| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 73 aktif kullanıcı var. » (1 Üye - 68 Ziyaretçi) Baidu, Bing, Facebook, Twitter, barisyilmaz96
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
Dün, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 194
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,739
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,619
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 471
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 944
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 246
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 419
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 386
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,225
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 484
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 532
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,894
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 286
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 298
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,954
|
|
|
| HK USP LEM Tetik Dönüşümü |
|
Yazar: ceycey - 17-04-2025, 01:03 - Forum: Aksesuarlar
- Yorum Yok
|
 |
Sn.Yalvalı tarafından 11.11.2015 tarihinde açılan konu:
HK USP LEM Tetik Dönüşümü (LEM Trigger İnstallation)
HK USP tabancalarında gerekli parça değişiklikleri ile çeşitli tetik karakteri, emniyet, çap, model değişiklikleri yapmak mümkün. Silahı satarak değiştirmek yerine ufak bir masrafla bambaşka bir konsepte silah sahibi olmayı sağlaması açısından güzel bir uygulama. Özellikle ülkemiz şartlarında.
Bildiğiniz gibi HK USP F market çıkışı;
* Çift ( sağmalı ) ve tek hareketli,
* Manuel emniyeti hem horoz kurulu iken ateşleme sistemini kilitleme ( On Dörtlü Browning gibi ), hem de '' decock '' tabir ettiğimiz kurulu horozu güvenle istirahat pozisyonuna alma özelliği olan,
* Horozlu ve iğneli ateşleme sistemi bir tabanca.
LEM tetik sistemini tanımlayan kısaltmanın İngilizce açılımı Law Enforcement Modification, yani kolluk kuvveti modifikasyonu anlamına geliyor. Avrupa' da CDA, Combat Defense Action diye isimlendiriliyor. Sistem FBI'ın DAO sistem isteyen ihalelerine girmek için icat edilmiş. İsmi Amerika'daki H&K yöneticileri buna atfen kullanmış, daha sonra genel olarak benimsenmiş.
Sistem basitçe horozun içinde ayrı bir horoz ve yaydan oluşuyor. LEM horozunun içindeki ayrı bir parça ve yay, sürgünün elle manevrası veya ateşleme esnasındaki hareketi sırasında horozu yarı kurulu bir pozisyona getirerek, tek hareketli tetik ağırlığında bir tetik çekişi sağlıyor. Gerçekten tarifi biraz zor, DAO değil, SAO değil.
H&K USP ve türevlerinin tetik ve emniyet sistemi versiyonları;
Çift hareket ve tek hareket özelliğine dokunmadan, emniyetin veya '' decock '' un veya herikisinin iptali, sadece DAO vs.
Tabloda olmayan versiyonlar da var, örneğin Match tetik kiti, LEM tetik, Match + LEM ( hibrit )
Durun daha bitmedi, isterseniz LEM tetiğe manuel emniyet takabiliyorsunuz.
Ben şimdilik emniyetsiz, hafif hibrit LEM versiyonu kullanıyorum. İleride manuel emniyetli deneyeceğim.
![[Resim: 9u0yrw4.jpg]](https://i.hizliresim.com/9u0yrw4.jpg)
Silahın ilk hali ve parçalar;
![[Resim: fuwo22y.jpg]](https://i.hizliresim.com/fuwo22y.jpg)
Solda LEM kit parçaları;
* Çıkıntısı olmayan bir horoz,
* Horozun hemen üstünde horozun içine giren ara kurucu parça,
* İki adet farklı sertlikte horoz yayı,
* İki adet farklı sertlikte tetik yayı,
* Ara kurucu parçanın yayı.
![[Resim: a6ch1d2.jpg]](https://i.hizliresim.com/a6ch1d2.jpg)
Ortaya karışık demonte H&K USP F parçaları.
Önemli not;
Tüm parçalar bir panç ile çekiçle vurularak değil, sadece itilerek sökülüyor. Ben genelde bambu kürdan kullanıyorum. Sanırım polimer silahların çoğu bu şekilde sökülüyor. Polimer ve çelik kompozit bir silahın pimine çekiçle girişecek bedbahtlar olabilir, izin vermeyin.
![[Resim: mowa8u7.jpg]](https://i.hizliresim.com/mowa8u7.jpg)
Montaj süresi 30 dk. ( Tetik yayına dokunmadım. Özel aparat gerekiyor. )
Sonuç manuel emniyeti olmayan, horozun ibiği kırpılmış HK USP LEM. Türkiye' de tek
![[Resim: 3squqh4.jpg]](https://i.hizliresim.com/3squqh4.jpg)
![[Resim: 2iiwrar.jpg]](https://i.hizliresim.com/2iiwrar.jpg)
![[Resim: 5n0r5j9.jpg]](https://i.hizliresim.com/5n0r5j9.jpg)
Atış videolarını daha sonra paylaşacağım.
Bu uygulamadan sonra HK USP' sini elden çıkaran arkadaşların pişman olacağını tahmin ediyorum. Saygılar.
Lupus üstat demiş ki:
Artık görmeye hasret kaldığımız türden çok güzel bir çalışma Sn.yalvali, elinize, emeğinize sağlık.
yalvali demiş ki:Gerçekten tarifi biraz zor, DAO değil, SAO değil.
Tüm çaba '' Safe Action Perfection '' a yaklaşabilmek için...
Şaka bir yana benzer bir mantık ve yaklaşımın ürünü olan horozlu iğneli H&K LEM, SIG Sauer DAK, iğneli Walther QA, Glock Safe Action tetik sistemlerinin teknik tanımlarını yapmak gerçekten çok zor. Şartnamelerde bile bazen çift hareketli, bazen tek hareketli olarak tanımlanıyorlar.
yalvali demiş ki:Ben şimdilik emniyetsiz, hafif hibrit LEM versiyonu kullanıyorum. İleride manuel emniyetli deneyeceğim.
Denemek için bu kombinasyonu test edebilirsiniz, ama emin olun bu sistemde manuel emniyet manivelasına ve bunun sağlayacağı ekstra güvenliğe kesinlikle ihtiyacınız yok. Hiçbir manivelaya kafanızı takmadan duru bir zihinle taktik çalışma ve atış yapmanın rahatlığını yaşadıkça sizin de vazgeçeceğinizden eminim.
yalvali demiş ki:Bu uygulamadan sonra HK USP' sini elden çıkaran arkadaşların pişman olacağını tahmin ediyorum.
Kesinlikle!
Sn.yalvali, bu sistemi bulabildiğiniz kadar farklı yıllara ait MKEK fişekleri ile test etmenizi tavsiye ederim. Yeni horoz yayı ve sıkıştırma mesafesi ile silahın MKEK kapsüllerini sağlıklı bir şekilde ateşleyebildiğinden emin olun. Horozlu iğneli sistemlerde kolay kolay bir sıkıntı olmuyor, ama yine de test etmekte fayda var.
En kısa zamanda atışlı ve hedef kağıtlı değerlendirmelerinizi bekliyoruz. Saygılar.
Yalvalı demiş ki:
Sayın lupus redaksiyon için teşekkür ederim.
Merak edenlere; silahı horozlu, sağmalı, decocklu gibi (Bazı kullanıcılar, horozu çekmekten vazgeçince istirahata bırakmayı decocka benzetmiş ) Glock benzeri yapmanın maliyeti -Amerika’dan parçayı getirecek arkadaşınız varsa- 96 dolar.
Atış disiplinini değiştirmek isteyen USP sahiplerine ve USP satanlara duyurulur,
En ayrıntılı montaj linki:
http://www.hkpro.com/forum/hk-reference-...ation.html
Lupus üstat demiş ki:
LEM tetik ve ateşleme sistemi videoda kısaca açıklanmış;
Ara kurma parçasının devreye girmesi için sürgünün hareket etmesi gerekiyor.
Horoz tetik ile düşürüldüğünde, sürgü tekrar hareket etmez, tetik sistemi ve kurma parçaları ile irtibat kesilmezse, LEM sistemindeki ara kurma parçaları devreye girmiyor.
LEM sisteminin ara kurma parçaları devrede olduğunda, tetik yine ileride, çift hareketli pozisyonda bekliyor. Ön tetik yolu yine çift hareketli tetik gibi uzun, ancak çok daha hafif. Bu özelliği ile Walther P99 AS, Anti-Stres tetiğin çalışmasına benziyor, farkı, P 99 AS' de bu esnada iğne tam kurulu bir halde beklerken, LEM' de horoz yarı kurulu bir halde bekliyor. LEM' de ön tetik yolu alındıktan sonra sanki sadece tek hareketli bir tetik çeker gibi horozu düşürüyorsunuz. Eğer tetiği bırakırsanız, sistem tekrar yarı kurulu istirahat pozisyonuna geçiyor. Eğer tetiğin kurulma mesafesini ezberler ve kas hafızına yerleştirebilirseniz, neredeyse tek hareketli bir tetikle atış yapar gibi mükerrer hızlı atışlar yapabiliyorsunuz.
Aşağıdaki videoda gösterilen USP Expert klasik çift / tek hareketli tetik sistemi ile, USP F ise LEM tetik sistemi ile mücehhez.
Tetik yolları, tetik yolları boyunca tetiğin ağırlığı ve horozun pozisyonunu çok güzel açıklamış;
H&K USP ve türevlerinin tetik yolarından muzdarip, H&K' sını gerçekten bireysel savunma ve fırsat buldukça dinamik atış sporlarında kullanmak isteyen atıcılar için muhteşem bir seçenek.
Bu arada lütfen kuzeylilere abartılı piyasa yapmayalım Sn.yalvali, Türkiye' de tek değil... Saygılar.
Bekçihurşit demiş ki:
Evveliyatında bu güzel çalışma için Sayın Yalvalı'ya çok teşekküler,
Müsadenizle konu hakkında fikir teatisinde bulunmak arzusundayım.
Şahsi kanaatim LEM konfigürasyonunun atım yatağı dolu taşımayı tercih edenler için Safe Action ile kıyaslanabilecek düzeyde bir "emniyet" sağlayamadığı yönünde. Evet, horoz yarı kurulu bir pozisyonda bekliyor fakat bu yarı kuruludan tam kurulu pozisyona gelmesi o kadar küçük bir kuvvet ile olmakta ki, örneğin taşırken yahut atış yapmaktan vazgeçilen silahın kılıfa geri yerleştirilmesi esnasında bir yere takılan tetiğin aynı tek hareketli gibi horozu düşürmesine engel teşkil etmiyor. Dolayısıyla kanımca harici bir emniyet manivelası olmayan LEM konfigürasyonundaki atım yatağı dolu bir HK, horozu kurulu ve kilitsiz herhangi bir tabancadan çok da farklı bir tetik karakteristiğine sahip olmayarak istem dışı ateşlemelere açık durumdadır.
Yine bu çok hafif ön tetik yolu nedeniyle, mükerrer atışlarda SA sistemden çok da farklı olmamakla beraber, Sayın Üstad'ımızın da işaret ettiği gibi, tetik kurulma noktasının ezberlenmesi ile ancak (bu durum DA/SA'da da böyle) DA/SA kadar hızlı olabiliyor.
Atım yatağı boş taşımayı tercih edenler için ise zaten SA/DA bir tabancadan daha hızlı bir sistem olamayacağı aşikar, yani bence burada da SA/DA ya bir üstünlük söz konusu değil.
Bunlarla beraber, Safe Action'un yumuşak karnı olan patlamayan mermiyi mükerrer tetik çekişi olmaması dolayısıyla patlatabilme opsiyonunun olmamasından LEM sistemi de muzdarip.
Yine ek olarak, atım yatağı dolu, fakat daha uzun ve ağır bir tetik (DA gibi) çekişi tercih edenler için engel teşkil edecek, ibiği kesilmiş bir horoza sahip olduğundan (ikinci videoda horozu manuel olarak düşürmenin tavsiye edilmediğinden bahsediliyor) SA/DA sisteme karşı bir artısını ben göremiyorum.
İlave edilecek bir emniyet manivelası ise bence tek artısı kullanıcıyı birden fazla maniveladan kurtarmak olan bir sistemi iyice anlamsız kılacağını ve fakat yukarıda saydığım sebeplerden dolayı en azından atım yatağı dolu taşıyanların tercih etmesi gerekeceğini düşünüyorum.
Sürç-ü lisan ettimse affola, Saygılar.
Yalvalı demiş ki:
Sayın BekçiHurşit bu veya diğer farklı değişik tipte tetik karakterlerini denemeden anlamak anlatmak inanın zor. Hemen belirtebileceğim hususlar:
1. Atım yatağını doldurduğunuzda horoz yarı kurulu ve iğnenin arkasında istirahat pozisyonunda oluyor. Tetik düşürmek için tetik en ileri pozisyonda olduğu için çift hareketin uzun yolunu yumuşak bir şekilde alması gerekiyor. Sonrasında 3-4 mm’lik bir sürtünme ve takılma hissi sonrası düşüyor. Yani kesinlikle kurulu ve kilitsiz bir tabanca karakteri yok. Ki bu çok tehlikeli ve akıldışı olurdu. Tetiğin düşürülmesinin takılma ile gerçekleşmesi mümkün değil. Bir yere takılıp giderek artan bir kuvvetle ısrarla sürdürülmesi gerekir.
