| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 91 aktif kullanıcı var. » (1 Üye - 86 Ziyaretçi) Baidu, Bing, DuckDuckGo, Google, Emrebay
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
Dün, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 200
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,766
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,623
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 480
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 949
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 247
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 388
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,235
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 485
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 534
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,930
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 288
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,957
|
|
|
| Ermox XA-4 Kullanıcı Yorumları |
|
Yazar: C11TR - 13-12-2024, 20:01 - Forum: Av Tüfekleri
- Yorum (1)
|
 |
Merhabalar saygıdeğer Forumdaşlarım,
Ermox XA-4 adına forumumuzda yeterli bilgiye rastlayamadım, kullanıcıları deneyimlerini bizlerle paylaşırsa sevinirim.
İyi Forumlar.
|
|
|
| Kanama Durumunda Ne yapmalı? |
|
Yazar: Ömer Faruk - 11-12-2024, 21:46 - Forum: İlk Yardım
- Yorum (1)
|
 |
KANAMA DURUMUNDA NE YAPILMALI?
Kanamaya müdahale etmek, kişinin hayatını kurtarmak açısından çok önemlidir. Özellikle ateşli silahlar ile ilgilenen birinin kanama kontrolü konusunda bilgili olması gerekmektedir. Öncelikle sakin olun. Sakin kalabilmek hem sizin için hem de yaralı için çok önemlidir.
Kanama durumunda yapılacakları şu şekilde sıralayabiliriz.
1. Kendinizi ve Yaralıyı Güvence Altına Alın
-Kendi güvenliğinizi sağlayın. Öncelikle ortamın güvenli olduğundan emin olun. Sonrasında eldiven takarak kanla doğrudan temastan kaçının. Eldiven yoksa, temiz bir poşet ya da benzeri bir bariyer kullanabilirsiniz. Bunu hem kendinizi hem yaralıyı korumak için yaptığınızı unutmayın.
-Yaralının bilincini kontrol edin. Bilinci açık mı, nefes alıyor mu? 112’ye bilgi verirken bunları soracaklar.
-Ambulans çağırın (112’yi arayın veya aratın). Durumun ciddiyetini açıklayın ve yardım isteyin. Adres bilgisini ve yaralı sayısını basit ve düzgün bir şekilde verin. Adresi yanlış vermeniz, ambulansın gecikmesine sebep olacaktır. 5 yaralı varken 1 ambulans çağırmak, diğer yaralılar için zaman kaybına neden olacaktır.
2. Kanamayı Değerlendirin
Kanamanın kaynağını ve şiddetini belirleyin.
-Hafif kanama: Küçük kesikler ya da sıyrıklar.
-Şiddetli kanama: Atardamar (arter) ya da toplardamar (ven) kesilmesi durumunda olur; genellikle parlak kırmızı (atardamar) veya koyu kırmızı (toplardamar) kan akar.
3. Kanamayı Durdurmaya Çalışın
Doğrudan Baskı Uygulayın. İlk yapmanız gereken şey budur. Kanayan yere bası uygulamak damarları sıkıştıracak, kanın akmasını engelleyecektir. Daha da önemlisi kanın yavaşlaması, pıhtılaşmanın oluşabilmesi için yani kanamanın durması için uygun ortamı sağlar. Bası ile kan akımı yavaşlatıldığında vücut o bölgede pıhtı tıkaçları oluşturarak kanamayı durdurur.
Bası yapmak, sanıldığından çok daha önemlidir. Öyle ki bir cerrah, ameliyatta karnın içine girildiğinde yoğun bir kanama ile karşılaşırsa ilk yapacağı şey "packing" işlemidir. Steril gaz kompres denilen havlu benzeri bez parçalarını hızlıca karnın içine, organ komşuluklarına, damar çevresine doldurur. Bu işlem damarlara bası uygulayarak kanamayı yavaşlatır. Ardından havluları kontrollü şekilde çıkararak detaylı kanama kontrolünü veya organ tamirini sağlar. Bu tabi ki sıradan bir vatandaşın bilmesi gereken bir bilgi değil. Sadece en profesyonel ortamda bile basının kullanıldığını belirtmek amacı ile anlattım. Kanayan bölgeye yapılacak uygun bir bası, kişinin hayatını kurtarabilir. Peki günlük hayatta nasıl bir bası uygulamalıyız?
