektir. Eğer bir de çevreni haritalamışsan, artık içinde bulunduğun ortama zihinsel olarak daha fazla hâkim olursun.

Felaket senaryosu gerçekleştiğinde sakin kalmana yardımcı olacak bir başka şey de bir operasyon planı oluşturmaktır. Eğer ön kapı senin için artık bir seçenek değilse, çıkış için arka kapıyı hedeflemelisin. Hangi siperleri kullanacağını ve oralara en az fiziksel zarar görerek hangi rotadan ulaşacağını belirlemelisin.

Sakin kalman gerekiyorsa, bu, aktif bir tehdide fiziksel olarak karşılık veriyor olduğun anlamına gelir. Her şey olurken, zihnini temizlemek (ya da kilidi çözmek) için derin bir nefes al ve bir sonraki hamleni planla. Sadece panik içinde dönüp durma. Ayakta düşünmen gerek.

Ayakta kalmak demişken, harekette kalmak bir önceliktir—hareketli hedefler, sabit hedeflere göre daha zor vurulur. Hareket halinde olmak, tehdit ile arandaki mesafeyi açmanın tek yoludur. Daha fazla mesafe, daha fazla zaman demektir; bu da taktiksel problemi çözmek için daha fazla fırsat sağlar.
Çoğu insan şöyle düşünür: “İçeri girerim, sırtımı duvara yaslar, olup biteni izlerim.” Tamam, bu başlangıç için kötü bir fikir değil ama sonra ne olacak? Bir şey gördüğünde operasyon planın ne? Görüş alanın açık mı? Ateş alanlarının sınırları nerede? Arkanda bir arka durdurucu var mı? Eğer bu ateş açılmaması gereken bir durumsa, ilk taktiksel hareketin nereye olacak?

Eğer kendini ve aileni mutfaktan ya da arka kapıdan çıkarman gerekirse, bu bir çatışmanın ortasında kademeli şekilde yapılmak zorunda kalabilir. O sırada bir sonraki sipere ulaşmak için nasıl ve nereye hareket edeceksin? Yol boyunca hangi güvenli noktalar mevcut?
Başlangıçtaki operasyon planını son hedefe kadar uygulayamayacağın büyük ihtimalle kesin—Plan A nadiren işe yarar. Ama bir planla başlamış olmak bile seni çok daha avantajlı hale getirir. O anda bir plan oluşturmak zorunda kalmazsın. Sahip olup ihtiyaç duymamak, ihtiyaç duyup sahip olmamaktan her zaman iyidir.

Zihnini ve bedenini hem proaktif hem de reaktif olarak hazırlamak, çevreni haritalayarak giriş/çıkışları, dar boğazları, görüş ve ateş alanlarını tespit etmek ve hem ateşli hem de ateşsiz senaryolar için bir operasyon planına sahip olmak, "gri adam" beceri setinin olmazsa olmazlarıdır. Bu, inisiyatifi ele alma, olaylara tepki vermekte geç kalmama ve işler kızıştığında soğukkanlı kalabilme fırsatını sana sunar.

Krizde Sakin Kalmak İçin Hızlı İpuçları


Nefesini kontrol et
Paniğin ilk belirtilerinden biri nefes alışverişinde kendini gösterir ve bu doğrudan kalp atışlarınla bağlantılıdır. Genellikle nefes alma hızı artar çünkü vücut oksijen ihtiyacını karşılamaya çalışır, fakat bu durum hızla bilincin kaybına kadar gidebilir. Bazense kişi, kalbi yavaşlatmaya çalışarak farkında olmadan nefesini tutar, bu da benzer şekilde kötü sonuçlar doğurur.
Eğer bilinçli kararlar almaya devam etmek istiyorsan, kalp atışlarını kontrol etmelisin. Bunun yolu ise nefesini kontrol etmekten geçer.
Nefes egzersizleri sadece yoga stüdyolarına özel değildir; bu teknikler özel birimler tarafından onlarca yıldır kullanılmaktadır. En temel olanı “Kutu Nefesi” (Box Breathing) veya “4 Sayılık Nefes” tekniğidir. Tıpkı bir kutu gibi dört adımdan oluşur:

  1. Nefes al – Burnundan derin bir nefes alarak dört saniye say. Karnının genişlediğini hisset.
  2. Tut – Nefesini dört saniye boyunca tut.
  3. Nefes ver – Dört saniye boyunca nefesini yavaşça ver, mümkünse tamamen boşalt.
  4. Tekrar et – Aynı döngüyü tekrarla.
Bu teknik basit gibi görünse de, baskı altında uygulanması zor olabilir. O yüzden bunu egzersiz sırasında ve günlük hayatında dene, ta ki alışkanlık haline gelene kadar. Bazıları nefesin burundan alınıp ağızdan verilmesini önerir ama esas olan nefesin ritmini senin kontrol etmendir. Farklı yoga tekniklerinden gelen başka sayım düzenleri de işe yarayabilir.

Duyularını Kullan
Algılanan bir tehdide fazla odaklanıp “içine çekilmekten” ya da tünel görüşüne kapılmaktan kaçınmanın veya bunlardan kurtulmanın bir yolu da bilinçli olarak duyularını devreye sokmaktır. Bu, seni “şu ana” geri getirir. En kolay yol, her bir duyu ile çevrendeki bir şeyi aktif olarak tanımlamaktır:
Görme:
Başını fiziksel olarak bir yandan diğer yana çevirerek tünel görüşünü kır. Gözünle iki veya üç nesneyi belirleyip onları tanımla—gerekirse bunu sesli ya da içinden yap. Tabelaları okumak, kapı konumlarını tespit etmek işe yarar.
Duyma:
Patlama veya çatışma sonrası bu zor olabilir. Yine de çevredeki sesleri bilinçli olarak ayırt etmeye çalış. Duyduğun sesleri tek tek tanımla ki gerçekten dikkat ettiğinden emin ol.
Dokunma:
Panik anında bazı insanlar parmaklarında, ellerinde veya ayaklarında his kaybı yaşayabilir. Bu durumu ellerini ovuşturarak, bir duvara ya da üzerindeki kıyafetin dokusuna dokunarak, cildine temas ederek aşabilirsin.