2. Safe Action'un yumuşak karnı bunda yok. Tetik sağmalı. Patlamayan kapsüle istediğiniz kadar vurabilirsiniz.
3. Sert tetik yayı setin içinden çıkıyor. İsterseniz tetiği ağırlaştırabilirsiniz. Yine isterseniz manuel emniyeti takabilirsiniz.
Henüz atış yapmadım. Şimdilik gördüklerim; tek karakterli kafa karıştırmayan yumuşak bir tetik (Glock tetiğinin kıtırtısız ve daha yumuşak olanını düşünün), Daha ince bir profil vermesi. Gerekirse sağmalı horoz. (kapsül patlamazsa horoz yarı kurulamadığından gerçekten DA bir tetik oluyor ama bunu bile isteye yapmanız ibiksiz horoz nedeniyle zor-tehlikeli ama mümkün.
Yani kısaca henüz bu sistemi anlamaya ve alışmaya çalışıyorum.
Silahımı atım yatağı dolu olarak taşımayı şimdilik düşünmüyorum. Sayın Lupus ve Glocker'lar kızmasın
Bu tetik karakterinin artısını eksisini silahı taşırken ve çeşitli atış teknikleri esnasında öğreneceğimi düşünüyorum. Saygılar.
|
|
|
| SW 3.Nesil Yarı Otomatikleri |
|
Yazar: ceycey - 16-04-2025, 01:07 - Forum: Smith Wesson
- Yorum (1)
|
 |
SW 3.Nesil Yarı Otomatikleri:
Hatırlayacağınız üzere, SW 1.nesil yarı otomatik tabancalar 2.Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın ünlü Walther
P38 tabancasının beğenilmesi ve bu nedenle tek/çift hareketli 9x19 mm yarı otomatik tabanca arayışıyla ortaya
çıkmışlardı. İki model vardı:39 ve 59. Model 39, 8, Model 59 ise 14 kapasiteliydi. (9x19 mm)
İkinci nesil SW yarı otomatikleri ise daha çok ABD ordusunun envanterine yeni tabanca arayışları nedeniyle yapılan
çalışmalarla ortaya çıkmışlardı. Model 439 ve 459 birkaç değişiklikle ve model numarasının başına “4” eklenmiş
Model 39 ve 59’du.Bu 9x19 mm çaplı tabancalara,45 ACP çaplı Model 645 ve onun müsabaka versiyonu Model 745
eklenmişti.
SW yarı otomatikleri askeri ihalelerde başarılı olamadılar. Ancak, ABD’de ve bir çok ülkede sağlamlıkları, dayanıklıkları,
atış isabetliliği, tetikleri vb. sebeplerle kolluk kuvvetleri ve siviller tarafından beğenilen ve kullanılan bir tabanca gurubu
oldular. Kolluk kuvvetleri ve sivillerin teşvikiyle 2.nesil tabancaların daha modern hale getirilmesi amacıyla, 3.nesil
tabancalar 1980’li yılların sonundan itibaren tasarlanarak üretilmeye başlandılar.3.Nesilde 9x19 mm ve 45 ACP dışında
faklı kalibrelerde seçenekler vardı. Ayrıca daha iyi isabet için namluda, tetik sisteminde, nişangahlarda değişiklikler
yapılmış, kontroller çift taraflı hale getirilmiş, tek parçalı polimer kabzalar standart olmuştur. Yine emniyet sistemi de
yenilenerek, otomatik ateşleme iğnesi emniyeti, çift elle kullanılabilen manuel emniyet mandalı ve şarjör emniyetini
içeren üçlü bir sistem oluşturulmuştur. Saydığımız vb. yeniliklerle onlarca 3.nesil tabanca üretilmiş ve bu durum 2010’lu
yıllara kadar devam etmiştir.
Numaralandırma Sistemi:
3.Nesil tabancalar dört haneli model numaralarından kolayca fark edilebilirler. S&W, 9 mm tabancalarda başlattığı
numaralandırma sistemini sürdürdü:
- 3900 serisi tam boy ve kompakt tek sıra şarjörlü tabancalar,
- 5900 serisi çift sıra şarjörlü tabancalar,
- 6900 serisi kompakt çift sıra şarjörlü tabancalar,
- 4500 serisi 45 ACP çaplı tabancalar,
- 4000 serisi 40 S&W çaplı tabancalar,
- 1000 serisi ise 10mm çaplı tabancalar için kullanılır.
Yani, 3. nesil bir tabancanın dört haneli model numarasının ilk iki hanesine baktığımızda kalibreyi bilebiliriz ve eğer
9 mm ise, gövde boyutunu da bilebiliriz. İhtiyacımız olan bilgilerin geri kalanı model numarasının ikinci yarısındadır.
Üçüncü rakam, tetik hareket türünü (tek/çift hareket,DAO,SA,vs.) ve çerçeve boyutu kombinasyonundan birini gösterir.
S&W otomatiklerinin çoğu tek/çift hareketlidir. Ancak, bazıları yalnızca çift hareketli (DAO) olup,birkaçı da sürgüye
monteli bir horoz düşürme kolu ve harici bir emniyet olmadan yapılmıştır.Her model serisinin, o seri için standart olan
bir gövde boyutu ve namlu uzunluğu vardır.Üçüncü rakam,belirli bir modelin standart boyutta,orta boyutta veya kompakt
olup olmadığını gösterir.
Model numarasındaki son rakam gövdede kullanılan malzemesini ve bitişini gösterir. Gövdeler ya çeliktir veya alüminyum
alaşımdır. Kaplama mavi/siyah, bazen nikel kaplamalı veya paslanmaz/gümüş olur.
Örneğin 5906 kodu,tabancanın çift sıra şarjörlü,9x19 mm çaplı,tam boy ve paslanmaz çelik(gümüş rengi) olduğunu gösterir.
5904 ise tabancanın çift sıra şarjörlü,9x19 mm çaplı,tam boy ama siyah alaşım gövdeli olduğunu anlatır.
Bu karmaşık numaralandırma sistemini takip etmeyi ve anlamayı zorlaştıran şey, ürün kodlarında birden fazla istisnanın
olmasıdır. Bu nedenle bir çok model numaralandırma sistemini ihlal eder.
Örneğin, Model 6906. Gümüş paslanmaz kaplamalı, alaşımlı gövdeli ve kompakt bir tabancadır. Aslında 6903 olmalıdır.
Zira "6" normalde paslanmaz çelik anlamına gelir.
Chief's Special tabancaları da bu numaralandırma dışındadır. Tek sıra şarjörlü ve subkompakt "CS"nin ,her biri 9 mm,
40 S&W ve 45ACP'de hazneli olan CS9, CS40 ve CS45 adlı modelleri vardır.
Kompakt 40 S&W tabancaları da kafa karıştırıcı olabilir. Çoğu çift sıra şarjörlüdür, ancak birkaç tane de tek sıralı şarjörlü
versiyonu yapılmıştır. Özellikle 4040PD modeli, birden fazla model numaralandırma "kuralını" ihlal eder,keyfilik gösterir.
Bu numaralandırma sistemini gösteren ayrıntılı bir şema Lucky Gunner adlı site tarafından yapılmış olup, sistemin
anlaşılması için aşağıda mesaja eklenmiştir:
![[Resim: 54454587341_20b1cd7804_b.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54454587341_20b1cd7804_b.jpg)
Ülkemize 3.nesil SW otomatiklerinden bazıları MKE tarafından ithal edilerek sivillere satılmış, yine permi ile
vatandaşlarımızca ülkeye getirilmişlerdir. Halen ikinci elde satılmaktadırlar ve genelde alıcı bulmaktadırlar.
Bu neslin en ünlü olanı, ülkemizde “şarjörlü simit” olarak tanınan ve efsaneleşen Model 5906’dır:
Bu modelle ilgili forumumuzda açılan konu linki aşağıdadır:
SW Model 5906
Yine klasik 5906’nın yeni versiyonu TSW ile karşılaştırması aşağıdaki linktedir:
Klasik 5906 ve TSW
Diğeri kompakt boylu,12 kapasiteli, alaşım gövdeli, gümüş renginde Model 6906’dır:
![[Resim: i9e5hbz.jpg]](https://i.hizliresim.com/i9e5hbz.jpg)
Bu tabancayla ilgili tanıtım linki:
SW 6906
Beğenilen modellerden birisi de 45 ACP kalibreli modeli 4546’dır.
![[Resim: td2vrkd.jpg]](https://i.hizliresim.com/td2vrkd.jpg)
5906’nın alaşım gövdeli olan modelleri 5903 ve 5904’de MKE’de ilgi görüp, kolayca satılmışlardır:
![[Resim: 526bwtm.jpg]](https://i.hizliresim.com/526bwtm.jpg)
5903
![[Resim: jckhnd3.jpg]](https://i.hizliresim.com/jckhnd3.jpg)
5904
Ancak, CS9, CS40 ve CS45 modeller MKE’de uzun süre satılmayı beklemişlerdir:
![[Resim: 1fza260.JPG]](https://i.hizliresim.com/1fza260.JPG)
Bir döneme damgasını vuran S&W'nin 3.nesil tek/çift hareketli,çelik-alaşım gövdeli tabancaları;rakipleri
olan diğer markaların tabancaları gibi,2010'larda başlayan polimer tabancalar furyasına yenilmişler ve
emekli olmuşlardır. S&W firması artık çeşit çeşit polimer gövdeli tabancalar üretiyor. Çok az da çelik
gövdeli 1911 imal ediyor. Revolverler bile polimer tabancalardan nasibini aldı. Bakalım ilerideki yıllar
bize ne gösterecek?
Saygılarımla...
|
|
|
| FİŞELERDE YÜKSEK BASINÇ ve BELİRTİLERİ OKUMAK |
|
Yazar: Sabri - 15-04-2025, 12:35 - Forum: Mühimmat
- Yorum Yok
|
 |
Değerli Forumdaşlarım,
Sayın Osman Ortaç, bazı MKE mermilerinin atılmış kovan resimlerini paylaşarak "MKE gerçekten MKE mi?" başlığıyla yayınladı. Haklı olarak hem damgalama hemde kapsüldeki izlere bakarak bazıları "yüksek basınçlı mı?" gibi doğru bir soru sordu.
Bizde yivli fişek doldurmak Yassah! Ama yivsiz fişek dolduranlarında bu konuyu bilmesi ŞART. Ayrıca, Bazı fabrika dolumlarında da sorunlar yaşayabiliyoruz. Atılmış fişeklerin "Kovan dipliği ve kapsüle" bakarak, fişeğin yüksek basınçlı olduğunu tahmin etmek mümkün. Bu konuda "Mass Gun Ownership" web sitesinde okuduğum bilgilendirici güzel bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim:
Basınç Belirtilerini Okumak
Çoğu yeniden doldurucu, kartuşların yeniden doldurma kılavuzunda belirtilen maksimum veya minimum barut miktarlarının dışına çıkılmaması gerektiğini bilir. Ancak bazı yeniden doldurucular, barut miktarı önerilen sınırlar içinde kalsa bile aşırı basıncın oluşabileceğini anlamazlar.
Peki bu nasıl mümkün olabilir? Bunun birkaç nedeni olabilir. Yeniden doldurma kılavuzundaki veriler, üretici tarafından belirli bir barut, kovan, kapsül, mermi ve en önemlisi - belirtilen bir silah kullanılarak test edilip güvenli bulunmuştur. Bu parametrelerden herhangi birini değiştirirseniz, kartuşun oluşturduğu basınç da değişecektir. Birden fazla parametreyi değiştirirseniz, küçük basınç artışlarının “üst üste binmesi” sonucu tehlikeli seviyelere ulaşma riskiyle karşı karşıya kalırsınız.
"Düşükten başlayın, yavaş yavaş artırın ve basınç belirtilerine dikkat edin."
Bu tavsiye, ilk atıcının ilk kartuşu yeniden doldurduğu günden beri her yeniden doldurma eğitmeni ve yazarı tarafından defalarca tekrar edilmiştir, ancak hala bir yük geliştirmeye çalışan birine verilebilecek en sağlam tavsiyedir. Bu makale, en yaygın basınç belirtilerinden bazılarını açıklayacaktır.
Bir Referans Noktası Belirleyin
Yeniden doldurduğunuz fişeklerdeki basınç belirtilerini okuyabilmek için, önce silahınızda bir “normal” fişeğin nasıl davrandığını ve ateşledikten sonra harcanmış kovanın nasıl göründüğünü bilmeniz gerekir. Neyin normal olduğunu belirlemek için, silahınızda mümkünse yeniden doldurduklarınıza benzer ağırlıkta mermiye ve aynı marka kovanlara sahip bazı fabrika üretimi fişekleri ateşlemelisiniz.