-Temiz bir bez veya gazlı bez kullanarak kanayan bölgeye doğrudan baskı uygulayın.
-Baskıyı sürekli tutun; kanama durana kadar bırakmayın. Burası çok önemli. Baskıyı sürekli tutmazsanız, kan akışına müsaade ederseniz pıhtılaşmanın oluşmasını engelleyebilirsiniz. Bu da kanamanın devam etmesine, kişinin daha fazla kan kaybetmesine neden olur.
-Eğer mümkünse, kanayan uzvu kalp seviyesinin üzerine kaldırarak kan akışını yavaşlatın. Bu hem kanayan yerin kanamasını azaltacak hem de halihazırda azalan kanın kalbe dönüşünü artırarak asıl önemli olan organların kanlanmasını, yani kanın daha verimli kullanılmasını sağlayacak. Örneğin ayakta bir kanama varsa kişi yatar pozisyonda iken ayağını kaldırın. Mümkünse altına bir destek koyun. Çünkü ambulans gelene kadar bu pozisyonda beklemeniz gerekecek.
Turnike Kullanımı (Son Çare)
-Eğer kanama durdurulamıyorsa ve hayatı tehdit ediyorsa turnike uygulayın. Ancak bu yöntem yalnızca hayati risk taşıyan durumlarda kullanılmalıdır. Yani şiddetli bir kanama varsa ve kanamayı durduramıyorsanız turnike kullanabilirsiniz. Kanamanın durup durmadığını nasıl anlarız? Yaraya bastığımız bez hızlı bir şekilde kan ile doluyorsa, kenarlardan dışarı kan sızıyorsa yaptığımız bası, kanamayı durduramıyor demektir. Turnike uygulaması ekstremite, yani kol ve bacak kanamalarında kullanabileceğiniz bir yöntemdir. Örneğin bacakta çok derin bir kesi durumunda damarı bulup bağlamak, günlük hayat şartlarında mümkün olmayabilir. Hele ki kopma durumlarında damar önce esneyip ardından koptuğu için dokunun derinliklerine kaçabilir. Ve ancak ameliyathane şartlarında durdurulabilir. Böyle bir durumda bir turnike yardımı ile kanamayı engelleyebilmek, kişinin hayatta kalmasını sağlayabilir.
Bu noktada çok önemli bir bilgiye değinmek istiyorum: turnike uygulaması tek kemik üzerinden uygulanır.
Bildiğiniz üzere kol ve bacak iki kısımdan oluşur.
Kol: omuz ile dirsek arası bi bölüm, dirsek ile el bileği arası başka bölümdür.
Bacak: Kalça ile diz kapağı arası bir bölüm, diz kapağı ile ayak bileği arası başka bir bölümdür.
![[Resim: v-cut.png]](https://i.ibb.co/L6M7GWs/v-cut.png)
Bileklerin yukarısında kalan kısımlar iki kemiklidir. Şekilde de görüldüğü gibi el bileği ile dirsek arası iki kemik, ayak bileği ile diz arası iki kemik mevcuttur. Bu bölgeye uygulanacak turnikede iki kemiğin karşı kuvvet uygulaması, damarı yeterince sıkıştırmayı engelleyebilir. Bu nedenle turnikeyi dirsek ile omuz arasına (pazu) veya kalça ile diz arasına (uyluk) uygulamak gerekir. Turnikenin bağlandığı yerin aşağısına hiç kan gitmeyeceği için dokunun kansız kalmasına ve gangrene gitmesine neden olabilir. Bu nedenle eğer ambulansın gelmesi gecikecekse 45 dk civarı turnikeyi 5-10 dakikalığına gevşetip dokuya kan gitmesini sağlamak işe yarayabilir.