Editörün Notu: Bu makale ilk olarak Gun Digest the Magazine’in Şubat 2025 sayısında yayımlanmıştır.

Bu konuyu yazdır

  Ülkemizdeki bazı mermilerin barut resimleri
Yazar: blacksea - 17-05-2025, 21:13 - Forum: Galeri - Yorum (2)

Ülkemizde bulunan mermilerden bazılarında kullanılan barutlar:

[Resim: 54524295612_8122380770_b.jpg]


[Resim: 54525166886_bcfb2b43c3_b.jpg]


[Resim: 54524295592_1d74f1b32d_b.jpg]


[Resim: 54525514610_8474ed5a5a_b.jpg]


[Resim: 54525514615_77480de8a6_b.jpg]

Bu konuyu yazdır

  Glock 19 Gen 5 2. el fiyatları
Yazar: Oceanborn - 17-05-2025, 18:30 - Forum: Glock - Yorum (2)

Merhaba forum ahalisi.

5 yıl kadar önce MKE den sıfır olarak Glock 19 Gen5 satın aldım. Ekim ayına kadar taşıma ruhsatım devam etmekte. Son gelen partide, 10 mm in de büyüsüne kapılarak bir değişiklik yaparak Glock 20 Gen 5 modelini satın aldım. Yakın zamanda 19 u sahiplendirmeyi düşünüyorum. Henüz ilan vermedim ama açıkcası bir forumdaşımıza devretmeyi isterim. Malumunuz son zamanlarda Glock bolca geldiği için piyasada değişik fiyatlar görmekteyiz. Sizce 500-600 civarı atım yapmış, tüm kutu içeriği eksiksiz mevcut olan temiz kullanılmış, üzerinde gez yuvasına takılı Holosun red dot u olan bir G19 gen5 için ne kadar istemeliyim? Buna göre ilan açmayı planlıyorum.

Saygılar

Bu konuyu yazdır

  Sig Sauer P229 ve Glock G19 Gen4
Yazar: ceycey - 17-05-2025, 00:23 - Forum: Silah Karşılaştırmaları - Yorum (2)

Sig Sauer P229 ve Glock G19 Gen4:

Arkadaşlar, bir yakınımda bulunan ve devir işlemlerine başlanmış bir Glock G19 Gen4 ile yeni tabancam Sig Sauer 
P229’u bir arada bulunca eski usulde bir karşılaştırma yapmak istedim.Her ne kadar gövde yapıları ve tetik sistemleri 
farklı olsa da, bu güncel kompakt boy tabancaların karşılaştırmasının birilerinin işine yarayacağını düşünüyorum.

[Resim: 54509500900_557723d4c7.jpg]

Resimlerdeki Sig Sauer P229, Amerika 2013 üretimi,15 kapasiteli 9x19 mm fişek kullanılan, tek/çift hareketli tetik 
sistemine sahip, horoz ateşlemeli, alaşım gövdeli, kompakt boyda bir yarı otomatik tabancadır.

[Resim: 54509157996_da5b9013ec.jpg] 

Karşılaştırılan Glock G19 Gen4 ise, Avusturya 2013 üretimi,15 kapasiteli 9x19 mm fişek kullanılan, tek hareketli tetik 
sistemine sahip, içten iğne ateşlemeli, polimer gövdeli, kompakt boyda bir yarı otomatik tabancadır.

[Resim: m0l0emd.jpg]

Karşılaştırma sırasında S.Sauer için P229, Glock için G19 kısaltmasını kullanacağım.Yine,resimlerde S.Sauer P229 solda, 
Glock hep sağ tarafta olacaktır.

1) Ebatlar ve Ağırlık:

G19, P229’dan yaklaşık  1 cm daha uzundur. Yine namlusu da 1,3 cm daha uzundur.

[Resim: 54510440923_5b17d1c5b2_z.jpg]

[Resim: 54510464888_3e2bb08f6a_z.jpg]

P229 ise G19’dan 1 cm daha yüksek ve  0,7 cm daha geniştir.

[Resim: 54510564760_2a38363bdc_z.jpg]

[Resim: 54510400939_bdc8b677b8.jpg]

P229, alüminyum alaşım gövdeli olması nedeniyle G19’dan 160 gram daha ağırdır.

[Resim: 4cbdy13.jpg]

[Resim: 54510182011_c65aaf5f80.jpg]

Kısacası, her ikisi de kompakt boy olmasına rağmen; P229, G19’dan daha yüksek ,daha
ağır, daha geniş bir tabancadır.G19 ise P229’dan daha uzun sürgü ve namluya sahiptir.

2) Sürgü-Namlu:

P229’un namlusu  konvansiyonel, G19’un sürgüsü poligonal olup temizlenmesi daha kolaydır.

[Resim: 54510414969_799b6925d8.jpg] 

İki tabancada da modifiye edilmiş Browning kilit sistemi kullanılır.

[Resim: 54510575365_282235b6f7_z.jpg]

Tabancaların sadece arka tarafında çekme kertikleri vardır. Bunlar sayesinde tabancaların manipülesi rahatça yapılır.
Her iki tabancada da sürgü üzerinde atış anında eli rahatsız edecek bir çıkıntıları yoktur.

[Resim: 54510228531_bc9173c0df_z.jpg]

İki tabancada da sürgüler kilitlendiğinde namlular (kısa geri tepme sistemi) biraz yukarıda duruyor ve sürgüler gövde
dışında kayıyorlar. Sürgü içleri, farklı tetik ve ateşleme sistemlerine sahip olmaları nedeniyle birbirine benzemez. Aynı yıl 
üretilmelerine rağmen,P229’un eloksalında  atmalar var.G19 ise yeni gibi.

[Resim: 54509363202_af4d1232ee_z.jpg]

G19'da sürgünün sağ yanındaki tırnak aynı zamanda namlu dolu göstergesi olarak çalışır.Gözle veya elle namluda mermi
olduğunun kontrolü yapılabilir.P229’da namlu dolu göstergesi bulunmamaktadır.

[Resim: dfl9e2a.jpg]

Her iki tabancada da sürgü üzerinde reddot vs.takılacak yer yoktur. P229’un aksesuar rayı üç, G19’unki bir yolludur.