Ateşleme sırasında, silahın çalışma şeklini gözlemleyin. Geri tepmeyi kabaca tahmin etmeye çalışın ve özellikle boşaltma ve kovan atımına dikkat edin. Kundağı kurmalı ya da sürgülü tüfeklerde, bir atıştan sonra sürgüyü kaldırmak/kolu çalıştırmak için ne kadar kuvvet gerektiğine dikkat edin. Yarı otomatiklerde, boş kovanların nereye düştüğünü gözlemleyin. Revolver ve tek atımlık silahlarda ise harcanmış kovanları çıkarmak için gereken kuvveti tanımaya çalışın. Eğer bir hız ölçeriniz (kronograf) varsa, fişeklerin çıkış hızını da kaydedin.
Ateşlenmiş kovanları toplayın ve kapsülün durumunu, kapsül üzerindeki iğne darbesinin şekli ve izlerini, kovan dip kısmındaki iz veya darbelere dikkat edin ve kovan ağızlarındaki durumları inceleyin.
Her üreticiye ait en az bir adet fabrika üretimi kovanı net bir şekilde işaretleyip saklamak iyi bir fikirdir. Bu, yeniden doldurduğunuz fişeklerin harcanmış kovanlarının durumunu fabrika üretimi kovanlarla karşılaştırmanızı kolaylaştırır – yalnızca hafızanıza güvenmek zorunda kalmazsınız.
Artık elinizde bir referans noktası olduğuna göre, basınç belirtilerini aramaya hazırsınız. Ancak şunu unutmayın: basınç belirtileri konusunda kesin kurallar yoktur. Her kuralın istisnası olabilir ve bazı kalibreler/silahlar, yıkıcı kovan hasarı gerçekleşene kadar hiçbir basınç belirtisi göstermeyebilir. Bazen basınç belirtisi gibi görünen bir şey, aşırı boşluk (headspace) ya da silahın kendisindeki bir sorun nedeniyle oluşabilir. Eğer aşırı basınçtan şüpheleniyorsanız, sorun çözülene kadar atışa devam etmeyin.
Unutmayın: Basınç belirtileri konusunda kesin kurallar yoktur. Her kuralın istisnası olabilir ve bazı kalibreler/silahlar, yıkıcı bir kovan arızasına kadar hiçbir belirti göstermeyebilir.
Aşırı Geri Tepme
Bazen, yeniden doldurduğunuz fişeklerdeki basınç sorununa dair ilk fark edilen belirti, aşırı geri tepmedir. Mermi ağırlıkları benzerse ve yeniden doldurduğunuz fişeklerle yapılan atışlarda geri tepme fabrika fişeklerine göre fark edilir derecede fazlaysa, sınırları zorluyor olabilirsiniz. Ancak şunu unutmayın: geri tepme, aşırı basıncın en güvenilmez göstergesidir.
Geri tepme oldukça öznel bir deneyimdir ve kendi el yapımı fişeklerinizi ateşlerken daha fazla dikkat kesiliyor olabilirsiniz; bu da aslında daha güçlü olmayan atışların size öyleymiş gibi gelmesine neden olabilir. Hissedilen geri tepme üzerinde mermi ağırlığı, basınca göre daha fazla etkiye sahiptir. Yani yeniden doldurduğunuz fişeklerdeki mermiler, referans olarak kullandığınız fabrika fişeklerinden daha ağırsa, daha fazla geri tepme beklenmelidir. Ayrıca eğer referans fişekleriniz ucuz, hafif barutla doldurulmuş “ekonomik paket” tabanca fişekleriyse, el yapımı fişeklerden biraz daha fazla geri tepme almak tamamen normaldir.
Kovan çıkartmada zorluk
Geri tepmenin aksine, boşaltma ve kovan atma sorunları aşırı basıncın çok daha güvenilir göstergeleridir. Bir fişek ateşlendiğinde, kovan genleşerek namluyu sızdırmaz hale getirir. Aşırı basınç, aşırı genleşmeye yol açar ve bu da kovanın çıkarılmasını zorlaştırır. Sürgülü tüfeklerde normalden daha zor sürgü kaldırma veya kundağı kurmalı tüfeklerde kolun zor çalışması, aşırı basıncın klasik belirtilerindendir.
Yarı otomatik silahlarda, kovanların atılma şeklinin değişmesi veya atılamama (fail-to-eject) durumları da aşırı basıncın göstergesi olabilir. Ancak aynı belirtiler düşük basınç için de geçerli olabilir, bu yüzden başka basınç işaretlerini de aramalı veya bir kronograf kullanarak çıkış hızının basınç seviyesini size söylemesine izin vermelisiniz. Temiz bir revolver veya tek atımlık silahın normalden daha zor boşaltılması da aşırı basıncın iyi bir göstergesidir.
Yassılaşmış Kapsüller
Yassılaşmış kapsül, en yaygın bilinen basınç işaretidir. Ne yazık ki aynı zamanda en az güvenilir göstergelerden biridir. Yeni bir kapsülün alt kenarı hafifçe yuvarlaktır. Bu, kapsülün altı ile kapsül yuvası arasında küçük bir eğim (bevel) oluşturur. Fişek ateşlendiğinde, kapsül arka yüzeye çarpar ve yassılaşır. Yassı kapsül teorisine göre, eğer basınç aşırıysa kapsül bu eğime doğru “akar” ve kapsül kenarları, açık alanı doldurarak yuvarlaktan kare şekline dönüşür.
Yassılaşma miktarı kullanılan silaha ve kapsül markasına göre değişecektir, bu yüzden tek başına bakıldığında yassı kapsül size basınç hakkında çok az bilgi verir. İşte bu noktada referans fişekler devreye girer. Yeniden doldurduğunuz fişeklerin ateşlenmiş kapsüllerinin durumunu referans kovanlardaki kapsüllerle karşılaştırın. Eğer yeniden doldurduğunuz fişeklerdeki kapsüller belirgin şekilde daha yassıysa, basıncın fazla olması mümkündür.
Aşağıdaki fotoğraf, aynı revolverden ateşlenmiş üç farklı .357 Magnum fişeğini göstermektedir.
Soldaki fişek, düşük hızlı, “yumuşak tepme” olarak tabir edilen bir dolumdur. CCI kapsül neredeyse hiç yassılaşma göstermemektedir.
![[Resim: flattened.jpg]](https://massgunownership.com/reloading/images/flattened.jpg)
Ortadaki fişek, Federal kapsül kullanılarak hazırlanmış tam güçte bir dolumdur. Kapsül bir miktar yassılaşmış olsa da, bu durum bu particular revolver için tamamen normaldir. Birçok “uzman” bu kapsülün “çok yassı” olduğunu ve yüksek basınç gösterdiğini söyleyebilir, ancak bu görünüm Federal fabrika fişeğinden çıkmış bir kovanla neredeyse aynıdır.
Sağdaki kovan ise aşırı derecede yassılaşmış bir kapsül göstermekte olup, bu durum açıkça bir aşırı basınç belirtisidir. Ayrıca dikkat edin: basınç arttıkça iğne darbesi izi giderek daha yüzeysel hale geliyor. Bunun nedeni, basıncın darbe izini kısmen “geri itmesi” yani çöküntüyü dışa doğru bastırmasıdır.
Çoğu zaman, yassılaşmış bir kapsül yüksek basınçtan ziyade aşırı headspace (namlu ile kovan arasındaki boşluk) sorununa işaret eder. Eğer fişek namluya gevşek oturuyorsa, ateşleme sırasında kovan dibi geriye doğru hareket edip arka yüzeye (breech face) çarptığında kapsül yassılaşır. Bu durum, düşük basınçlı dolumlarda bile meydana gelebilir. Ayrıca kapsül markası da yassılaşma miktarını etkileyebilir. Örneğin Federal kapsüller yumuşaktır ve diğer tüm değişkenler aynı olsa bile daha fazla yassılaşma eğilimindedirler.
Kraterleşmiş Kapsüller
Pırtlamış veya “kraterleşmiş” kapsül, ateşleme sırasında kapsül kabının bir kısmının geriye doğru itilerek arka yüzdeki iğne deliğine doğru bastırılması sonucu oluşur. Genellikle bu durum, iğne ile iğne deliği arasındaki boşluğun fazla olmasından kaynaklanır. Eğer böyle bir durum varsa, referans olarak kullandığınız fabrika fişeklerinde de bir miktar kraterleşme görülecektir. Ancak fabrika fişeklerinde hiçbir iz yokken yalnızca kendi doldurduğunuz fişeklerde bu oluşuyorsa, bu durum aşırı basınca işaret edebilir.
![[Resim: cratered.jpg]](https://massgunownership.com/reloading/images/cratered.jpg)
Yukarıdaki fotoğraftaki kapsül, maksimum barut dolumuna sahip boyun sıkıştırmalı bir .308 yeniden dolum fişeğine aittir. Bu tüfekten çıkan normal bir fişekte hiç kraterleşme (fırlama) görülmez, bu nedenle kraterleşmiş kapsül aşırı basıncın iyi bir göstergesidir. Boyun sıkıştırmalı fişeğin sıkı headspace’i nedeniyle kapsülde çok az yassılaşma olduğunu fark edin. Bu fişeği ateşledikten sonra tüfeğin sürgüsü zor kalkmıştır – bu da basıncın fazla olduğunu gösteren başka bir işarettir ve artık barut miktarını azaltma zamanının geldiğini göstermektedir.
Delinmiş Kapsüller
Eğer silahınız iyi durumdaysa, ateşlenmiş bir kovanda kapsülün delinmiş olması gibi bir durumla karşılaşmamalısınız. Bu basınç belirtisi özellikle tartışmasızdır: Eğer kapsül, iğne darbesinin geldiği noktadan delinmişse, bu açıkça aşırı basınca işarettir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, o fişeklerden ateşlemeye kesinlikle devam etmeyin. Bu sorun, küçük bir rahatsızlık olmanın ötesindedir; silahınızda ciddi hasara yol açabilir. Bir kapsül delindiğinde, içinden yüksek basınçlı, aşırı ısınmış gaz dışarı fırlar. Bu da iğne, arka yüzey (breech face) veya gazın çarptığı diğer parçaların aşınmasına neden olabilir. Kapsül delindikten sonra, herhangi bir fişekle tekrar atış yapmadan önce silahınızı mutlaka yetkili ve ehil bir silah ustasına kontrol ettirmelisiniz.
![[Resim: pierced.jpg]](https://massgunownership.com/reloading/images/pierced.jpg)
Eksik kayıp Kapsüller
Ateşlenmiş kovanlarda eksik kapsül görülmesinin iki olası nedeni vardır: Gevşemiş kapsül yuvaları veya normalden yüksek basınç.
Eğer kullandığınız kovan yüksek basınçlı bir fişeğe (örneğin .38 Super veya .223/5.56 gibi) aitse ve birkaç kez yeniden doldurulduysa, büyük olasılıkla kapsül yuvaları gevşemiştir ve bu kovanları emekli etmenin zamanı gelmiştir. Ancak kovan yeni ya da sadece bir kez ateşlenmişse, eksik kapsül aşırı basınç işareti olabilir ve genellikle başka basınç belirtileriyle birlikte görülür.
Aşağıdaki fotoğraf, sadece bir kez ateşlenmiş bir 9mm kovanı göstermektedir. Bu fişek, mermi/namlu uyumu açısından toplam uzunluğu fazla olacak şekilde doldurulmuştu. Mermi, fişek yatağına sürüldüğünde yiv-setlere (rifling) oturdu ve ateşleme sırasında aşırı basınca neden oldu. Eksik kapsülün yanı sıra, bu kovan aşırı basıncın bir başka tipik işaretini de taşımaktadır; bu belirti, makalenin ilerleyen bölümünde açıklanacaktır.
![[Resim: missing.jpg]](https://massgunownership.com/reloading/images/missing.jpg)
Kapsül Etrafında Kurumlu Halka
Her ne kadar sıkça bir basınç belirtisi olarak listelense de, bu işaret muhtemelen en az güvenilir olanlardan biridir.
Kapsül çevresinden dışa doğru yayılan belirgin bir kurum izi, gaz sızıntısının işareti olabilir. Ancak çoğu zaman bu sızıntı, genişlemiş (gevşemiş) bir kapsül yuvasından kaynaklanır. Bunu anlamanın kolay yolu, kovanı evrensel bir kapsül çıkarma kalıbı (universal decapping die) ile kapsülsüz hale getirmektir. Eğer kapsül, “normal” bir kovana kıyasla çok daha kolay çıkıyorsa, sorununuzu bulmuşsunuz demektir.
Evrensel bir çıkarma kalıbı, sizing kalıbı yerine kullanılmalıdır çünkü bu sayede kapsülü çıkarırken gereken kuvveti daha iyi hissedebilirsiniz. Eğer elinizde evrensel kalıp yoksa, daha büyük kalibreli fişekler için kullanılan bir sizing kalıbı da iş görebilir.