4. Yara Bandajlama
-Kanama durduktan sonra temiz bir bezle sararak yara enfeksiyonunu önleyin. Bandaj çok sıkı olmamalı, kan dolaşımı engellenmemelidir.
5. Şok Belirtilerine Karşı Hazırlıklı Olun
Şiddetli kan kaybı şoka neden olabilir. Vücut, kanamayı bir yere kadar tolere edebilir. Fakat bu savunma mekanizması çökerse, bilici yerinde olan sizinle konuşabilecek durumda olan yaralı, birden bayılabilir, şoka girebilir, kalbi durabilir.
Şok belirtileri: Soluk cilt, terleme, hızlı nefes alıp verme, halsizlik.
-Yaralıyı yere yatırın ve bacaklarını 30 cm kadar yukarı kaldırarak kan dolaşımını destekleyin.
-Üzerini örtüp sıcak tutmaya çalışın.
-Hastaya bir şey yedirip içirmeyin.
6. Sağlık Ekiplerini Bilgilendirin
Yaralıyı sağlık ekiplerine teslim ederken, yaptığınız müdahaleleri ve kanamanın durumu hakkında bilgi verin.
Unutmayın: İlk yardım temel bilgileri hayat kurtarıcıdır. İlk yardım eğitimi alarak bu gibi durumlara daha hazırlıklı olabilirsiniz.
|
|
|
| İlk Yardım Nedir? Neden bilmek zorundayız? |
|
Yazar: Ömer Faruk - 11-12-2024, 15:42 - Forum: İlk Yardım
- Yorum (5)
|
 |
İLK YARDIM NEDİR?
NEDEN BİLMEK ZORUNDAYIZ?
İlk yardım, herhangi bir hastalık, yaralanma veya kazada profesyonel tıbbi yardım gelene kadar olay yerinde yapılan, yaşamı korumayı ve durumun kötüleşmesini önlemeyi amaçlayan acil ve geçici müdahalelerdir. Bilimsel kuruluşlar, ilk yardımı şu şekilde tanımlamaktadır:
Kızılay
Her türlü ani hastalık, kaza, yaralanma, afet, zehirlenme, boğulma vb. durumlarda hastanın ilk değerlendirmesini yapmak, hastaneye ulaştırana ya da profesyonel yardım gelene kadar, hastanın durumunun kötüleşmesini önlemek ve tekrar hayata döndürmek için yapılan, ilaçsız girişimlere ilk yardım denir. Acil durumların kötü sonuçlarını azaltmada en etkili yol ilk yardımdır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)
World Health Organization (WHO)
Kaza, hastalık veya ani sağlık sorunlarında tıbbi ekip gelene kadar sağlık durumu daha kötüye gitmesin diye uygulanan temel, acil ve geçici müdahalelerdir.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu
The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (IFRC)
Tıbbi bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından, olay yerindeki bireylere yaşam kurtarmak, durumlarını stabilize etmek ve sağlık uzmanlarına ulaşana kadar komplikasyonları önlemek için yapılan ilk müdahaleler
Avrupa Resüsitasyon Konseyi
European Resuscitation Council (ERC)
Hayatı tehdit eden durumları kontrol altına almak, yaralanmaları stabilize etmek ve profesyonel yardıma kadar bireylerin durumunu iyileştirmek amacıyla yapılan girişimlerdir.
Amerikan Kalp Derneği
American Heart Association (AHA)
Hayatı tehdit eden acil durumlarda, bireylerin yaşamsal organlarına yeterli kan ve oksijen akışını sağlamak ve durumlarının kötüleşmesini önlemek için profesyonel yardım öncesinde uygulanan basit, etkili yöntemler.