[Resim: 54510606325_2aa0c9b758.jpg]

P229’un tek sarmalı irca rayı ve metal irca mili  bütünleşik değildir. G19’un teleskopik irca  yayı  ise iki 
kademeli ve tek sarmalıdır. İcra mili ucu plastiktir.

[Resim: 54510258196_b1d0766df5_z.jpg] 

Her iki tabancanın da gez ve arpacıkları metaldir.G19’un gezi yandan geçmeli olup, ayarlanabilir. Arpacığı sabittir. 
P229’un gez ve arpacığı yandan geçme olup, ayarlanabilirler.

[Resim: 54510468024_839ff55099_z.jpg]

G19’un gezi dikdörtgen şeklinde beyazla işaretlenmiştir. P229’da ise klasik, çubuklu ve 3 noktalı nişangah sistemi
kullanılmaktadır. İçten iğne ateşlemeli olduğu için G19'da sürgü arkasında çelik kapak vardır.

[Resim: 54510461304_5b1c244f6a.jpg]

3)Gövde-Kabza-Şarjör:

Gövde içlerinde her ikisinin de  parça sayısı azdır. Raylar yarı boydadır. P229’un rayı üzerindeki eloksal
vurukları oluşmuştur.

[Resim: 54510287456_4914938189_z.jpg]

P229’da üretim yılı ve seri numarası gövdenin ön tarafına iç kısma yazılmış.G19’da ise seri numarası gövdenin 
dışına takılan bir metal plakaya, üretim yılı tetik korkuluğunun altına yazılmıştır.

[Resim: 54510679155_24dc896e91_z.jpg] 

Her iki tabancada da manuel bir emniyet mandalı yoktur.P229’da tabancanın sol tarafında olan dekoker aşağı 
indirildiğinde, horoz emniyetli olarak düşer ve iğneye vurmaz. Her ikisinin de iğne blok emniyeti mevcuttur.

[Resim: 54509852397_cde802fb30.jpg]

G19’da farklı boy eller için takılabilir kabza sırt seçenekleri mevcut olup, kabza önünde parmak yerleri vardır. 
P229’da kabza sırt seçenekleri yoktur. Ancak ergonomik E-2 tipi tek parça kabza seti vardır. P229’un kabza 
önünde ve her iki tabancanın tetik korkuluğu önünde kaymayı önleyecek tırtıkları vardır.

[Resim: 54510691370_948055a33f_z.jpg]

[Resim: 54510525994_03f32fc182_z.jpg]

Tabancaların şarjör düğmeleri tetik korkuluğunun yanındadır.G19’unki kare, P229’un şarjör düğmesi ise yuvarlak
olup, istenirse düğmeler sağ tarafa takılabilir.

Sürgü yakalama-bırakma manivelaları tabancaların sadece sol tarafında olup,P229’unki daha uzun ve kullanışlıdır. 
G19’un sökme-takma mandalı iki taraflı,P229’un tek taraflıdır.

G19’un kabzası daha büyük ama çok az incedir. Kabza yapısı olarak E-2 kitiyle P229 daha ergonomiktir.

[Resim: 54511299053_2bc1ea55fa.jpg]

[Resim: 54510172617_47676e505e.jpg]

G19’da siyah renkte tetik  emniyeti(bar) vardır.P229’da tetik emniyeti yoktur.

[Resim: 54510751221_3aea43e9f6.jpg]

G19’da sürgü yakalama-bırakma manivelasının altında bulunan ve iki tarafta da olan oyuklar, hem kullanıcının
elini doğru tutuş için yönlendiriyor hem de tetik erişim mesafesini daraltıyor. Bu oyuklar P229’da yoktur.

[Resim: f4zwd25.jpg]

P229’un şarjörü koyu gri renkte metal(çelik olabilir) olup,G19'a göre daha uzundur.G19’un ise beyaz çelik üzeri
siyah polimer şarjörü vardır.

[Resim: 54511395990_9c7a3296d2_z.jpg]

[Resim: 54511241814_d9f9ec12dc_z.jpg]

4)Tetik-Atış:

G19’da “Safe Action”sistemi olduğundan, tetik önce iğneyi geriye çekerek kuruyor, sonra iğne düşüyor. Bu nedenle
tetik yolu uzun ve tetik serttir.G19’un atış aksı herkese göre değil.Alışmak için antrenman yapmak lazım.Bazı kullanıcılar 
ise çok iyi buluyor.
P229’da çift harekette tetik yolu G19’a göre daha uzun ve tetik  serttir. Tek hareketli tetiği ise son derece yumuşaktır. 
Her atıştan sonra hedefe çabuk dönmektedir. Tetik ağırlıkları çift harekette 4,5 kg,tek hareketli tetikte 2,5 kg civarında.
İstikrarlı ve net tetikleri rahat atış yapılabilmesini sağlıyor.
Her iki tabancanın da geri tepmesi  kompakt tabancalara göre normal ölçülerde, fazla değil.Ancak,P229’da geri tepme 
daha az hissediliyor. P229’un tek hareketli tetiği yumuşak olduğundan daha kolay grupman yapılabilir.

Tetik erişim mesafelerine bakarsak:

P229’un çift hareketli tetiği en uzun olanıdır:

[Resim: envqtt4.jpg]

G19’un tetik erişim mesafesi daha kısadır:

[Resim: 8cw7u6m.jpg]

P229’un tek hareketli tetiği en kısa olanıdır:

[Resim: 330nkfg.jpg]

5) Sahra Sökümü:
Her iki tabancanın da sahra sökümü son derece basittir.  G19’da sürgü biraz geri  çekilir, sökme mandalı aşağı çekilip 
sürgü itilince söküm gerçekleşir. Tetiğin kurulu olmaması  gerekir. Yani ya söküm öncesi ya da sürgünün ileri itilmesi 
sırasında tetiğin düşürülmesi gerekir.
P229’u sökmek için sürgü geride kilitlendikten sonra sökme mandalını aşağı çevirmek ve  sürgüyü  ileri itmek yeterlidir.

6)Fiyat:
G19 Gen4, şu günlerde ikinci elde 2.700-2.850 Dolar civarında alıcı buluyor. (Gen 5’ler MKE’de 4.000 Dolar)
P229 ise Amerika yapımı olduğundan, temizlik durumu ve yaşına göre  ikinci elde 4.250-5.500 Dolar bedelle satılıyor. 
Uzun süredir MKE tarafından ithal edilemiyor.