Bir noktanın daha altını çizmek isterim: Yukarıda “belirgin” kelimesini özellikle vurguladım çünkü bu durum oluştuğunda gaz sızıntısı gözle çok rahat fark edilir ve normal bir harcanmış kovandan oldukça farklı görünür. Kapsül ile kovan dibi arasındaki eğimli girintide bir miktar kurum kalması, gaz kaçağından çok kirli bir silahın belirtisi olabilir.
Kovan Dibi Çıkıntısı
Bir fişek ateşlendiğinde, kovanın dibi breech face (arkalık yüzeyi) tarafından desteklenir. Tek kırmalı ve bazı tek atışlık silahlar hariç, breech face kovan dibini tamamen örtmez – arkalıkta genellikle çıkarıcı (extractor) için bir oyuk bulunur.
Aşırı basınç, kovan dibindeki pirinç malzemenin bu çıkarıcı boşluğuna doğru akmasına neden olabilir ve bu da kovan dibinde, çıkarıcı yuvasının şeklini almış kabarık bir iz bırakır.
![[Resim: extruded.jpg]](https://massgunownership.com/reloading/images/extruded.jpg)
Eğer bu çıkıntı (extrusion), fabrika üretimi “test” fişeklerinizde görülmüyorsa ancak kendi doldurduğunuz fişeklerde belirgin şekilde mevcutsa, bu aşırı basıncın oldukça güvenilir bir göstergesidir. Ancak şunu da unutmayın: Tüm pirinç kovanlar aynı kalitede üretilmez. Bazı markalar (özellikle Federal), diğerlerine göre daha yumuşak pirinçten yapılmıştır.
Federal marka fabrika fişeklerinde çıkarıcı yuvasının kovan dibine hafifçe iz bırakması alışılmadık bir durum değildir. Ancak tırnağınızla hissedebileceğiniz kadar belirgin bir çıkıntı varsa, bu ciddi bir sorunun varlığına işaret eder.
Eğilmiş Kovan Dipleri
Bu makalenin önceki bölümlerinde, yarı otomatik (semi-auto) silahlarda aşırı basınçla ilişkili çeşitli çıkarma/atma problemlerinden bahsedilmişti. Bu problemin temel nedeni, aşırı basıncın kovanın aşırı genleşmesine ve namlu duvarlarına normalden çok daha sıkı tutunmasına yol açmasıdır.
Bu durumda, ateşlenmiş kovanın namludan çıkarılması için gereken kuvvet artar. Bu artan kuvvet yalnızca çıkarma problemlerine neden olmakla kalmaz, aynı zamanda çıkarıcının kovanın kenarını (rim) eğmesine de yol açabilir.
Ayrıca, namlu içindeki yüzeyin pürüzlü olması (veya silahla ilgili başka bir sorun) da eğilmiş kovan diplerine sebep olabilir. Bu ihtimali göz önünde bulundurmak için, bazı fabrika fişekleriyle tekrar test yapmanız tavsiye edilir.
![[Resim: bent.jpg]](https://massgunownership.com/reloading/images/bent.jpg)
Yukarıdaki fotoğraf, aşırı basınç nedeniyle eğilmiş bazı .308 kovan diplerini göstermektedir. Ayrıca, kovan dibinde ejektörün bıraktığı hafif bir çıkıntı izi de görülmektedir. Bu belirtilerin hiçbiri fabrika fişekleri kullanıldığında ortaya çıkmamaktadır, bu nedenle her ikisi de aşırı basıncın iyi bir göstergesidir.
Olağandışı Mermi Hızı
Kronograf , basınçla ilgili sorunları teşhis etmek için son derece kullanışlı bir araçtır. Hatta, fişekler görünür hiçbir belirti göstermese bile, bir basınç sorunu olduğunu size gösterebilir. Kendi doldurduğunuz fişekleri ateşlemeden önce, birkaç farklı dolum kılavuzuna bakarak beklemeniz gereken mermi hızı hakkında genel bir fikir edinmeniz faydalı olacaktır.
Ancak, üretici firmanın testlerde kullandığı silahın özelliklerini mutlaka dikkate alın. Örneğin, dolum kılavuzunda .357 Magnum fişeklerin 10 inç namlulu ve kapalı mekanizmalı (universal receiver) bir sistemde test edildiği belirtilmişse, siz 4 inç namlulu bir tabancayla bu hızlara ulaşmayı beklememelisiniz. Eğer buna rağmen o hızlara ulaşıyorsanız (üstelik silahınızda basınç kaybı yaratan tambur boşluğu da varsa), muhtemelen fişekleriniz fazla güçlüdür.
Kronografı kullanarak, fişeklerinizi kademeli şekilde doldururken her aşamada mermi hızını ölçün. Barut miktarındaki bir artış, genellikle basınçta artışa, bu da mermi hızında artışa neden olmalıdır. Eğer bu artış gerçekleşmiyorsa, fişek içinde ya da silahta bazı boyutların ateşleme sırasında esnediği anlamına gelebilir. Eğer barut miktarını artırdığınız halde mermi hızı artmıyorsa (ya da daha kötüsü, hız düşüyorsa), derhal durmalı ve sorunun ne olduğunu araştırmalısınız.
Son Düşünceler
Artık fark etmişsinizdir ki, basınç belirtilerini okumak hem bir bilim hem de bir sanattır. Bu makalede anlatılan birçok belirti, sadece aşırı basınçtan değil, başka etkenlerden de kaynaklanabilir. Ayrıca, aşırı basınç durumlarında genellikle birden fazla belirti aynı anda ortaya çıkar.
Herhangi bir anda normalden yüksek basınç şüphesi duyuyorsanız, dikkatli davranmak, bir adım geri çekilmek ve durumu yeniden değerlendirmek akıllıca olur. Kural her zaman aynıdır:
Düşükten başlayın, kademeli ilerleyin, basınç belirtilerine dikkat edin ve kılavuzlarda belirtilen barut miktarlarını asla aşmayın.
|
|
|
| SW 2.Nesil Yarı Otomatikleri |
|
Yazar: ceycey - 15-04-2025, 09:17 - Forum: Smith Wesson
- Yorum Yok
|
 |
SW 2.Nesil Yarı Otomatikleri: (Model 439,459,645)
İlk bölümde Smith Wesson’un 1.nesil yarı otomatik tabancaları olan ve 1982 sonuna kadar üretilen Model 39
ve Model 59’u incelemiştik. Hatırlayacağınız üzere, 2.Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın ünlü Walther P38
tabancasının beğenilmesi nedeniyle tek/çift hareketli 9x19 mm yarı otomatik tabanca arayışıyla bu modeller
ortaya çıkmıştı. Model 39, 8, Model 59 ise 14 kapasiteliydi.
İkinci nesil SW yarı otomatikleri ise daha çok ABD ordusunun envanterine yeni tabanca arayışları nedeniyle
yapılan çalışmalarla ortaya çıktılar. Genelde 1980’lerin başından 1990’ların başına kadar üretildiler.
Model 439 ve 459 birkaç değişiklikle ve model numarasının başına “4” eklenmiş Model 39 ve 59’du.
Model 439:
1980 -1988 Yılları arasında üretilen bu tabanca, Model 39’un 2. neslidir.4 İnç uzunluğunda namlusu olan,
9x19 mm kalibreli,8+1 kapasiteli tek sıra şarjöre sahip, alüminyum alaşım gövdeli, tek/çift hareketli, tam
boy bir yarı otomatik tabancadır.
Model 39’dan farkı, ayarlanabilir nişangahlarının ve nikel kaplı seçeneğinin olmasıydı.
![[Resim: 54452605609_f72213afcd.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452605609_f72213afcd.jpg) ![[Resim: 54452417556_4e713327af.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452417556_4e713327af.jpg)
Model 439
Model 439’un çelik gövdeli, meneviş veya nikel kaplı olan versiyonu Model 539,yine çelik gövdeli ve
paslanmaz versiyonu ise Model 639 numarasını aldı.
![[Resim: 54452786025_7d55bfcb29.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452786025_7d55bfcb29.jpg)
Model 539
![[Resim: 54452431701_fbdd7366cc.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452431701_fbdd7366cc.jpg)
Model 639
Model 459:
1984-1988 Yılları arasında üretilen tabanca, Model 59’un 2.neslidir.Yine 4 inç uzunluğunda namlusu olan,
9x19 mm kalibreli,14+1 kapasiteli çift sıra şarjöre sahip, alüminyum alaşım gövdeli,tek/çift hareketli,tam
boy bir yarı otomatik tabancadır.
Model 59’dan farkı, ayarlanabilir nişangahlarının olması ve kare desenli polimer kabza kapaklarıydı. FBI’a
bu modelden 803 adet verilmiştir.
![[Resim: 54452688653_b18d000f5f.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452688653_b18d000f5f.jpg)
Model 459
Model 459’un çelik gövdeli, meneviş veya nikel kaplı olan versiyonu 559,yine çelik gövdeli ve paslanmaz
versiyonu ise Model 659 numarasını aldı.
![[Resim: 54452446731_c9311ccfa6.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452446731_c9311ccfa6.jpg)
Model 559
![[Resim: 54452811865_6d94fb1fea.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452811865_6d94fb1fea.jpg)
Model 659
Model 459’un alüminyum alaşım gövdeli ,meneviş veya nikel kompakt boy versiyonu Model 469, yine
alüminyum gövdeli ve paslanmaz kompakt boy versiyonu Model 669 numarasını aldı. Kompakt boy
tabancalar 3,5 inç namluya sahip ve 12+1 kapasiteli çift sıra şarjöre sahiptiler.Bu versiyonlarda
emniyet mandalı çift taraflıdır.
Model 469
![[Resim: 54452173572_a00b81d5fc.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452173572_a00b81d5fc.jpg)
Model 669
Model 645:
S&W 1985 yılında (2.nesil döneminde) ilk 45 ACP tabancasını üretmeye başladı.Model 645 numarası
verilen tabanca önceki modellerin 45 ACP’lik versiyonu gibiydi.Şarjörü 8 kapasiteli ve tek sıralıydı.Tek/çift
hareketli tetiğe sahipti.Paslanmaz çelik gövdeli olup,5 inç namlusu vardı.Emniyet mandalı çift taraflıydı,
nişangahları ayarlıydı. Tabanca 1988 yılının sonuna kadar üretildi.
![[Resim: 54452829660_d21be9fc99.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452829660_d21be9fc99.jpg)
Model 645
Model 645’in IPSC yarışma atıcıları için tasarlanmış , yalnızca tek hareketli versiyonu Model 745 numarası
ile 1986-1990 arasında üretildi.Tabanca, yarışma tipi namlusu, Novak nişangahı (ayarlanabilir arka nişangah
isteğe bağlıydı), ayarlanabilir tetik durdurucusu, paslanmaz çelik gövdeye, ceviz kabza kapakları ve meneviş
sürgüye sahipti. Çift elle kullanılabilen kontrolleri yoktu, ancak yarım horoz emniyeti vardı.
![[Resim: 54452666644_9baa3e0ee3.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54452666644_9baa3e0ee3.jpg)
Model 745
Ülkemizde 1. ve 3.nesil SW otomatiklerine rastlıyoruz. 1.Nesil Model 39 ve 59'ların işlem yapılarak kaptırmatörlerce
3.nesil olarak satılmaya çalışıldığını da gördüm.Ancak,2.nesil tabancalardan ben bugüne kadar herhangi bir satıcıda
veya ilanlarda rastlamadım. Belki o dönemlerde MKE ithal etmemiştir, bilemiyorum.
Smith & Wesson,1990 yıllarının başından itibaren üçüncü nesille birlikte numaralandırma sistemini değiştirdi
ve önceki üç haneli rakamlar yerine dört haneli rakamlar kullanıldı.3.Nesil tabancaları daha sonra inceleyeceğiz.
|
|
|
| Glock 17 tarihi |
|
Yazar: blacksea - 13-04-2025, 19:40 - Forum: Glock
- Yorum (2)
|
 |
Glock 17 modelinin tarihi ile ilgili yazıyı handgunsmag.com da görünce çevirisini yaptım. Markaya güzelleme içeren bazı ibareleri yazının orijinalinden çıkarttım.
1980'de Avusturya Walther P38'in yerini alacak yeni bir tabanca arayışındaydı.
"Wonder Nine" tabancaları konsepti (harika dokuz - 13 veya daha fazla mermi alan çift sıralı şarjörlü, 9x19 mm kalibreli silahlar) gerçek anlamda yeni başlıyordu.
Bu sırada, adı sonunda polimer tabancalarla eşanlamlı hale gelecek bir adam, yeni bir askeri hizmet silahı için elverişli olacak niteliklerin bir listesini belirlemek üzere uzmanlardan oluşan bir ekip kurdu.
Mütevazi Başlangıç:
1981'de Gaston Glock, bu nitelikleri bünyesinde barındıran yeni bir tabanca için çalışan bir prototip geliştirmişti. Sonuç, 17 mermi kapasiteli bir şarjörden beslenen polimer gövdeli, yarı otomatik, iğne ateşlemeli bir tabancaydı. Buna Glock 17 adını verdi.