Bu tanımların ortak noktası, ilk yardımın temel amacının hayatı korumak, durumun kötüleşmesini önlemek ve iyileşmeyi desteklemek olduğudur.
İlk yardım konusu, herkesin bilinmesi gerektiğini savunduğu, fakat çok az kişinin öğrenmek için çaba gösterdiği bir konu. Şahsi görüşüm, herkesin ama herkesin temel ilk yardımı bilmesi gerektiğidir. Hele hele ateşli silaha ilgi duyan kişilerin temel ilk yardımı bilmemesi ihtimalini düşünmek dahi istemiyorum. Bu nedenle bu yazıyı okuyan herkese, temel ilk yardım eğitimi almayı, bunun için hazırlanan kurslara katılarak bu işin sertifikasına sahip olmayı şiddetle öneriyorum.
İlk yardım öyle bir şeydir ki, yapılacak çok küçük bir müdahale ile kişinin ölümünü, sakat kalmasını, bir uzvunu kaybetmesini engelleyebilir. Çeşitli senaryolar ile olayı iyice dramatize ederek bir nebze olsun olayın ciddiyetini göstermek istiyorum. Böyle senaryoların hiç yaşanmamasını dilerim. Allah sizlere ve sevdiklerinize hayırlı uzun ömürler versin. Fakat konunun ciddiyetini aktarabilmek için, düşünmesinin bile içimizi daraltacağı senaryolar üzerinden olayı anlatmam gerekiyor.
Senaryo 1:
Güzel bir gün, sevdiğiniz insanlar ile birlikte akşam yemeğindesiniz. Bunu hayal edin. Anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz, kardeşiniz veya çok yakın arkadaşlarınız... Muhteşem bir ortam. Çok mutlusunuz. Bir an çok sevdiğiniz kişinin birden nefes alamadığını fark ediyorsunuz. Ayağa kalkıyor. Öğürme ile öksürme arası bir hareket yapıyor. Nefes alamıyor. Gözleri fal taşı gibi açık. Yüzü giderek kızarıyor. Sırtına falan vuruyorlar ama nafile. Ne nefes alabiliyor ne nefes verebiliyor. Kızarıklık giderek morluğa dönüşüyor. Masadan biri hemen ambulansı arıyor. O sevdiğiniz kişi ise hala nefessiz. Kan oksijen seviyesi düşüyor. Ve bir yerde bilinç kapanıyor. Bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Fakat nafile. Nefes almasını sağlayamıyorsunuz. Ambulansı soruyorsunuz, ekibin yolda olduğu bilgisi geliyor. Geçen her saniye 1000 yıl gibi hissediliyor. Sevdiğiniz o kişi yerde, nefes almadan yatıyor. Bir şey yapamamanın verdiği panik ile daha da kötü hissediyorsunuz. Bekliyorsunuz. Yan çeviriyorsunuz, parmaklarınızla ağzını yokluyorsunuz. Değişen bir şey yok. Sonra ekip geliyor. Kalbinin durduğunu söyleyip kalp masajı yaparak götürüyor ambulans. Hastaneye ulaşıldığında resüsitasyon odasına alıyorlar. İçeri kimseyi almıyorlar. Bir kaç dakika sonra bir görevli çıkıyor. Solunum arresti geliştiğini söylüyor. Nefessiz kaldığı için kan oksijen seviyesi düşmüş. Sonrasında kalbi durmuş. Özetle boğulmuş. Nefes borusundaki gıdayı çıkardıklarını, şu anda da kalbini çalıştırmak için uğraştıklarını söyleyip tekrar içeri giriyor. Bir süre sonra tekrar çıkıyor. Hastanın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını söyleyip başsağlığı diliyor. Dünyanız başınıza yıkılıyor. Ne hissedeceğinizi ne düşüneceğinizi ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Her şey anlamını yitiriyor. Saatler geçiyor. İlk şoku atlatıyorsunuz ama hala bitik durumdasınız. Cenazeyi defnediyorsunuz. Sonra taziye esnasında soruyorlar nasıl oldu diye. Anlatıyorsunuz. Ordan biri çıkıp diyor ki "Heimlich manevrası yapmadı mı kimse???"