Sonuç:
Glock, sadeliği, dayanıklılığı ve güvenirliliğiyle dünyada en çok satılan ve en çok klonu yapılan tabancalardan birisidir.
Daha önce yazdığım üzere,G19 Gen4 bence(kişisel sebeplerle) Glock 19'un en iyi versiyonudur. Yıllarca kompakt polimerlerin
liderliğini yapmıştır. Daha önce G19 Gen 4'ü taşıma ruhsatlı olarak kullandım. 
P229,çok yönlü bir tabancadır. Hem askeri birlikler/kolluk kuvvetleri hem de siviller tarafından dayanıklılığı, güvenilirliği, 
işçiliği,atış hassasiyeti ve kompakt boyutları nedenleriyle tercih edilmiştir. Herhalde dünyada en çok satılan 10 tabancanın 
arasındadır. Halen üretimi devam ediyor. Daha önce P220 ve P226 kullanmıştım.P229’u kısa bir süre önce aldım.

Her iki kompakt boy tabancanın da ortak yönleri bulunmaktadır. Bunları önceki mesajlarımda anlattım. Şimdi üstün ve 
eksik yönlerine bakalım:

a)Her iki tabanca da kompakt boy olduğundan ve çok ağır olmadıklarından, iyi bir kılıfla rahatlıkla taşınabilir.P229 daha 
geniş, daha ağır ve daha yüksektir. G19 ise daha uzundur. Bu durumda,G19 taşımaya daha elverişlidir.

b)P229’un klasik P serisinde olduğu gibi eloksalında sorunlar vardı.Ancak,ABD’de yapılan  P229’larda sürgü ve gövde 
kaplamasına belirgin bir iyileşme sağlandı. Yine de  G19 daha iyi bir yüzey kaplamasına sahiptir.

c)Yukarıda 4.bölümde anlattığım üzere,Glock atış yönünden herkese göre değildir.Tek hareketli ve yarım kurulu tetiği sert 
ve tetik yolu uzundur.

P229’da ise tek hareketli tetik G19’a göre çok daha hafif ve tetik yolu kısadır.Yine,tetik erişim seviyesi de G19’a göre daha
kısadır.Yani,P229 atış yönünden daha iyidir diyebiliriz.

Ancak,P229'a göre daha düşük namlu eksenine sahip G19, geri tepmenin doğrudan kola daha fazla emilmesi ve namlunun 
yükselmesinin azaltılması nedeniyle doğal olarak daha hızlı takip atışlarına olanak tanır.

P229 daha yüksek atış aksına sahip olsa da ağırlığı nedeniyle geri tepme ve şahlanma daha az hissedilir.

d)P229, G19’a göre daha geniş ve kabzası daha yüksektir. G19’da farklı boy eller için kabza sırtları vardır. Ancak,daha ince 
olmasına rağmen, kabzası daha büyüktür. P229, E-2 tipi kabzasıyla bence G19’a göre daha ergonomiktir.

e) P229’un fiyatı G19’dan en az %50 daha pahalıdır.Bunun nedeni, P229’un ambargo nedeniyle ülkemize ithal edilememesidir. 
Yoksa tabancalar arasında çok fazla fark bulunmamaktadır. Eminim P229 ithal edilebilseydi, ikinci elde tabancaların fiyatları 
birbirine çok yakın ya da aynı olurdu.

Birisi polimer gövdesi, tek hareketli tetiği, iğne ateşlemeli sistemiyle günümüze yönelik; diğeri alüminyum alaşım gövdesi,
tek/çift hareketli tetiği ve horozlu ateşleme sistemiyle daha eskinin izlerini taşıyan  iki tabancadan birisinin tercihi ;alıcının 
fiziki özelliklerine, kullanım amacına vb. dışında en önemlisi maddi durumuna göre değişir.

Bu tabancaları almak isteyen silah severlerin her iki tabancayı da önce ellerine alarak ellerine uygunluğuna ve tetik erişim 
mesafesine bakmalarını, sonra mümkünse birkaç şarjör atış yapmalarını tavsiye ederim. Saygılarımla.

Bu konuyu yazdır

  FN / Browning Tarihi
Yazar: alpSaral - 16-05-2025, 00:55 - Forum: Browning/FN - Yorum (2)

Biraz uzun olacak, ancak ilgiliyseniz gerçekten size bir şeyler katacağına inandığım bir konu olacak. Elbette wikipedia gibi mecralarda bulabileceğiniz bilgileri değil, genelde ortada olmayan bilgileri sunmaya çalışacağım. Bunun dışında genel bilinir konuları da düzenli bir şekilde sunmayı amaçlıyorum.

Öncelikle burada yazacağım bilgiler konuyla ilgili "birincil" yabancı kaynaklardan, kataloglardan ve kısıtlı sayıda yerli kaynaklardan derlenmiş doğruluğu olan bilgilerdir.


Fabrique Nationale

Eski Browning tabancaların tamamının sürgüsünün sol tarafında yer alan "Fabrique Nationale D'Armes De Guerre" ibaresindeki Fabrique National'in kısaltılmış hali. Şirket bugün resmi olarak FN ve FNH markalarını hatta model isimlerinde bile kullanmaktadır.

Fabrique Nationale D'Armes De Guerre Fransızca ibaresi "Milli Savaş Silahları Fabrikası" şeklinde çevrilebiliyor.

1889 yılında, Belçika hükümeti sipariş ettiği 150.000 Mauser tüfeğin üretilmesi için, ülkedeki tüm silah ustalarını, hatta başka bazı konulardaki ustaları da Belçika'nın, Liege şehrinin Herstal kasabasında toplayarak mühendislik ve ekipman desteği sağlayarak düzgün bir fabrika kurmaya çalıştılar. Bu fabrika Bisiklet, Motorsiklet, Otomobil Parçaları ve tabi çeşitli silahlar üretmenin yanında, 1970'li yılların başında Belçika ve Hollanda hava kuvvetleri için üretilen F-16 savaş uçaklarının motorları dahi üretmiştir.

Aslında bizim doğu karadeniz silah projesi, buradan esinlenmiş gibi durmakta (şahsi yorumumdur, dönemin Türk hükümeti FN Herstal ile bakan düzeyinde üretimin Türkiye'ye gelmesi için birden fazla kez görüşmeler yaptığı basına yansımıştır).