Tasarım sade idi ve sadece 34 ayrı parça içeriyordu, Beretta 92 serisindeki parça sayısının yarısından azdı.
Üretim ve polimerler alanındaki 18 yıllık bilgisini ve hükümet sözleşmesi müzakerelerindeki 11 yıllık deneyimini kullanarak, Gaston Glock kısa sürede sadece bir prototipten daha fazlasına sahip oldu. P38'in yerini alabilecek kadar iyi olduğunu düşündüğü sağlam bir tasarıma sahipti ve bu yüzden G17’yi 1982'de Avusturya askeri hizmet silahı değiştirme denemelerine sundu.
Dayanıklılık testleri polimer tabancayı sınırlarına kadar zorladı. G17 suya batırıldı, buzda donduruldu, çamura bulandı, binalardan düşürüldü ve kamyonlar tarafından ezildi. Gaston'ın tabancası bunların hepsinden sağ çıktı ve kendisine 4.000 tabanca için bir sözleşme verildi.
İlk Silahlar
Sadece bir yıl sonra, 1983'te Glock, G17 silahlarını Avusturya ordusuna teslim etti ve onlar da buna P80 adını verdiler. 1986'ya gelindiğinde, G17 tabancaları Norveç ve İsveç tarafından da kabul edilmişti, NATO standart stok numarası verildi. Örnekler ABD Savunma Bakanlığı'na sunuldu, modeller inceleme için ilgili kurum olan ATF'ye gönderildi. Glock USA, Georgia'da kuruldu ve ilk silah partisinin ABD'ye ithal edilmesine izin verildi.
Colby, Kansas polis departmanındaki on iki polis memuru 1986'da revolverlerden G17 tabancalara terfi etti ve bu onları günlük hayatlarını bu yeni polimer tabancaya emanet eden Amerika’daki ilk kolluk kuvveti üyeleri yaptı. Son olmayacaklardı.
Bu yeni polimer tabanca hakkında söylentilerin ve yanlış bilgilerin yayılması uzun sürmedi. Mayıs 1986'da American Rifleman, G17 hakkında "Yeni Silah Karşıtı Efsane: Plastik Bir Tabanca" başlıklı bir kapak hikayesi yayınladı. Bazıları, silahın tamamen plastikten yapıldığını ve bu nedenle güvenlik sistemleri için görünmez olduğunu iddia etti (ÇN: Glock’un ‘x-ray de görünmeyen tabanca' veya ‘suikast silahı’ gibi efsaneleri ülkemizde de pek yaygındır).
Dergiler ve şirketin kendisi söz konusu izlenimi düzeltmek için ellerinden geleni yaptı, ancak popüler kültür daha da büyük bir rol oynadı. 1990'ların Die Hard 2 filminde, Bruce Willis'in canlandırdığı John McClane karakteri kendisine bir "Glock 7" çekildiğini iddia ediyor ve bunu "Almanya'da yapılmış porselen bir silah. Havaalanı X-ray makinelerinde görünmüyor" olarak tanımlıyor. Elbette, bunların hiçbiri doğru değil. Glock 7 tabancası diye bir şey yok; Glock'lar porselenden yapılmaz ve tabancanın havaalanı güvenliğinden gizlice geçmesini engelleyen bol miktarda metal bileşene sahiptirler.
Şirketin sloganı "Mükemmellik" olsa da bu, şirketin tamamen kendi zaferlerine güvendiği ve Ronald Reagan görevdeyken yenilik yapmadığı anlamına gelmiyor. Silahın ana ruhu değişmemiş olsa da Glock şu anda beş farklı jenerasyona ulaşmış durumda.
Birinci Nesil. Gen1 (1982-1988)
![[Resim: 54447795562_c241ae0ec2_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54447795562_c241ae0ec2_c.jpg)
Birinci nesil silahlarda tek model G17'ydi. Gördüğünüz şey, aldığınız şeydi. Çerçevenin ön tarafında aksesuar rayı yoktu ve kabza dokusu, çerçevenin tüm kavrama alanını saran bir tür çakıllı kaplamaydı.
Aynı zamanda, sivil pazar da buna dikkat etmeye başladı ve Glock serisinin 1988'de tam boy G17'den biraz daha küçük G19'a genişlemesi uzun sürmedi. G19 inanılmaz derecede popüler hale gelmesine rağmen, orijinal G17 güçlü bir şekilde ayakta kalmayı başardı ve markanın amiral gemisi tabancası olarak liderliğini sürdürüyor.
İkinci Nesil. Gen2 (1988-1998)
![[Resim: 54448841044_8d74e9f117_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54448841044_8d74e9f117_c.jpg)
G19'un piyasaya sürülmesiyle ikinci nesil silahlar da geldi. Yeni kalibrelerin sunulmasının yanı sıra bazı küçük dahili değişiklikler de yapıldı. Ancak Gen2 silahlarındaki büyük değişiklik kozmetikti. Kabzadaki tırtıl dokusu sapın yanlarında kaldı, ancak sapın arka kayışı ve ön tarafına daha agresif bir doku eklendi. Şasi üzerinde hala aksesuar rayı yoktu. Bu birkaç şey dışında, G17'nin genel tasarımı Gen1 ve Gen2 arasında çok fazla değişmedi.
Üçüncü Nesil. Gen3 (1998-2009)
![[Resim: 54449026195_8f405e8be6_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54449026195_8f405e8be6_c.jpg)
Üçüncü neslin 1998'de tanıtılmasıyla sonuçlanan daha fazla değişiklikten önce tam on yıl geçti. Bir dizi değişiklik vardı ve bunlar daha önce Gen1 veya Gen2 silahı görmüş olan herkes tarafından hemen görülebiliyordu. Öncelikle, Gen3 silahlarında çerçevenin önüne bir aksesuar rayı eklendi. Bu yeni "evrensel ray" atıcıların lazer, ışık veya diğer aksesuarları eklemesine olanak sağladı.
Rayın eklenmesine kimse itiraz etmedi. Ancak diğer eklemeler silah sahipleri arasında bölünmeye neden oldu. Glock'un daha iyi bir kavrama sağlayan bir çerçeve yaratma girişimi, evrensel olarak artan bir mükemmellik seviyesine doğru, doğru yönde atılmış bir adım olarak görülmedi. Kavrama, ön ve arka kayıştaki tırtıllı kenarları ve agresif dokuyu korudu, ancak ön doku, polimere kalıplanmış parmak olukları tarafından kesintiye uğradı. Ayrıca her iki taraftaki kavramanın üst kısmına yakın bir yere küçük bir başparmak desteği eklendi.
Parmak olukları ve başparmak desteği insanların farklı el boyutlarını ve kavrama tekniklerini dikkate almamıştı. Eğer bu kalıplanmış eklemelerle tesadüfen aynı çizgideyseniz, ikinci nesil silahlardan üçüncü nesil silahlara geçiş muhtemelen sizi hiç rahatsız etmemiştir. Ne yazık ki, durum herkes için böyle değildi.
Dördüncü Nesil. Gen4 (2009-2017)
![[Resim: 54448841039_36de7d9bc1_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54448841039_36de7d9bc1_c.jpg)
Şirket, yeni dördüncü nesil silahların piyasaya sürüleceğini 2009'da duyurmuştu. Gen4 silahları için değişikliklerin ne olacağı konusunda çok fazla spekülasyon vardı, birçoğu bunun parmak oluklarının ve başparmak dayanaklarının kaldırılması anlamına geleceğini umuyordu. Bu grup insan hayal kırıklığına uğrayacaktı, çünkü bu iki özellik de aynıydı. Ancak değişen şey, kavramanın yanlarındaki dokuydu. Çakıl taşı kaplaması gitmişti ve yan panellerde biraz daha agresif bir dokuyla değiştirilmişti.
Kabzadaki parmak olukları ve baş parmak desteği kalmasına rağmen, Glock tabancalarının herkesin eline tam olarak uymadığını kabul etti. Dördüncü nesil silahlarda, her atıcının kavramanın genel boyutunu ellerine en iyi uyan boyuta değiştirmesine olanak tanıyan değiştirilebilir arka kayışlar tanıtıldı. Ayrıca, şarjör çıkarma düğmesinin büyütülmesi ve tersine çevrilebilir hale getirilmesi de bu zamana denk geldi.
Dahili değişikliklerden biri, hissedilen geri tepmeyi azaltmaya yardımcı olmak için tasarlanmış teleskopik irca yayının eklenmesiydi. İki yaylı sistem bir şok emici gibi çalıştı ve birçok atıcı, dördüncü nesil silahlarla önceki üç silah arasındaki geri tepme farkını hissedebildiklerini belirtti.
2016 yılında Glock, MOS Sistemini piyasaya sürerek halkın tabancaya monte optiklere olan artan isteğine yanıt verdi. Bu, atıcıların çeşitli farklı optikleri kabul etmek için fabrikada önceden kesilmiş bir sürgüye sahip olmalarını sağladı. Değişiklik küçük olduğundan, bazıları MOS tabancalarından "Gen4.5" olarak bahsediyor, ancak bu şirket tarafından resmi olarak tanınan bir değişiklik değil.
Beşinci Nesil. Gen5 (2017-2025)
![[Resim: 54449026200_c4399e59dc_b.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54449026200_c4399e59dc_b.jpg)
Sadece bir yıl sonra, beşinci nesil silahlar 2017'de seriye girdi ve bu yeni Gen5 tabancalar birçok değişikliğe sahipti. Atıcılar, Gen3 ile ilk kez ortaya çıkan parmak oluklarının gittiğini, ancak başparmak desteğinin kaldığını hemen fark ettiler. Değiştirilebilir sırt kayışları da korundu ve atıcıların silahı daha iyi kavramalarına yardımcı oldu.
Şarjör yuvasına yeniden doldurma durumlarında yardımcı olması için bir genişleme verildi ve ayrıca çeşitli durumlarda ek manipülasyon yollarına yardımcı olmak ve baskı kontrollerini kolaylaştırmak için sürgünün ön tarafına tırtıklar eklendi. Gen5 silahlarla verilen şarjörler ayrıca yeniden doldurma söz konusu olduğunda genişletilmiş şarjör yuvasını tamamlamak için hafifçe genişletilmiş bir taban plakasına sahiptir. Sürgünün ön kenarları da yeniden kılıflamaya yardımcı olacak daha yuvarlak bir görünüm yaratmak için şekillendirildi ve eğimli hale getirildi.
Gen5'te ayrıca çift elle kullanılabilen sürgü durdurma kolları da kullanılmaya başlandı; bu, Gen4'teki ters çevrilebilir şarjör çıkarma sistemiyle birleşince, yeni silahlar her zamankinden daha fazla solak kullanıcı dostu oldu.
Hemen fark edilmeyebilecek birkaç Gen5 değişikliği, daha agresif poligonal yiv, hedef tarzı taçlama ve daha yüksek doğruluk için daha sıkı hazne özelliklerine sahip Glock Marksman Namlusundaki değişikliktir. Diğeri ise, korozyona ve çizilmeye karşı korumayı artıran ve tabancanın olumsuz koşullarda işlev görme yeteneğini iyileştiren sürgüdeki nDLC şeklinde adlandırılan kaplamadır.
2018'de tam boy G17, MOS Sistemine uyarlanan ilk Gen5 silahıydı. Hemen ardından G19 MOS geldi.
En İyi Nesil Hangisi?
(Amerika’da) seçilebilecek beş farklı nesil varken, hangisi en iyisidir?
Gen5 sadece en yeni ve en iyi olduğu için mi? Belki. Belki de değil. Muhtemelen Glock'un pazarlama departmanı Gen5'in en iyi seçenek olduğunun düşünülmesini ister çünkü son kullanıcıya başka bir silah satmak ister. Gerçekte, her şey bireysel atıcıya ve G17'lerinden en çok ne istediklerine bağlı.
(Yazarın kendi izlenimi): ‘’Şahsen ben Gen3 silahlara karşı önyargılıyım ve bunun nedeni gerçekten çok basit. Sadece ben, kavrama boyutunun, başparmak desteğinin ve parmak oluklarının elime tam oturduğu nüfusun bir parçasıyım. Hepsi bu. Benim tek nedenim bu. Gen3 silahlar bana tam uyuyor’’.
Sırada Ne Var?
G17'de son büyük değişikliklerin yapılmasının üzerinden yedi yıl ve Gen5 silahlarının tanıtılmasının üzerinden sekiz yıl geçti. Gen2 ile Gen3 arasında 10 yıl ve Gen3 ile Gen4 arasında 11 yıl vardı, bu yüzden yeni Gen6 silahlarının duyurulması için henüz çok erken, ama bunu tam olarak bilmek mümkün değil.
İlk Glock G17 tabancasının tanıtılmasının üzerinden 40 yıldan fazla süre geçti. Aralık 2023'te Gaston Glock 94 yaşında vefat etti. Öldüğünde, beş jenerasyondan 23 milyondan fazla Glock tabancası dünya çapında dolaşımdaydı.