HEİMLİCH MANEVRASI!!!
Bilmiyordunuz. Ya da yapmaya korktunuz. "Ya yanlış bir şey yapar da işleri daha kötü yaparsam" diye korktunuz. Kendinizi, masadaki diğer herkesi, ambulansı, müdahale eden ekibi, tüm dünyayı suçluyorsunuz.. Aslında sadece kendinizi suçluyorsunuz. Belki daha farklı olabilirdi diyorsunuz. Oysaki ne kadar da basit bir şeymiş... Belki biri müdahale etseydi her şey çok daha farklı olabilirdi... Ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor....
Kabul edelim ki biz heimlich ülkesiyiz. Videolarda görüyoruz, olur olmadık yerde biri çıkıp yapıyor. Başarıyor da. Fakat bu her zaman böyle olmayabilir. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.
Senaryo 2:
Sevdiğiniz insanlar ile oturuyorsunuz. Biri birden fenalaşıyor. Yere yığılıyor. Nefes almadığını veya çok değişik ve garip nefes aldığını görüyorsunuz. Biri kalbini dinliyor, ve kalbinin çalışmadığını söylüyor. Hemen ambulansı arıyorsunuz. Ekip gelene kadar bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Ağzına üflüyorsunuz. Kalbine vuruyorsunuz. Evden çığlıklar yükseliyor. Sonra ekip gelince kalp masajı yapmaya başlıyorlar. Ambulansa koyup götürüyorlar. Acil serviste bekliyorsunuz. Çıkan görevli, kalbin uzun süre çalışmadığı için organların oksijensiz kaldığını, tekrar geri döndürülemediğini söylüyor. Başsağlığı dileyip ayrılıyor. Günler sonra olayın şokunu atlatıyorsunuz. Sonra kalp masajının ne olduğunu öğreniyorsunuz. Kalp masajı sayesinde çok uzun süreler sonra bile kalbin geri çalışabildiğini öğreniyorsunuz. Kaliteli kalp masajı yapmanın aslında çok da zor bir şey olmadığını görüyorsunuz. Keşke diyorsunuz, keşke önceden bilseydim....
Kaliteli kalp masajı yapmak, ilk yardımın en önemli basamaklarından biridir. Ve göründüğü kadar zor da değildir. Akli melekeleri yerinde, fiziksel engeli olmayan herkes, kısa bir eğitimin ardından kalp masajı yapabilir. Nerede ne zaman lazım olacağını bilemezsiniz. Bu nedenle temel ilk yardım bilgisine sahip olmak zorundayız.
Senaryo 3 (forumdaşları en çok ilgilendiren senaryo)
Arkadaşlarınızla birlikte ava gittiniz. Her şey çok güzel ilerlerken kör bir kurşun yolunu şaşırıp size saplanıyor. Yere yığılıyorsunuz. Hemen ambulansı arıyorlar. Sizi yere yatırıp ayaklarınızı kaldırıyorlar. Sizle konuşup bir sorun olmadığını, ambulansın yolda olduğunu, her şeyin düzeleceğini söylüyorlar. Ambulans geliyor. Acil servise, oradan da çok hızlı bir şekilde ameliyathaneye alınıyorsunuz. Sevdikleriniz kapıda çaresizce bekliyor. Çıkan görevli, hastanın çok fazla kan kaybettiğini, bu nedenle kalbin ve beynin oksijensiz kaldığını, yapılan tüm müdahalelere rağmen hastayı kaybettiklerini söylüyor. Belki biri çok basit bir tampon uygulasaydı, kan kaybını bir miktar da olsa engelleseydi şu an hayatta olabilirdim..... diyemiyorsunuz çünkü öldünüz. Geride gözü yaşlı insanlar bıraktınız... Belki arkadaşlarınız temel ilk yardım bilseydi, belki öyle olsaydı, belki şöyle olsaydı.... Artık bir anlamı yok...