FN Osmanlı zamanında Tuğralı Browning dediğimiz tabanca ile 1910'larda resmi olarak ülkemize girmiş gibi görünse de, bu tarihten daha önce Padişah 2.Abdülhamit'e bir kaç kez tüfek sunumunda bulunmuşlardır. Bu belgeler T.C. Osmanlı Arşivinde erişilebilir durumdadır.

FN bugün hala Five-SeveN, P-90 gibi standart belirleyici silahlarla hafif silah pazarının askeri kanadında çok önemli yere sahip bir firmadır. Browning ve Winchester markalarını da bünyesine katmıştır.

FN tesislerinde bir zamanlar mühimmatta üretiliyordu. Toplam çalışan sayısının bir dönem için 16.000'i bulduğu ifade ediliyor. Bu nedenle üretim tesislerinin kuruluşu, devasa bir fabrikalar kompleksinden oluşmaktadır.

1940 yılında Belçika, Almanya tarafından işgal edilince tüm stratejik tesisler gibi FN Herstal'de işgal birlikleri tarafından ele geçirildi.

Her ne kadar FN'in yönetim ve ana mühendis/dizaynır kadrosu kaçırabildikleri tüm proje dosyaları ve evraklarla gitmişlerse de, pek çok tamamlanmış silah, üretime hazır parça, çalışanlarıyla eksiksiz bir fabrika buldular.

Hatta Türkiye'nin ordu subayları için sipariş verdiği üretilmiş FN Model 1910 tabancalar Almanların eline geçti.

FN Alman işgali altında bu şekilde üretimini sürdürmeye devam etti. O zamana dek ürettikleri her model silah işgal altında da üretilmeye devam edildi, ancak tabi müşteriler değişmişti.

Bu silahlara proof mark olarak bir nazi kartalı vuruldu ve seri numaraları değiştirildi. Ayrıca model isimleri de bir kod (mesela FN Model 1922 tabancayı WaA 140 olarak isimlendirdiler)

Elbette bu işgal dönemi 1945'e dek sürdü. Geri çekilen Almanlar üretim hatlarının olduğu kısımları savaş uçaklarıyla bombaladılar. Geriye adeta bir enkaz kalmıştı.

FN buradan kendisini toparladı ve günümüze dek geldi.

FN Herstal Liege tesislerinin girişi, günümüz
[Resim: fn-herstal-today.jpg]

İdari binalar günümüz. Tesis, kendi içinde sokak formasyonuna sahiptir.
[Resim: fn-herstal-today-2.jpg]

1960'ların başında Tesisin havadan fotoğrafı, kullanım kılavuzu ve kataloglarda bu resim kullanılmıştır. Fabrika olarak gördüğünüz bütün yapı FN Herstal'dir
[Resim: fn-herstal-1965.jpg]





John Moses Browning
Yahya Musa Esmerce, üstad JMB'nin ismi de sanırım bu şekilde çevrilebilir. 

JMB ABD'nin Utah eyaletinde Mormon tarikatına mensup bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi silah üretimi ve tamir bakım işleriyle uğraşmaktaydı. Elma ağaçtan çok uzağa düşmeyecek JMB'de aile işinde devam edecekti.

JMB kesinlikle geçtiğimiz yüzyılın silah dehası olan kişiydi. JMB'in özellikle tasarladığı tabancalarda en büyük özelliği çok karmaşık mekanik sistemler yerine çok daha basit mekanik sistemler tasarlaması ve ortaya koyduğu ürünlerin mekanik işlerlik açısından neredeyse sorunsuz çalışır olmasıydı. Kendisinin hemen hemen başarısız hiç bir projesi olmadığı gibi.

Bir gün arazide ürettikleri süperpoze av tüfeğini denerlerken atıcıyı uzaktan izleyen JMB, her mermi atışında atıcının ve doğal olarak tüfeğin ön tarafında bulunan çalıların uçuştuğunu görünce namlu ağzında oluşan bu enerjinin boşa gittiğini, mutlaka değerlendirilebileceğini düşünmeye başlamış ve bu düşüncenin sonucunda önce kinetik, ardından gazlı sisteme evrilecek olan günümüz yarı otomatik ve tam otomatik tüfek mekanizmalarını ortaya çıkarmıştır.

Hafif silahlarda kuantum sıçraması o gün o test atışı sırasında oldu. Bu fikir önce Browning Auto-5 tüfeğinin mekanizmasını ortaya koydu, ardından daha da gelişerek Browning M2 tam otomatik makineli tüfeğine dönüştü.

JMB, Winchester ve Colt gibi firmalara dışarıdan iş yapan, hatta tasarlayıp onlara satan bağımsız bir firma durumunda idi.

Mauser firmasının başarısız denebilecek C-93'ün ardından nispeten başarılı C-96 modeli ile birlikte tabanca piyasaları da hareketlenmişti. C-96'nın daha da gelişebileceğini anlayan Almanlar ileride Luger'e yöneleceklerdi. İşte tam bu sırada, C-96 piyasa çıktıktan hemen sonra FN Amerika'da meşhur olan JMB ile temasa geçti.

Böylelikle ülkemizde "yassı belçika" olarak bilinen tabancanın ilk varyantı olan "FN M1899" ortaya çıktı. Hemen sonraki yıl "FN M1900" ile bildiğimiz haline gelen bu tabanca çok ilgi gördü.

O güne dek, bir tabancanın üst kısmının hareketli oluşu "slide, kapak" kabzasından takılıp çıkartılabilen bir kutu ile beslenmesi "şarjör" gibi kavramlar ilk kez bu silahta ortaya çıktı. Bugün hala modern tabancalar bu tasarım şeklini kullanmaktadır. 