KONU GÜNCELLEMESİ:
Altıncı nesil. Gen6 (2026-…)
![[Resim: 55257939465_50fd64535e_c.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/55257939465_50fd64535e_c.jpg)
2025 sonlarında USA pazarında boy gösteren Gen V'den kısa bir süre sonra 2026'da yeni jenerasyon Gen 6 piyasaya sürüldü.
Gen V: https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=1014
Gen 6: https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=1093
Saygılar
|
|
|
| SW 1.Nesil Yarı Otomatikleri: Model 39 ve Model 59 |
|
Yazar: ceycey - 13-04-2025, 13:52 - Forum: Smith Wesson
- Yorum Yok
|
 |
SW 1.Nesil Yarı Otomatikleri: Model 39 ve Model 59
Smith Wesson Model 39, ABD'de üretilen ilk çift hareketli yarı otomatik tabancadır. 2.Dünya Savaşı sırasında
Alman Walther P38 Amerikalı askeri yetkililerce çok beğenildiğinden, ona rakip olabilecek çift hareketli 9 mm
kapasiteli bir tabanca arayışına başlanmış;S&W firması da P38’i temel alarak 1949 yılında çalışmalara başlamış
ve tabanca 1954 yılında üretilmiştir.
![[Resim: mt35m2o.jpg]](https://i.hizliresim.com/mt35m2o.jpg)
Tabanca ilk yıllarda çelik gövdeli,9x19 mm çapında 8 kapasiteli ve tek sıra şarjörlü olarak üretiliyormuş.
(Bu versiyona 39-1 denilir.) Şarjörü P38’inkine çok benzer.
1966 Yılından itibaren alüminyum alaşımlı gövdeler kullanılmaya başlanmıştır.Yine,kovan çıkartıcı kısaltılmış
ve bazı iyileştirmeler yapılmıştır.Tabancanın üretiminin durdurulduğu 1983 yılına kadar 39-2 denilen bu versiyon
üretilmiştir.ABD ordusu 1911’den vazgeçemediği için askeri envantere alınıp, bir kod verilmemiştir. 9 mm kalibresi
henüz popüler olmadığından, tabanca ABD'de ordu-kolluk kuvvetlerince yaygın olarak kullanılmamıştır. Bu silah
Vietnam'daki bazı Deniz Piyadeleri ve birkaç eyalet polis birliği tarafından kullanılmış.Ancak,sivillerce beğenilmiş
ve epey satın alınmıştır.
![[Resim: kpw8vf6.jpg]](https://i.hizliresim.com/kpw8vf6.jpg)
Tabancanın teknik özelliklerinden kısaca bahsedelim.Tek/çift hareketli tetik sistemine sahip,kısa geri tepme
sistemiyle çalışan,modifiye Colt/Browning kilit sistemi kullanılan, horoz ateşlemeli,8 kapasiteli tek sıra şarjörü
olan, 9x19 mm çaplı,tam boy bir yarı otomatik tabancadır. Gövdesi 1.versiyonda çelik, 2.versiyonda alüminyum
alaşımdır. Boş ağırlığı (2.versiyon) 750 gr,uzunluğu 190 mm, namlu uzunluğu 102 mm’dir.
![[Resim: h2344tr.jpg]](https://i.hizliresim.com/h2344tr.jpg)
Kabza kapakları ahşaptır. Şarjör mandalı tetik korkuluğunun yanındadır.Sürgü yakalama/bırakma manivelası
vesürgü üzerindeki emniyet mandalı sol taraftadır.Çekme kertikleri sadece arka tarafta olup,namlu ucunda
1911'ler gibi yüzük bulunmaktadır.Kabzanın altında köstek halkası vardır.
![[Resim: 54449769734_c89932f5a7.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54449769734_c89932f5a7.jpg)
Model 39'un 14 mermi kapasiteli, çift sıra şarjörlü modifiye edilmiş ve susturucu eklenmiş bir versiyonu,
Vietnam Savaşı sırasında Deniz Özel Harp Birlikleri tarafından kullanılmıştır. Birliklerce “husy puppy” denilen
tabanca Mk 22 Mod 0 adını almış. Silahın amacı, ana hedefi alarma geçirmeden nöbetçi köpekleri veya
muhafızları öldürmekmiş. Bu tabanca daha sonraki yıllarda üretilecek Model 59’un öncüsüydü.
![[Resim: 7lafrzn.jpg]](https://i.hizliresim.com/7lafrzn.jpg)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
S&W tarafından 1971 yılında Model 39 ’un 14 mermi kapasiteli ve çift sıra şarjörlü geliştirilmişi olarak
Model 59 üretilmeye başlanmış.Her iki tabanca 1983 yılında üretimden kaldırılıncaya kadar birlikte üretilmiştir.
![[Resim: 54447567507_d653b3e327_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54447567507_d653b3e327_z.jpg)
Model 59’un yukarıda yazılan şarjör ve kapasite dışında Model 39’dan en önemli farkı, kabza arkasındaki
kıvrımın yerini düz bir konturun almasıdır.
![[Resim: 54447569507_2b15a41a9e.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54447569507_2b15a41a9e.jpg)
Şarjörü BHP’nin şarjörüne benzer. Kabzada ahşap ve polimer kapak kullanılmıştır. Şarjör emniyeti
bulunmamaktadır. Gezi ayarlıdır. Emniyet mandalı ve sürgü tutma manivelası tek taraflı olup, sol
taraftadır. Yine, çekme kertikleri arkadadır.Tetik korkuluğu önünde tırtıklı bölge yoktur.
![[Resim: 54447591932_1a65b21388.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54447591932_1a65b21388.jpg)
Bu tabancalar zamanında ülkemize girmiş, ikinci el piyasası oluşmuştur.Ancak,3.nesil 5906,6906 vs
modellerin üretilmeye başlamasıyla popülerliklerini yitirmişlerdir.
Osman Ortaç üstadın Model 59 tanıtımına ilişkin 10 yıl önceki videosu aşağıda:
S&W’nin iki rakamlı ilk nesil yarı otomatik tabancaları olan Model 39 ve Model 59’un yerini, ikinci nesil
denilen 3 rakamlı olanları almış ve 2.nesil tabancalar 1990’lara kadar üretilmiş.İkinci nesil tabancalar ayrı
bir başlık halinde ileride incelenecektir
|
|
|
| CZ 75B Stainless |
|
Yazar: barisdogan - 12-04-2025, 13:51 - Forum: CZ
- Yorum (2)
|
 |
CZ 75B Stainless:
Aşağıdaki linkteki yazımda 1994 model olan ve tarafımca parlak krom kaplama yaptırılan CZ 75B tabancamı tanıtmıştım.
https://www.tabancatufek.com.tr/showthread.php?tid=266
Babam tarafından 2020 yılında devredilen tabancanın devir alan şahıs tarafından satışa çıkartıldığını duyunca, hemen tabancayı gidip pazarlık bile yapmadan satın aldım. Zira zamanında satılmasına çok üzülmüştüm. Tabanca 2008 üretimi CZ 75B (Parlatılmış) Stainless.
![[Resim: 54446613313_abb5f888df_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446613313_abb5f888df_z.jpg)
CZ 75 tarihinden bahsetmeye gerek yok,zaten forumda yeterince anlatıldı.Stainless modelinin üretimine 2008 yılında başlanmış ve
yüksek üretim maliyeti nedeniyle 2019 yılının sonunda üretimine son verilmiştir. Bu tabanca, MKE tarafından şarjör kapasitesindeki
sınırlama nedeniyle 15 kapasiteli olarak ithal edilen ve bu nedenle üretici firma tarafından sürgünün sol ön tarafına lazerle“Mod TR”
yazılı olan partideki tabancalardan. Daha sonra 2015 yılında Hakim-Savcı Kampanyası’nda da bu modelden getirilmiştir.
MKE’de o dönemlerde standart CZ75B’ler 2.400 Dolar,Stainless olanlarsa 3.550 Dolar bedelle satışa çıkmıştır.
![[Resim: 54446375471_d00a2d7804.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446375471_d00a2d7804.jpg)
![[Resim: 54446616993_86f130191d.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446616993_86f130191d.jpg)
CZ 75 B (Stainless)Paslanmaz, CZ adını taşıyan ilk paslanmaz çelik ateşli silahtır. Stainless versiyonu 2 çeşit üretilmiştir.Bir tanesi
bende bulunan “Polished Stainless” denilen parlatılmış,parlak cilalı olan paslanmaz çelik modeli.
![[Resim: 54445514232_05f660613e.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54445514232_05f660613e.jpg)
Diğeri de yine aynı dönemlerde ithal edilen “Matte Staienless” denilen mat paslanmaz çelik modelidir.İlki ayna gibi parlak olup,
parmak izleri belli olur.Diğeri mat olup,krom kaplama yapılmış gibidir.
![[Resim: 54446923348_e9dc6149b3.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446923348_e9dc6149b3.jpg)
Daha sonraki partide “New Edition” (ABD’de Limited Edition)denilen sınırlı sayıda ve özel üretilmiş bir modeli daha gelmiştir.
Bu modelde sürgünün ve çerçevenin yanları dekoratif olarak taşlanmış ve kumlanmıştır. Bu tabanca daha pahalıya satılmış.
![[Resim: 54468532994_26ed387d75.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54468532994_26ed387d75.jpg)
1994 model (klasik/standart) CZ 75B tabancamla olan farklarından kısaca bahsedeyim:
![[Resim: 54446576264_dc87efd21a.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446576264_dc87efd21a.jpg)
1) En büyük fark kullanılan materyaldadir.94 Model karbon çelik gövdeden üretilmiş olup, üretiminde döküm çelik kullanılmıştır.
İşçilik ağırlıklı bir üretim anlayışı vardır; CNC teknolojisi sınırlı kullanıldığından, bireysel silahlar arasında ufak farklılıklar olabilir.
Stainless modeli ise tamamen paslanmaz çelikten imal edilmiş olup, kaplama bulunmamaktadır. Gövde, sürgü ve iç parçalarda
daha fazla CNC parça kullanılmış olup, el işçiliği daha azdır. Toleransları daha sıkıdır.Tabancalar arasında bireysel farklılıklar yoktur.
Doğal olarak korozyona ve paslanmaya daha dayanıklıdır.
2) Standart CZ 75B’de daha kalın ve daha açık bir tetik varken, Stainless’de daha ince ve daha kavisli bir tetik bulunur.Bu da tetik
erişim mesafesini biraz daha azaltır. Ayrıca kırılma noktası belirgin bir hissiyata sahip olup, tetik boşluğu ve tetik reset’i daha kısa
ve nettir.
![[Resim: 54446577484_6d46fabf2a_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446577484_6d46fabf2a_z.jpg)
3) Stainless’de şarjör mandalı iki taraflı kullanılabilecek şekilde tanzim edildiği için yapısı farklıdır.
![[Resim: 54446578614_466aa8f5c5.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446578614_466aa8f5c5.jpg)
4) Stainless’de emniyet mandalı iki taraflıdır. Standart modelde tek taraflı olup, tabancanın solundadır.
![[Resim: 54446579679_0272d63b6e.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446579679_0272d63b6e.jpg)
5) Emniyet mandalı 2 taraflı olduğundan, ateşleme pimi blok emniyetinde de bir yapısal farklılık olduğu ve birbirlerine uymadığı söyleniyor.
6) Stainless’de sürgü yakalama bırakma piminin ağız yapısı daha kısa ve daha yuvarlaktır.
![[Resim: 54446634458_28723e9cb8_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446634458_28723e9cb8_o.jpg)
7)Stainless’in horozu daha ince/kısa olup daha büyük bir deliğe sahiptir.Bu durum manuel boşaltma ve kurmayı zorlaştırırken,
aynı zamanda kılıf veya kemere takılma ihtimalini de azaltır.
![[Resim: 54446581539_46235d11ce_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446581539_46235d11ce_z.jpg)
8) Kunduz kuyruğu daha uzun ve daha kavislidir. Bu da horoz ısırığı ihtimalini azaltır.
![[Resim: 54446763560_117ed11be2_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446763560_117ed11be2_z.jpg)
9) Materyali farklı olduğundan, Stainless modeli standart CZ 75B’ye göre 100 gram daha ağırdır.
10) Standart modelde siyah plastik kabza kapakları olduğu halde, Stainless modelinde siyah kauçuk kabza kapakları vardır.
Bu kapak daha ergonomik olup eli acıtmaz.
![[Resim: 54446584034_bc9c10912e.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446584034_bc9c10912e.jpg)
Bunların dışında tabancalar arasında mekanik ve işleyiş açısından hiç bir fark bulunmamaktadır.