Evet arkadaşlar, bu senaryoları okumak çok can sıkıcı. Yazarken benim de içim sıkıldı. Lakin bunlar hayatın içinde olan şeyler. Sizi ve kendimi çok sıkmamak için başka senaryo yazmıyorum. Yoksa bu liste uzar gider.
Saygıdeğer büyüklerim, çok değerli arkadaşlar... İlk yardım bilmek bir zorunluluktur. İlk yardım öğrenelim. Çevremizdekilere de öğretelim. Evet belki siz biliyorsunuz, olası bir durumda çevrenizdekileri kurtarabilirsiniz. Ama belki gün gelecek çevrenizdekilerin sizi kurtarması gerekecek.
En azından temel ilk yardım bilelim, bu konuda çevremizi de bilinçlendirelim.
Lafı çok uzattım farkındayım. Affınıza sığınıyorum. Fakat bu kadar önemli bir konuyu kısa kesmek istemedim. Sürçülisan ettiysek affola.
Bundan sonra da forumun ilkyardım kısmını, vaktim elverdiğince zenginleştirmeye çalışacağım. Desteklerinizi bekliyorum.
Saygılarımla...
Op. Dr. Ömer Faruk
|
|
|
| Mikrokompakt Tabancaların Güvenilirliği |
|
Yazar: ceycey - 10-12-2024, 01:37 - Forum: Genel Yarı Otomatik Tabanca Konuları
- Yorum (21)
|
 |
Sn.Pinus başka bir konuda mikro kompakt tabancalarla ilgili bir yorum yazmış:
"Belimdeki ağrı sebebiyle taşımak için bende mikro kompakt boyutlu bir polimer tabanca almayı düşünüyorum, ama gördüğüm hala daha yerli üreticiler incelediğim Sig vb. ürünlerin seviyesine yaklaşamadılar. Alırım, çünkü acil bir can güvenliği problemim yok. Peki, olsa canımı sadece bu küçük tabancalardan birine emanet eder miydim, hayır. Silah mekaniğini biraz olsun bilen birisi olarak bunların çalışma güvenliğinin tam boy bir hizmet tabancasıyla asla aynı olamayacağı kanaatindeyim. Bu kadar kısa bir sürgü geri hareket alanında silahın gerçekleştirmesi gereken ana manevralar ucu ucuna sağlanıyor. En küçük bir sıkıntıda silah sorun çıkarabilir. Gerekirse detayına girerim ama benim görüşüm şimdilik bu şekilde."
Bu yorum yeni bir tartışmayı başlatacak galiba. Aynı fikri bir çok kişiden duydum.
Sizce mikro kompakt tabancalar, hizmet ya da kompakt boy tabancalar kadar mekanik güvenilirliğe
sahipler mi?
Bir kaç satırla düşüncenizi ve gerekçelerini açıklarsanız sevinirim. Bir de anket ekleyelim.
|
|
|
| ART TECH Marka Yivli Tüfekler |
|
Yazar: thearoperator - 09-12-2024, 01:52 - Forum: Av ve Avcılık Tüfekleri
- Yorum (10)
|
 |
Merhabalar değerli forum üyeleri,
MKE’de ART TECH marka yivli av tüfeklerini gördüm, izlediğim incelemelere göre sanırım bu tüfekler .308 Win mühimmat kullanıyor ve bolt action değil yarı otomatik çalışıyor. Bu şekilde yarı otomatik yivlilerin satışı serbest miydi? Şuan bu tüfekler alınabiliyor mu yoksa kaçırdığım veya yanlış anladığım bir nokta mı var?
Teşekkür ediyorum cevaplar için…
|
|
|
|