JMB diğer ticari ortaklıkları nedeniyle FN ve Colt firmalarıyla kabaca şöyle bir anlaşma yaptı. JMB gelen taleplere (veya talep gelmeden de) kendi ürettiği tasarımları/prototipleri her iki firmaya da satabilecekti. Her iki firma istediği modelleri kendi marka ve model ismiyle satabilecekti. Ancak Colt firması sadece Kuzey Amerika ve Pasifik'te ki bazı bölgelerde çalışabilecekken, dünyanın geri kalanına tedariki FN firması yapacaktı. Bu nedenle Colt ve FN'in pek çok ortak modeli bulunmaktadır. Yine bu lisans anlaşmaları gereği Browning FN tabancaları üzerine kendi patent bağlılığını koydurmuştur ve FN ile Colt'a göre çok daha yakın çalışmıştır. Hatta FN Herstal fabrikasında kendine ait özel bir atölyesi bile bulunmaktaydı. JMB çok iyi bir mühendisliğin yanında iyi bir silah ustasıydı kendi çizimlerinin prototiplerini yine kendisi üretmiştir.

1926 yılında Herstal'da ki fabrikada atölyesinde çalışırken hayata gözlerini yummuştur.

Bay Browning'in o gün için devrim niteliğinde olan meşhur A5 Yarı otomatik av tüfeğiyle fotoğrafı
[Resim: John-Moses-Browning-Auto-5.jpg]

Bay Browning'in imza tasarımlarından 50 kalibre M2 makineli tüfeğiyle. Bu silah yakın tarihe dek pek çok modern ordunun envanterinde bulunmaktaydı.
[Resim: John-Moses-Browning-M2.jpg]



Dieudonné Saive
JMB Herstal'da ki fabrikada genç bir mühendisle tanışmıştır. Bu genç çalışmalarında JMB'e yardımcı olduğu gibi öldükten sonra FN ve Browning'i adeta sırtlayacak ve pek çok yeniliğe imza atacaktı. Adeta JMB'den el alan bu genç adam Mauser'in C-96'nın şarjöründe tam double-stack olmayan fişeklerin aşağı yukarı yönlü olarak sıkıştırıldığı tasarımı değiştirerek bilinen ilk tam double-stack yani çift sıralı şarjörü başarıyla tasarlayacaktı. Bu çalışmalara hafif makineli tüfekler için kafa yorarak başlamış olan gencin çabaları dünyanın ilk çift sıra şarjörlü tabancası olan (ileride silahın tasarımını kendisinin tamamlayacağı) FN Grand Rendement'te ortaya koyma fırsatı buldu (daha sonra adı Browning Hi-Power olacak) JMB'de hiç bir kibir/ego göstermeden bu kıymetli çalışmalardan faydalandı ve Fransız askeri ihalesinin açtığı tabanca şartnamesine göre tasarımı yapmaya başladılar.

Saive 1926'da ölen JMB'nin ardından BHP'nin tasarımını mekanik işleyişe fazla dokunmadan çok değiştirdi ve seri üretime sokabildi. Aslında bundan önce 1930'ların başında yine JMB'nin M1905 adını alan 6.35 browning tabancasının tasarımını yeniden ele alarak baby browning olarak yeniden yaptı. Zaten küçük olan tabanca daha küçük ve daha kullanışlı hale gelmişti.

Saive daha sonra hafif piyade tüfeklerinin atalarından sayılabilecek ilk başarılı örnek olan FN Fal tüfeğini tasarlayıp ürettirecekti.

Yaşı ilerlemiş bay Saive FN Fal tüfeği proje çiziminin önünde meşhur fotoğrafı.
[Resim: dieudonne-saive.webp]

FN Herstal / Browning ile JMB ve Saive bize sırasıyla şu tabancaları kazandırdı (listeye tüfekleri eklersek içinden çıkamayız, prototiplerde çok fazladır onlara ileride değinmeyi düşünüyorum)


Tablodaki son iki tabanca Dieudonné Saive tarafından diğerleri JMB tarafından bitirilmiş ve üretime sokulmuştur.


Model Adı    Model Yılı    Kalibre
---              ---              ---
FN M1899   1899          7.65 x 17 mm. (bu çap ilk olarak bu tabanca için üretildi)
FN M1900   1900          7.65 x 17 mm.
FN M1903   1903          9 x 20 mm. (bu çap ilk olarak bu tabanca için üretildi)
FN M1905   1906          6.35 x 16 mm. (bu çap ilk olarak bu tabanca için üretildi)
FN M1910   1910          7.65 x 17 mm. | 9 x 17 mm. (bu çap ilk olarak bu tabanca için üretildi)
FN M1922   1922          7.65 x 17 mm. | 9 x 17 mm.
FN Baby B.  1931          6.35 x 16 mm.
FN GP1935  1935          9 x 19 mm.


Başlıktaki silah model tablosu, ilgili silahların detaylarını içeren konu linkleriyle, ve ilgi çekici olacak belgelerle genişleteceğim. Konuyla alakadarsanız yakın takip etmenizde fayda olacaktır.

Saygılarımla.

Bu konuyu yazdır

  Philip A. Luty (1965–2011)
Yazar: Notre Dame'ın Kamburu - 15-05-2025, 22:17 - Forum: Bireysel Silah Edinme Hakkı - Yorum Yok

İngiliz mühendis, yazar ve silah hakları savunucusu.
"Silahsızlanmaya karşı silahlı bir cevap" felsefesiyle tanınır.


Kimdir?

  • Doğum: İngiltere, 1965
  • Ölüm: 8 Nisan 2011 (kanser nedeniyle)
  • Meslek: Mühendis, silah tasarımcısı, aktivist
  • Amacı: Devletlerin sivil silahlanmayı yasaklamasına karşı çıkmak
  • Motto: “Silah yasaları yalnızca kanunlara uyan insanları silahsız bırakır.”



Ne Yaptı?
Luty, tamamen evde, basit el aletleriyle yapılabilen tam otomatik silahlar tasarladı.
Amacı suç işlemek değil, silah yasalarının "anlamsız" olduğunu göstermekti.

Meşhur Kitabı:
"Expedient Homemade Firearms"
  • Tam otomatik 9 mm bir makineli tabancanın nasıl üretileceğini detaylarıyla anlatır.
  • Freze, CNC veya endüstriyel parçalar gerektirmez.
  • Kitap hâlâ bazı yerlerde yasaklı veya takip altındadır.


Yargılandığı Davalar
  • İngiltere’de 1998 yılında kendi tasarımı olan bir silahı bulundurmaktan yargılandı.
  • Amacı "siyasi protesto" olsa da mahkemede bu savunması kabul görmedi.
  • Mahkeme sırasında kendi avukatlığını yaptı.
  • Hapse girdi, çıktıktan sonra da üretime ve yazmaya devam etti.