Yeni tabancamın birkaç resmini daha paylaşmak istiyorum:
![[Resim: 54446585389_8c774e7fcf.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446585389_8c774e7fcf.jpg)
![[Resim: 54446767100_d107d85692_z.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54446767100_d107d85692_z.jpg)
![[Resim: 54445536187_02ed328001.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54445536187_02ed328001.jpg)
Tabancam zaten çok beğendiğim CZ 75B’nin daha şık ve daha modern modeli. Dayanıklı, sağlam, güvenilir olan tabanca şimdi
daha da gösterişli duruyor.Yeni kabza kapaklarıyla daha ergonomik ve tetik erişim mesafesi daha kısa. Atışlardan sonra geri bildirimde bulunacağım. Saygı ile.
|
|
|
| Yeni Başlayanlar için YİVSİZ TÜFEK SEÇİMİ |
|
Yazar: Sabri - 12-04-2025, 13:46 - Forum: Genel Konular
- Yorum (1)
|
 |
#¥ivsiz tüfek #av tüfeği #yivsiz av tüfeği #tüfek seçimi
Eski TT forumda, Sn. Lupus'un desteğiyle "Yeni başlayanlar için yivsiz tüfek seçimi" başlıklı bir konu açmıştım. Konu zaman içinde güncelliğini kaybetti. Her gün TT foruma yaklaşık 2500 kadar üye olmayan okuyucu giriyor. Bunların okuma amacı %78 oranında bilgi edinmek amaçlı. Yani TT forumun bilgi aktarmak gibi bir misyonu var. Yivsiz tüfek konusuna yeni merak saranlar için konuyu güncelleyerek tekrar sunmaya çalışacağım.
Yivsiz Tüfek nedir? sorusuna cevap ararsak " Genelde saçma atmak için tasarlanmış, çok amaçla ve farklı mühimmat türleri ile kullanılabilen, yivsiz düz bir namluya sahip ateşli silahtır diyebiliriz.
Yivsiz tüfek tipik olarak havada veya karada hızlı hareket eden hedefleri isabetle vurmak üzere tasarlanmıştır. Yivsiz tüfeğin, yivlilere göre dezavantajı kısıtlı mesafeler içinde etkili olabilmesi ve saçma kullanıldığında sınırlı delme özelliğinin olmasıdır. Öte yandan saçma atıldığı zaman belirli bir mesafenin üzerinde çok dağılmasıdır. Tek kurşunlar daha delici özellik taşısalar da, belirli bir mesafe içinde çok enerji kaybetmektedir.
Bu yazıda çok detaya girmeden, yeni başlayanların en temel ve hayati sorularını cevaplayacak temel bilgileri paylaşmayı amaçladık. Elbette yorum ve katkılarla konunun boyutları genişleyecektir, bu nedenle eksikler ve hatalar için tecrübeli katılımcıların desteklerini bekliyoruz.
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-04-12-09-50-00.png]](https://i.ibb.co/wZ6DVDPP/Ekran-Resmi-2025-04-12-09-50-00.png)
Yivsiz tüfekler çaplarına uygun çok çeşitli mühimmat türlerini kullanabilen silahlardır. Bu özellikleri ile değişik zamanlarda, değişik kullanıcıların, değişik amaçlarına hizmet edebilirler. Her ihtiyacı karşılayan tek bir tüfek yoktur, ama tek bir yivsiz tüfek birden fazla ihtiyacı karşılayabilir. Ancak yivsiz tüfek için yüksek bir beklentiye girmemek gerekir. Etkili menzili saçma için 40-50 metreyi geçmez. Tek kurşunların etkili menzili 100 metre içerisindedir.
Av tüfeğinin ateşleyebileceği çeşitli mühimmat türleri, onu çok yönlü ve eşsiz bir silah haline getirir. Üç yaygın av tüfeği fişeği türü vardır.
Seçilecek fişek türü, silahın kullanılacağı amaca bağlı olarak değişir. Eğer Keklik, Bıldırcın, Çulluk, ördek gibi küçük avları avlıyorsanız, kuş saçması en uygun fişek olabilir. Bu fişek, yüzden fazla küçük, yuvarlak metal saçma içerir ve ateşlendiğinde bir saçma deseni oluşturur. Bu desen, hareketli bir hedefi vurma olasılığını artırır ve aşırı delip geçme riskini azaltır.
SAÇMA DIŞ BALİSTİĞİ (Bağlantıya tıklayınız)
Eğer çakal, kurt gibi daha büyük bir hayvan avlıyorsanız, en uygun fişek türü şevrotindir Bu fişek, dokuz veya daha fazla büyük, yuvarlak metal saçma içerir ve çok daha yüksek durdurma gücü ile daha fazla delici etki sağlar.
ŞEVROTİN (Bağlantıya tıklayınız)
Son mühimmat sınıfı ise slug mermisidir (tek kurşun). Bu fişek, av tüfeğini adeta bir tüfeğe dönüştürür çünkü içerisinde (çoğunlukla) spiral yivlere sahip tek, büyük bir mermi bulunur. Bu yivler, merminin av tüfeğinin yivsiz namlusu boyunca ilerlerken dönmesini sağlar ve böylece isabet oranını artırır. Domuz gibi büyük avlarda kullanılırlar.
YİVSİZ TEK KURŞUNLAR (Bağlantıya tıklayınız)
RİFLED SLUG JİROSKOPİK STABİLİTE (Bağlantıya tıklayınız)
Keskin çizgilerle ayıramasak da, yivsiz tüfek sahibi olmak isteyenlerin öncelikle amaçlarını çok iyi tanımlamaları gerekir, çünkü yivsiz tüfekler yapıları itibarı ile farklı amaçlara göre farklı farklı veya aynı anda birkaç ihtiyacı birden karşılamaya yönelik olarak tasarlanmışlardır. Yivsiz tüfek edinme amaçları kısaca şöyle özetlenebilir;
1. Av (Uçar avı ile, kara hayvanları avı farklı tüfek gerektirebilir),
2. Savunma,
3. Yarışma (Trap, Skeet, vb..),
4. Hobi ve atıcılık,
5. Koleksiyon.
Av için edindiğimiz tüfeğimizi gerektiğinde savunma için kullanabiliriz, ama savunma için edindiğimiz kısa namlulu bir tüfeği gerektiğinde domuz avında kullanabilsek de, ördek avında veya trap-skeet atışında kullanamayız.
Hobi amaçlı olarak edindiğimiz bir tüfekle özellikli avlar yapamayacağımız gibi, bu tüfeği savunma amaçlı olarak kullanma riskini de alamayız.
Yarışma amaçlı olarak edindiğimiz bir tüfekle av yapabiliriz, ama namlusunda hemen değiştiremeyeceğimiz dar şok takılı bir tüfekle, tek kurşun atamayız.
Bu nedenlerle yivsiz tüfek almak isteyen kişilerin amaçlarına yönelik seçimler yapması gerekir. Amaca yönelik seçim yaparken, bu amaca en uygun yivsiz tüfeğin türüne karar verilmesi gerekir. Yivsiz tüfekler pek çok farklı çalışma sistemi ve yapıda tasarlanıp üretilirler. Yivsiz tüfekleri çalışma sistemi ve yapılarına göre sınıflandırırsak:
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-04-12-11-08-17.png]](https://i.ibb.co/wNYcfJCN/Ekran-Resmi-2025-04-12-11-08-17.png)
Aşağıda en sık kullanılan yivsiz tüfek türlerini gözden geçireceğiz:
Kırma tüfekler:
![[Resim: ChoosingShotgun_Stevens512GoldWing28Ga.jpg]](https://afd-production-eru2ractomp34-gjdjeybzcubvfrgz.z01.azurefd.net/sites/default/files/inline-images/ChoosingShotgun_Stevens512GoldWing28Ga.jpg)
Mekanizma
Tek namlulu ve çift namlulu av tüfeklerinin çoğu genellikle kırma mekanizmalı (break-action) silahlardır. Bu, silahın menteşe noktasından açıldığı, namlu arkasının (breech) açığa çıktığı ve fişeklerin elle namluya yerleştirilerek doldurulabildiği anlamına gelir.
Açma mandalı veya itme düğmesi (Side latch or push button)
Tetik mekanizmasının arkasında yer alan bu sistem, silahın açılmasını sağlayan bir yan mandal ya da itme düğmesi şeklindedir. Birçok modern av tüfeğinde ayrıca tetik mekanizmasının hemen arkasında bir emniyet mandalı da bulunur.
Tetik ve tetik korkuluğu
Tek atışlık bir av tüfeğinde bir tetik bulunur, çift namlulu bir tüfekte ise genellikle her namlu için birer tane olmak üzere iki tetik bulunur. Ancak bazı çift namlulu tüfeklerde sadece tek tetik bulunur ve bu durumda hangi namlunun önce ateşleneceğini seçmek için bir namlu seçici mandal (selektör) vardır. Tetik korkuluğu, tek veya çift tetik sistemini çevreleyerek kazara tetik temasını ve istenmeyen ateşlemeleri önler.
Horoz
Eski tip tek atışlık av tüfeklerinde bir horoz bulunurken, çift namlulu tüfeklerde genellikle iki horoz vardır. Birçok model tek etkili (single-action) çalışır, yani nişancı horoz(lar)ı elle geriye çekerek kurmak zorundadır. Yeni tür çift namlulu tüfeklerde görünen bir horoz bulunmaz; bu modellerde, silah kırılarak yeniden doldurulduğunda kubuz içindeki horozlar otomatik olarak kurulur.
Namlu
Tek atışlık av tüfekleri genellikle yivsiz (kaval) namluya sahiptir. Bu, namlunun içinde tüfeklerde olduğu gibi set ve yiv bulunmadığı anlamına gelir.
Namlu uzunluğu, silahın kullanım amacına göre değişir. Av tüfeği standart namlu uzunluğu genellikle 26-28 inç (66-71 cm) arasındadır. Hızlı uçan su kuşlarını avlamak için tasarlanmış silahlar birkaç inç daha uzun olabilir. Güvenlik güçlerinin kullandığı ve savunma amaçlı kısa menzilli çatışma tüfekleri (riot shotgun) ise dar alanlarda kolay kullanılabilmesi için daha kısa (18-20 inç = 47-51 cm) namlulara sahiptir.
Çekiciler ve fırlatıcılar (Ekstraktör and ejektör)
Çoğu tek ve çift namlulu av tüfeğinde, mekanizma açıldığında boş kovanı kısmen yukarı kaldıran bir çekici (extractor) mekanizması bulunur. Bu, nişancının kovanı kolayca çıkarıp yeni fişek yerleştirmesini sağlar. Yeni model tüfeklerin çoğunda (özellikle çift namlulu olanlarda) fırlatıcı (ejector) sistemi de bulunur. Mekanizma hızlı bir şekilde açıldığında, boş kovanlar tamamen dışarı fırlatılır ve bu sayede daha hızlı dolum yapılabilir.
ÇİFT NAMLULULAR (Bağlantıya tıklayınız)
ÜÇLÜ KIRMA (Bağlantıya tıklayınız)
Pompalı Tüfekler
![[Resim: Shotgun_4.jpg]](https://afd-production-eru2ractomp34-gjdjeybzcubvfrgz.z01.azurefd.net/sites/default/files/inline-images/Shotgun_4.jpg)
Dipçik Plakası
Silahın en arka kısmı ya dipçik plakası ya da darbeyi emici bir geri tepme pedi olur. Dipçik plakası atıcının omzuna dayanır ve tüfeğin geri tepme kuvvetini atıcıya iletir.
Dipçik ve Yanak Destek Yeri (The stock & comb)
Dipçik, ahşap ya da sentetik malzemeden yapılabilir. Silahla atıcı arasında dört temas noktasının üçünü sağlar: dipçik, yanak desteği (comb) ve kabza. Dipçik, atıcının omzuna dayanır. Yanak desteği, atıcının yanağıyla temas eder; bu temas, “kaynaşma noktası (weld)” olarak da bilinir. Atıcının kabzayı kavrayışı ya dipçik üzerinden yüksekte ya da tabanca kabzası şeklindeki bir tutuşla olabilir.
Tetik Korkuluğu ve Emniyet Mandalı
Tek ve çift namlulu tüfeklerde olduğu gibi, tetik korkuluğu tetiği çevreleyerek istemsiz temasları önler. Birçok pompalı av tüfeğinde emniyet mandalı tetik korkuluğunun arkasında bulunur. Bu emniyet düğmesi silahın her iki tarafından da itilerek kullanılabilir. Silahı emniyete almak için bu düğmenin "safe" pozisyonuna itilmesi gerekir. Çoğu emniyet düğmesi, silah ateş etmeye hazır olduğunda kırmızı renkli bir işaret gösterir; ancak her silah farklı olduğundan bu işarete her zaman güvenilmemelidir.
Emniyet mandalı bazı modellerde (örneğin Mossberg) ayrıca gövdenin (kubuz) üst ve arka kısmında bulunabilir. Bu tür emniyet genellikle kaydırmalı bir mandaldır ve yine silah ateş konumundayken kırmızı bir nokta gösterir. Her zaman dikkatli olunmalıdır; çünkü emniyet mekanizmaları da sonuçta birer mekanizmadır ve arızalanabilirler.
Mekanizma Bırakma Düğmesi
Mekanizma bırakma düğmesi genellikle tetik korkuluğunun içine yerleştirilmiş ya da ön kısmında bulunan bir düğmedir. Bu düğme, mekanizmanın açılmasına olanak tanır. Silahın boş olup olmadığını kontrol etmek veya silahı boşaltmak için kullanılır.
Tüplü Şarjör
Pompalı av tüfekleri, namluya paralel şekilde altta uzanan bir tüplü şarjöre sahiptir. Şarjörün uzunluğu, silahın yasal olarak taşıyabileceği fişek kapasitesine bağlı olarak değişir. Bazı savunma ve yarışma tüfeklerinde, namlu boyuna kadar uzanan ve beş veya daha fazla fişek alabilen şarjör uzatmaları bulunur.
POMPALI (Bağlantıya tıklayınız)
Yarı-otomatik tüfekler
![[Resim: ChoosingShotgun_BrowningMaxusStalker.jpg]](https://afd-production-eru2ractomp34-gjdjeybzcubvfrgz.z01.azurefd.net/sites/default/files/inline-images/ChoosingShotgun_BrowningMaxusStalker.jpg)
Yarı otomatik av tüfeği, avcılıkta en çok tercih edilen tüfek türüdür ve kolluk kuvvetleri arasında da giderek popülerlik kazanmıştır. Kullanım kolaylığı ve ikinci ile üçüncü atışların hızı, diğer tüfek türlerinin çok önündedir. Tüfek doldurulup kurulduktan sonra, atıcı yalnızca tetiğe bastığı sürece, şarjör boşalana kadar ateş etmeye devam edebilir.
Mekanizma
Bu silahın çalışma prensibi, yarı otomatik bir tüfekle benzerdir. Ateşlendiğinde, mekanizma yayı geriye doğru hareket eder ve harcanmış fişeği hem çıkarır hem de dışarı atar. Sıkışmış olan yay daha sonra mekanizmayı öne doğru iter. Fişek taşıyıcı (kaşık, gerdel), şarjör tüpünden yeni bir fişeği yukarı kaldırır. Mekanizma bu fişeği namluya iter. Bu işlemlerin tamamı bir saniyeden kısa sürede gerçekleşir ve atıcı bir sonraki atış için hazır hale gelir.
Her yarı otomatik av tüfeği kendine özgü özelliklere sahiptir. Bu nedenle, her modeldeki tüm düğme ve mandalları tek tek tanımlamak pratik değildir.
Yarı-otomatik yivsiz tüfek seçmek istersek karşımıza çalışma sistemi ile ilgili bir soru daha çıkar: Kinetik sitem mi? Gazlı sistem mi?
Bu sorunun cevabını yine ilgili konu başlığındaki ayrıntılarda bulabilirsiniz:
GAZLI MI? KİNETİK Mİ? (Bağlantıya tıklayınız)
AV AMAÇLI TÜFEK SEÇİMİ :
Av amaçlı alacağımız tüfek yukarıda anlattığımız tüfeklerden herhangi birisi olabilir.
Av amaçlı yivsiz tüfek uçar avlarında kullanılacaksa şu sorular cevaplanmalıdır:
1. Namlu boyu ne olmalı?
2. Namlu çapı ne olmalı?
3. Şok seçimi nasıl yapılmalı?
4. Nasıl bir nişangah sitemi olmalı?
Uçar avlarında çeşitli numaralarda saçma sıkıları kullanılmaktadır. Saçmaların etkili olabildiği mesafeler sınırlıdır. Namlu boyu arttıkça, namlu çıkış hızı artacağı için saçmaları bu şekilde bir nebze daha uzağa göndermek mümkündür. Bu nedenle uçar avlarında kullanılan yivsiz tüfeklerin namlu boyu 61-76 cm arasında değişmektedir. Uzun mesafe atış gerektiren Ördek ve Kaz gibi su kuşları avında 71-76 cm namlu boyları tercih edilmektedir.
Yivsiz tüfeklerin en çok kullanılan namlu çapları aşağıdaki resimde (solda) gösterilmiştir.
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-04-12-09-52-59.png]](https://i.ibb.co/SDDwKp14/Ekran-Resmi-2025-04-12-09-52-59.png)
Yivsiz Tüfekler çok değişik çapta namlu genişliğine sahiptirler. Dünyada en yaygın kullanılan çaplar 12, 16, 20, 28 numara ve .410 kalibre
olarak bilinenlerdir. Namluların çapları genelde Gauge (Geyç okunur) olarak bilinen bir Anglo-sakson ölçü birimidir.
Bu ölçüye göre namlunun çapındaki kurşun bir kürenin kaç tanesinin 1 pound (Libre) ağırlıkta olduğu hesaplanır. Yandaki şekilde göreceğiniz
gibi 12 gauge namlu 0.727 inç çapındadır. 12 adet 0.727 inç çapındaki kurşun bilye bir pound etmektedir.
Diğer ölçü birimlerinin tersine burada sayı arttıkça namlu çapı küçülmektedir. 67 gauge (yanlış bilinen adıyla 36 gauge) genellikle inç olarak .410 kalibre olarak anılmaktadır. A.B.D de kullanılan 10 gauge dünyada pek yaygın değildir. 16 gauge ise neredeyse üretimden kaldırılmıştır.
Ülkemizde 12-20-28 Gauge ve .410 kalibre namlu çapları ve bunların mühimmatları bulunmaktadır. Eskiden kullanılan 16 ve 18 çapların mühimmatını bulmak günümüzde çok zordur. Gücü ve hedefteki etkisi, mühimmatının çeşitli ve kolay bulunabilir olması etkisi nedeniyle en çok tercih edilen çap, 12 çaptır (Gauge). Daha hafif olmaları, taşınmalarının kolaylığı, göreceli olarak daha az geri tepmeleri nedeni ile 20 çap tüfekler de tercih edilebilmektedir.
Atılan saçmaların dağılma mesafesini ve şeklini değiştirmek için namlu ucuna ( içine veya dışına ) vidalı montaj ile takılan parçalara şok adı verilmektedir. Avın niteliğine göre farklı şoklar kullanılır. Geniş şoklarda saçmalar yakın mesafede dağılırken, dar şoklarda daha uzak mesafede dağılırlar. Şokların teknik özellikleri ve numaraları ön kısmındaki çentiklere bakılarak tespit ve ayırdedilebilir:
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-04-12-11-39-13.png]](https://i.ibb.co/FbSQ7hgm/Ekran-Resmi-2025-04-12-11-39-13.png)
Silindir şok; namlu çapı ile aynı çapta olup şoksuz namlu gibidir. Bazı tüfeklerde Fix (sabit) şok denilen namlu ağzı daralmaları vardır. En çok sorulan soru şoklu namlu ile tek kurşun atılıp, atılamayacağıdır. 3-4-5 numara şoklarla atılabilir. Ancak Ful şok ve IM şoklarla atılması tavsiye edilmez.
Yivsiz tüfekler hızla hareket eden hedeflere karşı kullanılan bir ateşli silahtır. Özellikle uçar avlar için kullanılan yivsiz av tüfeklerinde şerit bant nişangah hedefi takip etmek ve isabetle vurmak için yeterlidir. Çoğunda sadece bir pirinç veya fiberoptik arpacık bulunur.
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-04-12-11-54-23.png]](https://i.ibb.co/LzmG0dTd/Ekran-Resmi-2025-04-12-11-54-23.png)
Tek kurşun için kullanılan yivsiz tüfeklerde daha keskin nişan almak için V gez ve arpacık, hızlı hedef bulmak için (yivlilerde de kullanılan) Ghost ring (hayalet nişangah) ve arpacık kullanılabilir.
KARA AVLARINDA KULLANILAN YİVSİZ TÜFEK
Tavşan gibi küçük hayvan avlarında, uçar avlarında kullanılan yivsiz tüfekler kullanılır, ancak domuz gibi iri cüsseli hayvan avlarında tek kurşun kullanılacağı için slug veya kaval namlu adı verilen, şoksuz, düz boru namlu veya tek kurşun atılabilecek geniş şok takılı namlusu olan tüfekler kullanılır. Domuz gibi avlar genellikle 50 metre mesafe içerisinde alınacağı için uzun namlu gerekli değildir. Genellikle en yaygın kullanılan namlu boyu 61 cm dir. Ağaç ve çalılıklar arasında hareket ve manevra kolaylığı sağlaması nedeniyle kısa, 47-52 cm namlu boyları bazen daha avantajlı olabilir. Bu tür avlarda mekanik açık gez-arpacık veya hayalet tipi gez-arpacık ( ghost-sight ) veya elektro-optik kırmızı noktalı ( Red-Dot) nişangahlar kullanılabilir.
SAVUNMA AMAÇLI YİVSİZ TÜFEK
Bu konu TT forumda oldukça detaylı olarak incelenmiştir. Aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz:
SAVUNMA AMAÇLI YİVSİZ TÜFEK SEÇİMİ (Bağlantıya tıklayınız)
Savunma amaçlı yivsiz tüfek, her şeyden önce rüştünü ispat etmiş, mümkün olan en üst düzeyde güvenilir, kolay kullanılabilir, dar alanlarda kolay manevra edilebilir, kısa ve kaval namlulu bir tüfek olmalıdır.
47-52 cm arası namlu uzunluğu uygundur.
Fener takmaya olanak sağlayan montaj hamili / rayı olmalıdır.
Savunma amaçlı yivsiz tüfek kısa mesafelerde kullanılacağı için, nişangah kullanıcının hedefe en hızlı şekilde odaklanıp, isabetli atış yapmasını sağlayacak bir nişangah olmalıdır.
Bu kulvarda kullanılacak mühimmat ise genellikle şevrotin ve tek kurşundur.
YARIŞMA AMAÇLI TÜFEK SEÇİMİ:
Ülkemizde en yaygın olarak yapılan yarışmalar Trap ve Skeet yarışmalarıdır.
![[Resim: Ekran-Resmi-2025-04-12-12-06-56.png]](https://i.ibb.co/LXgZXwXY/Ekran-Resmi-2025-04-12-12-06-56.png)
Trap ve Skeet ile ilgili bilgilere aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz :
TRAP ve SKEET (Bağlantıya tıklayınız)
Trap ve skeet tüfekleri, bu atış yarışmaları için özel olarak üretilmiş, genellikle süperpoze tüfeklerdir.
12 çap olarak üretilirler.
Yarışma tüfekleri av için üretilmiş tüfeklerden daha ağırdır (3,5-4 kg).
Skeet tüfekleri 65-71 cm, trap tüfekleri 76 cm namluya sahiptir. Skeet tüfeklerinin en önemli özelliği şoklarıdır, geniş açılı, özel üretilmiş skeet şokları kullanır.
Trap tüfekleri ise full şokludurlar. Her ikisi de bantlı nişangah kullanır. Trap tüfeklerinde avans denilen dipçik ve namlu arasında bir oran vardır (Dipçik yüksekliği fazla) bu nedenle av tüfeklerine göre daha üst atar.
Aşağıdaki resimde Trap için tasarlanmış bir tüfek gösterilmiştir.
![[Resim: 0183254002__06721.1737045071.jpg?c=2]](https://cdn11.bigcommerce.com/s-rk4zcah9rr/images/stencil/608x608/products/5875/32639/0183254002__06721.1737045071.jpg?c=2)
Ülkemizde yapılmayan 3-Gun, IPSC gibi yarışmalarda ise yüksek şarjör kapasitesine sahip, hızlı yüklemeyi kolaylaştıracak uyarlamaları olan uzun namlulu, şerit bant nişangahlı tüfekler kullanılmaktadır.
HOBİ ve ATICILIK İÇİN TÜFEK:
Yukarıda sayılan amaçlar dışında kullanılacak sadece hobi amaçlı tüfek seçerken istediğiniz tüfeği alabilirsiniz. Burada herhangi bir şart veya öneri yoktur.
KOLEKSİYON AMAÇLI TÜFEK:
Çok değerli ve özel tüfekler kişisel isteklere göre koleksiyon amaçlı alınabilir.
![[Resim: imageedit-74-2597613564.png]](https://i.ibb.co/9sQ0py9/imageedit-74-2597613564.png)
SONUÇ:
Yivsiz tüfekler ihtiyaca ve amaca yönelik olarak edinilir. İlk defa yivsiz bir tüfek alıyorsanız, ilk önce hangi nedenle tüfek sahibi olmak istediğinize karar veriniz. Amacınıza uygun olmak kaydı şartı ile ne tür bir tüfek almak istediğinize karar verdikten sonra, buna ne kadar bütçe ayırabileceğinizi hesaplayınız. İnternet ortamında veya silah mağazalarında amacınıza, gönlünüze ve bütçenize uyan tüfekleri inceleyiniz. Tabanca Tüfek forumda bir çok marka ve tür için yorumları bulabilirsiniz.
Kararınızı verdikten sonra tüfeği yerinde incelemeniz önerilir, size uyduğuna emin olduktan sonra satın aldığınız yeni tüfeğinizi iyi günlerde kazasız belasız kullanmanızı dileriz.
Saygılarımla
|
|
|
|