Silahları Nasıldı?
  • Boru tipi gövde
  • Basit şarjörler
  • Yaylı tetik sistemi
  • Tam otomatik ateşleme
  • Sade tasarım, düşük isabet ama yüksek hacimli atış
Alıntı:Bir anlamda, modern “zip gun”ların en teknik ve felsefi örneklerini verdi.

Ölümü:
  • 2011’de kanser nedeniyle öldü.
  • Ölmeden önce bazı projeleri üzerinde çalışmaya devam ediyordu.
  • Son zamanlarında çevrimiçi silah özgürlüğü savunucuları tarafından destekleniyordu.


hilip Luty’nin Mirası
  • Günümüzde homebuilt gun (ev yapımı silah) kültürünün öncülerinden sayılır.
  • 3D yazıcı silah projelerine ilham kaynağı oldu.
  • Onun çizimleri, özellikle düşük özgürlük derecesine sahip ülkelerde "protest silah" tasarımlarında temel alındı.


Not:
Luty'nin yaptığı şeyler çoğu ülkede yasa dışıdır. Ancak amacı teknik olarak mümkün olanı göstermek ve ifade özgürlüğüyle bu alanı savunmaktı. Kendisini bir silah hakları filozofu gibi konumladı.


[Resim: Philip_Luty_1.jpg]

Philip Luty'nin silahı, Almanya'da aşırı sağcı, neo-Nazi bir dazlak tarafından kullanıldı. Yanında av tüfeği de vardı ve bazı insanların ölümüne sebebiyet verdi. Burada suçlu olan Luty mi, yoksa vatandaşlarının kendilerini korumasına izin vermeyen devlet mi?

Bu konuyu yazdır

  Fiyat performans red dot
Yazar: mustafaondeer - 14-05-2025, 13:43 - Forum: Aksesuarlar - Yorum (3)

Dostlar selamlar, şu anda alınabilecek cebi zorlamayacak fiyat performans red dot arayışındayım, 12 kalibreli tüfeğimde kullanacağım hangi reddotu önerirsiniz

Bu konuyu yazdır

  MKE stokları nasıl işliyor?
Yazar: Notre Dame'ın Kamburu - 14-05-2025, 01:13 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum (6)

Arkadaşlar,
Uzun zamandır "uzun menzilli keskin nişancı tüfeği" diyebileceğimiz silahlara ilgi duyuyorum. Sanırım 1–2 ay önce MKE’de Remington 700 Long Range .300 Win Mag tüfeği satılıyordu. Bu, benim için bulunmaz bir fırsattı; lakin tükenmiş. Üstelik tüfek gerçekten çok pahalıydı.

Size sormak istediğim şu: MKE’ye Remington modelleri düzenli olarak geliyor mu, yoksa stoklar tükendikçe her seferinde farklı markalar mı getiriliyor?
Aslında Remington yerine Sako 338 Lapua gelse, borca girip almayı bile düşünebilirim.

Bir de, bu tüfekler geldiğinde hemen randevu alıp gidip alabiliyor muyuz, yoksa bunun da fırsatçılığını yapan, ellerinde tüfek biriktirip stok tükenince satan "şark kurnazları" mı var?

Bu konuyu yazdır

  Canik 55 Balık Serisi
Yazar: ceycey - 13-05-2025, 22:38 - Forum: Yurt Savunma - Yorum (1)

Canik 55 Balık Serisi:

Bildiğiniz üzere Canik 55,Samsun’da faaliyet gösteren ve fabrikası bulunan Samsun Yurt Savunma San.ve 
Tic. A.Ş’nin tescilli bir markasıdır. Fabrika 1993 yılında kurulmuş ve 2001 yılında Canik 55 Standart ve Canik 
55 Light tabancalarını üretmeye başlamıştır. Tabancalar CZ 75'in klonlarıdır.

[Resim: 54517181958_b34b5c3246.jpg] [Resim: 54516924566_4868636811.jpg]

Firma 2006 yılından itibaren bu markanın “balık serisini” üretmeye karar vermiş ve bu serinin ilk modelleri 
olan Canik 55 Piranha ve Canik 55 Shark’ı tanıtmıştır.Bu seride hep 9X19 mm mermi kullanılmıştır.

[Resim: 54516992511_d716983955.jpg] [Resim: 54517254178_087085463f.jpg]
                        Piranha                                                                                    Shark

Yeni modeller, klasik CZ 75/Canik 55  çizgisinden farklı görünüşe sahiptiler. Piranha modelinin sürgü çekme
kertikleri ön ve arkada olmak üzere 2 bölümlüdür. Shark modelinde ise sadece arka tarafta ve balık sırtı desenli
olarak tasarlanmıştır. Tabancalara piranha ve köpek balığı izlenim verilmek istenmiştir. Shark’ın ön sürgü altı 
gövdesi köpek balığı çenesine benzemektedir ve 3 delikli kompansatörlü olanları da vardır. Bu modellerin 
kompakt boylarındaki modelleri de Piranha C ve Shark C adlarıyla üretilmişlerdir.

[Resim: 54517360655_522253601e.jpg] [Resim: 54516150072_398df992f0.jpg]
                        Piranha C                                                                          Shark C

Daha sonra Shark ve Piranha tabancalarının aksesuar raylı olan modelleri de Shark F-Piranha F ve kompakt 
boy olanı Piranha CF adıyla üretilmeye başlanmıştır. Kompakt boyun aksesuar rayı tek yollu, standart olanın
2 yolludur.

[Resim: 54517211934_175c7178ae.jpg] [Resim: 54517214014_6af274e9ef.jpg]

                            Piranha F                                                                        Piranha CF

2006 Yılı sonunda balık serisine “Dolphin” (Yunus) katılmıştır.Canik 55 Standart modelinden dış görünüşündeki 
ufak tefek farkları vardır. Daha çok özel ve resmi kuruluşların uygun fiyatlı tabanca talebini karşılamak için üretilmiştir.

[Resim: 54517032376_14c95d9840.jpg] [Resim: 54517034281_38b8e75425.jpg]
                                                                                                 Dolphin

Serinin son modeli ise galiba 2012-13 yıllarında üretimine başlanan Stingray’dir. Stingray (Bir tür büyük  Vatoz balığı) 
modelinin sürgü tutma mandalı ve emniyet mandalı diğerlerinden farklı şekilde yapılmıştı.Yurt dışına satılan modellerinde
bu mandallar sağ tarafa da konulmuştu ve Novak tipi ayarlı gez kullanılmıştı.

[Resim: 54516195697_e750719458.jpg] [Resim: 54517324268_0202d8dee2.jpg]
Stingray modellerinin ihraç edilenleri daha kaliteli bir düzey kaplamasına ve görünüşe sahiptiler.

[Resim: 54517260139_7ffff29d9a.jpg] [Resim: 54517076261_b5249c8705.jpg]

Canik 55 Balık Serisi modellerinin teknik özellikleri klonu olduğu CZ 75 modeliyle ve Canik 55 Standart/Light 
modelleriyle hemen hemen aynıdır. Sıralamak gerekirse:

1)Kısa geri tepme sistemiyle çalışırlar ve Browning tipi kilitleme sistemi kullanılır.
2)Sürgüleri gövde içinde raylar üzerinde hareket ederler.Sürgü üstünde ışık yansımasını önlemek için sürgü boyunca
çizgiler çekilmiştir.
3)Klasik tek/çift hareketli tetik sistemiyle çalışırlar. Namluları konvansiyoneldir.
4)Horoz ateşlemelidirler. İğne blok emniyetleri vardır.
5)Sürgüleri çelikten yapılmıştır. Gövdeleri Dolphin ve Stringay modelinde çelik, diğerlerinde alüminyum alaşımdır.
6)Emniyet mandalı, sol gövdenin arka tarafındadır. Stringay’in son üretimlerinde iki taraflıdır. Dolu vaziyette emniyet 
mandalı açılarak kurulu-kilitli taşınabilirler.
7)Sürgü durdurma bırakma mandalı aynı zamanda sökme mandalı olarak da çalışır.
8)Şarjörleri çift sıralı olup, hizmet boylarında 15 kompakt boylarında 13’lük şarjör kullanılır.
9)Şarjör çıkartma düğmesi tetik korkuluğunun arka yanındadır. Arpacık sabit olup, gezleri yandan geçmelidir.
10)Standart boylarının uzunlukları 206-208 mm,namlu uzunlukları 120 mm,yükseklikleri 138-143 mm ve boş ağırlıkları 
980-1.000 gramdır.Alaşım gövdelilerinin ağırlığı 770-780 gramdır.Stringay modelinin ağırlığı 70-80 gram daha fazla olup,
sürgü üzerinde namlu dolu göstergesi vardır.
Kompakt boy olanların uzunlukları 183-186 mm,namlu uzunlukları 100 mm,yükseklikleri 128-133 mm, ağırlıkları 
695-770 gramdır.
Her iki boy tabancanın genişlikleri aynı olup, 35 mm’dir.

Lupus üstat tarafından eski forumda yazılan yol hikayelerinde,ilk üretimlerden 3-4 sene sonra yapılan balık serisi 
tabancaların çelik gövdeli olanlarının hizmet ömrünün 40.000 atım, alaşım gövdeli olanlarının 20.000 atım olduğu 
tespit olunmuştu.

Ortaç üstadın 9 yıl önce yaptığı Shark ve Shark C incelemesi:



Ortaç üstadın yine 9 yıl önce yaptığı Stringay incelemesi videosu:



Kaynak:Tüm Dünyanın Kullandığı Ateşli Silahlar,Vahit Köse,2010
Osman Ortaç üstadın tanıtım videoları, Lupus üstadın eski forumdaki yol hikayeleri.

Polimer tabancaların egemen olduğu dönem başlayınca, Yurt Savunma “Balık Serisi” tabancaların üretimini durdurmuş 
ve TP9 modelleri üretilmeye başlanmıştır. Canik 55 Standart ve Light modellerinden sonra,ürün yelpazesini genişletmek
amacıyla üretilen balık serilerine artık  sadece ikinci el satış ilanlarında rastlıyoruz.Ruhsat harçları fahiş oranlarda artmaya
başlayınca bir çok kişi bu tabancaları devlete hibe etmiştir.

Balık serisi tabancalar hakkında fazla kaynak yok. Eski  forumdaki konuların çoğu silinmiş.Bu tabancalarla atış yapma imkanı 
bulamadım. Atış yapmış olan ve kullanmış arkadaşların konuya katkı yapmalarını bekliyorum.

Bu konuyu yazdır

  Coilgun-manyetik itkili silahlar
Yazar: musti267 - 13-05-2025, 02:13 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum Yok

Dilerim Ateşli silah forumunda açılmış uygun bir başlıktır. Değilse silinebilir. Forumda taradım böyle bir konuya ulaşamadım.

Sanırım ateşli silahların geleceğini çok etkileyecek gelişmedir. 

Ben ilkkez ABD ordusunun gemiler için yapılmaya çalışılan modelini duymuştum.
 
Temelde klasik  barutun yanarak genleşmesi yerine elektrikle sağlanan manyetik itkili bir hat/namlu boyunca merminin hızlanarak atılması esasına dayanıyor.  

Daha  önce top boyutlarında düşünülen şey şimdilerde 1 askerin taşıyabileceği boyutlarda indirgenmesine çalışılıyor.

Şu an için halkla paylaşılmış faal bir ürün yok. Ama başarılırsa barutlu silahlar sanırım hızla demode  olabilir. 

Şu an için çok fazla ani elektrik gücüne ihtiyaç oluyor. Malum batarya sorunu.  

Avantajı ise şarjöre sadece çekirdek yüklemesi gerekilecek. Kovan olmayacağı için şarjör kapasiteleri yüksek olabilir.

Klasik barutlu silahlara göre çok daha yüksek bir namlu çıkış hızı elde edilebilirmiş. 

Atım hızı hareketli bir mekanizma ve kovan tahliyesi olmayacağı için çok yüksek olabilir. 

Türkiye de savaş gemiler için tasarlanan but tip arge  projeleri var. Ama somut bir şey görmedim. 

Mühendis olmadığım için çok detayına vakıf değilim.  

Mühendis üyeler daha derin bilgiler sunabilirler. 

Bu konuyu yazdır